Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Tırnaklarınla yastığını parçaladınmı?
Gözlerini tavana dikip, düşündüğün oldumu bütün gece?
Ve bütün bir gün, belki gelir ümidiyle bekledinmi hiç?
Gelmeyince, seni aramayınca, ölesiye ağladınmı?
Sonra çekilip en kuytusuna yalnızlıkların, dev bir ağacın altında ölmeyi,
bir teselli aramayı ,ıssız parklarda, tenha sokaklarda,
deli divane yollara düşüp, yaşlanmış bir köpek gibi,
eskimiş bir gömlek gibi, atılmış hissettiğin oldumu?
Sevmekten, günler, geceler boyunca yürümekten, yüreğin hiç yoruldumu?
Sen ! yalnızlığın acısını bilirmisin?
Unutulmak bir hançer gibi saplandımı sırtına?
İçinde kıskançlığın zehirli çiçekleri açtımı?
Bütün gururunu çiğneyip, sevdiğinin geçtiği yollarda,
bastığı toprakları eğilip öptünmü?
Sen !
Çaresizlik nedir bilirmisin?
Sen !
Yokluk nedir gördünmü?
Yanan başını duvarlara vurup,
parçalamak geldimi içinden?
Sen !
Hergün bir defa daha öldünmü?
Böyleyim diye ayıplama beni.
Bir gün kendimi sonsuzluğun koynuna bırakırım,
yaralı ve yenik bir insan gibi, darılma!
unutma ki her seven adsız bir kahramandır.
Unutma ki insan sevebildiği kadar İNSANDIR.