Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Özledim;
Sana divane bir kalbin,
En ıssız bir köşesinden,
Hiç kimseye duyurmadan,
Başkaları hissetmeden,
Yalnızca senin için,
Bir yer açtım demek....
Özledim;
Dilin her ucuna geldiğinde,
Kontrol edilemez bir biçimde,
Bastırmak isteyen hislerin etkisiyle,
Yutkunarak çaresizce kekelemek,
Bir türlü bu üç heceyi,
Düzgünce bir araya getirip,
Söyleyememek demek...
Özledim;
Duygular ansiklopedisinde,
Çok ender işlenen,
Aramaktan gözlerin yorulduğu,
Kimseden adresi sorulamayan,
Diğerleriyle paylaşılmayan,
Dili dolaştırarak yoran,
Zor bir kelime demek...
Özledim;
Hayatının yegane sırrı gibi,
Kendinden bile sakladığın,
Çelik kasalarda gizlediğin,
Ortaya çıkarmaya kıyamadığın,
Bir türlü harcamak istemediğin,
Duyguların feveran etmesi,
Kıymetli hazine demek...
Özledim;
Anın değil, yarınların,
Enkazların değil, umutların,
Hazandaki çaresiz yaprakların,
Rüzgâra karşı direnen toprakların,
Kovanda gayretleri gibi arıların,
Özü binbir renkte çiçeklerin,
Sonucu oluşan bal demek...
Özledim:
İpliği pazara çıkmayan,
Keşfedilmemiş gözelerden akmayan,
Tepeden tırnağa bütün bedende,
Yakmadık yer bırakmayan,
Har tufanı, çöl fırtınası,
Saf yüreklerin ağır vebası,
Duyguların patlaması demek...
Özledim;
Belki bir ömür boyu,
Özenle besleyip büyüttüğün,
Köküne berrak su yürüttüğün,
Gelişmesi için ömür çürüttüğün,
Baktıkça gencecik dallarına,
Gizli umutlarını dirilttiğin,
Taptaze bir fidanı,
Al sana veriyorum demek...
Özledim;
Karanlıklardan saklanan ışığı,
Yoluna dalga dalga serip,
Aydınlığında yürümesi için onun,
Ağırlığından kurtulup baskınının,
Mahçupça söylediğinde,
Başın önüne eğikçe,
Derin bir ooohhhh çekmek demek...
Aykırıca gelen dizelerin hepsi yeni,
Kopup geldi içten, ta derinden....
Daha şimdiden özledim ben seni,
Yüreğin dinmek bilmeyen yerinden..