Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Ölümünün kaçıncı yılındayız bilmiyorum.

Deseninin kıvrımlarını kömürle harlıyorum

gelip gidip portreni onararak..

Eskizinin tılsımını

üzüm bağlarına gömdüm yıllaryılı..

Toprağına diktiğim

hanımellerinin yaprakları konuştu,

tozlarını silkinip puslu bir sonbahar sabahında

tel örgülerle adını kazıdılar

uçsuz bucaksız vadiye..

Toprağını açmak,

gözlerine dokunmak,

hayat taşını ruhunda ovalamak istiyorum.

Ayaz akşamlarda seni

bir yorgan gibi ısıtmayı diliyorum..

Mehtapla denizin buluştuğu her gece,

cam göbeği sarsıntılarla

topaz kovanla sarılı

sesini gönderiyorsun gittiğin yerden.

Bende bir ayinde gibi sarmaşıklar yeşertip,

sularımı kanatıp,

ırmaklarımı ağlatarak adaklar adıyorum gölgene.

Gözeneklerinin rıhtımında

bir tek sesin

ve rüzgara direnen yüreğim duruyor öylece...

Ağlarımdan tutunarak,

düşüncelerimde kayboluyorsun..

Karartı caddelerin engebeli edilgen köşebaşları

bize ışık tutuyor.

Kement atıp yıldızlara,

beşkenarlı kancalarla seni buluyor dalgalarım.

İsyanımı bırakıp,affetmeye çalışıyorum seni..

Olgunlaşıp bir zaman sonra

süzüp süzgecimden kırgın anıları.

Yürüyorum saçlarının kanatlarında..

Önce kendimi affettmenin

bağışlamanın sukunetiyle

çam kokulu,reçine yüklü o hüzünlü kantatla

geleceğim bir gün yanına

ve günle gözlerimizi açtığımızda

kardelenlerimizin arasında

koparılmış çiçekler bulup sevineceğiz.

Eğilip o karanfillerle üzerimizden

yüreğimize konduracağız üşüyen ellerimizi...

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...