Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
Kadın ve Erkek tarafından Sosyal Bilimler'de yazılan bir grup blogu
  • Konu

    58
  • Yorum

    0
  • görüntüleme

    5.096

Bu bloğa katkıda bulunanlar

Bu Blog Hakkında

Kadın ve Erkek üzerine tartışmalar ve bilimsel konular...

Entries in this blog

Bir gün insan virgülü kaybetti,

o zaman zor cümlelerden korkar oldu ve

basit ifadeler kullanmaya başladı;

cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti.

Sonra ünlem işaretini kaybetti;

alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başladı.

Artık ne bir şeye kızıyor, ne bir şeye seviniyordu.

Hiç bir şey onda en ufak bir heyecan uyandırmıyordu.

Bir süre sonra soru işaretini kaybetti ve soru sormaz oldu,

hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu.

Ne evren, ne dünya, ne de kendi apartmanı umurundaydı.

Birkaç yıl sonra iki nokta üst üste işaretini kaybetti ve

davranış nedenlerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti.

Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız tırnak işareti kalmıştı.

Kendine özgü tek düşüncesi yoktu,

yalnız başkalarının düşüncelerini tekrarlıyordu.

Düşünmeyi unuttu ve böylece son noktaya erişti.

Yürekleriyle Konuşan, Gözleriyle Gülen Kadınlar...

Bir kadın tanımak...

Bütün gel-gitleri, kaprisleri, küçük şımarıklıkları, korkuları, şaşkınlıkları, hercailikleri, hayal kırıklıkları, aşkları, terk edilişleri, başarıları, başarısızlıkları, kurnazlıkları, saflıkları, çocuk ağızları, şirinlikleri, küçük yalanları, büyük itirafları, kocaman yürekleri ile kendi olmaya çalışan kadınları tanımak...

Bir kadını sevmekle baslar her şey ama, bir kadını tanımakla varılır hayatın sırrına. Bir kadını tanımaya soyunmak zor ama keyifli bir yolculuğa çıkmaktır. Dört mevsimi bir yürekte buluşturur, bu yüzden de sürekli şaşırtırlar. Sürprizlerin ardı arkası kesilmez. Zordur anlamak onları. Benzemek gerekir anlayabilmek için belki de! Kendi zekasını hatırlatanları sever, sevgisini göstermekten ürkmeyenleri, sürprizlere hazırlıklı olanları bir de. Muson yağmurları gibi yağarken, Sahra' da çöl fırtınası koparıp ardından güneş olup ısıtabilirler. Dedim ya bir dünyadır kadınlar, yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen...

Bir kadını sevmekle başlar her şey ama, bir kadını tanımakla anlaşılır, hayatın

sırrına ancak aşkla varılacağına. Sevgi arsızıdır kadın. Verdiğinden daha

fazlasını isteme bencilliğini gösterecek kadar sevgi arsızı... Bu yanını doyurunca şımaracağından korkanlar, birlikte çoğalacaklarını bilmeyenlerdir. Bir kadını sevmekle başlar her şey ama, bir kadını tanımakla kanat çırpılır özgürlüğün bütün maviliklerine. Kendine inananlara, aşka inananlara koşar. Hem yaman bir aşk avcısı, hem de

engebeli yollarda koşmaktan bitap aşk yorgunudur kadın. Bir kadını sevmekle baslar her şey ama bir kadını tanımakla çıkılır keyifli serüvenlere. Hayatla dalga geçmesini bilir kadın, tıpkı kendiyle dalga geçmesini bildiği gibi. Ağız dolusu gülüşlere teslim olur. Bir kadını sevmekle başlar her şey ama bir kadını tanımakla tanık olunur

tutkuların gücüne. Göze alandır kadın. Çekip gitmeyi, sahip olduklarından vazgeçmeyi, karşılık beklememeyi...

Mücadele eder, kızar, bağırır ama hep sever. Dedim ya bir dünyadır kadınlar, yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen... Yüreğini sevgiye açan ve sevmekten korkmayan bütün kadınlar gibi... Şimdi bir düşünün, kaç kadını değil bir kadını tanıyabildiniz mi bugüne değin? ? ?

Tanrı, kadınlara geçmişi ve geleceği, erkeklere ise yaşadığı günü armağan etti, kadınlar geniş bir zamana yayıldıkları için huzursuz, erkekler daracık bir zamana sıkıştıkları için anlayışsız olurlar.

Hayatınızdan memnunsunuz, çekicisiniz ve kendinizden eminsiniz. Öyleyse hangi yaşta olduğunuzun hiçbir önemi yok.

1) Aşk gençliği aramaz

Erkeklerin sadece genç kadınları sevdiğini mi düşünüyorsunuz?

Öyleyse bir hayli yanılıyorsunuz. Eşiniz genç bir kadının kapris ve iniş çıkışlarla dolu hayat beklentileri ile ne kadar mutlu olabilir ki?

Günümüzde erkekler de mutluluğun yaşla bağlantılı olmadığının farkında.

2) Başkalarını kandırmak oldukça yorucu

Niçin herkesi kandırmaya çalışalım ki? Kendinizi yaşınızdan daha genç göstermek olağanüstü bir performans sergilemenizi gerektirecek. Örneğin kızınızın yaşını bilen biri onu kandırmaya çalıştığında size şunu sorabilir: "Ne!!! Daha 39 yaşında mısın? Ama kızın 25 yaşında değil mi?" Asla gerçeği söyleyememek uzun vaadede çok yorucu olabilir.

3) Hissettiğiniz yaştasınız

Sağlıklı beslenme ve tıbbın ilerlemesi sayesinde bugün 30'unda olan bir kadın büyükannesinin bu yaştaki halinden çok daha genç gösteriyor. Çeyrek yüzyıl öncesine göre kadınların hayattan beklentileri ve gerçekleştirdikleri büyük bir değişim geçirdi. Artık büyükanne olsanız bile kot pantolon giyebiliyorsunuz.

4) Hayatı tanıyorsunuz

Sokakta yürürken karşılaştığınız daha genç bir kadını gördüğünüzde herhangi bir rekabet duygusuna kapılmamak harika bir duygu. Çünkü olgun kadınlar beraberinde birçok tecrübeyi de getiriyor.

5) Bilinçli baştan çıkarıcı

Bir rakam bir insan hakkında çok az şeyi belirtir. Oysa sinyaller çok daha fazlasını verir. Artık eşinizi etkilemek için ne yapacağınızı kara kara düşünmüyorsunuz. Hangi bakışın onu kalbinden vurduğunu, hangi mimiğin onu baştan çıkardığını 30'lu yaşlardaki bir kadın olarak daha iyi biliyorsunuz. Bunun nedeni ise çok basit: Erkek ve kadın arasındaki ebedi oyunu 20 yaşındaki bir kadından daha iyi analiz edebiliyorsunuz.

6) Ünlüler bile yaşını gizlemiyor

En iyi örneklerden biri ünlü şarkıcı Madonna. Kısa bir süre önce 45 yaşına bastı. Baştan çıkarıcı vamp bir kadın, iki çocuk annesi, çocuk kitabı yazarı ve üstelik üçüncü bir çocuk daha arzuluyor. Önemli olan yaşınızdan değil, hayattan vazgeçmemeniz.

7) Tecrübenin son kullanma tarihi yok

Bir yoğurdun son kullanma tarihi olabilir, ama olgun bir kadının asla. Ne olmuş artık 25'i aştıysanız? Biraz daha büyük olan kadınların çocukları çoktan büyümüştür, ayrıca mesleklerinde de kariyerlerinin başlangıcında değillerdir. Hayatta nerede durduğunuzu, nereye ait olduğunuzu biliyorsunuz. Bundan daha güzel bir duygu olabilir mi?

Her kadın gibi siz de sevgilinizin bazı huylarını değiştirmek istersiniz değil mi? Bu istek, bir kadın olarak, Tanrı'nın size verdiği en doğal hediyedir. Dilediğiniz kadar kullanabilirsiniz ama başlamadan önce size kısa bir bilgi verelim.

Nedense bütün kadınlar, aralarında genetik bir anlaşma varmış gibi sevgililerini değiştirmeye çalışırlar. Genci, gecikmişi ama hepsi, ısrarla sevgililerinde beğenmedikleri bir huyu değiştirmek isterler. Aralarında hırsa bulanmışları, kimi zaman bunda başarılı da olur. Gerçi ortaya çıkan hilkat garibesi adam, tüm erkekler tarafından bir anda dışlansa da kadınlar bu 2 yaratığı bir müddet daha, enteresan bulurlar. İşte "Hanım köylü" ya da "Kılıbık" olarak adlandırılan modeller, bu yaratıklardır. Hatta bunların şarkı söyleyen modelleri de mevcuttur.

Ancak kadınların sevgililerinde değiştirmeyi başaramadıkları huylar da vardır. Bu klasik davranışlar hakkında bilgi sahibi olmayan hanımefendiler, değişime zorlama sürecinde sert bir kayaya çarparlar ve ellerindeki son adam da kayarak meçhule gider. Böyle bir hazin sonun sizi beklememesi için size, bir erkekte değiştiremeyeceğiniz bazı davranışları anlatacağız

Pazar günü tıraş olmak...

Normal doğum sonucu dünyaya gelmiş hiçbir erkek, pazar günleri sakal tıraşı olmayı istemez. Bu saplantısını hiçbir zaman sizinle paylaşmaz ancak her zaman aklındadır. Ve bildiği gibi uygular. Siz siz olun sevgilinizin sakal tıraşına müdahale etmeyin. "Yok, benimki yapmaz!" demeyin, dikkat edin akşamları televizyonda yayınlanan tıraş bıçağı reklamlarını gördüğünde bakışlarını ekrandan kaçırıyordur. Eğer değişim konusunda cesursanız ve ısrarlı davranmayı kafanıza koyup, hele de "Annemler gelecek, tıraş olacaksın değil mi?" gibisinden kinayeler sokuşturmaya başladıysanız, adamınız yakında ilişkiden kopacak demektir. Yapmayın! Uyuyan devi uyandırmayın.

Annesi...

Neredeyse arabasıyla eşdeğerdir. En önemli alışkanlığıdır. Değiştirmeye kalkmanız demek hem cinsinizle esaslı bir savaşa girmeniz demektir ki bu savaşı kazanan gelin namzedi görülmemiştir. Annesinden onu vazgeçirmeye kalkmak yerine, ağınıza düşürün, evlenin, bir erkek çocuk sahibi olun. Şartlar eşitlenmiş olacağından savaşı kazanma ihtimaliniz yüksektir. Ancak flört döneminde sevgilinizi Prens Charles, annesini de Kraliçe Elizabeth olarak görmeniz ve her bir araya gelişinizde kraliyet seremoni kurallarını uygulamanız hayrınızadır.

Maç...

Eğer sevgilinizin genlerinde bir kalite düşüklüğü ya da kromozom sıyırması yoksa bir erkek olarak en doğal dürtüsünün seks ve sonrasında da futbol olduğu açıktır. "Benimki İngiliz şekerim, medeni adam, futbol sevmez!" diyorsanız kendinizi aldatıyorsunuz. Dünyadaki tüm televizyon kanallarını gezin, yüzde 97'sinde, en fazla izlenme oranı, futbol maçlarındadır. Geri kalan

yüzde 3'ü ise erkeklerin birbirleriyle evlenebildikleri ülkelere aittir ki konumuzla ilgisi yoktur. Sevgilinizi maça göndermeme ya da televizyonda maç izletmemeye kalkışmanız gerçekten çok tehlikelidir. Bunu başarabildiğini sanan kadınların yüzde 97'si aile içi şiddet kurbanı olmuştur. Geri kalan yüzde 3'ü ise, sevgilileri homoseksüel olduğundan frijite vurmuştur. Uğraşmayın.

Sürü

Kadınlar için en zor kavramlardan biri de sevgililerinin erkek arkadaşlarıyla olan bağlılıklarıdır. Hanımlar, sosyal yönleri daha güçlü bireyler olduklarından, tek başlarına hareket edebilir ya da yeni hemcinsleriyle kaynaşabilirler. Ancak erkekler küçük sürüler halinde yaşarlar. Kanka, Badi, Kankardeşi, Emmoğlu gibi ifadelerle birbirlerine hitap ederler. Alakasız zamanlarda, ilgisiz kadınlarla evlenseler, çok iyi bir sosyal statü yakalasalar da bu küçük sürü psikolojisine sahip erkekler, bir araya geldiklerinde, birbirlerini parmaklar, şapır şupur öpüşür, hayvani sesler çıkarır ya da enselerine şaplak patlatırlar. Sevgilinizi sürüsünden ayırmaya çalışmak sizin için hayati bir hata olacaktır. Dokunmayın. Sürüyü uzaktan seyredin.

Amerika Birleşik Devletlerinde patlayan obezite kasırgası, önce Avrupaya, sonra Avustralyaya ulaştı. Şimdi de Asyayı tehdit ediyor.

Son birkaç ay içinde her beş Çinli ve her üç Taylandlı çocuktan birini obezitenin tehdit ettiği açıklandı. Sağlık Bakanlığımız ağustos sonlarında Türkiyenin de ciddi bir obezite tehdidi yaşadığını duyurdu. Bakanlığa göre özellikle Türk kadınları ciddi bir obezite sorunu ile karşı karşıya. Kadınlarımızın neredeyse yüzde 42si obezite sınırında!

GEÇEN hafta Avustralyada yapılan Uluslararası Obezite Konferansının kapanış konuşmasında kongre başkanı Prof. Dr. Paul Zimmet, obezite tehdidinin "en az kuş gribi kadar ciddi ve global bir sorun" olduğuna dikkati çekti. Dr. Zimmete göre artık bir "obezite epidemisi" (salgını) yerine bir "obezite pandemisi"nden (bulaşıcı bir hastalık hızıyla yayılan ve tüm dünyayı tehdit eden sağlık sorunu) bahsetmek gerekiyor.

AÇTAN ÇOK OBEZ VAR

Kısacası obezite artık bir dünya problemidir: Bu nedenle "globelizite" olarak da adlandırılıyor. Kongrede sunulan tebliğlerde dünyadaki obez sayısının aç insan sayısından daha fazla olduğu belirtildi. Uzmanlar dünyada 1 milyar 400 milyon kadar fazla kilolu ve obez bulunduğunu, açlık sorunu çekenlerin sayısının 800 milyon civarında olduğunu belirtiyor ve obezite sorununun en az açlık sorunu kadar önemli olduğunda ısrar ediyor.

ÇOCUKLAR TEHLİKEDE

Kilo fazlalığı ve obezitenin insanlığın geleceğini tehdit eden en önemli sağlık sorunlarından biri haline geldiğinden hiç kuşkunuz olmasın. Uluslararası Obezite Çalışması Grubunun Başkanı Dr. Claude Bouchard, özellikle çocuk obezitesi tehdidine dikkati çekiyor. Dr. Boucharda göre salgın, çocuk obezitesinde daha belirgin. Bugünün fazla kilolu veya obez çocuklarının yarının şeker, kalp, hipertansiyon ve romatizma hastaları oldukları düşünülürse bu salgının insanlığın geleceğini tehdit edebileceği kötümser bir tahmin olmaz. 20-30 yıl önce elli-altmış yaş kuşağını tehdit eden ve orta yaş diyabeti olarak bilinen sağlık sorunu, on yaşındaki obez çocuklarda bile görülebiliyor. Bu nedenle hastalığın isminin bile değiştirilmesi düşünülüyor! Orta yaş diyabeti yerine yalnızca "Tip 2 Diyabet" deyimi öneriliyor.

ERKEN YAŞLANDIRIR

Yaşlanma sürecinde ortaya çıkan kronik hastalıkların tümü obeziteyle bağlantılıdır. Kilo fazlalığı veya obezite sorunu olanlarda şeker hastalığı, hipertansiyon, artroz, safra kesesi taşı, kolesterol yüksekliği, kalp-damar hastalığı gibi yaşlılık sorunlarına yakalanma olasılığı yükseliyor. Bu sorunlar 60-65 yaş yerine 45-50 yaş civarında ortaya çıkabiliyor. Fazla kilolu olanlarda ve obezlerde meme, kalın bağırsak ve prostat kanseri gibi bazı kanserlere yakalanma olasılığı da artıyor. Yeni bir çalışma orta yaşlarda alınan birkaç kilonun bile ortalama yaşam beklentisini düşürdüğünü gösterdi. Özellikle kadınlarda ellili yaşlarda kazanılan 3-5 kilonun bile yaşam süresini kısalttığı belirlendi.

Unutmayın! Daha az kalorili besinler tüketip, daha çok kalori harcamak, "yediklerimizi yarıya indirip yaptıklarımızı ikiye katlamak" fazla kilolardan kurtulmanın en etkili çözümüdür. Obezite ve kilo fazlalığı sorununa en az kuş gribi kadar önem vermek gerekiyor.

OKULLARA DİKKAT

Kilo fazlalığı ve obezite sorununun çözümünde sağlık çalışanlarına özellikle doktor ve beslenme uzmanlarına önemli görevler düşüyor. Okullarda sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin yararlarını konu alan derslerin, konferans ve seminerlerin verilmesi gerekiyor. Okul çocuklarının beslenme alışkanlıklarının, yeme-içme davranışlarının iyileştirilmesi zorunlu gibi gözükmektedir. Okullarda satılan yiyecek ve içeceklerin enerji ve besin değerlerinin dikkate alınması, yüksek enerjili, besin değeri düşük fast-food ürünlerle kolalı içeceklerin ve meyve suyu konsantrelerinin satışına sınırlamalar getirilmesi zorunlu bir önlem gibi görünüyor.

EV YEMEĞİNE DÖN KİLONU KONTROL ET

Beslenme alışkanlıklarının ev ortamında edinildiği, hatalı veya doğru davranışların ilk önce aile ortamında öğrenildiği unutulmamalıdır. Yemeklerin çocuklar ve aile büyükleriyle birlikte tüketildiği geleneksel ev sofraları yeniden kurulmalıdır. Ev yemeklerine yeniden dönmenin günlük kalori tüketimini azaltıcı bir etkisi olduğu bilinmektedir. Anne-babaların, çocuklarının beslenme alışkanlıklarını ve fiziksel aktivite düzeylerini dikkatle izlemeleri gerekiyor. Kilo fazlalığı ve obezite sorununun modern yaşamın ve yeni hayat tarzlarının kötü bir sonucu olduğundan hiç kuşkunuz olmasın. Hızlanan hayat daha hızlı ve daha çok kalori tüketimini de beraberinde getirmiştir. Hayat hızlanmıştır ama bedenleriniz doğal aktivitelerini bile kaybetmiştir. Bu global salgının çözümü için hepimizin daha duyarlı olmasında yarar var!

Mehmet Ali BİRAND tarafından yazılan bu makale daha önce 07 Eylül 2006 Perşembe günü Hürriyet Gazetesinde yayınlanmıştır.

Ya buz gibi bir sessizlik ya da korkunç bir kavga... Kadın erkek ilişkilerinde dengeyi tutturmak da oldukça zordur!

Birbirine deli gibi aşık olan insanların bile zaman zaman fikir ayrılığına düşmelerinden ya da birbirlerine zaman zaman katlanamamalarından daha doğal ne olabilir ki?

Kaliteli tartışmanın püf noktaları

Tartışılan konuyu kişileştirmeyin. Onun hoşlanmadığınız davranışlarından konuşuyor olsanız bile genel bir konuda konuşuyormuş gibi davranın. Ses tonunuzun, bakışlarınızın ve jestlerinizin düşmanca olmamasına özen gösterin. Yaklaşımınız daima objektif olsun.

Özel konuları arkadaşlarınızın yanında konuşmak üstelik de onları hakem yerine koymak gibi bir hataya düşmeyin. Ancak ortada konuşulan genel bir konu varsa ve herkes bu sohbete katılıyorsa siz de fikrinizi söyleyin.

Tartışma sırasında herhangi bir sözüne ya da hareketine sinirlenseniz dahi ona sakın hemen cevap vermeyin. Aksi halde kendinizi hiç söylemek istemediğiniz şeyleri söylerken bulursunuz. Derin bir nefes alın ve 10 saniye düşünün, gerçekten vermek istediğiniz cevabı kafanızda toplayın ve ondan sonra konuşun.

Her zaman genel konularda konuşmayı tercih edin çünkü bu hem kısırdöngüye girmekten ve karşılıklı suçlamalardan kurtaracak, hem de bilgileri paylaşmanızı ve ilgi duyduğunuz alanlarda birbirinizi geliştirmenizi sağlayacaktır.

Nerede durmanız gerektiğini bilin. Tartışmaktan kaçmak elbette yanlış. Ama bazı durumlar vardır ki sıcağı sıcağına tartışmak yerine zaman geçmesini beklemek ya da tartışmayı kesmek en iyisidir. Onun üzerine gitmeyin ve onun da sizin üstünüze gelmesine izin vermeyin.

Birbirinizi dengelemeyi bilin

Onun daha gergin olduğu durumlarda sizin daha sakin, sizin sinirli olduğunuz durumlarda da onun daha ılımlı olması tartışmanın büyümesini engelleyecektir.

Alaycı tavırlar, küçümseyen bakışlar ve iğneli sözler daima olumsuz etki bırakır ve her şeyi berbat etmekten başka bir işe yaramaz. Tartışma boyunca ciddi, iletişime açık ve anlayışlı olun. Rahatsızlıklarınızı ve görüşlerinizi net bir biçimde ifade edin.

Tartışma bittiyse gerçekten bitsin. İşi uzatmayın ve hiçbir fikir mücadelesinin sonunda gerginlik çıkarmayın.

SİZE AŞIK MI?

Bir süredir biriyle berabersiniz ve size aşık olup olmadığını öğrenmek için can atıyorsunuz. Beraber olduğunuz adam aşağıdaki konularda kendinden eminse bilin ki size çoktan abayı yakmış!

Eski sevgilimi unuttum!

Eski sevgilimizden ayrıldıktan sonra bir süre doğru yapıp yapmadığımızı düşünürüz. İlişkimiz uzun sürdüyse ayrılığımızla ilgili birçok soru sorarız kendimize cevapları hiçbir zaman bilemesek de

Beraber olduğunuz erkek: Onunla (yani sizinle) tanıştığımdan beri eski sevgilim hiç aklıma gelmedi. Hatta onda ne bulmuşum hiç anlamıyorum diye düşünüyorsa bilin ki sizinle çok mutlu.

O aklımdan çıkmıyor!

Beraber olduğunuz erkek arkadaşlarıyla beraber takılırken bir mağazanın vitrininde bir tişört görüp içinden Bu ona ne kadar da yakışır diye düşünüyorsa sizden çok hoşlanıyor demektir.

O çok ilgimi çekiyor

Bir gecelik aşk yaşadığı kadını tanımaya bile çalışmazken sizinle ilgili her türlü detayı merak ediyorsa ve sizin kendinizi kötü hissettiğiniz bir gün o da kendi kendine o çok kötü bir gün geçirmiş. O yüzden de ben de kendimi çok iyi hissetmiyorum diyorsa size bayağı bir tutulmuş.

Kimyamız çok uyuşuyor

Kimyanızın uyuşmadığı birine aşık olamazsınız. Erkek arkadaşınız Onunla birçok konuda paralel düşünüyoruz ve çok iyi vakit geçiriyoruz diye düşünüyorsa size aşık olma ihtimali yüksek.

Başka kadınlar ilgimi çekmiyor

Arkadaşlarından biri sevgilinize Karşı kaldırımda yürüyen sarışın fıstığı gördün mü? diye soruyor ve aldığı cevap Hayır oluyor. Yoksa fark etmediniz mi? Bu adam çevresinde sadece tek bir kadın görmeye başlamış. Yani sizi

Onunla bir gelecek düşünmeye başladım

O da ne size sık sık gelecek planlarından bahsediyor. Ama hepsinden önemlisi bu planlara sizin de dahil olmanız. Şu noktada daha fazla bir şey söylemesine gerek yok değil mi?

SEN ONA ANNE DİYECEKSİN

Doğacak bebek doğumdan bir gün önce Allah ile görüşür :

“Allah’ım dünyaya gideceğim ve orada ne yapacağımı bilmiyorum.”
* Ben senin için bir melek yarattım ve o seninle ilgilenecek.
“Allah’ım onların dilini bilmiyorum.Onlarla nasıl anlaşacağım, nasıl iletişim kuracağım?”
* Senin için yarattığım melek, sana onların dilini öğretecektir.
“Allah’ım duyduğum kadarıyla dünyada çok kötülükler varmış. Onlarla nasıl başa çıkacağımı bilemiyorum.”
* Senin için yarattığım melek, seni canı pahasına kötülüklerden koruyacaktır. Merak etme sen…
“Allah’ım peki sana tekrar nasıl döneceğim?”
* Senin için yarattığım melek , bana nasıl döneceğini sana anlatacaktır.
O sırada cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulasır.Derken melekler gelir ve dünyaya gitme zamanının geldiğini söylerler. Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:
“Allah’ım benim için yarattığın meleğin adı ne?”
* Adının önemi yok ; ama, sen ona “ANNE ” diyeceksin...

ROMANTİZM NEDEN BİTER?

Uzun süreli bir ilişkiden sonra artık romantik anların azaldığını hatta yok olduğunu mu fark etmeye başladınız? Ya da uzun zamandır aradığını bulamayan ve artık aşka inanmayan biri misiniz? O zaman romantizmi ayakta tutmanın yollarına şöyle bir göz atsanız iyi olacak...

Bütün ilişkiler, istisnalar hariç, romantizmle başlar. Çiçekler, kartlar, mektuplar hepsi art arda gelmeye başlar fakat bir gün gelir artık ne çiçek gelir, ne kart yazılır, ne mektup. Bu sadece sizin ilişkinizde değil çevrenizdeki herkesin ilişkisinde böyledir. Peki bu doğal bir süreç mi? Kendine uygun birini arayan ve bulduğunda da kaybetmek istemeyen erkek ve kadın gün geliyor da nasıl böyle yabancılaşıyor?

Aslında aşkın kaderi bu; romantizm öldüğünde aşk da yavaş yavaş ölüyor. Her ikisinin de ölme nedenini ise 3 olaya bağlayabiliriz; hayal kırıklığı, kırgınlık ve sahiplenme duygusu.

1. Hayal kırıklığı: İnsanlar ve ilişkiler bizi her zaman hayal kırıklığına uğratır. Bu bilenen bir gerçektir. İlişkinin en başında karşımızdaki kişi aradığımız kişidir ve ondan iyisi yoktur. Fakat zaman geçtikçe onun tüm karakter özelliklerini tanımaya ve onun nasıl bir insan olduğunu anlamaya başlarsınız. Ve işte hayal kırıklığı Aslında o sizin düşündüğünüz kişi değildir. Bu hayal kırıklığı yaşandığı andan itibaren daha az heyecan hissetmeye ve karşınızdaki kişiye daha az ilgi duymaya başlarsınız.

2. Kırgınlık: Her ilişkide yaşanan bir olaydır kırgınlık daha çok da en baştan beri sorunlar yaşanan ilişkilerde görülür. Verilen sözlerin unutulmasına, randevuların ertelenmesi ile kırılmaya başlarız. Daha sonra ise sevgilimizin bize söyledikleri ya da söylemedikleri bizi incitmeye başlar. Kırılganlıklar ihtiyaçların giderilmemesi ile daha çok artar.

3. Sahiplenme duygusu: Belki bir ilişkiniz var belki de evlisiniz. Bütün zorluklar aşılmış. Öyle değil mi? Sizin ya da eşinizin tüm ilgisi çocuklarda, işte, arkadaşlarda vs. Artık bu ilişki aynı ilişki mi? Birbirinizi kaybetme korkusunu yitirdiğiniz zaman o ilişki de romantizm kalmaz. Böylece herkes kendi hayatına birlikte ama yalnız olarak devam eder.

Eğer romantizm size bir anlam ifade ediyor ve aşk için romantizm diyorsanız yazımızda geçenleri tekrar gözden geçirin ve bir an önce önlem alın.

RENKLERİN DİLİ

BEYAZ

Kadınlar :

İlk renk olarak tercihi beyaz olan kadın, isteyerek veya istemeyerek olsun kalbinin saf ve temiz duygularla yüklü olduğunu ortaya koyuyor demektir. Nezaket kurallarına uyabilen, yumuşak beraberinde de alçakgönüllü biri olmanın yanında, asil olmak ve iyilikte onun meziyetleri arasında sayılabilir. Gösterişli ve gürültü patırtılı neşeli bir yaşam onun için hiç de cazip değildir. Evi onun her şeyi, başka insanlara yardım da hedefidir. Neşeli olabilir ancak genel olarak sakin ve sessiz bir yapıdadır. Yaratılış gereği düzeni olması, elinin her işe yatkın olması ve becerileri onun diğer yanlarıdır. İtinalı ve pozitif düşünce tarzı, onu zaman içinde sert ve acımasız birisi yapsa dahi adaletli ve doğru insan olması başkalarına karşı dürüst davranmasını sağlamaktadır.

Erkekler :

Beyaz seven bir erkek ise asla korkak ve de çekingen bir yapıda olamaz. Tersine zalim ve soğukkanlı bile olabilirler. Heyecanını dışarı yansıtmayan, sabit ve sakin yapılı bir insan kimliği çizerler, onların yaşamında telaş olmadığı gibi bir de, düzenli, aşırı derecede titiz yapıdadırlar. Pratiğe önem verirler, güçlü bir hafızaları olması için ise hiç bir çaba göstermezler. Sabırlı, enerjik ve aşırı güven duygularına sahiptirler. Sağlam yapılı vücutları, sır dolu ikilemli de bir kişilikleri vardır. Bir de cömert ve kişilere yardımda atılgan olmak hiçbir zaman için çekinmezler.

SARI

Kadınlar :

Sarı rengin parlak ancak koyu ton olanını seven kadın, dedikoduya meyilli fazla olan bir insandır. Çok sınırlı konuları olmasına karşı, durmaksızın konuşmayı çok severler. Davranış, hareketlilik bakımından da durağan bir tablo sergilerler. Yüzleri boş ve manasız baktığı zaman bilesiniz ki, konuşulan konu ağır, onlar bakımından oldukça çok yüksektir. Ancak konu hafifleyip de dedikodu safhasına girdiği zaman, işte onları o an tutamazsınız. Sarıyı seven bu kadınlar özünde negatif kimseler değillerdir. Ama, bilmek isteme, herkesle en ince detayına kadar alakadar olmaları, her şeyi bilmek istemeleri, bu kişileri çekilmez kılmaktadır. Cömert olamamalarına karşı, şayet pozitif bir günlerinde iseler herkese yardım edebilirler.

Erkekler :

Bir erkeğin önüne pek çok renk koyup da seç dediğinizde, şayet sarı rengi seçer ise, o erkek bilmeyerek de olsa biraz korkaklığını ortaya koyuyor anlamındadır. Ama onu korkutan manevi anlamda korkular değil, maddesel anlamdaki korkulardır. Düşüncelerini dobra olarak söylerler, karşı düşüncelerden de zerre kadar çekinmezler. Herkesin kendisine merakla bakmasın neticesinde hoşlanan yapısı itibarıyla ara sıra, rengarenk kıyafetler de giyebilirler. Kendi ile alakalı konularda büyük övünç duyarlar, sözleri ara sıra abartı noktasına varmaktadır. İnsanlarla iyi geçinen bir yapısı olmasının yanı sıra kadın arkadaşları azınlıktadır.

TURUNCU

Kadınlar :

Sıcakkanlı yapının sahibi, iyi kalpli, dost bir insan istiyor iseniz, turuncu ve bu rengin tonlarını seven bir kadın olukça idealdir. Soğukluk, sertlik onların kitabında yok gibi bir şey diyebiliriz. İnsanlara göstermiş oldukları ilgi daima dengeli ve sevecendirler. Ne uzak-soğuk dururlar, ne de çok samimi-laubali olurlar. Tam olarak orta kararın her an için aşırılıktan çok daha iyi olduğunu savunurlar. Kendisine bir zarar verildiği takdirde bağışlayıcıdır, asla kindar olmayan, kızdıklarında kesinlikle bağırıp çağırmayan tiplerdir. Ancak onun bu hali kimseyi yanıltmamalıdır, tepesine çıkılmak istendiğinde de kuvvetli, sağlam karakterleri neticesinde bu duruma hiçbir şekilde tolerans göstermezler. Bu kişinin en büyük meziyetlerinden biri de, hakkını savunma bunu karşısındakine onu kırmadan, üzmeden yapmasını çok iyi bilmesidir.

Erkekler :

Turuncu rengi seven erkekler ise de aynı turuncu seven kadınlarda olduğu gibi, dengeli, ılımlıdırlar. Anlayış gücü, sabır gücü , sevecenlik, dayanma gücü onlarda da vardır. Hoşlarına gitmeyen bir şeylere ise asla müsaade etmezler. Böylelikle bir kişi orta yaş gurubunda ise, bütün çocukların sevdiği saydığı bir baba, bir dost olurlar. Şayet çocukların yapmalarına müsaade edilmeyen şeylere onlar, alçakgönüllü ve sevecen kişilikleri sebebinden izin verirler. Ama hiçbir an için de çocuklarının şımarmasına izin vermezler. Kavgalar, tartışmalar onların barış sever karakterleriyle hiç bağdaşmadığından dolayı bu gibi durumlardan daima kaçarlar.

PEMBE

Kadınlar :

Ahenkli, neşeli kadınların rengidir pembe. Yürek kıpırtıları sanki uçar gibi olan, mutlu kişilerdir bunlar. Ancak, asla aşırılıkları, hafif davranışları yoktur. Gereken durumlarda ise ciddi, ağırbaşlı, sorumluluklarının bilincinde olabilirler. Hayatın, pek çok ağır konu ve gerçeklerden oluştuğunu bilirler ve sadece neşe için yaşamamayı öğrenmiş bir ruh halleri vardır. Utanma hisleri, çekingenliklerini saklamasını becerdikleri gibi, bunu çok nadir olarak dışa vururlar, coşku, ateşli olma, fırtınalar içerisinde yaşamaktan oldukça çok uzaktırlar.

Erkekler :

Pembe rengi tercih eden erkekler maddi anlamda, manevî anlamda yapıları çok güçlü olamayan kişilerdir. Onlarda cesaret, atılımcılık aramamalısınız. Yavaşlıkları onları uysal yapı sahibi yapmıştır, konuşmaları da bu doğrultudadır. Bitmek bilmeyen, devamlılık arz eden bir sinir, heyecan durumu içerisindedirler. Alınganlık, hassasiyet durumları da bu sebeptendir. Ancak insanlara olan sevgisi en üst düzeydedir. Onlar için dost kazanma, çevrelerinkileri memnun etme en baş görevdir. Olayların beraberindeki tartışmaların dozu arttıkça oradan kaçmak açısından şayet bir yol bulamazsa, bu seferde her söylenileni yapması kaçınılmazdır. Ancak bütün bunları da yapar iken, kendilerinin tersine etrafın huzurunu daha çok düşünürler.

KIRMIZI

Kadınlar :

Kırmızı, tüm renklerin içinde en çok ilgi uyandıran bu rengi seven kadınlar, neşeli, yaşam dolu, hayattan zevk almasını bilen kariyer sahibi kişilerdir. Dengesizdirler de bazı zamanlar. Hemen heyecana kapılırlar, çabuk kızarlar, öfkelenirler. Amatörce de olsa dans etmekten, şarkı söylemekten hoşlanırlar, bundan zevk alabilirler. Asla somurtkan, durağan bir durumda olamazlar. Etrafları onlar açısından önemli değildir. Her kim ne düşünürse düşünsün umurlarında olmaz, kendi yaşamlarının arkasında durarak; Bu benim yaşantım, size ne oluyor der gibi bir ifade ile kendilerini anlatırlar.

Erkekler :

Korkusu asla olmayan, cesur, sosyal olan bu kişiler, tam bir erkek sembolüdür. Onlara kabadayı bile dersek abartmamış oluruz. Tehlike sinyali onlar için günlük, olağan bir davranışlardandır. Gülmek istedikleri durumlarda bile tehlikeye girerek gülerler. Daima kendi bildikleri en doğru olduğu için, toplum adetleri onları asla ilgilendirmemektedir. Şaşırtıcı işler yapmak konusunda da üstlerine yoktur, küçük ya da büyük olmaları onların havai olmalarının önüne kesinlikle geçemez. Bu onların yaramazlıklarla dolu olan dünyalarının bir parçasıdır. Gene de onlar çevrelerinin rengi tanınır, gerek onlarla gerek de onlarsız bir çevre zor düşünülür diyebiliriz.

KAHVERENGİ

Kadınlar :

Kahverengi seven kadınların çok geniş hayal güçlerinin olduğu söylenmemektedir. Ancak yöntemlidirler, ani duygusallıklar, parlak zeka işaretleri onlarda pek de mevcut değildir. Bu kişiler için reel olan sakinlik , kendi halinde olmak, bunların yanında sessiz sedasız olmaktır. Olağanüstü eylemlerde bulunmadıkları bakımından, çok fazla derecede göze çarpmazlar, gözleri de rahatsız etmezler. Bu rengi seven kadınlar ev işlerinde çok başarılı olurlar, ev işlerini büyük bir zevkle yaparlar. Onların kitabında düzensiz olmak, rasgele bir iş yapmak yoktur. Sistem, programdır bütün yaşamları. Bu sebepten de sistematik bir çalışma düzenleri mevcuttur. Çevresinde olanların kusurlarını bağışlayıcı, hoşgörülüdürler. Yalanı sevmezler, hatta iyi bir şey için bile beyaz yalan dahi asla konuşmazlar. Dinsel tarafları, inançları da güçlüdür.

Erkekler :

Orijinal olmaktan yoksun olan insanlar genellikle de bu rengi seven erkeklerdir. Anlayış seviyeleri geniş, iyi işleyen beyinleri, izleme güdüleri ise son derece gelişmiştir. En belirgin özellikleri sadelik yanlısı olmalarıdır, nefret ettikleri en önemli değer, darbedir. Abartılı şeylerden, gösterişten hiç hoşlanmazlar. Küçük şeyler onları tatmin edebildiğinden dolayı, büyük para harcamaları yoktur. Az harcama, çok tasarruf kazanmaları da onları son derece mutlu eder, cimrilik derecesinde diyebiliriz. Hırslı olmaları, alakasızlık, alışkanlıklardan doğabilecek kaosları ortadan kaldırmaktadır. Maniler, bütün zorluklar onları asla yıldıramaz.

YEŞİL

Kadınlar :

İğneleyici tarzdaki cevapları seven, alaycı, hazır cevap insanlardır. Özellikleri de kıvrak zekalı olmalarıdır, bu rengi seven kadınların, yaşamda başarılı olamayanları genel olarak, alaycı, pısırık, fesat duygular taşımalarındandır. Çoğu zaman bir alaycı üsluba, espri savurganlığına sahiptirler. Bu nedenle ağız dalaşında onlarla baş edebileceğinizi hiç düşünmemelisiniz. Yeşil rengi seven kadınının beyni de daimi olarak iyi bir şekilde işlemektedir. Etraflarına karşı duyarlı olmaları, olanı biteni anlamalarına oldukça çok yardımcı olur. Ancak beyinleri hareketlidir, bedenleri değil. Bazıları vardır ki, onlar tam anlamıyla tembel sınıfına girerler. Çoğunda sabırsızlık mevcuttur, uzun, yorucu işler onların ilgisinde değildir, insanı yarı yolda bırakırlar.

Erkekler :

Yeşil huzursuz, düşüncesiz erkeklerin sevdiği bir renktir. İyi kalplidirler, istemeden de olsa ara sıra kalp kırabilirler. Para pul onlar bakımından önemli değildir, bu yüzden ellerindeki paranın en azından yarısını dağıtırlar. Ama, çoğu anda ceplerinde dağıtacak kadar para olmaz, âdeta nerede akşam orada sabah diyen tiplerdendir. Her şey onları mutlu edebilir, başkalarına da çok fazla güven duyarlar. Eğlence hayatı, zevk onların sembolleridir. Eğlenemedikleri günlerin kaygısına düşerler, yeşil rengi seven kadınlar gibi onlarda esprili, sohbetleri dinlenen kişilerdir. Kendisini dinleyen birilerini buldukları zaman uzunca anlatılarda bulunmaktan hiç kaçınmazlar. Nedeni ise onlar güzel konuşma gibi bir meziyete sahip olduklarını bilirler. Bunun yanında sorumluluk sahibi olma duygusundan uzaktırlar. Ancak her şeye rağmen sevimli insandırlar, geçinilmesi kolay, karşısındaki kişiyi mutlu eden bir karakterleri vardır.

MAVİ :

Kadınlar :

Mavi rengi tercih eden kadınlar son derin duygulara sahiptirler. Bir şeye sevinmeye görsünler, onu abartma yolu ile en üst noktaya çıkarırlar, üzüntüleri de aynı bu biçimde gösterirler. Duygusal alanda da iniş, çıkışları ani, hızlı olur, tıpkı sevinç ve üzüntüde olduğu gibi, bir an neşeli iken hemen akabinde üzüntünün kollarına kendilerini atıverirler, bu duygu kontrolsüzlüğünden doğan ahenksizlik onları şaşkına çevirir. Kendilerini hiçbir an tam olarak anlayamadıklarından dolayı da hiçbir zaman kendilerinden emin değildirler. Ve her an; Bana neler oluyor böyle dediğini duyar gibi olursunuz. Daimi olarak korkuları vardır, her türlü telkin, tedavilere rağmen o korkuları ile yaşamayı tercih ederler. Korkunun temel kaynağı da kendisidir, o bunu bilerek korkar. Derin acı, yoğun düşünceler, onların sıklıkla dalıp gitmelerine neden olur. Çevrelerine karşı ise sevgi dolu, cömerttirler. Çevreleri onlar bakımından oldukça çok önemlidir, nedeni ise kendisinden kaynaklanan şikayetleri devamlı olarak çevresine aktararak teselli bulurlar. Bu hal kimseyi gücendirmez, tersine o kişinin samimi biri olduğuna inanırlar, ona saygı gösterirler.

Erkekler :

Mavi rengi seven erkekler, kadınlarına nazaran çok daha sakin, daha dengeli olurlar. Çalışıp, yaşamlarını kazanmak zorunda olduklarının farkındadırlar. Onların iş hayatlarında fırtına estiren duygusal hislere de yer yoktur. Mavi rengi seven erkekler iş yaşamlarında duygularına duvar çekerler. Yöntemi değil, içlerinin sesini dinleyerek çalışmayı tercih ederler. Bu sebepten de yönteme dayanan işlerde başarı gösteremezler, ancak sisteme dayanmayan işlerde hep bir numaradırlar. Günlük hayatlarında değişiklikler yaşamak , onlar için olağan bir durumdur. Bu sebepten masa başı gibi durağanlık isteyen işler onlara göre değildir, aktive olmuş hallerini oturdukları yerden değil de, hareket halinde iken sergilemek isterler.

MOR

Kadınlar :

Bu rengi tercih eden kadınlar lüks düşkünüdürler. Tarihe bile dönüp bir bakacak olur isek, sosyeteye, saray erkanına mensup kadınların ilk renk tercihleri hep mor renk olmuştur. Bu bir abartı değildir tamamen gerçektir. Mor rengi seven kadınlar içinde saltanat, lüks, zarafet, rahat bir yaşam, ün, mevkii sevmeyen çok az bir kitledir. Tüm bunlara rağmen çalışmak için de hiçbir çaba göstermezler. Bazı şeyleri daima başkalarından beklerler, kısaca ise armut piş ağzıma düş derler. Bu gibi beklentilerin ardının arkasının gelmediğini bildiklerinden dolayı, hiçbir zaman doymak bilmezler. Onların bazı ihtiyaçlarını karşılayanların kıymetini bilmezler, daima onlara yeni istekler için sürekli manevi baskıda bulunurlar. Kendilerini rahat hissetmeleri içinde sürekli iltifat edilmeleri gerekmektedir, onların hava, su kadar ihtiyaçlarında gıdalardır.

Erkekler :

Mor rengi seçen erkeklerde mor kadınlarından farklı değildirler. Pahalı eşyalar, lüks onların yaşam felsefesidir, üstelik bu konuda çok da abartılıdırlar. Öyle herkesle dost olmazlar. Onların birisiyle dost olabilmeleri, o kişinin mevki, parasal durumuna bağlıdır. Ancak bu, hiçbir zaman onları servet avcısı yapmaz. Onlar bu davranışları kendilerine menfaat sağlamak için değil, egolarını, aristokrat düşüncelerini tatmin için yaparlar. Bu sebepten de demokrasi diye bir kavramları yoktur. İşe soyundukları an, çok dikkatli, ağır hareket ederler. Onların hata yüzdesini düşürür, ancak bu her an böyle değildir, gereken yerde, zamanda hızlı olmayı da pekala becerebilirler.

GRİ

Kadınlar :

Gri renk beceri ve sessizliğin adıdır, bu rengi seven kadınlar. İş hayatında iyi mesleklerde bulunur, başarılı olurlar. Başka insanlar tarafından itici, soğuk olarak isimlendirilseler de içlerinden sadece bir kısmı bu sınıfa girer. İçlerindekini dışa vuramadıklarından dolayı, böyle bir duygu uyandırırlar. Bu kişilere sorarsanız da duyguları olur olmaz dışa vurmak gereksiz, hoş değildir. Tarafsız davranmaktan hoşlanırlar, bundan da son derece gurur duyarlar. Kimileri ise duygularını içlerine hapsederler, ancak duygularını nasıl dile getirip, hayata geçireceklerini bilmezler. İyi bir uzman olurlar, her konuda. Ancak bu kendi tercih ettikleri konular olur ise. Ve o alanlarının dışında başka bir alana ilgi duymazlar. Düşünce yapılarında mükemmellik, zekalarıyla bütünleşir. Hane içinde sıradan bir ev kadını olmak hiç tarzları değildir. Buna neden de iş yaşamına girerler, burda bütün yetenek, yönlerini ortaya sererler.

Erkekler :

Gri zeka seviyesi yüksek, işler durumda olan kuvvetli erkeklerin rengidir, gri. Ancak el becerilerinde yok denecek kadar azdır, en ufak bir el becerisi isteyen işi yapmak, bu kişiler için büyük başarı olarak nitelenir. Ancak bu işleri yapacak birileri vardır, onlar da buna çok güvenirler, bu onların onurunu biraz kırar ancak, kendileri yapmasın da! Zaten onlar beyin, zeka adamıdırlar, elbette yapacak bir işleri vardır. Bu konuda son derece güven duyarlar, bunda da çok haklıdırlar, kusur, yeteneklerini iyi bilirler.

SİYAH

Kadınlar :

Siyah renk seven, hüznün ve kederin kadınıdır. Yaşam serüvenleri hayal kırıklıkları ve aldanmalarla geçer. Çevreden yaşam dolu, neşeli görülseler de somurttukları günler boyunca hayalet gibi gezdikleri de olmaktadır. Aslında içteki gerçeklerin bir biçimde dışa vuruş şeklidir, nedeni ise o dışa vuran taraf, onların gerçek yüzleri olmasıdır. Bu kadınların kimi de sert ve soğuk olurlar. Siyah rengin parlak, gösterişli olanını seçen kadınlar ise, öbürlerine hiç benzemezler, neşeli, mutlu, huzurdan hoşlanan, keyif alan kişilerdir.

Erkekler :

Siyah renk seven erkekler, düşünce özgürü ve düşünceli olanlardır aynı anda sert kişiliklidirler. Yaşamdan zevk almayı bilmezler, şayet böyle bir zevk alma olayı onlar için, günah sayılır, soğuk kalmayı tercih ederler. Ancak başkalarının yaşamı söz konusu olduğunda, karışmadan duramazlar, tepede olduklarında herkesin hayatını kontrol etmek gibi bir dürtüleri ortaya çıkar, durmadan öğüt verirler, bunu da iyi niyetle yaparlar ancak, çevreleri bunu asla anlayamaz, bu yüzden de negatiftirler, bu hayat, gelecek hayatların bir hazırlık dönemi niteliğindedir.

ÖYLE BİRİ

Öyle birini bulun ki;

Size içten bir şekilde güzel olduğunuzu söyleyen;

Suratınıza kapadığınızda sizi o geri arasın;

Sizin uykuya dalmanızı seyretmek için uyumayan;

Sizi alnınızdan öpen;

Size en zor anlarınızda; sizi bulutların üstünde çıkarmak isteyen;

Arkadaşlarının önünde elinizi tutan...

Öyle birini bekleyin ki;

Size durmadan size sahip olduğu için kendini şanslı saydığını

veya ne kadar önemsediğini hatırlatan;

Arkadaşlarına dönüp 'aradığım o...' diyen...

Onu tanıyorsunuz, ya kendinizi? Bir ilişkide nasıl davrandığınız aslında kişiliğinizin de ipuçlarını veriyor.

Antrenör

Geleceğinizin güvende olmasını mı istiyorsunuz? Çevrenizdeki insanların sizinle aynı düzeyde olmasını mı istiyorsunuz? Bu durumda siz ilişkinizi 'birtakım' olarak görüyorsunuz. Aşka aslında çok da inanmıyorsunuz. Aşkı ve ilişkiyi çıkarların uyumu olarak niteliyorsunuz. Sevgilinize sürekli taktikler veriyorsunuz. Gerektiğinde iş değiştirmesi için baskı yapıyorsunuz. Ama onu biraz rahat bırakmalı ve siz de rahatlamalısınız.

Sahiplenen

Onu kıskanıyor musunuz? Sürekli sevgisini kanıtlamasını mı istiyorsunuz? Sık sık onsuz bir hayatın nasıl olacağını düşünüyor ve onun odak noktası olmak için çabalıyorsunuz. Sorunlar da bu noktada başlıyor. Onun sizsiz bir şeyler yapması sorun oluyor. Onun adına yaşamaktan, iki vücutta tek ruh olmaktan vazgeçmeniz gerekiyor.

Bağımlı

Onu deli gibi seviyorsunuz. Bu sevgi adına her şeyi yapmaya hazırsınız. Onun için yapamayacağınız fedakarlık yok. Peki bu ilişkide siz neredesiniz? Biraz kendiniz için yaşamayı öğrenmelisiniz. Başkası için yaşadığınız taktirde siz yok olursunuz.

Dost

Kavgaları çocukça mı buluyorsunuz? Siz sevgiliden çok, dost olmayı istiyorsunuz. Aşk her şeyden önce güven sizin için. Değişiklik, uçarılık size göre değil. İlişkileriniz hep uzun soluklu. Sevgilinizle her şeyi yapmayı, onunla tüm hayatı paylaşmayı istiyorsunuz. Ancak dostça tavırlarınızın yanında bir sevgilinin şefkatini de ondan esirgemeyin.

Tutkulu

Onu çok çekici buluyorsunuz. Siz aşka aşık bir insansınız. Partnerinizin de öyle olmasını tercih ediyorsunuz. Onsuz bir dakika bile ıstırap içinde geçiyor. Çevrenizdekiler sizden 'Romeo ve Juliet' diye söz ediyor. Ancak siz aşkta acı olması gerektiğine inanıyorsunuz. Hep imkansız aşkların peşinde koşuyorsunuz. Onun için şiirler yazıyorsunuz. Doğru insanı bulursanız bir sorun yok ancak, kendinize acı çektirmekten vazgeçmelisiniz.

Dünyada üzerinde en çok konuşulan ve hakkında en çok kafa yorulan konu ikili ilişkiler... Oysa aşk hayatınızı yoluna sokmak için sihirli değneğe gerek yok!

İdeal bir ilişki için çiftlerin kişisel tercihleri ön plana çıkarken, kötü bir ilişki dünyanın neresinde olursa olsun kötüdür... Kavgalar, yüksek sesle yapılan tartışmalar, fikirlerin ve tercihlerin çakışması, ev yaşamında ortalama kararlar verilememesi, kıskançlıklar, çiftlerin birbirlerine karşı duydukları hislerin zamanla etkisini yitirmesi ve bunun sonucunda da bir arada olamama... Bu liste daha da uzayıp gider... Bütün bunlar kötü giden ilişkinin temel göstergeleridir.

Oysa ki bir ilişkinin başrol oyuncuları, birbirine karşı temelde güçlü duygular besliyorsa, hiçbir şey size filmlerdeki gibi imkansız gelmez. En azından daha ılımlı olmalısınız. Çünkü paylaştığınız ilişkinizi yok etmek de, güçlendirmek ve sağlıklı bir ilişki haline getirmek de sizin elinizde.

İyi bir ilişkinin en gerekli unsuru her konuda paylaşım içinde olmaktır. Sevmek ve sevilmek yeterli değildir. İki ayrı insan, birbirini ne kadar severse sevsin, farklı ailelerin, farklı kurallarıyla yetişip kendilerini buna göre şekillendiriyor.

Bundan sonra da iki insanın sorunsuz bir şekilde bir arada yaşaması elbette o kadar da mümkün bir şey değil.

Bunun için iki tarafın da bazı zamanlar alttan alması, ayrıntılara fazla takılmaması ve birbirlerinin fikirlerine saygılı olması gerekir.

Yapacak bir şey yoksa oyun oynayın

İki kişilik oyunlar, ikili ilişkilerde her iki tarafın da deşarj olmasını sağlar ve romantizmden boğulmasını engeller. Her dakika mum ışığında oturup, birbirinize şiirler okuyarak vakit geçiremezsiniz. Bu durumda başka kurtarıcılara gerek olabilir. Örneğin birbirinizi bir süre için de olsa, aynı safta değil de rakip olarak görmek keyifli olacaktır. Tavla, satranç, play station gibi oyunlar oynayabilirsiniz.

Birlikte oturup televizyon izleyin

Her çift kumanda kavgasını yaşıyordur... Siz onun izlediği spor programlarından, o da sizin izlediğiniz dizilerden nefretle kaçmak isteyebilir. Ne yaparsanız yapın, ayrı odalarda televizyon seyretmekten kaçının. Bunu alışkanlık haline getirirseniz, birbirinizden uzaklaşacaksınız. İkinizin de ilgisini çekecek bir film mutlaka vardır...

Yemek yapmak bir kişinin görevi değil!

Bu sadece kadının görevi değil ya! Her zaman olmasa da haftada birkaç gün mutfağa mutlaka birlikte girin. Taraflardan biri bunu beceremiyor da olsa (!) en azından eğleneceksiniz...

Küçük sürprizler yapın

Her iki tarafın da yapacağı küçük sürprizler, monotonluğu kırmak için iyi bir yoldur. Çünkü sürprizlerle başlayan gece, zaten keyifli devam edecektir. Evde sık sık kullandığı dolapların kapak içlerine, buzdolabının raflarına, ekmek bıçağının üzerine, kıyafetlerinin arasına onun için küçük notlar bırakabilirsiniz. Erkeklerin, eşine ya da sevgilisine çiçek alması, hatta bunu bir neden olmaksızın yapması, olumlu sonuçlar doğuracaktır. Çiçek bir ilk yardım çantası gibidir, her zaman işe yarar çünkü...

MUTLU AŞKIN 5 SIRRI

Güven veren, mutlu ve sağlıklı bir ilişki mi yaşamak istiyorsunuz? İşte ipuçları...

1. Sadık olun: Sağlıklı ve mutluluk verici bir ilişkinin temeli bağlılığa dayanır. Yakınlaşmaktan korktuğunuz için sevdiğinizden uzaklaşmak isteseniz de, sadakat sayesinde ona bağlı kalırsınız. Sadakat, sorumluluk almak, korkuları kontrol etmek ve duygusal olarak hazır olmak demektir. Eğer iki taraf da gereken sadakati gösterirse, sağlıklı bir ilişki için ilk adım atılmış olacaktır.

2. Kişisel sorumluluklar alın: İnsan, olgunlaştıkça kendi sorumluluklarını öğrenir ve bu sorumluluklar çerçevesinde hareket eder. Ancak bazı sorumluluklar vardır ki, bunlar başkasına karşıdır. Partnerinizi olduğu gibi kabul edin. Bu ilişkinin sadece sizin değil, ikinizin duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için olduğunu unutmayın.

3. Kendinize iyi bakın: Hiç kimsenin sizin mutluluğunuzu sağlamasını beklemeyin. Eğer kendinize iyi bakar, ihtiyaçlarını karşılarsanız, ilişkinizin daha dengeli olmasını sağlarsınız. Partneriniz için her şeyi siz yapmayın. Unutmayın ki, onun kendisine iyi bakmayı öğrenmesi gerekiyor.

4. Dürüst olun: Kafanızı karıştıran, sizi üzen konuları, ihtiyaçlarınızı, isteklerinizi, duygularınızı ve sınırlarınızı dürüstçe ve açık olarak ifade edin. Doğruları söyleyip söylememe çelişkisine düşmeyin. Doğruları, ilişkinizi zedelemeyecek biçimde söylemeye dikkat ederseniz, mutlu olursunuz.

5. Kendinize düşen görevi yapın: Sağlıklı ve mutluluk verici bir ilişki çaba gerektirir. Elinizden geldiği kadar canlı yaşamaya çalışın, duygusal sorunlarınıza çözüm arayın, her şeyi yönetmeye çalışmayın, geçmişinizdeki sorunlarla yüzleşin ve korkularınızı yenin. Böylece sağlıklı bir ilişki için kapasitenizi artırmış olacaksınız!

Hiçbir ilişki sadece mantık üzerine kurulmaz, aynı şekilde sadece aşk da mutlu olmaya yetmez. İlişki, dünyanın en zor işidir ve uyulması gereken kuralları vardır.

Kabullen: İki şeyi kabulleneceksin. Birincisi "aramızda iktidar problemi olmasın şekerim" gibi girişimler tamamen hayalcidir; kabul edeceksin. İkincisi, bir insanın bir başkasını hep aynı şiddette sevmesi mümkün değildir, bunu da kabul edeceksin.

İzin ver: Karşındakinin kendisi olmasına izin vereceksin; en sana uymayan yanlarını bile budamaya kalkmayacaksın. Sen de uyum sağlamak için kendini eksilten bir çabaya girişmeyeceksin. Bu, hiçbir zaman sandığın kadar iyi olmaz; her zaman sandığından kötü olur.

Belden aşağı vurma: Hiçbir kavgada, asla belden aşağı vurmayacaksın. Onun kişiliğini yıkacak şeyler söylemeyeceksin; onun zaaflarını kavgada koz olarak kullanmayacaksın. Sevdiğin insanla "yenmek" için kavga etmeyeceksin.

İki kişilik evren kur: Kanepede uzanıp yaptığınız dedikodularla, komik küçük sohbetlerle sadece ikinizin anlayacağı bir dil ve bu dilin etrafında iki kişilik bir evren kuracaksın. Dünya işleri zaten ağır; sen hafifleteceksin!

Onun tarafını tut: Ne olursa olsun üçüncü kişilerin yanında ve üçüncü kişilere karşı onu tutacaksın! Hiç "objektif" gibi görünmeyebilir bu sana ama zaten ilişki sübjektiftir.

Yıkılma: En ölümcül haller dışında hiçbir üzüntünde onun üzerine yıkılmayacaksın. O senin doktorun, psikoloğun değil, sevgilin. Kendi derdini mümkünse kendin halledeceksin.

Emek harca: İlişkinin ihtiyaçlarını hassas bir görü ile saptamaya gayret edeceksin. Örneğin onun yalnız kalmaya ihtiyacı varsa, tepesine binip sevgi performansları yapmayacaksın.

Öğren: Birlikte yeni şeyler görmeye, öğrenmeye, yeni maceralar yaşamaya bakacaksın. İlişkinin enerjiye ihtiyacı varsa, kendini akışa bırakmayacaksın.

Antrenman yap: Birbirinize çok yapışıp kaldığınız anlarda derhal ufak çaplı tek başına yaşama antrenmanları yapacaksın. Ona da yaptıracaksın! Bu, ilişkiye yeni enerji girişini sağlayacaktır.

Dikkat et: Bu en önemli emirdir. En önemli şey ilişkiniz değildir. En önemli şey, o ve sensin; ayrı ayrı... İkiniz de birer insansınız.. Onu ve kendini olduğun gibi kabul etmeye dikkat et.

KISKANILIYOR MUSUNUZ?

Birlikte olduğunuz erkeğin kıskançlığından bıktınız ve artık ne yapacağınızı bilemiyorsunuz. Peki, sizi hiç kıskanmasaydı daha mı mutlu olacaktınız?

Sevgilinizin ya da eşinizin kıskançlığından durmadan şikayet ediyor, size koyduğu yasak ve kısıtlamalardan yakınıyor, özgürlüğünüzü elinizden aldığım düşünüyorsunuz. Keşke her şey çok farklı olsa. Size hiç karışmasa, giydiklerinize müdahale etmese, akşam kimlerle nereye gideceğinizi sormasa, sizi restoranlarda gözleriyle yiyen erkeklere aldırmasa... Kendinizi ne kadar rahat hissederdiniz. Öyle değil mi? Hayır, hiç de öyle değil.

Sevme ve sahiplenme

Aşkın doğasında sahiplenmenin de olduğunu hangimiz inkar edebiliriz ki? Birlikte olduğu kadının bir yönden kendisine ait olduğunu düşünmeyen erkek sayısı herhalde parmakla gösterilecek kadar azdır. İşte bütün o kıskançlık gösterilerinin, çıkan tatsızlıkların, koyulan kısıtlamaların, surat asmaların temelinde yatan da bu sahiplenme duygusu. Üstelik biz kadınlar aksini iddia etsek de bu duygudan hoşlanıyor, hatta zaman zaman birlikte olduğumuz erkeği kışkırtacak hareketler yapmaktan çekinmiyoruz.

İlişkinin heyecanını kaybetmeye başladığı zamanlarda ufak ve masum numaralarla onların kendilerini tehlikede hissetmelerini, dikkatlerini yeniden ve tamamen bizim üzerimizde toplamalarını sağlıyoruz.

Ya hiç kıskanmasaydı?

Sevdiğiniz insanın kıskançlığından bunaldığınız zaman gözünüzün önüne bir erkek tipi getirin. Bu öyle bir erkek ki sizi hiçbir şekilde kıskanmıyor. "Akşam beş tane erkekle yemeğe, oradan da bara gidiyorum, üzerimde ise süper mini bir etek ve bir büstiyer var" deseniz de, onun önünde başka erkeklerle son derece sıcak diyaloglar kursanız da sizinle hiç ilgilenmiyor. Her ilişkinizi doğal karşılıyor, hiçbir zaman hesap sormuyor, asla açıklama istemiyor, nerede olduğunuzu bile merak etmiyor. Böyle bir erkekle birlikte olsaydınız mutsuz olur, üstelik kendinizi onun bir parçası gibi de hissedemezdiniz. Serbest ilişki adı altında birlikte olan insanlar için bu ilişkinin bir süre sonra son derece saçma sapan ve yıpratıcı hale gelmesinin nedeni de bu zaten.

Dozu iyi ayarlamalı

Sahiplenme ve kıskançlık hepimizin doğasında var. Önemli olan dozu iyi ayarlayabilmek. Kıskançlığı rahatsız edici bir unsur haline getirmek yapılabilecek en büyük hata. En iyisi hem ortada bir sahiplenmenin, düşkünlüğün ve büyük bir aşkın olduğunu gösteren, hem de karşı tarafın özgürlüğünü kısıtlamayan, yaşam alanını işgal etmeyen, kişiliğini hiçe saymayan, tatlı bir kıskançlık. Aksi takdirde ilişki iki taraf için de bir kabusa dönüşebilir. Kıskançlığın temelinde güvensizlik olduğunda çiftler birbirlerine gittikçe yabancılaşıyor, büyük kavgalar ediyor ve bir süre sonra ilişki bitiyor. Oysa birbirini hoş bir şekilde kıskanan çiftlerde bu duygu ilişkiye renk katan hoş bir ayrıntı haline geliyor. Yani aslında önemli olan kıskançlığın dozunu iyi ayarlayabilmek. Bunu becerebilen erkeklerin birlikte olduğu kadınlar bir yandan sahiplenilme ihtiyaçlarını tatmin ediyor, bir yandan da özgürlüklerinin tadını çıkarıyorlar. İnanın, bunu becerebilen erkekler var.

Eşinizle aranızdaki sorunlar çözümsüz değil. Herşeyin bir formülü olduğu gibi evlilikteki sorunların da bir çözümü var.

Balayında siz keyifle üzüm yerken, eşiniz size yan yan bakıp nasıl üzüm yeneceği hakkında bir söyleve başlarsa ne hissedersiniz? Ya da akşam yemeğine misafir beklerken, eşiniz aniden yemek odasının duvar kâğıdını yenilemeye girişirse ne olur?

Kişilik farkları

Floptence Littauer, Sistem Yayıncılık'tan çıkan "Çift Bulmacası" kitabında eşler arasındaki kişilik farklarından kaynaklanan sorunlara çözüm sunuyor. Ayrıca kitaptaki testle, güçlü kolerik, melankolik, popüler optimist ve barışcıl soğukkanlı kişiliklerinizden hangisi olduğunuza ve partnerinizle birbirinizi neden cezbettiğinizi anlamanıza ayna tutuyor.

Eşlenen kişilikler

Popüler optimist ve güçlü kolerik doğal harmandır. Çünkü her iki tip de dışa dönük, iyimser ve açık sözlüdür. Bu harman heyecan verici insanlar yaratır.

Barışcıl soğukkanlı ve melankolikler uyuşur çünkü her iki kişilik de içe dönük, karamsar ve tatlı dillidir. Fazla heyecan verici değillerdir.

Güçlü kolerik ve melankolik tamamen işe yönelik insanları yaratır.

Popüler optimist ve barışcıl soğukkanlı kişiler kolaylıkla bir araya gelir. Eğlenmeyi severler. Sorumluluklarını kolayca unutuverirler ancak gene de bir şeyleri yapar gibi görünerek karşılarındakileri büyülerler.

İlişki için kişilik testi

(Her sıradaki dört kelimeden size en çok uyan bir tanesinin yanına X işareti koyun)

Kişilik profili

Güçlü yönler

1- Maceraperest uyum sağlayan hareketli analitik

2- Israrcı neşeli ikna edici huzurlu

3- Uysal fedakâr sosyal iradesi güçlü

4- İnsaflı denetimli rekabetçi inandırıcı

5- Ferahlatıcı saygılı çekingen becerikli

6- Hoşnut duyarlı kendine güvenen canlı

7- Planlı sabırlı olumlu teşvik edici

8- Emin doğal programlı utangaç

9- Düzenli nazik dobra iyimser

10- Arkadaş canlısı bağlı komik baskıcı

Zayıf yönler

1- İfadesiz çekingen yüzsüz zorba

2- Disiplinsiz sevimsiz donuk affetmez

3- Suskun kinci dirençli tekrarlayan

4- Titiz korkak unutkan açık sözlü

5- Sabırsız güvensiz kararsız laf kesen

6- Sevilmeyen işe karışmayan tutarsız şefkatsiz

7- Dik kafalı gelişigüzel müşkülpesent tereddütlü

8- Renksiz karamsar kibirli göz yuman

9- Kolay öfkelenen amaçsız tartışmacı soğuk

10- Saf olumsuz tavırlı sinirli kayıtsız

Kişilik puan cetveli

(Kişilik profilinde X'lerinizi aşağıdaki uygun yerlere işaretleyin. Mesela eğer profilde 'maceraperest'i işaretlediyseniz puan cetvelinde de işaretleyin)

Güçlü yönler

Popüler optimist güçlü kolerik melankolik barışçıl soğukkanlı

1- Hareketli maceraperest analitik uyum sağlayan

2- Neşeli ikna edici ısrarcı huzurlu

3- Sosyal iradesi güçlü fedakar uysal

4- İnandırıcı rekabetçi insaflı denetimli

5- Ferahlatıcı becerikli saygılı çekingen

6- Canlı kendine güvenen duyarlı hoşnut

7- Teşvik edici olumlu planlı sabırlı

8- Doğal emin programlı utangaç

9- İyimser dobra düzenli nazik

10- Komik baskıcı bağlı arkadaş canlısı

Zayıf yönler

Popüler optimist güçlü kolerik melankolik barışçıl soğukkanlı

1- Yüzsüz zorba çekingen ifadesiz

2- Disiplinsiz sevimsiz affetmez donuk

3- Tekrarlayan dirençli kinci suskun

4- Unutkan açık sözlü titiz korkak

5- Laf kesen sabırsız güvensiz kararsız

6- Tutarsız şefkatsiz sevilmeyen karışmayan

7- Gelişigüzel dikkafalı müşkülpesent tereddütlü

8- Göz yuman kibirli karamsar renksiz

9- Kolay öfkelenen tartışmacı soğuk Amaçsız

10- Saf sinirli olumsuz tavırlı kayıtsız

Kişilik analizleri

Şimdi X'ler hangi başlık altında daha çoksa siz o kişiliksiniz.

Popüler optimist: Eğlenmek ister. Duygusal ihtiyaçları şefkat ve kabul görmektir. Esprilidir. Düzensizdir. Hayat eğlenceli olmadığında ve sevilmediğini hissetiğinde depresyona girer. Değer veren insanları sever. Strese girdiğinde olay yerini terk eder, çıkar.

Güçlü kolerik: Liderdir. Doğru ve çabuk hüküm verir. Patronluk taslamaları, sabırsız ve duygusuz olmaları zayıf yönleridir. Uysal insanları sever. Strese girdiğinde daha çok çalışır.

Melankolikler: Doğru olanı yapmak ister. İstikrar, sessizlik ve hassasiyet duygusal ihtiyaçlarıdır. İyi organizatördür. Ancak kolay bunalıma girer. Ciddi, entelektüel insanları beğenir. Strese girdiğinde bir kenara çekilip sorunları yeniden gözden geçirir.

Barışcıl soğukkanlılar: Çatışmadan kaçınır. Dikkat çekmeyi ve takdir edilmeyi sever. Sessiz ama esprilidir. Kararsız ve enerji noksanlığı zayıf yönleridir. Çatışmalarla karşılaştığında depresyona girer. Onlara saygı gösteren insanları sever. Strese girdiğinde yemek yer, televizyon izler.

* Kadinlar aglar. Ancak tek basina bir köseye çekilip de yalniz-aglamaz. Kadinlar sadece sevdigi erkek duyabilecekse aglar.

* Bütün kadinlar kesin bir cevabi olmayan konularda soru sormakta müthis ustadir. Maksat, siz kendinizi sürekli suçlu hissedin.

* Kadinlar asla sir saklayamaz. Daha dogrusu, kadinlar için bir sirri en yakin üç arkadaslarina söylemek, sirri açik etmek kapsamina girmez. Bu

mantikla hepsi en yakin arkadaslarina söylediklerinden sonunda sirri bilmeyen kalmaz.

* Kadinlar telefona cevap vermeyi sevmez, uzun uzun çalsa dahi rahatsiz olmadan açmayabilirler. Lakin telefonda en uzun konusmalari yapanlar yine onlardir.

* Kadin yataga yatmadan "evvel" saçini tarayan tek yaratiktir.

* Kestirme yola sapildiginda her kadina bir "kaybolacagiz" korkusu gelir.

* Istinasiz her kadin vermesi gereken bir-iki kilo oldugunu düsünür.

* Kadinlar durup dururken eve bir buket çiçekle gelen kocadan süphelenir.

* Kadinlar tuvaletin kapagini küçük bir hareketle indirmek yerine tuvaletten salona kadar yürür, kocasina söylenir ve tuvalete geri döner.

* Erkek konusurken kadin lafin ortasindan konusmaya dalar ve devameder.Ayni seyi erkek yapacak olsa kiyamet kopar.

* Dügünlerde kadin kadina dans edenleri görünce kimsenin aklina birsey gelmez. Erkekler için durum ayni degildir.

* Karisinin gözucuyla bir baska adama baktigini yakalayabilmis erkek yoktur.Oysa kadinlar erkeklerini baska kadina baktigi an saniyesinde yakalarlar.

* Kadinin dondurmayi nasil yedigine bakarak karakter testi yapabilirsiniz.

* Evde saatlerce kendi giyimiyle ilgilenen kadin, sokaga çiktiginda saatlerce baska kadinlarin elbiseleriyle ilgilenir.

* Kadinlar asla haksiz degildir... En haksiz oldugu konuda bile "Kendime göre nedenlerim var" der.

* Tabiatta kadinlara karsi son sözü söyleyebilecek tek bir dogal yapi vardir:Yanki!

* Kadinlar kendilerine neler verildigine degil, onlar için nelerden vazgeçildigine bakar.

* Kritiklere baslayan kadin, kritik bir yasa gelmis demektir.

* Dünyanin en güzel kadini olduklarini bütün erkeklerin idrak etmesini isterler. Kendileri henüz üç dört yaslarindayken bunu idrak etmislerdir.

* Bütün erkekleri bastan çikarmak isterler.Çevrelerinde bastan çikmamis tek erkek kalmayincaya kadar harekata devam ederler. Ha, karsilik verirler vermezler, o baska mesele.

* Kendilerinden baska bütün kadinlarin yeryüzünden yok olmasini isterler.Hadi fazla abartmis olmayayim, anneleri ve Feristah'a benzemesi sartiyla bir arkadaslari kalabilir.

* Her daim kavga etmek isterler. E haklilar, insan havasiz susuz yasayabilir mi?

* Kocalarinin zengin, yakisikli, kültürlü, basarili, dürüst, güvenilir, sadik ve kilibik olmasini isterler.Bu kadar meziyet kafi. Adamin kafasina kakilacak birkaç eksiklik olmali.

* Anlasilmaz olmayi, ayni zamanda da anlasilmayi isterler. Anlayan varsa beri gelsin!

* Bütün kadinlar tarafindan kiskanilmak isterler.Zaten bütün kadinlar bütün kadinlari kiskandiklarindan lüzumsuz bir istek.

* Eger iliski bitecekse bitiren tarafin kendileri olmasini isterler. Olurlar da. Aksi durumda ne yapar ne eder tekrar bir araya gelir, ''terk etme''eylemini gerçeklestirirler.

* 24 saat alisveris etmek isterler. Aslinda bu çok önemli bir husus.Kadinlarin yarisi yokluktan, öteki yarisi dükkanlar 24 saat açik olmadigindan bu istegini gerçeklestiremez. Hal böyle olunca, gelsin bunalim..

* Dünyanin merkezi olmak isterler. Cesareti olan erkek varsa baska merkezler icat etsin. Hiç olmazsa ''Pisman olma'' duygusunu tatmis olur.

* Otuzlu yaslarda kalmak isterler. Nitekim kalmak isterler nitekimde kalirlar...

Öperseniz beyefendi değilsinizdir,

Öpmezseniz adam değilsiniz.

İltifat edersiniz yalan der

Etmezseniz bırakır gider.

Her isteğine evet derseniz karaktersiz olursunuz

Karşı çıkarsanız anlayışsız.

Çok yanına giderseniz sıkıldım der

Az giderseniz küser.

İyi giyinirseniz çapkınsın der

Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar.

Kıskanırsınız huyun kötü der

Kıskanmazsınız sevmiyorsun der.

Siz bir dakika geç kalın kıyamet kopar

Kendisi bir saat gecikirse bunda ne var.

Arkadaşınızla buluşursunuz adi ihmal olur

O buluşur "Bizim kızlar" olur.

Siz başka kadına bakacak olsanız gözleriniz oyulur

Başka bir adam ona baktığında adı hayranlık konur.

Konuştuğunuz anda dinlemenizi ister

Dinlediğiniz anda "Neden konuşmuyorsun?" der

Kısacası...

Sade ama çok karışık.

Zayıf gibi ama çok güçlü.

Akil karıştıran ama hayranlık uyandıran.

İnsanı çıldırtan ama mükemmel!

Bu arada tercümelerin de kadın gibi olduğunu belirtmek isterim...

Çok güzelse nadiren sadiktir.

Çok sadıksa da nadiren güzel

* Bir kadın aynı zamanda hem sevdalı, hem anne olamaz. Andre Maurois

* Kadın psikolojisini otuz yıldır incelememe rağmen büyük soruya

cevap bulamadım. Gerçekte kadınlar ne istiyor? Sigmund Freud

* Zengin dullar bir gözleriyle ağlarlar, öbürünü kırparlar. Miguel

De Cervantes

* Kadına inanan, kendini aldatır. İnanmayan da kadını aldatır. Çin

Atasözü

* Bir sürü erkek başarısını ilk karısına borçludur. İkinci karısını

da başarısına. Jim Backus

* Kadın peşinde koşmanın zararı yoktur. Zararı veren onları

yakalamaktır. Jack Davies

* Erkek hissettiği, kadın göründüğü yaştadır. Moltimer Collins

* Bir erkek ölürken kıpırdayan son yeri, kalbidir. Bir kadın

ölürken, dili. George Chapman

* Bir kadın kısık sesle konuşuyorsa birşey istiyor demektir. Sesini

yükseltiyorsa bilin ki istediğini elde edememiştir. Anonim

* Kesinlikle evlen! Karın iyiyse mutlu, kötüyse filozof olursun.

Sokrates

* Bütün dünyada bir tek güzel çocuk vardır. Bütün annelerde ona

sahiptir. Çin atasözü

* Her başarılı erkeğin arkasında, onunla gurur duyan bir karısı ve

bu işe şaşakalmış bir kayınvalidesi vardır. Brooks Hays

* Erkekler yaşlanır, kadınlarsa değişir. Goethe

* Niye evlenecekmişim ki? Evlenirsem başıma gelecek en iyi şey

boynuzlanmamaktır ki evlenmezsem bunu çok daha emin yollardan elde

edebilirim. Sebastian Chamfort

* Erkekler kendilerini yorgun hissettikleri için, kadınlar ise

meraktan evlenirler. İkisi de hayal kırıklığına uğrar. Oscar Wilde

* Evlilik geleneksel olarak kadınlara sunulmuş tek gelecektır. Bir

çok kadın ya evlidir, ya bir zamanlar evlilik geçirmiştir,ya da evli

olmadığı için acı çekiyordur. Simone De Beauvoir

* Bir erkek karınızı elinizden aldığı zaman karınızı ona bırakmaktan

daha büyük bir intikam yoktur.Sacha Guıtry

* Bekar erkekler kadınlar hakkında evli erkeklerden daha çok şey

bilirler. Eğer bilmeselerdi onlar da evlenmiş olurdu. H.L.Mencken

* Erkek evlenene kadar eksik bir erkektir. Ve evlendiğinde artık

bitmiştir. Zsa Zsa Gabor

* Kadınlara büyük saygı duyan ve onları herşeyin üstünde tutan

erkekler, kadınlar arasında popüler olmayı nadiren başarabilirler.

J.Addıson

* Kadınlar güçsüz olana kendini bir ödül, güçlü olana bir eşya gibi

sunar. Cesare Pavese

* Bir erkeğe göre 'erkeğin iyisi' ile , bir kadına göre 'erkeğin

iyisi' aynı şeyler değildir. Ortega Y Gasset

* Erkekler, hayatlarının bir devresinde evlerinin tam hakimidirler.

O da doğdukları günden üç yaşına kadar oldukları zamandır. Gaston

Paces

* Erkekler şaraba benzer. Geçen yıllar kötülerini ekşitir, iyilerini

olgunlaştırır. Cicero

* Cömertlik, erkeğe yakışan erdemdir. Goethe

* Erkeği evinden kaçıran damın akması, bacanın tütmesi ve kadının

çenesidir. Chauger

* Evli erkekler her yeni damadı sevinçle seyrederler. Tıpkı ormanda

yeni yakalanıp getirilen genç bir aslanı seyreden kıdemli sirk

aslanı gibi. Mark Twain

* Erkeklerin aklı, ev kadını arar, ama kalbi ve hayal gücü başka

özellikler peşindedir. Goethe

* En mükemmel kadın, çocuklarına babalarının yokluğunda baba

olabilecek kadındır. Goethe

* Kadın öyle bir konudur ki, onu ne kadar incelersen incele her

zaman yepyenidir. Tolstoy

* Bir kadın ya sever, ya da nefret eder; ortası yoktur. Pubillius Syrus

* Kadınlar sevmedikleri adama hiç acımazlar. Alexandre Dumas Files

* Kadınlarda feci olan şey, ne onlarla ne de onlarsız

yaşanabilmesidir. Byron

* Kadınların gözleri keskin, zekaları uyanık, düşünceleri vesveseli

olur. Guy de Maupassant

* Kadın, insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız

kovalar. Chamfort

* Kadın kendi başına ne gül goncasıdır, ne de diken. Koklamasını

bilirsen gül, tutmasını bilmezsen diken olur. Refik Halid Karay

* İyi bir kadın bir erkeği etkiler, zeki bir kadın onda ilgi

uyandırır, güzel bir kadın büyüler, anlayışlı bir kadın ise ona

sahip olur. Helen Rowland

* En güvenilir dost, anne baba ve sadık eştir.

Güzel kadın gözü, iyi kadın gönlü okşar. Her ikisine kavuşmak büyük şanstır. » NAPOLEON

Kadın her şeyi affeder fakat asla unutmaz. » CONFICIUS

Kadınlar sevmedikleri adama hiç acımazlar. » A.DUMAS FILS

Kadını güzel yapan Allah, sevimli yapan şeytandır. » VICTOR HUGO

Erkeklere sevgilerini sık söyleyen kadınlar en az seven kadınlardır. » SHAKESPEARE

Bir uygarlığın seviyesini ölçmek isterseniz, derhal kadının hayat şartlarına bakın. » STUART MILL

Kadınlar kendilerini sevenler için değil, onlara hükmedenler için can verirler. » HALiDE EDiP ADIVAR

Krallar da kadınlar da kendileri için yapılan her şeyin bir borç ödemesi olduğuna inanırlar. » BALZAC

Seven bir kadın için sevdiği erkeğin yüzü, ona tıpkı denizin denizciye göründüğü gibi görünür. » HONORE DE BALZAC

Bir kadın, eğer bir erkek onun eline düşmeden önce kucağına düşebilseydi daha cazibeli olurdu. » AMBROSE BIERCE

Modası hiç geçmeyen birkaç şeyden biri de dişi bir kadındır. » RALSTON

Tanrı, kadınları ağzı laf yapan yakışıklı erkeklerden korusun. » HONORE DE BALZAC

Kadınların erdemi, erkeğin en büyük keşfidir. » CORNELIA OTIS SKINNER

Bir kadına güzel olduğunu söylemeyin; ona başka bir kadının onun gibi olamadığını söyleyin ve göreceksiniz ki bütün kapılar size açılacak. » JULES RENARD

Güzel bir kadın, görenleri kibarca çıldırtan bir resim gibidir. » RALPH WALDO EMERSON

Zeki bir kadın hazinedir. Güzel ve zeki bir kadın güçtür. » GEORGE MEREDITH

Bir kadının yüzündeki ifade, üzerindeki giysiden çok daha önemlidir. » DALE CARNEGIE

Bir kadın için, şöyle bir bakılmak bile gözden kaçırılmaktan daha iyidir. » MAE WEST

Eğer bir kadın yeterince hırslı, kararlı ve yetenekliyse, yapamayacağı hiç bir şey yoktur. » HELEN LAWRENSON

Dünya kadınsız var olamaz. Gelecek bizim elimizde. » JOAN COLLINS

Kadınlar bütün dünyada ikinci sınıf yaratık olarak görülürler, ama dünyayı bir arada tutanlarda onlardır. » PAM BROWN

Kadınlar insanlara daha yumuşak davranır. Biz insanlara çocuk eldivenleriyle dokunuruz. » SHIRLEY CAESAR

Kadınlar başarılarını elde ettikleri zenginliklerle değil, çevrelerinde biriktirdikleri sevgiyle ölçerler. » LINDA MCFARLANE

Her zaman şuna inandım: Bir kadının başarısı başka bir kadının başarısını hazırlar. » GLORIA VANDERBILT

Kadınlar omuz omuza sıralandıklarında aradan kimse geçemez. » LINDA MCFARLANE

Kahraman erkekler nasıl da yakıp yıktılar. Kahraman kadınlar nasıl da hayata döndürdüler. » PAMELA DUGDALE

Kadın tam bir dairedir. İçinde yaratma, besleme ve dönüştürme güçleri vardır. » DIANE MARIECHILD

Bir odaya girdiğinizde karşınızda duran erkekte neyi çekici buluruz da hemen orada ondan etkilenirsiniz? Hadi hanımlar kartları açık oynayalım ve bunu erkeklere anlatalım...

Kadının dış görünüşten çabuk etkilenmesinde, erkeğin "ailesini iyi geçindirebilir" izlenimi uyandırıyor olması gibi nedenler söz konusu olabilir. İnsan topluluklarını ve bunların farklı dönemlerde ve farklı yerlerde geçirdikleri evrimi inceleyen antropologlar, davranışların açıklanmasında genlerin etkisi gibi biyolojik etmenlere öncelik verirler. Konu cinselliğe gelince de kuşlarda, ayılarda veya insanlarda sağlıklı çocuklara babalık edecek ve onlara iyi bir ev ortamı sağlayabilecek erkeği seçmede, türün var olmasını ve devam etmesini sağlayacak biyolojik güdünün etkisi kolayca görülür.

Uzun boylu, güçlü ve yakışıklı

Uzun boy ve iyi bir fiziki görüntü, sağlığın, gücün, cinsel ve üretken yeterliliğin göstergesi oluyor. İyi gelişmiş, sağlıklı kişilerin, doğum öncesinden itibaren iyi bir beslenme olanağına sahip oldukları yani iyi bir aile ortamından geldikleri düşünülüyor. Bu kişiler yeni ailelerini oluşturmak için her türlü şansa sahiptirler. Aynı şekilde, uzun boylu ve fiziksel görünüşü iyi olan erkeklere, belki de hiç sahip olmadıkları, sosyal başarı, zenginlik, zeka ve nezaket gibi nitelikleri yakıştırma eğilimi taşırız. Bütün bu nitelikler, uzun boylu ve yakışıklı bir erkeği, bir eş ve geleceğin babası olarak iyi bir seçim haline getirmektedir.

Güç onda

Maddi beklentiler, bazı erkeklerin sergilediği güç ve çekiciliğin yanında önemini yitirirler. Başarılı erkekler, ünlü erkekler ve ünlü erkeklere benzeyenler hepsinin verdiği mesaj aynıdır: Benim prestijim var. Ben geçindirebilirim.

Gelecek için uygun gözler

Sevgililerin uzun uzun bakışmaları iyi bilinir ve bu sadece duygusal nedenlerden kaynaklanmaz. Yumuşak ve ısrarlı bakışlar, kadına erkeğin dürüst ve güvenilir olduğunu hissettirir.

Birbirine benzeyen çiftler

Yaş, sosyal sınıf ve din açısından olduğu kadar, davranış ve giyim tarzında da kendimize benzeyen insanlardan karşılıklı olarak etkileniriz. Bu tip benzerlikler, bir ilişkinin istikrarlı olmasına da katkıda bulunur. Çocuk yetiştirmek, biyolojik yönden uzun bir uğraş gerektirdiğinden, benzerlik faktörü, kalıcı bir ilişkiyi sağlamakta yararlı olacaktır. Hepimiz kendi yüzümüze benzeyen yüzlerden hoşlanırız. Psikologlar, bunda sevgi ve güvenle karşılaştığımız ilk yüzlerin anne ve babamızın yüzleri olmasının etkisi olduğunu söylüyorlar. Bizler de annelerimize ve babalarımıza benzediğimize göre, bizi etkileyen bu yüzler, kendi yüzümüzden çok da farklı değildir. Önceleri annelerimizin ve babalarımızın yüzlerine, büyüyünce de aynada kendi yüzümüze bakarız. Bu ilk izlenimlerle birlikte, hoşlandığımız yüz düşüncesini geliştiririz. Kendimize benzeyen birisiyle karşılaştığımızda, onu güven verici ve çekici bulmamızda şaşılacak bir yan yoktur.

Erkeğin bakış açısı

Yapılan bir ankette, erkeklerden, kadınların erkeklerde en fazla hoşlandıklarını düşündükleri fiziksel özellikleri belirtmeleri istenmiş. Ortaya çıkan listenin başında, adaleli sırt ve omuzlar, adaleli kollar ve büyük bir penis yer almış. Aynı soru kadınlara yöneltildiğinde ise, erkeklerin böyle düşünmelerinden rahatsız olduklarını belirten kadınlar, seksi kalçaları, düz bir karnı, ince ve uzun bir fiziksel yapıyı ve çeşitli düşünce özelliklerini ön sıraya almışlardır. Başka bir derginin yapmış olduğu ankette de, kadınların yüzde 71inin, özellikle samimi, yumuşak ve duyarlı bakıyorsa, bir erkeğin gözlerini en önemli özellik olarak kabul ettiklerini göstermiştir.

KADIN NASIL TAVLANIR

Ask bu, boru degil. Dikkatli olmali, dikkatli davranmali, taraflardan birisinin kadin oldugunu asla unutmamali.

Yazinin Devamini Mutlaka Okuyun..! Sasiracaksiniz..!

1. Bir kadin seni ilginç buldu, sen de bu durumu ilginç buldun. Durum ilginç olmadigi gibi iliskiyi ilk onun baslatmasi olasiligi da çok zayiftir. Toplum, her durumda kadinin kitabidir ve toplum der ki; iliskiyi baslatan bir kadinsa o kadinin kötü söhreti vardir. Kadin için toplum, ilginç bir adamdan daha önemlidir. Kadinlar hakkindaki bu bilgiyi atlamamak gerekir.

2. Kesinlikle iliskiyi baslatan sen olmalisin. Çünkü onlarin hisleri ve düsünceleri bütünüyle safsatadir.

3. Eger baska bir erkekle çikiyorsa ona adamin ise yaramaz oldugunu, onun tipi olmadigini, mutlaka yanlis bir tercih yapmis oldugunu söyle.

4. Kadinlarin hisleri ve düsünceleri önemsizmis gibi, hatta yokmus gibi davranmak en iyisidir. Onlar bu tutumunu "Bana kadin gibi davraniyor" diye yorumlayacaklardir.

5. Derin düsün. Bir kadina, kendi tarzinla onun ne kadar harika gözüktügünü söyle, ama öyle ki, gözlerinle onun düsüncesini ve vücudunu yiyip bitirmek istedigini söyle. Bu onu etkileyecek ve ne kadar derin biri oldugunu düsünecektir. Kadinlar her türlü yalanin derin bir düsünce oldugunu sanirlar.

6. Zerre kadar gururun yokmus gibi davran. Spor yap, iyi giyin, popüler ol. Bütün bunlar bir kadin için senin ne kadar ahlaksiz, kadin meraklisi, yenir yutulur bir lokma olmadiginin göstergesi olacaktir.

7. Baslangiçta seksten baska bir sey düsünme ve müskülpesent olma. Iyisine ulasmak için yiginla kadini elden geçirmen lazim. Gururundan baska kaybedecek birseyin yok. Gurur ise sadece kaybedenlerindir.

8. Kendini kaliteli, düzgün biri olarak gösterirsen bu kadinlari sogutur. Çünkü, diger bütün kadinlarin da bundan feci sekilde soguyacagini kalplerinin ta derinlerinde bilirler.

9. Bir sürü kadini seviyor olsan bile, kadinlarin herbiri, sadece kendilerini sevdigini sanirlar.

10. Bütün kadinlari çekici buluyormussun gibi davranirsan bütün kadinlar da seni çekici bulur. Çünkü, kadinlar kendi baslarina düsünemezler (toplum kadinin kitabidir, hatirlarsaniz). Eger diger kadinlar sizi önemsemiyorsa, ancak o zaman o da sizi önemsemez.

11. Kadinlarla birlikte oldugun o degerli zamanlarda onlari asagila, küçük düsür ve ne yaptigini biliyormussun gibi davran. Elbisesinin basit ama saçlarinin sahane oldugunu söyle ona. Ona zamanla dogru dürüst giyinmeyi ve öpüsmeyi ögretecegini söyle.

12. Süphede misin, hemen davran; onu biryere götür, öp onu, dokun ona, nazikçe elinden tutup yatak odana götür onu. Kadinlar, senin onlari harekete geçirmeni bekleyip dururlar. Eger ne yapacagina kararsiz kalirsan, öyle bir degisirler ki, neden hala birsey yapmiyor diye sasirip kalirlar. Bu, bir kadinin bir erkegi ciddiye almasi için neredeyse her kadinin basvurdugu, erkeklerden istedigi, bir kendine güven testidir. Kadinlarin da kendilerine ait bir zekasi vardir diye düsünürsen, senin aptal oldugunu düsüneceklerdir.

13. Artik farkina var ki reddedilmek öyle çok da mühim bir sey degildir. Bir kadin sana hayir dediginde, bunun, tam da o anda esen rüzgarin dogru yöne degil de ters yöne esmesinden hiç te farki yoktur. Bütün kadinlarin birbirine benzemesi gibi okyanusta daha bir sürü balik vardir.

14. Reddedilmekten korkarsan, kadinlarin gerçekten bir karar verecekmis gibi hissetmelerine neden olursun! Bundan ötürü seni küçümserler. Olasi seçenekleri degerlendirip gerçekten bir sonuca ulasabilecek duruma sokulmayi hiç bir kadin istemez elbette.

15. Kadinlari siraya diz. Üç kadina sevisme teklif et, biri kabul edecektir. Onlara böyle basit metodlarla yaklasirsan gururlari oksanacaktir.

16. Kadinlarin bildigi kadariyla kelimeler, ask ve ihanet içindir. Bundan dolayi ASLA ve ASLA bir kadina öpebilir miyim diye sorma. Onu dikkatle dinle ama sakin söyledigi herhangi birseye inanayim deme. Daha ziyade onu tanidigin kadariyla, onun sözlerini yorumla.

17. Kadinlar beyinli degil fizikli yaratiklardir. Yani onlara asik oldugunu söylemektense elini dogruca kasiklarina götür.

18. Feminizmin bütün hedefleriyle - özellikle (her ne ise) ana fikriyle - bütünüyle hemfikir ol. Aslinda herhangi bir kadinin herhangi bir konuda söyledigi herhangi bir seyle ayni fikirde olmalisin. Lakin ne yaparsan yap hiç bir zaman bir kadina gerçekte nasil davranman gerektigini unutma, yoksa aziz olma tehlikesiyle her an karsilasabilirsin ve kadinlarin bildigi kadariyla bir aziz kötü bir sakadan baska birsey degildir. Bütün bunlardan yola çikarak kadina, ne kadar akilli ve cesur oldugunu ve fakat tipki diger bütün kadinlar gibi kendi basinin çaresine bakamayan, düsüncelerinin ve inançlarini önemsiz oldugunu hissettir.

1.Pamela Anderson.

2.Filmlerdeki çıplaklık sahnelerinin yıldızları genelde dişidir.

3.Bes günlük bir tatil için minik bir çanta yeterlidir.

4.Spor karşılaşmaları.

5.Telefon konuşmalarınız maksimum 30 saniyedir.

6.Arkadaslarinizin seks hayatını gözlemlemeniz gerekmez.

7.Tüm konservelerinizi siz açarsınız.

8.Tuvalet ihtiyacınızı kadınlardan %80 daha hızlı ve pratik giderirsiniz.

9.Eski arkadaşlarınız kilo almış yada vermiş oluşunuzla ilgilenmezler.

10.Kuaförde saatler harcamazsınız.

11.Disilerden %98 daha hızlı zap yaparsınız.

12.Pembe dizilerle zaman kaybetmezsiniz.

13.Poponuz ise alınmamızda asla bir kriter değildir.

14.Tüm orgazmlarınız gerçektir.

15.Tecavüzcüler sizle ilgilenmez.

16.Her yere yanınızda gereksiz şeylerle dolu bir çanta götürmek zorunda kalmazsınız.

17.Yaşlanırsanız Viagra kullanırsınız.

18.Tuvalete yardımcı bir grup arkadasınız olmadan gidebilirsiniz.

19.Soyadiniz olduğu gibi kalır.

20.Bir otel yatağını toplanmammış bir şekilde bırakabilirsiniz.

21.Kendi yemeğinizi öldürebilirsiniz

22.Düsüncesizlikleriniz için ekstra kredi sahibisinizdir.

23.Hiç kimse sizi (onu) yutarken hayal etmez.

24.Tuvaleti silmek zorunda degilsinizdir.

25.10 dakikada tras olup, dus alip hazirlanabilirsiniz.

26.Kendinizi tatmin etmek için yardimci bir titresimli faktöre ihtiyaç duymazsiniz.

27.Bayan patronlara karsi avantajlisinizdir.

28.Ne kadar çirkin olursaniz olun sizden hoslanan bir karsi cins bulunur. (bkz. Quassimodo)

29.Dügün planlarıyla ilgilenmezsiniz.

30.Biri sizi bir yere davet etmeyi unutursa hala arkadasınız olabilir.

31.Bir partide sizin kıyafetinizin aynini giyen biriyle tanışırsanız onunla hayat boyu arkadaş olabilirsiniz.

32.Iç çamaşırlarınız pazarda 500.000 TL'dir.

33.Bilumum güzellik yarışmaları.

34.Sizin emrinizde çalışan insanlardan hiçbiri sizi ağlatma gücüne sahip değildir.

35.Boynunuzun altında kalan hiçbir vücut bölgesini tras etmezsiniz.

36.Her aksam killi poponun birine arkanızı dönmek zorunda değilsinizdir.

37.Otuz dört yaşında ve hala bekarsanız kimsenin umurunda olmaz.

38.Adinizi kara sidikle yazabilirsiniz.

39."Uzağa işeme" yarışmalarında tartışmasız bir üstünlük sağlarsınız.

40.Çikolata sadece bir çeşit tatlıdır, kaçılması gereken bir güzel şey değil.

41.Cumhurbaskani olabilirsiniz.

42.Yolcu koltuğunda da yolculuklardan zevk alabilirsiziniz.

43.Çiçekler her şeyin anahtarı, her sorunun çözümüdür.

44.Diger insanların duygularına çok önem vermeniz sizden beklenmez.

45.Çalisma saatlerinizin %90'ini seksi düşünerek geçirebilir ve tam verim alabilirsiniz.

46.Islanacaginiz bir ortama beyaz bir t-shirt ile gidebilirsiniz.

47.Üzerinde "Hâ$$îktir ordan!" yazan bir t-shirt giyebilirsiniz.

48.Üç çift ayakkabı yeter de artar bile.

49.Araba tamircisine kolayca gidebilir ve hatta orada muz bile yiyebilirsiniz. Basiniza bir sey gelmez.

50.Istediginizi söylersiniz ve insanların sizin hakkınızdaki düşüncelerini takmazsınız.

51.Leonardo DiCaprio'nun hoşlanılacak biri bile olmadigini daha kolay anlarsınız.

52.Arkanizdan fazla kisi konuşmaz; konuşsa bile aldırmazsınız.

53.Sicak bir günde gömleğinizi çıkartabilirsiniz.

54.Yalniz yaşıyorsanız annenizin sizi ziyaret etmesi arifesi hariç evinizi asla toplamayabilirsiniz.

55.Tüm tamirciler size gerçeği söyler, doğru fiyatı teklif eder ve pazarlığa daha açıktırlar.

56.En yakın arkadaşınızla saatlerce oturup "Benden hoşlanıyor olmalı" seklinde düşünmeden maç seyredebilirsiniz.

57.Sevgilinizin sizden ayrılmaya çalıştığını ima ettiği cümleleri asla yanlış anlamazsınız.

59.Ruhsal durumunuz çok zor değişir.

60.Dünyanız istediğiniz yerdir.

61.Mekanik aletleri diğer cinsten daha kolay kullanır, onları yönetirsiniz.

62.Arkadasinizin yeni saç biçiminizi fark etmesi sizi pek ilgilendirmez.

63.Clint Eastwood'a hayran olduğunuz için ona benzemek istemezsiniz ya da benzemek için kilo verme geregi duymazsiniz.

64.Asla bir önceki benzin istasyonunun çalışanlarını beğenmediğiniz için diğerine 20 km yol almazsınız.

65.Bir içecek şişesini açmanın en az 20 farklı yolunu bilirsiniz.

66.Ne giyerseniz giyin, bacaklarınızı farklı yönlere sonuna kadar açarak oturabilirsiniz.

67.Ayni is . . . Fazla maaş.

68.Gri saç ve kırışıklıklar karizma katar.

69.Gelinlik - 200$, frak kirası - 100$

70.Bir atışta 400 milyon sperm ile 15 denemede dünya nüfusunu ikiye katlayabilirsiniz - en azından teorik olarak.

71.Diger insanların yemeklerine ve tatlılarına ilgi duymazsınız.

72.Uzaktan kumanda sadece ve sadece sizindir.

73.Siz insanlarla konuşurken asla göğüslerinize bakmazlar.

74.Eurosport'da ki birbirinden ilginç motor sporları.

75.Formula 1.

76.Bir arkadaşınıza hediye götürme gereği duymadan da uğrayabilirsiniz.

77.Bekarliga veda partileri kına eğlencelerinden kat kat iyidir.

78.Annenizle normal ve sağlıklı bir ilişkiniz vardır.

79.Erkek çocuklar aileler tarafından -genelde- daha çok sevilirler.

79.Kolayca prezervatif alabilirsiniz. (Eczacı sizi çıplak olarak hayal etmez)

80.Banyoya gidip makyaj tazelemenize gerek yoktur.

81.Makyaj yapmanıza gerek yoktur!

82.Eğer bir arkadaşınızı arayacağım deyip aramazsanız o, arkadaşlarınıza sizin değiştiğinizi söylemez.

83.Bir gün uyandığınızda pis, yaşlı bir adam olduğunuzu fark edeceksiniz.

84.Muayyen günleriniz olmadığı için istediğiniz zaman rahatlıkla denize girebilirsiniz.

85.Ev hayvaniniz varsa onun yemek ve tuvaletiyle ilgilenmeyebilir, ama onunla oynayabilirsiniz.

86.Her durumu "$îKtir et" diyerek rasyonalize edebilirsiniz.

87.Prenses Di'nin ölümü sizin için sadece başka bir ölüm ilanıdır.

88.Geğirmek normal bir şeydir. Bunun zevkine varabilir ve hatta iyi geğiriyorsanız bu olay arkadaşlarınız tarafından saygı ile karşılanabilir.

89.Ruhsal durumunuz yüzünden seksüel bir şansı kaçırmazsınız.

90.Steven Seagal gibi büyük bir şahsi yakından anlayabilir, ona hayranlık duyabilirsiniz.

91.Normal dişi bir durum hariç estetik ameliyata ihtiyaç duymazsınız.

92.Mekanik bir dalgamatik çalışmadığında onu yumruklayıp fırlatabilir, bundan zevk alabilirsiniz.

93.Yeni ayakkabılar yüzünden büyük acılar çekmezsiniz.

94.Porno filmler tam sizin istediğiniz gibi tasarlanmıştır.

95.Herkesin doğum günü yada yılbaşlarını hatırlamak zorunda değilsinizdir.

96.Birinden nefret etmek onunla seksüel bir yakınlığınızın olmasını engellemez.

97.Arkadaşlarınız asla size "Ee, değişik bir şey fark ettin mi" teklinde tuzaklar kurmazlar.

98.Internet ve olanakları.

99.Cinsel organınızla gurur duyabilir, ona isimler takabilirsiniz. Yaratıcı değilseniz "Osman" yada "küçük miço" diyebilirsiniz.

100.Pamela Anderson

Kadın ve erkek arasındaki en büyük fark nedir? Bu sorunun cevabını düşünmeyen kadın yoktur herhalde. Biz size şöyle özetleyebiliriz; siz ağlarken, o neden ağladığınıza anlam veremez....

Anlatmak istediğimiz biz duygularımızı ne kadar açık anlatırsak anlatalım erkekler bu duyguları anlamakta zorluk çekerler. Siz onun yüzünden karşısında hıçkırıklara boğulurken, o size "niye ağlıyorsun" diye sorar. Bu küçük bir örnek olsa da tüm kadınların yaşadığı bir örnektir.

Erkekler ilişkide daha birçok şeyi sizden farklı düşünür. Aşk hakkında sizden farklı düşünür? Mesela neleri mi farklı düşünür? Erkeklerin gözünden aşk şöyledir:

Özel günlerin hiçbir önemi yok!

Erkekler genelde aşkta küçük ayrıntılar üzerinde durmazlar. Örneğin yıl dönümlerinizi, doğum gününüzü unutabilirler. Ancak bu onlar için çok büyük bir sorun değildir. Hatta çoğu kez özel gün kavramının ne olduğunu bile hatırlamazlar. Çünkü bu gibi şeyler onlara göre küçük detaylardır. Kötü niyetle değil ama kendilerince hayatta önem verdikleri başka şeyler olduğundan çok da fazla tarihlere takılıp kalmazlar. Bu nedenle sevgiliniz sizin ile ilgili özel bir günü unuttuğunda hemen bozulup üzülmek yerine, kibarca uyarın ve asla bunu sizi sevmediği için yaptığını düşünmeyin.

Onu arayıp aramamanız çok da önemli değildir!

Kadınlar sevgilileri tarafından aranmayı ve ilgilenilmeyi çok sever. Oysa telefon etmek erkekler için çok de gerekli bir durum değildir. Sevgilisini gün içinde mutlaka araması gerektiğini düşünmez. Hatta eğer bu konuda ona biraz sitemli davranırsanız, neden böyle davrandığınızı ve bir telefon görüşmesine neden bu kadar önem verdiğinizi anlayamaz.

Biten bir ilişki arkasından ağlanmaz

Erkekler bazı durumları kadınlara göre daha kolay kabullenebilir. Ayrılık onlar için kabullenilmesi gereken bir gerçektir. Eğer ilişki bitmişse, ayrılmak gerekiyorsa yapılacak bir şey yoktur. Tabii bu tamamen onların üzülmediği anlamına gelmez. Çoğu zaman üzüntülerini dışa vurmamayı, duygularını karşısındakine aktarmamayı tercih ederler. Böyle zamanlarda mantıklı düşünceyi ön plana çıkarırlar. Onlar için bir ilişki bittiyse bitmiştir, üzülse bile bunun fayda sağlamayacağını düşünür.