Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

Yorgun_sair

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

Yorgun_sair tarafından gönderilen her şey

  1. "Son,sözümdür bendeki yaralama değil". Vurgunculuk,değil. Hainlik,değil. Kahpelik,değil. "Sözler,sonda kalır". Laflar,ağırdır. Dil,yarası başkadır. Son,sözüm bu benim. "Ağır,laf koyar adama". Adam,adam olana. Anlarsa,yarana. Son,sözümdür bu benim. "Çok,konuşmayı sevmem". Lafı,uzatmayı bilmem. Kısa ve öz,konuşurum. Son,sözümdür bu benim. "Haklıysam,hakkımı ararım". Haksızsam,susarım otururum. Hakkımı,sonuna kadar savunurum. Son,sözümdür bu benim. "Ağlarsam,gerçek ağlarım". Yalan,malan kıvıramam. Rol,yapmam. Son,sözümdür bu benim. "Dilim,bazen acı olur". Kırmayı,kolay beceremem. Gerekirse,affedersiniz özür dilerim. Son,sözümdür bu benim. "Lafı,bölmeyi istemek istemem". Ama,ağır lafsa lafa dalarım. Kendimi,kimseye çiğnettirmem. Son,sözümdür bu benim. Yazan:Oğuz Aktaş
  2. "Yalnızlığımız,bizi götürür uzak diyarlara". Diyarlar,çeker başka diyarlara. Kelepçeliyiz,bu hayatta. Dizlerimiz tutulu,ellerimiz kapalı. "Yalnızlık,içimize bulaşmış". Yalnızlık,bir ağlamak olmuş. İçimize,derin bir yara işlemiş. Hayat,bizi ağlatır olmuş. "Mahkumuz,bu hayatta". Mahkumluğa,bulaşmışız. Mahkum,hayatı yaşıyoruz. Yalnızlığın,mahkumuyuz. "Ömür,tükenirken şu yolda". Yorgun ve yaşlı,bedenlerimiz. Yürür,şu topraklarda. Hiç yorulmadan,hiç yıkılmadan. "Yalnızlığımız,bir gökteki kuşa benzer". Yalnızlığımız,bir mahkumun hayatına benzer. Yalnızlığımız,karanlığa bulaşmış bir mafya liderine benzer. Yalnızlığımız,gitgide bizi içine çeker. "Hayat,adamı yalnızlığa mahkum eder". Mahkumluk,bizim arkadaşımız olur. Mahkumuz,bu hayatta kelepçeler dolar zindandan kara kelepçeler. Yalnızlık,adamı mahkum eder. Yazan:Oğuz Aktaş
  3. "Adam,olabilmek için adamlık lazım". İnsan,olabilmek için insanlık lazım. Dürüst,olabilmek için dürüstlük lazım. Saygılı,olabilmek için saygınlık lazım. "Tüfek,icat edildi mertlik bozuldu". Bunu,diyen hep oldu. Yürekli ve yiğit,adam bulmak zor oldu. Delikanlı ve mert,adam bulmak zor oldu. "Harbi,yürekli olabilmek için yüreklilik lazım". Sağlam,kalp taşımak için kalbinin sağlam olması lazım. Kalbinin ve yüreğinin,çoşar olması lazım. Çoşup,akıp kaybolması lazım. "Saygınla ve şerefinle,bırak sevsinler seni". Dışındakilerle değil,içindeki olan sevgiyle sevsinler seni. Üstün ve başın,hiç önemli değil önemli olan gerekli sensin kendini. Kendini,taşırsan gerisi gelir bunu bilirsen en yiğidi ve mertti. "Hain,olupta saklanma eteğinin arkasına". Akrep,olupta geçme sokağın arasına. Yılan,olupta kaçma iki dağın arkasına. Yüreğin,olsun ama sağlam yüreğin taşımak için kendini. "Harbi,yürekli ol". Kimseyi,satma arkasından. Yüzüne,karşı konuşmayı bil. Arkadan,konuşupta şerefini kaybetmemeyi bil. Yazılma Tarihi:07.02.2009 Yazan:Oğuz Aktaş
  4. "İsyanlarım,beni anlayan ve beni tanıyanlara". Onlara,isyanlarımı anlattım. Delik,deşik isyanlarımı. Hatalı veya hatasız,isyanlarımı. "İsyanlarım,bir sürgün yolcu". Ben,ise gezen yorulan bir yolcu. Çok,yollar aştım isyanlarım için. İsyanlarımı,yollara ve dağlara anlattım o duydu sesimi yalnız. "Benim,isyanlarım kelepçeli bir mahkum". Benim,isyanlarım üstüne serilen bir yorgan. Benim,isyanlarım ceza evinde,yatan bir mahkumun isyanı. Benim,isyanlarım dağlara ve yollara karışan isyanım. "İsyan,kokan ülkemde". İsyansızım,diyen yok bu yerde. İsyansızlığa,mahkum bu kainatta. Kavgalarla ve Savaşlarla,isyanımızı sürdürür olmuşuz. "Garibi ve yetim'i,dışlayanlardan tutunda". Yaşlısını ve çocuğunu,dışlayanlardan tutunda. Fakiri ve yoksulu,dışlayanlardan tutunda. Hep dışlanmışlar,hep dışlanmışlığın gerçek yüzü bunlar. "İsyan,yurdumda gezen isyanlar". Sokağın,başında geçen isyanlar. Otobüs duraklarında,caddelerde ve parklarda geçen isyanlar. İşte,benim yediremediğim ve kızdığım isyanlar bu isyanlar. Yazan:Oğuz Aktaş
  5. "İsyanlarım,belki içimdeki isyanları". Haksızlığa,uğradığım zamanlar hep o isyanları dışa vurdum. Bağırmak,geldi içimden istediğim gibi bağırdım. Taşmak,geldi içimden istediğim gibi taştım. "Belki,günü geldi mağlup oldum". Belki,günü geldi galip. Belki,günü geldi ağladım. Belki,günü geldi sustum. "İçimden,gelenleri belki söyledim". Belki de,söylemediğim günler de oldu. Haksızlığa,direndim. Hakkımı,çiğnettirmedim. "Çok,kavgalar götürdüm kendimle birlikte". Hepsi,bende kaldı gömülü bir hazine. Gömdüm,toprağa hiç çıkmamacasına kapattım o sayfayı. Sildim,defterden. "Kapanacak,sayfalar değildi aslında yaşadıklarım". Kapanacak,sayfalar değildi aslında gördüklerim. Kapanacak,sayfalar değildi aslında bildiklerim. Kapanacak,sayfalar değildi aslında tanıdıklarım. "Sayfalar,dolu kelimelerim ve cümlelerim boşa kaldı". Birileri,belki beni duydu. Belki de,tanıdı. Ama,ben kimseyi tanımadım tanımakta zorunda değildim aslında. "Tanıdıklarıma,eyvellahımı çektim". Selamımı,verdim. Sohbet ettim ve oturdum. Tanımadığıma da,eyvellah çekmedim. "Biz,sevdiğimiz dostu yüreğimizde taşırız". Sevmediğimizi de,bir kalemde söküp atmasını da biliriz. Hainlere ve İki yüzlerin,benim kitabımda yeri kalmaz. Unutulur,gider toprağa karışır. "Sabrımı,hep tuttum". Boşa,yoruldum. Doluya,tutuldum. Ama,yıkılmadım ayaktayım. "Her,zaman haktan yana oldum". Hakkımı,korudum. Haksızlığa,hiçbir zaman boyun eğmedim. Başkasına,yapılan haksızlıktada susmadım konuştum. Kendimin hakkı gibi,kendimin hakkı gibi savundum. Yazan:Oğuz Aktaş
  6. "Ağlama,hep dik olmaya çalış". Gururlu ol, kibirli olmamaya çalış. Hep,ver uğraşını dök ortaya koy. Savaşla değil, fikirle koy. "Göz,yaşı dökme bir göz yaşı bir dünyaya değer". Ağlama,sakın o zaman yenik olursun. Üzülme,sakın o zaman bitmiş olursun. "Göz,yaşını sel gibi kurutma". Göğsün,dik olsun. Alnın,açık. Arkan,sağlam. "Sana,bir dost tavsiyesi". Ağlarsan,yıkılırsın. Üzülürsen,yorulursun. Ne kendini üz,ne göz yaşı dök. "Yık,gururlarını". Ortaya,koy. Artık,bitir herşeyi. Çiğnettirme,kendini. "Yık,bütün gururunu". Ezdirme,kendini. Ağlamaktan değil,dik durmaktan yana ol. Ağlamak,başkalarına yakışır. Sana,yakışmaz hep dik dur. Yazan:Oğuz Aktaş
  7. "Dünya,gelip geçicidir". Dost,bulmak zor iştir. Yalan,dünya biçicidir. Ahbaplık,samimilik mazidir. "Dost,bulmak kolay mı yalan dünyada". Fani,dünya gelip geçicidir. Kahpelik ve hainliği,dostunda bul. Dostum,yalan dostluk. "Ekmeği,bile hor görenler". Zenginliği,heves edinenler. Dostunu,parayla satın alanlar. Dostum,yalana bulaşmış insanlar. "Nice,baharlar geçer". Nice,günler biter. Hayat,hep kahpeliğini oynamakta. Yalan,dünya kimseye gülmemekte. "Bir,laf der ki dostunu seçki dost bulabilesin". Seni anlayan,seni algılayan bir dost bulabilesin. Ama,yalan dünya dostuda söyletir,dostuda seçtirir. "Yalan,dost ezer". Gerçek,dost yanındadır. Ölene,dost ölenedir. Yazan:Oğuz Aktaş
  8. "Ölüm,acıdır". Ömür,ilacıdır. Hasret,acıdır. Özlem,yaratıcıdır. "Günler,acıdır". Say,saymadır. Yıllar,acıdır. Hep,akar. "Bitmişlik,acıdır". Bitik,mecazidir. Yıkılmışlık,acıdır. Derbederdir. "Eziklik,acıdır". Gerisi,temaşidir. Çile ve dert,acıdır. Hayat,kanunudur. "Yanmak,acıdır". Kül,olmak devamıdır. Hor,görülmek acıdır. Gurursuzdur,onursuzdur. "Hapis,cezadır". Gam,acıdır. Kelepçe,kapalıdır. Zindan,karadır. Acılar,acıdır. Gerisi,yalandır. Yazan:Oğuz Aktaş
  9. "Arkadaşlarım taşlar,duvarlar,kapılar oldu". Taşlara,derdimi anlattım. Duvarlara,yazdım. Kapılara,çizdim. "Tabiat,arkadaşım oldu". Hava,yoldaşım. Toprak,yandaşım. Bir,ömür sürekli. "Tek,sırdaşım". Tek,yoldaşım. Duvarlar,taşlar,kapılarla. Dert,ortağı oldum. "Toprak,dert ortağım". Hava,dost ortağım. Sular,çağlayan pınarım. Güneş,aydınlığım oldu. "Aynalar,güldü geçti". Seneler,akıp geçti. Umutlar,söndü. Yıldızlarım,kaynağım oldu. "Dert,ortaklarım". Dert,yoldaşlarım. Bir,kalemle yazmadım. Duvarlara,taşlara yazdım. "Çilelerimi,yüreğimi,kalbimi". Taş,duvar,kapı. Dinledi ve anladı. Kimsenin,anlamadığı gibi. "Acılarımı,hatıralara çizdim". Yıllarımı,kaleme dizdim. Hatıralarımı,kağıda kazdım. Ömrümü,boşa harcadım. Yazan:Oğuz Aktaş
  10. "İnsanlığını,unutmuş bir dünyada". Bazıları,hain arkadan vuran olmuş. Arkanı,döndüğün anda bir an satan olmuş. Dostluk,insanlık ekmeğine göz diken olmuş. "Yalan,dünyanın yalancı dostları gezer". Kalpleri,yalana benzer. Üç,kuruş menfaat için gezer. Gezer,gezer durur,döner gezer. "Yürekten,insan olmak". Topraktan,can almak. Toprağından,doğmak. Toprağıyla,sulanmak. "Toprağının,kokusuyla insan olmak". Yardım,sever olmak. Merhamet,yürekli olmak. İnsan,sever olmak. İnsanları sevmek,insan gibi insan olmak. "Hain,fesat ve en önemlisi kalleş olmamak". Arkadan,satmamak. Erkek,gibi delikanlı olmak. Hain,olmamak. "Saygısını ve sevgisini,bilmek". Namusa,yan gözle bakmamak. Haram yememek,helal kazanmak. Hayli,haliyle insan olmak. Adam gibi,adam insan olmak. "Doğru,söylemek". Yalana,sapmamak. Delikanlı,harbi olmak. Yüzüne karşı konuşmak,arkadan konuşmamak. "İnsan olmak,en önemlisi insan olmak". İnsanlığınını,kaybetmemek. İnsanlığınını,unutmamak. Eğer,insan insanlığını unutursa insanlıktan çıkmış demektir. Yazan:Oğuz Aktaş
  11. "Menfaat,gözü girmiş şu dünyada". Herkes daha çok neyim,nasıl giyineyim. Nasıl,kuşanayım derdinde. Doymak,bilmeyen bir aç öyle mi. "Garibin,halinden kim anlar". Garip,hor görülen. Garip,dışlanan. Garip,ezilenen. "Garip,hor görülen". Atılan,bir köşeye. Yoksul,mağdurudur. Ama,onu bilmeyen gözü yükseklerde olan aç aç olan. Gözü,aç olan doymak bilmeyen öyle mi. "Garibin,halinden kim anlar ki". Garip, yine garip. Yoksul, yine yoksul. Aç, yine aç. "Dünya,yoklukla ve zenginlik". Variyet,içindedir. Yaşayan,bol kesesinde yaşar. Yaşamayan,ise sürünerek yaşar. Bir,köşeye atılmış gibi. "Zenginleri ağa içinde,bey içinde,padişah içinde". Yoksulu,ise bir ekmek bulma peşinde. Bir yatak,bir yorgan bulma peşinde. Giyecek,bir çul peşinde. "Mahkumdur,mahkum olmasına". Dünya,hali bu. Zenginiyle,mağduruyla,yoksuluyla,fakiriyle. Bir,milletiz. "Bir,söz vardır ya". Hep,aklımdadır. Tok,açın halinden ne anlar. Aç,kalmış insanı ne anlar. "Çünkü,kendi lüks içindedir". Yoksulu,ise fukaralık içindedir. Isınacak,yıkanacak,giyecek. Isınacak,ne bir sobası. Yıkanacak,ne bir suyu. Giyecek,ne bir giysisi vardır. "Mesaj: GARİP BOĞULMUŞ BİR MAHKUMDUR ZENGİN İSE SERVET MAĞDURUDUR"
  12. "Yaşadığın,ülkenin içinde bir kavgadır". Ekmeği,bulmak zor iştir. Ekmek,aslanın ağzında yatar midesinde biter. Soluğumuz aldığımız soluk,nefes ekmek savaşıdır. "Ekmeği,kazanmak zor bu zamanda". İnsanlık,ölmüş. Hayat,bitmiş. Ekmek,kavgası yaşanmış. "Bir,ekmeği bulmak". Bir,suyu bulmak. Çok,çalışmak. Çok,kazanmaktan ibaret. "Emeksiz,yemek olmaz". Yemeksiz de,emek olmaz. Emek,bir toprağın kaynağıdır. Kavga,hepimizin kavgasıdır. "Hayat,sınırları içindeki kavga". Doğa,şartlarındaki kavga. Sınır,dışlarındaki kavga. Arkadaş,dost arasındaki kavga. "Suya baksam,su tatsız". Toprağa baksam,toprak tatsız. Herşey,artık bayatlamış. Cansız,umutsuz,varlıksız. "Dürüstlük,nimetin aşı". İki,yüzlülük maaşı. Riyakarlık,taşı. Alçaklık,yaşı. "Hainlik,diz boyu". Arkadan,arkaya vuranlar. Sırttan,doyanlar. Enayi,yerine koyanlar. Hep,aynı kavganın sahibiler. "Taşlar,duvarlar,kapılar zincirse". Yollar,dağlar kapalı pencereyse. Hanlar,hamamlar ceza eviyse. Dünya bir savaşın,bir kaosun içinde. Sürüklenip,gidiyor ekmek kavgası içinde. Yazan:Oğuz Aktaş
  13. "Yorgunsan,pes etme". Suskunsan,pes etme. Bezginsen,pes etme. Gururluysan,pes etme. "Pes etme,her şeyinden". Yıkılma,bir bina gibi. Sonra,düşersin boşluğa. Çıkamazsın,yukarıya. "Yıkılma,pes etme". Savaş,savaş uğruna. Hayatla savaş,insanla savaş. Ama,savaşta sadece sen haklı olasın. "Pes etme,yorgun olsan da küssen de". Pes etme,sabırsızssan acelecisen. Pes etme,savaştan kavgadan. Pes etme,seni yenen düşmandan. "Delikanlı,mertsen pes etme". Yiğitsen,yürekliysen pes etme. Sabırlıysan,ihsansan pes etme. Yorulmuşsan,yıkılmışsan pes etme. "İstersen,ayakların üzerinde dursun". Ayaklarına,sağlam bas. O,zaman korursun. O,zaman korunursun. "Sakın,pes etme arkadaş". Bu,yolda bende varım de. Yarışa,sende devam et. Sollanırsan,virajını pes etme koru. "Korkma,korkma,korkma". Korkak olma. Alçak olma,sadık ol. Saygılı ve sevgili ol. Pes edecek olma. Pes etme,pes etme. Savaş,savaş ki haklı olduğun o zaman anlanılsın. Yazan:Oğuz Aktaş
  14. "Mertliğin,destanı yazılmaz". Tarihi,okunmaz. Yürekliysen,gir bu yarışa. "Leblebi,olma sakın leblebiye gelirsin". Mertliğini,elden giderirsin. Düzenbazların,yolunda olma. Hakkını,içindeki mertlikle uğraş. "Mertsen,kalbinden anlarsın". Mertsizsen,kalbinden sorarsın. Kalbin,seni götürür başka diyara. Yüreğini,ortaya koyarsın. "Demir,tavında dövülür". Bunu,diyen hep olur. Değirmen,çark ile dönmez. Mert,leblebi yanar durur. "Sorgusunu,alırsın kalleşin". Kalleşliğin,medeneyetsizi. Mert,olduğun anlaşılır. Efsanesen,yazılır. "Osmanlıdan,adımız var". Fatih gibi,Kanuni gibi şanımız var. Yunus Emre gibi,Mevlana gibi pirimiz var. Mehmet Akif Ersoy gibi,Necip Fazıl Kısakürek gibi kahramanımız var. "Hayatta,bir leblebi". Döner,durur çarkı. Mertliğinden mert leblebi. Kızgın,alev gibi. İşte,mert gibi. Yazan:Oğuz Aktaş
  15. "Sürgün,geçer". Her yıl,her mevsim. Mahpustur,bu gelip geçer. Şarkılar,yazılır oralarda. "Hep,ağalık devrandır mahpusta". Ama,bir de has delikanlılar vardır. Ağalar,hep hüküm sürer. Garipler,ezilerek yaşar. "Ölen gamdan,kederden ölür". Yaşayan dertli yaşar,dertli ölür. Her gün,sigara dumanı yakılır. Ve,dertleriyle uğraşırlar. "Mahpus,dedik ya". Hayatları,sürgündür. Bazıları idamlık,bazıları sürgündür. Bazıları ise,hayattan bıkmış insanlardır. "Garibi de vardır,Fukarası da". Hor görüleni de vardır,Ezileni de. Dolandırıcısı da vardır,Hırsızı da. Mahpustur,bu sürgün hayatı altı üstü gelip geçiçidir. "Sürgün,geçer hep hayatları". Ağlamaktan,gözleri dolmuştur onların. Hep hasret çekerler,hep beklerler. Kuşlar,gibi uçamazlar. Çünkü,onların demir parmaklıkları vardır ayrılamazlar. "Hep dertli şarkılar çalınır,dertli türküler söylenir". Yine gözler dolar,yine gözler yaşlanır. Hasret,bu nasıl ağlayamazsın. "Geçmez,onların günleri bir asır gibi sürer". Ya idamlık vurulmuş,ya sürgün olunmuş. Dert,çile,gam hep üstlerindedir. "Gözlerde,o bekleyiş". Yüzlerde,o tebessüm. Tespihler çekilir,susulur. "Ve,yine akşam olur". Ve,yine sabah olur. Ama,geçmez hayat sürgünde dört duvar arasında geçmez. Yazan:Oğuz Aktaş
  16. "Bir,yangın gibidir". Kalplerde,tutuşur. Kıvılcımlar,yanar durur. Delikanlıdır bu kesimi. "Efsanedir,delikanlı". Yürektir,delikanlı. Ateştir,delikanlı. Soğuktur,delikanlı. "Hep,aynı damarları taşır". Uzağa,menzil taşır. Yüreği,yumuşaktır. Delikanlıdır bu kesimi. "Ortalık,yangın yerine döner". Sorarlarsa,ben der. Cürüm,gibi külü kalır. Delikanlıdır bu kesimi. "Hainlik,düzenbazlık nedir bilmez". Yürekleri,mangal gibidir. Ateşleri,silah gibidir. Delikanlıdır bu kesimi. "Küllerini,kimse söndüremez". Yangın,itfaiye bitiremez. Su,yetmez. Delikanlıdır bu kesimi. "Yanar,döner bilmez". Yalancılık,sökmez. Ekmeğine,ihanet etmez. Delikanlıdır bu kesimi. "Kime,sorulacak olursa delikanlıyım der". Mangalda,kül bırakmaz. Ama,sıkışınca laf kalmaz. Delikanlıyı soracak olursan hep ben diyenler çıkacak. Ama,delikanlı bildiğim kadarıyla insanın içerisinde olacak. Yazan:Oğuz Aktaş
  17. "Ezanlar okunsun, bayraklar yerinde kalsın". Hiçbir şeye, dokunulmasın. Ezanlar, susmasın. Bayraklar, indirilmesin. "Gariplerin, derdini dinleyelim". Vecdi ile bin secde edelim. Bayrağımızı, koruyalım. Artık, göklerde olalım. "Yurtta sulh, cihanda sulh olalım". Hep, birlikte kalkınalım. Artık, birlik olalım. Hiçbir, zaman ayrılmayalım. "Bayrağımızı, hep birlikte taşıyalım". Ölene, kadar ayrılmayalım. Artık, analar ve babalar ağlamasın. Dökülen, kanlar dinsin. "Gelin, barış içinde olalım". Bayrağımızı, durduranı. Ezanlarımızı, durduranı. En, ağır cezayla kıralım. "Koparmayalım, artık yerindeki gülü". Yerinde, bırakalım. Yürüyelim, aydınlığa. Karanlığı, bırakalım. "Silahlarımızla, değil". Beynimizle ve yüreğimizle yapalım. Kavgalarla, değil. Hep, birlikte yapalım. Yazan: Oğuz Aktaş
  18. "Ölüm, tuzak hainlik çok olmuş". Arkadan, vuran kalleş tuzağı. Mehmetçiğin, kanını içmiş. Nice, şehit vermişiz. Bu vatana, kanımız akmış yalnız bu vatana. Ama ve yalnız şehitler ıslanıyor. Yalnız ve yalnız onlar ağlıyor. "Vatan, bir güzelliktir". Gül, dalına konmuş bir nimettir. Mehmetçiğin, toprağıdır. Bastığın, her yerde Mehmetçiğin izi vardır. "Sarıkamış'tan, Dumlupınar'a". Çanakkale'den, Yemen'e. Nice, vatan evlatları. Kanını, hiçe sayıp. Düşmanla, hedefe girmiştir. "Ama, Anadolu bağrında". Yalnız ve yalnız vatan uğruna. Savaşan, şehitler vardır. Şehit, demek en hakiki armağandır. "Yağmur, Kar, Dolu demeden". Düşmana, saldık. Amasyalınız ve yalnız şehitler ıslanıyor. Yalnız ve yalnız onlar ağlıyor. "Gül, bir çiçektir". Şehitler, ise kuş dalına konmaz bülbül bahçesidir. Kanları, helaldir bu vatana. Cennetteki, börtül böcekleridir. "Kalpleri, aynı atarlar". Düşmana, menzil sıkarlar. Ama, yalnız ve yalnız şehitler ıslanıyor. Yalnız ve yalnız onlar ağlıyor. Yazan: Oğuz Aktaş
  19. "Şehit, kanıyla akmış bu nehirler". Nemleriyle, bulanmış kara göller. Sesleriyle dağı, taşı inleten yerler. Şehidin kanıyla, şehidimin kanıyla sulanmış. "Bir, ırmak gibi olmuş kanları". Dökülmüş, boşaldıkça boşalırcasına sırtları. Dere olmuş, çağlamış koyları. Düşman, şehidime acımamış. "Kanları, aktı bu cennet vatana". Bacakları, kafaları koptu bu cennet toprağa. Gerekirse,ölümü göze alarak korkmadılar. Hep savaştılar, âmâ pes etmediler. "Bir, efsanedir bu vatan toprağı". Atalarımızdan, kalan bayrağı. Taşımışız, sancağı. Şehit, kanıyla sulanmış şu yataklarda. "Bir değil, bin can feda bu vatana". On değil, yüz can feda bu vatana. Dökülen, kanlar helaldir bu vatana. Şehit, kanı helaldir bu vatana. "Düşmandan, korkmadık". Hep, savaştık. Yıkılmadık, yorulmadık. Yıkılmamaya da, devam etmekteyiz. "Bir değil, bin kan verdik." Yüz değil, yüz bin kan verdik. Kanımız, doymadı. Bu vatana, yalnız bu vatana. "Bayraktan, almışız kanımızı". Kanımız, kanımızın son damlamızı. Vermiş, olsak da kahpe kurşuna canımızı. Savaşmışız, ölümüne siperine. "Dar, etmişiz gerekirse düşmanı". Bucak, bucak her yanı. Bayrağımızı, sancağı. Şehidimin, yatan kanı. "Helaldir, kanımız sonuna kadar". Taşırız, ölümüne kadar. Korksak da, korku nedir bilmeyiz. Gerekirse, canımız bu vatana feda. Yazan: Oğuz Aktaş
  20. "Sabret, elbet doğacak bir güneşin olacak". Sabret, karanlıklar susacak. Aydınlık, günler olacak. Aydınlığa, koşar olacağız ileri adımlarla. "Sabret, elbet güzel günler yarınlarda doğacak". Hak, hak olan sana koşacak. Haksızlık, ortadan kalkacak. Her şey, zincire vurulacak. "Sabret, miden tok karnın tok olacak". Sabrettiğin, günler ihsan olacak. Umut, hep var olacak. Işıklar, sönmeyecek hep yanacak. "Sabret, yıldızlar sönüp kaymayacak". Alaca güneşim, bozulmayacak. Ömür, durmayacak. Sabretmek, var olacak. "Sabret, doğacak bir güneşin". Akacak, bir ömrün. Bulamayacağın, bir geçmişin kaybolacak ama, Sabır, her zaman olacak. "Sabret, yarınlar". Dünler ve bugünler. Geçmişler ve gelecekler. Akıp, bozulmuş bir kaynak olacak. "Sabret, eski mazi hatıra olacak". Eski, resimler hayal olacak. Eski, günler düşünce olacak. Hayat, yaşantı olmayacak. "Sabret, dün dünde kalacak". Bugün ise, bugünde. Yarın ise, yarında. Seneleri, bir bakıp tutamayıp olacağız. "Sabret, su duracak". Hayat, bitecek. Mevsimler, akacak. Ve, ömür tükenecek. Ama, hiç kaybolmamacasına. SABRET YAZAN:OĞUZ AKTAŞ