-
GÖNLÜMÜ ŞAD EDERDİN
Son nefesimde dahi sorulsa bana ?kimdi,? Çıksın yerinden gözüm adını yâd ederdim. Bir mucize yaparak kalkıp gelseydin şimdi, Kör olup aksın gözüm gönlümü şâd ederdin. Beraber okşasaydık sevginin ensesini, Usul usul duyursan yüreğime sesini, Ya da biraz sokulsan koklasa nefesini, Ardından baksın gözüm gönlümü şâd ederdin. Gözlerim hâyâline soğuk soğuk dalınca, Buz bağlayan gecenin ortasında kalınca, Üşüyen ellerimi avucuna alınca, Gözünü yaksın gözüm gönlümü şâd ederdin? Ayser ÖZBAKIR
-
BU ÂLEMDEN EBEDE
Acıları unutup kulak vermeden zevke, Merhametli yürekte yakut yüklü taç gördüm. Yükseliş ötesinde vardım diyerek fevke, Ben kendi arşivimde türlü türlü suç gördüm. Amacımdan, arzumdan artık feregat edip, Yenibaştan açılan kapıya konuk gidip, Yaş toprağın karnında sınanmak için yitip, Böylece giderayak gönüllerde öç gördüm? Üç-beş günlük han için nafile yordum kafa, Nerede acı vardı, neresindeydi sefa, Çaktırmadan ardımda kalanlara son defa, Dönüp bakayım derken son gidişi güç gördüm? İhtiyarı, körpesi koşarken akın akın, Bu gidişin dönüşü yoktur, aldanma sakın! Dedim kendi kendime ?yıllar önceye bakın?, Bu âlemden ebede katar katar göç gördüm? Ayser ÖZBAKIR
-
OKUDUĞUN HÂL BENDE
?Aşk? diyerek tükensin ömrümüzün son faslı, Her nefes alışımda ?Ya Aşk? diyen dil bende. ?Leyla? diyorsun kolay, özümde duran Aslı, Tüm aşk romanlarında, okuduğun hâl bende? Kurtul yalan dünyadan, gönül tahtımda otur, Dağları, taşları del, aşkın gereği budur, Çiçek aç katmer katmer, istersen meyveye dur, Neyin varsa yüklen gel kaldıracak dal bende? Aşk yolunda can fedâ, nedir bundan şâhâne, ?Katli vaciptir? densin, bundan öte daha ne! ?Geç oldu de, korkarım? uydur başka bahane, Yahût masum bir yalan söyleyiver kal bende? Gecenin ayazında soğuk dokunmaz bize, İtiraf ediyorum, ya gelirsek kem göze! Açıkcası razıyız bir omuza, bir dize, Yum gözlerini uzan, şakacıktan öl bende? Ayser ÖZBAKIR
-
HÂLÂ ZAMANIMIZ VAR
Birlik için nen varsa, avucuna koy da gel, Geç kalmış sayılmayız hâlâ zamanımız var. İçinde hissettiğin duyguları duy da gel. Sevgi, saygı eşittir dingin limanımız var. Tüm renklerin içinde özlem kokan moru var, Hayat iniş, çıkışlı kolayı var, zoru var, Yaktığımız ateşin közleri var, koru var, Bulutlarla yarışan ılık dumanımız var. Kin denen hastalığın pençesinden kurtul gel, Dün şöyle, bu gün böyle artık kalmasın engel, Dizinde derman varsa ardına bakmadan gel, Nefes alıp verdikçe elbet imkânımız var. Sar sarmala sevdayı sonra gönlüne dola, Sorgu-sual etmeden tut elinden gir yola, Sakın şeytana uyup, bir yerde verme mola! İçinde sevgi gizli süslü imanımız var? Ayser ÖZBAKIR
-
BAYRAM ETMEYECEĞİM
Manevi boyutu yok, bayram etmeyeceğim, Haksızlık Hak getire, bütün yürekler kısır. Hazzına hasret kalıp yansam tütmeyeceğim, Yaşanmıyorsa eğer bayramlara münhasır? Herkes kendine göre bir yol tutturmuş gider, Göz görmez, kulak duymaz kalkmış tatile gider, İşte tam bu nokta da ?insanım? deme yeter! Düşünmemiz gereken âzamız tutmuş nasır? Yalnız özel gün değil ?kimine? her gün bayram, Adresini verseniz nerde ?samanlık seyran?, Gücü yetmeyen vardır, bakıyor garip, hayran, Çamur üstünde yatar, olsa altında hasır? Zaaflarımız taşkın, bundan hâlimiz yaman, Siyonist?ler pür-neşe kan ağlıyor Müslüman, ?Son gülen iyi güler? bekle! Gelecek zaman, Bayram edersem eğer, ağlar Suriye Mısır? Ayser ÖZBAKIR
-
GÖNÜL MAZİYİ ARALAR
Sakın sorma ?ne hâldesin? duyunca için sıkılır, Yaşamaksa yaşıyorum hoş değilim şu aralar. Vedasız çekip gidersen gökler üstüme yıkılır, Yerli-yersiz garip hisler gelir canımı yaralar? Elimden bir şey gelmiyor aylak aylak dolaşırım, Ara-sıra bir duyguyla hâyâllere ulaşırım, Ağlama hastalığının nöbetine bulaşırım, Gözlerimi yaşa boğar unutulan hatıralar? Yanan yalnız yürek değil avucumda köz köz cisim, Evimin her duvarında ya çehresi ya da resim, Başımı öne eğerim dizlerimde ondan isim, Tam da unutmuşum derken bir bir önümde sıralar? Dünya döner güneş batar elde kalan ondan eser, Uyutsa unutacağım gelir nefesimi keser, Göz yummaz kalkar oturur içinde tufanlar eser, Kendini avutmak için gönül maziyi aralar? Ayser ÖZBAKIR
-
GECELERİN RENGİ
Yastığa baş koyup öyle dalınız, Uzayan geceler harbi saradır. İster kırk kişi ol, istersen yalnız, Gecelerin rengi yine karadır? Uzaklardan ses ver usulca çağır, Bir duyanın yoksa gelmez mi ağır, İstersen isyan et, istersen bağır, Tamamının adı yine naradır? Gözlerde bir tutam uykunuz yoktur, Gözükmez derinde, yaralar çoktur, İster hekim değsin, isterse doktor, Yüreğin köşesi yine yaradır? Ruhun enginlere kaymasın hele, Gücün yetmez olur en hafif yele, İster göz göze gel, ister el ele, Gönül vuslat bilmez yine aradır? Ayser ÖZBAKIR
-
SÖZLERİME GEM VURDUM
Sözlerime gem vurdum açıktır algı yolu, Ağzımı mühürleyip çekip gidenler gibi. Boy vermem bundan sonra her yer kırağı, dolu, Zemheride bağımı ekip gidenler gibi? Sinemin üzerinde kollarımı bağladım, Yatağıma sığmadım bir taştım, bir çağladım, Kan çanağı gözlerim saatlerce ağladım, Rengini gözetmeden döküp gidenler gibi? Hem gözden hem gönülden ırak olur deniyor, Böylesi bir rüyayı gel de sen iyiye yor, Acısı bende taze dön kendi içine sor, Etimi tırnağımdan söküp gidenler gibi? Ruhum karanlıklarda sönmüş kandil misali, Sararınca atılan eski mendil misali, Sözcükler düğüm düğüm, lâl olmuş dil misali, İşte böyle maziyi yakıp gidenler gibi? Ayser ÖZBAKIR
-
BANA EMANET
Git için huzur bulsun, ben maziyi korurum, Ardında bıraktığın izler bana emanet. Ayrıldığımız yerden ayrılmadan dururum, Bir zaman şaha kalkan ?bizler? bana emanet? Nelere maruz kaldım, ne zamanı ne yeri, Ağzımı laf doldurdun sen söylettin Ayser?i, Siyahlara büründü söndü gözümün feri, Usanmadan baktığın gözler bana emanet? Yüreğim boyun eğdi, aklım sana kin etti, Kurduğun her cümlenin yüzdesi ihanetti, Yemine gerek yoktu her kelimen senetti, Senin dilinden çıkan sözler bana emanet? Artık gücüm yetmiyor en ihtiyar yaştayım, Özümden ara beni topraktayım taştayım, Takvimleri tükettim mevsimlerden kıştayım, Baharlar senin olsun güzler bana emanet? Ayser ÖZBAKIR
-
SENDEN İNSAN OLAMAZ
Anladım ki, senden insan olamaz, Kudurmuş nefsini etmeden talim. Arayan yanında beni bulamaz, Bir kere bulundum ortada hâlim? Sunduğunu helâl yemek isterdim, Yalnız cürmüm kadar emek isterdim, Kalkarak ?efendim? demek isterdim, Adını dünyaya yazdırdın zalim? Uğraşıp çözerim atarsın düğüm, Belli değil ağladığım güldüğüm, Yaşayışım gizli gizli öldüğüm, Bu sıralar böyle benim âhvâlim? Aklımı binlerce soru kurcalar, Birini yöneltsem susar bocalar, Huzurunda boyun eğer hocalar, Meşrepsiz kendini sanıyor âlim? Ayser ÖZBAKIR
-
ŞIMARIK DÜNYA
Sana söylüyorum şımarık dünya, Ne yalan diyeyim senden soğudum. Kurgu silsilesi, gördüğüm rüya, Yarını unutup dünden soğudum? O güzelim günler nerede geçti, Felek vurmak için beni mi seçti, Ömrümü su gibi yıllarca içti, İçinde olduğum günden soğudum? Dört bir yanın ateş nere döneyim. Üzerime yağmur yağdır söneyim, İklimler kara kış doğum, güneyim, Yörüngesi eksik yönden soğudum? Güneş tepsi olmuş yıldızlar sunar, İkrama susayan yüreğim kanar, Gözyaşlarım yanaklarımda donar, Ruhsuz giyindiğim tenden soğudum? Ayser ÖZBAKIR
-
ŞİİR ŞAİRİNDEN
Bir sonraki nesil torunlar anar, Şiirin sözünde bir ruh bulunca. Kirpikler ıslanır dudaklar kanar, Şiirin bağrına hüzün dolunca? Seçer sözcüklerden en çok vuranı, Benimser kendine yakın duranı, Kazır belleğine soru soranı, Şiirin içinde aklı kalınca? Sen yaz havale et, yerini bulur, Emektar göç eder emeği kalır, Şeytan sağır kalsın melekler alır, Şiirin dilinden selâm salınca? Dünya hastalanır, insanlık kanar, Bir nesil unutur diğeri anar, Memleket tutuşur kıyamet yanar Şiir şairinden büyük olunca? Ayser ÖZBAKIR
-
EN SEVDİĞİN KADINI
Şeytanın arkadaşı, dedi ?uy bu ?veliye?, Uydurdun ya serseri en sevdiğin kadını. Akıl ermez işleri ettin-yaptın deliye, Döndürdün ya serseri en sevdiğin kadını? Duyurdum eşe-dosta, elimden tuttu kardeş, Hiç sırtından vurandan insana olur mu eş? Güvenimin ödülü oldu bir tutam ateş, Yandırdın ya serseri en sevdiğin kadını? Eğilmezdim! eğerek yoluna ettin köle, Şimdi kaya gibiyim, kanardım bir dal güle, Ocağımı söndürüp, koru çevirdin küle, Söndürdün ya serseri en sevdiğin kadını? Estin bir bahar günü masum seher yeliyle, Yüreğim susamıştı kanar oldum hâliyle, Girdin şah damarımdan öyle tatlı dil ile, Kandırdın ya serseri en sevdiğin kadını? Ayser ÖZBAKIR
-
ŞİİRE GİDİYORUM
Her gece üşenmeden usulca yol alırım, Derman diye dizime şiire gidiyorum. Etrafım siyah bulut yarı yolda kalırım, Işık diye gözüme şiire gidiyorum? İçimden konuşurum dilimde buruk bir tat, Sazımız, sözümüz bir olmuyorsa da fakat! Orta yolu buluruz sağlarız mutabakat, Onay diye sözüme şiire gidiyorum? Denize düşmüş gibi bir yılana sarıldım, Kırk yerimden kırdılar yüreğimden yarıldım, Yalnız dünyaya değil, bana dahi darıldım, Ayna diye yüzüme şiire gidiyorum? Sinemin üzerinde depreşiyor afakan, Gözümden yaş eksilir yüreğimden damlar kan, Bir medet bekliyorum her tarafımdan bakan! Huzur diye özüme şiire gidiyorum? Ayser ÖZBAKIR
-
İSTİYORDUM
Revamıydı böylesi sevimsiz bir nihayet, Başını önüne eğ, ben sana ne diyordum. Beni görünce değil, hislerinden hayâ et, İçimde ki köşkünde ölmeni istiyordum… Yürünmesi güç olan sevda bağında gezdik, Yatacağımız yerin üstüne basıp ezdik, Doyamadan öylece sevgiyi yazıp çizdik, Okunsa neye yarar, silmeni istiyordum… Divitsiz mürekkepsiz dile gelmişti kalem. Artık sabah olmuyor ışıksız kaldı halem, İçimdeki yangına delildi yer gök, âlem, Allah şahit senin de bilmeni istiyordum… Bakınma göremezsin bizden kalan izleri, Kör olmuş göremiyor yüreğinin gözleri, Söylemek için sana can alıcı sözleri, Ölmeden bir gün evvel gelmeni istiyordum… Ayser ÖZBAKIR
Ayser
Üye
-
Katıldı
-
Son Giriş
Jump to content