Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
dinle
tüm suskunluklara bedel sözler söyleyeceğim
sözlerimin ardı sıra akar akıllar
akar adımlar
dinle ki dilim beynine dokunsun
dokunsun kalbine
ezber değil sözlerim
gördüğümü duyduğumu bildiğimi söylerim
şair sözüdür bilirsin
kalbiyle bilir şair bildiğini en çok
kalbiyle duyar duyduğunu
kalbiyle görür gördüğünü
dinle ve bir çay daha söyle
sözlerim simit gibidir çayla iyi gider
bir çay da bana söyle
tuzludur sözlerim boğazımı kurutur
sözlerimi ilaç niyetine dinle
yaran yoksa bir başkasına verirsin ilacı
sözlerimi heder etme
sözlerim yoldur gidene
yol biter söz bitmez
davos biter söz bitmez
onun için davos benim için yahudi bitmiştir
bitik doğmuştur aslında yahudi
benim köle doğduğuma inansa da
inanmak iman değil inattır onlarda
kırılan kol benimki olsa da akibet bitiştir onlarda
dinle ve benden alışılmadık sözler duyarsan şaşırma
sana filistin bitmedi diyorum
ne türkiye parçalanacak ne pakistan
ne ırak yıkılacak diyorum ne afganistan
şaşırma
çeçenler yine destan yazacak
uyanacak tüm ümmet uyanacak insanlık
yeni bir medeniyet ellerimizle yoğrulacak diyorum
bitmiştir yükselişi küfrün
bitmiştir büyümesi zulmün
iflastadır fikri felsefesi diyorum onların şaşırma sakın
konuşuyorum o halde yaşıyorum
yaşamak tadını bilmektir tuzun
özünü karmaktır tuz su ve unun
söz ola harman ola
bilirsin bizde kırkında başlanır yaşamaya
talimdir kırkından öncesi
gençlik affedilir kırk ceviz kırsa da
kırkında ceviz kırmasın da
yaşadığımı söylüyorum yaşamak dersen buna
tuzu biliyorum oysa başörtüsü hâlâ yasak okullarda
biberi de biliyorum yani
bitmiştir yahudi evet ama söylenecek söz var hâlâ
yıkılmadık sur açılmadık kapı var hâlâ
dirilmekte olan simurgun kanatlarına asılanlar var
yelkenleri şişirecek yele cüssesiyle engel olanlar var
dinle ve duyur sözlerimi sevdiklerine
sol gözüm hâlâ dicle'yi ağlar ortadoğuya sağım fırat’ı
haber ver onlara bunu ve de ki gevşemiştir zincir belki
ama durmaktadır nil'in boynunda
bir geveze şair vardı ağzından kaçırdı dersin
mehdinin ayak sesleri duyulmuş dersin
şavkı vurmuş ufuklara doğumu engellenemeyecek olanın
boş durmamalı insan
yapmalı ne lâzımsa lâyıkıyla
sözlerim bitti sanma
yeni başladık daha
şair sözü lastiklidir uzar biraz