Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Yalnız ve karanlık gecelerde

hep özlediğim,

bir dudak mesafesi kadar yakın

ama giderek nedense uzaklaşan

sarı saçlı,

mavi gözlü,

hep yeşil giysilerle görmeye alıştığım,

tarihin derinliklerinden miras

vakur ve gizemli tavrınla

sevgine mahkum edildiğim

yegane sevgilimsin.

Seviyorum seni.

Yeşilin en güzelini

tanrı sana örtü diye vermiş,

mavinin en güzelini deniz.

Akdeniz'in gri dalgaları

dört bir yanını

yağız bir delikanlı gibi sarmış

okşarcasına, korurcasına.

Bu dalgaları ne mavnalar,

ne gemiler yardı

tarihin seyir defterinde.

Geldiler

keyif gecelerinin unutulmaz şarabı için üzümüne,

geldiler

kömür gözlerine benzer madenine,

geldiler

en güzel bakir duygularına,

geldiler

özgürlüğüne.

Yılmadın, korkmadın, bıkmadın.

Islak saçları arkaya bağlı

kıvrak bir İspanyol dilberi gibi

başdöndüren dansın,

karşı koydu

azgın dalgaların azgın konuklarına.

Raks sesleri

en güzel melodiler eşliğinde

yüreğinin en müstesna meydanlarında yükseldi,

yükseliyor hala.

Seviyorum seni,

yanık çam ormanlarının

hasret kaldığı bülbül sesi gibi,

bir bahçede yeşermiş roka,

bir köy evinde fırın kokusu gibi,

yıkık kerpiç duvarlardan

özgürlüğüne süzülen

o gençliğimin çiçeği yasemin beyazlığı gibi,

seni seviyorum.

Seviyorum seni,

Mesarya'da

başak saçların arasında

sımsıcak temmuz akşamlarında,

bedeninden korkusuzca akan tere inat

özgürlüğe esen

bir deli rüzgar gibi.

Seviyorum seni,

harup ağaçları dalında siyah bir meyve,

Akdeniz maviliğinde salınan bir sevgili,

tarihe meydan okuyan heybetli bir zeytin duruşu,

yaz akşamlarında

sevgiye ve suya hasret bir kına çiçeği gibi.

Seviyorum seni,

hain karanlığı bir gecede

demir parmaklıklar arkasında,

soğuk soluğu ile yapayalnız bir insanın

özgürlük özlemi gibi.

Seviyorum seni,

kara bulutlar arasından

güneş huzmeleri gibi süzülüp

ismini bağrına kazıdığın,

belki sendikacı, belki avukat, belki yazarların

çoluk çocuk, genç, ihtiyarların

yere düşerken,

beyaz ve kırmızı karanfil kokuları arasında

dudaklarından çıkan

bir çığlık gibi.

Seviyorum seni,

tarih boyunca

yaşamsal güzelliğine,

körpe bedenine göz diken,

sana düşman

davetsiz konuklara

ölümüne bir isyan,

anadan doğma bir öfke gibi.

Şairin dediği gibi;

"Sevdam sende benim yüreğim sende

Bir tarih geçmişim yarınım sende

Ben seni yabana veremem asla

Soyunur kavgaya girerim ülkem

Toprakları dost kokan sevgili ülkem ".

Sen sevgilim korkma

ezilsen de baskılar altında,

oluk gibi kan aksa da üzerinden

yazın kavurucu sıcağı,

senden kopan evlatların

uzakta dinmez feryadı,

durmaz gözyaşı,

sonsuz hasreti olsa da

yalnız değilsin.

Gün gelecek

kıyılarında hoyrat rüzgarların

kırdığı dallar yeşerecek,

sarı saçlarını sevgi rüzgarları okşarken

sevgililer kavuşacak birbirlerine,

seni terkeden nice suskun hüzünlü

dönecek sıcak kucağına,

özgürlük türküleri söylenecek

yükselen bulutlarında.

Seviyorum seni,

titrek dudaklarını

doyumsuzca öpmek istediğim,

bedenindeki özgürlüğü

sınırsızca yaşamayı düşlediğim,

gizemli bakışıyla korkusuzca salınan

yasemin kokulu sevgilim gibi.

Sen sevgilimsin,

sen

uğruna ölümlere gittiğim

yegane kadınım,

sen MEMLEKETİMSİN....

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...