Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

veilchen

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

  1. Biliyorum can kuşum Gelmiyorsun son zamanlarda Belli ki kanatların ıslak, Belli ki ayakların tuzak Belli ki gök kapatmış yolları, Uçmayı unutmuşsun... Biliyorum can kuşum Günü geceye katıp Uyumuyorsun... Yuvanda yavru kuşlar Yem bekler, su bekler senden Isınmak, Korunmak ister yürekleri... Düşünme bir de beni, Yorulursun.. Biliyorum can kuşum Benim özlediğim kadar Özlersin beni, Hep yarın demiştik ya Bırakalım bunu sürdürmeyi, Nasılsa düşlerime giriyorsun.... Nasılsa benimle yaşıyorsun....
  2. bir yudum mavi gecesin yatağımda ve bir papatya yıldız; sakın sönme! sakın gitme uzaklara... ışıksızlığım, üşümüşlüğüm tuttu bir kez; bir kez de yalnızlığım... seni sardım çiçekli çarşaflara... haydi konuş! haydi dokun bana!.. ağlamak üzereyim ama... bir yudum mavi gecesin yatağımda ve bir hercai ay; sakın çıkma! sakın bakma dışarıya... kıskançlığım, seni sevmişliğim tuttu bir kez; bir kez de hırçınlığım... açılan kapılara inat seni kapattım odalara... haydi konuş! haydi dokun bana!.. ağlamak üzereyim ama...
  3. Beni bu güzel havalar mahvetti, Böyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, Böyle havada aşık oldum; Eve ekmekle tuz götürmeyi Böyle havalarda unuttum; Şiir yazma hastalığım Hep böyle havalarda nüksetti; Beni bu güzel havalar mahvetti.
  4. Bak sevgili dedim Bak gör halimi Sayfa, sayfa şiirler yazdım sana Yüreğimi akıttım sözcüklerime Dedi ki sevdan sığar mı sayfalara Sığdıra bilir misin sen sevdiğini sözcüklere Yürek bir sevdalı sözle kanar mı Dedim ki ben söz oldum da aktım sana Yüreğim bir sevdalı deniz oldu da aktı şiirin yüreğine Ben çaresiz bir aşık Çaresizim ben aşkına Çaresiz sığındım sevdalı şiirlere Dedi ki çaresizlik mi var sevdada Nerdedir çaresizlik Sevememekte mi Sevilememekte mi Dedim ki sana ulaşamamakta Dedi ki ben imkansızlıkları severim İmkansızlıkların yaşanmasını severim Dedi ki ulaşmak için bana Akmalısın bütün imkansızlıkları yıkarak Bütün imkansızlıkları imkanlı kılarak Ben bir çaresizliğine sığar mıyım Yaşar mıyım çaresizliğe esir birinin aşkını Dedim ki sen imkansızlıksın benim için İmkansızlığı sevdiğim için severim seni Çaresizliğim imkansızlığa olan aşkımdandır Dedi ki sen bensizliği seçmişsin aşkın için Dedi ki sen aşkı seçmişsin yasamak için Nedir benden istediğin Dedim ki sen olmalısın Olmalısın ki koşayım sana Koşayım ki sen her adımda biraz daha uzaklaş benden Uzaklaş ki imkansızlığın yüreğinde bulayım seni Benim çarem çaresizliğimin içindedir Dedi ki ne istersin o zaman benden Kal dedim yanımda benden uzak durarak Kal benim yanımda benden adım, adım uzaklaşarak Ben koşacağım pesinden Koşacağım imkansızlıkları yıkarak Dedi ki uzaklaşacağım senden Uzaklaşacağım bir masalsı aşk yaşamak için Kaf dağının ardına gideceğim Kaf dağının arkasından sesleneceğim sana İmkansızlıkları imkanlı kılmak için Gelip beni bulman için Dedi ki rüzgar olacağım Bir kus olman için Kanatlarında beni bulman için bir rüzgar olacağım İmkansızlığın içinde bulman için beni Dedi ki sen imkansızlığa aşıksın Aşığım senin imkansızlığa olan aşkına Dedi ki sen bu aşkta beni aramadın ya Sen bu aşkta bendeki imkansızlığa aşık oldun ya Bende aşık oldum senin aşka olan sevdana Dedi ki bembeyaz bir kar örtüsünün üstünde Bembeyaz bir çiçek olacağım Bembeyaz bir koku yayacağım Gelip beni imkansızlıklar içinde bulman için Dedim ki sen bu aşkta bana sahiplenmedin ya Bendeki bu imkansız aşka aşık oldun ya sen Bende aşık oldum bana duyduğun bu imkansız aşka
  5. Dedim ki ben sana vurgunum Gündüzüm seninle Gecem seninle Dedi ki benden ne istersin ki Gecende varsam Gündüzünde varsam senin için Aşk senin Sevda senin Ne dilersen yaşa Dedim ki bir sevdalı bakışına durur bu yüreğim Kendine katmak ister bir gülümseyen bakisini Dedi ki sevda ise yaşamak istediğin Nedir benden beklediğin Sevdayı mi yaşamak dileğin Ben miyim almak istediğin Dedim ki ben bir ateşim Ateşimi büyüten bir sevdalı sözün Dedi ki sevda bir deli rüzgardır Nereye eserse oraya gidersin Tutamazsın elinle Veremezsin yönünü Ben sana beni sev dedim de mi sevdin Beni sar dedim de mi sarmak istedin Neden istersin benden bunları Dedim ki ben bir deniz Sen beni besleyen nehir Kurur kalırım akışın olmazsa Dedi ki ben bir deli nehir olsam Arasam beni kendine katacak bir deniz Akar miyim bensiz kuruyacak bir denize Ben sonsuzdan akar dururum Varır mıyım sonsuzluğu barındırmayan denize Dedim ki ben kor karanlıklarda bir yürek Sen doğan günsün beni aydınlatacak Dedi ki kendi aydınlığını yaşayamayana Ne verir gündoğumu Dedi ki aşkının ışığında aydınlanmamışsan sen Neyler benim ışığım sana Ne verirsin bana Hangi ışığı bağışlarsın yüreğime Sen kör karanlıklardayken Dedim ki ne istersin benden Sevdana talibim Dedim ki isteğin emirdir Dileklerin benim isteklerimdir Dedi ki hiç bir şey isteme benden Bırak rüzgarım bulsun kendi yönünü Eseceksem senden yana Delice olmalı esişim Akacaksam senden yana Sonsuz bir koşu ile olmalı Kavuşacaksam sana Delice bir kayboluş olmalı birbirimizde Dedi ki isteme hiç bir şey İsteklerin isteksizlikler denizinde boğuşur önce Kendin için önce sev beni Dedi ki isteme bir şey benden Sev önce kendini Kendi ışığında aydınlat yüreğini Kendi yüreğinde kendini gör önce Görünce kendini kendi yüreğinde Göreceksin o zaman kendi yüreğimdeki seni İsteme benden hiç bir şey Yüreğini büyüt sevdanla Yüreğin senden sana akacak sevda ile beslensin önce O zaman kendi yüreğinde göreceksin beni O zaman saracaksın beni yüreğindeki her zerrenle O zaman alacaksın sevdamı yüreğine
  6. Dalga ile kıyının aşkını bilir misin? Öncesizden başlayıp sonsuza giden Dalga hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya Dalga seven, kıyı sevilendir Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga Ve döner hep geriye Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca İşte ben de seni böyle severim yar. Ya bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini? Bilirler görünmeyeceklerini.. Sevilmeyeceklerini.. Koklanmayacaklarını.. Okşanmayacaklarını.. Ama inatla açarlar aşkla.. sevgiyle.. özlemle.. Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını İşte ben de seni böyle beklerim yar. Ya bilir misin günebakanın güneşe olan aşkını? Hiç kucaklayamayacağı bir sevgilinin peşindedir Bir bakışına verir ömrünü Bir bakışının özlemindedir sevgiliden gelecek olan Ve güneşin her batışında boynu bükük kalır Sarıya boyanır yüzü sevgiliden aldığı ilhamla Bilse de kavuşamayacağını Her doğan günü umutla bekler sevgiliye kavuşmak için Ben de seni böyle beklerim yar. Ya ipek böceğini bilir misin? Onun kozasının içinde ördüğü o ipliğe olan aşkını Bilir o ördüğü ipliğin kendisinin ölümü olacağını Ama aşkına feda eder kendini Öyle verir kendini yarenine korkusuzca İşte ben de kendimi böyle veririm sana yar. Ya ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin? Meyvesini vermelidir ağaç yeniden doğmak için Öyle zorludur ki ayrılmaları.. Verir meyvesini ağaç Meyve tohum olur, Tohum kök olur.. Ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden İşte ben de böyle yar Yok olmayı göze aldım tekrar sende doğmak için …
  7. Madem ki içinde o ates söndü Bir daha yakmadan gidebilirsin Aklimda kalmasin bu son bakislar Yüzüme bakmadan gidebilirsin Yillardir verdigin kederi görme Üstüme yiktigin kaderi görme Ömrümden çaldigin günleri görme Beni de görmeden gidebilirsin Sen düsün yarani kimler saracak Sen düsün gönlünü kim avutacak Bir an önce kaybol oldu olacak Bir veda etmeden gidebilirsin Demek ben suçluyum bir tek sen haklı Ben zalim bir düşman sense zavallı En güzeli alıp beni asmalı Beni affetmeden gidebilirsin Zorlama kendini veda etmeye Zorlama gözünden yaslar dökmeye Mecbur da değilsin birşey demeye Hiç bir şey demeden gidebilirsin..
  8. Biz ne ayrılıklar görmüş adamız Gitmek istiyorsan gidebilirsin Biz ne ayrılıklar görmüş adamız Çekinme sende vur sırtımdan beni Biz ne ihanetler görmüş adamız Aldırma sen benim yalnızlığıma Aldırma sen benim gözyaşlarıma Boşver sende kalmış yarınlarıma Biz kadere çelme takmış adamız. Sevsen gidemezdin sevsen bırakamaz Sevsen çıldırdın seven ne yapmaz Git bu ateşte beni kül etmez yakmaz Biz ne cehennemler görmüş adamız Hadi daha çabuk daha acele Git başka kollara git güle güle Sende unutursun adımı bile Biz ne vefasızlar görmüş adamız Hep aynı hikaye hep aynı masal Sen bu şarkıyı git başka yerde çal Al yanı başımdan gölgenide al Biz ne yalnızlıklar görmüş adamız
  9. Ey benim gönlümün nazlı çiçeği Barışın ellere, küsün bana mı? Sana kim öğretti böyle sevmeyi Bayramın ellere, yasın bana mı? Duymadın gönlümün haykırışını Kırdın şu gönlümün sabır taşını Görmekten usandım çatık kaşını Gülüşün ellere, nazın bana mı? Uçurdun yellere ümitlerimi Düşürdün dillere çektiklerimi Soldurdun içimde hayallerimi Baharın ellere, kışın bana mı?
  10. Bazı duygular vardır anlatılamaz, anlaşılır sadece. Sevenin sevdiğini bilmesi kadar, sevilen de anlar sevildiğini. Sevgi her zaman belirli kelimelerle söylenmez. Çoğu defa bir bakış yeter de artar bile... Yeryüzünde hiçbir kuvvet insanoğlunu sevme hakkından alıkoyamaz. Sevmek çoğu zaman var olmaktır. Sonunda bizi yok olmaya götürse bile. Ben şimdi varım ve seni sevmek hakkımı kullanıyorum. Sen bile buna karşı koyamazsın. Sana gelinceye kadar sonu gelmez bir arayıştı sevgilerim. Bir zaman başkalarında aradım seni, başka yüzlerde, başka ellerde aradım. Aldandım, fakat birgün seni bulmak ümidini kaybetmedim. Nasıl olsa gelecektin birgün. Ve işte geldin de! Bana tatmadığım hüzünleri tattırmaya, bilmediğim kederleri öğretmeye geldin. Acıdan yana ne kalmışsa yaşamadığım hepsini bir bir sen yaşatacaksın bana. Birgün yaşamanın gereksizliğini de senden öğreneceğim. Bu selin akışını hiçbirşey duduramaz artık. Ummadığım ve ummadığın bir anda çıktın karşıma. Coşkun ırmaklar gibi, amansız seller gibi geldin, mutlaka yıkarak ve benden birçok şeyleri beraberinde sürükleyerek gideceksin. İşte o zaman yoklukların en dayanılmazı ile karşı karşıya kalacağım. Ergeç gideceksin; beni anlayamadan, beni sevemeden gideceksin. Yalnız bir iç kırıklığı kalacak senden, tesellisiz bir hüzün kalacak. Yıllardır aradığım sendin ama sen gittikten sonra başkasını aramayacağım. Gelmeyecek bile olsan, ömrümün sonuna kadar arardım seni Ama geldin bir kere; ister bilerek gelmiş ol, ister bilmeden... Geldin ya! Şimdi herşey güzel seninle. Yürümenin, konuşmanın, nefes almanın bir başka anlamı var artık. Sen varsın ya, herşey bambaşka gözlerimde... Ümit Yaşar OĞUZCAN
  11. Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım. Nasıl üşüdüğümü bilemezsin. Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne. Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama? Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki. Hep aynı cümleler; ?Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?? Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde. Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba? Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; daha da fena? Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları. Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var. Gittikçe sana mı benziyorum ben, ya da ?Annenin kaderi kıza? dedikleri doğru mu? ?Baban eskitir her şeyi kızım? demiştin bir kez, anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim. Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde. Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye, çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne, yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum. Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor, televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum, açtığımı gören olmuyor. Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor. Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor? Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor. Ah nasıl eskiyor her şey anne, nasıl eskiyor. Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum. Seni çok özlüyorum. Bana yasakladığın bahçeler, sana da mı uzaktı hep? Gidemeyişine ağladın mı sende? Ne zaman eskiyor sevgiler? Ödenen bedellerin acısı geçince mi? İşte böyle, kalbimde bir acı. Şarkılar seni söyler. İclal AYDIN
  12. Kırdın mı incittin mi birilerini Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler. Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda? Yeniden düşünmeliyim Dostluklarımı, ilişkilerimi Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı Yitirdim mi yoksa masumiyetimi? Borçlarımı ödedim mi? Doğru seçtim mi soruların fiillerini? Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış, giysilerim ütülü, odam düzenli mi? Geri verdim mi aldıklarımı: Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları, Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi? Yokladım mı duygularımı Hala sevebiliyor muyum insanları? Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma ovmalı umutları Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar Gece telefonları, ıssız konuşmalar Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey O kadar çok anlattım ki Kendime kaldım anlatmaktan... Bunaldım kendisiyle boğuşmasını Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan, Ofset duyarlılıklardan Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum "içtenliğin" yada "dünya görüşünün" kirletmediği Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları vitrin camlarına yansıyan yüzlerde Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar Hala bir umut var mıdır Çıkmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde Ne çıkmaz sokaktayım nede mutsuz Sadece rüzgarlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken Kış güneşinin mutlu ettiği bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim senin ve benim, yani bizim için...
  13. Daha az seviyorum seni.. Giderek daha az.. Unutur gibi seviyorum.. Azala azala.. Aramızdaki uzaklığın karanlığında.. Geceler kısalıp.. gündüzler uzuyor öyle olunca.. Daha az seviyorum seni.. Kendini iyileştiren bir yara gibi.. Daha az.. Ve zamanla.. Sen geceyi tutuyorsun.. ben nöbetini.. Uzak dağ kışlalarında.. Görmüyoruz birbirimizi.. Usul usul sis iniyor.. Kopmuş yollara.. Işığı hafif.. uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin.. Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda.. Sevgilim sevgilim Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da.. Artık daha az seviyorum seni.. Unutur gibi..ölür gibi daha az.. Yeniden ödetiyorum kendime Onca aşkın öğretemediğini.. Kolay değildi.. Yalnızca sevgilimi değil.. evladımı da kaybettim ben.. Kaç acı birden imtihan etti beni.. Bir tek gece vardır insanın hayatında.. Ömür boyu sürer nöbeti.. Bu da öyleydi.. İyi ol.. Sağ ol.. Uzak ol.. Ama bir daha görme beni.. Murathan Mungan
  14. İçkiye benzer bir şey var bu havalarda. Kötü ediyor insani, kötü... Hele birde hasretlik oldu mu serde; Sevdiğin başka yerde, Sen başka yerde; Dertli ediyor insani, dertli. İçki'ye benzer bir şey var bu havalarda, Sarhoş ediyor insanı, sarhoş
  15. Beni bu güzel havalar mahvetti, Böyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, Böyle havada aşık oldum; Eve ekmekle tuz götürmeyi Böyle havalarda unuttum; Şiir yazma hastalığım Hep böyle havalarda nüksetti; Beni bu güzel havalar mahvetti.