Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Ceplerinde,
Titreyen ellerimi taşırken
Etekleri yere sürülen…
Üzerine ütü değmemiş, kırışık
Bir o kadar da eski pardösüm ve ben,
Yürüyorum bir İstanbul Sonbaharı'nda.
Yavaş yavaş yürüyorum.
Bir nakarat dudaklarımda, eskilerden…
Burnumda, çise sonrası çim kokuları…
Islak çınar yapraklarını çiğniyorum...
Kulaklarıma bir anlık vuran
O en sevdiğim sedayla,
Aslında zamanı çiğniyorum
Nasırlarımın altında…
Ağzımda, erkeklik bayrağının direği,
Şakaklarımda birkaç tel kırla,
Dönüp geriye bakıp,-eyvah-
Dememenin koltuk kabartmasıyla yürüyorum,
Bir İstanbul Sonbaharı'nda.
Sana şükürler olsun…
Cana şükürler olsun
Ama şeytan var ya şeytan,
Keşke canan da olsaydı dedirtiyor,
Şu derbeder pardösünün bir kolunda.
Gerçi yaşamak, yeni cananlar demek
Hayat değirmeninin,
Adımlarım gibi aheste aheste
Dönen çarkında.
Yürüyorum.
Yavaş yavaş yürüyorum,
Küçük adımlarımla.
Bir nakarat dudaklarımda, eskilerden…
"Renklerine değil aşkım.
Gülüşüne, sarılışına hayata.
Bir güç, bir umut olsunlar, birer hatıra,
Giderken gözlerini bırakır mısın bana".
Yürüyorum,
Bir İstanbul Sonbaharı'nda...
2000