Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Şair, Yazar, Öğretmen
Kahramanmaraş/Pazarcık'ta doğdu. İlk ve ortaokulu memleketi Osmaniye’de, ortaöğrenimini Düziçi Anadolu Öğretmen Lisesinde tamamladı (1994). Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümünü bitirdi (1998). Sırasıyla Bilkent, Gazi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitelerinde başladığı yüksek lisans eğitimlerini yarıda bıraktı (1998-2001). 2008 yılında Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Türkçe Öğretimi alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. 2000 yılında MEB’de Osmaniye’de öğretmenliğe başladı. Hâlen Osmaniye'de Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak çalışmaktadır. Yazar, 2012’den beri Güneysu dergisinin genel yayın yönetmenliği görevini sürdürmektedir.
Türk Edebiyatı, Bizim Külliye, Dergâh, Güneysu, Ay Vakti, Gümüş Kalem, Hece Taşları, Ardıç, Su ve Çınar gibi dergilerde makale, şiir, öykü ve denemeleri yayımlanan Ahmet Doğru çok yönlü bir edebiyatçıdır. Ay Adası adlı şiir kitabını 2000'de yayımlayan Doğru, beş bölümden oluşan kitabında 41 şiire yer vermiştir.
İkinci şiir kitabı Dünya Döngüsü'nü 2012'de yayımlayan Doğru, bu kitabı da beş bölümden oluşturmuş ve 40 şiirine yer vermiştir. Doğru’nun bu kitabı hakkında Muhammet Erdevir: “Döngü düşüncesinin merkeze alındığı kitapta, yer yer zamana da atıflarda bulunulur. Ahmet Doğru için zaman bazen suları kabartan gizli bir güç, bazen takvimler aracılığıyla üzerimizde tahakküm kuran bir mekanizma, sık sık akşam vakitlerinde karşılaştığımız ve bize ölümü hatırlatan bir dünya gerçeği ve bazen de sabahları öttüğünü sandığımız ama aslında ‘esneyen horozlar’la bize oyunlar kuran bir döngüdür.” yorumunu yapar (Erdevir, 2013). İki Yüz adlı portreler kitabında Mehmet Aycı, Ahmet Doğru'nun şair portresini şu cümlelerle çizmiştir: “Edebiyatın hem muallimi hem muhaciridir. Kendi içine göçer, belli etmez. Çıbanları, sivilceleri, başarısız intihar artığı bıçak yaraları da kendi içinedir. Ondan kendini saklamak için neşeli bir mizaçla çıkar insanlar karşısına… Yalnızlığını belli ederse yalnızlığa bakmaya yüzü kalmayacağını düşünür.” (Aycı, 2015: 22).