Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
Yetişkin tarafından Sosyal Bilimler'de yazılan bir grup blogu
  • Konu

    20
  • Yorum

    0
  • görüntüleme

    2.348

Bu bloğa katkıda bulunanlar

Bu Blog Hakkında

Yetişkin (+18) Konuları

Entries in this blog

Yaşlı erkek ve genç kız... Uyumsuz bir birliktelik gibi gözükse de onlar aslında çok mutlu... Peki ama neden? Genç kız acaba o yaşlı erkekte neler buluyor olabilir?

İşin magazinsel boyutunu bir kenara bırakıp biraz da espritüel bir şekilde genç kızlar neden yaşlı erkeklerle birlikte olmak ister sorusuna birlikte cevap aramaya ne dersiniz?

1. Askerlik, iş bulma gibi nedenlerle uğraşmazsınız. O artık hayatını kurmuş bir erkektir.

2. Para durumları işleri güçleri oturduğundan daha iyidir.

3. Onu ailenizle tanıştırırken göğsünüzü gere gere tanıştırırsınız. Ne de olsa adam gibi adamdır artık.

4. Arkadaşlarıyla güç gösterisine girmezler.

5. Onunla bir bara ya da restorana gittiğinizde etrafını kesmezler.

6. "Beni aldatıyor mu?" düşüncesine daha az kapılırsınız. Eh 20'lik ateş değil ne de olsa.

7. "Şimdi nerede ve ne yapıyor?" diye düşünmezsiniz. Çünkü o artık bar, disko ve gece hayatını bırakmıştır. Sakin sakin evinde oturuyordur.

8. Çoğu şeye doymuştur artık o, siz onun gerçek "bir tanesi"sinizdir.

9. Eski defterleri fazla karıştırmazlar. Geçmiş geçmişte kalmıştır.

10. Onlar yalnız geleceğe bakarlar.

11. Giydiğiniz dekoltelere, minilere daha az takılırlar.

12. Onlar "olayları" artık "aşmış"lardır. Ufak tefek detaylarla uğraşmazlar.

13. Eski hatalarını tekrarlamazlar. Ne de olsa bunlardan yeterince ders almışlardır.

14. Eski kız arkadaşlarının fotoğraflarını odalarının bir köşesinde ya da cüzdanlarında taşımazlar.

15. "Eski kız arkadaşım da şöyleydi" cümleleriyle söze başlamazlar.

16. Geleceğe yönelik planları daha kolay kurarlar.

17. Daha çok özen gösterirler. Arada babacanlığa da geçerler.

18. Göğsüne başınızı dayadığınızda kendinizi kelimenin tam anlamıyla "güçlü" ve "güvenli" kollarda hissedersiniz.

19. Her an hissetlikleri şeyleri daha rahat söylerler ve duygularını daha sık dile getirirler.

20. "Seni seviyorum" cümlesini kurmakta o kadar zorlanmazlar.

21. "Kadın" dilini daha iyi anlarlar.

22. Kıyafet, eşya vb. seçimlerde sizi yanlarından ayırmazlar. Onlar artık kadınların daha zevkli ve daha iyi alışverişçiler olduğunu kabul etmişlerdir.

23. Ne istediklerini daha iyi bilirler ve hedefe yönelmek için anında harekete geçerler.

24. Size kendilerini beğendirmek için daha çok çaba sarf ederler. Aslında daha oturmuş olduklarından kendilerine neyin, ne kadar yakıştığını daha iyi bilirler.

25. Sizi kaybetmekten gerçekten korkarlar. Sizin gibi çıtırı bulmuştur bir kere... Size keyfini çıkarmak kalır.

26. Sizinle konuşurken kelimeleri daha özenli seçerler.

27. Sohbetleri daha keyifli ve doludur. Kadınlarla da sohbet edilebildiğini anlamışlardır.

28. Zaman kavramı onlar için önemlidir. Her anı artık dolu dolu yaşamak isterler.

29. Onlar size kendinizi gerçek bir "kadın" gibi hissettirirler. Ne de olsa tecrübe!

30. Ve en önemlisi "ön sevişmenin" kadınlar için ne kadar önemli olduğunu artık bilirler ve ön sevişmeyi mümkün olduğu kadar uzatırlar. Böylece sizi daha mutlu ederler.

PASAPORT

Amerika`da zencinin biri pasaportunu kaybetmiş.

Tam da Türkiye`ye tatile gideceği gün.

Aksilik bu ya... uçağı kaçıracak, kara kara düşünürken yolda bir pasaport bulmasın mı?

hemen almış yerden, bir bakmış Leanardo di Caprio`nun pasaportu..

ne olursa olsun demiş ve şansını denemeye karar vermiş.

çıkarmış leonardo`nun fotoğrafını, kendi fotoğrafını yapıştırmış.

Uçmuş Türkiye`ye.

Atatürk hava limanında görevli gümrük memurunun karşısına geçmiş.

Kim olabilir memur. Tabi ki temel... Smile

Temel almış pasaportu eline.

adamın ismine bakmış:

``Leonardo di Caprio`,

fotoğrafa bakmış, bir beyaz.

Adama bakmış zenci...

Bir kaç şaşkın bakıştan sonra temel öbür masaya seslenmiş,

`Ula Cemal, bu titanik batmış mıydı, yanmış mıydı??????

ŞAHİT

Bir davada tanıklık etmesi için kürsüye yaşlı bir teyzeyi çağırırlar. Kadın yerine oturur ve davalının avukatı kadına yaklaşır.

- Bayan Jones. Beni tanıyor musunuz? Yaşlı teyze cevap verir:

- Ah evet Bay Williams sizi çocukluğunuzdan beri tanıyorum. Siz taa o zamanlar bile aileniz için tam bir baş belasıydınız. Sürekli yalan söylüyorsunuz,

karınızı komşunuzla aldatıyorsunuz ve en yakınım dediğiniz insanların arkasından konuşuyorsunuz. İki dolar fazla kazanmak için herkesi satarsınız...` Davalının

avukatı başta olmak üzere bütün salon şok olur.. Adam ne yapacağını bilemez bir halde kadına tekrar sorar:

- Peki Bayan Williams, ya karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz?

Kadın yine cevaplar:

- Elbette tanıyorum. Çocukluğunda ona dadılık yapmıştım. Tembel, ödlek ve alkolik adamın tekidir. Etrafında bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri

altına kaçırdığını söylüyor. Yine herkes şokta. Bütün salonu bir uğultu kaplar. Hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafın avukatını

da kürsüye çağırır. Ve ikisine de eğilmelerini söylerek kulaklarına şunu fısıldar...

- Eğer bu kadına beni tanıyıp tanımadığını sorarsanız ikinizi de harcarım.

AÇ MAYMUN

Adamın biri evcil maymunu ile bir bara gitmiş. Bir içki ısmarlamış, o sırada da maymun sürekli ortalıkda dolaşıp eline ne geçirirse ağzına atıyormuş. Son olarak bilardo masasındaki bir topu mideye indirince barmen bağırmaya başlamış.

-"Ya napıyo bu hayvan bilardo topumu yedi".

Adam da

-"O sürekli yer, parası neyse veririm." demiş. Parayı verip çıkmışlar. Aradan bir hafta geçtikten sonra maymunlu eleman yine gelmiş. Yine bir içki ısmarlamış. Bu arada maymun da barda duran eriklere elini uzatmış. Barmende bi yandan seyrediyomuş. Maymun önce erigi dötüne sokmuş sonra çıkarıp ağzına atmış. Barmen adama dönüp :

-"Bu ne yaptı şimdi" demiş. Adam:

-"Senin şu bilardo topu olayından sonra her şeyi ölçüp de yiyor."

ÇIKMAYAN MANA

Mehmet Akif, Baytar Mektebinde müdür muavini olarak çalıştığı bir dönemde, muhasebeden gelen bir yazıyı anlayamaz. Yazıyı kaleme alan Salih Efendiyi aratarak yazıda ne demek istediğini sorar :

-"Salih Efendi İki türlü mana çıksın diye böyle yazdık efendim" cevabını verince, Akif dayanamaz ve:

-Hayret doğrusu, der. Biz birini bile çıkartamadık da.

GÖNÜL

Abdülhak Hâmid'in evindeki sohbette, konu gençlik ve ihtiyarlıktan açılır. Yaşı geçmiş bir hanım, Abdülhak Hamid'e döner ve:

-Efendim, gönül kocamaz! der.

Hamid cevap verir:

-Kocamaz ama, kocamış bir vücut içinde oturmak da istemez.

İDDİA

Nasreddin Hoca, bir gün eşeğiyle odun getirir. Hava da cok sıcak olduğundan hem kendisi hem eseği kan ter içinde kalırlar. Hoca odunları indirir, yerleştirir. Karısına:

- Hatun, eşek cok yoruldu, onu bir yemleyiver, diye seslenir.

Karısıda o gün yorgun olduğundan:

- Efendi, benim işim var, sen yemleyiver, der.

Hoca sıcaktan iyice bunalmış vaziyette kendini minderin üzerine atar.

- Olmaz! Hiç halim yok, veremem, sen ver der.

Eşeğin yemini sen vereceksin ben vereceğim derken iş kızışır. Epeyce tartışırlar. En sonunda Hoca:

- Pekala! Öyleyse aramızda bahse tutuşalım. Kim önce konuşursa eşeğe o yem versin. Anlaştık mı? der.

Karısı teklifi kabul eder. İkisi de birer köşeye çekilirler. Az sonra kadın, el işini alarak komşuya gider. Hoca birşey diyemez. Aradan biraz zaman geçer. Eve bir hırsız girer. Hoca'yı görünce kaçacak olur. Ama Hoca'dan hiç ses ve tepki gelmediğini anlayınca kaçmaktan vazgeçer. Ortalıkta ne var ne yoksa koca bir çuvala doldurur. Hoca'nın gözleri önünde çuvalı yüklenerek evden çıkar. Karısı epey zaman sonra eve girip evin halini görür. Eşyaların yerinde yeller esmektedir. Telaşla:

- Bu ne hal? Efendi! diye çiğlik atar.

Hoca yattığı yerden doğrularak:

- Haydi bakalım Hatun, bahsi kaybettin. Eşeğin yemini sen vereceksin! der.

YEMEK

Birgün bir fakir bir adam elinde sadece kuru bir ekmekle yürürken bir lokanta görmüş çok güzel yemekler pişiyormuş. Adam dayanamayıp ekmeğini yemeğin buharına tutup tutup yiyormuş bunu aşçı görmüş demişki;

AŞÇI:

-Burda ne yapıyorsun.

ADAM:

-Yemekler çok güzeldi bende ekmeğimi buharına tutuyordum.

AŞÇI:

-O zaman parasını ver!!!

ADAM:

-Ben birşey yapmadımki sadece ekmeğimi buharına tutup yedim.

AŞÇI:

-O zaman kadıya gideceğiz. demiş.

Adamla aşçı gitmişler kadıya. Aşçı kadıya durumu anlatmış. Kadı aşçıya:

-Yaklaş, demiş.

Aşçı hemen yanına gitmiş. Kadı içi para dolu kese çıkarmış. Kadı aşçıya kulağını yaklaştır demiş. Aşçı yaklaştırmış. Kadı keseyi biraz sallamış, aşçı sormuş: -Hocam siz bana vermedinizki, demiş.

Kadı:

-Eeee o senin yemeğinin buharını almış sende paranın sesini alırsın, demiş...

ZATEN İNECEKTİM

Hoca eşeğine binmiş. Alımlı, çalımlı dolaşıyormuş. Tam bir köylüsünün yanından geçiyormuş ki dengesini kaybedip düşmüş. Adam başlamış gülmeye. Çalımı bozulan Hoca fena öfkelenmiş.

- Ne gülersin be adam diye bağırmış. Düşmesem de inecektim zaten.

DAĞINIK KALSIN

Adamın birinin üç tel saçı varmış.Berbere gitmiş.

Berber :

"hangi tarafa tarayayım efendim"demiş.

Adam:

"sağ tarafa tara."demiş.

Saçının bir teli gitmiş iki tel kalmış.

Berber :

"hangi tarafa tarayayımefendim"demiş.

Adam:

"sol tarafa tara."demiş.

saçının bir teli daha gitmiş. Bir tel kalmış

Berber :

"hangi tarafa tarayayım efendim" demiş.

Adam :

"bırak o da dağınık kalsın demiş.

HİTLER

Hitler üç esir yakalamis, Ingiliz, Fransiz ve bir Yahudi.

- "Size soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım" demis.

İngiliz'e sormuş

- "Titanik kaç yılında battı?"

İngiliz hemen cevap vermiş

- "1912" diye.

Hitler göndermiş İngiliz'i. Fransız'a sormuş bu kez:

- "Tiftik'te kaç kişi öldü?"

Fransız cevap vermiş

- "1050".

- "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür bırakmış.

Ve Yahudi'ye dönmüş;

- "Say lan isimlerini!"

DELİLER

İki deli havuzun başına gelirler. Biri hemen havuza atlar. Havuzdan biraz su içer ve hemen tükürür. Bunu gören öbür deli :

- Ne yaptın lan sen, der.

Havuzdaki deli :

- Geçen gün iki şeker atmıştım tatlı oldu mu diye bakıyordum ama olmamış, der.

Dışardaki deli :

- Ulen sen delimisin nesin karıştırsana...

AKŞAM GİDECEZ

Bir mecliste konuşulurken,

Amerikalı :

-Biz mars'a gideceğiz, demiş.

Alman :

-Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.

Fransız :

-Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.

Bizim Karadenizli de onlardan geri kalmamak için :

-Biz de güneşe gideceğiz, demiş.

-Güneşe gidemezsiniz, demişler. güneş yakar.

Karadenizli gülümsemiş :

-O kadar da enayi değiliz tabi, demiş. Akşam serinliğinde gideceğiz...

CEP TELEFONU

Temel otobüste cep telefonuyla konuşuyormuş, yolcular uyarmış:

-Otobüste cep telefonuyla konuşmak yasaktır! Temel telefonun öbür ucundaki arkadaşını uyarır:

-Ula Cemal, otobüsün içinde konuşmam yasakmış, sen konuş ben tinleyeyum!

YOL VERIN

Kaza yerinin etrafını önce polis kordonu sonra da büyük bir meraklı kalabalığı çevirmişti.. Gazetesine iyi bir kaza fotoğrafı yetiştirmek isteyen uyanık foto muhabiri çemberleri aşamayınca

"Yol verin.. Yol verin.. Ben kaza kurbanının oğluyum" diye bağırmağa başladı. Kenara çekilip yol verdiler.. Foto muhabiri yaklaştı.

Arabanın önünde bir eşek yatıyordu.

HASTA FENERLİ

Hasta fenerli gerçektende hasta olur ölüm döşeğine düşer.

Her zaman maçlara gittiği fanatik arkadaşları ziyaretine gelirler.

Son defa görelim derler.

- Allah'ın takdiri, elden bir şey gelmez ama bir son istediğin varsa bari onu yerine getirelim,

- O zaman beni Galatasaray'a üye yapın!

Herkes birbirine bakar:

-Yaav sen doğuştan fenerli değil misin? Ne yapıyorsun sen?

Hasta fenerlinin birden yüzü güler:

-Ulen bu sene burada çok çektiler ya, burada çok çekenler ahirette direk cennete gideceklermiş" ondan benimde çok günahım var...

CÜZDAN

Cemal kahvede cüzdanını kaybetmiş.

Kahve ahalisine dönerek :

-İçinde on milyon vardı. Bulup bana getirene beş yüz bin vereceğim.

Temel atılmış:

-Bulup bana getirene beş milyon vereceğim.

RAHİBELER

İki rahibe varmış biri matematikçi biri mantıklı. Bunlar bir aksam karanlıkta kiliseye dönerlerken matematikçi rahibe mantıklıya dönerek ;

-"Yaklaşık 20 dakikadır bir adam bizi takip ediyor ve gittikçe yaklaşıyor su anda aradaki mesafe 50 metre" der.

Bunun üzerine mantıklı rahibe bunun tek mantıklı açıklaması olabileceğini ve adamın kendilerine tecavüz edeceğini ve daha hızlı yürümeleri gerektiğini belirtir. Rahibeler daha hızlı yürümeye başlarlar. 2 dakika sonra matematikçi rahibe:

-"Adam da hızlandı ve aradaki mesafeyi kapatıyor, su anda 30 metre arkamızda O zaman mantık olarak koşmamız gerekir."

Rahibeler koşmaya baslar ve 3 dakika sonra matematikçi rahibe

-"O da koşuyor ve arayı kapatıyor su anda mesafe 10 metre. O zaman mantık olarak bizi yakalayacak birimiz sağa diğerimiz sola saparak kiliseye ulaşmaya çalışalım en az birimiz kurtulur.".

Erkek arkadaş bulamamaktan mı şikayetçisiniz, yoksa çevrenizde pervane olan erkekler arasında bunalıyor musunuz? Testimizi çözüp ne kadar baştan çıkarıcı bir kadın olduğunuzu öğrenebilirsiniz.

1. Bir akşam bardayken, yakışıklının biri sizi onu keserken yakaladı. Ne yaparsınız?

a. Ona doğru yürüyerek, kulağına "Muhteşemsin" diye fısıldarsınız.

b. Gizemli bir şekilde gülümsersiniz.

c. Gözlerinizi kaçırıp telefonunuzu kulağınıza götürür ve konuşma numarası yaparsınız.

2. Cumartesi akşamı ve yeni sevgilinizle buluşacaksınız. Ne giyersiniz?

a. Dar paça pantolon, seksi bir bluz ve mutlaka topuklu ayakkabılar.

b. Boyundan bağlı mini bir elbise.

c. Rahat bir jean, düz ayakkabı ve günlük bir süveter.

3. Partnerinizi baştan çıkarıp bir an önce sekse hazırlamak için nasıl bir mesaj atarsınız?

a. Selam, seks makinesi. Biran önce seninle yeniden buluşmak istiyorum.

b. Yaşım 18'i çoktan geçti.

c. Yakışıklı, bu gece uyumayı düşünme!

4. Bir partidesiniz ve flört ettiğiniz yakışıklı size yarı şaka yarı ciddi bir tonla nasıl bir iç çamaşırı giydiğinizi soruyor. Nasıl bir cevap verirsiniz?

a. Yüzünüz kıpkırmızı olurken "Hatırlamıyorum" dersiniz.

b. Eteğinizi hafifçe kaldırarak, istediği taktirde gösterebileceğinizi söylersiniz.

c. Üçüncü buluşmadan önce bu tür bilgileri vermem dersiniz.

5. Yazın başında güney sahillerinde tatil yapıyorsunuz. Size en sık nerede rastlanır?

a. Deniz kenarında. Güneşlenirken plajdaki yakışıklılardan krem sürme konusunda destek istemeyi ihmal etmezsiniz.

b. Otelin balkonundan pek ayrılmazsınız. Açık havada denize karşı kitap okumak en büyük zevklerinizdendir.

c. Sutyensiz, sırılsıklam bir tişört giymiş halde sahilde

Puanlama

1. a.2 b.1 c.0

2. a.1 b.2 c.0

3. a.2 b.0 c.1

4. a.0 b.2 c.1

5. a.1 b.0 c.2

7-10 puan arası: Sımsıcak baştan çıkarıcı

Kıyafetlerinizle ve cesur mesajlarınızla her erkeği baştan çıkarabileceğinizi düşünüyorsanız ancak erkekler cesur stilinizi fazlasıyla ve direkt bulabilirler: "Erkekler sizi bir kız arkadaş adayı olarak görmezler" diyor "The Complete Idiot's Guide to Sensual Massage" (Acemiler İçin Baştan Çıkarıcı Masaj Rehberi) adlı kitabın yazarı Patti Brinton. Seksapeliniz kişiliğinizi gölgelediği gibi, erkekleri de korkutuyor. "Cinsel bakımdan agresif kadınlar özgüven sahibi değillerdir" diyor Britton ve ekliyor: Onlar direkt sitillerini dikkat çekmek için kullanırlar. İçinizdeki cinselliği kontrol atlında tutmak için, ortama göre giyinin, ilk adımı erkeklere bırakın ve unutmayın ki gizemli olmak erkeklerin her zaman ilgisini uyandırır.

4-6 puan arası: Dengeli baştan çıkarıcı

Giyiminizden, erkeklerde sohbet etme şeklinize kadar, her attığınız adım seksidir ama bir vamp kadının gösterdiği seksilik türünden değil, erkeklerin nefesini kesen türden. Duruşunuz doğaldır ve ister istemez etrafınızdakilerin ilgisini çekersiniz... diyor Britton. Sizin stratejiniz şudur: Önce bir adım atar, sonra geri çekilirsiniz ve karşı tarafın tepkisini beklersiniz. Bir yakışıklıya krem mi sürdürmek istersiniz? Sürmeye başlarsınız ve bazı noktalara ulaşmakta fark edilir şekilde zorlanırsınız. İlgilendiğiniz yakışıklı mutlaka yardımınıza koşar. Umursamaz tavırlarınız erkekleri peşinize düşürür. Erkekler sizi hem arzularlar hem de saygı duyarlar.

0-3 puan arası: Daha çok şey öğrenmesi gereken kedi yavrusu

Erkeklerden utanıyorsunuz ve vücut hatlarınızı ortaya koymaktan rahatsızlık duyuyorsunuz. Haliyle erkekler de size pek ilgi göstermiyor. İlk adımı atarsanız erkeklerin sizi bir seks objesi olarak değerlendireceklerinden korkuyorsunuz ve reddedilme korkusu yaşıyorsunuz diyor Britton. Belki tecrübeniz yok, belki de yeni bir ayrılık yaşamışsınızdır. Seksapelinizi bastırmakla hayatın tadını kaçırıyorsunuz. Tarzını değiştirmek için, güvendiğiniz bir arkadaşınızla alışverişe çıkın ve dişiliğinizi ortaya çıkaracak birkaç kıyafet seçin. Profesyonel makyaj yaptırın. Seksi görünürseniz, kendinizi seksi hissedersiniz. Bir dahaki sefere bir erkekle konuşunca gözlerinin içine bakmaya çalışın. Etkileyici olduğunuza inanmanız çekiciliği de beraberinde getirecek.

Kadınların ve erkeklerin hemen teslim olacakları tavlama repliklerinin neler olduğunu merak ediyor musunuz?

Danimarka'nın günlük tabloid gazetelerinden Ekstra Bladet kadınların ve erkeklerin hemen teslim olacakları tavlama repliklerini yayınladı. Gazetenin internet sitesinde yapılan oylamanın sonunda, en iyi "giriş cümleleri" belirlendi.

40 bin kişinin katıldığı yarışmada en beğenilen tavlama repliği, "Telefon rehberi yazmaktayım. Senin de numaranı alabilir miyim?" oldu.

Danimarkalı kadınların üçüncü, erkeklerin ikinci sıraya yerleştirdikleri replik ise: "İlk görüşte aşka inanır mısın? Yoksa biraz daha dolanayım mı etrafında?" oldu.

İşte en etkili 10 cümle:

  • Bir telefon rehberi yazmaktayım, senin de numaranı alabilir miyim?

  • İlk görüşte aşka inanır mısın, yoksa etrafında bir kaç tur daha atayım mı?

  • Kellogs Frosti mi yiyorsun, içimdeki kaplanı uyandırdın.

  • İşte ben geldim, diğer iki dileğin nedir?

  • Büyülü bir kol saati aldım, üzerinde iç çamaşırın olmadığını söylüyor, (...) pardon saati 1 saat ileri almışım?

  • Eve gidip sevişelim mi, yoksa içkini bitirinceye kadar bekleyelim mi?

  • Yeterince çekici miyim, yoksa biraz daha içecek misin?

  • Ayakkabıların çok güzelmiş, sevişelim mi?

  • Telefon numaramı unutmuşum, seninkini ödünç alabilir miyim?

  • Bu şehirde yabancıyım, bana evinin yolunu tarif edebilir misin?