Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
gönderildi

geçmişi lekeli

yüzü eski

maskeli olsa da

gecesi gündüzü ustalıkla saklıyor

beyaz tülün ardına kadınlığını

akşam doğarken

onuru tüketen eller

kızılında boğuyor alın terinin utancını

çekildikçe karanlık

gölgeleri düşüyor ihanetlerin

O yine

beyaz tülün ardında

...umarsızca

depremlerden bitkin

çiy saatlerin serinliğiyle

yorgun gamzelerde gülüşü diriliyor

her solukta kahpelik

çürümüş dehlizlerinde

tek dişi kalmış siluetin karartısı düşüyor

Aşiyan?da

okka ile divitin valsini kıskanıyor

dalgalara özenen martılar

çekiliyor ayak izleri

çalkalanıyor deniz

ölüm sarıyor

ya da kendini ecel sanıyor mavi

uzun bacaklarının altında

serili bedenler seyirci kalıyor

arzuların yalnızlıkla kol kola sefasına

kim geldiyse kapısına

tenine seren kadın

cinayetlere şahit gecelerin

peçesini takmış

matemde sürmeli gözleri

ak gerdanında dizili tarihin hazinesi

yedi taşlı taç takılı hazan saçlarında

her bir yanında

yorucu sevişmelerin morluğu / sanılır

oysa

her gelen bir parça koparır canından

hüzünlü bakışında

bulutlar kurşunlar toprağı

çiçekleri hep diken açar ellerinde

canı yanar

yine de gülümser

şehveti sürdüğü dudaklarına

yıldızlar düşer

yorucu bir tangonun finalinde

öpüşür akreple yelkovan

ne kadar ateşli olsa da

bastırır arzularını

uğruna kaç can döküldüyse

teslim olduysa kaç devlet

bakir rüyaların erkeği olsa da kabuslar

kanlı bastırılışıdır özgürlüğünün

ne boynundaki tasmanın izini belli eder

ne de ayağındaki prangaların tahrişini

uzun bacakları?

O?na uzaktan bakmak kadar

eteklerinde oynaşmak da güzel

a d ı n a İ s t a n b u l d e d i ğ i m k a d ı n ı m

Öne Çıkan Yanıtlar

Gösterilecek yayın yok

Konuşmaya katılın

Şimdi yazabilir, daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, hesabınızla gönderi paylaşmak için şimdi oturum açın.

Guest
Bu konuya cevap ver...