temptation tarafından gönderilen her şey
-
BEKLENEN SEVGİLİYE - Pınar Turhan
Akşamları açan erguvan'ım gel kokla beni... Sevda'ya takılsın ruhum; uykumdan uyandır beni.. Sen'ki olmadık zamanlarda düşlediğim Ruhum'un gülümseyen gamzesi.. Yarını olmayan bir dünyadayız; Ümid'i yaşat benimle ver elini! düşüyorum, kaldır beni... Bu bir ''dem''dir gelir,geçer diyorlar! Bir lahza düşlerken seni.. Bir yol tutturdum gidiyorken; Arkamdan seslen durdur beni.... Pınar Turhan
-
İLK KEZ - Birsen Bolat
Gözlerin değince gözlerime Sustu sanki o an herşey Sen dondun Ben dondum Dünya durdu Tuhaf bir şey aramız da yol oldu Sanki....... Ben öldüm Gittiğim yer, cennet oldu Birsen Bolat
-
SEN HALA YOKSUN - Şadi Ünal
Bak yine birgün daha geçti, Sen hala yoksun. Yokluğunda gram gram eridi Eridi yüreğim. Bak yine bir sonbahar, Yağmurlar da yağmıyor artık Yangın yerleri kül, Sen kalbimde bir gülsün gül. Bak yine aylardan Eylül, Yapraklar sararmaya yüz tuttu. Yüz değil, binlerce gün geçti Sen hala yoksun. Şadi Ünal
-
NASIL OLACAK? - Mehmet Hüsnü Kışlalı
(beterim bu gün) vazgeç diyorsun?.! kaç depreme mahkum ettiğini bilmeden çarptın kapıyı, ben ne kadar seviyorsam sen bana bir o kadar uzaksın, seni sevmek güzellikle ilgili değildi çok değil otuz yıl sonrasını hayal ettim sen yaşlanmıştın ama sen içimde hep aynı hislerim değişmedi. bu kesin ??aşk??tı...! (göğsüm daralıyor, yüreğim kanıyor) ??üzgünüm ama hayır?? diyordun nasıl olacaktı bu vazgeç dedin gittin gözlerimden yaşlar boşandı (geceyi sana yazdım) vazgeçemedim gecelerimi sana yazdım ben evet desen ömrümü sana yazabilirdim inan..! hala öyle.. Mehmet Hüsnü Kışlalı
-
HAYAT BANA BORCUN VAR - Nuran Kara
Hayat bana borcun var Ver hesabını Çaldığın günlerimi İstiyorum senden Mutlu olmak istedim Başka amacım yoktu Sevmek sevilmekti niyetim Aldın sevdiğimi benden Baktım sevenimde yok Ne yaptım ben sana Hayat ver cevabını Hayat bana borcun var Ver hesabını Güldüğüm günlerimi İstiyorum senden Bir tebessüm istedim Başka amacım yoktu Gülmek güldürmekti niyetim Aldın gözlerimde ki ışığı Baktım gülüşler yok Ne yaptım ben sana Hayat ver cevabını Hayat bana borcun var Ver hesabını Sevdim ben Çok sevdim duyuyormusun Geri istiyorum aşkımı Senden bir tek onu istedim Aldın yüreğimdeki Aşkımı sevdamı Yalnız bıraktın bu bedende canımı Ne yaptım ben sana Hayat ver cevabını Hayat bana borcun var Ver hesabını Bir beklentim vardı Oda sevdamdı Yuva kuracak mutlu olacaktık Düşünceler hayalde kaldı Uçurdun onu avucumdan Gökyüzüne benim canımdı Şimdi özlem ve hasret beni sardı Ne yaptım ben sana Hayat ver cevabını Hayat bana borcun var Ver hesabını Şimdi ümidim var benim Sevdiğimi yaşamak Nerde olursa olsun Onun yanında olmak Bir kere olsa yeter Onunla nefes almak Son gün desen razıyım Gözlerimi kollarında kapamak Hayat bekliyorum hadi Ver bana cevabını Hayat; Ya cevap ver Yada sevdiğimi ver Artık Yeter... Nuran Kara
-
HAYAT SENDEN İBARET - Nuran Kara
Akşamın karanlığı çökünce yüreğime Gözlerimin önüne hayalin gelir yine Sessizce bakar bana su serper yüreğime Geçmiş güzel günleri serer gözler önüne Biz ne kadar mutluyduk sevgimizi yaşarken Günleri unuturduk saatleri saymazdık Gülmemiz gerekirse beraber gülüyorken Ayrılığı bir tanem hiç hesaba katmazdık Mutlu bir yuva kurup sevilip sevecektik Gözgöze gülümseyip biz bir ömür hayata Ayrılırsak bir tanem çok acı çekecektik Küsecektik belkide ayrı ayrı hayata Görüyorum bebeğim asıl acı sensizlik Yanımda olmayınca ben bir ölü olmuşum Beni yiyip bitiren çok kötü çaresizlik Bakıyorum aynaya ben sararıp solmuşum Benim dünyam olmuşsun şimdi sensiz herşey boş Nereye baksam hayal bu da beni üzüyor Canım bir bak uzaktan yaşıyor Nur'un bomboş Belki gelir ümidin beni mutlu ediyor Gelirsen bir gün bana kollarım seni sarar Bu kalbimin içinde sevgin her zaman vardır Gözlerim yıllar geçse senin yüzünü arar Anladım ki bir tanem ne kadar sevsem azdır Nuran Kara
-
YÜREĞİMİN ŞEHRİ
Yüreğimin şehrinde ölüm yok bebeğim, Ağlamaktan korkma! Ben her gece hem ağlar, hem gülerim, Sabaha yüreğimin şehrine yeniden dönerim. Hasrette yılmak yok bebeğim, Karanlığa yenik düşme! Sen, her sabah çekip gidersin rüyalarınla, Ben, şafakla çatlayan aydınlığı özlerim Yüreğimin şehrinde. Gece: Bir büyücü kadın... Yıldızlarsa:Söylenmemiş hayallerim. Yüzlercesi bedenime dokunur da her gece, Sabaha yine uyanırım yüreğimin şehrinde. Gurbette bıkmak yok bebeğim. Artık, Yeni bir gül şavkısı, İnce bir ay müjdesidir ilhamım. Hoş geldin, Hoş geldin. Yüreğimin şehrine. Sema Sabuncu Terzi
-
NERELİSİN ?
'Nerelisin? 'dediler, 'Rüzgarlıyım' dedim. Güldüler. Onlar nereden bilir saçlarımda fırtına, ayağımda gümüş boncuklu takunyalar, geceleri gönlüm hasretle çağlar! 'Nerelisin? ' dediler, 'Denizliyim'dedim. Güldüler. Onlar nereden bilir, bedenimde mavi pullar, mavi pullarıma yeşil sular çarpar; Geceleri dostum yalnız yunuslar. Sema Sabuncu Terzi
-
BEN SUSARIM
Geceleri fener altlarında uyur ruhum. Geçmişim, alıcı bir kuş gibi Yeni doğan günün sonrasında Mavi göğe kanat çırpışım kadar eski değildir. Rüzgarlara tutsak bir tepede inler sesim, Tuzlu suların dövdüğü kayalar kadar bile Özgür değildir hüznüm. Onlar ağlar, Ben susarım. Onlar güler, Ben susarım! Gündüzleri güneşin soluk ışığında gezinir ruhum. Geleceğim, kuru bir ağacın koyu kahve gövdesinde Asılı kalmış cılız bir yaprak kadar bile Özgür değildir! Hayata tutsak bir çift renksiz gözden bakar gözlerim, Yasak umutların getirdiği huzur kadar bile Mutlu değildir gönlüm. Onlar ağlar, Ben susarım! Onlar güler, Ben susarım. Sema Sabuncu Terzi
-
NE OLACAK HALİM
Sen bu satırları okurken ben cok uzaklarda olacağım... Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar, Biliyormusun? Bu ikimizin hikayesi, Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın; Bildiğim yerlerdemisin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde mi, Sevdiklerin özlemi sardımı nicedir kalbini, Pişman mısın başlamadıkların için, iç cekiyorsundur şimdi Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın mektupları saklıyormusun hala, Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak halim, Ah, biriktirdiğimiz bütün hevesler nasılda hızla tükendiler. En çok kimi özledin, en çok neyi bekledin? Şimdi düşlediklerimin neresindesin... Dedim ya. Bu ikimizin hikayesi... Islandımız bütün yağmurları, dudak kanatan kalpli sızı aşklarımızı, Bizi buluşturan kaldırımları, İşte bütün bunları bütün bunları yazıyorum. Ben unutmadım diye Hatırlıyormusun sonunu değiştirmediğimiz filmleri Hayatın gerçeğidir sandığımız kabullenilmiş yenikliği Bir ağızdan söylediğimiz en kahraman cenkliği, Büyürken vazgeçtiklerimizi yada vazgeçtirdikleri şeyleri, Ne Olacak Halim... Çabuk mu büyüdük dersin Biliyorum.. NE Olacak Halim... Sen bu satırları okurken, ben nerde olacağım kim bilir. Neleri bırakmış olacağım birde, Ne aşkları Ne başlangıçları Ne ayrılıkları tıpkı senin gibi. Biliyormusun... Tek sorum var kendimle şimdi Ahhh Ne Olacak Şimdi Halim.... İclal Aydın
-
CANIM KIZIM
Meğer sanaymış yolculuğum. Burgun kendime neden yasadığımı sordum; bir anlamı olmalıydı basımdan gecen onca şeyin; bir karşılığım olmalıydı hayatta. Bu soruyu sorduğumda kendime yirmi üç yasındaydım. Ellerim yaslanmamıştı henüz ama soluk soluğa kalmış yorgun bir çocuktum, bildiğim her şeyden, herkesten uzaktaydım.. Yalnızlık, yabancılık, haksızlık dünya kederleri bir olup yüklenmişlerdi bir gece kalbime. Balkona çıktım, dördüncü kattaydım. Soğuk bir kıs gecesiydi. Demirleri tuttum caddeyi seyrettim ağlayarak. Göreceksin insan nasıl acır kendine böyle anlarda... Yüz yirmi dokuz numaralı otobüs geçiyordu ve bir kız köşedeki benzinciden çıkmış; elinde bira şişesi ağlıyordu, uzundu saçları. Kaldırıma oturdu elindeki bira şişesini karşısındaki saat kulesine fırlattı. Saat oniki'ye on vardı ve belli ki ikimizinde canı çok yanmaktaydı... Annem geldi aklıma bir Pazar dönüşü elimi avucunun içinde kavrayışı ve bana doğumumu anlatısı. Yalnızmış sancıları geldiğinde; çok korkmuş ya başaramazsa diye. Balkona çıkmış insanları seyretmiş başka kadınlarda çekti bu sancıyı diyerek ve başka insanların acılarından güç alarak doğuma girmiş. Doğduğumda yaptığı ilk şey saate bakmak olmuş. Saat öğlen oniki'ye on varmış. İşte böyle demiştim kendi kendime; buraya kadarmış. Sonra çilekli pastayı, çaldığım vişneleri, limonlu dondurmayı ne çok sevdiğimi düşündüm. Saclarımı uzatacaktım, para biriktirip yollara çıkacaktım ve bir daha hiç yirmi üç yaşında olmayacaktım. Büyük kararlardan önce mutlaka bir gece beklemeli eğer sabah aynıysa her şey o zaman düşünmeli bitirmeyi bir hikayeyi.. Ertesi gün güneşli bir sabahtı; çoktan düşmüştü ruhumun ve kederimin ateşi... O günden sonra neler oldu bir bilsen...sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki. Çok korkuyorum severmisin acaba beni? İyi bir anne olabilecek miyim? Koruyabilecek miyim seni? Kalbimde ve zihnimde biriktirdiklerimi eksiksiz iletebilecek miyim sana? Takvimler bir sonbahar çocuğu olacağını söylüyor. Annende sonbaharda doğmuş bir bebekti. Bu mevsim hüzünlüdür kızım ve çok sever güneşi. şuanda minicik tekmelerinle ben burdayım diyorsun. Gelişine az kaldı. Seni sevinçle beklerken odanı hazırlıyoruz hevesle. ama ne yazık ki odan kadar sessiz ve özenli bir ülkeye gelmiyorsun. İsterdim ki benim gördüklerime sen şahit olma ama onlar sana bile yetişti. Geleceği zamanı kendi seçen biri olarak güçlü ve bendende önde olacağını biliyorum umarım sende seversin karıncaları, kedileri ve kelebekleri. Ben babasını çok özleyen bir çocuktum dilerim sen ayrı kalmazsın seni sevinçle bekleyen babandan.... Anneler ve babalar tanıyacaksın bizden başka. Oğluna söz verdiği bisikleti alamadığında notalarla oğlunun adını yazan bıyıklı yorgun babaları, ya da kendi giyemediği mavi yirmi üç nisan elbisesini sabaha dek uyumadan kızına diken anneleri, sonra kendinden başkasını düşünmeyenleri, kendi öfkesinde boğulanları ve yalancıları tanıyacaksın. Aşk'ı tanıyacaksın bir gün, kalbim kırılacak ve belki kıracaksın birilerini... İyi bir tamirci ol kızım, çabuk onar kırdığın kalplere ve çaresiz kalma kendi kırık kalbine. Sen şimdi kendi öykünü yazmaya geliyorsun. Hayat iki seçenek sunuyor: ya payına düşen kederi parlatacaksın; ya da ömrünle iyi geçinmeye bakacaksın. İkincisini tercih edersin umarım... Bana öğretildiği gibi kızım; öğrendiğin çiçek adlarını unutma, kelebekleri kitap arasında kurutma, kin büyütme kalbinde ve incitme kimseyi... Dilerim dünyaya geliş nedenini sen çabuk bulursun. Yolun açık olsun.... Annen İclal Aydın
-
BABAMA SELAM SÖYLE
Karlı bir akşamdı Ankara'da; Son kez elele yürümüştük, Bitmesin istediğimiz yola. Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık. Yazarsın bana demiştin. Bende yazarım sana sık sık. Ağlıyordum.... Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı. Elimi daha sıkı tuttun, Anlıyordun.... Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim, Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin, Kelebekleri kitap arasında kurutma, Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana, Kitaplarım sana emanet, İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde... Beni bekle... Yol bitti, gidiyordun artık; gittin Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre, Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye, Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım, Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim, En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam sefasını sevdim. Seni beklerken çok şey öğrendim, Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam... Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı sesle seslendim Uçak, babama selam söyle! Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam... Bir bilsen seni nasıl özledim... Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti, Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri, Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi; Selamını aldım babacığım, Kin büyütmedim kalbimde.... Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde. Uçak, babama selam söyle! Uçak, babama selam söyle! İclal Aydın
-
ÇIĞLIKTI DÜŞTÜ GECEYDİ
Bir uzak şehirdi düşlerim şimdi aşılmaz bir sınır sana dair şarkılar gibi duvarlara çarpardı çığlığım. _____ayazdı, ay az gelirdi... bu yüzden olsa gerek gözlerin gelmez oldurdu geceme ___düştü, geceydi, çığlıktı, duvardı __duvarlar üç adımda biterdi... bir gülüşlük mevsimdi akşamlar __________şimdi seni özledimli zamanlara bırakıyorum gül kokardı, gülün gülmesiydi geceye... ayın yansimasıydı _________düştü ____düşün gülüşüydü, akşamdı, duvardı duvarların dili yoktu ___benim sesim yoktu, aydı, hatta ay kadar güzeldi tutsaktı, çıglığı duvardı duvarlarin dili yoktu... benim sesim hic yoktu... Aynur Sultan
-
ADINI SEN KOY
bir yaz sıcağının tenime dokunuşu yaralı yüreğim kadar yakar mı? bulutun yağmura kara sevdası, gözlerimdeki sevda kadar akar mı? her dem hasretindeyim bu yürek, candan gitmek üzere. hep?dağlar kadar özlemini büyüttüm içimi kavuran titreyiştin sen şimdi yüreğim çorak benim hiçbir göz anlatamaz sustu sırılsıklam gülüşlerim sustum göğsümü kanatarak gizledim o kederli siluetini artık kapanmaz yaramsın sen bu can, canımdan bitmek üzere o dumanlı duruşların simsiyah bir ufukla ömrüme düştü susturdum yetim çığlıklarımı içimde bitmeyen korkuya dönüştü şimdi?seni sadece sayıklayacağım yazık?kıramadım hasret servilerini artık seni, kara saplı bir ok gibi yüreğime saplayacağım kalbimi yerinden sökmek üzere yüreğim?.kanayan bir yaz gecesi düşlerim? yarım kalmış bir yaz fırtınası kapanmışım terkisine simsiyah susarsa yüreğim susar parçalanır olanca öcüyle siz dinleyin bu yeryüzü, bu gökyüzü, hoyrat yıldızlar bu gürültüler, bu yankılar, bu arya bu benim son kanamam gün, bensiz yüreklere doğmak üzere bu halime aşina değilim, her an?ıma bin dirayet, oysa kifayetsizim, yüzümde renk sustu, dudaklarımda ses, dilimde kıyametin gizli harfleri, ömrüm ahrete gitmek üzere. Müsade ÖZDEMİR
-
BÜYÜK SEVDALAR
Son zamanların En büyük sevdalarını, Yaşıyorum ben. Sokaklara indim Kapı kapı.. dolaştım Acıların sevdaların Girmediği ev aradım Bulamadım.! Kendimi Dağlara vurdum Ferhatı gördüm. Koştum çöllere Dolaşırken Mecnundan Keremi sordum.. Son zamanların En büyük sevdalarını Yaşıyorum ben. Ay'a..Yıldızlara gittim Şirin'i,Aslı'yı,Leyla'yı sordum Kor Ateşler içinde Yanan yürekleri Güneşte gördüm.. Son zamanların En büyük sevdalarını Yaşıyorum ben.. En çok bahar kokulu Kadınları sevdim.! Buğulu gözlü kadınları Bir başka sevdim.. Beni yakan her güzeli Aslı,Şirin,Leyla sandım.! Son zamanların En büyük Sevdalarını Yaşıyorum ben.. Ozanlara,şairlere Eli kalem tutan kimi. Gördüysem.. Acının ilacını sordum.! Ateş yağmurundan Kavrulmuş gözlerinde Kendi yansımamı gördüm.. Son zamanların En büyük sevdalarını Yaşıyorum ben.. Dağa,taşa,karıncaya Yaşayan her varlığa Aşık oldum..! Çılgınlar gibi sevdim Büyük aşklar,ihanetler yaşadım.! Son zamanların En büyük sevdalarını Yaşıyorum ben.. Melih BAKİ
-
ESKİMİŞ DUDAKLARIN
Bir matem vaktinde Yırtlıdı son anıya dair zaman dilimi Yarın ağıda düştü Sen sonsuzluğa. Kokun yok artık ihtiyar gecelerde Saatler sesini kesmiş Düşlerim buz tutar Ve ağlar hayaller yalnızlıktan Oysa öpmeye geldim Dudaklarının en utangaç halini Ama belli ki ölen bir düşten Arda kalan aldatılmışlık Utanmazsın bilirim ama Yinede söyleyeyim Kullanılmaktan aşınmış Eskimiş dudakların Haydar Altıntaş
-
SENSİZ SEVMEK SENİ
Hem cennetsin,hem cehennem. Hem susun, hem zehir. Bizi gerçekleştiremeyeceksen eğer, Sen gel ikimizi şimdi öldür Ve şudur asıl olan, Bunu da bil: Benim için neyse bastığım toprak, Soluduğum hava neyse benim için, Senin için de horgörmek öyle beni. Ama yine de coştum ben, Ki bu da en güzeli. En makbulü, Sensiz sevmek seni...
-
SEVGİYE ATIF
seni görmek istedi gözlerim kaybedilmiş yılların uzunluğunda seni tutmak istedi ellerim ellerinin dingin sıcaklığında usulca aldım seni hayalime öyle sıkı tuttum ki seni ufalttım neyi kaybettiğimi bilmeden! Zeliha ÖZATA
-
VİCDANSIZ SEVGİLİM
Gökyüzünün mavisi denizin mavisi ile Birleştiği yer kadar uzaksın bana Vicdansız sevgilim Çok uzaklarda da olsan Hep unutsan da beni Yüreğimde derin bir sızı Benimle vicdansız sevgilim Son baharın ilk baharı Beklediği gibi Kavuşmak için beklerim seni Vicdansız sevgilim.
-
ÇOCUK KALMAK - Ülkü YILMAZ
Çocuk kalmak varmış dünyada Hiç büyümeden Yüklenmeden hayatın zorluklarını Sevdalarını çekmeden Herkes tarafından sevilip Gülücükler dağıtırken etrafa Bütün dünyası oyuncaklar olan Çocuk kalmak varmış dünyada. Ülkü YILMAZ
-
KORKAK BİR KALABALIKTIR AŞK
korkak bir kalabalıktır aşk ormanlarda saklı ve çamurludur radyoda bir müzik sesidir aşk koltuk arasına düşen kumanda kavgasıdır alev alev üşüyen gecede yanmaktır aşk kör olup çöllerde dolaşmaktır binbir gece masalıdır aşk içinden geçeni herkese haykırmaktır rayda giden tirene atılmaktır aşk korkudan sırılsıklam yağmurda ıslanmaktır alabildiğine yüzmektir bir denizi aşk laleliden beşiktaşa koşmaktır aydınlatmaktır hayatını birazcık aşk balık tutarken kedi gibi yalanmaktır ayrılıktan korkarak yaşlanmaktır aşk lambayı kapasanda karanlıkta kalmamaktır ılık bir deniz rüzgarıdır aşk kolunda belini hisettiğin kadardır top oynarken sakatlanmaktır aşk ırmak akarken suya ağlamaktır rolleri değişmeden yaşamaktır aşk akla sahip çıkmak korumaktır şımarmaktır sevgilinin kolunda aşk koşup boynuna sarılmaktır Ufuk ABİ
-
BİLİR MİYİM
Toz bezleri gibi kuruyorum Bir mandalla asıldım hayata eskiyorum Zaman anlamadan geçiyor anlamadan görüyorum Beni böyle kenara atmayın farkındayım düşüyorum Birdenbire gerisi geriye sayıyorum Uygun adım diyorum gidemiyorum Kendime emir veremiyorum yalnızım Her an hiç durmadan üşüyebilirim Üzerimde hep aynı yük aynı yalnızlığım Bir saçların eksik üzerimde hasret ektiğim Bir masal karamanı beyaz atlı prensesim Bir de kor eden bakışların manalı sarışınım Hepsi tamamlayanlar beni diyebilirim Sen yokken eksilmiş bir nehir gibiyim Suyum sen yağmurum sen tuzsuz kalabilirim Birden boşalabilir gözyaşlarım Şaşırma sakın ben de ağlayabilirim Hiç durmadan bakabilirim seni koklayabilirim Dünleri hayallere gömer bir gün ben de benden gidebilirim Belki de mezara kadar saklarım seni içimde içimden atamayabilirim Sana en fazla kim bilir diyebilirim Sadece gelecekte geri dönmeyeceğini bilebilirim Üşüyebilirim Özleyebilirim İnan bir gün ben de ölebile bilir miyim Ufuk ABİ
-
AŞKIN TARİHİ
aylardan ocak yıllardan sonsuzluk saat seni sensiz geçiyor bir dakika önce yanımdaydın şimdiden deli gibi özledim seni sonsuz bir okyanustayım adaları sayarak yüzüyorum her geçtiğim adada bir liman ben senin kollarını arıyorum her saat başı ellerim telefonda aramanı dört gözle bekliyorum geleceğe atılmış bir imza altında adın ve üstünde adım sonsuza kadar taşımak üzere seni benliğime yazıyorum ve SENİ ÇOK SEVİYORUM.... Ufuk ABİ
-
NARİN YÜREĞİM
Aşkınla çarpar narin yüreğim Bir kere olsun seni göreyim Dinmiyor sana olan hasretim Tarifsiz duygular içindeyim Gün geçmiyor seni anmadığım Boşuna mıydı yalvarmalarım Hiç mi yok kıymeti aşkımızın Kayboldum içinde yalnızlığın Beraber gezdiğimiz yerler Birlikte kurduğumuz o hayaller Karşılıklı verdiğimiz sözler Artık hepsi mazideler Bir bahar günü beni terk ettin Ayrılmamıza sen tek sebeptin Hani ömür boyu sevecektin Gönlünü aşkını verecektin Gün geçmiyor seni anmadığım Boşuna mıydı yalvarmalarım Hiç mi yok kıymeti aşkımızın Kayboldum içinde yalnızlığın Timur İLİKAN
-
DOSTUN OLMAK - Tevfik CERİTOĞLU
Bir rüya olmak isterdim Göz kapaklarında Bir damla su kuruyan Dudaklarında Bir gölge olmak Çöllerinde Bir dostun olmak Kalabalık yalnızlığında Tevfik CERİTOĞLU
Jump to content