Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

Yağmurlu bir sohbahar...

Işığı olmayan bir lamba tadı

Ve gölgesiz bir mum misali...

Yaktığı cisimlerden habersiz,

Yakacağı gönüllerden bihaber...

O ki, bir nehir gibi duraksız

Ve bir su gibi taze, duru...

Yansımayan bir çehre,

Işıltılı bir kalp...

Esiri olmuş ,

Nefes alıp veremeden doğaya

Ve katili olduğu tutsak sevdaya.

Solduğun anlarda,

Öylesine bir bakış at

Ve öylesine bir seviş!

Hangi bulut anar seni,

Hangi tarih sorgular?

Kim bilir, ne ırmaklar durdurdun,

Ne mekanlar yaşatıp,

Ne gözyaşları dindirdin!

Masum ve savunmasız bir kalbe düştün,

Çıkması, kurtulması

Ve hatta kaçmasını bilemedin!

Kapı önleri, pencere kenarları,

Ağaç altlarında sabahladım sensizken!

Üşümeden, titremeden, geceyi uzattım!

Gündüze elveda dedim, yaşarken hayalleri

Ve saydığım kuşlara, adını da fısıldadım!

"Ben unuttum! Siz unutmayın." dedim.

Kendimi avutuyorum belki,

Belki içimi senden arındırıyorum,

Kahrolası hatıraları,

Çirkin emellerimde gömüyorum!

Kuşlar geri dönmüyor,

Artık sabah olacak!

Gece de bensiz,

Tıpkı senin gibi...

Tıpkı!

Bekle desem de bekleyemezsin,

Kal dediğimdeki gidişin gibi!

Son durağımda yanıma uğra,

Gözlerini gösterme sakın, olur mu?..

Oysaki ne çok seviyordum yalnızlığı,

Kavuştum artık!

Sana çok geç!

Mezarımdaki güller senin mi?..

Ağlayamam da artık!

Farkettin mi?

Ellerim üşüyor,

Bedenim buz gibi!

Sesimi de duymuyorsun sanki!

Çırpınıyorum, görüyor musun?

Duy beni! Duy!

Toprakla kaplanmış tüm çehrem,

Yoksa? Olamaz!..

Evet! Elveda.

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...