Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Öyle çok şey var ki,

Şimdi burada anlatmak istemiyorum..

Sen de ince sorularınla

Beni incitmesen, iyi olur..

Yağmurlu ve uzun bir yolu

Düşe-kalka yürümeye çalıştık

Ve inanılmayacak kadar duygusal

Bir geçmişimiz oldu seninle..

Üstelik biz bunu, bir ömür boyu

Sürüp gider sanmıştık..

Beni tutma, böyle sahnelere gelemem.

Beni tutma, çok kötü yanılırsın.

Yıllardır öyle biriktim ve öyle gerildim ki

Şimdi topyekün boşalırım,

Toz olur dağılırsın..

Sen benim en ince telimden

Türkümü çaldın.

Sen benim en ücra duygularımı

Talan ederek beslendin.

Her şeyin merkezi sendin,

Her şey senin etrafında dönerdi.

Bar köşelerinde tükenip

Kaldırımlarda sınarken kendimi,

Gelip sana sığınırdım,

Umutlarım bir kez daha gümlerdi..

Beni tutma, şantajlara boyun eğmem.

Beni tutma, hırsımdan çatlarım.

Yıllardır öyle sabrettim ve öyle doldum ki

Şimdi yanardağlar gibi

Birdenbire patlarım..

Bir yavru serçe, hayata alışır gibi

Ağzım açık bağlandım sana.

Bir topal karınca, yuvasına yaklaşır gibi

Titredim, heyecanlandım sana.

Bu akşam, çekip gitmek adına

Bütün ömrümü ve seni sildim.

Bir tuhaf senaryoydu ve bu senaryoda,

Zavallı bir figürandım sadece.

Anlatamam..

Kumlara yazılmış sözcükler kadar

Kısacıktı ümidim.

Ve anladım ki birtakım şeyleri

Ben daha ilk dalgayla yitirdim..

Beni tutma, ben senin dizlerine çökemem

Beni tutma, elinde kalırım, kırılırım.

Yıllardır öyle daraldım ve öyle bunaldım ki

Şimdi bir saniye bile oyalarsan,

İnan ki çıldırırım...

Sen, kalbimi emanet edecek kadar

Güvendiğim, dost bildiğim..

Sen bir lokmayı bile,

Tek başıma hazmedemeyip

Birlikte yediğim..

Sen, yatalak olsan, altına yapsan bile

İğrenmeden alırım dediğim..

Bu nasıl insanlıkmış ulan,

Bu nasıl arkadaşlık, bu nasıl vefa?

Bu nasıl acıymış ulan,

Bu nasıl vicdansızlık, bu nasıl cefa?

Beni tutma, gazabım yakar ellerini.

Beni tutma, hurdahaş olursun.

Yıllardır öyle kırıldım ve öyle küstüm ki

Şimdi bir ah ederim,

Kaskatı kesilir, taş olursun..

Ben şimdi gözüne sokuyorum dünyayı

Ama sen körsün, ısrarla görmüyorsun.

Ben şimdi beynine çakıyorum hayatı

Ama bir türlü algılamak istemiyorsun.

Peki, benim gördüklerimi gördün

Ve yaşadıklarımı hiç yaşadın mı sen?

Peki, devrik heykellerin önünde,

Düşsüz yanılgıları ve yüce gururlarıyla,

Yoksul fakat dürüst,

Çıplak bir sütun gibi dimdik duranların

Acısını hiç taşıdın mı sen?

Beni tutma, gömleğim kan içinde.

Beni tutma, darmaduman olursun.

Yıllardır öyle çok yedim ve öyle çok doydum ki

Şimdi bir tükürürüm

Havan bozulur, rezil olursun..

Ey, kir içinde yüzenler, hayatı kirletenler

Her devirde borusu ötenler!

Ey, darbe kaçkınları, ortayolcular, dönekler,

Ey, sümüklü böcekler!

Ey, bölenler, bölüşenler,

Kardeşi kardeşe kırdırıp kanla sevişenler!

Ey, gençliğimizi harcayanlar,

Ey, kağıttan kaplanlar, ey zavallı sıçanlar!

Ey, ciğeri beş para etmezler,

Sıkıyı gördü mü fellik fellik kaçanlar!

Ey, fırsatçılar, cepçiler, hortumcular, tokatçılar,

Vurguncular, voliciler, üçkağıtçılar!

Ey, sürüngenler, sülükler, bağırsam parazitleri, bitler,

Ey kudurmuş itler!

Ey, yüzü yırtılmış köçekler, fırıldak varyeteler,

Ve ey, dinsiz-imansız çeteler!

Beni tutmayın ulan, burama geldi dayandı,

Beni tutmayın, çizerim o çirkin suratınızı!

Yıllardır öyle çok sömürdünüz

Ve öyle çok kan kusturdunuz ki;

Ulan, şimdi bir şarjöre diz çöktürürüm alayınızı!..

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...