Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Öğretmen, Şair; Bulgaristan'ın Silistre ili, Bistra (Akpınar) köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Bezmer (Abdullah) köyünde tamamladı. 1960'da Dobriç (Hacıoğlu Pazarcık) şehri Pedagoji Öğretmen Okulu'ndan mezun olup Doğruca'nın muhtelif köylerinde öğretmenlik yaptı. Bu yıllarda Dobruca ve Deliorman yöresinde Ahmet Cebeci'nin kurduğu illegal "Gençler Birliği" teşkilatına katıldı. Silistre sancağında Türkçe yayınlanan Ziya gazetesinde çalıştığı 1968'de rejim karşıtı "aksi inkılapçı", Türk milliyetçisi vb. suçlamalara maruz kalıp görevden alındı, Bulgar Komünist Partisi gençlik kolları Komsomol teşkilatından ihraç edildi. Çeşitli kurumlarda memur, işçi olarak çalıştı. 1985'te Bulgaristan'da komünist rejim tarafından dünya camiası önünde tantanalı söylemlerle propagandası yapılan, aslında dini İslam olan azınıklara karşı ırkçı, azgın bir şoven yaptırım olan "soya dönüş" adlı soykırım sürecinde Roman toplama kampında tutuklu kaldı. Bulgaristan'ın demokrasiye geçiş günlerinde Silistre şehri Hak ve Özgürlükler Hareketinin kurucularındandır. İl Koordinatörü HOH Merkez Yürütme Kurulu üyeliğine seçilen Sertel, 1990'da Türkiye'ye göç edip İstanbul'a yerleşti. İstanbul'da öğretmen ve idareci olarak çalışan Sertel 2005'te emekli olmuştur.
Şair, evli ve iki çocuk babasıdır.
Sertel'in edebiyata ilgisi daha çocukluk günlerinde başlamıştır. Çocuk denecek yaşlarda Türkçe, Bulgarca gazete ve dergilerde şiir, hikâye, söyleşileri yayınlanmıştır.
Sertel, Taş Toprak Dobruca adlı şiir kitabında Bulgaristan Türklerinin 1985-1989 yılları arasında maruz kaldıkları işkenceleri, yaşadıkları acıları son derece trajik bir anlatımla ifade eder. Sertel; her bir şiir, tiyatro sahnesini andıran birçoğu şiir-hikâye örneği olan bu metinlerde Bulgaristan Türklerinin asimilasyon karşısındaki tavırlarını, göç sürecini, ana vatana uyum sağlama çabalarıyla öz yurda dinmeyen hasret duygularını psikolojik ve sosyolojik boyutlarıyla destansı bir anlatımla dramatize eder.