alem-i-sir tarafından gönderilen her şey
-
AŞK=AŞK!..
AŞK! Selâmlar! Birazda ben açmak istedim (AŞKI) şöyle ki; kelime olarak açıklayacağım ve kelimeyi hem düz ve hem de tersten yazacağım ve buyurun bir katkım olsun! AŞK=KŞA Şimdi AŞKI herkes bir şekilde yorumluyor ve inanın çok güzel oluyor ve çok tatlı! Bir de ben düşündüm ve dedim ki; bu AŞK kelimesinin tersinden yorumunu yapsak nasıl olur. İşte şu şekil oluyor ve ancak bu kadarını ben yapabildim size sunuyorum: AŞK=KŞA - yani K harfinin (KE) okunuşunu buldum ve anlamı da şöyle çıktı: (KE = Gibi mânasındadır. (Arapça teşbih edâtı) Kelimenin başına getirilir. Meselâ: (Kezâlike: Bunun gibi) * Harfin ve kelimenin sonuna gelirse sen zamiri yerindedir. Meselâ (Kitâbü-ke: Senin kitabın) KE = f. Farsçada küçültme edatıdır. Kelimelerin sonlarına gelir. (Meselâ: "Merdüm: Adam; merdümek: Adamcağız" gibi.) * * * * Birde; ŞA'yı (AŞK tan aldığım tersine okunuşundaki, ŞA hecesi olarak bir kelime buldum ve oda şu çıktı: ŞA - ŞA'= Yıldıramak, parıldamak. * Uzun ve yeynicek olmak. ŞA - ŞAA= Parlama. Zahirî parlak görünüş. * (Bir şeyi birbirine katıp karıştırmak.)* * * * * Benim en çok dikkatimi çeken de, şu cümlesi oldu: (Bir şeyi birbirine katıp karıştırmak.) demek oluyor ki; (KE) den de alıp (ŞA) ile anlamlarından bir cümle kurar isek şunu ben ancak yapabildim en hoş olanı: ''Birbirine katıp karıştıracağız'' buda demek oluyor ki, (İki Gönülü Birbirine Katıp Karıştıracağız) ve onlarda ÂŞIK olacak ve AŞK'I yaşayacaklar! * * * * Selâm ve saygı dolu sevgilerimle, kabul buyurun. Ancak bunu yapabildim ve daha iyisini beklerim tüm gönlümden dileklerimle! Eğer bir nebze olsun beğenildi isem ne mutlu bana, sizlerde kalın sağlıcakla! Yazar: Alem-i Sır dan, sizlere sunulur! __________________ KALBİME! Aşk, bir mühür basmak ise kalbe Bende seni mühürledim kalbime. Alem-i Sır
-
ÂLEM-İ GÖNÜL
Âlem-i Gönül: Âlem-i Gönül! (Gönül Âlemi veya Gönüldeki Âlem!) yani her insanın bir iç dünyasıdır. Bu dünyada doğru, dürüst ve duygusal olan her şey mevcuttur. Hem dünyevi ve hem de manevi duygularla dolu olan bir kişisel iç dünyası! Masal: Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, pireler berber iken, develer tellal iken; bir zamanlar seven ve sevilen âşık olan iki sevgili vardı. Bir müddet sonra bunların ikisi fırsatını nasıl buduysalar ki (âşıklar zor bulur) evlenince, o ilk gecelerin de yani gerdek geceleri, girdikleri odaların da o yerde, karşıların da birden bire bir kapı açılır ve onlar da anında o kapıdan içeri çekilirler. Çekilip de girdikleri o yer ise; ucu bucağı görünmeyen çok güzel aydınlık, çiçek, meyve, sebze ve bitkilerle doğası kaplı, güzelliğine hayran bir dünya ile karşılaşırlar. Orası işte ''Âlem-i Gönül'' dünyasıdır. Orada yuva kurarlar ve söz de bir zaman sonra da, ''kalplerinin birleştiği gibi birleşmelerinden'' orada onların yani ikisinin adı da ''sevgi'' olur. Adları sevgi olan ve birleşen bu çiftlerin, çocukları da olur. Olan çocukların ismini ''AŞK'' koyarlar. Adı ''AŞK'' olan çocuk bir zaman sonra büyüyüp de aklıselim olunca ve evlenecek yaşa gelince, bakar ki etrafında sevip evleneceği hiç kimseyi bulamaz. Bu konuyu evlenme isteğini anne ve babasına açar. Onlarda bunu anladıklarını ve buraya nasıl geldiklerini ve dış dünya olan geldikleri yerde ancak kendine evlenecek birini bulabileceğini söylerler. Fakat o dünyada her şey burada gibi sakin ve huzur içinde olmayıp gerçekte çok karmaşık bir yer olduğunu, oradaki insanların güven verici ve iyi olmadıklarını çok zor, evleneceği birisini bulabileceğini anlatırlar. O da olsun, der ve gitmek ister. Fakat gidersen bu dünyaya ''Âlem-i Gönül'' dünyasına bir daha geri gelemeyeceğini yalnızca duygusal düşüncelerle gireceğini ve bağlantı kuracağını, burayla söylerler. Yinede her şey rağmen gitmek istediğini tekrar, tekrar söyler. Velhasıl ''AŞK'' o dünyadan bu dünyaya yine aynı kapıdan ''gerçek dünyaya'' tekrar bir erkek insan olarak geri gelir. Görür ki geldiği dünya hakikatten çok karmaşık herkes kendi canı ve malı peşinde birbirleriyle mücadele ve çalma çırpma, kıyım içerisinde yaşam mücadelesi veriyor. Yapacak artık bir şey yok ona anlatmıştı annesi ile babası buranın böyle olduğunu. Gel zaman git zaman sonra lafı uzatmayalım evleneceği bir kız bulur ve onun da onu sevmesini sağlar ve evlenirler. O sevgiden doğan çok sıcak ve can verici yakınlığın adı; kendisini bulan ve sevmesini ayrıca da sevgiden doğan o çok sıcak yakınlığın adını deler ki ''- Madem, AŞK senden doğdu ve olmasını sağladın, bu çok yakın ilginin adını da; ''AŞK'' koyalım!'' derler. Ve o sevgiyle olan ilginin adı da böylece ''AŞK'' olur. Bir müddet sonrada çocukları olur ve adlarını da şöyle koyarlar. İlkin Adı: Dostluk! İkincisinin Adı: Güven! Üçüncüsünün Adı: Sadakat! Dördüncüsünün Adı: İlim! Olur. Bunlarda bu dünyada olması gereken ve ihtiyaç duyulanlardır. Her şey onlardan çoğalıp türer gider. Evet, sonunda her şey erdi muradına biz çıkalım kerevet'ine! ve rahat, rahat bizde dalalım uykumuzda güzel rüyalar görelim!.. dilek ve isteklerimle... Hoş ve mutlu kalsın herkes. Kalın sağlıcakla!.. Masalın yazarı: Alem-i Sır dan, sizlere sunulur. Bir Aşk masalı bu!
-
ÂŞIKLARIN AŞK BEDENİDİR!
Âşıkların Aşk Bedenidir! Gerçek âşık onurludur Onda gurur yoktur Gurur ile onur dost olamaz Aşkı bilmeyen âşık olamaz "..ama AŞIK gibi...." âşıktır Aşkı onun kalbine yakışır Orada onurlu bir çiçek gibidir Sevgiyle aşk hep sulanır Böceklerden koruyan ilacıdır, "Ben Seni Sevdim" cümlesinde saklıdır Aşk Aşkına, Âşık Aşığına bağlıdır İkisi de bir bendene girer Birlikte Âlem-i Gönül?dedirler Saray-ı Aşk onlarındır Hizmetçisi anılarıdır Yemekleri karşılıklı söylenen sözleridir İki âşık bir bedendedirler O beden bambaşka bir yerdir Hiçbir bedene benzemezdir Sevgiyle kaplı aşk ile dolu bir bedendir Âşıkların AŞK bedenidir! Alem-i Sır
-
NEDEN Mİ SEN?
Neden mi sen? Diyorsan! Neden ben? Sen olduğun için Sen olmasaydın Diyebilir miydin? Neden ben? Diyorsan! Neden ben? Sensin evet sen Çünkü o sensin Sen soruyorsun Bana diyorsun? Neden ben? Diyorum! Ben sana diyorum Seni seviyorum Seni saklıyorum Yerin kalbimdesin Benimsin o sensin Neden mi sen? Alem-i Sır
-
BU SAHİLDE!
Bir efkâr sardı içimi Bu efkârmı acep dertmi Sardı beni bak içimi Kim anlar acaba beni Dudaklarım söyleyemez Söylemedikçe bilinmez Yine çıktım o sahilde Yalnız sensiz ve sessizce Sadece sen var içimde Bir duygu, sevgi bilmece Dudaklarım söyleyemez Söylemedikçe bilinmez Çok efkârım var içimde O anılar hani nerde Dönelim gel o günlere Ben burdayım, bu sahilde Alem-i Sır
-
ANNE!
Anne! Sen aylarca karnında taşıyan Evlâdın olarak dünyaya getiren Besleyip severek bizi büyüten Cennet ayaklarının altında anne! Her nefesin sesin bize hayat veren Ayaklarının üstünde sallayıp uyutan Geceleri ninni söyleyen o sendin anne! Gece gündüz başımızda bekleyen anne! Biz senin kucağında uyurken Sen uyuyamaz bizi beklerdin Biz ağlar sen olurdun tedirgin Acıktın mı deyip emziren anne! Altımızı temizleyip bizi yıkayan Evlâdım yavrum deyip bağrına basan Saymakla bitmez senin yaptıkların Biz karşılığını nasıl öderiz bunların anne! Anne! Anneciğim! Şimdi sen yoksun Bu mübarek gecede sen cennettesin Özledim nefesini ninni söyleyişini… Başımı koyduğum o dizlerini anne! Göğsüne yaslanıp senin o kalp atışlarını Her atışı bir; Sevgi! Sevgi! Diye çarpan sesini Şimdi ben muhtacım bunlara inan ki… Sensiz yaşamak çok zor nerdesin anne? Geçen gün mezarına geldim ben O güzel mezar taşına bakarken Üzerindeki o güllerini sularken Seslendin bana “sağ ol yavrum” dedin anne! Öyle tatlı ve sıcaktı ki senin sesin Sanki yanı başımda benimleydin Tutup ellerinden senin öpebilseydim İnan seni çok ama çok özledim anne! Dertlerim çok kiminle paylaşayım İçimdeki dertleri kime dökeyim Yine senden bir ses geldi işittim dedin Neden hıçkırıklarla doluydu o senin anne? Bir daha geldiğimde sana dert yanmayacağım Çünkü senin üzülüp ağladığını hissediyorum Sen rahat uyu yerin nur mekânın cennet olsun Evlâdından bir (Fatiha!) sana Allah Rahmet eylesin anne! Alem-i Sır
-
HİÇ AYRILIK!
..hiç ayrılık! O aşkımın suyunu.. Senin ellerinden içtim Tadı, kanımda benim Onunla atacak, kalbim! Damarlarımda, kanım.. Ruhumda olacak, aşkım! Gönül âlemimde, güneşim Aldığım o her nefesim.. Seninle, seni atıyor kalbim Ancak yaşarım, yoksa ben neyim! Damarlarımda, kanım.. Ruhumda olacak, aşkım! Şaşkın bir âşık, ne söylese.. İnan ki, onu hoş gör sen yine! Biliyor mu, ne yaptığını? Bilse! Daha çok şaşıracak, sessizce! Damarlarımda, kanım! Ruhumda olacak, aşkım! Geceler sesiz ve karanlık Ancak gönülde, ses ve aydınlık Var, aşkımızın yeri, sevgi tadımlık Gönül âleminde, olamaz hiç ayrılık! Alem-i Sır
-
ISIT BENİ !
ISIT BENİ! Üşüyorum bu gece, üşüyorum Yanımda olsan sana sarılsam Sıcacık tenine temas edip ısınsam Sesini duysam kulağıma fısıldasan Şilte, yorgan beni ısıtmıyor Dışarıda rüzgâr ve yağmur Sesi geliyor, çok sert esiyor Sana muhtacım, ısıt beni ne olur Dizlerine başımı yaslasam Ellerini avuçlarımda tutsam Başımı sıcacık ellerinle okşasan Isıtsan beni ne olur ısınsam Sensiz yaşayamam inan Sen benim hayatımsın Kalbimdesin benim aşkımsın Sevgilimsin sen canımsın Alem-i Sır
-
RÜZGÂRLA GELEN NAĞMELER !
Ne güzel bir ses ve nağmeler Yayılıyor oradan tüm sesler Duyanlara hoş dinlemek isteyenler Keyif alıyor bu ne güzel sesler Ben yazıyorum oradan okunuyor İsteğimi sunuyorum ondan geliyor Konuşması ve sesi nede hoş geliyor Rahatlık refah ve huzur veriyor Elinde ne bulunuyorsa dinlerken Kahve, çay, sigara çekiyorsun.. Bambaşka bir keyif ve huzurla Evet, rüzgâr geliyor o nağmelerle Şarkı, şiir ve muhabbet daha nelerle.. Birçok şeylerde bu hayat ve huzur Neşe, keyif ve mutlulukla doludur Dinleyenler memnun ve mutludur O sesler ve gönüller, dilerim saadetli olur! Alem-i Sır
-
BAK !
?bak! Dokunmadan güle, ona bak İncitme sakın ona bak Kokla onu, sev onu bak Gülün ömrü kısadır bak Yaşasın hayatını bırak Açmış yapraklarını bak Nasılda gülüyor bak İncitme sakın ona bak O gül, sana gülüyor bak Seversen sana sunar bak Kokusunu, sevgi diye bak Kokla onu, sev onu bak O gül sana bakıyor Sende ona bak! Alem-i Sır
Jump to content