Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Turgut Uyar, altı kardeşin beşincisi olarak Ankara’da dünyaya gelmiştir. Annesi Fatma Hanım, babası harita subayı Hayri Bey’dir. Babası 1931 yılında emekli olduktan sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşmiştir. Turgut Uyar ilköğrenimine İstanbul Edirnekapı’daki Hırka-i Şerif İlkokulu’nda başlamış ve Molla Aşkî’deki 5. İlkokul’dan mezun olmuştur. Ortaöğrenimini ise askerî yatılı öğrenci olarak Konya Askerî Okulu (1941) ve Bursa Işıklar Askerî Lisesi’nde (1946) tamamladı. Ardından yine askerî bir okul olan Askerî Memurlar Okulu’nda okuduktan (1947) sonra memur olarak orduda göreve başladı. 1958’e kadar o yıllarda Kars’a, sonra il olduğu için Ardahan’a bağlanan Posof, Samsun-Terme ve Ankara’da askeri memur olarak çalıştı. Bu tarihte askeriyedeki görevinden istifa ederek Türkiye Selülöz ve Kâgıt Sanayi (SEKA) Ankara Şubesinde çalışmaya başladı. 1967 yılında buradan emekli olmuştur. Şair 1946 yılında Yezdan Şener ile evlenmiş 1966’ya kadar süren bu evliliğinden Semiramis, Tunga ve Şeyda adlarını taşıyan üç çocuğu olmuştur.
Emekliliğin ardından Tomris Uyar’la evlenerek (1969) İstanbul’da yaşamaya başlayan Turgut Uyar’ın Tomris Uyar’la vefatına kadar devam eden bu evliliğinden Hayri Turgut isimli bir çocuğu olmuştur. Şair, geçirdiği bir rahatsızlık neticesinde elli sekiz yaşında hayata veda etmiştir (1985) (https://www.biyografi.info/kisi/turgut-uyar; TBEA; Şenderin 2012: 144).
Çocukluğundan itibaren edebiyata ve özel olarak şiire ilgi duyan Turgut Uyar ilk şiiri “Yâd”ı Yedigün dergisinde yayımlamıştır (1947). Bunu Kaynak dergisinde yayımlanan ve derginin başlatmış olduğu şiir yarışmasında ikincilik ödülü aldığı “Arz-ı Hâl” (1948) şiiri takip etmiştir. Aynı adı taşıyan ilk şiir kitabı Arz-ı Hâl 1949 yılında M. Çetin Tezcan’ın Akşamüzeri Türküsü ile birlikte ortak kitap olarak yayımlanır (Kaynak Yayınları). Uyar, daha sonra Kaynak, Varlık, Yeditepe, Pazar Postası, Dost, Değişim, Türk Dili, Yeni Dergi, Papirüs, Oluşum, Gösteri, Yeni Düşün gibi dergilerde şiir, eleştiri ve deneme türlerindeki ürünlerini yayımladı. 1963-65 yılları arasında 24 sayı çıkan Dönem dergisinin kurucuları arasında yer aldı. Yeni Türk şiirinin geçtiği evreleri Abdülhak Hâmid’den itibaren, her şairden bir şiir alarak incelediği yazılarını Bir Şiirden (1983) adıyla kitaplaştırdı. Ayrıca, şiir üzerine yazdığı yazılar, söyleşiler ve soruşturmalara verdiği cevaplar toplanarak Korkulu Ustalık (Hazırlayan Alaattin Karaca, 2009) adıyla yayımlanmıştır. İkinci şiir kitabı Türkiyem (1952) de ilki gibi hece ölçüsü kalıplarını da kullanan, memleket edebiyatı şairlerini andırır biçimde Anadolu motiflerini işleyen denemelerdir.
Turgut Uyar asıl üçüncü kitabı Dünyanın En Güzel Arabistanı’ndan (1959) başlayarak yeni şiirin öncü şairleri arasında sayılmıştır. İkinci Yeni anlayışıyla yazdığı bundan sonraki şiirleri Tütünler Islak (1962), Her Pazartesi (1968), Divan (1970), Toplandılar (1970), Kayayı Delen İncir (1981) adlarıyla yayımlandı. Toplu şiirleri, eklemelerle birlikte Büyük Saat (1984) adıyla yayımlanmıştır.
Turgut Uyar’ın Dünyanın En Güzel Arabistanı adlı eseri, 1953’ten beri dergilerde yayımlanan ve kendisinden birkaç yıl öncesinden itibaren kitap olarak basılmaya başlayan Oktay Rifat’ın Perçemli Sokak (1956), İlhan Berk’in Galile Denizi (1958), Cemal Süreya’nın Üvercinka (1958), Edip Cansever’in Yer Çekimli Karanfil (1958) ve Sezai Karakoç’un Körfez (1959) adlı kitaplarıyla birlikte Türk edebiyatında yeni bir akımın temsilci ve öncü kitapları arasında sayılmıştır. Bu akımın içerisinde Turgut Uyar, gerçekçi gözleme dayanan ve zengin imgeler, uzun ve geniş soluklu dize ve anlatım tarzı ile öne çıkar. Bu anlatımın en önemli ögeleri; öyküleme, içkonuşma, bilinçaltının uzak yakın çağrışımlar oluşturan sıçramaları, yer yer nesir cümlesine benzeyen dize yapısıdır. Bütün bunlar daha Anadolu’da görev yaptığı dönemde yazılan ilk şiirlerindeki tiplemeler, bireyin yalnızlık ve sıkıntılarını yansıtan davranış tasvirleri ve şairin geniş birikiminden gelen evrensel ve geleneksel malzemenin poetik dönüştürümü ile birleştiğinde İkinci Yeni şiirinin en özgün ve güçlü seslerinden birisi olan Turgut Uyar’ın şiiri ortaya çıkar. Onun lirizminin merkezinde çağdaş bireyin hâllerini son derece çarpıcı imgelerle aktarması gelmektedir.
Kaynak: Turgut Uyar