Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
Ben kıyısından sordum aşkı, sen okyanusu verdin
Hiçbir denizin rengine bulanmadım oysa
Şimdi okyanus rengi saçlarım
Kum kum öpüyorum dudaklarını
Köpük köpük kabarıyorum teninde
Deniz yıldızlarını bıraktığın avuçlarımda
Koca bir volkan a ş k
Kıyılar kayıp
İskeleler yıkık
Aşkın sen yanı mı, senin aşk yanın mı en güzel
Aynı yüzüyle bakar ay yeryüzüne, aynı yüzü görmez insan aynada
Bundandır geceler aynı, rüyalar başka
Bir büyü olsa çıplak uyansa insanlar
Anadan dogma saf...
Oysa ışığa ağlar tüm bebekler
gün gelir ışığa yürüyene ağlar insanoğlu
Ay yanar, dünya döner
hayat soğuk mu soğuk
bir damla turuncu yağmur kalsın kirpiğinde
Baktığın her yüz güneşi yüzünde görsün
sıcağı gülüşünden alsın
Nefesinden uzak soluklamam hiçbir mevsimi
Sana doğuyorum tekrar tekrar bakir gelinciklerde
Sözlerim, inmemiş yağmur serinliği
Beni bana sunarken ne kadar da aşksın
Sensizlik, yanmış bir ormanın soluksuzluğu...
Her gün yeni bir insan buluyorum kendimde.
Aşkın gerçeğine sarılmamış kadınlar düşlüyorum
sonra senin gözlerinden bana bakıyorum
Devrilmiş ağaç...