Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Sancılı bir keman sesi duyulurken

uzaklarda uzaklar yakın olmuş aslında.

Sevdanın gözpınarları kurudu

hazırladığımız ayrılık belirdiğinde

aylar önce karşımızda.

Tükendi aşk ellerimizde.

Dört yapraklı yoncayı bulursak

cennetin krallığında

belki yeniden aşkı katık ederiz

soframıza demiştik yüreklice..

Hararetli tartışmaların ardından

kırmızı bir yalnızlığı

sonunda duyumsadık titreyen seslerimizde,

kondurduğun busenin

sıcaklığı yanağımı sızlattı

daha veda edemeden bakışlarımız?

Geceleri uykumu bölen anılarımızı

beni seven bir yürekle

kovmak istedim ebediyete kadar.

Oysa anıları çağıran bendim.

Aydınlık sesin

berrak yüzün

benimleydi

yaşadılar benimle eksilmeden.

Gerçeğin yansımasını bölüp büyüteçle

uzlaştık düşlerimin kenarında.

Akşamsefası kokulu kır kahvesinde

yeniden gördüğümde seni,

görüntüler arasında

inatçı adımlarla kaçışım

gururumun ayak izleriydi.

Ardımdan sevdiğini söylediğinde bile

hevesine kurban ettiğin aşkım

dillenmemek için

hırçın bir direnişle izini kaybettirmişti

akşam geldiğinde güne?

Bahar kokulu bir ekim ikindisinde

gün ışığı göz kırpmalarıyla

yeni bir can açtı gözünü dünyaya..

Tutuklandı dilim,

ateş yaktı içimi bırakmadım

gözlerimdeki incileri..

Kentse hıçkırarak ağlıyor duyduklarına...

Gece gibi karanlık sabahlara uyanıyorum,

yastığımla kavgalıyım..

Kuşların cıvıltılarıyla

aydınlık sabahlara da uyanacağım elbet.

Hayat bir can sunuyor

umudun beşiğine şahlanan güneş

kardelenleri uyandırıyor.

Taze bir yaşam

kendini kuruyan bir yoncanın

avuntusuna aldırmadan

farkında olmadığı kurgusuyla

yaşantıların seyirini değiştiriyor.

Hoyrat sabahlarda yalnız kalmış tek kavak,

yaprakları bile yok?

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...