Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

sudenaz

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

  1. Bir akşam gözünde aşk tüterse Geçmiş günler aklından geçerse Kalbin bomboş ümitler biterse Sen üzülme ben varım Neler geçti kimbilir başından Sevgi umdun hep başkalarından Ağlama gidenlerin ardından O giderse ben varım Zaman durdu sanki Beklerken seni Ben bir tek sevgiye Bağladım kalbimi Ayrılmam istersen hiç yanından Çağırsan gelirim çok uzaklardan Eskiden korkardım yalnızlıktan Korkmam artık sen varsın FİKRET ŞENEŞ
  2. Sen terk edilmeye bile değmezsin... seni öylece bırakmalı sokak ortasında okunmuş bir gazeteyi unutur gibi parkdaki bank'da ne bileyim mesela metroda, trende yada işçi kokan tıklım tıklımdolu otobüslerin birinde. Dedim ya terk edilmeye değmezsin. Küçük ufacıkbirşeyi unutur gibi unutmalı seni sokak ortasında dönüp aramaya deymeyecek ufacık birşey gibi unutmalı seni öylesine silmeli
  3. Sadece bir düş bu .........Sadece düş Bu ağrıyan yanım ..............Ah bu ince sızı niyedir diye arayıp durduğum. Meğer düşümden düşüşün ...............Bıraktıği acıymış Sadece bir düşmüş ............Gercek olan ise acıyan yer Bir düş bu sadece....
  4. Ah, ah yinemi bu acı. kapatmıştım tüm onca yaşanmış acıyı geçen mevsimlerle eskitip unutmuştum fütursuzca harcanmış günleri yas giyitlerini duvardaki en paslı çiviye asmıştım çivi düştümü içimdeki acıda gidecekti yaşadıklarımla sarhoşluklarımla birlikte gelip geçen bir anlık acı olacaktı. Kapatmıştım oysa mevsimlerle acını güneşle, güneşlerle yakıp yağmur sularında sele vermiştim. sana dokunan bu elleri cezalandırmış, seni düşünen bu beyni azarlamış, sana gelen bu ayaklara prangalar vurup odalara hapsetmiştim. Bu kanayan yürek mi? hiç sorma ateşlere atmıştım tüm mevsimleri hiçe sayıp kendi sonbaharımı yaşamıştım ah yine o hain acı meğer güneşle besleyip yağmurla çoğaltmışım. arsız incir gibi ....
  5. yutkunduğun sözleri bir sualtı şehrinin söylenmemiş vodvilleriyle yollarıma sereceğim. kuruyan ağustos yapraklarını pembe bir deniz çiçeği gibi sabrın kutsal elleriyle yeşerteceğim. nefesimle doldurup çatı boşluğuna mercan rampasını ruhundaki fırtınaları dindireceğim. bakışlarımın muskasıyla örerek göz göz büyük bariyer kayalığını kudurmuş dalgaları sakinleştireceğim tenine dokunup bilmediğim gölgeler arasından geçerek; lokman gibi/ hücrelerini yenileyeceğim söz veriyorum sana; binip eylemin kısrağına, doğaya hükmedeceğim...
  6. boğaz?ın martıları geçiyor bütün şahdamarlarından sevdalarımın bir vapur düdüğü bütün şehri uyandırıyor puslu uykusundan kısık sesiyle bir bahar dalının çiçeklenmesi gibi yedi tomurcuk patlıyor yüreğimde susuz yapraklarımda tanımsız kıpırtılar ?yürek büyümesi?, diyor doktor yağmur yazıyor reçetesine -günde 24 saat / bir gökyüzü dolusu
  7. şu hırant?ın kanı akıyor derindir baksana insanlık toprağına kardeşlik tohumları serpmek için sabanla bir başına kanallar açıyorken yüreği fırat başı dink bir adam ah biz hep güvercinlere bıraktık aşkın kızıllığını sulamayı öfke ve sevinç taşmadıkça anadolu toprağından beynimizde yüreğimizde ve yeryüzünde sınırlar kalkmadıkça ah sokakta bir sarı gelin vurulacak her gün her gün dul kalacak dünya
  8. yorulma yıldızları ben yakarım içimde pimi çekilmiş bir yürek sessizce sabaha akarım
  9. kuşlar uçurmalı senin saçlarından haylaz çocukların güneş yanığı yüzleriyle ben elimde bavulum kaçarken kırk yaşıma sen eskiyen bir aşkı daha terkederken öncesiz bir ağustos kavşağında yağmur tutuşturmalı ellerine balkonunda gün yorgunu sardunyalar kuşlar uçurmalı senin saçlarından kınakına ağaçları ve pirinç lapasına razı sıcak ülke çocuklarının düşleriyle ben yalnız bir gecede uzak bir yıldız dokurken sen diyezlere dokunurken yüreğinin en ince telinde gözlerine siyahlar bırakmalı denize karşı üşüyen çay bahçelerinde sırtımda gecikmiş bir ağustos sıcaklığı ayazdan mı boğaz `dan mı senden mi yalınayak çocukların ıhlamur kokulu gülüşleriyle çok renkli uçurtmalar uçurmalı sana her birinin kuyruğunda en yaralı zümrüdü ankalarım
  10. Önce gözünde baslar her şey. Baktığın her şey bir şey olur. Aldın mı kalemi eline. Şiir derken mektup, mektup derken ağıt olur. Sonra yüreğine tarifsiz bir sizi iner. İnceden inceye yakar kavurur. Sen hangi pencereden bakarsan bak. Vakit geldi mi. Saatler ayrılığa vurur. Bir resim, bir mektup. avuntun olur. Eski bir şarkıya gömmeye çalışsanda sen her şeyi. Yürekte bir pare yara. Zamanlı, zamansiz. Kanayıp durur. Hele gözünden bir damla yaş. Akıp gidiyorsa senden habersiz. Sevmek dedikleri. İşte budur.
  11. Ellerim ellerini tutmak istiyor simdi. Ne geldin, ne bildin seni sevdiğimi Geceler kaç kez hesap sordu, da İnkâr etmedim seni deli gibi sevdiğimi Ne bileydim senin ayrılığı sevdiğini
  12. Çaresiz mevsimler geçip gitti bak Ben kostum,sen kaçtin tutamadim yar. Gençligim ugruna yitip gittide. Bir gün mutlu olup gülemedim yar. Sevdim dedim elaleme güldürdün. Vara yoga hep boynumu büktürdün. Olmaz dedin, olmaz dedin diktirdin. Bir tek yüreğini veremedin yar.
  13. Dur gitme biraz daha kal. Titreyen ellerimi tut. Gözlerimin içine dal. Sensiz dünyanın dadımı ola. Bir solmuş resim. Üç beş ezberlenmiş mektup. Yeter mi bir aşka. "Gitme. Ya sök al kalbimi yerinden. Yada başka laf etme. Kal bu gece. Araya girdimi hasret. Üç beş gün, ölüm gelir gözüme. Gitme. Bakarsın bir yıldız kayar. Bir dilek tutarız bu saatlerde. Sevenler sevdiklerine kavuşsun diye. Uzayıp giden ayrılıkların hatırına. "Gitme". Kal bu gecede
  14. Bir dakika bakarmisiniz. Pardon birini benzetmisim. Kime.? Çok sendigim birine. Nerde.?. Uzaklarda. Dönmezmi.? Bilmem ben bekliyorum. Bekledigini biliyormu.? Bilmiyorum. Bildigin nedir.? Deli gibi seviyorum
  15. Simdi sana ne desem. Neyi nasil anlatsam bilmem. Bildigim yüregim daha vazgeçmedi gözüm. Sensizligi mahkum ettigin yüregim. Hala sen,sen diye çarpiyo. Artik koparmiyorum dalindan. Bir günü digerine tasiyan, takvim yapraklarindan. Gittigini kabullenmek zor. Ama yinede umudumu yitirmiyorum. Belki dönerim demistin,ya. Ben ardin sira el sallarken. Aglama demistin ya hani. Bak iste onu beceremiyorum. Olur ha . Bir gün gelirmisin bilmem ama . Ben yinede bekliyorum. Sen dönsende, dönmesende. Ben bekliyorum.