Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Karanlık bir geceydi tıpkı bir önceki geceki gibi O gecede aynı şarkı çalıyordu İnişlerim, çıkışlarım Penceremden dışarıya bakıyordum; akasya ağaçları, incir ağacı ve penceremin kıyısında küçük saksılarda duran fesleğenler Rüzgâr estikçe fesleğen kokusu odama giriyordu, ben koynuma alıyordum geceyi tıpkı seni aldığım gibi
Işıkları söndürüp mum yaktım seninle sık sık yaptığımız gibi, her yerde mum yanıyordu Sonra kadehimi doldurdum kanım kadar kırmızı bir şarapla Keman ve piyano çalıyordu Yeşil minderin üzerine oturdum Bir de yağmur yağsa kapıdan içeri sen girsen diyordum Zamansızdı bu istek Annemi aradım, boşalan kadehimi doldurdum, dinlediğimiz bütün şarkıları dinledim Aynaya baktığımda ne kadar yaşlandığımı gördüm, saçlarımın seyrekleştiğini Kadınların iltifatlarının yalan olduğunu Çaresiz insanlar yalan söylermiş Yağmurdan kaçan bir kedi kapının önünde masumca miyavlar, birileri içeri alsın diye Ben bir şeyden kaçmıyorum, seninle ıslanmaktan, sıkıntı çekmekten, ağız dolusu sövmekten bizim olmayan hayata, hatta ölmekten Biliyorum ki öldüğün gün ilk gündür Yaptıklarının ödülünü ya da cezasını alacağın ilk gün Ben seni sevdim, fesleğenlere su verdim Çocuk sevdim, denizi izledim, herkesten önce anladın beni
Pencerenin kenarında öpmüştüm seni ilk kez Pencerenin camından yansıyan yüzün aydınlık ve güleçti Özledim seni, yalnızca özledim, hepsi bu! Sen de içer misin? Ama yalnızca bir kadeh, ikincisi yok Çünkü ne zaman ikincisini içsen üstüme kusuyorsun ve şarkı söylemeye başlıyorsun; kus ama şarkı söylemen çıldırtıyor beni Ha bir de sessiz film oynuyoruz, nefret ediyorum sessiz film oynamaktan Sonra sen sızıp kalıyorsun kollarımda Uyku sersemliğiyle sürekli öpüyorsun beni Bilemezsin ben bunları yaşamaktan çok mutlu oluyorum Evet biliyorum gel-gitlerim oluyor zaman zaman
Anladım artık, ben seni seviyorum Bir kadeh daha içer misin? Ya da sigara? Ama bu gece sarhoş olmak yok sana; ben sarhoş olacağım, belki gitar da çalarım sana
Bazen bir nehirdeki akıntıda yitip gitmek istiyorum Şelaleden aşağıya düşmek Mümkünse canım yanmasın Bak bunu bilmelisin ben deniz kıyısında yaşamak istiyorum Penceremden baktığımda denizi görmeliyim, kokusu odama girmeli, dalga seslerini duymalıyım Her sabah sandalla açılıp balık tutmalıyım, güneş doğarken denizde olmalıyım Geceleri şarabımı içerken denize düşen yakamozları görmeliyim Biliyorum bunu daha önce bir çok kez söylemiştim sana ve her defasında aynı sözle başlamıştım Bunu bilmelisin Belki haklısın seni denizle aldatıyorum Biliyorsun denizden çaldığım ikinci adım Deniz?dir; duru temiz ve aşk dolu
Yerde karışık bir cd var dinler misin? İçinde Santana Erick, Clopton Fillh, Colins Beatles, Scorpions Crı Rea var Benim en sevdiğim şarkılar, biraz eski ama hâlâ güzel, hepsi şarap gibi
Yine sustun belki böyle daha güzel bu gece, zihnimi özgür bırakayım dedim olmadı seninle doldu üstelik şarap da bitti Son sigaramı içeyim, penceremi kapatıp yatağıma gireyim belki yanıma gelirsin Biliyor musun sen gittiğinden beri her gece aynı şeyleri yapıyorum adına da zihnimi dinlendirmek diyorum Bu yalana ben bile inanmıyorum
Ben seni güpe gündüz seviyorum