Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
Evcil Hayvan tarafından Hobi & Sanat'de yazılan bir grup blogu
  • Konu

    11
  • Yorum

    0
  • görüntüleme

    2.158

Bu bloğa katkıda bulunanlar

Bu Blog Hakkında

Evcil Hayvan Konuları

Entries in this blog

KEDİ PSİKOLOJİSİ

KEDİ YAVRUSUNUN OYUNLARI

Küçük yırtıcı daima oyun için fırsat kollar. Kedi yavrusu bir köşede sinip gizlenmeyi ve kımıldayan cisimlere atlamaya bayılır. Örneğin rüzgarda kımıldayan perde yanından geçerken sizin bacağınız onun için bir eğlencedir. Bu avcılık içgüdüsü kendisinde oyun oynama duygusu ile kendini gösterir. Bir kedi yavrusunun asla canı sıkılmaz. Hareketli bir ışık, uçan bir sinek, hatta kendi kuyruğunun ucu ona bir eğlence oluşturur. Tetikte bekler ve kaslarını gererek hedefine atlar. Onun için her şey çevikliğini göstermeye bir fırsattır. Kırılacak eşyalarla ilgilenmemesini sağlamak için ona oyuncak , top, kauçuk fare v.b. eşyalar verebilirsiniz. Bu eşyaların ortak nitelikleri hareketli ve hafif olmalarıdır. Kediniz bunları ısırmaktan ayakları arasında yuvarlamaktan büyük zevk alır. Kısaca kediniz evinizde fazla bir zarar yapmadan kolayca oynama olanağı bulur.

ÇILGINLIK KRİZLERİ(Saldırganlık)

Bazen kediniz sizi kaygılandırabilir. Kuyruğunu kımıldatarak size sabit bakışlarla bakar. Sonra aniden ayaklarınızı ısırmak için büyük bir hızla ayaklarınıza atlar. Bu ayaklarınızda yaralanmaya yol açabilir. Kediniz zaman zaman büyük bir coşku ile kışkırtılır. Kedi dört nala koşarak mobilyadan mobilyaya atlayarak bütün evi dolaşır. Bu durumda sakin olunuz bu hareketler çılgınlık belirtileri değildir. Bu kedinin içindeki coşkunun basit bir ifadesidir. Bu coşku karşı konulmaz anlaşılmaz bir itidir. Bu krizin geçmesini sakince bekleyiniz. Bir süre sonra kediniz önce olduğu gibi mırıldanarak hiçbir şey olmamış gibi bacaklarınıza sürtünecektir.

Tüm yavru memelilerde oyun sırasındaki saldırgan davranışlar normaldir. Bunlar oyun sırasında kavga etme, yırtıcı hareketler, sinsice avına yaklaşma hareketleri olabilir. Genç bir kedi bir köşede saklandıktan sonra bir objeye avına yaklaşır gibi sinsice yaklaşıp birden üzerine atlayabilir. Yavru kediler birbirleriyle anneleriyle veya diğer hareket eden objelerle oynayacaktır. Bunların hiçbiri yoksa sizin ayaklarınız, elleriniz onun için bir oyun aracı haline gelebilir.

Yavru kedilere en baştan sizin kabul edebileceğiniz bir oyun tarzı öğretmek gerekir. Eğer mümkünse iki kedi almak daha iyidir. Böylece birbirleriyle oyun oynayabilirler

Birçok insan oyun sırasındaki bu saldırgan tavırları ciddi agresif tavırlar olarak algılamaktadır. Oyuncu kediler sessizce atak yaparlar. Ancak ısırdıklarında dişlerini deriye geçirmezler. Ciddi olarak agresif olan kediler daha tehlikelidirler. Yılan sesine benzer bir ses çıkarırlar. Bu tür saldırgan tavırlar takındığında bir sprey şişesiyle su püskürtmek denenebilir. Kediye vurmak asla önerilmez çünkü kendini korumak için vereceği tepkiler size zarar verebilir veya saldırganlığını arttırabilir.

KEDİ YAVRUSUNUN HIRSIZLIĞI

Kedi yavrusu hırsız olabilir. Evinizde bir yerden diğer bir yere sıçramayı seven yerinde duramayan kedi yavrusu bir gün bilerek veya bilmeyerek kendini mutfak masasının üzerinde tadı güzel bir tabak dolusu yiyecek ile burun buruna bulabilir ve patilerini bunun içine sokması veya bir parça yemek alıp bir köşeye kaçırıp rahatlıkla mideye indirir. Bu gibi olaylar tekrarlanırsa bu hırsızlık huyudur. Belki bu dürtü yıllar önce aç olan atalarından gelen iç güdülerdir. Bu huyu iyileştirmeyi başarabilirsiniz. Onu ses tonunuzu yükselterek azarlayınız başka ceza vermeyiniz. Kediniz iştah açıcı bir yemek aşırmak için daima yakın olacaktır. Sizin için tek çare kedinizi gözlemek ve yemekler ile kedinizi asla yalnız bırakmamaktır.

YAVRU VE ERİŞKİN KEDİLERDE AŞILAMA

Tüm aşı programları için veteriner hekiminize başvurmalısınız

Aşılar petinizi birçok enfeksiyöz hastalıktan korunmaya yardımcı olacaklardır.

Yavru kedileri enfeksiyöz hastalıklardan korumak için rutin aşılamaların yapılması gerektiği kesindir.

Yeni doğmuş kedi yavruları, annelerinin sütlerinden hastalıklara karşı savaş veren antikorları da alırlar.. Ancak bu antikorlar normal olarak 6-12 hafta dayanırlar. Ancak bundan sonra aşılar anne sütünün yerini almaktadır ve yavru kedinizin vücuduna az miktarda yapısı değiştirilmiş hastalık unsurları vererek onun hastalanmadan kendi antikorlarını yaratmasına uyarılır.

Aşılanmamış kedinizi aşı programı tamamlanıncaya kadar lütfen dışarıya çıkarmayınız. Çıkarmak zorunda kalırsanız kucağınızda çıkarınız. Aşıları yapılmadan ve tamamlanmadan aşılıda olsa başka kedilerle kesinlikle temas ettirmeyiniz. Başka hayvanların dolaştığı yerlerde dolaştırmayınız.

Veteriner Hekim kontrolü , lüzumlu koruyucu aşılama ve paraziter tedavilerini yaptırmanız hayvanlardan insanlara geçebilecek Zoonoz hastalıkların önlenmesi açısından önemlidir.

UNUTMAYINIZ Kİ PETİNİZİN SAĞLIĞI KENDİ SAĞLIĞINIZ DEMEKTİR.

Kliniğimizde yavru kediler için uygulanan aşı programı şöyledir.

Yavrunun sağlığı açısından 6-8 haftalık olduğu zaman ektoparazitler (dış parazitler), endoparazitler (iç parazitler)den arındırılmalıdır. Bu tedaviden sonra size veteriner hekiminizin hazırlayacağı aşı programına uymalısınız.

Aşıları tamamlanmamış yavru kediler onların yaşamı için önemli olan viral, bakteriel ve paraziter hastalıklara karşı açık olacaktırlar. Koruyucu hayvan sağlığında aşılar önemlidir. Bizim önerilerimiz şu anda en fazla test edilmiş ilmi protokoller ve hayvan sağlığını tehdit edici hastalıklarla ilgilidir. Eğer herhangi bir sorunuz varsa lütfen friends veteriner poliklinliği ile kontak kurunuz.

FELİNE PANLEUKOPENİA :DİSTEMPER( KEDİ GENÇLİK HASTALIĞI) : Son derece bulaşıcı ve çoğu kez ölümcül bir viral enfeksiyondur. Aşı onun yegane koruma yöntemidir.

FELİNE VİRAL RHİNOTRACHEİTİS : Üst solunum yollarının çok bulaşıcı viral enfeksiyonudur. Aşı tek korunma yöntemidir.

CALİSİVİRUS :. Üst solunum yollarının çok bulaşıcı viral enfeksiyonudur. Aşı tek korunma yöntemidir.

CHLAMYDİA : Bakteriel enfeksiyon

FELİNE LEUKEMİA VİRUS : Öldürücü ve çok bulaşıcı viral bir enfeksiyondur.(Genellikle dışarı çıkan veya yaşayan hayvanlarda veya aynı evde yaşayan birden fazla kedi olduğu durumlarda kesinlikle uygulanmalıdır.) bu aşı da yapılmalıdır.

KUDUZ: Bütün memelilere bulaşabilen ölümcül bir merkezi sinir sistemi hastalığıdır. Kuduz kamu sağlığı açısından önemli bir tehdit olduğundan hayvanınızın bu hastalığa karşı aşılanmış olması kanuni bir zorunluluktur.

Bu viral hastalıklar dışın da FIV FELİNE İMMUNODEFİCİENCY VİRUS ( Kedi " AIDS " I öldürücü viral bir hastalıktır.) ve FIP FELİNE INFECTİOUS PERİTONİTİS ( Öldürücü olarak seyreden viral bir hastalıktır) Ülkemizde şu anda bu hastalıklara karşı bir koruyucu aşı bulunmamaktadır. Bu hastalıklara karşı tek koruma yöntemi aşılamadır. Umuyoruz ki yakın zamanda bu hastalıklara karşı kullanılan aşılar ülkemizde kullanılmaya başlayacaktır.

Yeni doğmuş kedi yavruları, annelerinin sütlerinden hastalıklara karşı savaş veren antikorları da alırlar. Ancak bu antikorlar normal olarak 6-12 hafta dayanırlar. Ancak bundan sonra aşılar anne sütünün yerini almaktadır ve yavru kedinizin vücuduna az miktarda yapısı değiştirilmiş hastalık unsurları vererek onun hastalanmadan kendi antikorlarını yaratmasına uyarılır.

Aşılanmamış kedinizi aşı programı tamamlanıncaya kadar lütfen dışarıya çıkarmayınız. Çıkarmak zorunda kalırsanız kucağınızda çıkarınız. Aşıları yapılmadan ve tamamlanmadan aşılıda olsa başka kedilerle kesinlikle temas ettirmeyiniz. Başka hayvanların dolaştığı yerlerde dolaştırmayınız.

Veteriner Hekim kontrolü , lüzumlu koruyucu aşılama ve paraziter tedavilerini yaptırmanız hayvanlardan insanlara geçebilecek Zoonoz hastalıkların önlenmesi açısından önemlidir.

UNUTMAYINIZ Kİ PETİNİZİN SAĞLIĞI KENDİ SAĞLIĞINIZ DEMEKTİR.

Kliniğimizde yavru kediler için uygulanan aşı programı şöyledir.

6. haftada veya daha erken iç ve dış parazitlere karşı ilaçlama

8.hafta da FVR+FCV+FPV+FChl

21 gün sonra

FVR+FCV+FPV+FChl

9.haftada FeLV ilk aşısı

21 gün sonra

FeLV aşısının tekrarı

3. aynından sonra RABISIN(KUDUZ)

FPV:Feline Distemper

FCV:FELİNE CALİCİVİRUS

FVR:FELİNE VİRAL RHİNOTRACHEATİTİS

FChl :CHLAMYDİA

FeLV:FELİNE LEUKEMİA VİRUS

Bu aşı programına uyulması vücudun yeterince bağışıklık kazanması için önemlidir. Yavru kedinizi sonra düzenli olarak her iki ayda bir iç(tenya ve kurt) ve dış parazitlere (pire ve keneye ) karşı ilaçlamalar yapılması gerekmektedir.

Yavru kedinize bir yıl sonra bu aşılar(FPV+FCV+FVR+FeLV+FChl / KUDUZ ) sadece bir defa yapılması gereklidir ve yeterlidir. Bu aşılar tüm yaşantısı süresince yılda bir kez yaptırılmalıdır. Düzenli olarak antiparaziter tedavileri yaptırmayı unutmayınız.

YAYGIN PARAZİT TÜRLERİ

İÇ PARAZİTLER:

Bu parazitlerin çoğu beslenip çoğaldıkları kedi bağırsaklarında hayatlarını sürdürürler. Yerde bulunan parazitlerle bulaşmış bir hayvan dışkısındaki yumurtalar, onu koklayan veya üzerinde yürüyen kedilere bir tehlike oluşturur. Tedavisinden sonra köpeğinizi dışkı bulunan yerlerden uzak tutunuz. Teşhisleri en iyi şekilde Veteriner Hekiminiz tarafından saptanabilir. Bu parazitlerin bulunup bulunmadığını saptamak için o sizden kedinizin dışkısından bir örnek getirmenizi isteyecektir.

KURTLAR:

- Yuvarlak kurtlar : Anneleri tarafından kedi yavrularına doğum öncesi (plazental yolla) veya anne bakımı sırasında bulaşabilir. Bu 5 cm. uzunluğunda ince, beyazımsı veya açık kahverengi parazit bazen bulaşmış olduğu kedinin dışkısında da görülebilir. Bazen de kusarak bu paraziti çıkarabilirler. Yavru kedilerde yaygındır ve onlara şişkin göbekli bir görünüm verebilir. Larvası kedinin bedeninde dolaşır. Bir yuvarlak kurt enfeksiyonundan büyüme bozukluğu, ishal, kusma, dışkıda kan, su kaybı, ve bazen zattüre oluşabilir. Tedavinin tekrarlanması ve uzun süre devam edilmesi gerekir.

- Kancalı kurtlar : Barsak parazitleri arasında en tehlikeli olanlar arasındadır. Annelerinden kedi yavrularına doğum öncesi veya anne bakımı sırasında bulaşabilir .Kancalı kurtların belirtisi arasında bitkinlik, kansızlık, iştahsızlık, siyah ve kanlı dışkıdır.

Trişin: Bu parazit kedinin sindirim sisteminin alt ucuna yerleşir ve kronik barsak iltihaplanmasına, dışkıda mukus, kilo kaybı ve ishale yol açar.

BARSAK ŞERİTLERİ (TENYALAR):

Bu parazitlerden bazıları larva şeklindeyken kedinin pireyi yuttuğu zaman ortaya çıkar. İştah kaybı, kansızlık,ishal v.b belirtilere neden olurlar. Bazı tenya türleri insan sağlığı açısından çok önemli riskler içermektedir. Düzenli olarak mutlaka iç parazitlere karşı tedavi ve koruyucu tedavilerini yaptırmayı ihmal etmeyiniz.

KALP KURDU : (DİROFİLARİA İMMİTİS)

Bir sivri sineğin sokması ile bulaşır. Bu son derece tehlikeli parazit kedinin kalbine yerleşir ve gerek kalp gerekse de akciğer hasarına , öksürük, durgunluk ve bitkinliğe yol açar Bu hastalık akciğerleri, akciğerlere kan taşıyan damarları ve kalbi etkilemektedir. Belirtiler çabuk yorulma, öksürük, kusma, kilo kaybı, solunum güçlüğü ve bazen ani ölümdür.

Sivrisinekler olmadan bu hastalık yayılamaz. Subtropikal iklimli bölgelerde hastalık çok sık görülmektedir. Ancak göl, nehir ve deniz kenarlarında sivrisineklerin yoğun olduğu bölgelerde hastalık yine yoğun olarak görülmektedir. Köpeklerle karşılaştırıldığında kediler bu hastalığa karşı daha dirençlidir. Ancak enfekte olduklarında bu hastalık kedilerde daha şiddetli seyretmektedir.

Kalp kurdundan koruma çok basittir. Koruyucu ilaçlar sivrisinekler tarafından bulaştırılan larvaları öldürür. Birçok durumda aylık olarak kullanılan tabletler etkili bir koruma sağlamaktadır.

Kalp kurtların bulunup bulunmadığını saptamak için bir kan muayenesi yapılır Kalp kurdunun tedavisi zordur, ancak ona karşı önlem almak kolaydır. Bu konuyla ilgili Veteriner Hekiminizin belirleyeceği koruyucu programı onunla görüşünüz .Bir Veteriner Hekimin denetimi dışında hiç bir zaman bir kediye kalp kurdu tedavisi uygulamayınız. Detaylı bilgi için Friends Veteriner Poliklinliğini ararsanız size yardımcı olabiliriz.

DIŞ PARAZİTLER :

Dış parazitler pireler, bitler, ve kenelerdir. Kedinizin derisinde yaşayan bu böcekler onu sadece rahatsız etmekle kalmaz aynı zamanda çeşitli hastalıklar bulaştırır ve iritasyonlarına bağlı değişik alerjik hastalıklara neden olurlar. Bazıları insanlara da hastalıklar bulaştırır. Bu yüzden onların varlığını dikkatli bir şekilde izlemekte fayda vardır.

PİRELER :Eğer kedinizde pire varsa büyük olasılıkla sizin bundan haberiniz vardır. Genelde onları görmek kolaydır. Pireler kedinin kanını emerek beslenirler . Kaşıntıya ,alerjilere neden olurlar ve yutulduklarında barsak şeritlerini bulaştırırlar. Rutin pirelere karşı mücadele etmek en etkin yöntemdir. Yaşadığınız bölgeye göre,pire mevsimi birçok ay sürebilir. Pirelerin yumurtaları kedi üzerinde açılmaz bulunduğu ortamda uygun koşullarda açılır ve larval gelişimini tamamladıktan sonra kediye veya ortamdaki diğer hayvan ve insanlara geçer. Onun için sizin hem hayvanınızı hem de çevrenizi(hayvanın bulunduğu yeri ) ilaçlamanız gerekir. Her 1-2 haftada onun yatağını yıkayınız. Halıları ve aralıkları iyice makineden geçiriniz.(sonra kir torbasını atınız) Ve hayvanınıza Veteriner Hekiminizin önerdiği pire tozu, sprey, veya sıvı ilacı kullanınız.

Tırmalama Oyuncağı

Kedilerin tırmalama alışkanlığı da içgüdüseldir Tırmalama veya pençeleme kedinin tırnağındaki ölü dokuların uzaklaştırılması için gereklidir. Ayrıca bu davranış kediler tarafından doğal hayatta bölgelerini işaretlemek amacıyla da kullanılmaktadır Kedilerde tırnaklarını çıkarma ,mobilyaları parçalamak isteği ile oluşan kötü bir alışkanlık değildir. Gayet doğaldır ki sizde bu şekilde kanepelerinizin parçalanmasını, güzel halınızın tiftiklenmesini arzu etmezsiniz. Bu nedenle kedinin bu ihtiyacını karşılamak için hazırlayacağınız bir tahtayı onun kullanımına veriniz. Tırmalama oyuncağı ismi bize garip gelse de kedinin günlük en önemli ihtiyaçlarından biridir. Artan enerjisini harcayacağı, tırmanma ve tırmalama içgüdüsünü deşarj edeceği bir araçtır. Basitçe yapılabilir; boyunun 60-90 cm arasında olması tercih edilir. Uzun bir borunun veya bir odun parçasının üzeri halı veya tekne ipleri ile kaplanabilir. Ve ağır bir zemine dikey olarak sabitlenir.

Hadi biz yapalım: 1,5 cm kalınlığında 40 cm eninde 40 cm boyunda ağaç bir plakayı malzeme listemizde ilk sıraya koyalım. Daha sonra çok çeşitli olarak bulabileceğimiz 10 cm çapında plastik boru veya gerçek ağacı ölçüleri 40 x 40 x 1,5 olan tahtamızın tam ortasına 90 derecelik açıyla çok sağlam bir şekilde sabitleyelim. Sıra boru şeklinde olan tırmalama aracımızın üstünü kaplamaya geldi. Bunun için bir çok değişik malzeme kullanabiliriz. Herhangi hav dökmeyen halı çeşidinden tutun da limanlarda tekneleri bağlamaya yarayan plastik olmayan halatlara kadar bir çok seçenek kullanabiliriz. Seçtiğiniz malzemeyi borunun üzerine sıkıca sarınız; fakat sarmadan önce borunun üzerine bir miktar yapıştırıcı (bally) sürerseniz tırmalama oyuncağınız daha uzun ömürlü olacaktır. Daha kolayı gidip petshop'tan satın almanız olacaktır. Friendsvet petshop'unda dekoratif bir çok çeşidini bulabilirsiniz.

Tırmalama tahtası oyun sırasında kediye tanıtılmalı. Tahtayı kullandığı zaman onu ödüllendirmeli, başka yüzeyleri kullandığı zaman da sert bir "hayır!" ile veya iki elinizi birbirine vurarak caydırıcı bir ses çıkararak onu engellemelisiniz.

Mama Kabı:

Kedinizin mama kapları kolay temizlenebilir ve ağır bir malzemeden olmalıdır. Paslanmaz çelik veya ağır plastik kaplar tercih edilebilir. Bunların şekil olarak da bir çok çeşidi bulunur,bu çeşitleri Friends Vet.petshop'undan temin edebilirsiniz. Su ve mamanın aynı yere konulabildiği 2 gözlü kaplar, taşıma ve temizlik açısından kolaylık sağlar. Besleme kabını koyduğunuz yerin altına, kabın kaymaması ve etrafın temiz kalması için lastik veya gazete sermelisiniz. Seyahatte, bazı kediler özellikle kendi mama kaplarını ve kendi kedi kumunu tercih ederler. Herhangi gittiğiniz yerdeki kapları kullanmazlar. Bir çok kedi besliyorsanız, onların aile içi hastalıklarının yayılmasını önlemeniz için beslemeden sonra kapları temizleyiniz.

Kedi kumu ve Kum kabı:

Bu ekipman kedinizin tuvalet ihtiyacını gidermesi için kullanılır. En kullanışlı boyutlar 35 cm x 35 cm'dir. Yüksekliği küçük yavrular için 8 cm, büyükler için ise 15 cm olmalıdır. Kedi kumunu koyacağınız kabın gözeneksiz düz ve kolay temizlenebilir bir malzemeden yapılmış olması tercih edilmelidir. Örneğin plastik, paslanmaz çelik metal ve emaye kaplar en uygun çeşitlerdir. Kolay temizlenebilir ve çeşitli boyutlardaki kapları kumuyla birlikte Friends Vet. petshop'unda bulabilirsiniz. Kum kabının içerisine herhangi bir plajdan getirdiğiniz kumu da koyabilirsiniz fakat ticari olarak üretilmiş kedi kumları içlerinde kötü kokuları yok edecek kimyasallar içerirler. Çeşitli hastalıklar oluşmasın diye kedinizin kumunu haftada bir kaç kez mutlaka değiştiriniz. Kum kabının içerisinden dışkıları ayırabilmek için ızgaralı kaplar temizlik açısından tercih edilmelidir. Kedinizin her tuvaletinden sonra kolayca, ızgara vasıtasıyla kumun içerisinden dışkısını ayırabilir, böylece hem kumunuzu uzun sure kullanabilir hem de çeşitli enfeksiyonların oluşumuna engel olabilirsiniz.

Tuvalet kabı alışkanlığı Kediler genellikle titiz hayvanlardır. Evinizin şekli nasıl olursa olsun kedinizin kendi tuvalet kabını kullanmayı tercih edeceğinden emin olabilirsiniz. Ancak tuvalet kabı kesinlikle temiz olmalıdır. Kirli tuvalet kapları genellikle kedinin tuvaletini yapmak için başka bir yer aramasına neden olmaktadır. Tuvalet kabının pis kokmasına dışkıdan çok idrar neden olmaktadır. Ancak her ikisi de günlük olarak temizlenmelidir. Ayrıca birçok kedi kendine özel tuvalet kabı istemektedir. Tuvalet kabını da evin hareketli olmayan bir bölümünde ve kedinin rahatça kullanabileceği bir yerde tutmaya özen gösteriniz.Kediler kendi bölgelerini sahiplenmek, sınırlandırmak için de tuvalet kabının dışına idrar yaparlar. Bunu daha çok kuyruklarını dikip titreterek idrarlarını dik bir yüzeye püskürterek yaparlar. Ancak bazı kediler bunu çömelerek de yapabilir. İdrarla kendi yaşama alanını belli etme, işaretleme normal içgüdüsel bir davranışıdır. Aslanlar ve kaplanlar da bunu yaparlar. Bunun için en iyi çözüm kısırlaştırmadır. Kısırlaştırma işlemi erken yaşlarda (5-7 aylık dönemde) yapılmalıdır. Eğer kediniz tuvalet kabını doğru olarak kullanmıyorsa ilk olarak hekiminize başvurmalısınız. Kediniz herhangi bir hastalıktan dolayı tuvaletini tuvalet kabına yapmıyor olabilir. Sağlığıyla ilgili bir sorunu olmadığı ortaya çıktıktan sonra veterineriniz bu davranış sorununu gidermek için uygun çözümler önerecektir...

Kediler, yaşamlarının uzun bir bölümünü uyuyarak geçirirler. Bu yüzden onlara uyumaları için huzurlu bir mekan sağlamanız gerekir; yoksa sizin en çok kullandığınız koltuğunuz, sandalyeniz veya yatağınız kısa zamanda onun uyku mekanı haline gelecektir. Temizlik, konfor ve ısı başlıca gereksinmeleridir. Kedinizin kısa zamanda büyüyeceğini göz önünde bulundurarak, yatağını koyacağınız, kedinizin ölçülerine göre bir sepet en uygun seçim olacaktır. Tabii bundan başka, tekstil ürünleri kullanarak kendi yaptığınız yatak da aynı amaçla kullanılabilir. Hasta veya bakıma muhtaç kedileriniz için sepetinizin altına elektrikli battaniye koyabilirsiniz; fakat bunu yapmadan önce sepetin içindeki yatağı veya yatak yerine kullandığınız kumaşları kaldırıp en alta yerleştirmeniz gerekir. Elektrikli battaniye de nereden çıktı diyorsanız, içine sıcak su doldurulmuş bir pet şişeyi veya termaforu kedinizin sepeti içerisine, onu yakmayacak şekilde yerleştirebilirsiniz.

Beslenme Tablosu Yaş ve tür Ağırlık Enerji ihtiyacı kkcal/gün Günlük yemek ihtiyacı Kuru mama :

Yavru kediler

30 haftalık 1,5 kg - 2,7 kg 150 - 270 42 gr - 76 gr

40 haftalık 2,2 kg - 3,8 kg 175 - 300 48 gr - 84 gr

Yetişkin kediler

Durgun kediler 2,2 kg - 4,5 kg 155 - 315 44 gr - 90 gr

Aktif kediler 2,2 kg - 4,5 kg 185 - 380 53 gr - 108 gr

Hamile kediler 2,5 kg - 4 kg 250 - 400 70 gr - 112 gr

Emzirme dönemi 2,2 kg - 4 kg 550 - 1000 154 gr - 280 gr

KEDİ İLE HAYAT

Eve alırken:

Kedi edinmeden önce evinizde birkaç değişiklik yapmalısınız. Bunların en önemlisi kedinin uyuyacağı bir sepet veya kedi boyutlarına uygun bir yastık olacaktır. Eğer bunu yapmazsanız kediniz kendi seçtiği yerde uyumayı tercih edecektir. Ömürlerinin çoğunu uyuyarak geçirdiklerini göz önünde bulundurursanız, uyuduğu koltuk yada sandalyeleriniz belki de yatağınız kısa zamanda onun uyku mekanı haline gelecektir. Burası sizin çalışma sandalyeniz olduğunu düşünürsek kahve almaya kalktığınızda sandalyenizin kediniz tarafından işgal edildiğini göreceksiniz.

Uyku sepeti haricinde mama kabı, kedi maması, tırmalama oyuncağı, kedi kumu alınması gereken diğer malzemelerdir. Kedi veya kedi yavrusu yeni bir mekanda tırmalayacak bir takım nesneler arar. Bunların sizin mobilyalarınız veya perdeleriniz olmasını istemiyorsanız ona tırmalarken keyif alacağı çabuk parçalanmayan ve organik malzemeden üretilmiş bir tırmalama oyuncağı almalısınız. Bunu kendiniz de yapabilirsiniz. 10 cm çapında herhangi bir borunun üzerine yapıştırıcı sürdükten sonra 5 mm kalınlığındaki kendir ipini borunun üzerine sıkıca sarın. Bunu da dört köşe plaka halindeki bir tahta üzerine de dik olarak sabitleyin.

Kedinizin yatağını odanızın esinti olmayan, sıcak, sessiz ve rahatsız edilmeyeceği bir köşesine koymanız onun için huzurlu bir ortam yaratacaktır. Kışın eviniz tam ısınmıyorsa kalorifere veya ısıtıcıya yakın bir alan seçmeniz kedinizi çok mutlu edecektir. Uyuyacağı yerin kedi kumuna yakın olması gerekir. Ayrıca kedi kumu da her zaman aynı yerde olmalı ve gözden uzak bir mekanda olmasına gayret etmelisiniz. Eğer birden fazla kediniz varsa, her biri için ayrı bir besleme kabı bulundurmanız şarttır.

KEDİ İLE İLK GÜN

Kediyi bir yerden temin ettiğinizde hafta sonu veya sizin onunla ilgilenebileceğiniz boş bir iki gününüzün olmasına dikkat edin. Eğer sıcak bir günde aldıysanız taşıma kutusunu arabanızın bagajına koymayın, havadar fakat rüzgar almayan bir yer uygun olacaktır. Kedinizi eve götürürken uzun bir yolculuk yapacaksanız taşıma kutusunun içine biraz kedi kumu koyabilirsiniz. Eğer tren veya otobüsle kedinizi götürüyorsanız, eve varmadan, kesinlikle onu dışarı çıkarmayınız. Minik yavrunuzu eve getirdiğinizde evin bütün pencerelerini ve kapılarını kapatınız. Bu, evi onun için güvenli bir mekan yapacaktır. Kedinizi kutudan çıkartmadan önce ona ufak bir kase içerisinde su veya süt veriniz. Ve açtıktan sonra ilk olarak onu kum kabıyla tanıştırınız. İlk birkaç saat kediniz evinizin her yerini keşfetmek isteyecektir. İlgisini çeken her şeyle oynayacaktır. Evin keşfinden sonra yatağıyla tanıştırınız. Tabii o bununla ilgilenmeyip oyuna devam edecektir. Fakat birkaç uyku sırasında onu yatağına koyarsanız artık sizin orada yatmasını istediğinizi anlayacaktır. İlk günler onunla sürekli ilgileniniz. Kedinin eve geldiği ilk gün evde kalabalık ve gürültü olmamalıdır. Çocukların gelen kediye iyi davranmaları ve uyurken onu rahatsız etmemelerine dikkat ediniz. Yatak keşfinden sonra yemek zamanı gelmiştir. Bunun için beslenme çizelgesine uymaya başlanabilir. Yavru kedilerin bağırsak sistemi daha tam gelişmediği için verilen besinde fazla değişiklik yapılmaması ve verilen beslenme çizelgesine uyulması zorunludur.

ROTTWEILER

Orijin Ülke : Almanya

Tarihçe:

19.yy öncesinde Roma köylülerin yolu Almanya'nın güney kesiminden Rottweil kasabasından geçti. Rottweil kasabası Romalılar tarafından fethedildi ve bundan sonra kasabanın adı "Rote Will" olarak anılmaya başlandı."Rote Will" denilmesinin nedeni de, bu kasabada kırmızı tuğlalardan yapılan binaların hakim olmasıydı.Daha ileriki yıllarda ise kasaba tekrar "Rottweil" adını aldı.

Rottweiler, Romalılar tarafından uzun süre savaş köpeği olarak kullanıldı ve atası Mastif'in yanında birçok savaşa katıldı ve koruyuculuk görevini yerine getirdi."Swabian"ların Romalıları bu bölgeden kovması ile birlikte Rottweiler de kendini yeni bir görevde buldu.Bu görev kasaba yerlilerin ve sürü sahiplerinin geniş sürülerini korumak idi.Köpek yolculuk boyunca büyük sürülere karşı oluşan tehlikelere karşı çok iyi bir koruma sağlıyor,savaşçı ve caydırıcı bir kuvvet olarak büyük rol oynuyordu.Kısa süre içinde Rottweiler değerli bir köpek ve yardımcı olarak insanların kalbini fethetmeyi başardı.Ancak 19.yy içinde demiryollarının yapımı ve gelişmesi ile birlikte büyük ve küçük baş hayvanlarının nakli için daha hızlı bir yöntem olan demiryolu tercih edilmeye başlandı ve Rottweiler'in değeri bir anda yok oldu.1882 yılında Almanya "Heilbronn" daki bir köpek şovuna ise sadece bir tane Rottweiler katıldı.1901 yılında ise bu ırka gönül verenler tarafından "Rottweiler - Leonberger" adlı klüp kuruldu ve ırkın adı tekrar duyulmaya başlandı.1910 yılında ise Alman polis örgütünün Rottweiler köpeğini dördüncü polis köpeği ırkı olarak kabul etmesi ise ırkın değerini tekrar kazandırmış oldu.Bu tarihten sonra Rottweiler özenle beslenen,üretilen ve aranılan bir köpek ırkı olarak anılmaya başlandı.Kısa süre içinde Almanya'da değişik Rottweiler kulüpleri kurulmaya başlandı.1921 yılında Rottweiler kulüplerinin babası kabul edilen ADRK(Allgemeiner Deutcscher Rottweiler Club) kuruldu ve üye sayısı 3.000 kişiyi aştı,kulüp ayrıca Rottweiler standardını belirleyerek yayımladı.Bu kulüp Rottweiler ırkının dünyaya tanıtılmasında büyük bir başarı sağladı.

Karakter:

Geçmiş yıllarda ve bugün de Rottweiler ırkı basında çıkan olumsuz eleştriler yüzünden yara almıştır.Tartışma konusu, bu ırkın doğru ellerde olsa bile güvenilir olup olmadığı yönünde idi.Ne yazık ki bu olumsuz eleştiriler Rottweiler ırkının adını daha önce duymamış ve sahibi olmak istemeyen kötü niyetli kişilerin harekete geçmesine neden oldu ve daha önce sempati duymadıkları bu ırka sahip olmaya başladılar.Bu kişilerin yanlış tutumları ve eğitimleri ile Rottweiler ırkı pek çok kişinin korktuğu bir ırk olarak anılmaya başlandı.Gerçi bu köpek ırkı ilk bakışta gelişmiş kasları ile verdiği güçlü görünümü,güçlü çene kasları, sert bakışları ve savaşçı görünümü ile oldukça deneyimli bir eğitmene veya üreticiye bile korku vermektedir.Köpeğin karakteri ve bir adım sonra neler yapabileceği, yatık kulağı ve kesik kuyruğu nedeni ile tahmin edilmesini güçleştirmektedir.Bu yüzden herkesin kuşku ile yaklaştığı bir ırk olduğu tartışmasız gerçektir.

Rottweiler ırkı bir iş köpeğidir ve Rottweiler sahiplerinin bunu unutmaması gerekir,o bir aksesuar değildir.Ataları bir çoban köpeği iken (Bu özelliğini yitirmiş değildir.) Rottweiler gelişmiş zekası,eğitilebilirliği ve kabiliyeti ile başarılı bir polis köpeği,rehber köpek,iz takip köpeği,arama&kurtarma köpeği,koruma köpeği,terapi köpeği ve iyi bir aile köpeği olma gibi özellikleri ile kendisini kabul ettirmiştir.

Rottweiler ırkına sahip olmak isteyen kişiler köpeğin zekasını muhakkak değerlendirmeli,köpeğin zekasını kullanmasını ve geliştirmesini sağlayacak aktiviteler ile köpeği kontrol altına almak için mutlaka itaat eğitimine başvurmalıdır.Köpeğin kendini aile içinde lider olarak kabul etmemesi için küçük yaşlarda eğitime başlanmalı ve köpeğin saldırı içgüdüsünü çalıştıracak oyunlara izin verilmemelidir.Bir Rottweiler mutlak ve ve mutlak sahibinin emirlerini yerine getirmeli ve gereken itaati göstermelidir.Köpek çok iyi sosyalleştirilerek insanlar ve özellikle çocuklar ile tanıştırılmalı, köpeğin insanlar ile pozitif diyalog kurmasına olanak tanınmalı özellikle ev içi yaşamında ziyaretçilerin köpek ile tanışmasına büyük önem gösterilmelidir

Rottweiler özellik olarak kurallarını değiştirmeyen ve karakterinden ödün vermeyen bir köpektir bu yüzden köpeğin uyması gereken kurallar özenle ve hassas bir eğitim ile köpeğe aşılanmalıdır.

Eğer köpek; ünlü, köpekleri sosyalleştiren ve iyi bakım sağlayan bir üreticiden alındı ise sadık ve iyi huylu bir Rottweiler sahibi olmak için yapmanız gerekenler azalmıştır,ancak bugünden sonra siz köpeğe ne verirseniz köpek de karşılığında bu davranışı aynen yansıtacak,size ve çevreye cevap verecektir.

Genel Görünüş:

Rottweiler 68cm'lik omuz yüksekliği ve 70 kg'lık ağırlığı ile geniş ve şişman bir köpek olarak görülebilir,fakat asla kaba bir görünümü yoktur.Kesinlikle siyah rengi vücudun altlarında pas rengi kahverengilikler taşır.Ağır bir yapısı olmasına rağmen sert ve aktif hareket eder.

Başı,orta uzunlukta kulaklar arası açık,alın profilden az bombeli,çok gelişmiş güçlü,geniş alt ve üst çene yapısına sahiptir.Alın derisi genelde düzdür ancak dikkat kesildiğinde buruşur.Yüz ifadesi asil,dikkatli,güvenlidir.Gözler orta irilikte,badem formunda ve çıkıntı yapmayan,yerli yerinde, çok az derin konumludur.Çıkıntı veya çöküntü yapmamalı,renk homojen koyu kahve olmalıdır.Kulakları orta boyda,üçgen formda ve sarkıktır.Köpek dikkat kesildiğinde kulaklar kafatası ile aynı seviyeye ulaşır.Burun köprüsü düz stopta geniş başlayıp uca doğru hafifçe incelir.Burun ucu yayvan ve herzaman siyahtır.Dudaklar siyah köşeli,kapalıdır.Dudak içi pigmentinin koyu olması tercih sebebidir.Ağız,20 adet üst çene ve 22 adet alt çene de olmak üzere 42 adet diş ile donatılmıştır ve makas ısırışı ile kapanırlar.Sırt sağlam,düz seviyeli ve yatay çizgiye göre herzaman pareleldir.Gelişmiş göğüs,derin ve yayvan dirsekler seviyesine kadar inen oval ve yaygın kaburga kafesi vardır.Bel kısa ve adelelidir,sağrı geniş,orta uzunlukta ve az açılıdır.Erkekte yumurtalıklar düzgün yerleşimli ve çift olmalıdır.

Omuz kemiği uzun ve arakaya yayımlıdır ve cidağıdan dirseğe kadar olan uzunluğa eşittir.Üst kol omuz kemiği ile aynı uzunluktadır ve bu sayade dirsekler vücudun oldukça altında kalır.Ön bacaklar kuvvetli,iyi yapılı,düzgün ve ağır kemiklidir ancak birbirine uzaktır.Ayaklar yuvarlak,parmaklar kavisli,ne içe ne de dışa dönük dururlar.Ayak yastıkları kalın ve sert,tırnaklar kısa,güçlü ve siyahtır.Eğer var ise ön ayaklardaki mahmuzlar alınmalıdır.

Dış kürk düz,sık,orta uzunlukta ve vücuda yapışıktır.Alt kürk,boyunda,kafada,baldırlarda açıkça görülmelidir ve oranı iklimsel koşullara göre değişir.Alt kürk belirtilen yerlerin dışında başka bir yerde görülmemelidir.Kürk kafada,bacaklarda,kulaklarda,çok kısa,bacak arkasında ise oldukça uzundur.Kürk çoğunluğu siyah,pas renginden koyu kahveye kadar değişen lekelere sahiptir.ama siyah ve pas rengi birbirinden kesinlike ayrılmalıdır

Lekelerin dağılımı ise şöyle olmalıdır;

Her gözün üzerinde birer adet,yanaklarda ve çenenin etrafını çevreleyecek biçimde ama burunla birleşmemelidir.Boyunda,boğazda,göğsün her iki yanında,ön bacakların arka tarafında başlayıp,dizin ön tarafına doğru genişleyerek topuk ucundan tırnaklara kadar devam eder,ancak yekpare pas rengi olmamalıdır.Kuyruk altı pas rengi,ayaklarda tırnak üstünde ufak siyah lekeler olmalıdır.Alt kürk gri,ten rengi veya siyahtır.Lekelerin yerleşimi,miktarı önemlidir yalnız genel oranda % 10'u geçmemelidir.

Rottweiler iyi bir atlettir.Hareketleri dengeli,uyumlu ve kendinden emindir.Güçle uzanan ön kollar,arka bölümü motive eder.Hareket ederken fazlaca güce ihtiyaç yoktur.Ancak yinde de verimlidir.Adım atarken ön ve arka ayaklar ne içe ne de dışa savrulmalıdır.Ön ayağın izi,arka ayak ile kapatılmalıdır.Tırıs yürüyüşde tüm vücut tam kontroldedir.Arka görünüm sarsıntısız ve sağlam olmalıdır.Hız arttıkça ayaklar vücudun altında orta çizgide birleşir.

Hatalar :

Orantısızlık,küçüklük,büyüklük.Dişi gibi erkek ve erkek gibi dişi davranışı göstermek.

Sarı gözler,farklı renkli veya boyutlu gözler,kaşın olmaması,şaşılık ve körlük.

Pembe ağız.

İki veya daha fazla dişin olmaması.Alttan veya üsten kapanan çene.

Kürksüz kısımlar.Çok ince kısa kürk,kıvırcık kürk,alt kürkün az olması,olmaması veya traşlı olması, uzun kürk.

Karışık renkler,fazla az veya belirgin olmayan lekeler.Beyaz lekeler.Ana rengin siyah dışında olması.

Çekingenlik,korkaklık ve tehditkar davranış.

İnsanlara saldırganlık.

Aile Yaşamı.

Rottweiler yukarıda da değindiğim gibi zeki bir iş köpeğidir ve aile yaşamı içinde de köpeğin oyunlar ve egzesiz ile gün içindeki enerjisinin boşaltılması gerekir.Köpek kapalı kapılar ardında kalmaya tahammül edememektedir.Aile bireyleri köpeğin eğitim ve disiplinin ne kadar önemli olduğunun farkına varmalı, bireyler köpek için konulan kurallardan asla taviz vermemeli ve köpeğin itaati için hepbirlikte çalışmalıdırlar.

Rottweiler yavrusu ne yapacağını,yapmayacağını ve nereye gidip gitmeyeceğini öğrenmelidir.Sekiz haftalık bir yavru hırlayabillir yemeğini ve oyuncaklarını sizden koruyabilir.Bu davranışların önüne hemen geçilmeli ve yavruya doğru davranışlar öğretilmelidir.Yavrunun altıncı ayına kadar çok fazla egzersizlerden kaçınılmalıdır,fazla egzesiz yavrunun hassas gelişen kemik ve kas yapısı için tehlikeli olabilir.Rottweiler her köpek gibi kendine ait bir bölge ister,geniş kafes ile kendini rahat hissedecek ve uyurken aile içindeki gürültülerden etkilenmeyecek bir yer hazırlamak iyi bir fikirdir.

Unutmamanız gereken, bu güçlü köpeğin koruyucu olarak hayata gözlerini açtığı ve nekadar sevimli ve iyi huylu olursa olsun sizi ve sevdiklerinizi olası bir tehlikeden çekinmeden koruyacağıdır.

Kimler İçin Uygun:

Bana soracak olursanız size neden bir Rottweiler sahibi olmamanız gerektiğini söyleyebilirim.Eğer ilk defa köpek sahibi oluyor iseniz dünyanın hiçbir yerinde kendini bilen kişiler size bu ırkı önermez.Rottweiler sahibi olmak için köpek eğitim ve bakım konularında deneyimli olmanız gerekir,aksi takdirde yanlışlarınız bu güçlü ırk tarafından affedilmez.

Eğer güçlü,enerjik ve cesaretli iseniz ve çok sevecen bir yapınız yok ise ve herhangi bir köpek ırkına ayırdığınız zamanın daha fazlasına sahip iseniz , bu köpek sizler için uygun olabilir.Dikkat etmeniz gerekenler ise,köpeğin itaatini ve disiplinini kesinlikle sağlamakçok iyi ve hassas bir sosyalleştirme programı ile insanlar ve diğer köpek ırkları ile kaynaştırmak, egzersizlerine günlük olarak devam etmek.

YAVRU EĞİTİMİ

Köpeğin hayatında ilk onaltı hafta oldukça önem taşımaktadır.İlk yirmibir (21) gün boyunca yavrunun hafıza kabiliyeti neredeyse sıfır durumundadır.Yavrunun duyuları (görme,işitme,koklama ve ilk sosyal temaslar) ilk yirmibir(21) ve yirmisekizinci(28) günler arasında gelişmeye başlar,bu an içerisinde yavru kardeşlerine ve çevreye cevap vermeye başlar.Yirmisekizinci (28) günde yavrunun hafızası ve beyin fonksiyonları gelişmeye başlar. Yirmisekiz (28) ile kırkdokuzuncu(49) günler arası ise yavrunun sinir sistemi ve beyin formu erişkin bir köpeğin sahibi bulunduğu biçimi alır.Yedi (7) ile sekizinci (8) haftalar sevimli yavrunun kardeşlerinden ayrılarak yeni sahibine ve eve alışması için en uygun zaman olmaktadır.

Yavru köpek mutlaka annesinin ve kardeşlerinin yanında kalması, köpek olduğunu hatırlatan kuralların ve köpek davranışlarını öğrenmesi gerekmektedir.Eğer yavruyu annesinden ve kardeşlerinden çok erken ayırır isek yavrunun temeli olmadığı için hayata adepte olmakta zorlanacak ve sorunlar ortaya çıkacaktır.Bunu önlemek için yavru köpeğinizi mutlaka 7-8 haftalık iken alınız.Bu süre içerisinde annesi ve kardeşleri ile birlikte minimum dört,beş (4-5) hafta.Geri kalan üç( 3) haftanın ise kardeşlerinin yanında oyun oynarak geçirdiğinden emin olunuz.

Yavru Sekiz (8) haftadan önce alınır ise:

Gereğinden önce kardeşlerinin yanından ayrılır ise, köpek kuralları ve kendini ifade etme bilincinden yoksun kalacağı için hemcinsleri ile olan ilişkilerinde ve hayata adepte olmada sorun çıkararak,muhtemelen kendine güveni olmayan bir köpek olacak.

Yavru Sekiz (8) haftadan sonra alınır ise:

Bu süreden sonra alınan köpek ise,eğer üretici tarafından sosyalleştirilmedi ise, insanlar ve şehir içinde karşılaşacağı durumlarda sorun çıkaracak yine topluma uyum sağlamakta zorlanaktır.

Ancak yavru üzerindeki olumsuz durumlar köpek sahibinin yavruya vereceği doğru şekildeki sosyalleşme eğitimi ile kolayca çözülebilir.

Doğumdan sonraki yedinci ( 7.) ve onikinci (12.)haftalar arasında yavru ile çok yumuşak ve eğlenceli bir şekilde oyun oynayarak ilk itaat komutları yavruya gösterilir.Yavru köpeğin genel karakteri onaltı (16.) haftasına kadar gelişme gösterecek ve bu ana kadar aldığı sosyal öğrenimler köpeğin karakterini belirleyecek. Bu haftalar içersinde yavru köpeğiniz "Ana Okulu" eğitimindedir.Bir ana okulunda çocuklar nasıl oyuncakları ve arkadaşları ile oynayarak kendilerini hayata hazırlayacak birtakım bilgileri öğreniyorlarsa,biz de sevimli yavrumuza aynı şekilde davranarak onu hayata hazırlayacağız.

Köpeğiniz eve geldiğinde hemen ona bir tasma takın,tasma yoksa bir kurdele de kullanabilirsiniz.Yavru alışık olmadığı için ilk önce boynundaki bu tasmadan kurtulmaya çalışacak ve huzursuz görünecektir.Telaşlanmanıza gerek yok kısa sürede alışacak ve onunla yaşamasını öğrenecek.Sizin yapmanız gerek tek şey ise onu yatıştırmak ve rahatlatmak..Kesinlikle yavru boyun tasmasına alışmadan sevk tasması ile onu yürütmeyi denemeyin.Boyun tasmasına alıştıktan sonra sevk tasmasınıda alışması gerekecek.

Eğitime başlamadan önce ya da bunu düşünmeden önce kendimizi doğru çerçeve içinde değerlendirmeliyiz.Eğitime hazırmıyız? ruh halimiz ne durumda?.Eğer bunları düşünürsek,eğitimi hem siz hemde yeni sevimli yavrunuz açısından daha basit hale getiririz ve tamamen sevgi dolu bir anlayış ve yöntemler ile amacımıza ulaşırız.Eğitimde sevimli yavrunun yaramazlıkları ve hataları sizi hemen kızdıracak ve strese sokacak ise,yavruya zarar verebilirsiniz ve karakterini zedeleyebilirsiniz..Yavruya gösterceğimiz davranışlar ne ise,yavruda bu davranışlara karşılık verecektir.Bu yüzden eğitim anında mutlaka pozitif yönde olmalı ve kalbiniz sevgi ile çarpmalıdır,hiçbir zaman kontrolünüzü ve heyacanınızı kaybetmemelisiniz.Eğitim ikiniz içinde eğlenceli olmalıdır,eğer yavru kendini öğrenmeye hazır hissetmiyor ve heyecansız davranıyor ise hiçbir şey öğrenemeyecektir,eğer siz de aynı durumda iseniz hiçbirşey öğretemeyecekzsiniz.demektir. Köpeğin geliştirmesini istediğimiz özelliklerine zarar verecek hareketlerden kaçınmalı ve köpeğimizi de bu hareketleri yapacak kişi ve olaylardan korumalıyız.Eğitime başlamadan önce neyi nasıl öğreteceğinizi kararlaştırmalısınız.

Genel eğitim için ana kural tutarlılık ve uyumdur,eğitim sizin düşündüğünüz gibi hızlı ve kolay olmayabilir.

Her komut için ayrı bir sözcük seçmeli ve sözcüğü herzaman aynı tonda ve yükseklikte kullanmalısınız,ayrıca yine her komut için belirli bir işaret kullanmalısınız,örneğin "otur" komutunu verdiğiniz aynı anda kolunuzu yukarı kaldırabilir ya da başka bir hareket seçebilirsiniz.Bu hereketi ise her komut verdiğiniz anda uygulamalısınız böylece yavrunun sadece sözcüklere değil,işaretlerede cevap vermesini sağlayabilirsiniz.Eğer her defasında değişik sözcükler kullanır veya hareketleri değiştirirseniz yavrunun kafası karışabilir, komuta cevap vermez veya geç cevap verebilir.Örneğin "gel" komutunu öğretirken yine aynı tonda ve işaretle bu komutu yavruya vermelisiniz,yavruya komutu verdiğiniz zaman yavrunun size gelmesini beklemelisiniz,eğer yavru size doğru gelirken onu durdurur veya siz ona doğru giderseniz yavruya yanlış şeyler öğretebilirsiniz ve kafasının karışmasına sebep olursunuz.Yavru zaten size doğru istekli bir şekilde gelecektir,ancak siz onu yarı yolda durdurduğunuzda yada siz ona doğru yöneldiğinizde yavru "gel" komutunun anlamını yarı yola kadar gelmek olduğunu ve bukadarının yeterli olduğunu düşünecek, komuta tamamıyle cevap vermeyecek ya da komutu umursamayacaktır.Ayrıca uyguladığınız metodu eğitim boyunca kullanmalısınız bunun için doğru metod ile başlayın ve bu metod da değişiklikler yapmayın.Bu değişikler de yavrunun kafasını karıştırmak için yeterlidir.Evdeki her birey bu kuralı anlamalı ve komutları sizin uyguladığınız gibi uygulamalı ve köpeğe zarar verecek davranışlardan kaçınmalıdır.Aslında köpeğin eğitimi ile sadece bir kişinin ilgilenmesi diğer bireylerin ise size yardımcı olması daha iyi bir sonuç verecektir.

Yavruyu izleyerek davranışlarının ne anlama geldiğini, size ve komutlara nasıl cevap verdiğini anlamaya çalışın,köpeğiniz için doğru olan ödülü bulmaya çalışın.Bazı yavrular sizin sevginizi lezzetli bir yiyeceğe tercih ederler,bazıları ise yiyeceğe karşı iyi cevap verebilirler.En iyisi yiyeceği fazla kullanmadan ikisini birden uygulamaktır.Eğitim anında yavruyu kontrol altında tutmaya çalışır iken,eğitim sonrasında sözcüklerinize ve hareketlerinize dikkat edin.eğitimin ilk zamanlarında köpeğinizin kontrol edemediğiniz hareketleri için komut vermekten kaçınınız.Eğitim anı boyunca köpeğiniz yanlış bir hareket yaptı ve siz yavruyu o an için yatıştıramıyor iseniz yavruya hiçbir komut vermeyiniz,bunun yerine yavruya yaklaşarak hareketi durdurun ancak köpeğin peşinden koşmayın,onu yakalamak için girişimde bulunmayın.Köpeğinize asla vurmayın ve bağırmayın,davranışlarımızı kontrol ederken,ileriki zamanlarda eğitimi modifiye edeceğiz ve köpeği kontrol altına almak için zaman zaman sesimizi yükselteceğiz.

Eğitim anlarını kısa tutmalısınız.Köpekler özellikle yavrular eğitime gösterdikleri dikkatlerini uzun süre koruyamamakta ve kısa süre içinde sıkılmaktadırlar bu an içerisinde dikkatlerini başka bir olay için yoğunlaştırır ve komutlarınıza cevap vermek istemez.

Doğal ve özgür hayatında bile bir kelebeği beş dakika veya daha az bir zaman içerisinde takip eder,sonra bu oyundan sıkılarak dikkatini başka bir yöne örneğin bir kuşa yönelterek onu takip etmeye başlar.Eğitim için şu kural geçerlidir "Köpek çabuk ateşlenir ama hızla ilgisini kaybeder". Unutmayın eğitim köpek için herzaman heyacanlı ve eğlenceli olmalıdır.Bu yüzden eğitim süreleriniz ilk başlarda 5 dakika iken ileriki günlerde 10-15 dakika sınırını aşmamalıdır.10-15 dakikalık eğitim erişkin köpekler içinde sınırdır.Bu süreyi aşar ve köpeğinizi sıkıntıya sokar iseniz köpeği eğitimden soğutur ve komutların geriye yürümesine sebep oabilirsiniz ve gelecekteki eğitim dönemleri için de köpeğe yanlış ipuçları verebilirsiniz.En iyisi köpeği günde 10 dakika çalıştırmak ve haftada 60 dakikalık süreyi aşmamak.Eğitim döneminin başlangıcı içinde yavruyu gürültülü ve yavrunun ilgisini dağıtacak diğer ortamlardan minimum uzak tutarak eğitmelisiniz ki yavrunun ilgisi üzerinizde olsun.Yavru komutlara cavap vermeye başlayınca onu ilgisini dağıtacak yerlere götüreceğiz ve burada eğitime devam edeceğiz.

Bazı zamanlar dönemlerinden farklı olarak köpeğinizin kendini rahat hissetiği anda ek olarak eğitime zaman ayırabilirsiniz.Ayrıca gün içinde olan fırsatlar içinde de komutları tekrarlamalısınız.bu fırsatlar özellikle yavruyu besleyeceğiniz anlar olacaktır.Aç olan yavru köpeğiniz mama kabına koyulan mamanın sesini duyunca size doğu gelecektir,bu anda sizde "gel" komutunu kullanabilirsiniz,yavruya yemeğini sunmadan önce mama kabını biraz yüksekte tutar iseniz yavru oturacaktır bu an içinde de "otur" komutunu kullanabilirsiniz.Gün içinde köpeğin iç güdüsünü kullanarak yaptığı hareketleri de takip ederek,o an içinde seçtiğiniz sözcükleri kullanarak yavrunun yeni sözcükler öğrenmesine olanak tanıyabilirsiniz.Örneğin yavru tuvaletini yaparken,seçtiğiniz bir sözcüğü yavru ile göz temasını korurken tekrarlarsanız yavru köpeğiniz ileride, kullandığınız sözcüğü duyunca tuvaletini yapacaktır,tabii ihtiyacı olduğu zamanlarda.

Ödül ise oldukça önemlidir.Yalnız eğitim anında köpeğe fazla ödül vermekten kaçınmalısınız.Ödül eğitimde köpeği teşvik etmek ve hareketlerinin doğru olduğunu anlatmak için verilir.Yukarı da da değindiğim gibi köpeğimize çeşitli şekillerde ödül verebiliriz.Bazılarımız sadece yiyecek veririz,bazen "Aferin" ve "Güzel köpek" sözcüklerini kullanırız,bazı zamanlar ise ki en çok kullandığımız olanı köpeğimize dokunduğumuz ve onu sevdiğimiz anlardır.Bu yöntemlerin hepsi de iyi çalışır çünkü hepsi o an yavruya iyi yolda olduğunu anlatır ve sevimli yavrumuz hareket ile ödül arasında bağlantı kurarak birdaha ki sefere ödül almak için ne yapacağını anlamaya başlar.Burada önemli olan yavrunun yalnızca doğru hereketleri karşılığında ödül aldığını farketmesidir.Köpeğimize aşılamamız gereken "Sen şimdi doğru şeyler yapıyorsun ve bundan oldukça mutluyum bu yüzden seni seviyorum ve ödüllendiriyorum" olmalıdır.Köpeği severek ödüllendirmemiz onun için en büyük ödüldür,ama yavrunun sevgiyi ödül olarak alması için her zaman köpeğimizi sevmememiz gerekir..Köpeğiniz doğru bir hereket yaptı ve siz onu vakit geçirmeden ödüllendirmek istiyorsunuz hemen köpeğinizle övgü dolu ses tonu ve sözcükler ile konuşun ve onun kulak arkasını,sırtının kalçaya yakın kısmını,çene altını ve göğsünü kaşırmış gibi sevmeye başlayın.Bu noktalara dokunmamızın bir anlamı var elbette.Köpek bu noktalara ulaşamamakta ve sevdiği bir kişinin bu noktalara dokunmasından ve kaşımasından memnun olmaktadır.Yavru veya erişkin köpeğiniz bu tipte bir ödül için bazen yanınıza gelir ve sizden biraz kendisini kaşımanızı isteyebilir.

Her eğitim dönemi köpeğin eğitime hala istekli olduğu an ve en iyi yaptığı hareket ve ödül ile bitirilmeli ki yavru diğer bir seansa yine mutlu başlasın ve eğitimin eğlenceli olduğunu düşünsün.Eğer yavruya kızarak eğitimi sonlandırır isek yavru eğitime karşı cephe alabilir ve bu anlardan hoşlanmaz ayrıca sahibinin isteğini yapamadığı için üzülür.

Köpek, sahibinin neşeli olduğu ve kendisine sevgi, ilgi gösterdiği zamanlar mutlu olur.Eğitim anında ve sonundaki ruh halimiz onun için çok önemlidir.

Sosyal Bir Yavru.

Yavru köpeğiniz tamamiyle sosyal bir köpek olmalı ve davranış sorunları bulunmamalı.Bu yüzden İleride sorunsuz bir köpek sahibi olmak istiyorsanız sosyalleşme eğitimine oldukça önem vermelisiniz.Bu konu ile ilgili bilgileri sosyalleşme eğitiminin anlatıldığı sayfalarda bulabilirsiniz.

Sevk Tasması İle Yürüme

Yavru tamamiyle boyun tasmasına alıştıktan sonra.Sevk tasmasını kullanarak birlikte yürüyebilirsiniz.Yine yavrunun alışması için ona zaman vermelisiniz.Yavru geride kaldığı veya yürümek istemediği zamanlarda onu çekiştirmeyin.Elinizde köpeğinizin sevdiği yiyeceklerden ve oyuncaklardan bulundurarak köpeğinizi size gelmesi için teşvik edin,yavru yanınıza geldiği anda bolca ödüllendirin.Kısa bir zaman sonra sevk tasmasını çıkararak oyun oynayın ve daha sonra tekrar tasmasını takın.Dikkat edeceğiniz nokta hiçbirzaman yavrunun tasmayı oyun oynamak için ısırmasına izin vermemek.Sevk tasmasını köpeğinizin hayatı boyunca kullanacaksınız.Ayrıca temel itaat eğitiminde köpek tasma ile eğitimine başlayacak ve hataları tasma ile düzeltilecek.bu yüzden sevk tasması onun için bir oyun aracı değil tam aksine itaat anlamı taşımalı.

Kemirme.

Bütün köpek yavruları birşeyler kemirmeye bayılır.Bu şeyler ayakkabılarınız,terlikleriniz hatta halınızın ve koltuğunuzun köşesi olabilir.Yavru köpekler keşfetmek için duyu organlarını kullanırlar.Eğer yeni bir şey ile karşılaşır iseler ilk önce koku duyularını harekete geçirirler,daha sonra ise bu eşyanın tadına bakmak isterler. İşte ne olursa burada olur ve bazı eşyalarınız yavrunun keşfetme isteğinin kurbanı olur.Kemirmenin diğer bir sebebi de aynen bebeklerde olan dişeti kaşıntısıdır bu kaşınma süt dişlerini kaybeden ve yerine kalıcı dişeri çıkmaya başlayan 4-5 aylık yavrularda görülür.

Yavrunun bu davranışını çok kolay önleyebilir ve eşyalarınızı daha uzun yıllar koruyabilirsiniz.Eğer yavrunun birşeyler kemirdiğini görür iseniz hemen yavrunun yanına giderek "Hayır" sözcüğünü kullanın ve ona kemirmesi gereken şeylerin oyuncakları olduğunu anlatın.Hemen oyuncağını köpeğe sunarak onunla heyacanlı bir şekilde oynamasını sağlayın.Amacımız burada ilgisini eşyalarımızn üzerinden alıp oyuncağa yönlenmesini sağlamaktır.Gün içinde yavruya vakit harcatacak olan kemikleri de unutmamalısınız.Dikkat edeceğiniz bir nokta yavrunun kemirdiğini gördünüz an onu engellemektir.Eğer yavru bir eşyayı 5-10 dakika önce kemirmiş ve şu an size masumca bakıyor ise ona kızmanızın ve ceza vermenizin hiçbir anlamı olmayacaktır.Bir başka nokta ise yavrunun sizin ile oyun oynamasına izin vermemektir yani şu şekilde,diyelim ki yavru terliğinizi ısırmış ve keyiflice bu terliği kemirmekte siz durumu farkettiniz ve terliği elinden almak için yanına gittiniz bu arada köpeğiniz terliğide alarak evde koşuşturmaya başladı ve biryerlere saklandı.Eğer sizde bu koşuşturmaya katılıp yavruyu yakalamak isterseniz siz de yavrunun bu oyununa katılmış oluyorsunuz.,tabii yavru ise sizinde oyuna katılmanızın heyacanı içinde oluyor.Eğer yavru böyle bir hereket yapar ise peşinden koşmayın ve onu yakalamaya çalışmayın.Tam aksine köpeğin sevdiği oyuncağı yerinden çıkararak köpeğe gösterin ve yanınıza gelmesi için onunla sakin bir ses tonu ile konuşun yavru yanınıza geldiği anda onu yeni oyuncağı ile ödüllendirin ve sevin terliği ise yavrunun ulaşamayacağı bir yere kaldırın ve birdaha yerde bırakmayın.

Isırma.

Yavrunun en çok hoşlandığı şeylerden biri de ısırmaktır.Elinizi veya elbiselerinizi doymak bilmeyen bir hırs ile ısırır.Buna kesinlikle izin vermemelisiniz.Çünkü elinizi ısırarak köpeğiniz sizinle küçük bir liderlik yarışına girmiş ve gücünü size oyun ile karışık olarak kabul ettirmek istiyor.Kardeşleri arasında da böyle oyunlar oynamıştı,ilk önce küçük ısırış oyunları ile oynayan kardeşler bir anda sertleşirler ve küçük bir kavgaya başlarlar.Bu an içerisinde gücünü diğer üyeye kabul ettiren kardeş artık onun üstü durumundadır,diğer kardeş ise bu üyeye boyun eğer.İşte köpeğiniz sizin elinizi ısırmak ile bu oyunun devamını sizinle oynamaktadır.Hem bu yüzden hem de insanları ısırmanın kötü bir şey olduğunu öğretmek için köpeğinizin elinizi ısırmasına kesinlikle izin vermemelisiniz.Köpek eliniz yerine oyuncakları ile oynamalıdır.

Köpek oyun esnasında elinizi ısırdığında "Hayır" sözcüğünü fazla sert olmadan kullanın ve köpeğin burnuna işaret parmağınız ile küçük bir vuruş yapın , ayağa kalkın ve oyunu kesin,yavrunun bu işin nekadar eğlenceli olduğuna dair düşüncelerine fırsat vermeyin.Eğer yavru oyuna devam etmek istiyor ve eskisinden daha hırçın bir biçimde elinizi ısırmak istiyor ise onu hemen kafesine veya kutusuna götürün ve ağlamasına cevap vermeyin.Yavru yatıştığı zaman ise onunla tekrar oyun oynayabilirsiniz.

TUVALET EĞİTİMİ

Yavru köpek eve geldiği andan itibaren tuvalet eğitimine başlayabilirsiniz.Bu eğitim sizin düşündüğünüz gibi zor olan bir eğitim değil.Zaten kurallara bağlı olarak yavruya bakarsanız evinizin kirlenmesi gibi bir düşünceyede sahip olmayacaksınız.

Köpeklerin doğal yaşamdan sahip oldukları iç güdü gereği bir inde yaşayan hayvan olduklarını söylemiş ve yavrunuzu eve getirmeden önce yavrunun kalması ve eğitimine yardımcı olması için yeterli boyutlarda bir kafes almanızı belirtmiştim.İşte tuvalet eğitimi için son derece önemli bir ayrıntı.Yavrunuz evin içinde dolaşmaktan ziyade kafes içinde kalacak ve sorumluluklarını öğrenecek ve belirli aşamalar dahilinde kafesinden çıkacak ve en sonunda kafes kapısı açık bırakılarak özgürlüğüne kavuşmuş olacak.

Yine doğal davranış olarak yeni yavrunuz yemeğini yedikten,suyunu içtikten hemen sonra.uyandıktan sonra, ya da eğlenceli bir oyun esnasında tuvaletini yapmak isteyecektir ve bunu size yeri koklayarak, telaşlı bir biçimde daireler çizerek ya da oyunun ortasında birden durgunlaşarak belirtir.Bu anlarda hazırlıklı olmalı ve yavrunun tuvalet ihtiyacını gidermek istediğini anlamalısınız.

Yavrunuzu herzaman aynı zamanda aynı miktarda,aynı yemeği veriniz.Bu hareketiniz onun vücut saatini öğrenmenize yardımcı olur.Köpek herzaman aynı miktarda ve aynı zamanda yediği için sindirim sistemi belli bir düzen içerisinde çalışacaktır.Eğitim süresi içerisinde, köpeğinizin yemek saati dışında başka bir yiyecek vermediğinizden emin olun.Çünkü alacağı her ek besin yavrunun sindirim sistemini çalıştıracak ve tuvalet eğitiminin başarasını ve süresini uzatacaktır.

Tuvalet eğitimini sizin tercihinize ve evinizin yapısına göre iki şekilde uygulayabilirsiniz.

Gazete Kağıdı Yöntemi

Bu yöntem için gazete kağıtlarını kullanacağız.Gazete kağıtlarını yavrunun kaldığı kafesin bir köşesine seriniz.Yani kafesin bir bölümü yavrunun uyuması,oynaması,yemek yemesi gibi faaliyetler için, diğer köşeside tuvalet ihtiyacı için kullanılacak.Yavru yine iç güdü gereği kaldığı yeri temiz tutma isteği içinde olacağı için tuvalet ihtiyacı için gazete kağıdına yönelecektir.Eğer gazete kağıdına tuvaletini yapar ise ve siz o an yanında iseniz onunla sakin ve ödüllendirici bir tonda konuşarak sevin, hatta bu anda ki yavru tam tuvaletini yaparken sizin seçeceğiniz bir kelimeyi sürekli tekrarlayınız.Örneğin "Tuvaletini yap" olabilir.Bu ve bunun gibi sözcükleri küçük yaştan itibaren kullanır iseniz ileride siz bu sözcükle izin verirsiniz ve köpeğiniz tuvaletini yapabilir.Bu da diğer köpek sahipleri tarafından çok hoş ve ilginç bulunabilir.

Eğer köpek kaza ile gazete kağıdına değilde kafes içinde başka yere yaptı ise,gazete kağıdının en üste bulunan parçasını tuvaleti üzerine koyarak,kokunun gazete kağıdına sinmesini sağlayın ve bu kağıdı aldığınız yere tekrar koyun.Kaza ile kirlenmiş olan yeri ise mutlaka koku bırakmadan temizlemek zorundayız,yoksa yavru tekrar aynı yere tuvaletini yapabilir.Bunu önlemek için kaza yerini detarjan ile iyice temizleyip silmeliyiz.ardından eğer elinizde mevcut ise aşırıya kaçmadan biraz sirke kullanmakta fayda var çünkü sirke kokuyu nötralize edecektir.Amonyaklı bir temizleyiciyi ise kullanmayınız çünkü amonyak,sirkenin tam tersine, aynı yere tuvaletini yapmaya ikna edebilir.

Diyelim ki,sabah kahvaltısını saat 07:00-08:00 yavruya sundunuz ve yemeğini bitirdikten hemen sonra onu dışarı çıkardınız yada yavru kafes içinde bulunan gazete kağıtlarına tuvaletini yaptı.Bu hareketinden dolayı onu överek kafesten çıkarıyoruz ve gözetiminiz altında yavruyu serbest bırakıyoruz bu süre saat 11:00 ila 11:30'a kadar olabilir.Siz öğle yemeğinizi hazırlarken yavruya koşması,oynaması ve bu yollar ile çevreyi tanıması için fırsat veriyoruz.Bu hareketimizi yavruyu bir kez daha dışarı çıkararak son veriyoruz ve tekrar kafese koyuyoruz.

Saat 14:00 - 15:00 gösterdiğinde yavruya öğle yemeğini veriyoruz ve herzaman yaptığımız gibi yemeğin bitiminde kafesten çıkarıyor ve yavruyu serbest bırakıyoruz tabii gözetimimiz altında.Bu arada muhtemelen siz akşam yemeği için hazırlık yapıyor olacaksınız bu hazırlık anında yavruya mutfak içerisinde göz kulak olabilirsiniz.

Saat akşam 18:00 gösterdiğinde ise ona son öğün olan akşam yemeğini sunacağız yine herzamanki gibi yemek bitiminde kafesten çıkaracak (Ya da tuvaletini gazete kağıdına yapmasını bekleyecek)dışarı götürerek tuvaletini yapmasını sağlıyacağız ve tekrar oyuna başlayacağız ve saat 20:00'a kadar.Bu saat itibari ile yavru akşam uykusu için tekrar kafese girecek.

Saat 18:00'den sonra yemek ve saat 19:00'dan sonra ise kesinlikle su vermeyiniz.Bu davranışınız tuvalet eğitimini zora sokabilir.Çünkü alınan her besin yavrunun sindirim sistemini çalıştıracak ve bunun doğal sonucu yavru kendini rahatlatmak isteyecek.

Siz yatmadan önce yavru uyandı ise son bir defa daha dışarı çıkartın ve kısa bir oyundan sonra onu tekrar geceyi geçirmesi için kafes'e koyun.

Sabah uyandığınızda ise ki yavrunuz sizden önce uyanmış olacak,bunun için daha erken kalkmanızı öneririm.Yavruya kahvaltısını sunmadan dışarı çıkartacağız,belki kafesi kullanmak istemedi ve şu an kendini çok rahatsız hissediyor olabilir.Eğer bu süre içerisinde tuvaletini yapmadı ise (Büyük olasılıkla yapacaktır.) içeri alarak yavruya sizinle birlikte sabah kahvaltısını yapması için olanak tanıyoruz ve yine sabah 11:00 - 11:30 periyoduna dönüyoruz.

Bu hareketlerimize değişiklik yapmadan yavru ev içinde serbest iken mutlaka gözlemliyerek iki hafta boyunca devam ediyoruz.

Yavru bundan sonra tuvaletini yapmak için gazete kağıdına doğru yöneliyor (Ya da kapıya doğru )ise eğitimin yarısı sonuçlandı ve sizden övgüyü hakketti bile.Siz yine de küçük kazalar için hazırlıklı bulunun.Eğer yavru zamanında gazete kağıdına yönelmiyor ve kazalar sıkça yaşanıyor ise gazete kağıdını tekrar tuvaleti üstüne koyun koku gazete kağıdına sinsin ve yukarıdaki yöntem ile kirli yeri temizleyin.

Yavru kafesin dışında bir oyun esnasında tuvalet ihtiyacı hisseder ise,acilen gazete kağıtlarının olduğu bölmeye götürün ve tuvaletini yapmayı sağlayın.Tuvaletini yaptıktan sonra onu dışarıya çıkarıp oyuna devam edin ki,kafeste kalarak kendini cezalı hissetmesin ve tuvaletini doğru yere yaptıktan sonra ödül aldığını anlasın.

Tuvalet ve sosyalleşme eğitiminin diğer aşamalarına gelince kafesin kapağını sürekli açacağız ve yavru evde dolaşmaya başlayacak bu esnada yavruyu takip edin ve tuvaletini evin içerisine yapmasına izin vermeyin artık yavrunun davranışlarını biliyor ve ihtiyacı geldiği zaman yaptığı hareketlerin farkına varıyorsunuz yine hemen yavruyu alarak gazete kağıtları üstüne bırakınız.Eğer tuvaletini yapar ise bu yeri silmeniz gerektiğini unutmayın.

Yavru tuvaleti için gazete kağıtlarına yöneliyor ise bravo eğitimi %80 tamamlandı.Tamamlanmayan bölüm için ise şöyle bir uygulama yapıyoruz.

Gazete kağıtlarını kafesinden çıkararak yavaş yavaş köpeğinizin bundan sonra tuvaletini yapmasını istediğiniz yere götüreceğiz.Örneğin ilk anlarda kafesin yanına koyabilir ve ileriki günlerde mesafeyi açabilir ve sonunda istediğiniz yere yöneltebilirsiniz.

Korkmayın yavru herzaman gazete kağıdına tuvaletini yapmayacak.İlerki günlerinde dışarıda toprağa, çimene tuvaletini yapacaktır.Bunu sağlayan ise yine iç güdüleridir.Köpekler dışarıda sizin farkedemediğiniz kokuları duyarlar.Köpeğiniz ile gezerken biranda köpeğiniz durur ve o bölgeyi derin derin koklamaya başlar belliki başka bir köpek oraya tuvaletini yapmış.Sizin köpeğinizde kendi varlığını göstermek ve bölgesini belirlemek için aynı yere tuvaletini yapacaktır.Aynı zamanda görsel bir işaret de bırakmak isteyecek ve bunu arka ayakları ile toprağı biraz kazarak yerine getirecektir.Köpeğiniz bu davranışı anladığı zaman artık eve değil sürekli dışarı tuvaletini yapmak isteyecektir.

Gazete Kağıdı Kulnmanın Sakıncası: Bu eğitim yönteminde bir sorun ile karşılaşırız.Yavru köpeğimiz dışarı çıktığı ilk günler siz nekadar tuvaletini yapması için onu dolaştırsanız da tuvaletini yapmayacaktır.Çünkü o hep evde tuvaletini yaptı ve gazete kağıdını kullandı ve şimdide eve gitmek istiyor.Bu davranışı yukarıda değindiğim gibi bazı köpekçe kuralları anlayınca son bulacak.Onun için köpeğinize kızmayın ve onu aptallıkla suçlamayın.

Bahçe Yöntemi:

Bu yöntem daha çok kolayca bahçeye çıkabilecek köpek sahipleri için uygun.Bugün çoğumuz apartmanlarda yaşıyoruz ve yavrunun tuvaletini yapması için onu herzaman katlardan indirip dışarı çıkartamayız.

İster gazete kağıdı ister bahçe yöntemi olsun uyacağımız kurallar hep aynı.(Yukarıda saat olarak uygulama yapmış idik.) Yalnızca burada yapacağımız yavruyu gazete kağıtlarına değilde dışarıya götürmek.Yavru yemeğini yedeği zaman,uyandığı zaman onu dışarı çıkarıp oyuna başlayacağız bu arada tuvaletini yapacaktır bu esnada yukarıda değindiğim gibi övgü dolu bir ses tonu ve sözcükler ile yavruyu seveceğiz.Eğer yavru tuvaletini yaptıktan sonra hemen içeri girmeniz gerekiyor ise oyuna kısa süreli devam edin ve takibinde yavruyu içeri alın.Tuvaletini yaptıktan hemen sonra onu içeri alır iseniz kendini cezalı sanabilir.

Dışarı çıkardığınız zaman yavru tuvaletini yapmaz ise ısrarcı olmayınız,onu içeri alarak 10-15 dakila sonra tekrar çıkarınız.

Şimdi iki yöntem içinde son derece önemli olan kurallara bakalım.

Yavruya tuvalet eğitiminden emin oluncaya kadar evde koşmasına izin vermeyin yada bu anlarda onu gözlemleyin.Geniş alan size yavruyu gözden kaçırma fırsatı verebilir.Eğer onun yanında olamayacak iseniz yavruyu kafesine koyun.

Siz oda dışında iken yavru tuvaletini yanlış yere yapmış ise yavruyu cezalandırmayın ve bağırmayın.Sadece yeri temizleyin.Eğer onu tuvaletini yaparken görür iseniz "HAYIR" sözcüğünü kullanarak işaret parmağınız ile burnuna hafifçe vurunuz yada annesinin yaptığı gibi ensesinden tutarak yavaçşa sallayın ve hemen gazete kağıtlarına ya da dışarı götürünüz.

Doğruyu öğretmek için yavrunun burnunu tuvaletine sokmak veya gazete ile vurmak gibi davranışları sergilemeyin.Bu davranışlar sadece yavrunun korkmasını ve size duyduğu güven duygusunu kaybetmesine yol açar.Aynı zamanda korktuğu için altına kaçırabilir.

Eğer yavru 1-5-10 dakika yada daha uzun süre önce tuvaletini yanlış yere yaptı ve siz onu şimdi görüyor iseniz.kesinlikle yavruya bağırmayın ve onu cezalandırmayın çünkü ne için ceza aldığını ve şu anki tutumunuzu anlamayacaktır.Köpekler övgüyü veya cezayı hareketi yaptığı anda hakederler.Hareketi yaptıktan sonraki 5 saniye içinde bile ona kızmanız yada ödüllendirmeniz bir işe yaramaz.Bunun için yalnızca tuvaletini yapar iken gördüğünüz anda yavruyu yukarıdaki yöntem ile övün veya cezalandırın.

Yanlışlıkla tuvaletini yaptığı yeri detarjan ile koku bırakmayacak düzeyde iyice temizleyiniz.Biraz sirke kullanmanız kokuyu nötralize edecektir.Amonyak ve amonyaklı temizliyiciler ise kullanmayınız.

Her yemekten.uykudan sonra ya da her bir yada yarım saat içerisinde onu dışarı çıkartın yada gazete kağıtlarına tuvaletini yapması için izin verin.

Evdeki başka bir birey size yavrunun tuvaletini yaptığını söylemeli.Böylece siz yavruya tuvalet için ısrar etmemiş olursunuz.

Yavrunun tuvaletini yapması için bir komut seçin ve bu komutu rahat bir ses tonu ile yavru tuvaletini yaparken tekrarlayın.

Ev içerisinde başka bir yerde gazete kağıtlarının yerde olmadığından emin olun.Bu onun kafasını karıştırır ve tuvaletini yapabilir.

Yavruyu kafeste 3-4 saatten fazla tutmayın.

Yatmadan önce mutlaka yavruya tuvaletini yapma fırsatı verin.

Yavru uyandıktan sonra onu hemen dışarı çıkartın.(Bahçe eğitimi için.)

DOĞRU

Yavrunun ilk günlerinde kafes içerisinde ağlamasına ve havlamasına izin vermek.

Düzenli ve şaşmaz yemek ve oyun saatleri düzenlemek.

Yavrunun kafeste rahatsız edilmediğinden emin olmak.

Kafeste tuvalet için gazete kağıdı kullanmak.

Tuvalet eğitimi ile bir bireyin ilgilenmesi.

YANLIŞ

Dört saatten fazla kafes içerisinde kalmasına izin vermek.

Çocukların yavruyu kafeste ve uykuda iken rahatsız etmesi.

Kafeste köpeğin çiğneyebileceği türden yemek bırakılması.

Yavruya saat 19:00 dan sonra su verilmesi.

Yavruya saat 18:00 dan sonra yemek verilmesi.

Yavrunun kafesten ağlıyor havlıyor diye çıkarılması.

Tuvaletini yapması için kafesin tekstil ürünleri ile döşenmesi.

Yemek saati dışında yemek verilmesi.

Bazı köpek çiftlikleri ve kişiler tuvalet eğitimi verdiklerini söylemektedirler.Sakın bu sözlere inanıp da yavrunuzu tuvalet eğitimi için çiftliklere teslim etmeyin. Tuvalet eğitimi yalnız ve yalnızca kalacağı ev içerisinde yapılır.Bu süre içerisinde yavrunun sık sık kontrol edilmesi aynı zamanda öğünlerin vaktinde yavruya sunulması gerekir ve bu işi siz ve aile üyelerinin yaptığı kadar kimse iyi yapamaz.Tuvalet eğitimi çiftlikte yapılsa bile yavru eve geldiğinde alıştığı ortam değişik olduğu için başarısız olur.

KÖPEK BAKIMI

Uzun kürklü ırklar Koli veya uzun tüylü Alman Çobanı gibi köpekler günlük ve daha geniş zamanda yapılan bakıma ihtiyaç duyarlar.Her gün ilk önce fırça ile taramaya başlayın daha sonra düz fırça ile ve son olarak geniş aralıklı tarak ile tarayarak kürkü temiz ve düzenli bir hale getirin.

Kıvrık tüylü köpekler sert ve sıkışık dış kürk ile hassas alt kürke sahiptir.Bu tip ırklar içinde günlük tarama ve fırçalama gereklidir.Ölü tüylerin tarak veya el ile alınırak yeni çıkan tüylere yol verilmesi gerekir.

Kaniş ve Terier gibi küçük kıvrık ve fazla dökülmeyen kürk tipi için fırçalamaya gerek yok diye düşünebilirsiniz.Yanlış yapmayın.Her ırktan köpek kürkün temiz ve düzgün görünmesi için düzenli fırçalanmaya ve bakıma ihtiyaç duyarlar.

İpeksi kürke sahip olan ırklar Yorkshire Terrier veya Afgan tazısı gibi yine günlük fırçalanmaya ihtiyaç duymaktadırlar.Düz ve kaygan nitelikli bir fırça kullanınız, kürkü parlatmak için sık aralıklı fırçanızı ve son olarakda geniş aralıklı tarağınızı kullanınız.

Son kürk tipi ise çok fazla taramaya ihtiyaç duymamaktadır.Bu ırklardan Labrador günlük fırçalamaya ihtiyaç duyar iken diğer ırklar Boxer ve Dalmaçyalı ise elimize giydiğimiz lastik veya kauçuktan yapılmış fırçalar ile hızlı bir şekilde taranabilir.

KOLAYLIKLAR:

Köpeğinizi taramak ve banyo yapmak için sakin ve rahat zamanını seçiniz.Yürüyüşden sonra veya enerjisini harcadığı oyundan sonra daha sakin duracaktır.

Rahat durmasını öğretmek için yanınızda sevdiği bisküvilerden bulundurun ve ödül olarak verin.

Köpeğinizi bir masanın üzerinde (Köpek ırkına bağlı) taramanız daha kolay olur.Masanın dengeli olduğundan ve kaymadığından emin olun.

Köpeğiniz rahat durmuyor veya bakım yapmakta zorlanıyor iseniz yardım isteyin.

Tararken vücudunu kontrol edin.Ur,şişlik,sivilce,çizik,kızarıklık,dokununca acıyan bir bölge ,kanama,iltihap,tüy dökülmesi,pire, kene ve yabancı cisimler gözünüze çarpıyormu?

TÜY BAKIMI

Tarama tüyde oluşan problemlerin sonuçlandırılması için ilk adımdır.

Koltuk altı, yüz ve kuyruğu tararken çok hassas olun.

Köpeğinizin kürk yapısına ve ırkına uygun bir fırça ile köpeğinizin arka bacaklarından başlayarak ve vücudun ön tarafına doğru devam ederek tüyleri tarayın.

Eğer tüyler birbirine dolaşmış, içinden çıkılamayacak bir hal almış ise bu yüzeyi fırçalamayın. Dolaşmış olan kısmı ilk önce elleriniz yardımı ile açmaya çalışın ve daha sonra üst tarafından tutarak diğer eliniz ile aralıklı bir yapıya sahip tarak ile tarayın Küçük parçaları makas ile de kesebilirsiniz. Hassas olun, dolaşan ve bir topak halini alan kısım üzerinde küçük bölümler halinde çalışın, topağın bütününde yağacağınız bir çalışma size zorluk çıkarabilir.

Tüyleri tamimiyle fırçalayıp kırışıklıkları açtıktan sonra, kürkü tarayın, kulaklar arasındaki ve bacakları tarama ile kulaklarını fırçalarken diğer eliniz ile kulağa destek olmayı ve bu bölgelerin de köpeğiniz için çok hassas olduğunu unutmayın.

Tarama esnasında vücudu kontrol edin. Yukarıda bahsedilen durumlardan birini veya birkaçını görür iseniz not edin ve veterinere başvurun. Derinin temiz olması gerekiyor. Pire kontrolü için beyaz bir kağıdın üzerinde tarağı silkeleyin, kahverengi küçük lekeler var mı?

GÖZLER

Göz akıntıları ve çapaklar ıslak bir pamuk ile kolayca temizlenir.

İki göz için ayrı pamuk kullanınız.

İçeri doğru değil, içten dışarı doğru çalışın.

Gözlerde çapak kalmasına izin vermeyin. Düzenli olarak temizleyin. Doberman ırkında gözlere azami dikkat göstermeniz gerekir.

Gözlerde kızarıklık,aşırı akıntı veya katarakt oluşumu gibi belirtiler var ise veterinerinize başvurun.

BURUN

Nemli bir pamuk ile burnun alt ve üst kısımlarını temizleyin. Yemek veya çamur kalıntılarına dikkat edin, kurumasına izin verirseniz kabuk tutmasına zemin hazırlamış olursunuz.

Bir parça vazelin sürerek bu kurumuş yemek veya diğer kalıntıları temizlemeye çalışın. dokununca acıyabilir onun için hassas olun.

KULAKLAR

Kulakların içini çim yada başka bir yabancı cisim ve akıntı, koku, iltihap, kir yönünden kontrol edin.

Kulakların içini alkol ile nemlendirilmiş bir pamuk yardımı ile içten dışa doğru hassas bir şekilde temizleyiniz. Alkolü çok fazla pamuğa emdirmekten kaçının. Alkol' ü tercih etmemizin nedeni uçucu olması ve rahat temizlemesi.unutmayın kulağını yıkamayacağız sadece sileceğiz.

Her iki kulak için ayrı pamuk kullanın.

Çok içlere kadar girmemeye çalışın.Kulak zarına zarar veremeyiz ama pamuğun yada başka bir yabancı cismi kulak kanalına kaçırabiliriz.

Uzun kulaklı veya tüyleri fazla olan köpeklerin kulakları hava akımına açık olmadığından bu ırktaki köpeklerin kulaklarını şüpheli bir şekilde ve düzenli kontrol etmeliyiz.Kulağın içindeki uzamış tüyleri bir cımbız yardımı ile alınız. Birkaç tüyü birden çekmeye çalışmayın bu köpeğinize acı verir ve haklı olarak itiraz edebilir.Biraz talk pudrası sürmek işinizi kolaylaştırır.

Kulak içindeki kılları kesmeyin. Kesilen tüyler kulak kanalı içine düşerek tahrişlere ve enfeksiyonlara neden olabilir.

Eğer kulak temizliğini yapamıyor iseniz. Veterinere yada bakım yapan yerlere götürün.

DİŞ

Köpeğiniz yaşlandıkça dişleri üzerinde sarı lekeler ve diş taşı oluşmaya başlar. Bu bakterilerin vermiş olduğu zarardır ve diş eti hastalıklarına neden olur.

Kötü durumlarda veterineriniz size yardımcı olacaktır. Fakat düzenli fırçalama ile köpeğinizin diş sağlığı yerinde olabilir..

Piyasada kolaylıkla bulacağınız köpekler için hazırlanmış macun kullanınız. Bizim kullandığımız macunlar köpüren cinstendir bu durum köpeğin telaşa düşmesi ile yutulduğu zaman ise gastric problemler ile kusmalara neden olabilir. Köpek diş macunları çeşitlidir, biftekli, tavuklu, vanilyalı, naneli köpeğinizin tercihine göre.

Kullanacağınız fırça çocuklar için hazırlanmış yumuşak olanlarıdır. Aynen bizde olduğu gibi dairesel bir şekilde ve aşağıdan yukarı hareket ile fırçalayınız.

Köpeğiniz diş fırçasına tepki gösteriyor ise (Küçük yaşlarda alıştırmalısınız) parmağınız ile bu işi yapabilirsiniz. Yada parmağa takılan küçük fırçalarda olabilir.

Haftada 3-5 fırçalama maximum düzeyde koruma sağlar.

Köpeğinizde ağız kokusu, diş eti kanaması, diş etinde renksizlik, tartar görür iseniz veterinerinize danışınız.

AYAKLAR

Patileri, yaralanmalar, çatlamalar, kırık ve uzun tırnak yönünden kontrol edin.

Fazla egzersiz yapan ve sert zeminlerde kalan köpeklerin tırnaklarına dikkat edin. Köpekler için tasarlanan tırnak makası ile tırnağın fazla içeri inmeden sadece ucunu kesin.

Tırnağın biraz ucundaki "Quick" adı verilen kısmı kesmemeye dikkat edin. Bu bölgenin kesimi kanamaya yol açar. Eğer köpeğinizin tırnağı beyaz ve açınk renkte ise "Quick" kısmını görebilirsiniz.

Köpeklerin evrimleşme sonucu artık kullanmadığı diğer pençesinde kesmeyi unutmayın. Çünkü bu tırnak yer ile temas etmediği için aşınmaya maruz kalmaz ve giderek büyür. Eğer kesmez iseniz kıvrılarak deriye batabilir ve buradada büyümeye devam ederek yaralanmaya sebep olabilir.

Herhangi bir kanama durumunda pıhtılaşmayı sağlayan tıbbi malzemeyi hazır bulundurun.

Tırnak makasına karşı köpeğinizin antipati geliştirmemesi için alıştırmanız gerekebilir.

Patileri çok kuru ve çatlak ise biraz zeytinyağı sürmeniz iyi sonuçlar verir.

TÜYLERİ KESMEK

Köpeğinizin ırkına ve kürk yapısına bağlı olarak düzenli şekilde bazı bölgelerindeki kürkü kesmeniz gerekebilir.

Köpeğinizin gözünü kapatan tüyler görsel iletişimi zora sokabilir. Bu saçları dilerseniz yukarıda bir toka veya kurdela ile bağlıyabilir.(Lastik türü tokalardan kaçının çünkü saçları karıştırabilir) ya da kesebilirsiniz.

İnce makaslar daha kolay bir yaklaşım sağlar. Makası alına paralel olarak tutun, asla göze doğru direkt tutumayım. Dikkatli olun.

Patilerin arasındaki uzayan tüyleri kesmelisiniz. Bu tüyler çamur ile birleşip kuruduğu zaman rahatsızlık verici olurlar. Soğuk kış günlerinde ise buz tutabilirler. Dipteki tüyleri kesmek zor olabilir bu tüyleri koruma olarak bırakabilirsiniz.

Ağız kenarlarından sarkmış kürkü bulunan ırklar için düzenli kesim yapılmalıdır. Yemek artıkları burayı kaplayabilir.

Eldiven giyerek köpeğinizin anüs bölgesindeki tüylerimde kesmelisiniz. Sağlığı ve temizliği için son derece gereklidir. Bunu yaparken bir arkadaşınızdan yardım isteyin ve bölgeyi pamuk veya başka bir temizleyici ile temizleyin.

Bazı ırklar özel olarak düzenli tıraşa gerek duyarlar. Bu konuda pet kuaförler hizmete hazırdır.

BANYO

Banyo yapmadan önce tüylerin taranması ve kırışıklıkların açılması zorunludur. Topak olan kısım suyu alınca daha da sıklaşır. Şampuan bu işi çözmek için görev yapmayacaktır.

Ev içinde yıkama yaparken zemine kaymayı önleyici malzemeler koyun.

Deri tasmasını çıkarın ve bunu yerine naylon tasma takın.

Köpek şampuanları kullanın.

Şampuan sürmeden önce bütün vücudu iyice ıslatın. Fakat başını ıslatmayın, başı ıslanan köpek hemen silkelenmeye başlayacaktır.

Eliniz ile kulakları, ağzını ve gözlerini su ve şampuan girmemesi için kapatın.

Banyo bittikten sonra fazla suyu avuçlarınız ile vücudunu dolaşarak sıyırın ve kuru bir havlu ile kurulayın.

Eğer köpeğiniz karşı çıkmıyor ise kurutma makinası kullanabilirsiniz. Düşük derece ısıyı seçin ve vücudu üzerinde gezdirin, yüzüne ve vücuduna fazla yakın tutmayın.

Kuruduğu zaman son bir fırçalama yapın, nemli bir bezle silin ve banyo esnasında takmış olduğunuz naylon tasma yerine deri tasmasını takın.

Çok fazla yıkama derinin doğal yağını kaybetmesine yol açar. İki ya da üç ayda bir yıkama kötü kokuların önüne geçebilir.

KÖPEK ALMADAN ÖNCE

İlk defa köpek sahibi olmak isteyen kişiler köpeklerini almadan önce gerekli ön bilgiye sahip olmadıkları takdirde bir takım sorunlarla karşılaşmakta ve köpeklerinden vazgeçmek zorunda kalmaktadırlar.

Köpeğe karşı yapılması gereken davranışların bilinememesi, özellikle kritik period içersinde köpeğin gerektiği gibi sosyalleştirilememesi ve çevreye alıştırılamaması köpek ile yaşamın zorlaşması veya köpek ile yaşayabilmek için gerekli olan şartlara sahip olamama, alınan köpeklerin elden çıkarılmasına sebep olmaktadır. Bir köpeğin hayatı boyunca başına gelebilecek en köyü şey sahibini değiştirmesidir. Köpek alacak kişiler öncelikle köpekle beraber sürecekleri yaşamda nelerle karşılaşacaklarını önceden bilmeli ve kendilerine uygun bir ırkı seçip onunla 15 yıllık bir yaşam planlamalıdırlar.

Köpekler genellikle aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı sahip değiştirmekte veya sokağa, barınağa terkedilmektedir.

Köpek ile ilgili yeterince bilgi sahibi olmamak;

Köpek sahibi, köpeğine sağlıklı bakabilmesi için öncelikle köpeğin bakımı için gerekli olacak sağlık bilgisine sahip olmalıdır. Köpeğe yapılacak yanlış uygulamalar ile köpek hasta edilebilir (yanlış besleme, yanlış barındırma gibi) köpek sahibi devamlı hasta bir köpekle uğraşmaktan bıkabilir. Köpek eğitimi ile ilgili bilgi sahibi olmamak ve köpeği eğitememe yüzünden köpek üstünde kontrolün sağlanamaması, bu yüzden köpeğin etrafa ve yaşadığı aileye zarar vermesi.(Misafirleri ısırması, tuvaletini öğrenmemesi, mobilyaları kemirmesi gibi)

Uygun köpeğin seçilememesi

Köpek alınırken mutlaka amaca uygun bir ırk alınmalıdır. Evde barındırmak için alınacak bir köpek çalışan bir ırktan alınırsa, ev hayatına uyumda zorluk çekebilir, cüssesi ile, fazla egzersize gerek duyması ile uygun olmayabilir. Köpek alacak kişiler alacakları ırk hakkında güvenilir kaynaklardan detaylı bilgi edinmelidirler. Seçim yapılırken köpeğin fiziksel özellikleri ve karakteride göz önünde bulundurulmalı ve uygun bir ırk seçilmelidir. Zayıf yapılı bir bayanın çok iri ve hareketli bir ırka sahip olması ileride onu kontrol altın almakta zorlanmasına, fiziki gücünü köpeğe yetirememesine sebep olabilir. Elli kilo civarında bir bayanın veya bel fıtığı olan yaşlı birinin rottweiler veya dobermanı ne kadar eğitimli olursa olsun zaman zaman sıkı olarak tutması ve köpeğin bazı davranışlarını engellemesi gerekebilir ve bu yapılamadığında istenmeyen sonuçlarla karşılaşılabilinir. Köpek eğitiminde hiçbir zaman garanti verilemiyeceği bilinmelidir.

Köpek sahibinin amacına uymayan bir ırk alındığında ileride çıkacak problemler yüzünden köpek elden çıkarılmaktadır.

Köpeğe zaman ayıramamak

Köpek sahibinin bakımına muhtaçtır. Köpekle beraber yaşanmak isteniyorsa onun eğitim, bakım, egzersiz ve sosyal yaşamı için gerekli olan zamanın mutlaka ayrılması gerekmektedir. Bütün aile bireylerinin çalıştığı, akşam eve geliş saatlerinin belli olmadığı, eve gelindiğinde ise yorgunluktan köpeğe gerekli ilgiyi gösteremeyen bir ailenin veya bireyin köpek sahibi olması olanaksızdır.

Köpek alındıktan sonra beraber yaşadığı insanlarda çıkan sağlık problemleri

Köpek alacak kişi veya köpekle beraber aynı evde kalacak kişilerin köpekle beraber yaşamaya başladıktan sonra karşılaşabilecekleri kendilerinde görülecek ilk sağlık problemi allerjilerdir. Günümüzde pek çok insanın evcil hayvanlara karşı allerjileri olabilmektedir. Köpek alacak kişi kendinde veya diğer aile bireylerinde allerji olasılığını araştırmadığı zaman ileride köpeğinden ayrılmak zorunda kalmaktadır.

Gerçekten köpek ve hayvan sevmemek

Köpek alan bazı kişiler gerçekten köpekleri sevmemekte, sadece geçici bir heves için köpek almakta ve hevesleri geçince köpek artık onlar için bir yük olduğundan kurtulmanın yollarını aramaktadırlar.

Köpeği bir işte kullanmak için almak

Köpeği bekçilik, koruma veya avcılık gibi bir amaç için alan kişiler umdukları performansı köpeklerinde bulamadıkları zaman veya bu amaçlarına yönelik gerekli eğitimi köpeklerine veremedikleri zaman köpeklerinden kurtulmak istemektedirler.

İş veya ev değişikliği

Köpek sahibinin iş değiştirmesi ile köpeğe ayırdığı zamanın azalması veya evini değiştirmesi üzerine yeni yerinin köpek için uygun olmaması veya yeni çevre tarafından istenmemesi.

Aileye yeni bir bebeğin gelmesi

Bazı köpek sahipleri köpekten bebeklerine bir zarar geleceğini veya hastalık geçeceğini düşünmelerinden, aileye yeni bir bebek geldiğinde köpekten kurtulmak istemektedirler. Bazen de eve yeni bir bebeğin gelmesiyle köpek ihmal edilmekte ve bu arada köpeğe karşı davranışların değişmesi ile köpek istenilmeyen davranışlara sahip olmakta, bu da köpeğin evde istenilmemesine sebep olmaktadır.

Çocukların isteği üzerine alınan köpekler

Çocuklarının isteğini kıramayan ana-babaların aldığı sevimli bir yavru köpek ileride aileye yük olmakta, çocuğa sanki bir oyuncakmış gibi alınan bu köpekden, çocuğunda ilgisini azaltması ile kurtulunmaya çalışılması.

Köpek almadan önce aşağıdaki sorulara olumlu yanıtlar verebilmelisiniz, bu sorulara olumlu yanıtlar vermediğiniz, sonuçları üzerinde şüpheye düştüğünüz sürece köpeğinizi elden çıkarma olasılığınız her an bulunmaktadır, kendinizden emin değilseniz böyle bir durumda kalmamak için lütfen köpek almayın ve köpeğin sahip değiştirmesinin onun hayatı boyunca başına gelebilecek en kötü şey olduğunu unutmayın.

1- Köpeğinize sizinle evde yaşayacak ise;

a- Evin içinde mobilyalarınızın, elbiselerinizin, halılarınızın üzerlerinde köpek kılları görmeye tahammül edebilirmisiniz?

b- Evinize hakim olacak köpeğin kendine has kokusuna siz ve ev halkı tahammül edebilirmi?

c- Evde köpek sevmeyen biri olacaksa köpeği rahatsız etmeden onunla yaşamayı becerebilecekmi?

d- Sabah ve akşamları her türlü hava koşulunda istirahatinizi yarıda kesip köpeğinizi dışarı çıkarabilecekmisiniz?

e- Apartmanınızda köpek beslenmesine engel olabilecek bir durum söz konusu değilse, bu yerde 15 sene kadar ikamet edebilecekmisiniz? Eğer başka bir yere gitmek zorunda kalırsanız köpeğinizide götürebileceğiniz bir yer bulabilirmisiniz?

Bahçede yaşayacak ise;

a-Köpeğinizin bahçe içinde emniyetini sağlıyabilecekmisiniz?

b-Köpeğiniz bahçede olsa bile ona hergün en az 2 saatiniz ayırabilecek ve sabah akşam gezdirip gerekli egzersizlerini yaptırabilecekmisiniz?

2-Almak istediğiniz ırkın bakım ücretlerini karşılayacak bütceye sahipmisiniz?

3-Yaşam biçiminizde önünüzdeki 15 yıl içersinde değişiklik olmayacağını garanti edermisiniz? (iş değiştirme, dolayısı ile başka şehire veya ülkeye yerleşme ve köpeği götürememe veya iş saatlerinin değişmesi ile köpeğe ayıracak zaman kalmaması, evlenerek gelecek eşin köpeği sevmemesi ve istememesi gibi)

4-Türkiye şartlarını göz önüne alırsak köpek ile toplu taşıma araçlarına binemiyeceksiniz, tatillerde otellere kabul edilmeyeceksiniz, arabanız varmı? ileride arabasız kalma ihtimaliniz olduğu takdirde sonuçlarına katlanabilecekmisiniz?

5-Köpeğinizi aldıktan sonra ailenize yeni bir bebek katılırsa, köpeğinize ayıracağınız vakitde herhangi bir değişme olursa köpeğinize aynı ilgiyi gösterebilecekmisiniz?

6-Köpeğinizin eğitimine ve sizinle uyumlu bir şekilde yaşayabilmesi için sosyalleşmesine yardımcı olacak bilgiye sahip olabilmek için çaba gösterebilecek, en önemlisi bunlara vakit ayırabilecekmisiniz?

7-Ruh haliniz köpeğinizin yaptığı istemediğiniz davranışlarda ona kızmamaya, bağırmamaya, canını yakmamaya müsaade edermi?

EVCİL KUŞ BAKIMI

Kuş bakımı konusunda bilgili olan bir insan için bakım oldukça basittir fakat bu konuda bilgisi olmayan insanların kötü sonuçlar alması olasıdır. Kuşunuz muhtemelen birçok arkadaşının bulunduğu bir ortamdan evinize gelmiştir. Kalabalık bir ortamdan tek başına kafese konulan kuş bir kaç gün moral bozukluğu yaşayacaktır. Iştahsızlık ve sessiz kalmak kuşunuzun bulunduğu ruh halini belirtir. Yem yemeyen kuşunuz sadece su ihtiyacını karşıladığı için dışkısıda oldukça sulu olur, bu sizi şaşırtmasın. Yeni satın aldığınız kuşunuzda bu gibi durumların yanı sıra sağlıksız olduğunu belirten başka oluşumlarla da karşılaşıyorsanız bu durumu kuşu aldığınız yere belirtin. Kuşların bünyeleri oldukça zayıf olduğu için onu çok kısa bir sürede kaybedebilirsiniz.

Tıpkı insanlar gibi kuşlarında bir sağlık sorunu yaşadıklarında erken müdahale hayat kurtarabilir. Bu nedenle hayvanınız hangi tür olura olsun hasta olduğunu hisettiğinizde vakit kaybetmeden onu bir veterinere götürün.

Kafesin bulunduğu yer oldukça önemlidir. Kuşunuzun cereyanda olmamasına dikkat etmelisiniz. Ceryanda kalan kuşlar ciddi sağlık sorunları yaşayabildiği gibi, kısa sürede yaşamını yitirebilir.

Ailenize yeni katılan küçük üye evinizi tam olarak tanımadığı için onu en az 4 hafta kafesinden dışarı çıkarmamalsınız. Evin hangi köşesinde ne oduğunu bilmeyen kuş etrafına çarpabilir. Bu da beraberinde bir iç kanamaya getirebilir.

Ev ortamına tam olarak alışmamış olan kuşunuza 4 hafta boyunca yeşillik vermemelisiniz. Kuşunuzun sindirim sistemi bozulacağından ishal olabilir. Bir iki gün içinde ishal kesilmediği taktirde kuş yaşamını yitirebilir.

4. haftadan sonra kuşunuza haftada bir kereye mahsus olmakla yeşillik verebilirsiniz. Kuşunuz çiçeklerinizi yemek isteyebilir ama siz buna engel olmalısınız. Kuşunuza maydanozu ise asla vermeyin.

4 hafta boyunca kuş hiç bir şekilde banyo yaptırılmamalıdır. Kuşların banyo yapabilmeleri için bir takım malzemeler satılmaktadır. Bunları kuşunuzu satın aldığınız yerden temin edebilirsiniz. Kuşunuz sadece bu malzemelerle banyo yapmalıdır. Kuşların bünyesinin hassas olduğunu aklınızda tutmalı ve onu asla geceleri banyo yaptırmamalısınız.

Kuşlarda insanlar gibi mide bulunmamaktadır. Kuşlar yediklerini kuş kumu sayesinde öğütürler. Yediklerini öğütemeyen kuş ise sindirim bozukluğu yaşayabilir. Bu nedenla kafesinizde mutlaka kuş kumu bulundurmalısınız.

Yem alırken bunun tozlu olmamasına dikkat edin. tozlu yemler kuşlarda bazı hastalıkların ortaya çıkmasına yol açmaktadır.

Vitamini de kuşunuza belirli ölçülerde vermelisiniz. Kafes ortamında yaşamaya alışamamış bir kuş için bu oldukça önemlidir.

Kuşların uzayan gagalarını kısaltabilmeleri için onlara gaga taşı verilmelidir. Gaga taşlarının bir diğer özelliği de kalsiyum yönünden oldukça zengin olmasıdır.

Kuşunuzun beslenmesinde bol çeşitler kullanabilirsiniz. Onun tek bir besin kaynağına bağlı kalması sağlıklı gelişimini engelleyecektir.