Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
Dekorasyon tarafından Hobi & Sanat'de yazılan bir grup blogu
  • Konu

    43
  • Yorum

    0
  • görüntüleme

    3.366

Bu bloğa katkıda bulunanlar

Bu Blog Hakkında

Dekorasyon Konuları

Entries in this blog

HALI ÇEŞİTLERİ

Halı elyaflarını birbirlerinden ayıran ve her birini özel kılan, sıcak bir atmosfer yaratması, temizlenebilirliği, alev almazlık veya fiyatı gibi bir takım özellikleri bulunur.

Seçtiğiniz elyafa ve bu elyafın halıda ne kadar kullanılmış olduğuna bağlı olarak halınız hem daha uzun süreli performans gösterecektir hem de görünümünü daha uzun süre koruyacaktır.

Hangi elyafın sizin için uygun olduğunu seçerken dikkat etmeniz gereken bir takım bilgiler vardır. Örneğin her elyafın farklı derecede özellikleri bulunur. Bazen iyi bazen ise kötü dereceli bir tercihte bulunabilirsiniz. Derece derken kastedilen şey elyafın yoğunluğu ve büküm ölçüsüdür. Genel olarak, elyaf yoğun ise bu her inçte çok daha fazla ilmek olduğu anlamına gelir ve eğer büküm ölçüsü sıkı ise halınız daha kaliteli ve daha uzun ömürlü olacaktır.

Elyaflar kimi zaman en uygun fiyatla en iyi performansı verebilsinler diye birbirleriyle karıştırılırlar.

Elyaflar kendi içlerinde ikiye ayrılırlar:

Doğal Elyaflar

İnsan yapımı Elyaflar

Doğal Elyaflar:

- Yün

- İpek

- Hindistancevizi Lifi

- Hint Keneviri

İnsan Yapımı Elyaflar:

- Polyamid (Naylon)

- Polyester

- Polipropilen

- Akrilik

Yün:

Yün muhtemelen en eski halı elyafıdır. Konforlu bir his uyandırdıkları gibi mükemmel bir kullanım kapasitesi bulunur. Ancak yün, kir ve lekeler göz önüne alındığında pek kullanışlı değildir. Ayrıca yün elyaftan yapılan halıların çoğunluğunun pahalı olması gibi bir durum da söz konusudur. Tüm bunlar yün elyaf kullanımının gün geçtikçe azalmasının nedenlerindendir.

Yün ayrıca görünümü en iyi seviyede tutabilmesi ile de bilinir. Bu da demektir ki yün, diğer elyaflara kıyasla, uzun bir süre boyunca orjinal görünümünü koruyacaktır. Yün doğal olarak anti-statik özelliğe sahiptir.

Birçok avantajı ile yün en uzun ömürlü elyaf olarak bilinir.

Ancak tüm bu avantajlar yünü diğer elyaflardan çok daha pahalı olmasına neden olur.

İpek:

İyi kalite el dokuma halıları dışında kullanımı pek fazla değildir.

Hindistancevizi Lifi:

Genellikle arka kaplama malzemesi olarak kullanılan hindistancevizi lizi bazen de düz dokuma kilimlerin yüzeyinde kullanılır.

Hint Keneviri:

Hindistancevizi kabuğu olduk.a sert ve esnek elyafktan oluşur. Bu kabuklar kırılıp, yıkanıp ve kurutulmadan önce aylarca toplanır ve ıslatılır. Soluk sarı elyaflar daha sonra düz dokuma halıları ve kilimlerde kullanılmak üzere iplik haline getirilir.

Polyamid (Naylon):

En çok kullanılan ve en çok bilinen halı elyafı polyamid (naylon) dir. Polyamid (naylon) elyaflar oldukça uzun ömürlü ve aşınmaya dayanıklıdır. Sert yapısı ve lekeye karşı dirençli olması nedeniyle kirlenmeye karşı eğilimi çok azdır. Bu nedenle yoğun trafik olan bölgeler için çok uygun bir seçimdir. Naylon fiyatı da düşünüldüğünde oldukça iyi bir malzemedir.

Ancak yün ile kıyaslandığında alev alma riski daha fazladır. Naylon elyaf, aşınmaya karşı direncini daha da arttırmak için sıklıkla yün ile karıştırılır.

Naylon olarak da bilinen Polyamid tamamen insan yapımı olan bir elyaf çeşitidir. İlk defa 1938 yılında üretilmiş olup zemin kaplama malzemelerinde sıklıkla kullanılır. Yün ile harmanlanarak kullanılır. %80 naylon %20 yün en en iyi karışımdır.

Polyamidin yünle karşılaştırıldığında sağladığı avantaj boyanabilir oluşudur. Polyamid halılar yün halılara nazaran çok daha canlı renkler sunduğu gibi boyanabilirliği sayesinde üretimde maliyetlerin azalmasına neden olur. Ancak polyamid aslında bir avantaj gibi görülen boyanma özelliği lekenmeye karşı direncini azaltmaktadır. Polyamid bir halı seçerken üzerinde lekelenmeye karşı işlem yapılmış bir tane seçmeye özen göstermelisiniz.

İnsan yapımı elyalar arasında polyamid görünümünü en iyi şekilde koruyan olması nedeniyle çoğunlukla ticari kurulumlarda tercih edilir.

Polyamid yapısındaki 1700 karbon atomu, nitrojen, hidrojen ve oksijen ile güçlü ve aşınma dirençlidir. Güneş ışığına ve küflenmeye karşı da mükemmel direnç gösterir. Polyamid polimer elyaflar arasında en iyi rutubeti emme oranına sahiptir.

Düz mikro yüzeyi sayesinde naylon bir çok kire direnç gösterdiği gibi temizlenmesi de oldukça kolaydır. Ancak boya malzemelerine olan yakınlığı nedeniyle de boyanmaya oldukça açıktır.

Polyamid uzun ömürlülüğü ve rutubete olan direnci ile trafik yoğunluğuna sahip bölgeler için mükemmel bir seçim olacaktır.

POLYESTER:

Polyester bir başka yaygın elyaftır. Son 5 yıl içerisinde gelişmiş ve polyester halılar çok daha iyi üretilmektedir.

Polyester halılar lekelere karşı olağanüstü bir direnç gösterirler. Çoğunlukla leke garantisinin naylon halılara oranla çok daha uzun olduğunu görebilirsiniz.

Polyester etilen gazlardan oluşmuştur. Polyester de naylon gibi aynı şekilde üretilir ancak aşınma direnci sıralamasından Naylondan aşağıda yer alır. Polyester fazla esnek olamayan bir elyaftır. Güneş ışığına karşı mükemmel bir direnç gösterir ve ayrıca ıslandığı zaman da sertliği bozulmaz. Polyesterin rutubeti emme oranı diğer elyaf çeşitlerine oranla çok daha düşüktür. Polyester, polipropilen gibi, boyanması oldukça zor bir elyaftır ve yine tıpkı polipropilende olduğu gibi naylonun aksine yağı hemen çeker. Polyesterin oldukça iyi ısı direnci bulunur.

Polyester çarpıcı renkleriyle bilinen bir elyaf çeşididir ve ayrıca solmaya karşı doğal bir direnci bulunur. Temizlemesi kolaydır ve su bazlı boyalara karşı da dayanıklıdır.

POLIPROPILEN:

Polipropilen, diğer adıyla olefin, bir başka elyaf çeşitidir. Bu elyaf daha çok ticari halılarda ve berber halılarında kullanılır.

Lekelenme göz önüne alındığında polipropilen en iyilerden biridir. Polipropilen çözelti boyalı bir elyaftır ve bu da rengin doğrudan elyafın içine gittiği anlamına gelir. Bir çok durumda polipropilen halılar beyazlatıcı gibi kuvvetli kimyasallara direnç gösterebilir.

Diğer üç elyafa kıyasla çok daha ucuz olan Polipropilen boyanmaya karşı dirençli olması nedeniyle de diğer halılara nazaran çok daha mat renklere sahiptir. Ayrıca orjinal görüntüsünü koruma süresi açısından da diğerlerine göre daha yetersizdir. Doğal olarak anti - statik olması ise polipropilenin bir avantajıdır.

Isıya dayanıklılığı az olan bu elyafın düşük ısılarda biçimi bozulabilmektedir. Yüksek ısılarda ise çekmektedir. Sudan etkilenmeyen Polipropilen alkali ve asitlere, beyazlatıcı ve incelticilere karşı

Ilımlıdır. Ancak kimyasallara uzun süre maruz kalması durumunda elyafın kalitesi bozulabilir. Polipropilen bir çok eritkene karşı dirençlidir. Güneş ışığına karşı ise dayanıksızdır.

Kolay temizlenebilir olması, rutubet ve küfe direnci polipropilenin iç ve dış mekanlarda yaygın olarak kullanılma nedenlerindendir. Yapay spor saha çimi olarak da kullanılır.

AKRİLİK:

Naylon kadar aşınma dirençli olmayan Akrilik yün kadar da ateş dirençli değildir. Bu elyaf iyi hacimli ve esnektir.

Akriklik elyaflar metandan üretilirler. Yün yerini tutacak sentetik bir ürün olan akrilik orta sertliktedir. Aşınma ve güneş ışığı direnci oldukça iyidir ancak akriliğin çok az esnekliği vardır. Polipropilen ve polyestere kıyasla su seven bir yapısı vardır. Isıya ve mineral asitlere dirençli olduğu kadar soğuk alkali çözeltilere karşı da dayanıklıdır. Sıcak alkali çözeltileri elyafın rengini soldururken beyazlatıcılar ve incelticiler çok az etkisi olur.

Akrilik yapısı ile yün görünümü ve hissi verebilen bir elyaf çeşitidir.

Akriliğin tek zayıf noktası yoğun trafik olan alanlarda pek fazla dayanamamasıdır bu nedenle her alanda kullanılamazlar.

Karışımlar:

Yukarıda belirtilen 4 elyaf çeşiti değişik oranlarda birbirleriyle karıştırılarak en iyi kalitede yeni halı üretimlerinde kullanılırlar.

Yün ve naylon beraber kullanıldığında çok daha güzel bir görünüm elde ettikleri gibi yünün konforu ile naylonun uzun ömürlülüğü birleştirilmiş olur.

Akrilik ve Polipropilen ya da naylon ve polipropilen de oldukça yaygın kombinasyonlardır. Ancak bu bileşimlerin ortak özelliği lekelenmeye dirençsiz oluşlarıdır.

Feng Suiye göre oda oda dekorasyon anlatımı;

Feng shuide bahsedilen yöntemler ile yapılan dekorasyon türüdür.. bu dekorasyona göre;

Giriş Kapısı :

Evin giriş kapısının yönünü belirlemek için, kapıdan dışarıya çıkış pozisyonu esas alarak yüzünüzün baktığı yön sokak kapınızın yönü olacaktır. eğer apartmanda yaşıyorsanız, kendi oturduğunuz dairenin giriş kapısının sizin yönünüzdür.

Giriş kapısının karşısında tuvalet olmamalı. eğer varsa evinize giren herhangi bir şans, tuvaletin sifonunu kullanışınız gibi akıp gidecektir. bu durumda en doğru çözüm tuvaleti kullanmamaktır. eğer tuvalet giriş kapısının tam karşısında değilse en doğru çözüm tuvaletin kapısını dışardan ayna ile kaplamak. böylece sembolik bir şekilde tuvaletin olmadığını varsayarız.

İki katlı müstakil evlerde giriş kapısının üzerinde tuvalet olmamalı. eğer varsa; giriş kapısının yeri değiştirilmeli veya yukarı kattaki tuvalet kullanılmamalı. giriş kapısının karşısında merdiven olmamalı. en iyi çözüm merdivenin görüntüsünü bloke etmektir. bunu da bitki veya paravanla yapabiliriz.

Giriş kapısı karşısında başka kapı olmamalı. çünkü enerjinin akışı hızlı, dik olarak gelir ve diğer kapıdan çıkar. böyle durumlarda kapı devamlı kapalı tutulmalı veya iki kapı arasına rüzgar çanı asılmalı.

Giriş kapısının karşısında ayna olmamalı. içeri giren enerji aynadan yansıyarak tekrar dışarı çıkacaktır. bunu önlemek için ayna yan duvarlarda kullanılmalıdır. giriş kapısı ile aynı hat üzerinde üç veya daha fazla kapının olmaması gerekir.

Bu kural koridorlar içinde geçerlidir. enerjinin dik ve hızlı giden akışını önlemek için iki kapı arasını paravan ile bloke edip akışı yumuşatmak gerekir. rüzgar çanı veya bambu flüt asmakta bir çözüm ama paravan gibi etkili bir çözüm değildir. eğer üç tane kapı birbiri üzerine açılıyorsa o mekanda her zaman kavga, münakaşa problemi olacaktır. çözüm için üçgenin ortasına tavandan rüzgar çanı asarak negatif enerjiyi önlemiş oluruz.

Sokak kapısı karşısında sivri köşe, kolon olmamalı. bunun çözümü bitki ile köşe veya kolonu kamufle etmektir. giriş kapısı karşısında cam olmamalı. içeri giren enerjinin evin içinde yayılma şansı olmayacaktır, tekrar dışarı çıkacaktır.

Çalışma Odası :ı

-merdiven veya asansör giriş/çıkış karşısında olmamalı

-enerji akışı dik(negatif), önlemek için canlı bitki/yapay bitki veya paravanla bloke edilmeli. koridor sonunda olmamalı.

-negatif enerji akışını önlemek için koridor üzerinde canlı veya yapay bitkiler kullanılmalı.

Koridor :

-yeterli derecede aydınlatılıp enerjinin yukarı yönde hareket etmesi sağlanmalı.

-koridor duvarlarına enerji akışını yavaşlatmak için resimler asılmalı.

-negatif enerjiyi bastırmak için 5 çubuklu rüzgar çanı asılmalı. çalışma odası kapısının direk olarak karşısında başka bir çalışma odası kapısı varsa kapı üzerine rüzgar çanı veya kırmızı renk kurdela ile bağlanmış bambu fülütler asılarak negatif enerji akışı önlenebilir.

Kapı üzerinde rüzgar çanı

-kapı üzerinde 2 adet bambu fülüt kapı karşısında dik konumda olmamalıdır. dik hareket eden enerji hızlı ve kuvvetli olduğu için oturan kişide negatif etki yaratacaktır. koridor karşısında yerleştirilmiş çalışma masası koridor karşısında ise kapı devamlı kapalı tutulmalı ve masanın üzerinde doğal kristal taş kullanılmalı. böylece negatif enerji akışının hızı engellenmiş olur veya masanın konumu değiştirilmelidir.

-sivri köşe (çıkıntılı duvar), kolon, açık raf karşısında veya arkasında oturulmamalıdır. önlemek için masanızın üzerinde taze çiçek kullanabilirsiniz. sivri köşeleri doğal veya yapay bitkilerle bloke etmelisiniz. 5 çubuklu rüzgar çanı asabilirsiniz. 2 adet bambu fülüt sivri köşelerden asabilirsiniz.

-tavan kirişleri veya direk spot ışıkları altında oturulmamalı. arkanızı kapıya dönük pozisyonda oturmayın. arkamız duvara, yüzünüz kapıyı görecek pozisyonda oturmalısınız. arkamızda pencere olmamalı. eğer varsa kalın perde veya jaluzi ile devamlı kapalı tutmalısınız. tuvalet kapısı karşısında oturulmamalı. ftuvaletten gelecek negatif enerji akımı şansınızı olumsuz yönde etkileyecektir.

Mutfak :

-mutfak insanların şansını doğrudan etkileyen bir mekandır. bu mekanı düzenlerken dikkat edilecek en önemli noktalardan biri elementlerin dengesidir.

-ateş elementini temsil eden ocak veya fırın; su elementini temsil eden lavabo, buzdolabı ve bulaşık makinaları ile yanyana veya karşılıklı olmamalıdır.

-ateş ve su kesinlikle karşı karşıya gelmemelidir. lavabo (su) ve ocak (ateş) yanyana yokedici döngüdür.

-mutfak kapısı tuvalet kapısı karşısında olmamalı.

-ocağın bulunduğu duvarın üzerinde pencere olmamalı.

-yemek pişirirken arkanız mutfak kapısına dönük pozisyonda olmamalı.

-mutfak salon veya yemek odasından aşağı seviyede olmamalı.

-yemek, yiyecek bereketi sembolize eder. mutfak giriş kapısı (evin ön cephesi) yönünde olmamalı. bereketiniz kolayca kaybolacaktır.

-mutfak evin arka cephesinde olmalı.

-ocak, tuvalet ile aynı duvarda olmamalı. tuvalet sifonunu her çekişinizde bereketiniz kalmayacaktır.

-mutfak kapısı veya ocak karşısında merdiven olmamalı.

Yemek Odası :

yemek masası

-giriş kapısından görülebilen konumda veya karşısında olmamalıdır.

-tuvalet kapısı karşısında olmamalı.

-iki kapı arasında olmamalı. dik olarak hareket eden chi (enerji) bereket şansımızı yokedecektir. mekanda dolaşma şansı olmadan bir kapıdan girip diğer kapıdan çıkacaktır. önlemek için kapı ile masa arasında paravan veya rüzgar çanı kullanılmalıdır.

-yemek odası oturma odasından alçak seviyede olmamalıdır. merdiven veya basamak ile inilmeli.

-eğer oturma grubu ile yemek masasının konumunu değiştirme imkanımız yoksa, yemek masası üzerindeki tavanı ayna ile kaplayıp enerjinin hareketi yukarı çekilmelidir.

-tavan kirişi veya sivri köşe olmamalı. kiriş altına bambu fülüt veya rüzgar çanı asılmalı. sivri köşe, karşısında bitki kullanılarak bloke edilmeli.

-sandalye sayısı 6, 8 veya 12 adet olmalıdır. 4 adet sandalye çin geleneklerine ve feng shui esaslarına göre olumsuzdur.

-yemek masasının bulunduğu duvara asılan ayna bereketinizi arttıracaktır. dar bir köşede yerleştirilmiş yemek masası feng shui bakımından olumlu değildir. bereketiniz azalacaktır. bunu önlemek için köşe duvarı ayna ile kaplayarak mekanı genişletip denge sağlanır.

-iki kolon arasında olmamalıdır. kazancınız iki arada sıkışıp kalacaktır. kolonların üzerine ikişer adet bambu fülüt asarak negatif enerjiyi bastırabilirsiniz.

Oturma Odası :

-sivri köşeleri, duvar çıkıntılarını ayna, yapay/doğal bitkiler, paravan veya dolaplarla kamufle etmelisiniz.

-tavan veya yerlerde kullanılan dekoratif süslemeler sivri köşeli şekiller olmamalı.

-mobilyalarda düz hatlar tercih edilmeli.

-koltukların arkası yüksek olmalı, böylece arkanıza destek sağlamış olursunuz.

-büyük dolaplar kapaklı olmalı, açık raflar tercih edilmemelidir. yüksek dolaplar duvara dayalı pozisyonda yerleştirilmelidir.

-mobilyalar, salona girişi, enerji akışını engelleyici pozisyonda yerleştirilmemelidir.

-oturma grubu ve sehpalar kare veya dikdörtgen olacak şekilde yerleştirilmeli, en iyi yerleştirme bagu (pa kua), sekizgen şeklidir. l şeklinde yerleştirme feng shui açısından olumlu değildir. elementleri pusula yönlerine göre tespit edip, enerjiyi doğru yönlerde doğru objelerle arttırmalıyız.

Tuvalet ve banyo:

-tuvalet ve banyolar enerjinin negatif olduğu yerlerdir. yanlış konumda olan wc ve banyolar o mekanda yaşayan insanların hayatında olumsuzluk yaratır.

-giriş kapısı karşısında olmamalı. paravan veya bitkilerle bloke edilmeli.

-tuvalet, yatak ile aynı duvarı paylaşmamalı, negatif enerji duvardan geçecek ve uyuyan kişiyi olumsuz etkileyecektir.

-müstakil veya dublex mekanlarda tuvalet altında uyumak, oturmak ve çalışmak size kötü şans getirecektir.

-akvaryumlar tuvalet yanına yerleştirilmemeli, sifonu çektiğiniz zaman bütün bereketiniz gidecektir.

-oturma odası karşısında olmamalıdır. dostluklarınız ve arkadaşlıklarınız uzun süreli olmayacaktır.

-yemek odası karşısında olmamalıdır. maddi kazancınız ve iş imkanlarınız olumsuz gelişecektir.

-tuvalet kapısı yatağın karşısında olmamalıdır. negatif enerji, akışı burun ve akciğer enfeksiyonlarına sebep olacaktır.

Yatak Odası :

-hayatımızın üçte birini uyuyarak geçirdiğimizden dolayı, enerjimizi tekrar şarj etmemiz ve iyi dinlenmemiz için yatak odasını yerleştirme düzeni çok önemlidir.

-ayaklarımız kapıya doğru uyumamalıyız.

-yatak odasında kullanılan çarşaf ve örtüler düz renklerde seçilmeli, eğer desenli ise geometrik şekiller tercih edilmemeli. çünkü bu şekiller negatif enerji yayarlar ve dinlenmenizi rahatsız ederler.

-yatak başınız pencereye dayalı veya pencerenin altında olmasın. eğer böyleyse, pencereyi bloke edecek şekilde perde, jaluzi veya yatak başı kullanın.

-kiriş altında uyumayın. kirişler ayrılığı sembolize eder ve bunların altında uyuyan kişilerin sağlık problemleri olur. bu kural oturma mekanları içinde geçerlidir. böyle bir durumda, kumaştan sembolik bir tavan yapın veya yatağınızın üzerine gelen kısmın krişlerini kapayın. rüzgar çanı, bambu flütler veya kırmızı püskül de asabilirsiniz.

-evli çiftlerde tek kişilik iki ayrı yatağı yanyana koyup çift kişilik yatak olarak kullanmayın. bu tip yerleştirme çiftlerde ayrılığı sembolize eder.

-yatağınızın başını, eğer varsa; tuvalet duvarı ile aynı duvara koymayın.

-evli çiftlerde ebeveyn yatak odasının güneybatı (evlilik ilişkileri ve mutluluk) yönünde olması çok iyi.

-yatak odanızda mümkün olduğu kadar yang renkleri, kırmızı, altın renklerini kullanmayın, çünkü uyku yin (-) bir aktivitedir ve bu renkler enerjinizi uyararak uyku ve dinlenmenizi önler.

-yatak odanızda tv, müzik seti, bilgisayar gibi elektronik aletleri bulundurmayın. çünkü bu tip aletler elektromanyetik enerjiyi yansıtır ve sağlığınız için zararlıdır.

-mümkün olduğu kadar az mobilya kullanın ve temiz, düzenli tutun ki enerjinin akışı bütün odada yumuşak olsun.

-bitki ve çiçekleri sadece hasta olan kişilerin yatak odalarında yang (+) enerji yaymak için kullanın.

-yatağınıza dik gelecek şekilde dolap, duvar ve diğer mobilya köşelerinin olmamasına dikkat edin.

-yatağınızı görecek pozisyonda ayna kullanmayın.

-yatak odanızın içinde tuvalet veya banyo varsa kapılarını ve klozet kapaklarını her zaman kapalı tutun.

-elektrikli battaniye ve su yatağı kullanmayın.

-canlı bitki kullanmayın. bunlarda özellikle kaktüs, sivri uçlu ve dikenli bitkiler olmamalı.

-su ile ilgili hiçbir şey kullanmayın, özellikle akvaryum.

Vücudumuzu, ruhumuzu ve sağlığımızı yogaya, ayurvedaya, reikiye teslim ettikten sonra, şimdi de evlerimizi dekorasyondaki son trend Vastu Vidya'ya emanet ediyoruz.

Yoga, ayurveda, feng shui, reiki derken, hayatımıza yeni bir Uzakdoğu felsefesi daha giriyor: Vastu Vidya. Mimariyi daha yakından ilgilendiren bir felsefe olan Vastu Vidya'nın temeli, yine pozitif enerjiye dayanıyor. Vastu Vidya, evdeki sağlıklı yaşamın kapılarını açan bir uygulama. Amaç yaşadığımız mekanlardaki enerjiyi en doğru şekilde kullanabilmek. Evinizde seçtiğiniz renklerden, mobilyaların konumlandırılmasına kadar titiz bir çalışma gerektiren Vastu Vidya'nın Türkiye'deki ilk uygulayıcılarından biri Yara Ulcay. Brezilyalı Ulcay, MacKenzie Üniversitesinde mimarlık okurken yoga ile ilgilenmeye başlamış.

Yoga ve mimarlık

Ardından mesleğiyle bağlantılı olarak Vastu Vidya'yı keşfetmiş. Yara Ulcay, mimaride Vastu'nun öğretilerinden faydalanarak, evler, ofisler ve çocuk yuvalarında enerjiyi en doğru şekilde kullanılmasını ve insanların daha mutlu olmasını sağlıyor. Yara Ulcay, yoga ve mimarlığı neden birleştirdiğini ise şöyle anlatıyor: Yoga vücudunuzda enerji akışını kolaylaştırıyor. Vastu Vidya'yı da evimizin yogası olarak tanımlayabiliriz. Evimizdeki eşyaların ve konumlarının da enerjiyi artırıcı ve dolaşmasını kolaylaştırıcı olması gerekiyor. Vastu'da beş element var: Hava, su, ateş, toprak, metal. Bu elementlerle evde enerji dengesini sağlıyoruz. Yara Ulcay işe, kişilerin ne istediğinden, hangi elementi taşıdıklarından başlıyor ve Vastu'da, tarzınız, zevkleriniz, vücudunuzdaki elementler, psikolojiniz ve yaydığınız enerjiye kadar pek çok faktör göz önüne alınıyor diyor. Vastu'yu herhangi bir mekanda uygulamak için öncelikle Vastu haritasını yere koyarak işe başlamak gerekiyor. Vastu'yu simgeleyen fotoğrafların baş kısmı kuzeydoğu yönüne getiriliyor.

Bırakın enerji aksın

Vastu'nun boyun, göğüs ve karın bölgesinin olduğu alan ise boş bırakılıyor. Avlu ya da hol olarak adlandırılan bölgenin boş olmasının sebebi ise Vastunun nefes aldığı bölgeyi temsil ediyor olması. Ulcay buraya özellikle ağır eşyalar konulmamasını öneriyor. Aksi durumda enerji girişini engellemiş oluyorsunuz. Baş bölgesi fazla ağırlığı kaldırmayacağı için hafif bir bölge olarak kullanılmalı. Yara Hanım, oturma odası için uygun olabileceğini söylüyor. Evin kuzey ve doğu kısımları Vastunun kollarını temsil ediyormuş. Gene ağırlığın bu bölgede fazla olmamasına özen göstermek gerekiyor. Mesela, çalışma ve çamaşır odası, bu bölgeler için ideal. Kuzey soğuk bir bölge, bu nedenle mutfak güneş görecek şekilde, doğuda ve evin en sıcak yeri olmalı bu felsefeye göre.

Evdeki huzursuzluğu vastu ile çözün

Vastu Vidya'nın, ev içerisindeki enerjiyi, içinde yaşayan insanların enerjileriyle en doğru şekilde kullanma sanatı olduğu düşünülürse, evin enerji noktalarının kapanmasından doğan huzursuzlukları çözmek mümkün. Eviniz için seçtiğiniz renkler ya da yatağınızı koyduğunuz köşe, size huzursuzluk verebilir. Yara Ulcay'ın söylediğine göre Vastu'nun bu konuda önerileri şöyle: Mesela çocuk odasında çalışma masasının yönü Vastu'ya göre, kuzey ya da doğu olmalı. Bu ufak ayrıntı çocuğun bilgiyi daha iyi almasını ve daha yaratıcı olmasını sağlar. Eğer evde odaların yerini değiştiremiyorsanız, dekorasyon, aydınlatma ve kullanılan renkleri değiştirerek istenilen sonuca ulaşabilirsiniz. Mesela, enerjisi çok olan kişilerin evlerinde beyaz rengin kullanılması gerekiyor. Eğer enerjisi az biriyse, objeler çok ve renkli olmalı ve kişiye enerji katmalı. İyi bir uyku uyuyabilmek için yatağın yönünün doğuda olmaması gerekiyor. Ya tamamen batıya ya da kuzeydoğuya dönmeli. Evdeki huzursuzluğu vastu ile çözün

Vastu Vidya'nın, ev içerisindeki enerjiyi, içinde yaşayan insanların enerjileriyle en doğru şekilde kullanma sanatı olduğu düşünülürse, evin enerji noktalarının kapanmasından doğan huzursuzlukları çözmek mümkün. Eviniz için seçtiğiniz renkler ya da yatağınızı koyduğunuz köşe, size huzursuzluk verebilir. Yara Ulcay'ın söylediğine göre Vastu'nun bu konuda önerileri şöyle: Mesela çocuk odasında çalışma masasının yönü Vastu'ya göre, kuzey ya da doğu olmalı. Bu ufak ayrıntı çocuğun bilgiyi daha iyi almasını ve daha yaratıcı olmasını sağlar. Eğer evde odaların yerini değiştiremiyorsanız, dekorasyon, aydınlatma ve kullanılan renkleri değiştirerek istenilen sonuca ulaşabilirsiniz. Mesela, enerjisi çok olan kişilerin evlerinde beyaz rengin kullanılması gerekiyor. Eğer enerjisi az biriyse, objeler çok ve renkli olmalı ve kişiye enerji katmalı. İyi bir uyku uyuyabilmek için yatağın yönünün doğuda olmaması gerekiyor. Ya tamamen batıya ya da kuzeydoğuya dönmeli.

Evlere de yılbaşı hediyesi almak lazım. Önce kendi evinize! Kış aylarıyla hareketlenen dekorasyon sektörü her gün yeni bir bahane yaratıyor. Orta Asya'da keşfedilen mobilyalardan köklü bir İtalyan rüyasına, büyüsünü ırmaklardan alan objelerden duvarlara güller açtırma tutkusuna kadar pek çok seçenek sizi bekliyor.

Yeni bir adres?

Keşf-i Alem'e ne dersiniz?

İsmini 1851-1929 yılları arasındaki dönemden alan Modern Tarih ile İstanbul'da eşine az rastlanır bir yaşamın kapılarını aralama imkanına kavuştuk. Orta Asya, Uzakdoğu, Anadolu ve Afrika kültürlerinin en belirgin özelliklerini taşıyan dünya kültürlerine ait birçok obje ve dekoratif elemanı bulabileceğiniz iki katlı mağazada, her biri orijinal ve el yapımı olan mobilyalar, dekoratif objeler ve antikalar var. Düzenli olarak dünyanın dört bir yanı dolaşılarak keşfedilen ve toplanan bu ürünlerle, arada bir nefes almak için kaçmak isteyeceğiniz, derin bir atmosfer yaratılmış. Gördüğünüzde, "Burası başka bir dünya!" diyeceksiniz..

Yeni bir koku?

Missss gibi...

Kanyon Alışveriş Merkezinde açılan Jo Malone tarafından yaşam alanları için hazırlanan iki özel koleksiyon Linen Spray ve Living Colognes ile kendinizi şımartabilirsiniz. Bu kokuların her birinin farklı bir hikayesi var. Portekize yapılan bir seyahatin anılarını canlandırmak için yaratılan Grapefruit & Rosemary sizi heyecanlandıracak bir koku.

Turunçgillerden oluşan üst notalar, aromatik adaçayının yeşil yaprakları ve biberiye ile desteklenmiş. Ferahlatıcı ve temizleyici bir kokuya sahip Basil & Verbena, fesleğeni mutfaktan çıkarıp evin diğer taraflarında son derece çekici kokular yayan bir demet haline getirmiş. Rahatlayın, bir mum yakın ve Living Colognes (Yaşam Kokuları)nın çevrenize yayılmasına izin verin!

Ama bitmedi... Bir ürün daha var! Lime (misket limonu), lavanta ve parma menekşesi esansları içeren Linen Spray ürünleri ise yatak çarşaflarından, havlulara kadar evdeki tüm kumaşlara uygulanabilen kalıcılığını uzun süre koruyarak sizi farklı kılan yepyeni bir ürün serisi.

Yeni bir "Koleksiyon"

İlham kaynağı Dicle Nehri

Temel faaliyet alanı olan mobilya tasarımını, "ev"e odaklı yeni yaşam kültürünün getirdiği ihtiyaçlar doğrultusunda geniş bir platforma taşıyan Koleksiyon, bu çerçevede geliştirdiği farklı tasarım fikirlerini yeni objelerle hayata geçiriyor.

Yeni dönem çalışmaları arasında yerel yaşam dokuları taşıyan gündelik yaşamın içinden objeler, ev tekstili ürünleri ve aydınlatma sistemleri öne çıkıyor. Koleksiyon obje seçkisinde uluslararası seramik sanatçımız Alev Ebüzziya'nın tasarladığı "Tigris"in yeni üyeleri de var. İsmini, bu coğrafyaya hayat veren Dicle Nehri'nin Latincesinden alan Tigris serisinin yeni parçaları aynı zamanda sanat ile yaşam arasındaki sınırları kaldırıyor ve sanatı hayatın içine sokuyor. Ebüzziya'nın "Tigris" serisinde siyah camdan üretilen "Tigris" kase ve vazoların yanı sıra beyaz ve kırmızı sek camdan su sürahisi gibi objeler yer alıyor.

Yeni bir barok

Gül kırmızısı duvarlar

Dünyanın en büyük İtalyan seramik markalarından Irisin Türkiye mümessilliğini yapan Day Plaza, Ere Yorulmazer tarafından yorumlanan Neobarocco serisi ile banyoda hayalgücü sınırlarını zorluyor. Gül kırmızısını gerçeğe yakın efektlerle bütünleştirirken, yumuşak yüzey yapısıyla da dikkat çeken koleksiyon, 25 x 75 cm gibi alışılmışın dışında boyutlara sahip.

Altın varak desenli bordürlerle hareketlendirilen seramikler, siyah bordürlerle derinlik kazanırken, güllerin tutkusunu saflıkla birleştiriyor. Lavabo ve küvetteki yalın çizgilerle; siyah kadife perdeler, barok aplikler ve görkemli bir banyo aynasıyla birleşince görsel etkisi güçlü mekanlar yaratıyor.

Yeni bir İtalyan

DNA'sında konfor var!

1959 yılında Pasquale Natuzzi tarafından İtalyada kurulan Natuzzi, dünya genelinde 123 ülkede temsil ediliyor. Markanın Sihir Mobilya tarafından açılan üç katlı 800 metrekarelik ilk İstanbul mağazası, farklı konseptlerle tasarlanan kanepe, koltuk, halı, sehpa ve oturma odası aksesuvarlarını bir arada sergiliyor.

Natuzzi koleksiyonu bireysel kişilik, tarz ve zevklere göre mekánları yeniden keşfetmek üzere yeni yollar sunuyor. Casual koleksiyonu kendini modern ve resmi olmayan bir şekilde ifade ederken; Urban teması modern ve sofistike kozmopolit dünyayı geziyor. Vintage koleksiyonu ise ölümsüz klasikleri yeniden keşfediyor. Natuzziyi dünya çapında bir marka yapan, yaratıcılık, yenilik, yeni malzeme ve renkler.

EVİNİZDE YAZ RÖTUŞLARI

Yazın sıcak günlerinde kendinizde olduğu kadar yaşadığınız mekanlarda da yapacağınız değişiklikler, hem kış aylarının rehavetinden kurtulmanızı kolaylaştıracak hem de evinize farklı bir hava katacaktır. Evinizde oluşacak sevimli ve ferah atmosfer sizi son derece memnun ederek, bu sıcak mevsimin uçarılığına uygun keyifli ve aydınlık ortamlara sahip olmanızı kolaylaştıracaktır. Nasıl olacak diye düşünmeyin ve size sunacağımız on küçük öneriyi bir an önce uygulamaya başlayın!

Parlak renkli koltuk kılıfları: Mekanda saf bir ferahlık yaratmak için koltuk veya kanepelerinizin üzerine bembeyaz kılıflar geçirin. Canlı renkler ya da su temasını anımsatan, örneğin mavi-beyaz çizgili kumaşlar bu etkiyi yaratmanızda size yardımcı olacaktır.

Daha hafif kumaşlar: Aydınlık, ferah ve temiz bir görüntü yaratacak şekilde tüm kumaşları değiştirin. Örneğin yastıklarınızı daha hafif bir kumaşla, özellikle keten kumaşlarla yenileyin. Peçete ve amerikan servisler, masa örtüleri ve yolluklar kolaylıkla değiştirilebilecek ve mevsim değişikliğini hissettirecek dekorasyon elemanlarıdır. Son derece fonksiyonel olan ince bir cibinlik de yatak odanızın atmosferini etkileyecektir.

Şeffaf perdeler: Şeffaf kumaştan perdeler güneş ışıklarının süzülerek kolaylıkla içeri girmesine yol açar ve havadar bir görünüm yaratır.

Doğal malzemeler: Hasır ya da bambu mobilyalar, hasır storlar, pek çok bitki ve çiçek gibi yaz mevsimine özgü doğal malzemeler kullanın.

Çiçek arajmanları: Papatya, lale, gül, hanımeli, ortanca, fesleğen vs. hiç fark etmez, bahçenizden toplayacağınız herhangi bir bitki ya da çiçeği göze hoş görünen cam ya da seramik şişe ve vazolara yerleştirip evin her köşesine dağıtın. Bu konuda sınır tanımayın; örneğin ince uzun bir vazonun içine yerleştireceğiniz muz yaprakları yaz temasını pekiştirecektir.

Budist tapınaklarının kum, çakıl, kaya ve bazen çimen gibi doğal unsurlar kullanılarak düzenlenen Japon kayalık bahçelerine, zen deniyor. Dinginlik ve huzur verdiğine inanılıyor. Dar alanları daha ferah gösteriyor. Evinizin geniş terasını veya odanızın küçük bir bölümünü zen bahçesine çevirebiliyorsunuz. Üstelik su gerektirmiyor, bakımı da kolay.

Kore ve özellikle Çin bahçe sanatıyla önemli benzerlikler gösteren Japon bahçeleri, zaman içinde kültür, sanat ve halkın yaşayışıyla özdeşleşti. Zen bahçeleri, Japon bahçe tarihindeki en büyük gelişmelerden biri oldu. Geleneksel zen bahçesinin, hat sanatı ve peyzaj resimciliği gibi zen uygulamalarının Japon sanatına etkisinin arttığı dönemde ortaya çıktığı biliniyor.

Zen bahçesi terimiyle ilk karşılaşmamız, 1935 yılında Loraine Kuck'un "100 Kyoto bahçesi" kitabına dayanıyor. Bahçeler, ilk olarak Japon kültüründe, zamanla kendine özgü ilkeleri ve insana huzur veren tasarımlarıyla dünyada yaygınlaşıyor.

Zen bahçelerinin amacı ve çıkışıyla ilgili uzun yıllardır farklı fikirler ortaya atılıyor. Örneğin; bazı Japon bahçıvan ve Budizm uzmanları, kavramın bir mit olduğunu, 20. yüzyılda batılılar tarafından bulunduğunu, Japon bahçeciliğiyle ilgisi olmadığını iddia ediyor.

Japon bilgelerinin, "zen bahçesi" kavramını yabancılar tarafından kullanıldığı için onaylamış olabilecekleri de düşünülüyor. Yorumlarda zen rahiplerinin bu bahçelerde meditasyon yapmadığı da söyleniyor.

Ekonomik uygulaması kolay

Amaçları ve ortaya çıkışları ne olursa olsun görünüş olarak fakir ama içerik bakımından zengin olan zen bahçelerini tercih etmeniz için pek çok sebep var.

Öncelikle bu bahçeler dar alanların daha geniş ve ferah görünmesini sağlıyor. Esas elemanlarını oluşturan kayalar ve taşlar, hem ekonomik hem de bakımları kolay.

Örneğin; bahçenize dere şeklinde akan bir su yolu koymak istiyorsunuz. Normalde bu işlem için su kanalı açıp altyapı çalışmaları yapmanız lazım. Zen bahçesinde ise suyun yerini çakıllarla doldurarak simgesel bir kanal oluşturabilirsiniz.

Bir yeri çim alan olarak düzenlemek isterseniz, iyi çalışan bir drenaj sistemine ve kaliteli geçirgen toprağa ihtiyacınız var. Yazın her gün sulama işlemi yapmanız da şart. Oysa zen bahçeleri sizi bu ek masraflardan ve sıkıntılardan kurtarıyor.

Peyzaj Yüksek Mimarı Gökçen Yücel, özellikle günümüzde metropollerdeki insanların doğayla iç içe yaşamaya ihtiyaç duyduklarını belirterek "Zen bahçeleri çarpıcı sadeliği ve sahip olduğu simgesel anlatımıyla ruhlarınızı dinlendirme fırsatı sunuyor.

Beyaz kumun içindeki suyun sesini algılamak zen ruhuna hitap eden mistik bir anlam taşıyor. Kaya, çakıl veya tırmıklanmış kumla güçlü bir su ifadesi yaratılıyor. Tarihsel süreç içindeki devamlılıklarını düşündüğümüzde, bahçelerimiz daha etkili bir anlam kazanıyor" diyor.

Materyalleri doğru seçin

Zen bahçesinde alan kısıtlaması yok. Geniş bir bahçe ya da balkondaki küçük bir yer farketmiyor. Peyzaj Yüksek Mimarı Serap Aslan, istediğiniz alanda doğru materyalleri seçmenin uygulamaya başlamak için yeterli olduğunu söylüyor: "Daha küçük boyutta kayalar, daha az ağaç ve çalılar kullanılıp çakılın yerini kuma bırakırsanız çok küçük alanlarda bile uygulama yapabilirsiniz".

Mesela; yapay yeşillendirmeyle topraksız ve güneş almayan alanları değerlendirebilirsiniz. Pencerenizden baktığınızda karşılaştığınız boş avlunuz veya üstü kapalı terasınız, yapay bitkiler, çakıl ve kayaların da katılımıyla bir zen bahçesine dönüşebilir.

Kayalar ağırlıkları nedeniyle problem yaratacaksa gerçeğinden ayırt edilemeyen strafor malzemeden hazırlanan hafif kayaları kullanabilirsiniz. Terasınızın bir köşesinde renkli çakıl üzerine polyester dökülerek hazırlanan döşemelerden yararlanarak dere etkisi de yaratabilirsiniz.

Zen bahçesinin uygulaması, yapacağınız alanın büyüklüğüne göre en fazla dört gün sürüyor. İşe öncelikle proje oluşturarak başlanıyor. Malzemelerin seçimi ve plan üzerindeki yerleşimleri belirleniyor. Bahçenin güneş görme oranı, toprak yapısı gibi özellikleri göz önüne alınarak kullanılacak bitki türlerine karar veriliyor.

Kayaların şekli ve konumunda karar, size ait. Yalnız bitkileri, kum, çakıl ve kayaları yalın bir kompozisyon oluşturacak şekilde düzenlemeye dikkat etmek lazım.

Uygulamanın ana malzemeleri hepsi ayrı anlamlar taşıyan kum, çakıl, taş, kaya, kütük, bazen çim, parlak taşlar, tırmık ve Japon bitkileri. Kayalar Japon adalarını, bir ejdere doğru yüzmekte olan anne kaplanla yavrularını ve zihne karşılık gelen kanji karakterinin bir parçasını oluşturuyor. Çakıllar da okyanusu simgeliyor.

Bahçeye isteğe bağlı olarak ahşap yer döşemeleri, köprüler veya Japon taş bahçe fenerleri de ilave edilebiliyor. Tasarımda kullanılan bitki türlerinin çoğu uzun süre bozulmadan kullanılabiliyor ve fazla bakım gerektirmiyor. Çim tercih etmezseniz bahçenin bakımı için zaman harcamanıza bile gerek kalmıyor. Yaz, kış her mevsim canlı ve yaşayan bir bahçe hissi uyandırılıyor.

Zen bahçesi kuralları

Gökçen Yücel Peyzaj Yüksek Mimarı

Düzenlemede beş temel kaya şekli kullanılıyor. Kayalar ikili, üçlü, 5li gruplar halinde ağaç, çakıl ve kum kompozisyonları içerisine yerleştiriliyor. Kayaların gruplamalarında çeşit kenar üçgen örnek alınıyor. Ana kaya, üçgenin merkezi doruk noktasına yerleştiriliyor. Diğer iki kaya üçgenin tabanını oluşturuyor.

Doğadaki taşlardan farklı olarak, bahçede kullanılan taşların bir bölümü toprağa gömülüyor. Kumun derinliğinin en az beş santim olmasına özen göstermek lazım. Malzeme yerleşiminde yeşil elemanların daha çok kenar veya köşe noktalarda konumlanmasına dikkat etmek gerekiyor. Eğer yeşil alan merkezde kullanılacaksa ortaya bir kaya koyabilirsiniz. Kalan alana çakıl serip kayaları da üzerinde konumlandırmanız mümkün.

Kuma tırmıkla verilen şekiller, kayalar çevresinde halkalar şeklinde yayılırken diğer alanlarda düz şeritler oluşturuyor. Tırmıkla oluşturulan bu farklı desenlerin de değişik anlamları bulunuyor. Kayaları çevreleyen halkalar dalgalar olarak yorumlandığı gibi evreni temsil ettiği de söyleniyor. Yeni tırmıklama modelleri kullanmaktan, bahçeye yeni elemanlar eklemekten veya uzaklaştırmaktan kaçınmamak gerekiyor. Bahçe içerisinde çok fazla peyzaj elemanı kullanarak karmaşık bir görünüm oluşturulmasından da uzak durmak lazım.

Zen bahçesinin bitkileri

Serap Aslan Peyzaj Yüksek Mimarı

Ağaç olarak Japon akçaağacı tercih edilebilir, bu ağaç bahçenize renk ve eğlence katar. Çalı gruplarındaysa pittosporum ve şimşir gibi Japon bahçelerinde sıklıkla kullanılan türler ideal. Çünkü bu çalılar yaprak dökmedikleri için yaz kış bahçenizin yeşil olmasını sağlar.

Minyatörleri satılıyor

Mağazalarda ve internette satılan minyatür zen bahçeleri Japonların büyülü ve dingin ortamını evlerinize dekorasyon objesi olarak taşıyor. Sizi şehrin gürültülü ortamından ve iş stresinizden uzaklaştırarak iç dünyanızda bir yolculuğa çıkarmayı vaadediyor.

Günün stresinden uzaklaşmak için tek yapmanız gereken küçük tırmığı elinize alıp kuma şekil vermek. Minyatür avlu içinde, ahşap su kuyusunun muhafazası canlıların yaradılışını, çakıl taşlarıysa yansımaları ve gerçeğin aranışını temsil ediyor. Minyatür bahçelerin fiyatı 70-80 YTL arasında.

ESKİYİ YENİ YAPIN

Evimizin dekorasyonunu yaparken; her seferinde yeni eşyalar almamıza gerek yok. Eski eşyalarımıza tamir ve tadilat uygulayarak yeni eşyalar elde edebiliriz.

Eskimiş koltuklar

# Eskimiş koltuklarınızın sünger ve kumaşını kendiniz değiştirebilirsiniz.

# Döşemelik malzeme satan dükkanlarda istediğiniz kalite ve fiyatta sünger ve kumaş bulabilirsiniz.

# Koltuğunuzun süngeri için ayrı, kumaşı için ayrı ölçü almalısınız. Kenar katlama payını da hesap etmeyi unutmayın.

# Çünkü her taraftan en az iki santim pay bırakmalısınız.

# Ahşaplı koltuklarda ise; ahşap bölümü çıkartıp öyle kaplayın.

# Kaplama tamamlandıktan sonra, aynı şekilde ahşap bölümü yeniden yerine monte edin.

# Kollu koltuklarda; yatak veya oturma bölümünü ayrı kolları ayrı kaplamanız gerekir.

# Alacağınız mobilyacı zımba makinesi çok işinize yarayacaktır. Bu küçük ve kullanımı basit aletin telleri kırtasiyelerde dahi satılmaktadır.

# İlla yeni koltuk alacağım diyorsanız da eski koltuklarınızı mağdur durumda olan birisine vermeyi ihmal etmeyin. Sizin için eski olan bir koltuk; evinde yatacak bir yeri olmayan birisi için muhteşem bir eşya gibi görünecektir.

Kapı ve pencereler

# Evinizin dekorasyonuna uygun renklerde kapılarınızı boyayabilirsiniz.

# Duvar boyanız mat ise yağlı, parlak ise yarı mat boyaları tercih edebilirsiniz.

# Boya işlemini bir yandan yaparken bir yandan da küçük bir sünger parçasını dokundurup kaldırarak pütürlü dekoratif yüzeyler elde edebilirsiniz.

# Pencereleriniz ahşap ise; Dış yüzeylerini olmasa bile evin içine bakan yüzeylerini farklı renklere boyayabilirsiniz. Bu, evinizin neşelenmesine neden olacaktır.

# Hep, hep beyaz olacak değil ya! Biraz da canlı renkleri kullanın. Krem rengi duvarlarınız var ise mesela; Fıstık yeşili kapılar çok hoş duracaktır.

Duvarlarınızı süsleyin

# İyi resim yapıyorsanız, duvarlarınızı iç dünyanızın desenleriyle benzetebilirsiniz.

# Fırçanız kuvvetli değil ise farklı şablonlar hazırlayarak duvarlarınıza desenler çizebilirsiniz.

# Bir kartpostaldan, bir manzaradan, bir desenden esinlenebilir ve bunları büyüterek duvarlarınıza yansıtabilirsiniz.

# Renkleri seçerken, kontrast oluşturacak zıt renkleri tercih etmelisiniz. Aksi takdirde çizdiğiniz desenler algılanmayacak belki de kötü duracaktır.

Son olarak; Tüm bunları yaparken yardımlaşmayı esas alabilirsiniz. Mesela kiminizin resmi iyidir kiminizin de biçki dikiş işleri. Birlikten kuvvet doğar velhasıl. Bir elin nesi var iki elin dekorasyonu...

Eskiyen eşyaların yüzünü değiştirebilirsiniz. Yeni imaj onları mutlu edecektir. Böylece de hem israf etmiş olmaktan kurtulacak hem de yeni eşyalara kavuşacaksınız. Bizi de kahve içmeye çağırırsınız artık. Eee ne demişler komşu komşunun dekorasyonuna muhtaçtır.

Kenarda köşede sakladığınız o koca sandığı çıkarın. İşe yarama vakti geldi.

Malzemeler

Ahşap kasa sandık. (50x50x140 cm)

1 Çamaşır suyu.

Ahşap boyalar. (İskandinav grisi, eski Çin kırmızısı, uyuyan mor)

Baskı ruloları.

Burgulu ahşap matkabı.

Sote testere. (oyma işlemi için yuvarlak kesme ağızlı)

Zımpara kağıdı. (orta sertlikte)

Çok yönlü 4 tekerlek.

Vida.

Yapılışı

Sandığı temizleyin. Silin ve zımpara kağıdı ile pürüzsüz hale getirin. İçini ve dışını çamaşır suyuyla silin ve kurumaya bırakın.

Sandık kapısını çıkartarak orta kısmına motifinizi kurşun kalemle çizin. Kesme işlemi için burgulu ahşap matkap ile ortasını delin.

Testere ağzını deliğe sokun ve kalem izlerini takip ederek ahşabı kesin. Orta sertlikteki zımpara kağıdı ile kestiğiniz yeri zımparalayın.

Sandığın dış kısımlarına iki kat gri boya, iç kısımlarına iki kat kırmızı boya, kapının iç kısmına da iki kat mor boya sürerek, boya işlemini yapın.

Baskı rulolarını yerleştirin ve boyaya batırın. Tasarımda kırmızı zemin üzerine mor, mor zemin üzerine de kırmızı boya ile baskı yapılıyor.

Ruloyu düzenli ve yavaş hareketlerle zemin üzerinde gezdirin. Üst yüzeylerde dikey, yan taraflarda yatay baskılar yapabilirsiniz.

Bir önceki aşamada yaptığınız işlemin aynısını renkleri değiştirerek raflar için de yapın. Ardından rafları yerlerine yerleştirin.

Sandığı kurumaya bırakın ve uygun vidalar kullanarak alt kısmının 4 köşesine gelecek şekilde tekerlekleri monte edip yerleştirin.

Öneri: Kapının açma çengeline kartonpiyer kağıt, ponpon veya aynı tonlarda şeritler tutturabilirsiniz.

1. Uçuşan renkli kumaşları evinizin her yerinde kullanın. Kapıları çıkarın, yerine organze kumaşlardan, uçuşan perdeler takın.

2. Hasır, rattan ve bambu gibi malzemelerden mobilya ve aksesuvarları tercih edin. Hafif olduğu için yazlık evlerde sıklıkla tercih edilen bu ürünleri rutubetten korumalısınız.

3. Ev halkına notlar yazmak ya da kendinize bir şeyler hatırlatmak için antrede pano kullanmak yerine portmantonun üzerine Uzakdoğu etkisini taşıyan ahşap bir el yerleştirebilirsiniz.

4. Evinizde bambu ve orkide gibi Uzakdoğu'ya has bitkilere yer verin. Unutmayın. Orkideyi fazla sulamamanız ama daima nemli tutmanız gerekiyor.

5. Asimetrik formlu bambu bir konsol ya da siyaha yakın koyulukta bir Çin dolabı, evinizin tüm havasını değiştirebilir. Duvara asacağınız ahşap masklarla da bu etkiyi destekleyebilirsiniz.

6. Bahçenizde klasik aydınlatmalar yerine rengarenk kandiller, vitraylı lambalar ve fenerler kullanın. Kağıt görünümlü reçine fenerler, hem çok şık hem de yangın riskini en aza indiriyor.

7. Salonda koltuk ve kanepe yerine sedir ve puflara yer verin. Derin sedirlere rengarenk yastıklar yerleştirerek çok şık bir görüntü oluşturabilirsiniz.

8. Baharat tonlarında yastıklar ve uçuşan kumaşlarla bahçenizde de egzotizm rüzgarları estirebilirsiniz. Hasır örgü hamaklar ve bambu rüzgar çanları da bu egzotik etkiye katkıda bulunacaktır.

9. Banyonuzda Uzakdoğu havası yaratmak için mum ışığı, yasemin kokusu, özel banyo köpükleri, masaj yağları ve yapay nilüferlerden yararlanabilirsiniz.

10. Evinizin uygun bir ya da birkaç köşesine mutlaka Buddha heykeli yerleştirin.

11. Mutfağınızda da egzotizmi yaşamak için toprak kaplar, sedefli kaşıklar ve bambu tepsilerden yararlanabilirsiniz. Evinizin bir anda değiştiğini göreceksiniz.

12. Dekorasyonda fazla bir şeyi değiştirmeden, yalnızca Çin motifli duvar kağıtları ve kumaşlar kullanarak istediğiniz etkiyi yaratabilirsiniz.

DUVAR DEKORASYONU

Çerçeve içinde asacağımız bir poster veya bir reprodüksiyon bile olsa, önemli olan onu nasıl, nerede sergilediğimizdir. Birkaç püf noktaya dikkat ederek bu işin üstesinden gelebilirsiniz. Dededen kalma çok değerli tabloları asla bir posterin yanına asmaya kalkmayın. Bütün değerini yok etmiş olursunuz.

Salonunuzda oturma grubunuzun en büyük kanepesini ortalayarak asarsanız istediğiniz etkiyi vermiş olursunuz. Yok, ben yeni resimler alacağım diyorsanız , o zaman zevkinizi ve yaşam alanınızı en iyi temsil eden tablolar üzerine yoğunlaşın.

Eğer birkaç adet küçük tablo alırsanız yan yana veya üst üste asarak sizi tatmin edecek bir sonuç alırsınız. Hatta aile fotoğraflarınızdan sanatsal açıları olanları, siyah-beyaz çekimleri farklı çerçeveler içinde sergilenmediğinde istenen dekoratif sonucu verecektir.

Aile büyüklerinizin fotoğrafları, fotoğraf kenarında pay bırakacak şekilde çerçevelenmeli, ve eğer varsa yine aile yadigarı olan kılıç ya da yine çerçeveletilmiş bir hat ile birlikte asmanız daha bütüncül bir etki yaratacaktır. Bu arada sıkça rastlanılan genel bir hatadan söz edeceğim. Tablolarınızı veya çerçeve içindeki resimleri duvarın en tepesine doğru asmayın.

Zeminden en fazla 2 metre veya 210 cm ölçü alın ve tablonuzun üst çerçevesini işaretlediğiniz yere gelecek biçimde asın. Çerçevelerin yukarıdan aşağıya sıralanmasında en son tablonun alt çizgisi zeminden 70 cm yukarıda olmalıdır. Yemek odası bölümüne büyüklü küçüklü tablolar asmak profesyonel bir bakış açısı getirecektir. Krom çerçeveler ve resme göre seçilmiş arka fon renkleri duvara modern bir hava katacaktır. Mutfak bölümünde sebze resimlerinden hatta çocuklarınızın resim derslerinde çizdiği resimlerden çarpıcı bir kompozisyon yapabilirsiniz.

Hazır duvar dekorasyonundan bahsetmişken bir şeyin altını çizmek lazım, Artık dünya dekorasyonunda ve Türkiye'de klasikleşmiş şampanya veya beyaz solgun renkli duvar renklerinin yerine canlı renkler kullanılmakta. Salonlara çarpıcı koyu kırmızı veya ördek başı yeşil rengi asalet katarken, yatak odaları Venedik sarısı ile lila tonlarına bürünüyor.

Çocuk odaları ise bırakın onların zevkini taşısın. Banyolarda zeminden tavana beyaz soluk fayanslar yerini desenli seramiklere bırakıyor; banyoların seramik ve ahşap çerçeve içindeki çiçeklerle süslenmesi şu ara revaçta. Marks&Spencer'ın dekorasyon katında iki-üç tanesi bir arada satılan seramik çiçekler veya Mudo'nun dekoratif aksesuarları tam size göre.

Deniz teması içeren birbirinden çeşitli aksesuarlar da banyo duvarlarını süsleyen unsurlardan. Bauhaus'ta da banyo aksesuarları bölümünde ise hem esprili hem de şık banyo süsleri var. Ben derim ki bir pazar gününü evinizin renklenmesi için harcayın. Evinizin girişine koyacağınız ahşap bir dresuarın üzerine vazo koyarak küçük bir canlılık getirin. Kuru çiçekler, evde yaptığınız kumaş çiçekler ve renkli çerçevelerle farklı bir hava oluşturabilirsiniz.

DEKORASYONDA HALININ ÖNEMİ

Temel doğruları bildiğiniz takdirde halıyla mekanı dekore etme kolaylaşır. Halınızın zarif bir arka plan öğesi mi yoksa mekanın dikkat merkezi mi olmasını istersiniz? Yazımızdaki ipuçları size bu konuda rehber olacaktı...

Temel doğruları bildiğiniz takdirde halıyla mekanı dekore etme kolaylaşır. Halınızın zarif bir arka plan öğesi mi yoksa mekanın dikkat merkezi mi olmasını istersiniz? Bu aslında işe başlamanın ilk adımı olacaktır. Eğer tercihiniz zarif bir arka plandan yanaysa, o zaman doğal renk gruplarından yana bir tercih yapmanız yeterlidir. Toprak tonları, bej ve griler bu isteğinize uygun seçimler olacaktır.

Eğer halınızın dikkat çekmesini ya da mekanda baskın ve belli bir etki yaratmasını istiyorsanız, o zaman da nefti yeşil ya da hoş bir bordo gibi göze çarpan renkler işinize yarayacaktır. Mobilyalarınız ister eski ister yeni olsunlar, renk seçiminizde önemli rol oynar. Eğer mobilyalarınız koyu renkteyse, örneğin siyah deri, kahve süet, koyu meşe ya da kiraz ağacındansa, mobilyanızın kendini çok daha güzel göstermesi adına daha açık renkleri tercih etmeniz yerinde olacaktır.

Eğer koyu renkte bir halıyı koyu bir mobilya takımıyla kullanırsanız, bu pek doğru olmaz. Çünkü herhangi bir görsel tezatlık sergilemeyecektir. Sözkonusu kontrastı oluşturmak için açık renkli mobilya takımları koyu renkteki bir halıyla daha uyumludur. Aynı şekilde halının rengi de ortadan koyuya değişen tonlarda seçilmelidir.

Yaşam stiliniz de seçimizdeki diğer önemli bir unsurdur. Örneğin çocuklarınız ya da evde beslediğiniz hayvanlarınızın olması tüm bu dekorasyon kararlarınızı yakından etkileyecektir. Çocuklu ve evcil hayvan besliyorsanız muhtemelen açık renkli halılardan uzak durmayı tercih edeceksinizdir. Bu yaşam koşullarıyla, halınızın temizliği kesinlikle zorlaşacaktır. Buna rağmen hala açık renkli halı kullanmakta ısrar ediyor ya da kullanmak zorundaysanız, o zaman daha karmaşık desenli bir halı ya da berber bukleli halıları tercih etmeniz yerinde olacaktır.

Bazı durumlarda, halı renginizi ev ya da odada bulunan bir başka dekoratif nokta ya da cisme dayanarak da seçmek isteyebilirsiniz. Bu dekoratif obje pencere süsü, mobilya üzerinde yer alan kumaş ya da bir yatak örtüsü olabilir. Buna rağmen bir şeyi akıldan çıkarmayın; eğer halınızın rengini evdeki demirbaş olmayan, bir diğer deyişle süreklilik taşımayan başka bir objeye dayandırırsanız, ileride mekan genelinde uyum ve düzenleme yapmakta zorlanabileceğiniz bir halı rengine bağlı kalarak idare etmek zorunda kalabilirsiniz. Halı bir tür yatırım aracıdır. Halı yatak örtüsü ya da diğer elden çıkarılabilir objeler kadar kolay ve hızla değiştirilebilecek ya da ikame edilebilecek bir öğe değildir.

Güzel bir halı her odanın havasını değiştirir

Herhangi bir odanın genel görünümünde halının çok büyük bir etkisi vardır. Bu açıdan doğru halının seçimi oldukça önemli bir karardır. Dünyada bulunan ilk el dokuması halının geçmişi M.Ö. 1480lere dayanır. O tarihten bu yana, halılar zevkle dekore edilen mekan ve evlerde kendilerine has damgalarını vururlar. Halılar aynı zamanda mekana belli ölçüde sıcaklık katarken aşırı sıcak ve soğuklara karşı izolatör görevi yapar.

Ayrıca halı genelde dekorasyonun temelini oluşturduğundan ve mekanda oldukça geniş alanları kapladığından, genel renk ve kumaş düzenlemesinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Halı bir mekanda sadelik, rahatlık, yumuşaklık ve yaşanabilirlik sağlayabilir ve o ortamı kişiselleştirmenin en kolay yollarından biri olabilir. Tercihe göre doğal bir renk seçimi ile arka plan yaratılabileceği gibi canlı bir odak noktası da yaratılabilir. Böylelikle, yaşam tarzınız ve evinize en uygun halıyı bulmak için nasıl yaşadığınızı ve evin genelinde nasıl bir his yaratmak istediğinizi etraflıca bir düşünün.

Halı alırken nelere dikkat edilmeli?

Bir halı mekanın genel görünümünde oldukça büyük bir etkiye sahiptir. Bu noktada sizin için en doğru halıyı seçerken bazı noktaları gözönünde bulundurmanız yararlı olacaktır. Halı satın alırken bu önemli noktaları bir ölçüde değerlendirmeniz makul ve uzun vadede işinize yarayacak bir halı seçmenizi kolaylaştıracaktır.

Halı satın alırken oldukça fazla seçeneğiniz bulunur. Aynı şekilde size sunulan oldukça fazla fiyat aralığı mevcuttur. Aslında tüm bu seçeneklerin varlığı ilk bakışta karar vermenizi zorlaştırabilir. Ancak bazı önemli noktalar istediğiniz mekanda muhteşem bir görüntü oluşturmanıza yardımcı olacaktır. Öncelikle var olan halı stillerini ve bunları hangi oda ya da odalarda kullanacağınız konusunu etraflıca değerlendirmeniz gerekecektir. Örneğin odanız geleneksel mi yoksa modern çizgilere mi sahip? Yoksa antikalarla dolu bir odanız mı var?

Eğer odanız güzel antikalarla doluysa, o zaman klasik bir el halısı kullanmanız uygun olacaktır. Halı seçimindeki önemli faktörlerden biri de halının yerleştirileceği alan ve etrafında bulunan renklerdir. Renk odadaki havayı doğrudan etkiler. Örneğin açık renkler mekanda olduğundan daha geniş bir hava yaratacaktır. Seçilen renkler koyulaştıkça oda daha küçük ama daha sıcak bir görünüm sergiler. Çoğunlukla halıların bakımlar diğer zemin kaplamalarına nazaran çok daha ekonomiktir.

Halılar aynı zamanda bazı akustik değerlere de sahiptir, çünkü sesleri emer ve böylelikle ev veya ofisinizdeki ortamın kalitesini arttırır. Günümüzde artan taşıt ve ağır iş makinelerinden ötürü adeta gürültü kirliliği yaşadığımızı, buna ek olarak iç mekanlarda telefon, fax, bilgisayar ve klimalardan kaynaklanan sesleri de gözönünde bulundurursak, halının bu akustik özelliklerinin zemin kaplaması seçerken ne denli önemli rol oynadığını rahatlıkla anlayabiliriz.

Bir halının değeri de havının yüksekliğine bağlı olarak, bukle ya da kesik havlı olarak gereken kurulum yöntemiyle saptanır. Halının kalitesi arttıkça odada sıcak ve samimi bir hava yaratan izolasyon özelliklerinin sağladığı enerji tasarrufu de artar. Kaygan olan diğer sert zemin ve linolyum kaplamalara karşın, halı hem kaymaz özellikler sunarken aynı zamanda amortisör özelliği gösterir.

Kısa havlı halılar özellikle tekerlekli koltuklar için oldukça uygun bir yüzey hazırlar. Bunun yanında fiziksel rahatsızlarından ötürü koltuk değneği ya da baston kullananlar için de oldukça güvenli ve kaymayan düz bir zemin sunar. Halıda birçok insana çekici gelen onun genel görünüm, renk ve estetik özellikleridir. Seçim yapmakta zorlanacağınız çok büyük bir renk, desen, model ve şekil çeşitliliği bulunur.

Hangi stili seçeceğiniz büyük ölçüde odanın boyutları ve genel dekoruna göre değişecektir. Bu açıdan halıyı ister odanın en dikkat çeken öğesi veya odanın genel görünümü içinde uyum sergileyen ve fazla göze çarpmayan bir türde şeçebilirsiniz. Bu tamamıyla size kalmış bir seçim olmakla birlikte unutulmaması gereken önemli bir nokta vardır; o da bir odanın genel görünümünü baskın, yanlış seçilmiş renkteki ve mekanın genel görünümüyle oldukça uyumsuz olan bir halıdan daha hızlı yokedebilecek birşey olmadığıdır.

Dayanıklılık halının görünümü için çok önemlidir. Eski görünmeye başlaması ve yenisiyle ikame edilmesinden önce ne kadar hoyratça ya da düzgün kullanıldığı önemlidir. Leke tutacak mı, kirlenmeye karşı dirençli mi ya da küflenmeyen yapıda mı? Renkleri soluyor mu? Veya halı yanmaz yapıda mı? Yeni bir halı satın alırken satış görevlisine halıya ilişkin tüm bu soruları mutlaka sorun.

Fiyat da önemli bir diğer konudur. Öncelikle halının size ne kadara mal olacağını öğrenin. Halı için altlık kullanmanız gerekecek mi? Ek yerlerine yönelik sorun yaşanacak mı? Halının döşeme ücreti ne olacak? Satın aldığınız halının bakımına ilişkin tüm bu ayrıntıları öğrenin. Ayrıca örneğin halınız zarar gördüğünde ve tamir edilmesi gerektiğinde tüm bu harcamaların maliyetinin ne olacağını sormaktan kaçınmayın.

Düşünülmesi gereken diğer nokta ise seçtiğiniz halının ne kadar süre ilk günkü şeklini koruyacak olmasıdır. Birkaç yıl içerisinde renklerin solduğunu göz önünde bulundurursanız, özellikle duvardan duvara halınızın rengiyle yeni döşenecek halınızın renklerini birbirine uydurmanız bu açıdan da zor olacaktır.

Bu nedenle eğer daha sonra aynı halıyla diğer odaları döşemek istiyorsanız, bu işlemi bir seferde birçok odaya yapmanız ilerleyen zamanda sorun yaşamamanız adına doğru bir karar olacaktır. Son olarak, halı alırken bu denli çok seçeneğin olduğu bir alanda tek bir marka ya da firmaya bağlı kalmayın. Birden fazla firmanın ürünlerini inceleyerek seçim yapmanız tüm ürünlerin avantaj ve dezavantajlarını rahatlıkla değerlendirmeniz açısından faydalı olacak ve size en uygun halıyı seçmeniz konusunda daha geniş bir bakış açısına sahip olmanızı sağlayacaktır.

CAM KAVANOZDA BİTKİLER

Bahçeniz olmayabilir ama yine de bitki yetiştirmek, onları izlemek isteyebilirsiniz. Eğer onları bir kavanoz içinde yetiştirirseniz, daha yakından gözleyebilirsiniz.

Nelere ihtiyacınız var?

Bir adet şeffaf, büyük; cam kavanoz (Kapaklı olmasına özen gösterin. Ayrıca ağzı geniş bir kavanozla çalışmak da size kolaylık sağlayacaktır).

Birkaç küçük yeşil bitki (yavaş büyüyen ve küçük kalabilen bitkilere ihtiyacınız var.

Biraz çakıl

Kömür briketleri

Bir plastik çanta

Bir çekiç

Süzgeç

Saksı toprağı

Bir parça katı kağıt

Gazete

Ne yapacaksınız?

Kavanozu dikkatlice yıkayın. Su ve deterjan kullanın. İyice duruladıktan sonra, kurumaya alın. Çalışacağınız mekanı temiz tutmak için gazete yayın. Çakıllarınızı yıkayın. İki kat çakıl taşını şişenizin dibine yayın (2-3 cm kalınlığında). Kömürü ufak parçalara bölün.

İşte ortalığı kirletmeyecek bir yol: Kömürleri plastik torbaya koyup çekiçle vurun. Bu işi bir büyükten rica edin. Daha sonra bu ufalanmış parçaları süzgeçe koyup, musluğun altında iyice yıkayın. Çakıl taşı katmanının üstüne ufalanmış kömür parçacıklarını koyun. Kömür katmanınız da aşağı yukarı 1.5 cm kalınlığında olmalı. Bir parça kağıdı yuvarlayıp, huni haline getirin. Huniyi şişenin tepesine yerleştirin. Saksı toprağını yavaşça boşaltın. Bu, şişenizin kenarlarını kirlenmekten kurtaracaktır. Derinliği 5 cm olmalıdır.

Şimdi sıra bahçenizi planlamaya geldi. Bir parça kağıda, bahçenizle eş büyüklükte olan bir daire çizin. Bitkileri kağıt üzerinde belirleyin. Planınızı tamamladıktan sonra bunu şişenizin içinde uygulayın. Bahçenizi kalabalıklaştırmayın. Unutmayın ki, bitkiler yavaşça büyüyüp, boşlukları dolduracaktır. Bitkileriniz için toprakta çukurlar açın. Nazik bir şekilde bitkileri kavanoz içinde boşluklara yerleştirin.

Eğer isterseniz bitkilerin arasına ufak dekorasyonlar ekleyebilirsiniz. Bir deniz kabuğu mesela. Bahçeyi sulayın. Islak değil fakat nemli olmalıdır. Kavanozun kapağını kapalı tuttuğunuz müddetçe, bahçeniz her hafta sadece birkaç damla su isteyecektir. Bahçenizi, toprak kuru göründüğünde, hafıfçe sulayın. Şişe çokça buğulanırsa bu, fazla su verdiğinizi belirtir. Kuruması için kapağını birkaç gün açık bırakın. Kavanoz bahçenizi ışık alan bir yere koyun. Ancak direkt güneş altında bırakmayın.

Koç: İç mekán onun tercihine göre daha çok işlevsel olmalı. Engellerden hoşlanmayarak mekánda hıza öncelik verir. Favori renkleri parlak kırmızı ya da pembe tonlarıdır.

Boğa: Evinde vakit geçirmekten çok keyif alır. Onu çevreleyen atmosfer tamamıyla doğal materyallerden meydana gelmeli. Kokulara, renklere, estetik detaylara önem verir.

İkizler: İkizler evde pek oturmaz, oturduğunda ise işe yarayan, fonksiyonel aksesuvarlara bayılır. Farklılıklara öncelik verir, yeniliklere açıktır. Değişik tarzlar, kontrast oyunlar çok hoşuna gider.

Yengeç: Küçük dokunuşlarla evin her yerinde kendini hissettirir. Yaşadığı yerin her tarafında mumlara, mutfağında ise en az birkaç farklı sofra takımına rastlayabilirsiniz. El yapımı her türlü objeye ilgisi vardır.

Aslan: Onun ideal mekanı Versay Sarayıdır! Misafir ağırlama sanatındaki mükemmeliyetçi tavrı, ve cömertliği, onun kendisini ifade şeklidir. Çevresine ışık saçacak kadar etkili olmak amacıyla gösterişli ve iddialı bir stil yaratır.

Başak: Evde elleriyle çalışmaktan zevk alır. Çizgilerde mükemmeliyet, sadelik ve saflık arayışı içindedir. Onun için asıl önemli olan şey tasarımdır. Temel ile form, estetik ile gereklilik arasındaki uyumu sağlayan tasarım...

Terazi: Doğası gereği kültür ve uygarlık dünyasını birleştirir. Onlarda var olan bu incelik ve zarafet boyutu, geniş bir renk uyumunu da içinde barındırır. Evinde her şey dengede sayılır.

Akrep: Mahremiyetine çok düşkün ve bireysel olan akrebin farklı atmosferlere, özellikle de bilinmeyene karşı ilgisi vardır. İlginç olanı ve herkesçe fark edilemeyeni uygular. Gizemi ve abartıyı sever. Modalar yerine, uzun süre kullanabileceği kaliteli ve klasik şeyleri tercih eder.

Yay: Mekan ne kadar egzotik olursa, yaylara o kadar uygun olur. Etnik özellikleri, renklerdeki göz alıcı etkileri sever; davetkar atmosferleri tercih eder; mutluluğun çevresinde parıldamasını ister. Yeniliklere açık, ama aynı zamanda geçmişine bağlıdır.

Oğlak: Düz çizgiler, sadelik ve boş duvarlar onlara göredir. Dekorasyon tarzlarında mimariye yakın dururlar. Rahat ettikleri atmosfer ise Zen olarak tanımlanabilir. Antikaya karşı da özel ilgisi vardır.

Kova: Mekán ne kadar az klasik olursa, onun için o kadar uygun olur. Geleceğin sembolü high-tech ürünler favori tercihidir. Çağdaş bir mekán, ona bugün içinde yarını yaşama fırsatı sunar.

Balık: Çevresini saran pek çok zıt karakterli elemandan uyumlu birliktelikler yaratır. Farklı obje ve renklerden yola çıkarak eşsiz olanı yakalar ve hoş bir ambiyans oluşturmayı başarır. Onun evine gelenler, kendilerini en az kendi evlerindeki kadar rahat hissederler.

Hamileliğin ve bir çocuk sahibi olmanın en zevkli ve keyifli yanlarından biri bebeğinizin odasını hazırlamaktır. Evimizin en önemli ve yeni üyesi kendi odasının hazırlanması ve dekorasyonu konusunda her ne kadar söz sahibi olamasa da sevgili anne ve babasının onun için en güzel ve kullanışlı odayı hazırlayacağını bilmektedir. Doğum yaklaştıkça artan heyecanla aylardan beri hayalini kurduğunuz, o en tatlı ve doyasıya yaşanacak anıların yer alacağı, belki bebeğiniz ile en çok zamanı geçireceğiniz sevgili yavrunuzun odasını tasarlamak zamanı gelir.

Nasıl bir oda olmalı?

Odanın görüntü güzelliği ve şıklığı ile beraber, özellikleri, yapısı ve tasarımı çok önemlidir. Bebeğin odasını hazırlarken onun rahatını sağlamak ve tehlikelerden korumak gerekir. Rahatlık ve emniyet bir bebeğin odasında olması gereken en önemli iki özelliktir.

İlk olarak evinizdeki hangi odanın bebeğiniz için en uygun oda olduğuna karar vermelisiniz. Unutmayın o sizin en değerli varlığınız, sakın onun için işte bu oda boş, onun olsun, fark etmez demeyin. Bebeğiniz için en uygun ve en kullanışlı odayı seçmeniz ve ona vermeniz gerekir. En uygunu gürültüden rahatsız olmayacak kadar uzak, fakat kolay kontrol edilebilir bir mesafede olan odadır. Kuzey cephesine bakan odaları tercih etmeyin. Odanın kuzey cephesine bakması soğuk ve nemli bir oda olmasını sağlar, ayrıca kuzey cepheleri genellikle problemli, nem ve rutubetli cephelerdir. Odanın doğudan ışık almasını tercih edin.

Yatak odalarının doğuya bakması herkes için iyidir. Güneş ışınları sabah rahat ve huzurlu uyanmamızı sağlar. Batıya bakan odalar özellikle yaz geceleri çok sıcak olur.

Bebek odasının en önemli özelliği, rahat havalandırabileceğiniz aydınlık bir oda olmasıdır. Lüzumsuz fazla eşya ile dolu bir odada, annenin hareketleri, bebeğin görüş, hareket ve oyun alanı kısıtlanır. Odanın sıcaklığına da dikkat etmek gerekir. Bebek, soğuktan büyüklere oranla daha çok etkilendiği için, nem oranına da dikkat etmek koşulu ile, odanın ne çok sıcak nede soğuk olmaması gerekir, genel olarak 20 - 22 derecede tutulması uygun olacaktır. Yeni doğmuş bir bebeğin solunum yolları hassastır; bu yüzden ısıtıcıların ve radyatörlerin üzerine su kapları koymak gerekir.

Odanın zemini: Bebek odasının zemininin taş, mermer veya seramik gibi soğuk ve sert bir malzeme ile kaplı olmaması tercih edilmelidir, halı ise hijyen ve temizlik açısından toz ve mikroorganizmalar biriktirebileceği için çok uygun değildir. Ahşap veya mantar parkeler hem sıcaklık, hem yumuşaklık hem de hijyen açısından çok kullanışlıdır.

Renkler: Bebeğinizin odasında yağlı boya yerine çabuk kuruyan, koku bırakmayan ve bakteri barındırmayan su bazlı boyaları kullanabilirsiniz. Bebeğinizin gözlerini yormayacak, olumlu etkisi ve sakinleştirici etkiye sahip olan pastel renkler kullanabilirsiniz. Koyu olan renkler odayı küçük ve kasvetli gösterirler açık renkler ise ferah gösterirler. Odaya bir hareket getirmek için aksesuarlarınızı renkli kullanabilirsiniz. Duvarlarını renkli bordürler veya duvar süsleri ile renklendirebilir, bebeğinizin ilgisini çekebilecek neşeli bir hale getirebilirsiniz. Bordürleri ve dekorları duvarda yüksek yerlere doğru yerleştirmek çocuğun bordürleri ve dekorları koparmasını engellemiş olur.

Işık ve aydınlatma: Bebeğinizin odası rahat havalandırılabilecek ve güneş ışığı alan aydınlık bir oda olmalıdır. Özellikle avizeden gelen ışığın kuvvetli bir şekilde direkt bebeğinizin gözüne gelmemesi gerekmektedir, bu onu rahatsız edecektir. Bebekler ışığa bakmayı çok severler, bundan dolayı odanın ışık kaynaklarının bebeğinizin gözünü rahatsız etmeyecek kadar kuvvette, mümkün ise ayarlı olması gerekir. Gece için de az ışık veren ve emniyetli bir yerde duran gece lambaları tercih edilmeli. Bebek odasında en güvenli ışıklandırma tavandan yani bebeğinizin ulaşamayacağı yerden yapılabilir, unutmayın kolayca kordonları çekilebilecek ve devrilecek aydınlatmalar asla kullanılmamalıdır.

Yaz geldi ve siz hala şehirdesiniz. Üstelik bir bahçeniz bile yok! Üzülmeyin, balkonunuz için hazırladığımız önerilerimizi uygulayın yeter.

Bahçe mi, balkon mu?

Yazın renklerini taşıyan çiçek desenli iki masa örtüsünden yararlanarak balkonunuzda sıcak bir hava oluşturabilirsiniz. Örtünün birini balkon demiri üzerine örtün.

Böylece sokağın karmaşasından ya da komşu evin çatısını görmekten kurtulun.Yere, kalınca bir iki minder atın. Üzerine de diğer örtüyü serin. Birkaç yastık, biraz çiçekle balkonunuzu bahçeye dönüştürün.

Çiçek sepette yetişir mi?

Eski sepetlerinizi sprey akrilik boyalarla renklendirin. İçlerine saksıları oturtun. Böylece masanız için çok hoş bir kompozisyon yaratmış olursunuz.

Çiçekleri kafesleyin

İki kafes edinin. İçlerine minik saksılarda çiçekler koyun. Çevresini de yapay çiçeklerle süsleyin. Yan yana asın. Komşularınız bu fikre bayılacak.

Zil çaldı...

Balkondaki çiçeklerinizi kuşlar rahat bırakmıyorsa; masa zillerini, çiçeklerinize yakın bir bölgeye asın. Mudo Concept mağazalarında satışa sunulan ziller, sekiz renk ve her biri farklı nota sesi çıkartıyor. Böylece sekiz zil bir oktav nota içeriyor.

Çantada keklik

Eski bir çanta içine ufak bir vazo yerleştirin ve çiçekleri içine koyun. Çok şık duracak.

Saksım çok, yerim yok

Eğer yeriniz küçük ise saksılarınızı metal kaplara oturtun. Metal kapları kurdelelerle bağlayın ve duvarlarınıza asın. Hem şık gözükecekler, hem de size yer kazandıracaklar. Kullanacağınız kurdelenin, ağırlık taşımaya dayanıklı olduğundan emin olun. Zaman zaman da kurdeleleri değiştirmeği unutmayın.

Kozalaktan sepet mi olur?

Kozalakları sepetinizin dış bölümlerine yapıştırın. Tele geçirip sap yapın. Balkon zararlılarından kurtulmak için bir kaba bira koyun ya da kesilmiş greyfurt kabuğu.

Bitkilerle oynamak

Bitkileri ekin, toprağını değiştirin, kısaca bol bol toprakla uğraşıp, yeşilliklerle içinizi neşe ile doldurun. Kullandığınız çapa, tırmık gibi malzemelerinizi de saplarına kurdele geçirip balkon duvarına asın. Hem yer kaplamaz, hem de dekoratif olur.

Çimlendirin

Balkonunuzu çimlendirebilirsiniz. Nasıl mı? İyi bir su izolasyonu ve yeterince yüksek bir kapı eşiği yaptırarak balkonunuzu bahçeye dönüştürebilirsiniz. Önce topraklandırın, üzerine çim tohumları atın, en üst kata da toprak dökün.

Bir buçuk ay bekleyin. İsterseniz çim rulo edinerek, toprağın üzerine serin ve keyfini çıkarın. Ayrıca, gece lamba görevi gören saksılardan da edinmeyi unutmayın.

Masada geçen yaz

Bu iş için eski bir tabağa soğuk seramik boyalarıyla birkaç çiçek motifi boyayın. Kuruttuktan sonra içine tealight'ları yerleştirin. Etrafına renkli boncuklar serpin. Kullanmadığınız yağ-sirke şişelerini de vazo gibi kullanın.

Kimileri yoğun iş temposunun altında ezilirken kimileri de bahçesindeki şezlonga uzanıp keyif yapıyor. Bu keyfi daha da doyumsuz kılmak için bahçeleri dekore ederken her detayı gözden geçirmek gerekiyor. Önce bahçenizde nasıl bir ortam oluşturmak istediğinize karar verin. Örneğin dinlenmek için evinizin sakin ve fazla güneş almayan bir bölümüne hamak kurabilirsiniz.

Ekim alanı yaratın

Bahçenizi ekip biçmeye meraklıysanız sebzelerinizi yetiştirmek için kendinize bir alan belirleyebilirsiniz. Ayrıca küçük çocuklarınız varsa, bahçenin bir bölümüne minik bir oyun parkı kurabilirsiniz. Bu arada rahat ve dayanıklı bahçe mobilyaları ve renkli bir görüntü oluşturmak için bahçe aksesuarları seçmeyi de unutmamak gerekiyor.

Bu sezon pek çok markanın koleksiyonunda yer alan rengârenk yemek takımları, çiçekli çatal-bıçak takımları, cıvıl cıvıl masa örtüleri ve meyve kaseleri bu iş için birebir. Ayrıca yemek sırasında servis arabaları da işinizi kolaylaştırır.

Ağaç kavuğundan mum

Özellikle hava karardıktan sonra meşale, kandil, hasır lambalar ve dekoratif mumlarla bahçenize romantik bir hava katabilirsiniz. Bu arada doğal ağaç kavuğundan yapılan mumlar bahçesine egzotik bir hava katmak isteyenler için iyi bir alternatif. Bahçede gündüz saatleri vakit geçirmeyi en sevdiğiniz köşelere, şemsiye ya da tenteler yerleştirin.

Ayrıca taşınabilen şemsiyeler de işinizi görebilir. Tentelerin de yağmurlu yaz günlerinde en büyük kurtarıcınız olacağını aklınızdan çıkarmayın. Bu arada kuş kafesleri de bahçelerin dekorasyonuna farklı bir hava katıyor. Bu kafeslerde kuş beslemeniz de gerekmiyor. İsterseniz kafesin içine mum ya da çiçek koyarak dekoratif bir obje olarak kullanabilirsiniz

AYNALARDA SÜSLENMEK İSTER

Evinizin havasını değiştirmek istiyor fakat ne yapacağınızı bilmiyor musunuz? İşe aynalardan başlayabilirsiniz.

Romantik izler

Banyoya her girdiğinizde çiçeklerle bezeli romantik bir aynada kendinizi seyretmek isterseniz önerimize kulak verin. Bu iş için birkaç yapışkanlı çiçek tüpü ve bir demet çiçek alırsanız gönlünüzce aynanızı düzenleyebilirsiniz.

Çeşitli renklerdeki yapışkanlı çiçek tüplerini Tahtakale ya da Euroflora'da kolaylıkla bulabilirsiniz.

Etnik esinti

Evinizin bir odasını etnik izlerle yenilemek istiyor, fakat çok da abartıya kaçmaktan çekiniyorsanız; abartısız ve fazla aksesuara gerek duymaksızın kullanabileceğiniz ve etnik izleri odanızda taşıyabileceğiniz tek aksesuar aynadır.

Hal böyle olunca biz de sizlere etnik izler taşıyan bir ayna hazırlamaya karar verdik. Maskeleme bandı kullanarak ayna çerçevesinin kenarlarını arzu ettiğiniz bölümlere ayırın.

Her bölümü ayrı ayrı cam boyaları ile boyayın. Boyanın kurumasına izin vermeden bantları çıkartın. Boyanın kuruması için bir gün bekletin. Kırtasiyelerden, hobi marketlerden kolaylıkla sağlayabileceğiniz boyutlu boyalarla, çeşitli noktalar koyarak desenleri oluşturun. Son olarak kuvvetli bir boncuk yapıştırıcısı kullanarak taş, kristal, boncuk ya da pulları zevkinize göre istediğiniz bölümlere yapıştırın.

Akvaryum gibi

Evinizde hep bir akvaryum istediniz ama balıklara bakmak size zor geldi. Her seferinde almaktan vazgeçtiniz. Kolayı var. Aynanıza yeşil, beyaz ve sarı renk cam boyalarını kullanarak yosunlarla boyayın. Aralara dekupaj kağıtlardan keseceğiniz birkaç balığı dekupaj tutkalı ile yapıştırın.

Şimdi birkaç yosunu da balıkların üzerinden geçerek boyayın. Kuruduktan sonra boyalı kısımlarını verniklerseniz silinirken zarar görmesini engellemiş olursunuz. Birkaç dakikada hazırladığınız akvaryumunuz gerçeğinden hiç de farklı değil