Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Ceplerinde,

Titreyen ellerimi taşırken

Etekleri yere sürülen…

Üzerine ütü değmemiş, kırışık

Bir o kadar da eski pardösüm ve ben,

Yürüyorum bir İstanbul Sonbaharı'nda.

Yavaş yavaş yürüyorum.

Bir nakarat dudaklarımda, eskilerden…

Burnumda, çise sonrası çim kokuları…

Islak çınar yapraklarını çiğniyorum...

Kulaklarıma bir anlık vuran

O en sevdiğim sedayla,

Aslında zamanı çiğniyorum

Nasırlarımın altında…

Ağzımda, erkeklik bayrağının direği,

Şakaklarımda birkaç tel kırla,

Dönüp geriye bakıp,-eyvah-

Dememenin koltuk kabartmasıyla yürüyorum,

Bir İstanbul Sonbaharı'nda.

Sana şükürler olsun…

Cana şükürler olsun

Ama şeytan var ya şeytan,

Keşke canan da olsaydı dedirtiyor,

Şu derbeder pardösünün bir kolunda.

Gerçi yaşamak, yeni cananlar demek

Hayat değirmeninin,

Adımlarım gibi aheste aheste

Dönen çarkında.

Yürüyorum.

Yavaş yavaş yürüyorum,

Küçük adımlarımla.

Bir nakarat dudaklarımda, eskilerden…

"Renklerine değil aşkım.

Gülüşüne, sarılışına hayata.

Bir güç, bir umut olsunlar, birer hatıra,

Giderken gözlerini bırakır mısın bana".

Yürüyorum,

Bir İstanbul Sonbaharı'nda...

2000

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...