Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Şurada bir kapı olmalı

Senin ölümsüzlüğüne açılan

Bir kapı olmalı şurada

Bulabilsem

Kollarımın bütün gücüyle vuracağım

Er geç sesimi duyuracağım sana

Başımı soğuk demirlere dayayıp

Adını söyleyeceğim mahşer gününe kadar

Dağlara taşlara güzelliğini haykıracağım

Ve bütün yaratıklara

Rüzgarın söylediği bir masal gibi

Seni anlatacağım

Dünyaya ilk gelişimiz değil bu

Yüz binlerce yıl önce

Bir de taş devrinde gelmiştik

Senin için vahşi hayvanlar vurmuştum o zaman

Pars dişlerinden bir gerdanlık yapmıştım boynuna

Nice mağara duvarlarına güzelliğini kazımıştım

Nasıl hatırlamazsın

O zaman da gökyüzü bu kadar mavi

Ormanlar yemyeşildi

O zaman da

Yalnız karanlıktan korkar

Güneşi tanrı bilirdik

Bunca yüzyıllardır

İnan

Hiçbir şey değişmedi yeryüzünde

Belki biz değiştik

Sevgilerimizi söyleyemez olduk

Göremez olduk nice güzellikleri

Yalanı öğrendik

Utanmayı öğrendik

İnandık sonraları

Bütün yaratıklardan üstün olduğumuza

Büyük zekamız

Önce kafesi, zinciri, zulmü icat etti

İyilik güzellik ve doğruluk adına

Hiçbir şey kalmadı inandığımız

Aradan bin yıllar geçip

Atom parçalanıncaya kadar

Zaten paramparça olmuştu insanlığımız

Böylece bir karanlığa düştük

Karanlık bizi başka bir karanlığa götürdü

Sarnıçlardan, dehlizlerden, girdaplardan geçtik

Sana yaklaşmak için

Dallarından gün ışığı geçmeyen ormanlara düştük

Aramızdaki demir kapı belki hiç açılmayacak

Senin ışığını görmeden kapanacak gözlerimiz

Karanlık aman vermiyor

Hangi kapıyı aralasak gece

Ne yapsak çaresiz

Kokunu getiren rüzgar da olmasa

Bir manası kalmayacaktı yaşamanın

Şimdi hiç değilse

Hayaliyle avunmadayız

Zaman içinde bir başka zamanın

İnsan çırpındıkça bir bataklığa saplanıyor

Yaşadıkça ölüme

Çaresiz olmak bir şey değil

Çaresizliğini kabullenmek zor geliyor insana

Aynaya bakıyorum

Bir beyazlık, bir boşluk

Hani benim yüzüm

Dudaklarım, ellerim hani

Halbuki gözlerim de görüyor

Kör değilim

Fakat sen varsın içimde

Yakan, kör eden bir karanlığın var senin

Nefes, nefes yaşadığımız

Avuç, avuç içtiğimiz bir karanlığın var

Kahrolası zamanın ortasında

Büyük bir fırın yanıyor besbelli

Alevleri asırlık çınarlar gibi

Büyük bir fırın yanıyor

Görüyor musun

Şimdi bütün ihtirasların sustuğu saatteyiz

Elini sürdüğün her şey yok olabilir

Her şey eriyebilir şu anda

Bu varlığın yokluğa yaklaştığı andır

Zayıf ellerin bu anda bütün yaratıklardan güçlü

Bu an iri gözlerinde her şey yüce

Ne insanlar fani

Ne dünya ölümlü

Al beni de erit ateşinde gözbebeklerinin

Erit beni

Ruhumu aşkının potasında yak

Kahrolsun bu karanlıklar

Bu mesafeler

Bu zaman

Ben seni istiyorum

Ya seninle yaşamak

Ya da sende yok olmak

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...