Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

kulum

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

  1. Kadir Mevlâm bu sevdâyı; Damar damar öze yazmış!.. Gül eylemiş hoş edâyı; Gönül denen köze yazmış!.. Kula vermiş cümle varı; Vecde salmış vefâdârı!.. Edep, erdem, namus, arı; Tesbih eden söze yazmış!.. Cana sunmuş emâneti; Duyan tatmış adâleti!.. Bir ibrette bin hayreti; Kalbe giden ize yazmış!.. Sabır demiş bende bana; Aşk odunu sermiş cana!.. Nefsi atmış bir cihâna; Ömrü çoğa aza yazmış!.. Gün müsâvi olmaz güne; Günü almış dünden öne!.. Bu hikmeti döne döne; Hakkı gören göze yazmış!.. Bilmiş gönül âlemini; Öyle çalmış kalemini!.. Ömrün o son gül demini; Yaza, kışa, güze yazmış!..
  2. Senden geldim dönüş sana; Koyma beni, bana Yâ Rab!.. Bir aşk tattım senden yana; Böyle yandım cana Yâ Rab!.. Senden seni istedim ben; Bu duamı çok görme sen!.. Bu can denen koca evren; Sığmaz oldu tene Yâ Rab!.. Kul neylesin bu hikmete; Gül yansımış her sûrete!.. Gönül bakmaz bu servete; Bu şöhrete, şana Yâ Rab!.. Sensin bende beni bilen; Tesbih ile kalbe dolan!.. Arzdan, arşa her var olan; Seni söyler Sana Yâ Rab!.. Varım sırdır mârifette; Nûrun yansır hakikatte!.. Bu aşk ile bu halvette; Doldum günden güne Yâ Rab!.. Akıl netsin her efkâra; Aşk sarılmış aşk esrâra!.. Saldın özge bir diyâra; Düştüm yönden yöne Yâ Rab!..
  3. Ey gönül, çektiğim aşk denen derdi; O benlik dağını sel alsında gör!.. Bir can oda düştü, bin can yeşerdi; Sevdânın rengini gül alsın da gör!.. Bu dertte usûl var, ar var, adap var; Kulluk var, çile var, hesap, kitap var; Ölmeden ölümü duyan azap var!.. Nefsin bu menzilde yol alsın da gör!.. Sözüm dilden dile gider göçümde; Niyâzım âh eyler ağlar suçumda!.. Bir himmet ocağı tüter içimde; Gönül dost elinden el alsın da gör!.. Müptelâ olmuşum Mecnûn adına; Ney gibi dağlandım vuslât oduna!.. Düşmüşüm bir aşkın istidâdına; Leylâyı elinden çöl alsın da gör!.. Yakup aşk elinden böyle mi yanar? Yusuf'un hasreti dert olup kaynar!.. Bildim ki başımda bir âlem döner; Zamanın seyrini hâl alsın da gör!.. Takdir böyle yazdı tedbir sınadı; Kimi nasip dedi kimi kınadı!.. Bu aşkın yüzünden aklım bunadı; Emanet yükünü kul alsın da gör!..
  4. Gönül dergâhında, vuslât yolunda; Mevlâyı aşk ile andım erenler!.. Her nefes can bulan hikmet dilinde; Sevgimi âleme sundum erenler!.. Halvette kaynadım, çilede doldum; Yakını buldukça yakından oldum!.. Tefekkür seyrinde manâya daldım; Yandım hâl içinde yandım erenler!.. Girdim ak ihrâma şevk ile saf saf; Hakkın mâbedini eyledim tavaf!.. Bu nice âlemdir, bu nasıl evsâf ?.. Lisân-ı hâl ile döndüm erenler!.. Takvâya büründüm, zühde donandım; Gâhi müjdelendim, gâhi kınandım!.. Bu aşk menzilinde canla sınandım; Can ile elendim, yundum erenler!.. Bir nûrlu doğuştur bu gülen bahar; Hakikat sırrını eyliyor izhâr!.. Ömrümün bahtına netsin bu efkâr; Bir gönül burcuna kondum erenler!.. Eyyuba can dedim sabra dayandım; Ashâbı-ı kehf gibi asra uyandım!.. Hızırdan Musaya bir ilme yandım; Bir âb-ı hayâttan kandım erenler!..
  5. Can özüme baht okları atılır; Aşk derdiyle güle dönmüş nâr benim!.. Söz gevherim, diyâr diyâr satılır; İnci, mercan, elmas, yakût, dür benim!.. Sel misâli coştum, taştım, duruldum; Kırk menzilde kör nefsimle soruldum!.. Çilem doldu aşk elinden vuruldum; Dört kapıda yanıp tüten kor benim!.. Çektim zaman perdesini edeple; Her ibreti, hikmet bildim sebeple!.. Takvâ gülüm seçilir mi neseple?.. Yazan yazmış hayır benim, şer benim!.. Mârifette bir can eler eleğim; Kara kışta gonca tutar yüreğim!.. Kaç kez doldu bu aşk denen peteğim?.. Ayet ayet bu okunan nûr benim!.. Gam bulutum, rahmet olur dökülür; Can evimden benlik taşım sökülür!.. Vuslât diye can bedenden çekilir; Nefis bende kolay benim, zor benim!.. Sevgi bende, sevda bende, aşk bende; Bir can için ten öğüten çark bende!.. Var içinde bir ilâhî fark bende; Tâ Elestten çözülmeyen sır benim!..
  6. Gönül, dinmez aşkın gamı; Nişan bende, bürhân benim!.. Her bir nefsin var hitâmı; Yük bendedir, mizan benim!.. Günden güne döner şeklim; Daim Hakka gider naklim!.. Bu hikmete ermez aklım; İdrâk bende, izân benim!.. Yazan yazmış olan işi; Menzil menzil akan yaşı!.. Budur ömrün yazı, kışı; Devir bende, devrân benim!.. Benim arzın has mayası; Bende erir nefs kayası!.. Kaynadıkça aşk deryâsı; Arşa yağan fermân benim!.. Garip kulum, bî-ganeyim; Mecnûn oldum divâneyim!.. Aşk elinden pervaneyim; Dosta giden kurban benim!.. Ezel bildim aşk izini; Yakan yaktı ilk közünü!.. Şerh eyledim can özünü; Âlem bende Kurân benim!..
  7. Garip kulum yokta, varda; Ezildikçe bildim beni!.. Kader denen bir esrârda; Çözüldükçe bildim beni!.. Ne sınır var ne bir boyut; Gönül dolan, yağan bulut!.. Nefsi saran korku, umut; Sezildikçe bildim beni!.. Baş koymuşum gelen emre; İmân nûru sığmaz ömre!.. Her amelim hayra, şerre; Yazıldıkça bildim beni!.. Hayat ölüm, ölüm dirim; Nefsim yerde sürüm sürüm!.. Nesimî tek yanan derim; Yüzüldükçe bildim beni!.. Ebet günüm ezelim var; Sekiz cennet menzilim var!.. Haram içre helâlim var; Süzüldükçe bildim beni!.. Budur yüküm, yolum, yönüm; Bende gider ilkim, sonum!.. Nefes nefes her bir günüm; Derildikçe bildim beni!..
  8. Bende imiş gönül putu; Ezip durdum bunca yıldır!.. Nefsi sarmış gam bulutu; Süzüp durdum bunca yıldır!.. Umut dolmuş eleğime; Terim damlar emeğime!.. Bir sevdâyı yüreğime; Yazıp durdum bunca yıldır!.. Bu aşk beni benden aldı; Alıp dertten derde saldı!.. Yalan dünya kime kaldı? Gezip durdum bunca yıldır!.. Varda buldum kudretini; Aldım ömrün ibretini!.. Tende canın hikmetini; Sezip durdum bunca yıldır!.. Kınamasın dostlar beni; Bu od yaktı gül bedeni!.. İçimdeki öz madeni; Kazıp durdum bunca yıldır!.. Ezel soran ebet olur; Her arayan aslın bulur!.. Bu esrârı bilen alır; Çözüp durdum bunca yıldır!..
  9. Can neylesin hırs u hevâ; Silip geldim bu kapıya!.. Kulum, kulluk oldu revâ; Bilip geldim bu kapıya!.. Hakikattir varda olan; Mârifettir cana salan!.. Sensin nefsi satın alan; Alıp geldim bu kapıya!.. Aşk libâsı sardım cana; Can bezedim kurban sana!.. Nefes nefes yana yana; Dolup geldim bu kapıya!.. Nefsi bildim nefsim bile; Ceht eyleyip hakkı bula!.. Bir halvette dola dola ; Olup geldim bu kapıya!.. Aşkın aldı her sözümü; Hasret yaktı can özümü!.. Senden gelen ilk izimi; Bulup geldim bu kapıya!. Seni söyler bu ten, bu can; Canda yüklü iki cihân!.. Akıl aciz gönül hayran; Dalıp geldim bu kapıya!..
  10. BALI BULDUM BALDAN OLDUM Mevlâm bir aşk verdi bana; Hâl içinde hâlden oldum!.. Düştüm özge bir mekâna; Menzil, makam, yoldan oldum!.. Nefs elinden bî-karârım; Vuslât arar intizârım!.. Akıp gider söz pınarım; Dile düştüm dilden oldum!.. Söktüm benlik davâsını; Derdim ömrün cefâsını!.. Kim sürmüş ki sefâsını? Tahtı buldum, yelden oldum!.. Ne direk var ne bir yama; İki büklüm olmuş semâ!.. Aşk okuyan her ilhâma; Gönül verdim, elden oldum!.. Işıldasın bu can nûru; Ayan olsun varın sırrı!.. Arşı tutsun edep, arı; Gülü buldum gülden oldum!.. Niyet yüklü her âmele; Bahtım bağlı tâ ezele!.. Kovanımı verin yele; Balı buldum baldan oldum!..
  11. Sen A Gönül, bu âlemde; Sende açan gülü bilsen!.. Tedbir yüklü bir kalemde; Takdir eden eli bilsen!.. Bu devrânda yandı varım. Aşk elinden târumârım!.. Çekildikçe can damarım; Bu bendeki hâli bilsen!.. Ömür çarkım âh çekende, Hasret odum dert dökende; Bu göz yaşım şirk sökende; Çağladığım seli bilsen!.. El uyanır öz sesime; Söz kâr etmez hevesime!.. Bir nefsimden bir nefsime; Döktüğüm bu dili bilsen!.. Seven böyle söz dökmez mi? O beklenen gün sökmez mi? Can özüme gam çökmez mi? Başta esen yeli bilsen!.. Aşk yazılmış bir tapuya; Can sığar mı bu yapıya?.. O kapıdan bu kapıya; Menzil, durak, yolu bilsen!..
  12. İNCİNSEN DE İNCİTME SEN Gönül, yüz dön kin gütmekten; İncinsen de incitme sen!.. Dost bîzârdır incitmekten; İncinsen de incitme sen!.. Nûr nefesin aşk dolanda, Gülün yanmaz od alanda!.. Sözün başa dert olanda; İncinsen de incitme sen!.. Can olur mu candan ırak? Geç ağyârı, sen sana bak!.. O yan çıkan nefsi bırak; İncinsen de incitme sen!.. Sen ki terki terk eyledin; Günü dünden berk eyledin!.. Tâ elestte ne söyledin?.. İncinsen de incitme sen!.. Sendedir arz, arş-ı aâ; Böyle yazmış Kadir Mevlâ!.. Bir hikmettir bu dert, belâ; İncinsen de incitme sen!.. Marifettir hakkı yaymak; Hatır almak, hatır saymak!.. Sana düşmez gönül koymak; İncinsen de incitme sen!..
  13. Tâkva gülüm, bu yürekte; Damar damar koka böyle!.. Hasret odu bu dilekte; Her zerremi yaka böyle!.. Has bahçene geldi bu kul; Gül gül açmış erkân, usûl!.. İbret ile baksam asıl, Bir emanet yüke böyle!.. Gönül gerek vasfın göre; Himmet ekip, hikmet dere!.. Edep gülü düşmez yere; Dallar bağlı köke böyle!.. Her dem ömrü süze süze; İşte özüm, çıktı yüze!.. Nefs odur ki gelip dize; Taşı taştan söke böyle!.. Şaştım, nedir ayrı gayrı? Dost yolunda olmaz eğri!.. Bana bildim olan seyri; Dil çözülüp aka böyle!.. Ezel kandım bu iksire; Tedbir netsin o takdire?.. Söz kâr etse bu hakîre, Var yüklenir yoka böyle!..
  14. Ben bu takvâ libâsını; Giyip geldim Mevlâ'm sana!.. Öze sözün en hasını; Koyup geldim Mevlâ'm sana!.. Bir aşk verdin arştan yüce; Şahidimdir gündüz gece!.. Günü günden daha ince; Duyup geldim Mevlâ'm sana!.. Karun yandı mülke mala; Mal kimin ki kime kala?.. Kulun kul olduğu yola; Uyup geldim Mevlâ'm sana!.. Dert eledi gönül seçti; Can arınıp tenden geçti!.. Nefis, nefse bir sır açtı; Yayıp geldim Mevlâ'm sana!.. Sana ayân düştüğüm hâl; Ben olmuşum bana misâl!.. Boynumdadır onca vebâl; Sayıp geldim Mevlâ'm sana!.. Tedbir işler her işimi; Sen sakladın gözyaşımı!.. Aşkın ile hoş başımı; Eğip geldim Mevlâ'm sana!..
  15. Hayat denen değirmende; Dönüp durdum bunca yıldır!.. Payım aşkmış bu evrende; Yanıp durdum bunca yıldır!.. Yâ Rab bildim bu yol senin; Kulluk çetin, can nazenin!.. Çağladıkça her düzenin; Kanıp durdum bunca yıldır!.. Senden aldım bu yüreği; Sana açtım her dileği!.. Elendikçe baht eleği; Sunup durdum bunca yıldır!.. Kerem eyle kul hâlına; Emsâl var mı emsâlına!.. Bu gam yüklü söz dalına; Konup durdum bunca yıldır!.. Hakkı söyler her bir sözüm; Aşk çarkında inler özüm!.. Bir esrâr ki sende çözüm; Anıp durdum bunca yıldır!.. Bulut sarmış gam başımda; Ömrüm erir nefs taşımda!.. Bu ne seldir gözyaşımda? Yunup durdum bunca yıldır!..