Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

erkansavas

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

erkansavas tarafından gönderilen her şey

  1. Ah be emmoğlu ah! Tarlalarda, çayırlardaki gibi; Umudumuzu bir çiçek misali sırtımıza çullanıp gurbete yolladık. Kar düşmeyen bir şehir mekan oldu şimdi özlemlerimize. Sıladan uzaklarda uzaklarda aradık Sabahları, aşkları... Oysa karçiçeklerine, çam kokularına sevdalıydık. Buğday tanelerinde, kaval ninnileriyle rüzgarlarla dağıttık. Ayran içtik sapıttık. Kuradan kum çektik ayakkabılarımızla. Samanlığı kulüp yaptık ozaman kalabalık olan mahallemize. Basma çiğnensin diye, top oynadık üstünde. Sıcak çeşmede yüzmeyi öğrendik ilk. Kurada dalışa geçtik. Sarı çayırda, almada kuzu yaydık. Elimizle taşıdık henüz çok küçük olanları. Paslı bir tüfenk aldık ördek avına çıktık mihralinin gölüne. 70 Voltluk ampüllerle süsledik okulun bahçesini. Düğün yaptık, halay çektik. Kasapbarı oynayıp bahşiş verdik hani içince zurnaya renk katan fırfıra. Ah be emmoğlu ah! adı değişmiş bezelye olmuş şimdi. Külül toplar yerdik. Adol, yemlik, medik kuş pepesi toplardık Bazense pişirirdik bakır kuşkanalarda. Aslan emminin bakkalına plastik top gelince yakartopu oynardık yeşillikte. Bir kaç paket bisküvi Ve meyve sularıyla piknik yaptık cemalin tarlasında.... Oltu taşı bir tesbihin hayalini kurduk hep. Tesbihimiz yoktu ama Gevşenimiz vardı boynumuzu dolayan Ah be emmoğlu ah. Kokusu bile değişmiş kokladığımız havanın. Vahit emminin minübüsü bu kadar duman çıkarmıyordu. Tadı bile değişik; çayı özledik çayı. Bir de baharda doğardı hep Abdul dayımın tayı. Kuzuları özledik, kuzular ah kuzular. Bir de içtiğimiz maltepe sigaraları Şimdi o da yok artık. yüreğim ah yüreğim; şimdi onda sızılar! Ah be emmoğlu ah! O kocaman şehirde ne bulursun bilmemki? Yine mutlu oluruz belki, Dön artık ha Ne dersin?
  2. Bir sonbahar akşamı, mehtap tam tanyerinde. Silip götürdü sanki, Şehrin yorgunluğunu. Büyük bir kavga şimdi sona erdi nerdeyse, Binbir nefes, binbir ses nihayetini buldu. Isı değişti gibi, azalmakta derece. gitgide soğuyacak, ayaz, soğuk bu gece. Bilmem boş mudur parklar, Boş mudur benim bankım? Kaç battaniye haklar, olsa biri de hakkım? Yarın kaç simit gerek karnımı doyurmaya? Ne bina var ne direk içeri buyurmaya. Gelen misafirler kim gönlümdeki evime? Bir kaç kasa, biraz çim atar beni dikime. Şu köpekler bir sussa, deliksiz uyurum hem. Keşke daha sokulsa, iyice sarsa gölgem. Yatağımın markası, yataş değil Vakıf-bank. Başımın arkasını şu sol elim saracak. Karanlığın uykusu kime kaçtı ki böyle. Karabasan öyküsü mehtaba birşey söyle: Doğmasın söyle ona hayatım dünde kayıp. Yaklaştım mutlu sona Geride dünde ayıp. Berduş oldum sonunda, olsun öyle desinler. Herkes kendi yolunda; Birbirini yesinler. Cebi dolu, aklı boş zengin yaşamaktansa; böyle hayat daha hoş korku taşımaktansa...