İtibar Etkinliği
-
kaptan got a reaction from admin in Burdur Liseleri - LGS Taban Puanları 2025#
Lise
2025 Puan
2025 Yüzdelik
İlçe
Alan Türü
Öğrenim Dili
1
Ercan Akın Fen Lisesi
439,7682
5.07
MERKEZ
FEN BİLİMLERİ ALANI (FEN LİS.)
İngilizce
2
Bucak Adem Tolunay Fen Lisesi
433,2313
5.83
BUCAK
FEN BİLİMLERİ ALANI (FEN LİS.)
İngilizce
3
Mehmet Cadıl Anadolu Lisesi
393,0104
11.91
BUCAK
İngilizce
4
Gölhisar Fen Lisesi
388,7356
12.81
GÖLHİSAR
FEN BİLİMLERİ ALANI (FEN LİS.)
İngilizce
5
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Anadolu Lisesi
381,2541
13.99
MERKEZ
İngilizce
6
Hakan Sevim Fen Lisesi
371,1614
15.82
KARAMANLI
FEN BİLİMLERİ ALANI (FEN LİS.)
İngilizce
7
15 Temmuz Şehitler Anadolu Lisesi
367,2112
16.56
MERKEZ
İngilizce
8
Mehmet Uzal Sosyal Bilimler Lisesi
356,71
18.73
MERKEZ
İngilizce
9
Recep Tayyip Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi
337,8115
22.7
MERKEZ
FEN VE SOSYAL BİLİMLER PROGRAMI
İngilizce
10
Bucak Şehit Muhittin Talha Çalışkan Anadolu İmam Hatip Lisesi
276,0528
38.62
BUCAK
FEN VE SOSYAL BİLİMLER PROGRAMI
İngilizce
11
Burdur Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
258,0253
44.81
MERKEZ
ELEKTRİK-ELEKTRONİK TEKNOLOJİSİ ALANI
İngilizce
12
Burdur Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
200,2854
75.34
MERKEZ
MAKİNE VE TASARIM TEKNOLOJİSİ ALANI
İngilizce
13
Oğuzhan Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
165,3693
96.65
BUCAK
BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ALANI (SINAVLI)
İngilizce
14
Barutlusu Şehit Ömer Kızılkaya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
141,6895
100.82
TEFENNİ
TARIM ALANI
İngilizce
-
kaptan, Serenay_OZKAN'ye tepki verdi Farklı Bir Mehtap Ön SözÖN SÖZ
Her gün içinde yaşadığımız dünyanın farklı yerlerinden ölüm haberleri geliyor, çoğumuz bunlara karşı gitgide daha az insana benziyoruz.
Sanki içimizde yaşama dair bir kırıntı bile kalmamış, ölümü bekleyen biri ya da birileri yer alıyor.
Yahut bu zanlıların o anki duygu ve düşünceleri, öldürme arzusu bizlerden o kadar da uzak olmayabilir.
Bir insanın içinde birden fazla duygu, his ve düşünce yer alır. Karmakarışıklık içinde insan parçalara bölünür lâkin insanları birleştiren en önemli şeylerden biri de bu karmakarışıklık hâlidir.
Bu kitapta sizlere insanın keşfedilmemiş bir yanını tıpkı her gece farklı sergilenen ayın evreleri gibi sergilenmek istendi. Bu sefer bizler yıldız değiliz ayın ta kendisiyiz.
Biraz felsefe, edebiyat ve çokça duygu ve düşüncelerle sizlere takdim ederim.
Serenay Özkan
-
Nikbinlik Nedir?
Nikbinlik, bireylerin geleceğe dair olumlu bir bakış açısına sahip olma durumunu ifade eder. TDK (Türk Dil Kurumu) sözlüğünde “nikbin” kelimesi; "her zaman olumlu düşünen, iyimser olan" şeklinde tanımlanmaktadır. Nikbinlik, kişinin yaşadığı olayları ve durumları olumlu bir çerçevede değerlendirmesi, karşılaştığı zorluklara rağmen umudunu kaybetmemesi anlamına gelir. Bu kavram, ruh sağlığı ve psikolojik iyilik hali açısından oldukça önemlidir.
Nikbinliğin Önemi
Nikbinlik, insanların yaşam kalitesini artıran bir özelliktir. Olumlu düşünmek, bireyin stresle başa çıkma yeteneğini artırır ve zorluklar karşısında daha dirençli olmasını sağlar. Nikbin insanlar, sorunlarla daha iyi başa çıkma becerisine sahip olur ve bu da yaşamlarının genelinde daha fazla memnuniyet ve mutluluk hissetmelerine yol açar. Ayrıca, nikbinlik insan ilişkilerini de olumlu yönde etkiler. İyimser bir tutum, başkalarıyla olan etkileşimlerde pozitif bir atmosfer yaratır.
-
kaptan, sema'ye tepki verdi ZAMANIN BENİMI
Tek yürek atımı olmak
Ve sobeleyen olmak ölümü..
Beraberce..
Yasaklı olan diyarın en gizemli yerlerinde..
Yaşayamadıklarımıza duyduğumuz öfkeyi
Uysallaştırabilmek seninle...
Hem de tek bir kelimeyle..
Ben sevmek için doğarken her yeni güne,
Sen sevilmek için doğuyorsun
Seninle sensizliğin olduğu yerlerde...
Çelişkiler son bulsun dedikçe,
Kendi çelişkilerimize yenilenlerdik aslında..
Uzaklıklara bakmaktan gözleri acıyanlardık.
Sevmek yaşam olgusuyken bizde,
Ölümü bile göze alanlardık sevgimiz uğruna..
Yaşayandık sevdayı..
En farklı, en doğal, en biz olan haliyle.
Yarım kalmışlıklara inat,
Tamamlayandık birbirimizdeki kayıp parçaları.
Sevdayı en doğan haliyle yaşayanlardık.
Bendim... sendin.. biz olduk,
Yasaklı olan ama her tadıyla
Her nefesiyle biz kokan sevdanın minik busesinde..
Senin olmak vardı..
Sen olmak vardı..
Gözlerinin taaa içlerine bakıp
Seni seviyorum diyebilmek vardı....
II
Her doğan güne birlikte gözlerimizi açmak
Ve merhaba demek vardı...
Teninin sıcaklığını hissederken erimek vardı
Adı bilinmez olan diyarların en köhne yalnızlığında..
Dilime yerleşen nihavent ezgiler eşliğinde
Adımlarken çılgınlığın dikey boyutlarını,
Yanmak vardı aşkına üşüyen yanımdan soyutlayarak kendimi..
Asırlar öncesine dayanan yokluğundu bugünlere ulaşmamı sağlayan.
Sendin.. belki de bendim.. ne zaman biz olduk...
Yoksa hep biz miydik doğduğumuzdan beri..
Tüm kırılganlıklarıma rağmen sevebilmek seni..
Kendi parantezimizde yaşamak özgürce..
Adı aşk olan.. tadı tuzu sen olan sevdaya yanmak alabildiğince..
Umut olmayan bugünlere inat
Eldeki yarınlarla mutlu olabilmek senin gölgen altında..
Ve sana seni seviyorum diyebilmek...
Tüm gökyüzüne yazmak adını..
Gökkuşağının renklerinde dansetmek seninle
Sana aşığım diyerek...
Seni seviyorum sevgili.. seni seviyorum...
III
Sevdalara açılan bir yelkendi sonsuzluğun ....
Gecenin kokusu sinerken üzerine kelimelerin ,
Kelimelerden önce harflerle dans edenlerdik..
İzlemek vardı seni derin bir boşlukta...
Sadece bakmaktı uzaklardan, dokunamamaktı..
Sen vardın...ben hep fakirdim senden uzakta...
Ağlardım bakmadığında delirdiğim bakışlarınla...
Bahar olmak vardı tapılası gözlerinde...
Sevgilim diyebilmekti en güzeli...
Sevgilim dediğini duymaktı...
Tek yürek atımı sevdamızın karanlık dehlizlerde
Kaybolmasına izin vermemekti.
Geçmişe duyulan kin gerilerde kalırken yaşamaktı sevdayı,
Yaşanmamışlıkların ruhumuzda yarattığı sergüzeştlikte...
Adım hüzündü benim...
Gözlerinin alabildiğince
Ama yüreğinin göremediğince
Hüznündüm ben ruhundan dökülen...
Adım aşktı benim...
Hiç görmediğin, hiç tanımadığın bir tattım senin dilinde...
Seviyorum diyebildiğimce özgür olmak
Ve özgürlük kanatlarını sevdana yükleyebilmekti
Akreple yelkovanın peşine takılarak..
Zaman durdu sevgili...
Bundan sonra ve bundan evvel...
Senin zamanın benim...
-
kaptan, likevoyager'ye tepki verdi BÖYLE DEMİŞTİNHülyalar kadar ince,
Mehtaplar gibi parlak
Günler sona erince
Dedin ki aglayarak:
Bir bakiş kadar derin
Içimdeki melalim,
Senin yeşil gözlerin
Emelim istikbalim.
Kalbim bir neydir kirik
Besteleri hiçkirik
Öldürme ümidimi
Bitsin artik ayrilik
Ankara - 19.08.1942
-
kaptan, likevoyager'ye tepki verdi YAPABİLSEMBir gün bakabilsem dünyaya
Ümit penceresinden.
Zamanı dolayabilsem belime
Ve mesafelerin ardında
Kaybolan saadetimi
Önümde diz çöktürebilsem.
Bir gün yıldızları basamak yaparak
Yükselsem Ay'a,
Baksam oradan sarhoş dünyaya
Bol bol gülebilsem,
Bulutlar arasından
Yağmur gibi dökülebilsem.
Benim anam, babam, canım Türkiyem
Ovalarına, dağlarına, denizlerim
Beyaz saadet çiçeğinin
Tohumunu ekebilsem.
-
kaptan, likevoyager'ye tepki verdi GİTTİN...KALDIMİlk baktığında
gelincikler açtı yanağımda
Farketmedin
Ellerin,
Ellerin sıcaktı
Sesin gibi
Sesinde ‘merhaba’
Sesimde dikenler
Bedenim sönmüş volkan
Nasıl da tutuştu
Küllenen arzuları
Farketmedin
Tenin,
Tenin sıcaktı
Tenim gibi
Teninde yangın
Tenimde Nisandın
Şarkılar dilsiz
Şiirler intiharın eşiğinde
Bilmedin
Benliğim
Nefesinde
Rüzgardı
-ben gidemedim-
................Sen gittin
-
kaptan, ypolat1'ye tepki verdi BENMİ? EVETbir gün çıkıp gideceğim kapıları, evleri, dergileri, hüzünler bırakarak...
bir çiçek merhaba diyecek...
hoş geldin diyecek dağ...
orman gülümseyecek...
anımsayışların, bekleyişlerin, ümitlerin ya da ümitsizliklerin
hırsların, yarışların, tasaların kalktığı yerde
tam anlatının, salt anlatının kaldığı yerde başlayacak şiir...
hiç kimseye seslenmeyen, kendi kendine yeten sadece...
kendi mantığı; kendi güzelliği içinde tutarlı...
ama halkın yaşantısı girecektir oraya, çünkü yaşayan büyük
bir şeydir halk...
deniz ve ufuk girecek, karınca yuvaları, gökyüzü, kozalaklar
ve kopuk ve artık hasetsiz bir aşk...
yani sevişmek denizle, koşulsuz, önyargısız, hesapsız...
yani uzanmak ve düşünmek binlerce yıl..
doğan, ölen ve yaşayan şeyleri...
doğumu, ölümü ve yaşamayı
yani dingin ve büyük olan herşeyi anlatmak...
ben mi? evet. çıkıp gideceğim bir gün...
tasasız, gözyaşsız, geride bir şey bırakmadan ve bir şey beklemeden
ilerde...
sadece yağmur sularından pırıl pırıl bir yürek
artık kendi kendinin anlamı ve nedeni olan bir yürekle...
(1975)
Ataol Behramoğlu
Jump to content