Sülükler bir tür parazitik solucandır. Tıp alanında “hirudoterapi” olarak tanımlanan ve 2 bin 500 yıl öncesine kadar dayanan sülük tedavisi, kan dolaşımını artırmak, kan akışını iyileştirmek ve iyileşmeyi desteklemek için yaraya sülük uygulanmasını içerir. Uygulaması zaman içinde değişiklik gösterse de, modern cerrahide kullanılmaya devam etmektedir.Günümüzde çoğunlukla plastik ve rekonstrüktif cerrahide kullanılmaktadırlar. Bunun nedeni, sülüklerin kan pıhtılaşmasını önleyen peptitler ve proteinler salgılamasıdır. Bu salgılar aynı zamanda antikoagülan olarak da bilinir . Bu, yaraların iyileşmesine yardımcı olmak için kan akışını sağlar.Sülük tedavisinin kullanılabileceği çeşitli durumlar vardır. Fayda görebilecek kişiler arasında diyabetin yan etkileri nedeniyle uzuv kaybı riski taşıyanlar, kalp hastalığı teşhisi konanlar ve yumuşak dokularının bir kısmını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan estetik ameliyat geçirenler bulunur.Aşağıdaki videoyu sonuna kadar izlemenizi şiddetle tavsiye ederiz.Not: Kulüpler menüsü altındaki Kadınlar Kulübünde sadece kadınlar, Erkekler Kulübünde ise sadece erkekler kendi aralarında paylaşım ve soru cevap şeklinde bilgi alışverişinde bulunabilmektedir. Bu paylaşımlar üyeler dışında (arama motorları dahil) hiçbir şekilde görüntülenemez.
İç Savaş I
Baş tarafıma,
Kocaman bir jilet düştü
Kayışla boğamadım,
Üstümdeki tini
Ve benim kara bahtlı gözlerim
Karıncalandı
Alaşağı oldum,
Kündelerinde yalnızlığın
-İç ses:
Aşağılık iblis, uçur beynini dedi
-Dış ses:
Sarıldı,kendi siluet içindeki tine
Ruh çatışmaya dayanamadı,
Çatladı ikiye
Ve ruh fışkırdı
Zamanın -en tatlı anında-
Ki ben,daha dayanamadım
Bu -iç savaşa-
Talan olsam
Şükredecektim- o -an
Pencereye koştum!
Cam ateşli buğu,
Saldırıya geçti,
İçgüdüsel yaratığın kabuğu
Atladım zor olsa da
Ateşli kumpastan.
Vazgeçmezlerim
Beni yalnız bıraksa da
İçimdeki tezat ruh,
Zamana baş kaldırsa da
Ben kaçtım o kovaladı,
Elinde, ruhumun anahtarı
Dirilmiş mi desem!
Hortlamış mı desem!
İçimde ki katili
Nasıl yok etsem!
Uzakta ki tablodan
Bir mumya seslendi!
Arkamda ki eve saklan!
-Hadi gel,koş dedi!
Atladım mumyalaşmış bir eve
Selamsız sabahsız
Orda bir sürpriz karşıladı beni
Nefessiz ve cansız
Çıldırmaktaydı
Güneş dediğim saygı değer zat!
Can çekiştirmekteydi...
Tinim üzerinde ki hayali mat!
İç Savaş I
Baş tarafıma,
Kocaman bir jilet düştü
Kayışla boğamadım,
Üstümdeki tini
Ve benim kara bahtlı gözlerim
Karıncalandı
Alaşağı oldum,
Kündelerinde yalnızlığın
-İç ses:
Aşağılık iblis, uçur beynini dedi
-Dış ses:
Sarıldı,kendi siluet içindeki tine
Ruh çatışmaya dayanamadı,
Çatladı ikiye
Ve ruh fışkırdı
Zamanın -en tatlı anında-
Ki ben,daha dayanamadım
Bu -iç savaşa-
Talan olsam
Şükredecektim- o -an
Pencereye koştum!
Cam ateşli buğu,
Saldırıya geçti,
İçgüdüsel yaratığın kabuğu
Atladım zor olsa da
Ateşli kumpastan.
Vazgeçmezlerim
Beni yalnız bıraksa da
İçimdeki tezat ruh,
Zamana baş kaldırsa da
Ben kaçtım o kovaladı,
Elinde, ruhumun anahtarı
Dirilmiş mi desem!
Hortlamış mı desem!
İçimde ki katili
Nasıl yok etsem!
Uzakta ki tablodan
Bir mumya seslendi!
Arkamda ki eve saklan!
-Hadi gel,koş dedi!
Atladım mumyalaşmış bir eve
Selamsız sabahsız
Orda bir sürpriz karşıladı beni
Nefessiz ve cansız
Çıldırmaktaydı
Güneş dediğim saygı değer zat!
Can çekiştirmekteydi...
Tinim üzerinde ki hayali mat!
İç Savaş I
Baş tarafıma,
Kocaman bir jilet düştü
Kayışla boğamadım,
Üstümdeki tini
Ve benim kara bahtlı gözlerim
Karıncalandı
Alaşağı oldum,
Kündelerinde yalnızlığın
-İç ses:
Aşağılık iblis, uçur beynini dedi
-Dış ses:
Sarıldı,kendi siluet içindeki tine
Ruh çatışmaya dayanamadı,
Çatladı ikiye
Ve ruh fışkırdı
Zamanın -en tatlı anında-
Ki ben,daha dayanamadım
Bu -iç savaşa-
Talan olsam
Şükredecektim- o -an
Pencereye koştum!
Cam ateşli buğu,
Saldırıya geçti,
İçgüdüsel yaratığın kabuğu
Atladım zor olsa da
Ateşli kumpastan.
Vazgeçmezlerim
Beni yalnız bıraksa da
İçimdeki tezat ruh,
Zamana baş kaldırsa da
Ben kaçtım o kovaladı,
Elinde, ruhumun anahtarı
Dirilmiş mi desem!
Hortlamış mı desem!
İçimde ki katili
Nasıl yok etsem!
Uzakta ki tablodan
Bir mumya seslendi!
Arkamda ki eve saklan!
-Hadi gel,koş dedi!
Atladım mumyalaşmış bir eve
Selamsız sabahsız
Orda bir sürpriz karşıladı beni
Nefessiz ve cansız
Çıldırmaktaydı
Güneş dediğim saygı değer zat!
Can çekiştirmekteydi...
Tinim üzerinde ki hayali mat!