Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Seninle, bir durakta tanışmıştık
Hatırlıyor musun bilmem, Kasımpaşa'da
Çekinerek, fazla biletiniz var mı diye sormuştun,
Bu akşam mı çekiliyor demiştim de gülmüştün.
Elimdeki bileti sana verip,
Fazla bileti olan var mı demiştim de
Hani, sen üzülmüştün.
Yan yana oturmuştuk hani.
Elimdekilere bakıp sormuştun, yazıyorum demiştim.
Ayvacık tüylerime takılırcasına siyasi mi demiş,
Şiir yazıyorum dediğimde
Gülmüştün.
Aşk nedir diye sormuştun sonra.
Ben, belki günahtan sonra üzülmemek
Belki şarkı söylemek
Belki de durakta bilet beklemek demiştim de
Birkaç dakika susmuştun.
Sonra, aşk dediğin
Benim doğama aykırı galiba demiş
Başını cama dayamıştın.
Ben de insan doğaya aykırı belki de demiştim,
Hatırlıyor musun?
Tebessüm ederek, peki neden şiir diye sormuştun
Belki de bedavacılıktan demiştim de
Yani ben de yazabilir miyim demiştin.
Ne bileyim, ben bir biletin hatırına yazamam,
Belki sen yazarsın dediğimde yine gülmüştün.
Kaldırımda taş döşeyen işçileri göstermiştin hani,
Ne zor iş değil mi demiştin.
Ben, kolayı mı seversin diye sormuştum da
Dalga geçercesine hayır ayranı deyip
Beni lal etmiştin.
Sen, omzuna düşen saçımı neden cüzdanına koydun deyince,
Yavaş yavaş çeyiz düzüyorum demiş ve
Seni lal edip, oyunu bir bire getirmiştim, hatırlıyor musun?
Hatta, şu trafik olmasaydı keşke dediğinde,
Ben, çoktan ikiye bir öne geçmiştim.
Vay be! Şimdi, sekiz yıl geçmiş aradan öyle mi?
Yırtılmadan ben, bu müsvettelerin arasından,
Yırtamadan, hiçbir şey olamadan
Sekiz yıl yaşlanmışım
Bin dokuz yüz doksandan öteye geçememişim!
Biliyor musun, doksandan sonra dört gol yedim
Biri, tam yanımdan geçti ki sol yanımdan,
Üçü de tam doksandan.
Senin anlayacağın
Üç iş bir de eş değiştirdim.
Neyse, başını ağrıttım boşuna
Dertliydim, hatırını sormadan girdim lafa.
Demek çalışıyorsun, buralardasın ha?
Geçerken ara sıra uğra, laflayalım.
Artık, bu durağın biletçisi benim
2006