Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

saniye

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

  1. Çık benim şair tabiatım ,çık orta yere Fakir güzelinden söyle Hasret ateşinden çal Çal,söyle benim derdimi sevdalı sesinle. Hep bilinen şarkılar gibi olsun Hani,dil-i biçareden Sun da içsin yar elinden Yani bilinen şarkılardan olsun. Yeni sözler arama nafile Derdim yeni olsa anlarım Gel,hazırından söyle bu akşam Üzme yetişir,üzme firakınla harabım. Sonunda ah çekeriz derinden Kim anlayacak sahiden olduğunu Sen söyle yalnız Zülfündedir bahtı siyahım bestesi Dede'den
  2. Benim bir ödevim var Yaşamak için geldim dünyaya Ama nedir bilmeden saadet Araya araya. Bazen düşünüyor da insan Hiçbir şeyden haberi yok toprağın Şu,saadet yüzünden açmışız aramızı Bu ağaçtan,bu yıldızdan,bu kuştan, Ömrüm oldukça şiir yazacağım Selam olsun benden arda kalanlara Bilsinler yürüdükleri yolları, Oturdukları masayı bilsinler. Kıymasınlar taşıtlarda geçen vakitlerine Bilirim bir sevgili bekler durakta Şunu anladım ki bu fani hayatta Yol daha uzunmuş vuslattan. Biz bir kumaş dokuyoruz Güle ağlaya, Ne mesuduz,ne bedbahtız Başka,bambaşka.
  3. Tanıdığım bir ağaç var Etlik bağlarına yakın Saadetin adını bile duymamış Allahın işine bakın. Geceyi gündüzü biliyor Dört mevsimi,rüzğarı,karı Ay ışığına bayılıyor Ama kötülemiyor karanlığı Ona bir kitap vereceğim Rahatını kaçırmak için Bir öğrenegörsün aşkı Ağacı o vakit seyredin.
  4. insan ya hayrandır sana, ya düşman ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun ya bir dakika bile çıkmazsın akıldan...
  5. Bu geç vakit bu sonbahar gecesinde kelimelerinle doluyum zaman gibi,madde gibi ebedi göz gibi çıplak el gibi ağır ve yıldızlar gibi pırıl pırıl kelimeler kelimelerin geldiler bana yüreğinden,kafandan,etindendiler kelimelerin getirdiler seni onlar:ana onlar:kadın ve yoldaş olan... mahzundular,acıydılar,sevinçli,umutlu,kahramandılar kelimelerin insandılar...
  6. bizi esir ettiler bizi hapse attılar beni duvarların içinde seni duvarların dışında ufak iş bizimkisi asıl en kötüsü bilerek bilmeyerek hapishaneyi insanın kendi içinde taşıması insanların birçoğu bu hale düşürülmüş namuslu çalışkan iyi insanlar ve seni sevdiğim kadar sevilmeye layık... 26 Eylül 1945
  7. Perçemlerinin değdiği yer fildişidir Kara gözlerinin ak ile birleşmesi şeytan işidir Sakız kabakları gibi iner kolların ta beline Ki,bu aklığın uzandıkça incelişidir Kirpiklerinin gölgesi oynar sabaha dek , sanki Yorgun savaşçıların mecalsiz güreşidir Boynun bir gelincik çiçeğinde çizgi kadar narin Endamın İstanbul akşamlarının yükselişidir Böyle şiirler yazmaya değmez güzeller,Cahit Çünkü,sevdaya şiirler ozanın can verişidir.
  8. Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm Niksar'da evimizdeyken Küçük bir serçe kadar hürdüm Sonra alem değişiverdi Ayrı su,ayrı hava,ayrı toprak Sonra alem değişiverdi Ayrı su,ayrı hava,ayrı toprak Mevsimler ne çabuk geçiverdi Unutmak,unutmak,unutmak Anladım bu şehir başkadır Herkes beni aldattı gitti Anladım bu şehir başkadır Herkes beni aldattı gitti Yine kamyonlar kavun taşır Fakat içimde şarkı bitti
  9. Sensiz de denizi seyredebiliyorum Hem dalgaların dili seninkinden açık Ne kadar hatırlatsan kendini boş Sensiz de seni sevebiliyorum Hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula, Karşılaştığımız zamanlarda Sen, sevgiden şımaran çocuk Ben şaşıran budala.
  10. Sen bana bakma Ben senin baktığın yönde olurum
  11. Sen gelirken ağlamıştın Orası için Bil, gidersen de ağlayacaksın, Burası için.
  12. Sanki hiçbir şey uyaramaz İçimizdeki sessizliği Ne söz,ne kelime,ne hiçbir şey Gözleri getirin gözleri Başka değil,anlaşıyoruz böylece Yaprağın daha bir yaprağa değdiği O kadar yakın,o kadar uysal Elleri getirin ellleri Diyorum,bir şeye karşı komaktır günümüzde aşk Birleşip salıverelim iki tek gölgeyi
  13. Güz ve kış ve ilkbahar geçti Yaz çarçabuk geçti Hepsi tekrar tekrar geçtiler Bu bana uzun geldi Gecem avurtlarım gibi çöktü Ve çöktüm Sabahım ,sabahlarım Kabından taşan sütler gibi büyüdü Ve taştım Gün güne taşındı,yıl yıla Gitmedim,gidemedim Ki dedim Bana söz vermeliydi biri Sesi uzaklardan gelen Görünmez yıllarla ilgili
  14. Bayılırım şu düzenli dünyaya Kışı,yazı Baharı,güzü Gecesi gündüzü sırayla Ağaçların kökü içerde Bütün ağaçların kökü içerde Dağların başı yukarda Bütün dağların başı yukarda İnsanların aklı başında Bütün insanların aklı başında Beş parmak yerli yerinde Baş,işaret,orta,yüzük,serçe Diyelim kalksa da serçe Orta parmağa doğru yürüse Ne haddine! Yahut akasyanın biri Başını toprağa daldırdığı gibi Bir gezintiye çıksa Merhaba kestane,merhaba çam Selamün aleyküm,aleyküm selam Kimsin,nesin,nerelisin derken Laf açılır mı bizim akasyanın kökünden Bir uğultudur başlar rüzgarda Kökü dışarda,kökü dışarda Yahut ne olur,koca bir dağ Baş aşağı gelsin... Aman Allah göstermesin Bayılırım şu düzenli dünyaya Altta ölüler,üstte diriler Gel keyfim gel!
  15. Seni düşünürken Bir çakıl taşı ısınır içimde Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar Bir gelincik açılır ansızın Bir gelincik sinsi sinsi kanar Seni düşünürken Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır Deliler gibi dönmeye başlar Döndükçe yumak yumak çözülür Çözüldükçe ufalır küçülür Çekirdeği henüz süt bağlamış Masmavi bir erik kesilir ağzımızda Dokundukça yanar dudaklarım Seni düşünürken Bir çakıl taşı ısınır içimde