Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
bitsek neye yarar
toprağa karılsan teninden silemezsin vebalimi
* * *
aşk acısı nasıl geçer anne
nasıl kabuk bağlar ruhumda açılan yara
her gün artan yaşlarım nasıl kurur
bildiğim şarkıları nasıl unuturum
gezdiğimiz sokaklardan ayak izlerimizi nasıl silerim
kıyısına çekilmiş bir şehri nasıl yaşarım uzağında
bir vapur güvertesinde nasıl vururum martıları
dalgaları nasıl kanatırım
kızkulesi?ni hangi gücümle sökerim yerinden
bu kadar ağır acıyı nasıl çekerim
dilimde dudak kesiği bir özlem
gözlerimde tuzbuz bir adam
teni bulut, gözleri orman
dokunsam dört yanı yalan
iki nefes aşk çeksem neye yarar
bir ihanet daha koklasam?
ismini bekleyen mezar taşı gibi soğuk
koca bir yalnızlık
koca bir ölüm
bin pişmanlık soyunsan
?neye yarar
bir şehri gözlerime sığdırıp da
göğüme sığdıramadığım sevgili?
iki kış bir aşk etti kırk yıllık ömrümde
içimdeki yangın mı
tenimdeki ayaz mı ayrılık
aşk bir kez daha canımı acıttı
bir kez daha aynı adam!
seni dinlemedim anne
kalan hiç?lermiş aşk dedikleri
Arzu Altınçiçek
Gizdökümü/Aralık-2010