Tanrı 'nın Aynası
Uzuyor dallar, ne de güzeller
Dağları kediler kamçılar, iki patili adımlar
Sonsuza kadar bahar
Kestane dallar efsunkār
Ormanla maviye kilitli
Kadife gecede kuşlar kesildi
Sahip olmadığımız rüyalarda yağmurla gözyaşı Tanrı’nın aynası, kedili kapı
Sonsuza kadar bahar
Kestane dallar efsunkâr
Sahip olmadığımız rüyalarda yağmurla gözyaşı Tanrı’nın aynası, kedili kapı
Bir ay gibi... Donuk...
Bir çocuk gibi içine bürünmüş
Gökyüzüne baksana
Kefenim yıldızlara gömülmüş.
(Serenay Özkan,Viata)
Serenay_OZKAN tarafından · gönderildi
Öyle büyüklenme soyumuz aynı,
Bedenlerimiz bir, çulumuz farklı?
Havamız, suyumuz, dünyamız aynı,
Menzilimiz bir de, yolumuz farklı?
Et ile kemikten vücut çatımız,
Birbirine benzer alın yazımız,
Düşünüp, konuşan, biz bir insanız...
Kalıbımız aynı, yüzümüz farklı
Birimiz sirkeyiz küpün içinde,
Diğerimiz şarap altın kâsede,
Hiçbir farkımız yok, dış görünüşte,
Özümüz aynı da, tadımız farklı?
Asıl önemlisi işte burası,
Ölümün dünyada yokmuş ilacı,
Bahane olurmuş bir baş ağrısı,
Cenazemiz aynı, salımız farklı?
Hepimizin soyu Âdem?le, Havva,
Tüm insanlar, çocuk gelir dünyaya,
Kimimiz sarışın, kimimiz kara,
Kanımız aynı da, tenimiz farklı?
Ben sana yabancı, sen bana bir el,
Öyle uzak durma! Tanışalım gel?!
İnsan saz misali, dil ise bir tel,
Notamız aynı da, sesimiz farklı?
Soğan gibi yalnız kabuktan olma,
Okuyup öğren de, kulaktan dolma,
Özüne sahip çık! Uzakta durma,
Hepimiz insanız, adımız farklı?
( Başlangıç.08.11.1993-İstanbul, Bitiş- 24.08.2006 Ordu )