Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

salimkanat

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

salimkanat tarafından gönderilen her şey

  1. Safiyetin sembolü sevginin meyvesisin Sıcak samimi bakış şefkat telkincisisin Artniyetsiz davranış dokunulmaz kavrayış Taptaze bir doğruluk yalansız riyasızsın Allah’tan mektup gibi okunup korunacak Gün geçtikçe çoğalan güzellik mayasısın Ana-baba birlikte görülen bitimsiz düş Geleceği bugüne taşıyan gözümüzsün Bazan gönül yaksan da çoğunluk neşe saçan Cennetlere açılan bir küçük penceresin
  2. dinle tüm suskunluklara bedel sözler söyleyeceğim sözlerimin ardı sıra akar akıllar akar adımlar dinle ki dilim beynine dokunsun dokunsun kalbine ezber değil sözlerim gördüğümü duyduğumu bildiğimi söylerim şair sözüdür bilirsin kalbiyle bilir şair bildiğini en çok kalbiyle duyar duyduğunu kalbiyle görür gördüğünü dinle ve bir çay daha söyle sözlerim simit gibidir çayla iyi gider bir çay da bana söyle tuzludur sözlerim boğazımı kurutur sözlerimi ilaç niyetine dinle yaran yoksa bir başkasına verirsin ilacı sözlerimi heder etme sözlerim yoldur gidene yol biter söz bitmez davos biter söz bitmez onun için davos benim için yahudi bitmiştir bitik doğmuştur aslında yahudi benim köle doğduğuma inansa da inanmak iman değil inattır onlarda kırılan kol benimki olsa da akibet bitiştir onlarda dinle ve benden alışılmadık sözler duyarsan şaşırma sana filistin bitmedi diyorum ne türkiye parçalanacak ne pakistan ne ırak yıkılacak diyorum ne afganistan şaşırma çeçenler yine destan yazacak uyanacak tüm ümmet uyanacak insanlık yeni bir medeniyet ellerimizle yoğrulacak diyorum bitmiştir yükselişi küfrün bitmiştir büyümesi zulmün iflastadır fikri felsefesi diyorum onların şaşırma sakın konuşuyorum o halde yaşıyorum yaşamak tadını bilmektir tuzun özünü karmaktır tuz su ve unun söz ola harman ola bilirsin bizde kırkında başlanır yaşamaya talimdir kırkından öncesi gençlik affedilir kırk ceviz kırsa da kırkında ceviz kırmasın da yaşadığımı söylüyorum yaşamak dersen buna tuzu biliyorum oysa başörtüsü hâlâ yasak okullarda biberi de biliyorum yani bitmiştir yahudi evet ama söylenecek söz var hâlâ yıkılmadık sur açılmadık kapı var hâlâ dirilmekte olan simurgun kanatlarına asılanlar var yelkenleri şişirecek yele cüssesiyle engel olanlar var dinle ve duyur sözlerimi sevdiklerine sol gözüm hâlâ dicle'yi ağlar ortadoğuya sağım fırat’ı haber ver onlara bunu ve de ki gevşemiştir zincir belki ama durmaktadır nil'in boynunda bir geveze şair vardı ağzından kaçırdı dersin mehdinin ayak sesleri duyulmuş dersin şavkı vurmuş ufuklara doğumu engellenemeyecek olanın boş durmamalı insan yapmalı ne lâzımsa lâyıkıyla sözlerim bitti sanma yeni başladık daha şair sözü lastiklidir uzar biraz
  3. bugünü heder etme ki her yarın bir bugün'ün yitirilişidir haydi hıçkırık sınırında eğleşmeyi bırak çünkü anne şefkat ötesi bir değerdir salıver gitsin gözyaşlarını alnına dökülen kakülünü hatırla ağla belki sana en gerekli şey o bakışlardır yüzünü okşayan ellerden başka düşün yorgun bedenin uykuya dalınca kimin eli örter ruhunu unutma her zaman çocuktun hep öyle olacaksın
  4. Nice feryad emilir sığınak sanılır kıvrımları hayatın soğuk gülüşler boşaltılır maksatlı duruşuna ilkelerine inadına içteki ikilemin kaygı toprağının gri çocuğu manasız bakar hınzır gözlere aydan mahrum gecelerin yolcusu hızlanır devinim gün hasretiyle esaret ertesi dinlencelere yürek onarımı başlangıçlarda kaygı yaprağının güz sovuğunda rüzgârsız düşmekte umutlar suya kar yanığı sevdaların türevi kan kurusu renklerinde ülkemin bulunmaz mı oldu kayıp cevherin çalındı lügatten duygu sözleri kar yanığı suretlerin gölgesi düşer tuvaline çorak ülkemin Salim Kanat
  5. erguvânî bir asalet kuşanırken gökyüzü gri bir gaflet tutukluyor ömrümü usulca vazgeçiyorum sırtımı kollamaktan kurşûnî yağmurların ritmince yürüyerek ardına sığınıyorum hedef tahtasının celladımın elinde parıldayan kılıçtan ense kökümdeki ürperiş kafiyeler üretiyor şiirime erguvânî bir yalnızlık kuşanırken gökyüzü