Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Bakıyorum,
Vakit geceden çıkmaktadır yollarıma,
Gözyaşı dökülürken sonbahardan uykularıma,
Bekliyorum yalnızlığı bir köşebaşında,
Yalnızım diyorum kendime,yalnızlık bile değil,
Görüyorum,
Aşkım boğuluyor yüreğimin sığ sularında,
Hayallerim bembeyaz bir duman,sigaramda,
Alışıyorum galiba yavaş yavaş bu hayata da,
Alıştım diyorum kendime,kendimden bile değil,
Sonra,
Bu şehrin dışında mantar gibi bitiyor zenginler,
Şehrin dışına aşık,şehrin dışında sürgün,
Koskoca bir şehri tüketerek,
Büyüyor sevdaları sinemalarda,
Öpüyor kalabalığı ayakları,
Ölüme kadar aşk nedir,
Sevda nedir bilemeyerek,
Bakıyorum,
Saçları marley cilasından filintalar dolanıyor ortalıkta,
Öylesine seviyorum ki cakalı gülüşlerini,
Zamana zamansız kalan havalı yürüyüşlerini,
Bir kez olsun anlayamıyorum,yaşayamıyorum
Ama yaşamadım demiyorum,diyemiyorum
Hep aynı bankanın önünde oturuyor sakız satan dede,
Kimse bakmıyor belkide yüzüne,
Sakız satıyor,dilenmiyor,selpak satıyor
Bu şehirde çürüyen gençliğine,
Gözlerim ıslanmış sokaklarında arıyor seni,
Ey imgesi parçalanan yalnızlık,
Bir gerçek gibi,bir gerçekten yalanlanır gibi,
Teknoloji muhtırası,
Poz keserken nice sahte yüzlerde,
Aşk'ı,sevdayı anlamadan kaldırımlarda öldürür gibi,
Seni gökyüzünde suskun bir bulut,
Yeryüzünde olmayan bir umut gibi,
Arıyorum ey yalnızlık,
Gece oluyor,saatim hep rölanti,
Alışıyorum galiba,
Yüreğime tenha vurgunu yağmurlarıma,
Alışıyorum diyorum hep,
Bu şehirdeki aynı kaldırımlarıma,
Sonra,
Yaşadım demiyorum,
Diyemiyorum içimden geldiğince,
Düşmüşken bu şehrin,
Dışında kalan nice sevdalarıma...