Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

cicceekk

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

cicceekk tarafından gönderilen her şey

  1. Sadece 10 dakikanızı ayırarak doğal güzelliğinizi destekleyici pratik bir makyaj yapmanız mümkün. Nasıl mı? Kadınların güzel ve çekici görünmek için kullandıkları silahların aşında makyaj geliyor. Doğadaki kök boyalarla, is ve kömür parçalarıyla, meyvelerle başlayan makyaj macerası, malzemelerdeki baş döndürücü gelişmelerle baş döndürücü büyük aşamalar kaydetti. Makyaj günümüzde tecrübeli ellerde sanata dönüşürken olmak istediğiniz kadının, öne çıkarmak istediğiniz güzelliğin, bulunduğumuz ruh halinin elçisi oluyor. Ancak bazen yapmak, bazen taşımak, bazen de yüzümüzden çıkarmak güç geliyor ve makyaj yapmıyoruz. Makyaj yapmanın keyifli yönünü ve bize yaşattığı olumlu ruh halini unutuyoruz. Makyöz Özkan Deniz, 10 dakikada yapabileceğiniz pratik bir makyaj önderiyor. 1. Birinci adımda, ne tür makyaj yaparsak yapalım yüzümüzü kaliteli bir nemlendirici ile nemlendiriyoruz. Kış mevsiminin rüzgarlı ve soğuk havasının olumsuz etkilerinden cildimizi uzak tutacak nemlendiriciyle işe başlıyoruz. Daha sonra fondöteni cildimize uyguluyoruz. Cilt tipine en uygun fondöteni seçmek gerekiyor. 2. Özellikle çalışan ve az dinlenen yüzlerde görülen mor halkalar ve gözaltı şişkinliklerini çabucak örtmek için kapatıcı kullanıyoruz. Bu uygulamayı da hızlı ve dengeli yapabilmek için allık fırçası kullanıyoruz. 3. En önemli unsur gözler olacak. Aydınlık ve ışıltılı bakışlar ve göz rengini öne çıkarmak için gözkapağımızı kaşlara kadar aydınlatıyoruz. 4. İddialı göz makyajlarında farı göz kapağı ve göz çevresine komple sürmemiz gerekiyor. Ancak biz pratik makyajda aydınlatıcının üzerine sezonun gözde rengi yeşil far ile gölgelendirme yapıyoruz. Gözleri belirginleştirmek için son olarak eye liner uyguluyoruz. 5. Daha naturel bir görüntü için maskarayla üst kirpikleri belirginleştiriyoruz. 6. Son olarak yanakları renklendirmek ve elmacık kemiklerini belirginleştirmek için allık uyguluyoruz. Şeftali tonlarında olan bu allık cildin doğal pembeliğine uyumlu ve çok natürel bir görünüm verecek. Allık uygularken elmacık kemiği ve kulak arasında bir üçgen çizmek gerekiyor. 7. Son olarak dudakları hafifçe nemlendirmek için parlatıcı uyguluyoruz. Pratik makyajın olmazsa olmazları: Aydınlatıcı, allık ve maskara. Bunlar doğru kullanıldığı taktirde günlük asgari makyaj uygulanmış olur.
  2. Sadece 10 dakikanızı ayırarak doğal güzelliğinizi destekleyici pratik bir makyaj yapmanız mümkün. Nasıl mı? Kadınların güzel ve çekici görünmek için kullandıkları silahların aşında makyaj geliyor. Doğadaki kök boyalarla, is ve kömür parçalarıyla, meyvelerle başlayan makyaj macerası, malzemelerdeki baş döndürücü gelişmelerle baş döndürücü büyük aşamalar kaydetti. Makyaj günümüzde tecrübeli ellerde sanata dönüşürken olmak istediğiniz kadının, öne çıkarmak istediğiniz güzelliğin, bulunduğumuz ruh halinin elçisi oluyor. Ancak bazen yapmak, bazen taşımak, bazen de yüzümüzden çıkarmak güç geliyor ve makyaj yapmıyoruz. Makyaj yapmanın keyifli yönünü ve bize yaşattığı olumlu ruh halini unutuyoruz. Makyöz Özkan Deniz, 10 dakikada yapabileceğiniz pratik bir makyaj önderiyor. 1. Birinci adımda, ne tür makyaj yaparsak yapalım yüzümüzü kaliteli bir nemlendirici ile nemlendiriyoruz. Kış mevsiminin rüzgarlı ve soğuk havasının olumsuz etkilerinden cildimizi uzak tutacak nemlendiriciyle işe başlıyoruz. Daha sonra fondöteni cildimize uyguluyoruz. Cilt tipine en uygun fondöteni seçmek gerekiyor. 2. Özellikle çalışan ve az dinlenen yüzlerde görülen mor halkalar ve gözaltı şişkinliklerini çabucak örtmek için kapatıcı kullanıyoruz. Bu uygulamayı da hızlı ve dengeli yapabilmek için allık fırçası kullanıyoruz. 3. En önemli unsur gözler olacak. Aydınlık ve ışıltılı bakışlar ve göz rengini öne çıkarmak için gözkapağımızı kaşlara kadar aydınlatıyoruz. 4. İddialı göz makyajlarında farı göz kapağı ve göz çevresine komple sürmemiz gerekiyor. Ancak biz pratik makyajda aydınlatıcının üzerine sezonun gözde rengi yeşil far ile gölgelendirme yapıyoruz. Gözleri belirginleştirmek için son olarak eye liner uyguluyoruz. 5. Daha naturel bir görüntü için maskarayla üst kirpikleri belirginleştiriyoruz. 6. Son olarak yanakları renklendirmek ve elmacık kemiklerini belirginleştirmek için allık uyguluyoruz. Şeftali tonlarında olan bu allık cildin doğal pembeliğine uyumlu ve çok natürel bir görünüm verecek. Allık uygularken elmacık kemiği ve kulak arasında bir üçgen çizmek gerekiyor. 7. Son olarak dudakları hafifçe nemlendirmek için parlatıcı uyguluyoruz. Pratik makyajın olmazsa olmazları: Aydınlatıcı, allık ve maskara. Bunlar doğru kullanıldığı taktirde günlük asgari makyaj uygulanmış olur.
  3. Selülitlerimiz geçen yaz canımızı çok sıkıyordu. Şimdi ise içimiz rahat çünkü görünmüyorlar! Oysa havalar ısınınca yine vücudumuzla buluşacağız ve sanki dokularımızı, kalçalarımızı, gevşemiş ve beyazlaşmış bacaklarımızı daha fazla selülitle dolmuş gibi hissedeceğiz. Bu soğuklar geçer, kavurucu sıcaklar elbet geri gelir. Peki biz yaz mevsimine hazır mıyız? Selülitlerden kurtulmak tabii ki mümkün ama onları kışın boş verip, yazın hatırlarsak bir yere varamayız... Selüliti artıran etkenler Selülit kadın vücuduna özgü bir sorundur. Oluşumunda, östrojen-progesteron dengesinin bozulması ve östrojenin baskın duruma geçmesi başta olmak üzere hormonal sorunlar da çok büyük önem taşır. Bunların üzerinde genellikle fazla durulmaz. Bu nedenle vurgulamaya önem veriyorum. Su ve tuz dengesi Selülitlerimizden sorumlu olan diğer hormonal değişimlerin başlıcaları; Kortizolün artması, insülin dalgalanmaları, tiroid sorunları, büyüme hormonunda düşüş, vücuttaki su ve tuz dengesini ayarlayan aldesteron hormonundaki değişimler ile kadınlara cinsel isteği veren testosteron hormonunun azalmasıdır. Toplar damar ve lenf dolaşımındaki yetersizlikler de kısa sürede selülitlere yol açarlar. Öte yandan yanlış beslenme alışkanlıkları, kafein ve gazlı içecekler, sık sık kilo alıp verme, hareketsizlik, sigara, duruş bozuklukları ve kabızlık gibi etkenler selüliti arttırır veya tedavileri baltalar. Düzenli masaj selüliti önler En önemlisi selülitler vücudumuzu sarmadan çok önce, onların oluşumunu engellemektir. Bunun için yirmili yaşlardan itibaren vücudun su toplamasına karşı tedbir almak, kilomuzu dengede tutmak, egzersiz yapmak ve ödemleri atmamıza yardımcı olan tedavilerden yararlanmak gerekir. Kremler ve bitkisel yağlar bu aşamada destek olabilir. En etkili tedbirlerden biri, en azından her adet döneminden sonra masaj yaptırmaktır. Ama imkanınız varsa yaşam boyunca masaj yaptırmanızı öneririm. Ustaca yapılan masajlar, ödemlerin çözülmesine yardımcı olarak vücudu sıkılaştırır. Beslenme ve diyet Selülit hücrelerinde su ve yağ iç içe girerek sertleşir. Bunlar yapısı bozulmuş yağ hücreleri oldukları için kolay erimezler. Bu nedenle selülit diyetlerinde, vücudun su tutmasını önleyen ve genelde kan dolaşımını düzenleyen bir beslenme şekli önerilir. Her gün düzenli olarak 3 öğün yemek yemek, tuz-şeker ve yağ tüketimini azaltmak gibi... Başta balık olmak üzere, proteinlerden yana zengin besinler, vücutta tuz tutulmasını ve ödem oluşmasını önler. Turp, maydanoz, kereviz, çilek ve kabuklu pirinç, vücuttaki fazla suyun atılmasına yardımcı olur. Kahve, çay, kola, soda gibi kafeinli ve gazlı içecekler ise, sıvı birikimini arttırdıkları için yasak gıdalar arasına girer. A ve E vitaminleri, magnezyum, fosfor ve silisyum, metabolizmayı canlandırır ve dokuları kuvvetlendirir. Selülit tedavilerinin etkisi kişiye göre değişir Tüm selülit tedavilerinin dayandığı temel noktalar, vücutta sıvı toplanmasını kontrol etmek, kan ve lenf dolaşımını hızlandırmak, bölgesel yağ hücrelerini rahatlatmak, yağ asitlerini parçalayıp idrarla dışarı atılmasını sağlamaktır. Etkili bir selülit tedavisinin ana hatları şöyle özetlenebilir: * Hormon dengesinin kurulması ya da korunması * Egzersiz ve hareket * Genel olarak su, protein, sebze, meyve ve doymamış yağ tüketimine ağırlık veren öte yandan da kafein, tuz ve şekeri kısıtlayan diyetler * Ödemleri çözerek yağları parçalayan, kişiye uygun tedaviler Başarılı yöntemler Çeşitli güzellik merkezlerinde, selülitleri gideren birçok yöntem uygulanıyor. Kendini kanıtlamış tedavilerin başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz: * Soya Lipoliz İnjeksiyonları * Karbossi Terapi * Mezoterapi * Masaj * Lenf Drenajı * Aletli tedaviler * Cerrahi müdahale (Liposuction-liposhaping) Bunların etkisi bünyeye göre değişebiliyor. Ama bu yıl en başarılı olduğumuz tedavilerin başında Soya Lipoliz İnjeksiyonları ile Lenf Drenajı ve masajların geldiğini söylemeliyim. Aletli tedaviler içinde ultrason cihazları çok etkilidir. Cerrahi ise son çaredir. Çünkü dikiş izlerinden kaçınmak mümkün olmuyor. Selülitle baş edebiliriz ama her şeyden önce kararlı olmalısınız.
  4. Erkek arkadaş bulamamaktan mı şikayetçisiniz, yoksa çevrenizde pervane olan erkekler arasında bunalıyor musunuz? Testimizi çözüp ne kadar baştan çıkarıcı bir kadın olduğunuzu öğrenebilirsiniz. 1. Bir akşam bardayken, yakışıklının biri sizi onu keserken yakaladı. Ne yaparsınız? a. Ona doğru yürüyerek, kulağına "Muhteşemsin" diye fısıldarsınız. b. Gizemli bir şekilde gülümsersiniz. c. Gözlerinizi kaçırıp telefonunuzu kulağınıza götürür ve konuşma numarası yaparsınız. 2. Cumartesi akşamı ve yeni sevgilinizle buluşacaksınız. Ne giyersiniz? a. Dar paça pantolon, seksi bir bluz ve mutlaka topuklu ayakkabılar. b. Boyundan bağlı mini bir elbise. c. Rahat bir jean, düz ayakkabı ve günlük bir süveter. 3. Partnerinizi baştan çıkarıp bir an önce sekse hazırlamak için nasıl bir mesaj atarsınız? a. Selam, seks makinesi. Biran önce seninle yeniden buluşmak istiyorum. b. Yaşım 18'i çoktan geçti. c. Yakışıklı, bu gece uyumayı düşünme! 4. Bir partidesiniz ve flört ettiğiniz yakışıklı size yarı şaka yarı ciddi bir tonla nasıl bir iç çamaşırı giydiğinizi soruyor. Nasıl bir cevap verirsiniz? a. Yüzünüz kıpkırmızı olurken "Hatırlamıyorum" dersiniz. b. Eteğinizi hafifçe kaldırarak, istediği taktirde gösterebileceğinizi söylersiniz. c. Üçüncü buluşmadan önce bu tür bilgileri vermem dersiniz. 5. Yazın başında güney sahillerinde tatil yapıyorsunuz. Size en sık nerede rastlanır? a. Deniz kenarında. Güneşlenirken plajdaki yakışıklılardan krem sürme konusunda destek istemeyi ihmal etmezsiniz. b. Otelin balkonundan pek ayrılmazsınız. Açık havada denize karşı kitap okumak en büyük zevklerinizdendir. c. Sutyensiz, sırılsıklam bir tişört giymiş halde sahilde Puanlama 1. a.2 b.1 c.0 2. a.1 b.2 c.0 3. a.2 b.0 c.1 4. a.0 b.2 c.1 5. a.1 b.0 c.2 7-10 puan arası: Sımsıcak baştan çıkarıcı Kıyafetlerinizle ve cesur mesajlarınızla her erkeği baştan çıkarabileceğinizi düşünüyorsanız ancak erkekler cesur stilinizi fazlasıyla ve direkt bulabilirler: "Erkekler sizi bir kız arkadaş adayı olarak görmezler" diyor "The Complete Idiot's Guide to Sensual Massage" (Acemiler İçin Baştan Çıkarıcı Masaj Rehberi) adlı kitabın yazarı Patti Brinton. Seksapeliniz kişiliğinizi gölgelediği gibi, erkekleri de korkutuyor. "Cinsel bakımdan agresif kadınlar özgüven sahibi değillerdir" diyor Britton ve ekliyor: Onlar direkt sitillerini dikkat çekmek için kullanırlar. İçinizdeki cinselliği kontrol atlında tutmak için, ortama göre giyinin, ilk adımı erkeklere bırakın ve unutmayın ki gizemli olmak erkeklerin her zaman ilgisini uyandırır. 4-6 puan arası: Dengeli baştan çıkarıcı Giyiminizden, erkeklerde sohbet etme şeklinize kadar, her attığınız adım seksidir ama bir vamp kadının gösterdiği seksilik türünden değil, erkeklerin nefesini kesen türden. Duruşunuz doğaldır ve ister istemez etrafınızdakilerin ilgisini çekersiniz... diyor Britton. Sizin stratejiniz şudur: Önce bir adım atar, sonra geri çekilirsiniz ve karşı tarafın tepkisini beklersiniz. Bir yakışıklıya krem mi sürdürmek istersiniz? Sürmeye başlarsınız ve bazı noktalara ulaşmakta fark edilir şekilde zorlanırsınız. İlgilendiğiniz yakışıklı mutlaka yardımınıza koşar. Umursamaz tavırlarınız erkekleri peşinize düşürür. Erkekler sizi hem arzularlar hem de saygı duyarlar. 0-3 puan arası: Daha çok şey öğrenmesi gereken kedi yavrusu Erkeklerden utanıyorsunuz ve vücut hatlarınızı ortaya koymaktan rahatsızlık duyuyorsunuz. Haliyle erkekler de size pek ilgi göstermiyor. İlk adımı atarsanız erkeklerin sizi bir seks objesi olarak değerlendireceklerinden korkuyorsunuz ve reddedilme korkusu yaşıyorsunuz diyor Britton. Belki tecrübeniz yok, belki de yeni bir ayrılık yaşamışsınızdır. Seksapelinizi bastırmakla hayatın tadını kaçırıyorsunuz. Tarzını değiştirmek için, güvendiğiniz bir arkadaşınızla alışverişe çıkın ve dişiliğinizi ortaya çıkaracak birkaç kıyafet seçin. Profesyonel makyaj yaptırın. Seksi görünürseniz, kendinizi seksi hissedersiniz. Bir dahaki sefere bir erkekle konuşunca gözlerinin içine bakmaya çalışın. Etkileyici olduğunuza inanmanız çekiciliği de beraberinde getirecek.
  5. Bir süredir biriyle berabersiniz ve size aşık olup olmadığını öğrenmek için can atıyorsunuz. Beraber olduğunuz adam aşağıdaki konularda kendinden eminse bilin ki size çoktan abayı yakmış! Eski sevgilimi unuttum! Eski sevgilimizden ayrıldıktan sonra bir süre doğru yapıp yapmadığımızı düşünürüz. İlişkimiz uzun sürdüyse ayrılığımızla ilgili birçok soru sorarız kendimize cevapları hiçbir zaman bilemesek de Beraber olduğunuz erkek: Onunla (yani sizinle) tanıştığımdan beri eski sevgilim hiç aklıma gelmedi. Hatta onda ne bulmuşum hiç anlamıyorum diye düşünüyorsa bilin ki sizinle çok mutlu. O aklımdan çıkmıyor! Beraber olduğunuz erkek arkadaşlarıyla beraber takılırken bir mağazanın vitrininde bir tişört görüp içinden Bu ona ne kadar da yakışır diye düşünüyorsa sizden çok hoşlanıyor demektir. O çok ilgimi çekiyor Bir gecelik aşk yaşadığı kadını tanımaya bile çalışmazken sizinle ilgili her türlü detayı merak ediyorsa ve sizin kendinizi kötü hissettiğiniz bir gün o da kendi kendine o çok kötü bir gün geçirmiş. O yüzden de ben de kendimi çok iyi hissetmiyorum diyorsa size bayağı bir tutulmuş. Kimyamız çok uyuşuyor Kimyanızın uyuşmadığı birine aşık olamazsınız. Erkek arkadaşınız Onunla birçok konuda paralel düşünüyoruz ve çok iyi vakit geçiriyoruz diye düşünüyorsa size aşık olma ihtimali yüksek. Başka kadınlar ilgimi çekmiyor Arkadaşlarından biri sevgilinize Karşı kaldırımda yürüyen sarışın fıstığı gördün mü? diye soruyor ve aldığı cevap Hayır oluyor. Yoksa fark etmediniz mi? Bu adam çevresinde sadece tek bir kadın görmeye başlamış. Yani sizi Onunla bir gelecek düşünmeye başladım O da ne size sık sık gelecek planlarından bahsediyor. Ama hepsinden önemlisi bu planlara sizin de dahil olmanız. Şu noktada daha fazla bir şey söylemesine gerek yok değil mi?
  6. Beklediğiniz gün nihayet geldi, onunla ilk kez buluşacaksınız... Peki ama nerede? Sinema: İlk buluşma için pek uygun sayılmaz. Ne de olsa film başlar başlamaz ağzınızı kapamak zorunda kalırsınız. Ancak uzun süre yan yana oturacağınızdan, olumlu elektrik alıp almadığını anlaman için iyi bir fırsat olabilir. Bu arada filmin türüne göre birbirinize dokunma şansını da elde edebilirsiniz. Eğer bu bir korku filmiyse, ona sarılmanı hiç de ters karşılamayacak aksine hoşuna gidecektir. Ama sakın durumu abartayım deme! Nelere dikkat etmelisin? Filmden hoşlanmasan bile bunu belli etmemen yerinde olur. Yemek: İşte birbirinizi daha iyi tanımak ve bir dahaki buluşmayı garantileyecek bir ortam. Eğer onu gerçekten etkilemek ve senden başka bir şey düşünmesini istemiyorsan, mutlaka sakin ama romantik bir yere gitmenizde fayda var. Sınıf arkadaşlarının akınına uğrayan, gürültülü patırtılı yerler, ilk buluşma için hiç de uygun sayılmaz. Gelelim yemek anında yapman gerekenlere... Garson mönüyü getirdiğinde, uzun uzun inceleyip, bütün listeyi tek tek anlatmasını istersen, baştan şansının kaybolduğunu söyleyelim. Senin kararsız ve sıkıcı biri olduğunu düşünmesini istemezsin öyle değil mi? Göz ucuyla mönüye şöyle bir bakıp, kendinden emin ve cool bir tavırla, daha önce hiç tatmamış bile olsan bir yemek iste. Ne kadar aç olursan ol, yemeğini ağır ağır yemeye özen göster. Bu arada havadan sudan konuşmayı da ihmal etme. Yemek boyunca sakın hayat hikayeni anlatma. Bırak o seni çözmeye çalışsın. Unutmadan, ne kadar yakınlaşırsanız yakınlaşın ona dokunma girişiminde bulunma. Bunu, daha sonraki buluşmalara bırakman daha yerinde olur. Nelere dikkat etmelisin? Ağzını sık sık peçeteyle sil. Yemek artıkları eşliğinde konuşmak pek hoş olmaz öyle değil mi? Cafe: En uygun buluşma ortamlarından sayılır. Bol bol sohbet edebilir, birbirinizi yakından tanıma fırsatı bulabilirsiniz. Seçme şansın varsa, deniz veya yeşilliğe bakan bir masayı seç ki, daha romantik olsun. Böylece ona duygularını daha rahat ifade etme fırsatı tanımış olursun. Oturma pozisyonunu da es geçmemek gerek! Tam karşısına oturursan, onu etkileme şansın azalabilir. Çünkü bu oturuş biçimi beden dilinde rakiplik anlamına gelir ve karşısındaki kişi seninle rahat iletişim kuramaz. Bu nedenle mümkünse, yanına otur ve onunla sadece göz teması kur. Sohbet sırasında sakın peçete, telefon, çanta sapı gibi şeylerle oynama. Böyle yaparsan senin onu dinlemekten sıkıldığını düşünebilir. Anlattığı şey, önemsiz bile olsa, çok ilginç bir şey dinliyormuş gibi bedenini ona doğru yönelt ve can kulağıyla dinle. Nelere dikkat etmelisin? Onu etkilemek için olmadık komplimanlar yapmaya kalkma, doğal ol ve bol bol gülümse Konser: Her ne kadar sohbet şansı sıfır olsa da konser mekanı ilişkinizin ilk tohumlarını atmak için uygun bir yer olabilir. Özellikle bu, ikinizin de sevdiği bir sanatçının konseriyse... Üstelik burada cafe veya yemekte olduğu gibi birbirinize dokunmamak için kasmanıza gerek yok. İlk buluşmanız bile olsa, konser boyunca birbirinize sarılabilir, dans edebilir, birlikte sevdiğiniz sanatçının şarkılarına eşlik edebilirsiniz. Çıkışta yaptığınız nefis bir sandviç ziyafeti ve kısa bir yürüyüş, güzel bir aşkın başlangıcı olabilir. Nelere dikkat etmelisin? Sesin iyi değilse kendini fazla kaptırıp, bağırmaya kalkma! Bütün hayallerini suya düşürebilirsin. Parti: İlk buluşma için pek uygun sayılmaz ama birçok avantajı olduğu da bir gerçek. Her ne kadar koyu bir sohbete dalma fırsatı bulamasanız da, kalabalık sayesinde sıkılmadan vakit geçirebilirsin. En önemlisi, ortak arkadaşların sayesinde hakkında bir sürü tüyo kapabilirsin. Böylece bir dahaki buluşmanızda elinde ciddi anlamda veri olmuş olur. Nelere dikkat etmelisin? Bir partide başına gelebilecek her türlü aksiliğe karşı önlem almayı unutma! Üzerine yemek dökülmesi, elbisenin askısının kopması veya çorabının kaçması karizmanı bir anda yerle bir edebilir.
  7. İlişkinizde bu 10 kuralı uygulayın, aşkta kazanan hep siz olun ve mutluluktan her daim uçun! 1- İletişim kurmayı öğrenin Ona ne demek istediğinizi, ne istediğinizi dolaylı yoldan değil, direkt söyleyin. Birinden sizin zihninizi okumasını beklemek, iletişim kurmak değildir. 2- Tutarlı olmayı öğrenin Ağzınızdan bir şey çıkıyorsa, bunun arkasında durun ve söylediklerinizi yapın. Kendinize karşı dürüst olun ve bir şey söyleyip, başka bir şey yapmayın. Kararlarınızı birçok kez değiştirmeyin. 3- Seksi yem olarak kullanmayın Erkek arkadaşınıza ya da eşinize karşı seksi asla yem olarak kullanmayın, seksi yaşamak istiyorsanız yaşayın. Seks, bir şeyin cezası ya da ödülü olmamalıdır. 4- Bilincinizi geliştirin Partnerinizin cinsel gücü ile ilgili kötü sözler sarf etmeyin. İlişkinizde menfaatinizi ön planda tutmayın, gereken fedakârlıkları karşılık bekleyerek yapmayın, onun da böyle davranmasını sağlayın. 5- Ona yanlış mesajlar göndermeyin Her zaman dürüst ve net olun, ondan her şeyi anlamasını beklemeyin ve anlamıyor diye de sorun çıkarmayın. 6- Erkeklerin hayatınızı finanse etmesini beklemeyin Hayatınızdaki erkeklere ATM makinesiymiş gibi davranmaktan vazgeçin, 2000'li yıllarda şunu unutmayın ki herkes kendi bütçesinden sorumludur. 7- Eşitlik bekliyorsanız, siz de eşit davranın İlişkinizde ezilmek istemiyorsanız, siz de her zaman partnerinize karşı eşit davranın. Sadece kadın olduğunuz için ondan bir şeyler beklemeyin. 8- Erkekleri tüm sorunlar için suçlamayın Unutmayın; ikili ilişkilerde asla tek taraf tamamen suçlu değildir. 9- Nazik olun Ağırbaşlı ve nazik olmaya özen gösterin. Her erkek böyle kadınlardan hoşlanır. 10- Bu 9 kuralı hiç unutmayın Sık sık bu kuralları okuyun ve ilişkinizde uyarlamayı unutmayın
  8. Kadın ve erkek arasındaki en büyük fark nedir? Bu sorunun cevabını düşünmeyen kadın yoktur herhalde. Biz size şöyle özetleyebiliriz; siz ağlarken, o neden ağladığınıza anlam veremez.... Anlatmak istediğimiz biz duygularımızı ne kadar açık anlatırsak anlatalım erkekler bu duyguları anlamakta zorluk çekerler. Siz onun yüzünden karşısında hıçkırıklara boğulurken, o size "niye ağlıyorsun" diye sorar. Bu küçük bir örnek olsa da tüm kadınların yaşadığı bir örnektir. Erkekler ilişkide daha birçok şeyi sizden farklı düşünür. Aşk hakkında sizden farklı düşünür? Mesela neleri mi farklı düşünür? Erkeklerin gözünden aşk şöyledir: Özel günlerin hiçbir önemi yok! Erkekler genelde aşkta küçük ayrıntılar üzerinde durmazlar. Örneğin yıl dönümlerinizi, doğum gününüzü unutabilirler. Ancak bu onlar için çok büyük bir sorun değildir. Hatta çoğu kez özel gün kavramının ne olduğunu bile hatırlamazlar. Çünkü bu gibi şeyler onlara göre küçük detaylardır. Kötü niyetle değil ama kendilerince hayatta önem verdikleri başka şeyler olduğundan çok da fazla tarihlere takılıp kalmazlar. Bu nedenle sevgiliniz sizin ile ilgili özel bir günü unuttuğunda hemen bozulup üzülmek yerine, kibarca uyarın ve asla bunu sizi sevmediği için yaptığını düşünmeyin. Onu arayıp aramamanız çok da önemli değildir! Kadınlar sevgilileri tarafından aranmayı ve ilgilenilmeyi çok sever. Oysa telefon etmek erkekler için çok de gerekli bir durum değildir. Sevgilisini gün içinde mutlaka araması gerektiğini düşünmez. Hatta eğer bu konuda ona biraz sitemli davranırsanız, neden böyle davrandığınızı ve bir telefon görüşmesine neden bu kadar önem verdiğinizi anlayamaz. Biten bir ilişki arkasından ağlanmaz Erkekler bazı durumları kadınlara göre daha kolay kabullenebilir. Ayrılık onlar için kabullenilmesi gereken bir gerçektir. Eğer ilişki bitmişse, ayrılmak gerekiyorsa yapılacak bir şey yoktur. Tabii bu tamamen onların üzülmediği anlamına gelmez. Çoğu zaman üzüntülerini dışa vurmamayı, duygularını karşısındakine aktarmamayı tercih ederler. Böyle zamanlarda mantıklı düşünceyi ön plana çıkarırlar. Onlar için bir ilişki bittiyse bitmiştir, üzülse bile bunun fayda sağlamayacağını düşünür.
  9. Her kadın gibi siz de sevgilinizin bazı huylarını değiştirmek istersiniz değil mi? Bu istek, bir kadın olarak, Tanrı'nın size verdiği en doğal hediyedir. Dilediğiniz kadar kullanabilirsiniz ama başlamadan önce size kısa bir bilgi verelim. Nedense bütün kadınlar, aralarında genetik bir anlaşma varmış gibi sevgililerini değiştirmeye çalışırlar. Genci, gecikmişi ama hepsi, ısrarla sevgililerinde beğenmedikleri bir huyu değiştirmek isterler. Aralarında hırsa bulanmışları, kimi zaman bunda başarılı da olur. Gerçi ortaya çıkan hilkat garibesi adam, tüm erkekler tarafından bir anda dışlansa da kadınlar bu 2 yaratığı bir müddet daha, enteresan bulurlar. İşte "Hanım köylü" ya da "Kılıbık" olarak adlandırılan modeller, bu yaratıklardır. Hatta bunların şarkı söyleyen modelleri de mevcuttur. Ancak kadınların sevgililerinde değiştirmeyi başaramadıkları huylar da vardır. Bu klasik davranışlar hakkında bilgi sahibi olmayan hanımefendiler, değişime zorlama sürecinde sert bir kayaya çarparlar ve ellerindeki son adam da kayarak meçhule gider. Böyle bir hazin sonun sizi beklememesi için size, bir erkekte değiştiremeyeceğiniz bazı davranışları anlatacağız Pazar günü tıraş olmak... Normal doğum sonucu dünyaya gelmiş hiçbir erkek, pazar günleri sakal tıraşı olmayı istemez. Bu saplantısını hiçbir zaman sizinle paylaşmaz ancak her zaman aklındadır. Ve bildiği gibi uygular. Siz siz olun sevgilinizin sakal tıraşına müdahale etmeyin. "Yok, benimki yapmaz!" demeyin, dikkat edin akşamları televizyonda yayınlanan tıraş bıçağı reklamlarını gördüğünde bakışlarını ekrandan kaçırıyordur. Eğer değişim konusunda cesursanız ve ısrarlı davranmayı kafanıza koyup, hele de "Annemler gelecek, tıraş olacaksın değil mi?" gibisinden kinayeler sokuşturmaya başladıysanız, adamınız yakında ilişkiden kopacak demektir. Yapmayın! Uyuyan devi uyandırmayın. Annesi... Neredeyse arabasıyla eşdeğerdir. En önemli alışkanlığıdır. Değiştirmeye kalkmanız demek hem cinsinizle esaslı bir savaşa girmeniz demektir ki bu savaşı kazanan gelin namzedi görülmemiştir. Annesinden onu vazgeçirmeye kalkmak yerine, ağınıza düşürün, evlenin, bir erkek çocuk sahibi olun. Şartlar eşitlenmiş olacağından savaşı kazanma ihtimaliniz yüksektir. Ancak flört döneminde sevgilinizi Prens Charles, annesini de Kraliçe Elizabeth olarak görmeniz ve her bir araya gelişinizde kraliyet seremoni kurallarını uygulamanız hayrınızadır. Maç... Eğer sevgilinizin genlerinde bir kalite düşüklüğü ya da kromozom sıyırması yoksa bir erkek olarak en doğal dürtüsünün seks ve sonrasında da futbol olduğu açıktır. "Benimki İngiliz şekerim, medeni adam, futbol sevmez!" diyorsanız kendinizi aldatıyorsunuz. Dünyadaki tüm televizyon kanallarını gezin, yüzde 97'sinde, en fazla izlenme oranı, futbol maçlarındadır. Geri kalan yüzde 3'ü ise erkeklerin birbirleriyle evlenebildikleri ülkelere aittir ki konumuzla ilgisi yoktur. Sevgilinizi maça göndermeme ya da televizyonda maç izletmemeye kalkışmanız gerçekten çok tehlikelidir. Bunu başarabildiğini sanan kadınların yüzde 97'si aile içi şiddet kurbanı olmuştur. Geri kalan yüzde 3'ü ise, sevgilileri homoseksüel olduğundan frijite vurmuştur. Uğraşmayın. Sürü Kadınlar için en zor kavramlardan biri de sevgililerinin erkek arkadaşlarıyla olan bağlılıklarıdır. Hanımlar, sosyal yönleri daha güçlü bireyler olduklarından, tek başlarına hareket edebilir ya da yeni hemcinsleriyle kaynaşabilirler. Ancak erkekler küçük sürüler halinde yaşarlar. Kanka, Badi, Kankardeşi, Emmoğlu gibi ifadelerle birbirlerine hitap ederler. Alakasız zamanlarda, ilgisiz kadınlarla evlenseler, çok iyi bir sosyal statü yakalasalar da bu küçük sürü psikolojisine sahip erkekler, bir araya geldiklerinde, birbirlerini parmaklar, şapır şupur öpüşür, hayvani sesler çıkarır ya da enselerine şaplak patlatırlar. Sevgilinizi sürüsünden ayırmaya çalışmak sizin için hayati bir hata olacaktır. Dokunmayın. Sürüyü uzaktan seyredin.
  10. Erkekler, kadınların ne istediğini bir türlü çözemezken, biz kadınlar onların ne istediklerini bulduk. Erkeklerin istediği, gerçek yüzünü göstermeden, kontrol altına alınmış gibi yapan kadınlar. İşte erkeklerin gözdesi kadın tiplerinden bazıları. Siz de bunlardan birini kendinize örnek alın ve erkeğinizi parmağınızda oynatın. Bayan tatlı Bu kadın tipi her zaman mutlu olan bir Polyanna'dır. Her şeye iyi niyetle bakar, kocası eve geç geldiğinde suratını asmaz, maç izlemek istediğinde televizyonun önünden geçmez. Tek işi kocasını ve çocuklarını mutlu etmektir. Bayan tatlı, çoğu erkeğin rüyalarını süsleyen bir kadın tipidir. Bayan seksi Böyle bir kadınla birlikte olan erkekler, kendilerini dünyanın en şanslı erkeği hissederler. Her zaman seksi olmayı başaran ve yatakta hiç başı ağrımayan bu kadın tipini kendinize örnek olarak seçebilirsiniz. Böylece eşinizi hem yatakta, hem de özel hayatta mutlu edebilirsiniz. Özellikle fantezilerden korkmayan bu kadınlar, yatak dışında bu özelliklerini kimseye göstermezler. Bayan dost Erkekler bazen her şeyi konuşabilecekleri bir kadın isterler. Hem arkadaş hem eş olan bu ideal kadın tipiyle her şeyi konuşabilirler. Maçları birlikte izler, gerektiğinde birlikte arkadaş ziyaretine giderler. Tabii bu arkadaşlığı yatakta devam ettirmek istemeyen erkekler, her zaman olduğu gibi yatakta ateşli bir kadın istemekten vazgeçmezler. Bayan özgür Bu tip kadınlar erkeklerin bunaltan soruları sormaktan kaçınır. "Neredeydin, kimleydin?" gibi sözcükler onun kullandığı kelimeler arasında yoktur. Kendine ve eşine güveni tamdır. Gereksiz kıskançlıklar yapmaz ve karşısındakinden aynı davranışları bekler. Bayan bakımlı Erkekler güzel kadınları severler, bu nedenle her zaman kendine bakan, güzel giyimli kadınlarla birlikte olmak isterler. Böyle bir kadın onlar için çekicidir. Evde karşısına sürekli olarak eşofmanla ya da dağınık saçlarla çıkan bir kadınla beraber olmaktansa, evde bile seksi kıyafetler giyen bir kadınla birlikte olmak isterler. Erkeklerin sevmediği kadınlar: Sakın böyle olmayın Feminist Özellikle aşırı feminist olan ve her söylediklerinin altında farklı bir anlam arayan kadınlar, erkeklerin hiç sevmediği tiptir. Bağımlı Erkekler özgür kadınları severler, sürekli olarak kendisine bağımlı olan kadınları sevmezler. Çünkü bu tip kadınların her zaman kendilerine ihtiyaçları olduğunu düşünerek, onları küçümseyebilirler. Romantik Romantizmi çok seven kadınların hayal dünyasında yaşadığını düşünen erkekler, izlediği filmlerden ya da okuduğu kitaplardan etkilenen romantik kadınları tercih etmezler. Çünkü bu tip kadınlar sürekli olarak ilgi isterler. Sinirli Erkeklere karşı sürekli öfkeli olan ve her zaman tartışmaya hazırlıklı olan bu kadın tipleri, erkekleri evlerinden soğutabilir. Böyle bir kadınla yaşamak onlar için oldukça zordur. Nazlı Sürekli her şeye ağlayan ve istediği şey olana kadar inat eden kadınlar, erkeklerin koşarak uzaklaşmasına neden olan tiplerdir. Nazlı bir kadınla evlenen bir erkeğin, mutluluğu başka yerlerde aramasına şaşmamak gerekir.
  11. Bir odaya girdiğinizde karşınızda duran erkekte neyi çekici buluruz da hemen orada ondan etkilenirsiniz? Hadi hanımlar kartları açık oynayalım ve bunu erkeklere anlatalım... Kadının dış görünüşten çabuk etkilenmesinde, erkeğin "ailesini iyi geçindirebilir" izlenimi uyandırıyor olması gibi nedenler söz konusu olabilir. İnsan topluluklarını ve bunların farklı dönemlerde ve farklı yerlerde geçirdikleri evrimi inceleyen antropologlar, davranışların açıklanmasında genlerin etkisi gibi biyolojik etmenlere öncelik verirler. Konu cinselliğe gelince de kuşlarda, ayılarda veya insanlarda sağlıklı çocuklara babalık edecek ve onlara iyi bir ev ortamı sağlayabilecek erkeği seçmede, türün var olmasını ve devam etmesini sağlayacak biyolojik güdünün etkisi kolayca görülür. Uzun boylu, güçlü ve yakışıklı Uzun boy ve iyi bir fiziki görüntü, sağlığın, gücün, cinsel ve üretken yeterliliğin göstergesi oluyor. İyi gelişmiş, sağlıklı kişilerin, doğum öncesinden itibaren iyi bir beslenme olanağına sahip oldukları yani iyi bir aile ortamından geldikleri düşünülüyor. Bu kişiler yeni ailelerini oluşturmak için her türlü şansa sahiptirler. Aynı şekilde, uzun boylu ve fiziksel görünüşü iyi olan erkeklere, belki de hiç sahip olmadıkları, sosyal başarı, zenginlik, zeka ve nezaket gibi nitelikleri yakıştırma eğilimi taşırız. Bütün bu nitelikler, uzun boylu ve yakışıklı bir erkeği, bir eş ve geleceğin babası olarak iyi bir seçim haline getirmektedir. Güç onda Maddi beklentiler, bazı erkeklerin sergilediği güç ve çekiciliğin yanında önemini yitirirler. Başarılı erkekler, ünlü erkekler ve ünlü erkeklere benzeyenler hepsinin verdiği mesaj aynıdır: Benim prestijim var. Ben geçindirebilirim. Gelecek için uygun gözler Sevgililerin uzun uzun bakışmaları iyi bilinir ve bu sadece duygusal nedenlerden kaynaklanmaz. Yumuşak ve ısrarlı bakışlar, kadına erkeğin dürüst ve güvenilir olduğunu hissettirir. Birbirine benzeyen çiftler Yaş, sosyal sınıf ve din açısından olduğu kadar, davranış ve giyim tarzında da kendimize benzeyen insanlardan karşılıklı olarak etkileniriz. Bu tip benzerlikler, bir ilişkinin istikrarlı olmasına da katkıda bulunur. Çocuk yetiştirmek, biyolojik yönden uzun bir uğraş gerektirdiğinden, benzerlik faktörü, kalıcı bir ilişkiyi sağlamakta yararlı olacaktır. Hepimiz kendi yüzümüze benzeyen yüzlerden hoşlanırız. Psikologlar, bunda sevgi ve güvenle karşılaştığımız ilk yüzlerin anne ve babamızın yüzleri olmasının etkisi olduğunu söylüyorlar. Bizler de annelerimize ve babalarımıza benzediğimize göre, bizi etkileyen bu yüzler, kendi yüzümüzden çok da farklı değildir. Önceleri annelerimizin ve babalarımızın yüzlerine, büyüyünce de aynada kendi yüzümüze bakarız. Bu ilk izlenimlerle birlikte, hoşlandığımız yüz düşüncesini geliştiririz. Kendimize benzeyen birisiyle karşılaştığımızda, onu güven verici ve çekici bulmamızda şaşılacak bir yan yoktur. Erkeğin bakış açısı Yapılan bir ankette, erkeklerden, kadınların erkeklerde en fazla hoşlandıklarını düşündükleri fiziksel özellikleri belirtmeleri istenmiş. Ortaya çıkan listenin başında, adaleli sırt ve omuzlar, adaleli kollar ve büyük bir penis yer almış. Aynı soru kadınlara yöneltildiğinde ise, erkeklerin böyle düşünmelerinden rahatsız olduklarını belirten kadınlar, seksi kalçaları, düz bir karnı, ince ve uzun bir fiziksel yapıyı ve çeşitli düşünce özelliklerini ön sıraya almışlardır. Başka bir derginin yapmış olduğu ankette de, kadınların yüzde 71inin, özellikle samimi, yumuşak ve duyarlı bakıyorsa, bir erkeğin gözlerini en önemli özellik olarak kabul ettiklerini göstermiştir.
  12. Erkek arkadaşınızı ya da kocanızı sürekli kızdırıyor fakat bunun sebebini bir türlü anlamıyor musunuz? İşte size birkaç ipucu... Arkadaşlarının yanında azarlıyor tonda konuşmanızdan hoşlanmazlar. Vitrinlere bakmanızdan, bakmakla da kalmayıp almayacağınız şeyi denemenizden hoşlanmazlar. Onun yarattığı romantizme aynı dozda bir romantizm anlayışıyla cevap vermemenizden hoşlanmazlar. Sizi yemeğe çıkarttıklarında "Diyet yapıyorum" demenizden hoşlanmazlar. "Para gitti" diye düşünürler. Gündüz saatlerinde ağır makyaj yapmanızdan hoşlanmazlar. Chat yapmanızdan hoşlanmazlar. Aynı paranoyak erkek kimliği burada da devreye girer. Kahkaha atarken eliyle ağzını kapatan kızlardan hoşlanmazlar. Bir erkek için bir kadının ağız güzelliği önemlidir ama özgüven yüksekliği daha da önemlidir. Gerçekten de sadece arkadaşlarınız olan erkeklerden bile hoşlanmazlar. Gününüzün 10 saatini arkadaşlarınızla cepten mesajlaşarak geçirmenizden hoşlanmazlar. Dikkat edin, yüklü bir fatura gelirse en çok alay eden onlar olacaktır.
  13. Erkeklerin hepsini 'erkek işte' deyip aynı kefeye koymayın. Bazıları gerçekten de farklı olabiliyor! Romantik, anlayışlı ve hoşgörülü bir adamla birlikteyseniz ne ala; ancak ortada dolaşan kurt adamlar, vampirler, hayaletler de var! Sizin sevgiliniz hangi korkunç karaktere daha yakın dersiniz? Vampirler Sizin tüm enerjinizi emen insanlardır. Tüm varlığınızı kendi varlığı haline getiren erkek tipidir. Moralinizi bozar, sizinle vakit geçirmek yerine arkadaşlarıyla zaman geçirirler. Sürekli ona bağımlı yaşarsınız. Vampirler aynı zamanda kıskanç tiplerdir. Etek boyunuza, dekoltelerinize karışırlar; çünkü bu onların en doğal hakkıdır! Yapılması gereken: Biraz sarımsak ile kendinizden uzaklaştırmanız mümkün. Tabii düşünce olarak. Kendinize zaman ayırmanız gerektiğini erkek arkadaşınıza acilen söylemelisiniz. Bize sorarsanız: Bu tarz erkeklerle zaman geçirmek sizi boğmaktan öteye gidemez. Kurt adamlar Çift karakterli insanlardır. Bazen beyinlerini tüm yeni fikirlere kapatırlar (özellikle de siz önerdiyseniz), bazen de yeni fikirlerle gelip sizi şaşırtırlar. Arkadaşlarıyla futbol maçlarına gitmeye bayılırlar. Onların yanında kendilerini daha güçlü hissederler. Yapılması gereken: Arkadaşlarının yanında kaplan kesilen bir erkek, sizi zaman zaman hiçe sayabilir. Erkek arkadaşlarından da hiçbir zaman vazgeçemeyeceği için, uzun vadede en büyük sorunların kaynağı bu olacaktır. İpleri elinize almak için tekrar tekrar düşünün. Bize sorarsanız: Ruhları kımıl kımıl olan bu erkek tipine aşık değilseniz, orada durmanın hiç anlamı yok. Ama tekrar gözden geçirmelisiniz tabii... O limanda daha fazla durmanızı hak ediyorsa durun, yoksa olay yerinden hızla uzaklaşın! Hayaletler Aradığınızda bulamadığınız, bir çeşit hayalet de diyebileceğimiz erkeklerdir. Vardırlar, onları hissedersiniz ancak asla nerede olduğunu ve onlar için ne anlam ifade ettiğinizi öğrenemezsiniz. İyi oyuncudurlar, sizi her zaman kandırmayı başarırlar. Yapılması gereken: Yakasından yakalayıp sorguya çekin, tabii bulabilirseniz! Bize sorarsanız: Kötü erkekleri tüm kızlar sever. Siz eğer bir hayalet ile birlikteyseniz haklı bir nedeniniz kesin vardır ve ne dersek diyelim sizi ondan ayrılmaya ikna edemeyiz. En iyisi eksileri ve artılarıyla ilgili bir liste çıkarın. Bu size daha çok yardımcı olacaktır. Zombiler Akılları başlarında olmayan adamlardır. Sürekli birilerine fikir danışırlar. Sizi seviyor mu diye merak ederken, bu soruyu o size sorar. Gariptirler, anlaşılması zordurlar. Az konuşurlar. Onların olduğu yerde barışı sağlamak hiç de kolay değildir. Kavgaların nedenleri onlardır, ama sustukları için siz suçlu duruma düşersiniz. Yapılması gereken: Neden bu hale geldiğini önce kendinize sormalısınız. Ya çocuğun aklını başından alan sizseniz? Öncelikle bunu öğrenmelisiniz. Peşine düşün. Sorunun sizden kaynaklanmadığını öğrenirseniz de sakın dağılmayın... Bize sorarsanız: Dikkat, aldatılıyor olabilirsiniz. Bir araştırsanız fena olmaz!
  14. Erkekler Marstan kadınlar da Venüstense, her iki cinsin de birbirini anlamak için bu kadar çok vakit harcamasında şaşılacak bir şey yok. Erkeklerle ilgili en çok sorulan soruların yanıtlarını sizin için araştırdık: 1- Zor kadını oynamak erkeklerin hoşuna gider mi? İşe yaramakla kalmaz, doğru biçimde oynandığı takdirde ilişkiye sıcak bir başlangıç da sağlayabilir. İşin sırrı erkeklerin, kovalamacanın verdiği heyecanı sevmelerinde yatar. İnsan ele geçiremediğini ister. Bir şekilde ilgilendiğinizi belli etmekle birlikte biraz mesafeli davranırsanız, işi kaptınız demektir. Öte yandan, bu kovalamacayı onu teşvik edici küçük hareketlerle de renklendirmelisiniz. Ona göz süzercesine yukarıdan bakmanızın ve kararsız davranmanızın hayal kırıklığı yarattığını sezerseniz, ona göz kırpın. Bildik bir senaryo gibi gelse de, erkekler kovalamayı en az bizim kovalanmayı sevdiğimiz kadar severler. Erkeğinize doğru oltayı atın. Tünelin ucunda ışık olduğunu bilsin yeter. 2- Erkekler neden berbat dinleyicilerdir? Erkekler aslında berbat dinleyiciler değillerdir. Sadece kötü birer editördürler. Onlara özellikle spor, seks ya da kendilerine yakın buldukları başka bir konuyla ilgili önemli veya ilginç bir şey söylediğinizde, şayet basketbol maçı izlemiyor ya da gazete okumuyorlarsa, kulaklarını dört açarlar. Ne var ki daha az ilgilerini çeken konulara gelindiğinde (moda, diyet furyaları, en iyi arkadaşınızın erkek arkadaşı), başlarını salladıkları, mırıldandıkları ya da dinliyormuş gibi yaptıklarında da değişen bir şey olmaz. Aslında sohbetten koptuklarının farkına bile varamazsınız. Fark ettiğiniz takdirde, öfkenizin birkaç saat boyunca dinmeyeceğini bilirler. İnandırıcı gelmedi mi? Belki de... Ama gerçek bu. Bir şeyleri değiştirmeye çalışmak istiyorsanız, önünüzde iki seçenek var: Ya erkeğiniz sizin hiç de ilginizi çekmeyen bir konudan bahsederken onunla ilgilenmiyor görünün (bunun farkına bile varmazsa hiç şaşırmayın) ya da konuşmalarınızın konularını daha büyük bir dikkatle seçin. Moda sohbetlerini arkadaşlarınıza saklayabilirsiniz. 3- Erkeğimin daha sevgi dolu olması için ne yapabilirim? Erkek-kadın ilişkilerinde sürekli gündeme gelen sorulardan biri daha... Muhtemelen kimsenin işe yarar bir çözüm üretememiş olmasından kaynaklanıyor. Sevdiğiniz erkeğin size karşı daha sevgi dolu olmasını istiyorsanız erkekler köpeğe benzer teorisinden yararlanarak, ona gelmiş geçmiş en bilimsel köpek olan Pavlovun köpeği gibi davranın. Baş başa kaldığınızda erkeğinize küçük sevgi gösterilerinde bulunun. Örneğin arkasından yaklaşarak ona sarılın. Ona sarılırken gülümsemesini sağlayın. Kulağına size özel küçük esprilerden birini fısıldayın ya da pazar günü boyunca, sizden en ufak bir şikayet belirtisi duymadan, bütün gün spor kanalı izleyebileceğine söz verin. O da zaman içinde sevgi gösterilerini iyi şeylerle ilişkilendirecek, bu zevk verici davranışın karşılığını verme fikrine ısınacaktır. Ne kadar karşı koyamasanız da, ona bu konudan söz etmeyin. Sağlıklı bir ilişkide iletişimin yeri tartışılmaz ama ona ne kadar sevgi dolu olmasını istediğinizden söz ederseniz, gerçekte öyle olmasa da ağlayıp sızlanıyor izlenimi vermiş olursunuz. Böylece, hiçbir yere varamazsınız. Bazı şeyleri konuşmak yerine davranışlarınızla ortaya koyun. Sabırlı olun, bu iş biraz zaman alabilir. 4- Erkekler kadınların yatakta ne istediklerini dile getirmelerinden hoşlanırlar mı? Bu isteklerinizin nasıl olduğuna bağlı. Bir erkekten daha geç boşalmasını veya daha güzel kokmasını isterseniz, alacağınız cevabın olumlu olma olasılığı düşüktür. Özel konuları konuşmaktan utanıyor ya da onu incitmek istemiyorsanız, oturup baş başa konuşmaktansa, yatakta bazı yeni hareketleri kendiniz uygulamayı deneyin. Tepkisini ölçün. Daha sonra, ondan bu konudaki düşüncelerini öğrenebilirsiniz. Yüzü kızarabilir, geçiştirmeye bile çalışabilir. Ama en azından, ona da yatakta yaratıcı olması için yeşil ışık yakmış olursunuz.
  15. Kadınlar da erkekler de bir ilişki yaşayacakları kişide bazı özellikler arıyor. Kimileri güleryüz istiyor, kimileri de sevdiğinin doğal olmasını tercih. Espri yeteneği: Bir kadını veya erkeği güldürebilmek, kalbinin yarısını da kazanmak demektir. Espri yeteneği çok hafif ama etkili bir silahtır. Küçük bir detaydır ama her şeyi bir anda değiştirebilir. Zekice yapılan espriler, sohbetin samimileşmesini sağlayacak en etkili yöntemdir. Gülümseme: Kadınların erkeklerde aradıkları en önemli özelliklerden biri de güler yüzdür. Gülümseme, sizi çekici kılan unsurlardan biridir. Yüzünüzü aydınlatan sıcak bir gülüş, onu elde etmenizi sağlayacaktır. Sonuç, kesin ve çabuktur. Üstelik gülümsemeniz sizin ne hissettiğinizi bütün kelimelerden daha iyi anlatır. Eğer birinden hoşlanıyorsanız, aşıksanız veya onun için deli oluyorsanız, bunu sadece bir gülümseme ile ilan edebilirsiniz. Doğallık: Bütün çekiciliğinizi olduğunuz gibi gösterebilirseniz, yani doğal olabilirseniz, kesinlikle karşınızdakini etkileyebilirsiniz. Hayatı ve insanları sevmek, yaşam enerjisi ve heyecan erkekleri de kadınları da çeker. Sürprizler: Özel günleri fırsat bilip, ona mutlu olacağı hediyeler armağan edin. Vereceğiniz hediyenin içine romantik bir şiir ya da aşkınızı esprili bir şekilde ifade edecek minik bir kart eklemeyi de unutmayın. Ne kadar etkili olduğunu göreceksiniz. Doğru hediye: Kadınlara ve erkeklere en doğru hediyeyi seçmek, onun kalbini on ikiden vuracaktır. Kadınları çiçek, parfüm ve güzel ambalajlanmış bir çikolata etkileyeceği gibi, erkekleri ise kalem ve kravatla etkileyebilirsiniz.
  16. Özel hayatınızı gizli tutmak, ilişkinizi gözlerden uzak yaşamak istiyor ama bir türlü başaramıyorsunuz. Ne yaptığınızı herkes biliyor. Sizin de önlem almanız gerekiyor. Onunla nereye gittiğinizi, kavgalarınızı, barışmalarınızı, ilişkinizin iniş çıkışlarını herkes biliyor. Artık yavaş yavaş laflardan sıkılmaya başladınız ve bunların ilişkinizi yıprattığını fark ettiniz. O halde niye hala bekliyorsunuz! Doğru bir stratejiyle bunların üstesinden gelebilirsiniz... Dedikodu hastalığı Her insan az çok dedikodu yapmayı sever. Ancak dedikodunun yıkıcı değil yapıcı olanını tercih etmelisiniz. İşi gücü, hayattan beklentileri olmayan bazı insanlar etraflarındaki mutlu insanların da mutsuz olmalarından büyük zevk alırlar ve bunun için adeta tüm enerjilerini harcarlar. Sizin yapacağınız öncelikli olarak etrafınızı dikkatlice inceleyip bu tarz insanların olup olmadığını tespit etmek. Şayet ki varsa bu insanlarla tüm diyaloğunuzu kesmelisiniz. Önce siz konuşun İşe yarayan bir başka yöntem de başkalarının konuşmasına izin vermeden ilişkiniz hakkında kendinizin konuşması. Detaya girmeden çevrenizdeki meraklı insanlara ilişkiniz hakkında ipuçları verin. Ancak bunu yaparken çok dikkatli olmalısınız eğer ipin ucunu kaçırmaya kalkarsanız, durum eskisinden de beter bir hal alabilir. Bu yüzden ilişkinizde bazı problemlerin olduğunu anlatın. Bir sürü şey anlatın ama sonunda kimse bir şey öğrenemesin. Bunu başarabilirseniz insanlar sizin hakkınızda her şeyi bildiklerini zannederler ve ilişkinizin dedikodu yapılmaya değer bir yanı kalmaz onlar için. Partner faktörü Tüm bunları yaptınız ama etrafınızdaki insanlar hala sizin ilişkiniz hakkında konuşmayı sürdürüyorlar. O zaman bir de sevgilinizin tavrına dikkat edin. Eğer ikiniz hakkındaki çok özel bazı ayrıntıları onun yaydığını tespit ederseniz bu ilişkiyi hemen bitirin, çünkü dedikoducu erkekten daha itici bir insan olamaz!
  17. Eşinizle aranızdaki sorunlar çözümsüz değil. Herşeyin bir formülü olduğu gibi evlilikteki sorunların da bir çözümü var. Balayında siz keyifle üzüm yerken, eşiniz size yan yan bakıp nasıl üzüm yeneceği hakkında bir söyleve başlarsa ne hissedersiniz? Ya da akşam yemeğine misafir beklerken, eşiniz aniden yemek odasının duvar kâğıdını yenilemeye girişirse ne olur? Kişilik farkları Floptence Littauer, Sistem Yayıncılık'tan çıkan "Çift Bulmacası" kitabında eşler arasındaki kişilik farklarından kaynaklanan sorunlara çözüm sunuyor. Ayrıca kitaptaki testle, güçlü kolerik, melankolik, popüler optimist ve barışcıl soğukkanlı kişiliklerinizden hangisi olduğunuza ve partnerinizle birbirinizi neden cezbettiğinizi anlamanıza ayna tutuyor. Eşlenen kişilikler Popüler optimist ve güçlü kolerik doğal harmandır. Çünkü her iki tip de dışa dönük, iyimser ve açık sözlüdür. Bu harman heyecan verici insanlar yaratır. Barışcıl soğukkanlı ve melankolikler uyuşur çünkü her iki kişilik de içe dönük, karamsar ve tatlı dillidir. Fazla heyecan verici değillerdir. Güçlü kolerik ve melankolik tamamen işe yönelik insanları yaratır. Popüler optimist ve barışcıl soğukkanlı kişiler kolaylıkla bir araya gelir. Eğlenmeyi severler. Sorumluluklarını kolayca unutuverirler ancak gene de bir şeyleri yapar gibi görünerek karşılarındakileri büyülerler. İlişki için kişilik testi (Her sıradaki dört kelimeden size en çok uyan bir tanesinin yanına X işareti koyun) Kişilik profili Güçlü yönler 1- Maceraperest uyum sağlayan hareketli analitik 2- Israrcı neşeli ikna edici huzurlu 3- Uysal fedakâr sosyal iradesi güçlü 4- İnsaflı denetimli rekabetçi inandırıcı 5- Ferahlatıcı saygılı çekingen becerikli 6- Hoşnut duyarlı kendine güvenen canlı 7- Planlı sabırlı olumlu teşvik edici 8- Emin doğal programlı utangaç 9- Düzenli nazik dobra iyimser 10- Arkadaş canlısı bağlı komik baskıcı Zayıf yönler 1- İfadesiz çekingen yüzsüz zorba 2- Disiplinsiz sevimsiz donuk affetmez 3- Suskun kinci dirençli tekrarlayan 4- Titiz korkak unutkan açık sözlü 5- Sabırsız güvensiz kararsız laf kesen 6- Sevilmeyen işe karışmayan tutarsız şefkatsiz 7- Dik kafalı gelişigüzel müşkülpesent tereddütlü 8- Renksiz karamsar kibirli göz yuman 9- Kolay öfkelenen amaçsız tartışmacı soğuk 10- Saf olumsuz tavırlı sinirli kayıtsız Kişilik puan cetveli (Kişilik profilinde X'lerinizi aşağıdaki uygun yerlere işaretleyin. Mesela eğer profilde 'maceraperest'i işaretlediyseniz puan cetvelinde de işaretleyin) Güçlü yönler Popüler optimist güçlü kolerik melankolik barışçıl soğukkanlı 1- Hareketli maceraperest analitik uyum sağlayan 2- Neşeli ikna edici ısrarcı huzurlu 3- Sosyal iradesi güçlü fedakar uysal 4- İnandırıcı rekabetçi insaflı denetimli 5- Ferahlatıcı becerikli saygılı çekingen 6- Canlı kendine güvenen duyarlı hoşnut 7- Teşvik edici olumlu planlı sabırlı 8- Doğal emin programlı utangaç 9- İyimser dobra düzenli nazik 10- Komik baskıcı bağlı arkadaş canlısı Zayıf yönler Popüler optimist güçlü kolerik melankolik barışçıl soğukkanlı 1- Yüzsüz zorba çekingen ifadesiz 2- Disiplinsiz sevimsiz affetmez donuk 3- Tekrarlayan dirençli kinci suskun 4- Unutkan açık sözlü titiz korkak 5- Laf kesen sabırsız güvensiz kararsız 6- Tutarsız şefkatsiz sevilmeyen karışmayan 7- Gelişigüzel dikkafalı müşkülpesent tereddütlü 8- Göz yuman kibirli karamsar renksiz 9- Kolay öfkelenen tartışmacı soğuk Amaçsız 10- Saf sinirli olumsuz tavırlı kayıtsız Kişilik analizleri Şimdi X'ler hangi başlık altında daha çoksa siz o kişiliksiniz. Popüler optimist: Eğlenmek ister. Duygusal ihtiyaçları şefkat ve kabul görmektir. Esprilidir. Düzensizdir. Hayat eğlenceli olmadığında ve sevilmediğini hissetiğinde depresyona girer. Değer veren insanları sever. Strese girdiğinde olay yerini terk eder, çıkar. Güçlü kolerik: Liderdir. Doğru ve çabuk hüküm verir. Patronluk taslamaları, sabırsız ve duygusuz olmaları zayıf yönleridir. Uysal insanları sever. Strese girdiğinde daha çok çalışır. Melankolikler: Doğru olanı yapmak ister. İstikrar, sessizlik ve hassasiyet duygusal ihtiyaçlarıdır. İyi organizatördür. Ancak kolay bunalıma girer. Ciddi, entelektüel insanları beğenir. Strese girdiğinde bir kenara çekilip sorunları yeniden gözden geçirir. Barışcıl soğukkanlılar: Çatışmadan kaçınır. Dikkat çekmeyi ve takdir edilmeyi sever. Sessiz ama esprilidir. Kararsız ve enerji noksanlığı zayıf yönleridir. Çatışmalarla karşılaştığında depresyona girer. Onlara saygı gösteren insanları sever. Strese girdiğinde yemek yer, televizyon izler.
  18. Onu tanıyorsunuz, ya kendinizi? Bir ilişkide nasıl davrandığınız aslında kişiliğinizin de ipuçlarını veriyor. Antrenör Geleceğinizin güvende olmasını mı istiyorsunuz? Çevrenizdeki insanların sizinle aynı düzeyde olmasını mı istiyorsunuz? Bu durumda siz ilişkinizi 'birtakım' olarak görüyorsunuz. Aşka aslında çok da inanmıyorsunuz. Aşkı ve ilişkiyi çıkarların uyumu olarak niteliyorsunuz. Sevgilinize sürekli taktikler veriyorsunuz. Gerektiğinde iş değiştirmesi için baskı yapıyorsunuz. Ama onu biraz rahat bırakmalı ve siz de rahatlamalısınız. Sahiplenen Onu kıskanıyor musunuz? Sürekli sevgisini kanıtlamasını mı istiyorsunuz? Sık sık onsuz bir hayatın nasıl olacağını düşünüyor ve onun odak noktası olmak için çabalıyorsunuz. Sorunlar da bu noktada başlıyor. Onun sizsiz bir şeyler yapması sorun oluyor. Onun adına yaşamaktan, iki vücutta tek ruh olmaktan vazgeçmeniz gerekiyor. Bağımlı Onu deli gibi seviyorsunuz. Bu sevgi adına her şeyi yapmaya hazırsınız. Onun için yapamayacağınız fedakarlık yok. Peki bu ilişkide siz neredesiniz? Biraz kendiniz için yaşamayı öğrenmelisiniz. Başkası için yaşadığınız taktirde siz yok olursunuz. Dost Kavgaları çocukça mı buluyorsunuz? Siz sevgiliden çok, dost olmayı istiyorsunuz. Aşk her şeyden önce güven sizin için. Değişiklik, uçarılık size göre değil. İlişkileriniz hep uzun soluklu. Sevgilinizle her şeyi yapmayı, onunla tüm hayatı paylaşmayı istiyorsunuz. Ancak dostça tavırlarınızın yanında bir sevgilinin şefkatini de ondan esirgemeyin. Tutkulu Onu çok çekici buluyorsunuz. Siz aşka aşık bir insansınız. Partnerinizin de öyle olmasını tercih ediyorsunuz. Onsuz bir dakika bile ıstırap içinde geçiyor. Çevrenizdekiler sizden 'Romeo ve Juliet' diye söz ediyor. Ancak siz aşkta acı olması gerektiğine inanıyorsunuz. Hep imkansız aşkların peşinde koşuyorsunuz. Onun için şiirler yazıyorsunuz. Doğru insanı bulursanız bir sorun yok ancak, kendinize acı çektirmekten vazgeçmelisiniz.
  19. Hiçbir ilişki sadece mantık üzerine kurulmaz, aynı şekilde sadece aşk da mutlu olmaya yetmez. İlişki, dünyanın en zor işidir ve uyulması gereken kuralları vardır. Kabullen: İki şeyi kabulleneceksin. Birincisi "aramızda iktidar problemi olmasın şekerim" gibi girişimler tamamen hayalcidir; kabul edeceksin. İkincisi, bir insanın bir başkasını hep aynı şiddette sevmesi mümkün değildir, bunu da kabul edeceksin. İzin ver: Karşındakinin kendisi olmasına izin vereceksin; en sana uymayan yanlarını bile budamaya kalkmayacaksın. Sen de uyum sağlamak için kendini eksilten bir çabaya girişmeyeceksin. Bu, hiçbir zaman sandığın kadar iyi olmaz; her zaman sandığından kötü olur. Belden aşağı vurma: Hiçbir kavgada, asla belden aşağı vurmayacaksın. Onun kişiliğini yıkacak şeyler söylemeyeceksin; onun zaaflarını kavgada koz olarak kullanmayacaksın. Sevdiğin insanla "yenmek" için kavga etmeyeceksin. İki kişilik evren kur: Kanepede uzanıp yaptığınız dedikodularla, komik küçük sohbetlerle sadece ikinizin anlayacağı bir dil ve bu dilin etrafında iki kişilik bir evren kuracaksın. Dünya işleri zaten ağır; sen hafifleteceksin! Onun tarafını tut: Ne olursa olsun üçüncü kişilerin yanında ve üçüncü kişilere karşı onu tutacaksın! Hiç "objektif" gibi görünmeyebilir bu sana ama zaten ilişki sübjektiftir. Yıkılma: En ölümcül haller dışında hiçbir üzüntünde onun üzerine yıkılmayacaksın. O senin doktorun, psikoloğun değil, sevgilin. Kendi derdini mümkünse kendin halledeceksin. Emek harca: İlişkinin ihtiyaçlarını hassas bir görü ile saptamaya gayret edeceksin. Örneğin onun yalnız kalmaya ihtiyacı varsa, tepesine binip sevgi performansları yapmayacaksın. Öğren: Birlikte yeni şeyler görmeye, öğrenmeye, yeni maceralar yaşamaya bakacaksın. İlişkinin enerjiye ihtiyacı varsa, kendini akışa bırakmayacaksın. Antrenman yap: Birbirinize çok yapışıp kaldığınız anlarda derhal ufak çaplı tek başına yaşama antrenmanları yapacaksın. Ona da yaptıracaksın! Bu, ilişkiye yeni enerji girişini sağlayacaktır. Dikkat et: Bu en önemli emirdir. En önemli şey ilişkiniz değildir. En önemli şey, o ve sensin; ayrı ayrı... İkiniz de birer insansınız.. Onu ve kendini olduğun gibi kabul etmeye dikkat et.
  20. Kadınların ve erkeklerin hemen teslim olacakları tavlama repliklerinin neler olduğunu merak ediyor musunuz? Danimarka'nın günlük tabloid gazetelerinden Ekstra Bladet kadınların ve erkeklerin hemen teslim olacakları tavlama repliklerini yayınladı. Gazetenin internet sitesinde yapılan oylamanın sonunda, en iyi "giriş cümleleri" belirlendi. 40 bin kişinin katıldığı yarışmada en beğenilen tavlama repliği, "Telefon rehberi yazmaktayım. Senin de numaranı alabilir miyim?" oldu. Danimarkalı kadınların üçüncü, erkeklerin ikinci sıraya yerleştirdikleri replik ise: "İlk görüşte aşka inanır mısın? Yoksa biraz daha dolanayım mı etrafında?" oldu. İşte en etkili 10 cümle: Bir telefon rehberi yazmaktayım, senin de numaranı alabilir miyim? İlk görüşte aşka inanır mısın, yoksa etrafında bir kaç tur daha atayım mı? Kellogs Frosti mi yiyorsun, içimdeki kaplanı uyandırdın. İşte ben geldim, diğer iki dileğin nedir? Büyülü bir kol saati aldım, üzerinde iç çamaşırın olmadığını söylüyor, (...) pardon saati 1 saat ileri almışım? Eve gidip sevişelim mi, yoksa içkini bitirinceye kadar bekleyelim mi? Yeterince çekici miyim, yoksa biraz daha içecek misin? Ayakkabıların çok güzelmiş, sevişelim mi? Telefon numaramı unutmuşum, seninkini ödünç alabilir miyim? Bu şehirde yabancıyım, bana evinin yolunu tarif edebilir misin?
  21. Aşık olunca yüzünüz aydınlanır, gözlerinizin içi güler. İşten güçten de hayır gelmez. Aşık olduğunuz 1 kilometre uzaktan anlaşılır. Zira aşk, varlığını açıkça belli eder. Nasıl mı? Güne her zamankinden daha erken başlarsınız. Sanki kendinizi günler boyu uyumuş gibi hisseder ve gayet formda olursunuz.. Patlamış mısır, cips ve kola. Bir anda hayatınızın vazgeçilmezleri arasına girer çünkü aşk sayesinde atıştırmalarınız had safhaya çıkmıştır. Gözlerinizin içi gülmeye başlar, yanaklarınız pembeleşir, güzelleşirsiniz. Sizi gören "şıp" diye aşık olduğunuzu anlar. Unutmayın ki, müzik kadar aşk da ruhun gıdasıdır. Bir anda alış-veriş delisi oluverirsiniz. Ama bu tam bir çılgınlık aşamasındadır. Yepyeni giysiler, kokular ve makyaj malzemeleri alınır. Farklı bir tarzın deneme çalışmaları da başlamıştır. Dolaptakilerin ise pabucu çoktan dama atılır. Önceleri gözünüze çarpmayan ya da çarptığı halde aldırış etmediğiniz kilolarınız ve can düşmanınız selülitler, baş derdiniz olur çıkar. Her daim ayna karşısında, onlardan nasıl kurtulacağınızı düşünürsünüz. Ve paranızın büyük bir kısmını kremlere ve spor merkezlerine bağışlarsınız. İş güç hak getire! Sorumluluklar kendini bir anda "top on" listesinin alt sıralarında bulur. Patronunuzun imalı lafları bile dikkatinizi çekmez. Varsa yoksa "O" dur. Ee, ne de olsa listenin başına yerleşmiştir. Sizi görenler nedensiz sırıtmalarınıza ve ağzınızın artık kulaklarınıza yapışmasına, herkese hatta hoşlanmadığınız insanlara bile sevgi dolu davranmanıza bir mana veremezler. Hâlbuki siz yeni aşkınız sayesinde dünyanın en mutlu insanısınızdır. Varsın sizi anlamasınlar. Paranoyak olup çıkarsınız. Yemeden içmeden ha bire, onun hakkında sürekli ya beni aldatıyorsa, bugün hiç aramadı, ya başına bir şey geldiyse gibi paranoyalar üretir, sizin yanınızda olmadığı zamanları kendinize işkence saatleri haline getirirsiniz. Onunla geçen süre, nedense su gibi akıp geçer. Onu her gün görmek için bilumum yalanlara başvurup, en yakın arkadaşınızı bile ekebilirsiniz. Kalp atışlarınız bir türlü normale dönmez. Hele onu görünce, adrenalin miktarınız maksimum noktalara sıçrar. Elleriniz titrer, midenize kramplar girer.
  22. Güven veren, mutlu ve sağlıklı bir ilişki mi yaşamak istiyorsunuz? İşte ipuçları... 1. Sadık olun: Sağlıklı ve mutluluk verici bir ilişkinin temeli bağlılığa dayanır. Yakınlaşmaktan korktuğunuz için sevdiğinizden uzaklaşmak isteseniz de, sadakat sayesinde ona bağlı kalırsınız. Sadakat, sorumluluk almak, korkuları kontrol etmek ve duygusal olarak hazır olmak demektir. Eğer iki taraf da gereken sadakati gösterirse, sağlıklı bir ilişki için ilk adım atılmış olacaktır. 2. Kişisel sorumluluklar alın: İnsan, olgunlaştıkça kendi sorumluluklarını öğrenir ve bu sorumluluklar çerçevesinde hareket eder. Ancak bazı sorumluluklar vardır ki, bunlar başkasına karşıdır. Partnerinizi olduğu gibi kabul edin. Bu ilişkinin sadece sizin değil, ikinizin duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için olduğunu unutmayın. 3. Kendinize iyi bakın: Hiç kimsenin sizin mutluluğunuzu sağlamasını beklemeyin. Eğer kendinize iyi bakar, ihtiyaçlarını karşılarsanız, ilişkinizin daha dengeli olmasını sağlarsınız. Partneriniz için her şeyi siz yapmayın. Unutmayın ki, onun kendisine iyi bakmayı öğrenmesi gerekiyor. 4. Dürüst olun: Kafanızı karıştıran, sizi üzen konuları, ihtiyaçlarınızı, isteklerinizi, duygularınızı ve sınırlarınızı dürüstçe ve açık olarak ifade edin. Doğruları söyleyip söylememe çelişkisine düşmeyin. Doğruları, ilişkinizi zedelemeyecek biçimde söylemeye dikkat ederseniz, mutlu olursunuz. 5. Kendinize düşen görevi yapın: Sağlıklı ve mutluluk verici bir ilişki çaba gerektirir. Elinizden geldiği kadar canlı yaşamaya çalışın, duygusal sorunlarınıza çözüm arayın, her şeyi yönetmeye çalışmayın, geçmişinizdeki sorunlarla yüzleşin ve korkularınızı yenin. Böylece sağlıklı bir ilişki için kapasitenizi artırmış olacaksınız!
  23. Birlikte olduğunuz erkeğin kıskançlığından bıktınız ve artık ne yapacağınızı bilemiyorsunuz. Peki, sizi hiç kıskanmasaydı daha mı mutlu olacaktınız? Sevgilinizin ya da eşinizin kıskançlığından durmadan şikayet ediyor, size koyduğu yasak ve kısıtlamalardan yakınıyor, özgürlüğünüzü elinizden aldığım düşünüyorsunuz. Keşke her şey çok farklı olsa. Size hiç karışmasa, giydiklerinize müdahale etmese, akşam kimlerle nereye gideceğinizi sormasa, sizi restoranlarda gözleriyle yiyen erkeklere aldırmasa... Kendinizi ne kadar rahat hissederdiniz. Öyle değil mi? Hayır, hiç de öyle değil. Sevme ve sahiplenme Aşkın doğasında sahiplenmenin de olduğunu hangimiz inkar edebiliriz ki? Birlikte olduğu kadının bir yönden kendisine ait olduğunu düşünmeyen erkek sayısı herhalde parmakla gösterilecek kadar azdır. İşte bütün o kıskançlık gösterilerinin, çıkan tatsızlıkların, koyulan kısıtlamaların, surat asmaların temelinde yatan da bu sahiplenme duygusu. Üstelik biz kadınlar aksini iddia etsek de bu duygudan hoşlanıyor, hatta zaman zaman birlikte olduğumuz erkeği kışkırtacak hareketler yapmaktan çekinmiyoruz. İlişkinin heyecanını kaybetmeye başladığı zamanlarda ufak ve masum numaralarla onların kendilerini tehlikede hissetmelerini, dikkatlerini yeniden ve tamamen bizim üzerimizde toplamalarını sağlıyoruz. Ya hiç kıskanmasaydı? Sevdiğiniz insanın kıskançlığından bunaldığınız zaman gözünüzün önüne bir erkek tipi getirin. Bu öyle bir erkek ki sizi hiçbir şekilde kıskanmıyor. "Akşam beş tane erkekle yemeğe, oradan da bara gidiyorum, üzerimde ise süper mini bir etek ve bir büstiyer var" deseniz de, onun önünde başka erkeklerle son derece sıcak diyaloglar kursanız da sizinle hiç ilgilenmiyor. Her ilişkinizi doğal karşılıyor, hiçbir zaman hesap sormuyor, asla açıklama istemiyor, nerede olduğunuzu bile merak etmiyor. Böyle bir erkekle birlikte olsaydınız mutsuz olur, üstelik kendinizi onun bir parçası gibi de hissedemezdiniz. Serbest ilişki adı altında birlikte olan insanlar için bu ilişkinin bir süre sonra son derece saçma sapan ve yıpratıcı hale gelmesinin nedeni de bu zaten. Dozu iyi ayarlamalı Sahiplenme ve kıskançlık hepimizin doğasında var. Önemli olan dozu iyi ayarlayabilmek. Kıskançlığı rahatsız edici bir unsur haline getirmek yapılabilecek en büyük hata. En iyisi hem ortada bir sahiplenmenin, düşkünlüğün ve büyük bir aşkın olduğunu gösteren, hem de karşı tarafın özgürlüğünü kısıtlamayan, yaşam alanını işgal etmeyen, kişiliğini hiçe saymayan, tatlı bir kıskançlık. Aksi takdirde ilişki iki taraf için de bir kabusa dönüşebilir. Kıskançlığın temelinde güvensizlik olduğunda çiftler birbirlerine gittikçe yabancılaşıyor, büyük kavgalar ediyor ve bir süre sonra ilişki bitiyor. Oysa birbirini hoş bir şekilde kıskanan çiftlerde bu duygu ilişkiye renk katan hoş bir ayrıntı haline geliyor. Yani aslında önemli olan kıskançlığın dozunu iyi ayarlayabilmek. Bunu becerebilen erkeklerin birlikte olduğu kadınlar bir yandan sahiplenilme ihtiyaçlarını tatmin ediyor, bir yandan da özgürlüklerinin tadını çıkarıyorlar. İnanın, bunu becerebilen erkekler var.
  24. Yaşlı erkek ve genç kız... Uyumsuz bir birliktelik gibi gözükse de onlar aslında çok mutlu... Peki ama neden? Genç kız acaba o yaşlı erkekte neler buluyor olabilir? İşin magazinsel boyutunu bir kenara bırakıp biraz da espritüel bir şekilde genç kızlar neden yaşlı erkeklerle birlikte olmak ister sorusuna birlikte cevap aramaya ne dersiniz? 1. Askerlik, iş bulma gibi nedenlerle uğraşmazsınız. O artık hayatını kurmuş bir erkektir. 2. Para durumları işleri güçleri oturduğundan daha iyidir. 3. Onu ailenizle tanıştırırken göğsünüzü gere gere tanıştırırsınız. Ne de olsa adam gibi adamdır artık. 4. Arkadaşlarıyla güç gösterisine girmezler. 5. Onunla bir bara ya da restorana gittiğinizde etrafını kesmezler. 6. "Beni aldatıyor mu?" düşüncesine daha az kapılırsınız. Eh 20'lik ateş değil ne de olsa. 7. "Şimdi nerede ve ne yapıyor?" diye düşünmezsiniz. Çünkü o artık bar, disko ve gece hayatını bırakmıştır. Sakin sakin evinde oturuyordur. 8. Çoğu şeye doymuştur artık o, siz onun gerçek "bir tanesi"sinizdir. 9. Eski defterleri fazla karıştırmazlar. Geçmiş geçmişte kalmıştır. 10. Onlar yalnız geleceğe bakarlar. 11. Giydiğiniz dekoltelere, minilere daha az takılırlar. 12. Onlar "olayları" artık "aşmış"lardır. Ufak tefek detaylarla uğraşmazlar. 13. Eski hatalarını tekrarlamazlar. Ne de olsa bunlardan yeterince ders almışlardır. 14. Eski kız arkadaşlarının fotoğraflarını odalarının bir köşesinde ya da cüzdanlarında taşımazlar. 15. "Eski kız arkadaşım da şöyleydi" cümleleriyle söze başlamazlar. 16. Geleceğe yönelik planları daha kolay kurarlar. 17. Daha çok özen gösterirler. Arada babacanlığa da geçerler. 18. Göğsüne başınızı dayadığınızda kendinizi kelimenin tam anlamıyla "güçlü" ve "güvenli" kollarda hissedersiniz. 19. Her an hissettikleri şeyleri daha rahat söylerler ve duygularını daha sık dile getirirler. 20. "Seni seviyorum" cümlesini kurmakta o kadar zorlanmazlar. 21. "Kadın" dilini daha iyi anlarlar. 22. Kıyafet, eşya vb. seçimlerde sizi yanlarından ayırmazlar. Onlar artık kadınların daha zevkli ve daha iyi alışverişçiler olduğunu kabul etmişlerdir. 23. Ne istediklerini daha iyi bilirler ve hedefe yönelmek için anında harekete geçerler. 24. Size kendilerini beğendirmek için daha çok çaba sarf ederler. Aslında daha oturmuş olduklarından kendilerine neyin, ne kadar yakıştığını daha iyi bilirler. 25. Sizi kaybetmekten gerçekten korkarlar. Sizin gibi çıtırı bulmuştur bir kere... Size keyfini çıkarmak kalır. 26. Sizinle konuşurken kelimeleri daha özenli seçerler. 27. Sohbetleri daha keyifli ve doludur. Kadınlarla da sohbet edilebildiğini anlamışlardır. 28. Zaman kavramı onlar için önemlidir. Her anı artık dolu dolu yaşamak isterler. 29. Onlar size kendinizi gerçek bir "kadın" gibi hissettirirler. Ne de olsa tecrübe! 30. Ve en önemlisi "ön sevişmenin" kadınlar için ne kadar önemli olduğunu artık bilirler ve ön sevişmeyi mümkün olduğu kadar uzatırlar. Böylece sizi daha mutlu ederler.
  25. Ya buz gibi bir sessizlik ya da korkunç bir kavga... Kadın erkek ilişkilerinde dengeyi tutturmak da oldukça zordur! Birbirine deli gibi aşık olan insanların bile zaman zaman fikir ayrılığına düşmelerinden ya da birbirlerine zaman zaman katlanamamalarından daha doğal ne olabilir ki? Kaliteli tartışmanın püf noktaları Tartışılan konuyu kişileştirmeyin. Onun hoşlanmadığınız davranışlarından konuşuyor olsanız bile genel bir konuda konuşuyormuş gibi davranın. Ses tonunuzun, bakışlarınızın ve jestlerinizin düşmanca olmamasına özen gösterin. Yaklaşımınız daima objektif olsun. Özel konuları arkadaşlarınızın yanında konuşmak üstelik de onları hakem yerine koymak gibi bir hataya düşmeyin. Ancak ortada konuşulan genel bir konu varsa ve herkes bu sohbete katılıyorsa siz de fikrinizi söyleyin. Tartışma sırasında herhangi bir sözüne ya da hareketine sinirlenseniz dahi ona sakın hemen cevap vermeyin. Aksi halde kendinizi hiç söylemek istemediğiniz şeyleri söylerken bulursunuz. Derin bir nefes alın ve 10 saniye düşünün, gerçekten vermek istediğiniz cevabı kafanızda toplayın ve ondan sonra konuşun. Her zaman genel konularda konuşmayı tercih edin çünkü bu hem kısırdöngüye girmekten ve karşılıklı suçlamalardan kurtaracak, hem de bilgileri paylaşmanızı ve ilgi duyduğunuz alanlarda birbirinizi geliştirmenizi sağlayacaktır. Nerede durmanız gerektiğini bilin. Tartışmaktan kaçmak elbette yanlış. Ama bazı durumlar vardır ki sıcağı sıcağına tartışmak yerine zaman geçmesini beklemek ya da tartışmayı kesmek en iyisidir. Onun üzerine gitmeyin ve onun da sizin üstünüze gelmesine izin vermeyin. Birbirinizi dengelemeyi bilin Onun daha gergin olduğu durumlarda sizin daha sakin, sizin sinirli olduğunuz durumlarda da onun daha ılımlı olması tartışmanın büyümesini engelleyecektir. Alaycı tavırlar, küçümseyen bakışlar ve iğneli sözler daima olumsuz etki bırakır ve her şeyi berbat etmekten başka bir işe yaramaz. Tartışma boyunca ciddi, iletişime açık ve anlayışlı olun. Rahatsızlıklarınızı ve görüşlerinizi net bir biçimde ifade edin. Tartışma bittiyse gerçekten bitsin. İşi uzatmayın ve hiçbir fikir mücadelesinin sonunda gerginlik çıkarmayın.