Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Bahar bitmeden
Sen bitmeseydin,
Dünya öylesine dönerdi!
Ve hüküm sürerdi yeryüzünde
Hep aynı mevsim.
Nereden getirdin aklına ayrılığı?
Bu nisan da hiç çekilmez şimdi.
Önce söküp atmalıyım dilimden,
Beraber söylenen tüm şarkıları.
Sonra,
Senli şiirleri hiç yazılmamış
Ve hiç okunmamışcasına unutmalıyım.
Sıfırdan başlamak imkansız, evet ama
En azından olmadıgın bir şehirde,
Yabancı sabahlara uyanmalıyım...
İstiyorum ki,
Bu şehir sürmesin hükmünü üstümde
Gece gündüz hatırlatmasın seni.
Gidişimin mantığı olmasa da
Bir yüreği var elbet adımlarımın!
Kaldırımlar biliyor niçin gittiğimi.
En çok, o geceleri özleyeceğim
Kısık lambaların gölgesinde
Kollarını boynuma dolayışını...
Ve ziline bastığımda
O tarifsiz heyecanla kapıyı açışını...
Seni özlemek nasıl olacak kimbilir?
Ama benim o kapıyı açacak gücüm kalmadı.
Gitmek zamanı şimdi,
Söz geçmiyor adımlarıma.
?Belki gelir? diye uyumadan önce,
Anahtarı koyma artık paspasın altına...