Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
- I.KIVILCIM -
1
Ve sakalım battı rahat olduğum cana
Bedenim kustu ruhumu bu odada
Can verdim her sabah ezanında
Şahadetsiz şahadetsiz
Şans diledim her dirilişimde
Oysa çatışmalarımda hep yenilirdim?
Kıvılcım düştü kızıl imamdan kefenime
Ve cemiyet ruh üfürdü mor ve ?asi? ye
Süt yılana kucak açtı,
Oklar bitişti,karanlık saman alevi bedenlere
Laf kemik etmedi, üstü karayılan derisi
Özlem duydum kızıl imam ve şehir
Ne sakalım kalmıştı ne de can
Oysa çatışmalarımda hep yenilirdim?
2
Mazgal incelendi hepten yekvücut oldu
İhtiyar dede kalleş yavru bebe aç
Gaip adaletinde kim müebbet?
Kafatasım eridi boşluğunda hakikatin
Ram oldum deliler köyünden bir deliye
Zamanı tek kuruşa sattım
Yalvardım katillere bakmayın bana
Oysa çatışmalarımda hep yenilirdim?
Kıvılcım düştü kızıl imamdan kefenime
Ve cemiyet ruh üfürdü mor ve ??asi?? ye
Süt yılana kucak açtı,
Öd ağacı çoktan yandı bitti
Küllerinden dağ inledi ateşte altın eridi
Bedenim artık vakumlu
Ruhum artık kızıl imam gibi nurlu
Ben sarardım ıslak tahtamda
Oysa çatışmalarımda hep yenilirdim?
3
Avam sayıldım zorlanmadım hiç
Duymadım yıllardır o ruh kokan sesten
Ve yıprandı çatışmalarım açlığında
Morg soğuk morg sıcak ne fark eder
Öd ağacı çoktan yandı bitti
Küllerinden dağ inledi ateşte altın eridi
Kıvılcım düştü kızıl imamdan kefenime
Ve cemiyet ruh üfürdü mor ve ??asi?? ye
Süt yılana kucak açtı,
Ve beş vakit geçti ilkinden habersiz
Çatışma bitti! silahlar teslim edildi
Öd ağacı çoktan yandı bitti!
Küllerinden dağ inledi ateşte altın eridi
Artık kaçış yok!
Öpme asinin ellerini!
- II. Sinsi -
Sinsi yolları bürüdüğünden beri
Kaldırımlarda yürüdü sinsi ins
Asi çiselemez olsu bugünlere
Kesik güneşin renksiz metali
Adı ne? Asi mi? Sinsi mi?
Robot süvari nerede?
Gel Asi gel
Yoksa Kızıl İmam çok ağlayacak
- III. Gün Doğmadan -
Kızıl İmamın duası kabul oldu
Ezanlar artık daha güzel okunacak!
Birlik içindeki ulu süvari
Bağırdı gün doğmadan!
? Allah Allah?
Şimdi uğruna savaşılacak ne bir çöl
Ne de bir gök kubbesi kaldı
- IV. Kale -
Sadece dişleri ruhunu zehirlemedi asi-nin
Kalesinde bombaladı robot dünya
Baktı gözlerine Kızıl imam
Asi-nin tahta kanatları artık tamam
Ahlat gölgesinde ısırıldı nanköre
Kale içeriden yıkıldı tıpkı putlar gibi
Dere yatakları yaltaklıkta yarıştı
Fitne gün yüzüne büründü
Asi yağacak Kızıl imam el açacak
Kale secdeye yatacak
Gün artık batıdan doğacak
Asi yağacak, Kızıl imam el açacak
- V. Ayağa Kalk Asi -
Ruh ayaklanma çıkardı
Kızıl imam ağladı hıçkıra hıçkıra
Ruhumun kalp atışı gözüküyordu
Zarf atıyordu uluyan kurtlara
Rüyalardı çözemediğim sadece
Mısır?a gittim!
Nil?den bir damla su içtim
Ölümsüzlük kuşandım
Ruhen ebedi?
Mehdi emir verdi
Kızıl imam biat etti
Rüyalardı çözemediğim sadece
İstila günü geldi!
- Ayağa Kalk Asi! ?
- VI. İki Başlı Küflü Yaratık -
Sen
Ruhuna bile kinini belli etmeyen
Aklındakini bile kalbine demeyen
İki başlı küflü yaratık
Çepeçevre kuşatıldığın gün
Bulmacan çözülecek
O zaman öpemeyeceksin
Ne Kızıl İmamın eteğini
Ne de Asinin ellerini
- VII. Ölü Sanılan Askerler -
Özgürlük uğruna
Ne kadar kan döktünüz?
Biz bu uğur da
O bayrağı kırmızılatana kadar
Yüz üstü sürünen nehrimi
Kırmızıya boyanana kadar
Kızıl imam önde
Biz eteklerinin dibinde
Ölülerimizle beraber
Savaştıkça o tada vardık!
Ölü sanılan askerler korur
Kendi gök kubbemizi...
- VIII. Evlat -
Kimyası ölümsüzlüktü
Savaşın galibi evlat
Neydi gerçek nerde ceset
Ceplerimdeki hep kokmuş et
Evlat koş yedi düvelle savaş
Ki sevilesin ateşin bağrında
Ruhun bir değil dokuz
Ver evlat şimdi ülkene omuz...
- IX.Kızıl İmam -
Süpürge altı
Çeşit çeşit urgan
Eğe değdi!
Karanlıktan gelen gaibe
Çengel, çan, beşik iç içe
Ve ışığında açan gül
Kepenk kapattı?
Kızıl İmam Susacak
Susayana Su Satacak
Allah rızasına Asi Öpecek
Sadece Ellerini
- X Ruh. Süvarileri -
Mantık çatışmasında
Sona erdi zaman!
Gözle görünmeyen sözler!
Ruh süvarilerine yem oldu!
Gökte dalgalananların ordusu
Artık mağlup!
Şimdi zeka ürünü idoller
Yaralı ruhların ardında
Komple çarçur oldu...
- XI.ŞEHİD -
Tek bir şeytani düşman kalmıştı.
İran?da
Büyük mabedin arkasında
Kör olası deccal soysuzu Asiyi deşti
Oysa ASİ benim kardeşimdi
Şimdi kanını akıtacağım.
Asi - min kanını akıtanın,
Oysa onun kanı masmavi
Ulu süvariler kükredi Asinin ölümüne.
Kızıl imam en önde kıldı namazını
Bir bayrak için savaşan
Bir vatan için çarpışan bu yiğide
Yazık oldu?
Artık gözler gök kubbenin altında
Dirlik içindeki birlikte?
Tarihe yansımayan ruhani Asi?ye selamlar olsun....
- XII.SON MEVSİM -
Ve ahir zamanın son mevsimi
Azgınların yuvarlanacağı
Gayya vadisi
Böngürmekte
Kardeş Mehdi
Bayrağı dikti
Dikilmesi gereken mevziiye
Şimdi Asi
Semanın arşa değen burçlarında
Derin bir oh çekiyor...
Sezer Çalışkanoğ