Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

kaman civarina bahar gelince yikilir ovadan apdal çadirlari

yücesinde pare pare duman tutmuş

düdüldag'in yaylasinda mekan kurulur

hoş gelmişsin evvel bahar

nisan ayi içinde donanir daglar

donanir yeşilinden alindan

istasyon deresi kabarmiştir

hacidag'in selinden

daglar sira siradir eylim eylim

daglar uzanir bir uçtan bir uca

daglar bir birinden yüce

yamaçlarinda kireç yakilir

bir ömür boyunca kahri çekilir

kimse anlamamiş sirrini hikmetini

bu bereket nereden gelir

başinizdan duman eksilmesin gavurdaglari

siz hikayet eylediniz bana

bahçe kazasinin kaman köyünden

cebbar oglu mehemmed'in hikayesini

yillarin yücesinden şöyle bir seyran edelim

bir avuç topragima çöreklenmek için

yürümüş selamsiz sabahsiz

destursuz girmiş memleketime

yedi çeşit frenk askeri

ugursuz bir hava çökmüş

üstüne memleketimin

ugursuz ve karanlik

çocuklar gülmemiş artik

sessiz sessiz aglamiş analar

oduna giderken vurulmuş

ve yahut harman yerinde

avuçlari bugday kokan delikanlilar

ve nice gavurdagi kizlarinin

birer birer irzina geçilmiş

yalvarmiş ihtiyarlar allah'a

- rivayet şöyledir kim -

dumanli bir güz akşami

şu mor daglar efendim

destur demiş de yürümüş

silkinip kalkmiş ayaga

gel haberi öteden verelim

çikmiş daglara kendiliginden

cebbar oglu mehemmed

fransiz'a silah çekmiş

hür yaşamak ugruna

irz ugruna namus ugruna

ana için baba ve kardeş için

şu mübarek topraklar

şu mübarek vatan için

derken efendim

bir gün kaman'dan öte

ugrun ugrun haber ulaşmiş

urfa'nin antep'in köylerine

gözü kanli maraş beylerine

cebbar oglu mehemmed

burcu burcu çam kokan bir yaz akşami

omuz vermiş bir agaç gölgesine

usul usul türkü söylüyor

- hasret kuşun kanadinda

deli kuşlar uçun gayri

yazimiz böyle yazilmiş

bu diyardan göçün gayri -

kirveleri durdu ve süleyman

on sekiz adim gerisinde

şahin gibi tünemişler kayalarin üstüne

avuçlari sicak bakişlari ok gibi

deliyor her dokundugu yeri

biri doguya bakiyor digeri batiya

iptida durdu görüyor geleni

yel midir toz mudur anlamiyor

lakin biyiklari terlemeden

çeteci olan garip ökkeş

çok geçmeden getiriyor haberi

tabur tabur üstümüze variyor

düşman yola çikti savranli'dan

hemen mevzie sokuldu mehemmed

yanibaşinda durdu ve gerisinde süleyman

çeteler yer tutup pusu kurdular

kanli geçit boyuna

düşman yanaşirken kaman köyüne

bekletmeden yaylim ateşi açildi

mermi kurşun yagmur gibi saçildi

ilk seferinde on beş kişi vurdular

ve bir hayli düşman kirdilar

yamaçlarda koptu kizilca kiyamet

cesaretlerine söz yoktu ama

neyleyip nitsinler düşman daha çoktu

düştü birer birer bütün yigitler

gürültüler bogazda sustu nihayet

demek diz üstü düşmüş mehemmed

kirvesi durdu'nun yanibaşina

kanlar akar yarasindan

al al olmuş çevresinden

köpük köpük gözlerini doldurur

bir başina mehemmed yedi düşman öldürür

mavzerinin namlusu hala sicak

tutulmaz

ölümün derdi büyük yigenim

çare bulunmaz

ayni akşam dogurmuş karisi döne

mavi gözlü bir çocuk sarişin

bir avuç toprak sarmişlar altina

ve kemal koymuşlar adini

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...