ogniela tarafından gönderilen her şey
-
ÇİM EKİMİ VE BAKIMI
Bahçesi olan herkes yemyeşil, bakımlı bir çime sahip olmak ister. Bir ev en değerli eşyalarla döşense de halısı, perdesi, döşemesi olmadan dekorasyonu eksiktir ve göze hoş görünmez. Aynı şekilde çimensiz, toprağın rengi görünen bir bahçe en nadide bitkilerle dolu olsa da tamamlanmış sayılmaz. Ayrıca çimin bahçeye dekoratif öneminden çok daha fazla faydaları vardır. İyi bakılan bir çim bahçe toprağını kökleriyle bir ağ gibi sardığı için özellikle meyilli bahçelerde toprak kaybını önler. Yağışlı dönemlerde çamurlanmaya , kuru havalarda ise toza mani olur. Bakımı sırasında yabani otlarla mücadeleyi sağladığı için bahçedeki diğer bitkiler daha sağlıklı büyür. Gün boyu nefes alan çimler havayı temizler. Sıcak yaz günlerinde bünyesindeki suyu buharlaştırırken bahçenin ısısını birkaç derece düşürerek ferahlık verir. Çim ekimi ve bakımı her safhasında son derece dikkat ve efor gerektirir. Eksiksiz bir toprak hazırlığı Kullanım maksadı, iklim, toprak, hava ve sulama şartlarına en uygun tohumun tespiti. Doğru zamanda, kuralına göre ekim. Çimler yerleşinceye kadar azami dikkat ve bakım (Çim bu dönemde çok hassastır. İhmal neticesinde emekler kolayca boşa gidebilir. Yetişkin çimlerin yıl boyunca düzenli bakım ve uygulaması Çim yetiştirme çiçek, sebze ve ağaç yetiştirmekten daha zordur denilse yeridir. İhmale hiç gelemez, hemen bakımlı görüntüsünü kaybedebilir. Çim biçme çok zevkli ama sonu gelmez bir vazifedir. Çim ekilecek alan 10-20 metrekare bir yer ise biraz gayretle en amatör bahçeciler bile bu işi başarı ile yapabilir. Alan fazla geniş, şekli gayri muntazam ve toprak fazla bakımsız ise profesyonel yardım almak lazımdır. Çim tohumu Çim tohumu tek çeşit veya 3'lü 4'lü 7'li karışım gibi farklı özelliklere sahip tohumlardan meydana gelen karışımlar halinde satılır. Bu karışımlar hazır alınabileceği gibi bahçe şartlarına uygun olarak uzman biri tarafından hazırlanabilir. Tohum satın almadan önce bahçe toprağının cinsi tespit edilmelidir. İklim şartları önemlidir. Mesela suyun yeterli olmadığı yerde az su isteyen bir çim ekilir. Ancak iklim yeterince sıcak değilse bu çimler kışın sararır ve kötü görünür. Bahçede yoğun bir kullanım varsa mutlaka basılmaya ve çiğnenmeye elverişli karışımlar kullanılmalıdır. Bahçede hem gölge, hem de sürekli güneş gören bölgeler olabilir. Bu durumda birkaç farklı karışım gerekebilir. Burada yapılacak şey şartları iyice inceleyip not almak, daha sonrasında tohum satan yerlerde iyi bir araştırma yapmaktır. Açık satılan tohumlardan ziyade ambalajlı tohumlar tercih edilirse zaten paketin üzerinde ayrıntılı bir şekilde özellikleri yazar. Mevcut çim çeşitleri bir kaç grupta toplanabilir Klasik kadife görünüşlü çim Zümrüt yeşili ve ince yapraklıdır. Golf sahalarında, aşırı çiğnenmeyen zarif bahçelerde kullanılır. Çok kısa (1cm) biçilebilir. Nispeten serin iklimleri sevdiği için kış aylarında canlı rengini korur. Yaz aylarında bol ve düzenli su ister. Bakımı biraz zordur. Geniş yapraklı Spor alanları, genel park ve bahçelerde, yoğun insan trafiği olan ev bahçelerinde kullanılır. Basılmaya dayanıklıdır. Biraz ihmal edilse de çabuk deforme olmaz. Fazla kısa biçilmez (2-2,5 cm)Bu cinsin kusuru biraz kaba görünüşlü olmasıdır. Sıcak iklim çim Bu cinsler sık dokulu, susuzluğa ve sıcağa çok dayanıklı olurlar. Ancak tamamen güneşli alanlarda kullanılabilirler. Serin iklimlerde kış aylarında sarı- kahverengi bir renge bürünür ve bozulabilirler. Çiçekli çim İçinde çiçekli bitkiler bulunan bakımı kolay, hoş görünüşlü çimlerdir. Bitkiler çiçekte iken biçilmezler. Rulo çim Çim ekmenin başka bir yolu hazır yetişmiş çim rulolarını halı gibi bahçeye döşemektir. Bu çimler profesyonel işletmelerce özenle yetiştirilir ve yabani ot riski taşımaz. Bahçeye çabucak uyum sağlayarak kısa zamanda yetişkin bir çim alan haline gelir. Tohumla yetiştirme yapılamayan yaz veya kış aylarında bu metot rahatlıkla uygulanabilir. Bütün avantajlarına rağmen epey pahalıya mal olduğu da bir gerçektir. Uygulanması pek amatör işi değildir. Yetiştirici şirket daha önce toprağı işlenip hazır hale getirilmiş bahçeye kendisi döşer. Çim ne zaman ekilir? Yaz ve kış ayları tohum ekimi için uygun değildir. Çim ilk veya sonbaharda ekilir. Sonbahar ise en ideal zamandır. Bu mevsimde ekilen çim sıcaklardan etkilenmez. Havalar serinlediği için fazla uzamaz ve kökünü kuvvetlendirir. Yabani otların istilasına uğramaz. Güz yağmurları ile bol bol sulanır. İlkbahara kadar ekstra bakım gerektirmeden yetişkin bir çim haline gelir. İlkbaharda toprağı hazırlamak için fazla vakit yoktur. Birden bastıran sıcaklar yeni çimleri rahatsız eder. Sulama ve biçme işleri çok uğraştırır. Yeni ekilen çimlere ot ilacı atılması risklidir. Oysa yaz aylarında her yerden yabani ot tohumu yağar. Taze işlenmiş, bol gübreli toprağa yerleşiverirler. Özellikle yazlık bahçelerde yeni çimlerin ezilerek yıpranması da söz konusu dur. Bahçenin çim için hazırlanması Varsa her türlü inşaat işi bitirilir. Artıklar kaldırılır. Kalıcı bitki ve ağaçlar dikilir. Çim alanın yekpare olması tercih edilir. Böylesi hem göze hoş görünür, hem de bakım işleri kolaylaşır. Bitkiler, ağaçlar çimden ayrı olarak kenar bordürlerine ekilir. Büyük çim alanlarda yer yer adacıklar meydana getirilerek buralara da gül, mevsimlik çiçek, çalı türü bitkiler dikilebilir. Drenaj Çim ekilecek alanın varsa ilk önce drenaj problemi halledilmelidir. Kış boyu su içinde kalan bir yerde çimler çabucak bozulur. Arazi kazılmadan önce fazla büyük çukurlar toprakla doldurulmalı, tümsekler indirilmelidir. Toprak hazırlığı Çim en güzel organik maddelerce zengin, killi, kumlu karışım topraklarda yetişir. Toprak uygun değilse çeşitli maddelerle iyileştirilebilir. Ağır killi topraklara dere mili ve bolca organik gübre (tercihen koyun gübresi) katılır. Kumlu topraklar da çiftlik gübresi ilavesi ile su tutar hale getirilebilir. İlk önce toprak derince bellenir. Her türlü inşaat artıkları, taşlar, kökler ve yabani otlar tamamen ayıklanır. Yabani otlar ot ilacı(herbisit) ile yok edilebilir .Ancak bu oldukça riskli bir iştir. İlacın tesirinin geçmesi için uzun bir süre beklemek gerekebilir. Zeminin hafifçe meyilli olması problem değildir. Fakat tümsek ve çukurlar tamamen düzeltilmelidir. Bu işlem tırmıkla yapılabilir. Toprağı tavlanması için birkaç hafta beklenir.Bahçe tekrar, ama bu defa metrekareye bir teneke olmak üzere iyice ufalanmış eski çiftlik gübresi ile beraber kazılır. Hiçbir kesek kalmayıncaya kadar iyice işlenir. Başka bir tarafta yanmış gübre elenir. Toprağın birkaç gün oturması beklenir. Tahta bir tokmak veya silindirle toprak bastırılır. Çim ekiminden bir gün önce elenmiş gübre toprağa 1-1,5 cm. kalınlığında yayılır. Toprak kuru ise yağmurlama şeklinde sulanır. Ertesi gün tohum ekilir. Çim ekimi Tohumlar rüzgarsız bir havada metrekareye ortalama 40-50 gram hesabıyla serpilir. Tohumun dengeli dağılması için bahçe ip gerilmek sureti ile belli bölümlere ayrılabilir. Bahçenin bir kenarından başlayarak geriye doğru gidilir. Ekimden sonra bahçe hafifçe tırmıklanır. Tohumları gömmeye çalışmamalıdır. Ekili alan her gün sabah-öğle- akşam yağmurlama şeklinde sulanır. Tohumlar 3-10 gün içinde filizlenirler. Yeni çimlerin üzerinden silindir geçirmek adettir ancak bu çimlere faydadan çok zarar verir. Çimler 8-10 cm. olunca keskin bıçaklı bir makine ile boyunun yarısı kadar kesilir. Daha sonrakilerde biraz daha kısa tutulur. Yeni çimler çok kısa biçilmemelidir. Bir ay boyunca toprak daima nemli olacak şekilde sulama yapılır. Sulama yaparken yeni çimlere basıp incitmemek için hafif tahtadan uzunca bir kalas edinilir. Çimlerin üzerine doğru uzatılır ve buna basılır. Sulama Çim sadece bol su bulunan yerlere ekilebilir. Yazın devamlı, diğer mevsimlerde ise gerektikçe düzenli olarak sulanmalıdır. Büyük alanlarda otomatik sulama sistemi kurulması çok iyi olur. Küçük alanlarda ise hortumun ucuna takılan püskürtücü ile sulanır. Özellikle yeni çimler köklerin bozulmaması için hafifçe yağmurlanarak sulanmalıdır. Çim ne kadar su ister? Bu havanın sıcaklığına göre değişir. Çimlerin suya ihtiyacı yeşil renginin donuk bir hale gelmesinden anlaşılabilir. Sulama için toprağın 2-3 cm kurumuş olması şarttır.Aşırı sulama yapmaktan da kaçınmalıdır. Fazla su topraktaki besin maddelerinin çabucak akıp gitmesine ve çimlerin çabucak boy verip köklerinin zayıflamasına yol açar. Belli aralıklarla doyuncaya kadar su verilmelidir. Sulama sırasında toprak en az 15 cm derinlikte ıslanmalıdır. Şöyle bir ıslatmak çime faydadan çok zarar verir. Kökler yeteri kadar derine gidemez ve çim dış etkilere karşı daha zayıf olur. Sulama sabah veya akşam yapılmalıdır. Çim gübreleri Çim alanlar sık sulandığı için organik maddelerini çabuk kaybeder. Sağlıklı bir çim için yılda birkaç kere besin takviyesi yapmak gerekir. Çim gübreleri suni veya organik olabilir. Mutlaka çimler için hazırlanmış olmalıdır. Hızlı bir etki için suda eritilen besinler uygundur. Ancak dozu çok iyi ayarlanmalıdır. Kullanıldığında çimler birden bire yeşerir. Ama etkisi kısa sürer. Sulama ve yağmurlarla çabucak yok olur. Zaman içinde çözünen granül besinler ise uzun etkilidir. İlkbaharda, yaz başlarında ve sonbaharda verilir. Aşırı suni gübre toprağın tuzlanmasına ve çim köklerinin az gelişmesine yol açar. Önerilen dozlar aşılmamalıdır. Aynı özelliklere sahip organik gübreler kullanılması en iyisidir.
-
SAKSI BİTKİLERİ
Çocukluk hatıralarımızda yer alan fesleğen,ıtır,küpe çiçekleri, pencerelerden salkım salkım sarkan karanfiller veya sakız sardunyalarını artık pek göremiyoruz ama geniş bir kullanım alanı bulması yüzünden saksı bitkileri günümüzde de rağbet görüyor. Balkon, teras veya pencere önünde yetiştirdiğimiz çiçekler bahçe hasretini bir nebze azalttığı gibi evimizin güzelliğine katkıda bulunuyor. Tercihimiz ister hevesle aldığımız bir saksı fesleğen isterse teras dolusu kalıcı bitkiler olsun hayatımıza bir renk getirerek bizi tabiata yaklaştırıyor. Saksı bitkileri deyince aklımıza hep klasik çiçekler gelir. Oysa saksıda yetişebilen bitkiler tahmin edemiyeceğimiz çeşitliliktedir. Her geçen gün bahçe bitkilerinin saksıda yetiştirmeye uygun boyutta olanları üretiliyor. Doğru saksı,uygun toprak seçimi ve uygun bir ortam ve bakım sağlamak kaydıyla meyve,sebze, herdem yeşil veya yaprak döken birçok çalı ve sarmaşık cinsini balkonumuzda yetiştirmek mümkün. Saksı bitkileri bahçe düzenlemesinde de hatırı sayılır bir yere sahiptir. Bahçemizin toprağı bazı bitkilere uygun olmayabilir. Bu türleri uygun toprak kullanarak saksıda yetiştirebiliriz. Hassas çiçekleri veya kışın kapalı yerde korunması gereken kalıcı bitkileri bahçe olsa bile saksıda yetiştirmek daha iyi olur. Saksı seçimi Saksı seçimi önemlidir. Toprak saksıların iyi özellikleri tabii manzarası ve gözenekli olması sebebiyle toprağın aşırı su tutmasını önlemesidir. Sukulent ve kaktüs türleri için çok iyidir. Ancak hafif ve kolay kırılmayan plastik saksıları şahsen daha kullanışlı buluyorum. Pencere önü veya balkon demirlerine monte edilecek saksılar emniyetli olmalı, sulama sırasında da problem çıkarmamalıdır. Duvarlara takılabilecek çiçeklikler ve askılı saksılar yer kazandırması açısından iyidir. Büyük ve kalıcı bitki dikilecek saksıların plastik olması daha uygundur. Böylece yer değiştirme gerektiğinde fazla zorluk çıkmaz. Saksı seçilirken büyüklüğünün dikilecek bitkiye uygun olmasına dikkat edilmelidir. Sığ olanlar daha çok kısa köklü mevsimlik çiçeklere uygundur. Özellikle çalı türü kalıcı bitkilerde büyük saksı kullanmak gerekir. Toprak seçimi Saksılarda bahçe toprağı kullanılmamalıdır. Hazır dış mekan toprak karışımları steril ve hafif olmaları açısından çok uygundur. İyice çürümüş bahçe kompostu da biraz iyi toprak ve kum karıştırılarak saksılarda kullanılabilir. Kaktüs cinsleri fazla kumlu, asitli toprak seven bitkiler ise humuslu toprağa dikilir. Saksı bitkileri topraktaki besin maddelerini kısa sürede tüketirler. Bu yüzden dikimden 6-8 hafta sonra besin verilmeye başlanmalıdır. Kalıcı bitkilerde uzun etkili granül veya çubuk gübreler ayda bir verilir. Mevsimlik türleri ise 2 haftada bir suda eriyen bir gübre ile sulamak daha uygundur. Bu besinler bitkinin cinsine göre seçilir. Özellikle mevsimlik çiçeklerde aşırı besin vermemeğe dikkat edilir. Kalıcı bitkilerde saksı değiştirilmiyorsa ilkbaharda gübre takviyesi yapılır. Üst toprak köklere zarar vermeden 2-3 cm. kazınarak alınır. Yerine eski gübre ile karıştırılmış taze toprak ilave edilir. Hazır bio gübreler de bu iş için uygundur. Hindistan cevizi torfu Bahçe merkezlerinde tuğla gibi sıkıştırılmış hindistan cevizi lifleri satılıyor. Her kalıbı derin bir kapta 4 litre suyla ıslatıp bekletiyorsunuz. Bir müddet sonra çözülerek hacmi 7-8 kat büyüyor. Gayet hafif ve mükemmel bir torf haline geliyor. Bu torf ekilecek bitkinin cinsine göre sıvı besin takviyesi yapılarak bir çok bitkide kullanılabilir. Tohum ekiminde veya fidelerin şaşırtılmasında hafif oluşu ile çabucak filizlenmeyi ve köklenmeyi sağlar. Topraksız torf gerektiren bromeliad ve orkide çeşitlerinde kullanılabilir. Diğer iç ve dış mekan bitkilerinde tek başına veya topraklı torflarla karıştırılarak kullanılabilir. Yalnız böyle hafif torfların çok iyi drene oldukları için daha sık sulama ve dolayısı ile besin takviyesi gerektirdiği unutulmamalıdır. Sulama Sulama saksı bitkileri için önemlidir. Her bitki su ihtiyacına göre düzenli sulanır. Yalnız aşırı sulama topraktaki besin maddelerinin akıp gitmesine sebep olur. Su verildiği zaman alttaki drenaj deliğinden hafifçe sızması yeterlidir. Sardunya, sukulent denilen yaprakları etli bitkiler ve kaktüs cinslerine toprakları hafifçe kurumadan su verilmemelidir. Dikim sırasında saksı diplerine 1 cm kalınlığında çakıl veya kırık tuğla parçaları konarak drenaj sağlanmalıdır. Sulama sabah güneş çıkmadan veya akşam üstü yapılır. Çok soğuk su iyi değildir. Bitki problemleri ve çareleri Bitkiler ışık isteklerine göre doğru yerleştirilmelidir. Güneş seven çiçekler gölgede açmaz. Gölge sevenler ise güneşli yerde kavrulur ve çabucak ölür. Fazla rüzgâr da bitkileri rahatsız eder. Saksı bitkilerinde aşırı sulama sebebiyle çürüme problemi sık görülür. Mantar ve böcekler saksı bitkilerinde de görülür. Hastalık fark edildiği anda ilaç yapılmalıdır. Tırtıl ve salyangozlar elle toplanıp yokedilir. Karıncalar bitkilere çok zarar verir. Görüldüğü zaman granül şeklinde satılan karınca ilacı az miktarda saksı toprağına serpilir. Beyaz sinek özellikle sardunya, cam güzeli, begonya ve küpe çiçeklerine musallat olur. Mücadelesi zordur. Görüldüğü anda ilaç yapılır ve kurtulana kadar üç günde bir tekrarlanır. Yaprak bitleri (aphid),kabuklu(scale) ve unlu bitler(mealybug) için ev yapımı karışımlar da çok etkilidir. Alınacak tedbirler Steril toprak kullanmalı, eski saksılara dikim yapılmadan önce sıcak suyla iyice yıkamalıdır. Satın alırken sağlam bitkiler seçilmeli,güvenilir yerlerden alışveriş edilmelidir. Hastalığa zemin hazırlamaması için bitkilerin solmuş çiçekleri, kuru yaprakları düzenli temizlenir. Saksılarda çıkan otlar derhal temizlenmeli, toprakta kuru yaprak vs. bırakılmamalıdır. Hastalıklı bitkiler sağlam olanlardan uzaklaştırılır ve ilaçlanır. Düzelmezse yokedilir. Toprağı yeniden kullanılmaz. Havadar mekan, düzenli bakım ve besleme hastalıkları azaltır.
-
ORGANİK BİR BAHÇEYE NE DERSİNİZ?
Bitki, sebze, meyve, çiçek. Tüm bunları ve daha fazlasını evdeki şirin saksılarınızda yetiştirebileceğinizi biliyor musunuz? Domates, yeşil biber, kekik, reyhan, nane, maydanoz, belki biraz da dereotu hatta taze soğan. Tüm bunları ve daha fazlasını evdeki şirin saksılarınızda yetiştirebilirsiniz. Saksınız yoksa bile sebze meyve sandıklarını güzelce boyayıp, altına kalınca bir naylonu çivi veya raptiye ile tutturup, su tahliyesi için naylonun altına bir kaç deilk açarak da kocaman ve şirin bir saksı edinebilirsiniz. İster balkonda, isterseniz evde cam kenarında veya salonunuzda, çalışma odanızda ya da oturma odanızın küçük bir köşesinde sizin de organik bir bahçeniz olabilir. Domates fidelerini, semtlerimizde kurulan pazarlarda artık rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Yaklaşık 67 fide bir arada satılıyor. Yeşilbiberleri de bir demet halinde (10 fide) almanız mümkün. Reyhan da mis gibi kokusunu duymak ve kızardıklarında salatalarınızda yemeklerinizde kullanmak için mutlaka almanız gerekenler arasında. Fideler bahsettiğim şekilde 1 ya da 1,5 liraya satılıyorlar. Biz dışarıdan almayalım evdekilerle yapalım derseniz eğer; mesela nane yetiştirmek istiyorsanız, birkaç nane dalının alttaki genç yapraklarını temizledikten sonra (hiç yapraksız da olur) diplerinden bir miktar keserek suya koyun ve köklenmesini bekleyin. Köklendikten sonra istediğiniz saksıda nanenizi yetiştirebilirisiniz. Bunların yanı sıra çimlenmiş patates ve soğanlarınızı da hemen toprağa gömüverin. Bir süre sonra üzerlerinde yeşillikler belirecektir. Hemen almayın bu durumda, yeşillikler biraz gelişip büyüdükten sonra, ilk yetiştirdiğiniz lezzetli patateslerinizi toplayabilirsiniz. Bitki, sebze, meyve, çiçek. Hangisini seçerseniz seçin, onlar ile ilgilenmek, büyümelerini izlemek, dalından toplamak, şehirlerde bulamadığımız bir huzur, stresinizi alan, sizi mutlu eden tatlı bir heyecan. Rahmân'ın eşsiz güzelliklerinin büyümelerine şahitlik etmek, onlar ile vakit geçirmek, ruhunuzda tatlı bir dokunuş hissetmek isterseniz; bir saksı dahi olsa minik bir bahçeniz olsun.
-
BUDAMA İÇİN DOĞRU ZAMANI SEÇİN
Hobi bahçeciliği ile uğraşanlar bilirler. Budama, bitkilerin sağlıklı ve uzun ömürlü olmaları için hayatı önem taşır. Budama konusunda en çok sorulan soruların başında ise budama için en doğru mevsimin hangisi olduğu gelir. Uzmanlar, bitkilerin yapraklarını döktükleri zaman budanmasının en doğru zaman olduğu konusunda birleşiyorlar. Diğer yandan budamanın kaliteli budama makaslarıyla ve bilinçli bir şekilde yapılması da büyük önem taşıyor. Hobi bahçeciliği sektörünün önde gelen firmalarından Botanika tarafından ithal edilen Raco Expert marka budama makasları tüm budama işlerinizi kolaylaştırarak size hem zamandan kazandırıyor hem de doğru bir şekilde budama yapmanıza yardımcı oluyor. Raco Expert budama makasları hassas bilenmiş pasa dayanıklı Raco-Hitekflon kaplı bıçakları sayesinde pürüzsüz, hızlı ve verimli bir kesime imkan sağlıyor. Tek parmakla kilitlenebilir, yumuşak plastikten sapa sahip olan budama makasları, ergonomik yapıları sayesinde uzun süre yorulmadan kullanılabiliyor. Botanika tarafından ithal edilen ve çok uygun fiyatlarla satışa sunulan Raco Expert budama makasları tüm bahçe meraklıları tarafından tercih ediliyor. Bitkilerin belirli bir kısmının bir amaca uygun olarak kesilme işlemine budama adı veriliyor. Budama yapmanın bitkiler açısından pek çok faydası bulunuyor. Bitkinin türü, yaşı ve durumuna göre yapılacak doğru budama ve kesim işleri onların sağlıklı ve uzun ömürlü olmalarını sağlıyor. Bitkiler, budama sayesinde hastalıklara, zararlılara ve dış koşullara karşı daha dayanıklı hale geliyor. Budama ile bol ürün, sağlıklı çiçek ve meyve oluşumu da destekleniyor. Budama sayesinde bitkinin gücünün gereksiz dallara gitmesi önlenerek daha dinç genç görünmesi sağlanıyor. Bitkinin ışıktan maksimum oranda yararlanmasına yardımcı olan budama, daha hızlı bir şekilde gelişmesini sağlıyor. Budama, aynı zamanda hastalık ve zararlılarla mücadelede de önemli bir kültürel önlem olma özelliği taşıyor. Sağlıklı bir budama yapılabilmek için budama konusunda bazı temel bilgilere sahip olmak gerekiyor. Örneğin çit bitkileri ihtiyaç duyuldukça, güller ise dip sürgünü verince ve çiçekleri kuruyunca budanabiliyor. Budamanın geç sonbaharda yapılması tercih ediliyor. Bu mevsim atlanırsa erken ilkbaharda da yapılabiliyor. Fakat sonbahar, bitkilerin kışın kar nedeniyle zarar görmemeleri için daha uygun bir zaman olarak öne çıkıyor. Tüm bitkilerin kurumuş ve kırılmış dalları her zaman budanabiliyor. Budama işleminin keskin ve düzgün bir budama makasıyla yapılması, sonrasında ise budanan yerin aşı macunu ile kapatılması gerekiyor. Ayrıca budanan dalların hastalık kontrolü bakımından hemen sahadan uzaklaştırılması da büyük önem taşıyor.
-
SONBAHAR VE KIŞ BİTKİLERİ
Dik büyüyen, çalımsı, tek yıllık bir bitkidir Alttan itibaren dallanır, dallar ince ve dağınıktır Yeşil renkli karşılıklı yapraklar, sapsız, oval veya yürek şeklindedir. Çiçekler, güçlü çiçek sapları üzerinde tek tek bulunurlar. Beyaz pembe, kırmızı, sarı, mor renkli çiçeklerin çok güzel görüntüsü vardır. Çiçeklenme mevsimi yaz ve sonbahardır. Boyu 50-70 cm olup, anavatanı Meksika'dır. Tam güneş veya çok aydınlık yerler, ılıman iklim ister. Soğuğa dayanıklıdır. Kireçli toprakları tercih eder, ama iyi işlenmiş organik maddece zengin, kireç ve fosfor içeren her toprakta yetişir. Dallanmayı teşvik etmek için, tomurcuklar koparılıp uzaklaştırılmalıdır. Sık ve bol su ister. Cam altında veya direk bahçelere ilkbahar ekimi ile üretilir. ALYSSUM MARITIMUM (KUDUZOTU) Çok yıllık, yayılıcı, odunsu sapları bulunan ve nadir olarak 20 cm'ye kadar boylanabilen bir bitkidir. Sapa direk bağlı olan yapraklar dar ve beyazımsı saç şeklindedir. Bal kokulu küçük çiçekler, beyaz ve pembemsi renktedir Bunlar sap üzerinde terminal durumlu ve yoğun salkımlar hafinde yer alır. Çiçeklenme mevsimi yaz veya sonbahar ortalarıdır. Anavatanı Avrupa ve Batı Asya'dır. Bol ışık alan ortamlarda iyi gelişir. Ancak, gerektiğinde kısmen gölge olan yerlerde de yetişebilir. Hafif ve iyi drene edilmiş toprak ister Sadece çok kurak havalarda sulamak gerekir. Yaz mevsimi içinde çiçek parterlerinde, kaya bahçelerinde ve/a çit başlama ve bitiş noktalarında kullanıldığı gibi. duvar dipleriyle, taş döşeme yollarının derzlerine de ekilebilir İlkbaharda tohumla üretilir. CALENDULA OFFICINALIS (PORTAKAL NERGİSİ) Dipten çok fazla dallanan, çok yıllık bir bitkidir. Açık yeşil yapraklar almaşık, sapsız ve spatül-dikdörtgen şekillidir. Bütün bitki, dokunulduğunda dışarıya keskin kokulu, yapışkan bir sıvı salan tüylerle kaplıdır. Çiçeklenme mevsimi ilkbahar, yaz ve sonbahardır. Boyu 20-40cm olup, anavatanı Güney Avrupa'dır. Güneşi sever. Az çok soğuk havaya dayanır, ama ağır donlara dayanamaz. Her tip toprakta yetişir. Düzenli bir sulama, organik ve sıvı besinlerile iyi sonuçlar elde edilir. Yetiştirilmesi kolaydır. Donlar geçtikten sonra doğrudan bahçeye veya cam seralarda saksılara tohum ekimi ile üretilir. Minimum sıcaklık isteği 4 °C'dir. DAHLIA SP. (YILDIZ ÇİÇEĞİ) Çok yıllık, yumru köklü bu bitkinin 20 cinsi vardır. Fakat, kültüre alınanların hemen hepsi bahçe orijinli olanlardır. Bunların tümünün genel karakteristiği, yumrulu kök sistemi, yeşil yapraklar, büyük ve gösterişli çiçekle beyazdan krem, sarı, pembe, kırmızı, mor ve bronza kadar değişik renklerdir. Çiçeklenme mevsimi yaz sonu ve sonbahardır. Çiçeklenme süresini uzatmak için, ölü çiçekler düzenli olarak ayıklanmalıdır. Açık ve güneşli ortamları sever. Birkaç hafta boyunca humusla iyice gübrelenmiş ağır topraklarda iyi yetişir. Sadece kurak havalarda sulanmalıdır. Kök soğanlarının ayrılması veya ilkbaharda yumuşak genç sürgünler. köklendirilmesiyle üretilir. Bazı türleri ise tohumla çoğaltılır. ABELIA GRANDFLORA(ABELYA) Çiçek açma zamanı Temmuz-Ekim arasıdır.Dağınık tepe yapar 2-3m boy yapar. -10oC dereceye kadar dayanır. Sıcak iklimlerde hep yeşil, soğuk iklimlerde yaz yeşili veya yarı hep yeşil olan yapraklar 1.5-3 cm uzun, yumurta biçiminde kenarları hafif dişli, ucu sivri üst yüzü çok parlak koyu yeşil, alt yüzü açık parlak yeşil renklidir.Sonbahar renklenmesi kahverenkli veya kırmızımsıdır. Sürgünler ince tüylüdür. BRASSICA OLERACEAACEPHALA (SÜS LAHANASI) Kışın kendini gösteren bir bitkidir ve ışıklı yerleri sever. Toprağı orta derecede nemli yerleri sever. Baharda bozulmaya başlayan kışlık bir bitkidir. CALENDULA OFFICINALIS (PORTAKAL NERGİZİ) Ekim-Kasım aylarında çiçeklenmeye başlarlar. Mayıs ayının sonuna kadar çiçekli kalırlar. Soğuğa oldukça dayanıklıdırlar ve güneşli yerlerden hoşlanırlar. BELLIS PERENNIS (ŞEKER TABAĞI) Kasım ayında çiçeklenmeye başlayan şeker tabakları çok güzel renklenme yaparlar.Güneşli yada yarı gölge yerlerde yetişebilir ve nemli topraklardan hoşlanırlar. Bitki 16 cm boylanma gösterir. VIAOLA X WITTROCKIANA (BAHÇE MENEKŞESİ) Tek yıllık süs bitkileri içinde en canlı çiçek açanlar bahçe menekşeleridir. Kışın bahçelerimize harikulade renk verir. Bol çiçeklenme yapabilmesi için güneşli yerlere dikilmesi gerekir.Sarı, beyaz, bordo, mor, alacalı v.b. renkleri mevcuttur. Ekim-Mayıs arası çiçeklidir. PRIMULA VULGARIS (ÇUHA ÇİÇEĞİ) Bahçeye en güzel rengi veren çuhalar muhteşem renklere sahiptir: Pembe, kırmızı, eflatun, beyaz, sarı, turuncu gibi. Kışın açan çiçekleri baharın sonlarına kadar kendini gösterir. Kasım_Mayıs arası çiçeklidir. RUDBECKIA HIRTA (RUDBEKYA-GÜNEŞ ŞAPKASI) Tek yıllık veya 2 yıllık olabilen dış mekan bahçe bitkilleridir.Sonbahara doğru açan çiçekleri koyu sarı renkli ortası kahverenklidir. ASTER AMELLUS (SARAYPATI) Gösterişli çiçekleri olan çok yıllık bir türdür. 50-60 cm boyludur ve sonbaharda çiçekleri kendini göstermeye başlar. Güneşli ve ışıklı yerleri severler.Normal bahçe toprağında iyi gelişirler.
-
YATAK ODALARI İÇİN YENİ BİR KLASİK
Dinlenmenin ve romantizmin ayrı bir anlam kazandığı yatak odaları, evde belki de en fazla bireye özel yerlerden biri. Bu mekanı şık ve kullanışlı tasarımlarla buluşturan Bellona, yeni ürün grubu Lidya ile klasik akımın tüm özelliklerini gözler önüne seriyor. Ev modasına yönelik çalışmaları ile dikkat çeken Bellona, iç dekorasyona ait her çeşit ürünü şık bir uyum içinde ve tek çatı altında sunmaya devam ediyor. Koleksiyonlarını yeni modellerle zenginleştiren markanın son çalışmalarından biri de Lidya ürün grubu. Klasik tarzın büyüsünü zarif biçimde yansıtan Lidya, günümüzün değişen yaşam şekillerine ve beklentilere de tatminkar yanıtlar üretiyor. Klasik akım, iç dekorasyonun da vazgeçilmez yaklaşımları arasında yer alıyor. Lidya yatak odası takımı da tarz olarak klasiği benimseyenlerin beğenilerine seslenecek şekilde yapılandırılmış. Seçilen renkler, dizayn anlayışı ve formlarda yakalanan detaylarla; günümüzde klasik kavramının nasıl yorumlandığına güzel bir örnek oluşturmuş. Kendine özgü sade ve zarif çizgilerin hakim olduğu Lidya yatak odası, işte bu zarif ve abartısız gösterişin incelikleri ile donatılmış bir ürün olarak mekanlarla buluşuyor. Modeli meydana getiren üniteler karyola, gardırop, komodin, şifoniyer, tuvalet aynası ve puf Takımın gardırobunda bulunan boy aynası, yatak odalarının olmazsa olmazlarından birine çözüm üretiyor. Geniş iç hacmi ile günümüz beklentilerini de rahatlıkla yakalayan modül, takıma güç katan bir hava sergiliyor. Gardıropta olduğu gibi, diğer ünitelerde de rastlanan klasik kulp, takımın estetik etkisini artırıyor. Komodinlerde, şifoniyerde ve tuvalet masasında yer alan çekmeceler, depolama alanını artırıyor. Modelde yer alan puf ise tasarımı ile dikkat çekiyor.
-
KİŞİLİĞİNİZİ ODANIZA YANSITIN
Evinizde herhangi bir odaya kişiliğinizi yansıtmak mı istiyorsunuz? İşte size ipuçları: # Odanız için düşündüğünüz favori renklerinizi seçin. Mobilyanızla kullanacağınız aksesuarlarınızı ve renginizi uygulayacağınız duvarınızı belirleyin ve süslemeye başlayın. # Koleksiyon yapabileceğiniz objelere odaklanın ve sizin için özel anlam ifade eden özel ürünleri toplayın. Onlar odanızın konusu olsun. Sonra da renkleri ve koleksiyonunuzu öne çıkaracak mobilyaları seçin. # Eşsiz bir antika ya da anılmaya değer parçalar bulun. Bu parçaları bir araya getirin ve mobilyanızla bütünleştirin. Bu özel ve göz alıcı parçalarla odanıza aydınlık katın. # Eğer unutamadığınız bir tatiliniz varsa, size o günleri hatırlatacak ürünlerle de odanızı dekore edebilirsiniz. Yolculuğunuzun göze çarpan rengini bulun, duvar kağıdınızla ve kullandığınız objelerle güçlendirin. # Yaşadığınız yer aynı zamanda kişiliğinizin de aynasıdır. Bunun için yapmanız gereken, sizi en doğru ifade eden ürünleri seçebilmektir. # Odanız için kişisel bazı sanat ürünleri seçin. Seçtiğiniz sanat ürünleri odanın kime ait olduğunu doğru yansıtmalı. # Odanız için bir konu belirleyin. Bu, çiçeklerle ilgili; parlak ve cesur ya da durgun olabilir. Bu başlığa göre ürünleri bir araya getirin ve uygulayın. # Sevdiklerinize ait fotoğrafları bulun. Bunları birbirleriyle kombine ederek çerçeveleyin. Duvarınızı resimlerinizle kaplayın.
-
EGZOTİK BİR EV İÇİN 12 ÖNERİ
1. Uçuşan renkli kumaşları evinizin her yerinde kullanın. Kapıları çıkarın, yerine organze kumaşlardan, uçuşan perdeler takın. 2. Hasır, rattan ve bambu gibi malzemelerden mobilya ve aksesuvarları tercih edin. Hafif olduğu için yazlık evlerde sıklıkla tercih edilen bu ürünleri rutubetten korumalısınız. 3. Ev halkına notlar yazmak ya da kendinize bir şeyler hatırlatmak için antrede pano kullanmak yerine portmantonun üzerine Uzakdoğu etkisini taşıyan ahşap bir el yerleştirebilirsiniz. 4. Evinizde bambu ve orkide gibi Uzakdoğu'ya has bitkilere yer verin. Unutmayın. Orkideyi fazla sulamamanız ama daima nemli tutmanız gerekiyor. 5. Asimetrik formlu bambu bir konsol ya da siyaha yakın koyulukta bir Çin dolabı, evinizin tüm havasını değiştirebilir. Duvara asacağınız ahşap masklarla da bu etkiyi destekleyebilirsiniz. 6. Bahçenizde klasik aydınlatmalar yerine rengarenk kandiller, vitraylı lambalar ve fenerler kullanın. Kağıt görünümlü reçine fenerler, hem çok şık hem de yangın riskini en aza indiriyor. 7. Salonda koltuk ve kanepe yerine sedir ve puflara yer verin. Derin sedirlere rengarenk yastıklar yerleştirerek çok şık bir görüntü oluşturabilirsiniz. 8. Baharat tonlarında yastıklar ve uçuşan kumaşlarla bahçenizde de egzotizm rüzgarları estirebilirsiniz. Hasır örgü hamaklar ve bambu rüzgar çanları da bu egzotik etkiye katkıda bulunacaktır. 9. Banyonuzda Uzakdoğu havası yaratmak için mum ışığı, yasemin kokusu, özel banyo köpükleri, masaj yağları ve yapay nilüferlerden yararlanabilirsiniz. 10. Evinizin uygun bir ya da birkaç köşesine mutlaka Buddha heykeli yerleştirin. 11. Mutfağınızda da egzotizmi yaşamak için toprak kaplar, sedefli kaşıklar ve bambu tepsilerden yararlanabilirsiniz. Evinizin bir anda değiştiğini göreceksiniz. 12. Dekorasyonda fazla bir şeyi değiştirmeden, yalnızca Çin motifli duvar kağıtları ve kumaşlar kullanarak istediğiniz etkiyi yaratabilirsiniz.
-
PEYZAJ MANOLYALAR
Baharın gelişinin en önemli habercisi manolyalar hakkında merak ettiklerimizi, VSB Peyzaj'ın sahibi Begüm Eryılmaz'dan dinledik. Boğazda baharın geldiğinin en güzel temsilcileridir manolyalar ve elbette erguvanlar. Erguvan kadar yoğun olmasa da çoğumuz Bebek yokuşundaki manolyayla merhaba deriz bahara. Odunsu ve çiçek açan küçük bir ailenin genel ismidir manolya. Bilinen 12 cins ve 220 türü vardır. Manolyalar arasında yumuşak ve açık renk gövdesi ile lale ağaçları en değerli olanıdır. Lale ağaçlarının boyları neredeyse 45-46 m.'ye kadar ulaşır. Lale ağaçları genelde kağıt yapımında yoğun olarak kullanılır. Ülkemizde en çok kullanılan manolya türleri üç gruba ayrılır; Manolya srandifilora Orijini Amerika olan bu cins, yaz-kış yeşil olması ve güzel kokan çiçekleri ile tanınır. Çiçekleri daha baharın ortasında kendini göstermeye başlar. Kırmızı meyveleri yazın başından sonuna kadar devam eder. Dayanıklı ve uzun ömürlü bir bitkidir. Susuzluğa çok dayanıklı olmasa da gölgeye toleranslıdır. Manolya stellata Southern manolya diğer adıyla star manolya'nın en aktif olduğu dönem bahar aylarıdır. Bembeyaz çiçekleri ile nefis bir görüntü verir. Kahverengi meyvesi ve tohumları vardır. Baharın ortasında bizi çıçekleriyle selamlayan stelleta, daha sonra tohumlarıyla yazın sonuna kadar güzelliğini bozmaz. Manolya soulangiana En önemli özelliği erken açan çiçekleri ile baharı süslemesidir. Yapraklar çıkmadan önoe pembe alacalı beyaz çiçekleri gözükür. Hassas çiçekler oldukları için, erken dondan etkilenebilirler. Çalı formlu ağaç tÜrÜdÜr. Saksı bitkisi veya doku rengi olarak da kullanılabilir. Her ne kadar güneş bitkisi de olsa kısmi gölgeye dayanabilir. Manolya soulangiana'yı ve stelletta'yı direkt güney açılımlarda kullanmak sakıncalıdır. Bahçeden koparacağınız ortancaları bir demet lisrantus ile karıştırıp bakır bir kap içinde düzenleyebilir ya da saparını uzun bırakıp, yapraklarını temizleyip her birini bir şişeye koyarak daha mınimalist bir yaklaşım tercih edebilirsiniz. Bahçe gülleri de katmer katmer yaprakları ile masaya renk katar, isterseniz sadece bir tanesini bir kâsenin içinde suyun üzerinde yüzdürün, isterseniz rengârenk bir demet yapın. Mis kokulu yasemin çiçeklerini dallarından koparıp minik kâselerde masanıza koyabilir, minik fulleri domateslere saplayıp günlerce kokularını içinize çekebilirsiniz.Yaz gecelerinde çiçekle beraber ışıklandırmayı da ihmal etmeyin. Stratejik noktalara koyacağınız birkaç mum, kandil veya meşale gecenin atmosferinin belirleyici olacaktır.
-
BAHÇE İŞİ TANSİYONA İYİ GELİR
Çiçekle, ağaçla, toprakla uğraşırken belki çok fazla enerji harcayıp zayıflamazsınız ama, sinirden, stresten kurtulursunuz. Temiz hava alıp rahatlarsınız. Kafanızı rahatsız eden pek çok sorunu unutup ferahlarsınız. Gazetelerde, televizyonlarda sağlık uzmanları insanları uyarıyor. Çağımızın hastalıkları olan stres, tansiyon, kalp-damar hastalıkları ve şişmanlığa karşı sağlıklı beslenme ve hareketli bir yaşam öneriyorlar. Şunu çok yiyin, bunu az yiyin gibi yeme-içme önerilerinin yanı sıra en çok sözü edilen ise hareketli bir yaşam. Hareketsizlik, çağımız insanın en büyük sorunu. Asansörler, yürüyen merdivenler, yaşamı kolaylaştıran mutfak aletleri, taksiler, otobüsler, dolmuşlar. Kent insanının yürümesini, koşmasını kısacası enerji harcamasını engelleyen çağdaş kolaylıklar aynı zamanda bizi hasta da ediyor. Sağlıklı bir yaşam için hareket etmeli, enerji harcamalı, kaslarımızı çalıştırmalıyız. Bunun için çeşitli yöntemler var. Halı sahada futbol oynayabilir, spor salonlarında aletli jimnastik yapabilir, parklarda, uygun yerlerde yürüyüp koşabiliriz. Sağlıklı bir yaşam için gazete yazılarında televizyon konuşmalarında pek gündeme getirilmeyen bir yöntem daha var. Bahçede, balkonda, terasta çiçekle, toprakla uğraşmak da sağlık açısından çok yararlıdır. Çiçekle, ağaçla, toprakla uğraşırken belki çok fazla enerji harcayıp zayıflamazsınız ama, sinirden, stresten kurtulursunuz. Temiz hava alıp rahatlarsınız. Kafanızı rahatsız eden pek çok sorunu unutup ferahlarsınız. Bahar geldi. Bitkiler uyandı. Varsa eğer hemen bahçeye inin. Toprağı kabartın, kurumuş, otları, dalları ayıklayın. Çarşıya gidip çiçek tohumu, fide, fidan alın. Gelin onları bahçeye dikin, sulayın. Bahçeniz yoksa üzülmeyin. Aynı işleri balkonda ve terasta da yapabilirsiniz. Saksıda, çeşitli çiçekler hatta nane, maydonoz, dereotu, soğan gibi hemen her gün kullandığınız bitkileri yetiştirebilirsiniz. Komşunuza, annenize, arkadaşınıza balkonda saksıda yetiştirdiğiniz maydonoz ya da naneden bir demet hediye etmenin keyfini bir düşünün hele. Bu keyif, tansiyona da iyi gelir şekere de. Yapı marketlerin bahçe reyonlarında çeşitli sebze ve çiçek tohumlarının paketi 1-2 YTL'den satılıyor. Saksı fiyatları ise 2-3 YTL. Hadi hemen gidip birkaç saksı, biraz da tohum alarak işe başlayın. Unutmayın, işleyen demir ışıldar. Saksıyı zamanında değiştirin Kış mevsiminde iç mekanlarda yetiştirilen ve güneşten yeterince faydalanamayan saksı bitkileri ilkbaharda her zamankinden daha fazla bakıma ve besine ihtiyaç duyarlar. Kış aylarında uyku dönemine giren saksılarınızdaki bitkilerinize dikkat edin. Saksı bitkilerinin bakımına özellikle kış mevsiminde ayrı bir özen gösterilmelidir. Bitkilerinizi soba ve kalorifer gibi ısı kaynaklarından belirli bir uzaklıkta yetiştirmelisiniz. İlkbaharda saksı değiştirme vaktinin gelip gelmediğini kontrol edin. Eğer saksının küçük kaldığını düşünüyorsanız daha büyük bir saksı ile değiştirin. Saksıyı değiştirirken, toprağı da tazeleyin.
-
HIZLI VE YARATICI DEKORASYON FİKİRLERİ
Evimiz için iyi fikirlere her zaman gereksinim duyarız. Bu fikirler, çoğu zaman da dekorasyon stilimizi ortaya koymamıza yada zenginleştirmemize yardımcı olur. Birbirinden yaratıcı yirmi dekorasyon önerisinden biri, aradığınız ipucu olabilir. 1. Yatak odanızda, beyazın içinde patlayan renk notaları ile çarpıcı görüntüler elde edebilirsiniz. 2. İster evinizde, ister bahçenizde, kullanabileceğiniz size özel portatif bir tabure için, çiçekli basma yeterli. Basmayı Kapalıçarşı'dan satın alabilirsiniz. 3. Farklı çiçek sunumları evinize tazelik getirecek küçük, ama şık detaylardır. Klasik vazolardan vazgeçin. 4. Şeffaf yada renkli plastik hortumları kıvır, katla, yapıştır ve metal bir ayak üstüne geçir. Şemsiyeliğiniz hazır. 5. Keçeden saksı yaptık içinde çiçekler açtı. 6. Şişe mantarlarını atmak yerine, üzerlerine yapıştıracağınız minik süslerle onları her daim kullanabilirsiniz. 7. Dilediğiniz deseni bastıracağınız PVC leri küçük bir gemi gibi katlayıp, ucuna tıpa taktığınızda küvetiniz için eğlenceli bir aksesuara sahip olabilirseniz. 8. İçine çiçekleri yerleştirdiğiniz seramik bardakları, çayhane tepsisine yerleştirip, masanızı süsleyebilirsiniz. 9. desenli naylon çoraplar sadece giymek için değildir. Onları içine ampul yerleştirdiğiniz şişelere giydirerek ışık oyunları yapabilirsiniz. 10. Çiçekler sadece bahçede mi yaşar? Baharı müjdeleyen pembe tonları ve iç açıcı yeşillerin buluştuğu bir perdeye ne dersiniz? 11. Klasik ve modern detayları bir arada kullanmak biraz da cesaret ister. Yine de denemekten korkmayın. 12. Büyük boy plastik, şeffaf saksılarınızı içlerine yerleştireceğiniz ışıklandırmalar ile birer dekorasyon ojesine dönüştürebilirsiniz. 13. Farklı renklerdeki naylon ipleri yanyana dizerek, kapı süsü yada sineklik yapabilirsiniz. 14. Metal iskeletini elektrikçinize yaptırabileceğiniz lambanın şapkasını renkli örgü yünleri ile kaplayabilir ve kendi evinizin tasarımcısı olabilirsiniz. 15. Kendinden yapışkanlı renkli kağıtlar ile seramik yada cam vazolarını kaplayarak onları yenileyebilirsiniz. 16. Misafirleriniz için hazırladığınız isim kartlarının kenarlarına yapıştıracağınız dantel kurdeleler ile onları daha özel kılabilirsiniz. 17. Ekoseli kumaşlardan dikebileceğiniz minik giysiler ile süt şişelerinize estetik bir görünüm kazandırabilirsiniz. 18. Tahtakale'den satın alabileceğiniz renkli, şeffaf, plastik süsler ile eviniz ya da balkonunuz için şirin bir rüzgar çanı yapabilirsiniz. 19. Balınızı servis etmenin binbir yolu var. Ama iddia ediyoruz ki, en eğlencelisi bu sincaplar! 20. Aynı renkteki hasır sepetleri, çiçekleriniz, havlularınız ve kişisel aksesuarlarınız için banyonuzda yan yana kullanabilirsiniz.
-
EVİNİZDE YAZ RÖTUŞLARI
Yazın sıcak günlerinde kendinizde olduğu kadar yaşadığınız mekanlarda da yapacağınız değişiklikler, hem kış aylarının rehavetinden kurtulmanızı kolaylaştıracak hem de evinize farklı bir hava katacaktır. Evinizde oluşacak sevimli ve ferah atmosfer sizi son derece memnun ederek, bu sıcak mevsimin uçarılığına uygun keyifli ve aydınlık ortamlara sahip olmanızı kolaylaştıracaktır. Nasıl olacak diye düşünmeyin ve size sunacağımız on küçük öneriyi bir an önce uygulamaya başlayın! Parlak renkli koltuk kılıfları: Mekanda saf bir ferahlık yaratmak için koltuk veya kanepelerinizin üzerine bembeyaz kılıflar geçirin. Canlı renkler ya da su temasını anımsatan, örneğin mavi-beyaz çizgili kumaşlar bu etkiyi yaratmanızda size yardımcı olacaktır. Daha hafif kumaşlar: Aydınlık, ferah ve temiz bir görüntü yaratacak şekilde tüm kumaşları değiştirin. Örneğin yastıklarınızı daha hafif bir kumaşla, özellikle keten kumaşlarla yenileyin. Peçete ve amerikan servisler, masa örtüleri ve yolluklar kolaylıkla değiştirilebilecek ve mevsim değişikliğini hissettirecek dekorasyon elemanlarıdır. Son derece fonksiyonel olan ince bir cibinlik de yatak odanızın atmosferini etkileyecektir. Şeffaf perdeler: Şeffaf kumaştan perdeler güneş ışıklarının süzülerek kolaylıkla içeri girmesine yol açar ve havadar bir görünüm yaratır. Doğal malzemeler: Hasır ya da bambu mobilyalar, hasır storlar, pek çok bitki ve çiçek gibi yaz mevsimine özgü doğal malzemeler kullanın. Çiçek arajmanları: Papatya, lale, gül, hanımeli, ortanca, fesleğen vs. hiç fark etmez, bahçenizden toplayacağınız herhangi bir bitki ya da çiçeği göze hoş görünen cam ya da seramik şişe ve vazolara yerleştirip evin her köşesine dağıtın. Bu konuda sınır tanımayın; örneğin ince uzun bir vazonun içine yerleştireceğiniz muz yaprakları yaz temasını pekiştirecektir.
-
SAKSIDA MEYVE YETİŞTİRİN
Saksıda yetişen meyve ağaçlarının ömrü 30-50 yıl kadar. Balkonda, terasta ve bahçelerde dekorasyonu tamamlayan bir öğe olmanın yanı sıra, yenilebilir meyveler de veriyorlar. Farklı hediyelik arayışının en son noktalarından biri saksıda yetişen meyve ağaçları. Bahçe düzenlemesine duyulan ilgi de talebi artırıyor. Bu ağaçlar dekoratif ve hediyelik olma özelliklerinin dışında, evinizde canınız istediği zaman taze meyvelere ulaşmanızı sağlıyor. Ağaçları saksı içinde ve dalında meyveleriyle satan S Çiçekçilik sahibi Ziya Soner, "Geçtiğimiz Babalar Günü'nde kalıcı olsun diye saksıda çiçek almaya gelen müşterilerimiz meyve ağaçlarını görünce tercihlerini bu yöne çevirdiler. Ağaç alan müşterilerimiz tanıdıklarına tavsiye ettikçe baktık ki, saksıda çiçek yerine meyve ağacı satışları fırladı" diyor. Bu küçük ağaçları bulabileceğiniz tek adres Ziya Soner'inki değil. Ama en uygun fiyatlılardan biri. Soner, yurtdışından ithal edilen ağaçların çok yüksek fiyatlarla satıldığını görünce bu işe girmiş ve üreticiliğe başlamış. "Çocuklar kendi emeklerinin sonucu olan meyveleri yerlerse, daha farklı bir bakış açısına sahip olurlar. Ayrıca bahçesine özen gösteren, farklılık yaratmak isteyenlerin de tercihi olabilir bu ağaçlar. Yurtdışından getirmelerine gerek kalmadan, üstelik bakım desteği alarak saksıda meyve ağacı sahibi olabilirler" diyor. Bir ağaç 15 kilo meyve veriyor Normalde fide şeklinde satılan meyve ağaçları, ancak 20-30 yıl sonra ağaç olabiliyor. Bu süreçte ağaçların bakımı da çok önemli. Ancak saksıda yetişen ağaçlardan 1-52 ay arasında meyve alınabiliyor. Alternatifleriniz kiraz, nektarin, japon eriği ve elma. Hatta meyveleri üzerinde olarak satılanlar da var. Ağaçlar nisan-aralık arasında 10-15 kilogram meyve veriyor. Bu meyvelerin aroma oranı da çok yüksek. Bir buçuk ay boyunca ağacın dalından meyve yenebiliyor. Ömürleri 30-50 yıl. Kış geldiğinde nasıl bakılacağı konusunda eğitim veriliyor. Ağaçların, üzerinde yetişmiş meyveleriyle ortalama fiyatları 150-700 YTL arasında. Fiyat yaşına göre artıyor. Yaşı büyük olan ağaçlardan daha fazla meyve alınıyor.
-
MUTLULUK EVDE BAŞLAR
Herkesin ideali huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmektir. '100 Sorun 100 Çözüm' adlı çalışma, ev hayatındaki sorunlara çözüm üretiyor. İşte evdeki bazı problemler ve denenmiş çareler. ABD'de 70 profesör tarafından hazırlanan "100 Sorun 100 Çözüm" adlı çalışmada, Feng Şui ustalarından da öğütler alınmış. Özellikle ev ortamının sıkıcılığına çare bulmak isteyen uzmanlar, Uzakdoğulu dostlarından yardım aldı. Sorunların birçoğunun monotonluktan kaynaklandığını ve buna karşı durulması halinde, problemlerin aşama aşama yok olduğu bilinen bir gerçek. İşte size ev ortamındaki sorunlara, çocukların okuma ve küçük sağlık problemlere karşı yapmanız gerekenler; Müze gibi bir eviniz olmasın Antika eşyalara ilgi her zaman çok fazladır. Ancak evin her tarafını bu tarz klasik mobilyalarla döşerseniz, evde huzurlu olmanız çok zor. Öncelikle yapmanız gereken, evinizin bir bölümünü mutlak surette canlı renklerle dekore etmeniz. Bu size ferahlık sağlayacaktır. Yorgunluğunuz hızla sona ereceği için, huzursuzluğunuz da uzun sürmeyecektir. Mobilya seçerken, yaşanan sorunlar Özellikle evli çiftler veya yeni ev kuran çiftler, mobilya seçiminde büyük sorunlar yaşıyor. Uzmanlar, sorun yaşamak istemeyen çiftlerin, dikkat etmesi gereken hususları araştırdı. İşte sonuçlar: Evinize neyin gerekli olduğunu iyi analiz edin. Eşyalar kaliteli ama uygun fiyatta olmalı. Eşyalar önce göze hitap edmeli. Depresyonun çözümü sizde Depresyonlar, kişinin çevresindeki koşullara gösterdiği bir tepkiden veya kişisel düşünce ve duyumsamadan kaynaklanabilir. Kişi ilaç tedavisiyle bu sorunu çözemiyorsa, problem tahmin edilenden daha büyüktür. Bu gibi durumda ilaç tedavisinde önce, vücudun sinir sitemini hazırlamak gerekiyor. Öncelikle rahat bir ortam yaratın. Ardından Ginseng ve Sarı kantaron gibi şifalı bitkiler kullanın. Terleme artıyor, sıkıntı büyüyor Yaz aylarında herkesin yaşadığı problemlerden biri de terlemektir. Özellikle koltukaltının aşırı terlemesine karşı çeşitli formüller geliştiriliyor. Bu bölgedeki yağ bezeleri, gereğinden fazla ise mutlaka doktora gidin. Ancak size terlemenizi azaltacak birkaç önerimiz de var: Günde 2 litre su için, anti bakteriyel özellikli sabun kullanın. Bel ağrısının çaresi, doktor Birçok hastalığın tedavisi, farklı yöntemlerle çözülebilir. Fakat bel ağrısına karşı, hiç vakit kaybetmeden bir doktora gidin. Çünkü vücudun en hassas bölgelerinden biri olan bel ve civarında yaşanabilecek bir hasar, sizin hayat boyu acı çekmenize neden olacaktır. Bu problemi kesinlikle ihmal etmeyin. Yatak odanızdaki kitaplara 'Elveda' Feng Şui uzmanları, yatak odalarında yaşanan sorunların büyük bir nedenini kitaplara bağlıyor. Araştırmalara göre, kitapları yatak odalarında olan çiftler daha çok tartışıyor. Uzmanların birçoğu da yatak odasında bulunan kitapların iç sıkıntıya yol açtığı görüşünde. Denemekten zarar gelmez... Yüksek kolesterol ihmale gelmez Bazı kişilerde genetik olan kolesterol problemi, bazı kişilerde ise yeme alışkanlığına bağlı artar veya düşer gösterir. Yüksek kolesterol, son yıllarda önemli problemlerden biri olarak dikkat çekiyor. Eğer kolesterolünüz yüksekse, Soya fasulyesi, fındık, susam, bitkisel yağlar, sarımsak, pırasa, taze ve kuru soğanla dost olun. Sağlığınız için bu şart. Okumaya karşı isteksizse Günümüzde, çocukların okumaya karşı isteksizliği had safhaya ulaştı. Eğer sizde çocuğunuzdan bu konuda şikayetçiyseniz, küçük bir oyuna ne dersiniz? Çocuğunuza, bir kitaptaki karakterlerin birinden, aynı kitaptaki başka bir karaktere telgraf çekmesini söyleyin. Bu oyun, ABD'li çocuklar üzerinde büyük başarı sağladı. Zamandan şikayet etme alışkanlığı Hepimiz zamanın bize yetmediğinden şikayet ederiz. Doğrusunu söylemek gerekirse, haksızda sayılmayız. Bu sorunu çözmek zor değil. Zamana karşı zafer elde etmek istiyorsanız, hemen planlama tekniğini kullanın. Öncelikle düzenli bir program yapın. Bir süreliğine, her anınızı planlayın ve farkını görün...
-
DUVAR DEKORASYONU
Çerçeve içinde asacağımız bir poster veya bir reprodüksiyon bile olsa, önemli olan onu nasıl, nerede sergilediğimizdir. Birkaç püf noktaya dikkat ederek bu işin üstesinden gelebilirsiniz. Dededen kalma çok değerli tabloları asla bir posterin yanına asmaya kalkmayın. Bütün değerini yok etmiş olursunuz. Salonunuzda oturma grubunuzun en büyük kanepesini ortalayarak asarsanız istediğiniz etkiyi vermiş olursunuz. Yok, ben yeni resimler alacağım diyorsanız , o zaman zevkinizi ve yaşam alanınızı en iyi temsil eden tablolar üzerine yoğunlaşın. Eğer birkaç adet küçük tablo alırsanız yan yana veya üst üste asarak sizi tatmin edecek bir sonuç alırsınız. Hatta aile fotoğraflarınızdan sanatsal açıları olanları, siyah-beyaz çekimleri farklı çerçeveler içinde sergilenmediğinde istenen dekoratif sonucu verecektir. Aile büyüklerinizin fotoğrafları, fotoğraf kenarında pay bırakacak şekilde çerçevelenmeli, ve eğer varsa yine aile yadigarı olan kılıç ya da yine çerçeveletilmiş bir hat ile birlikte asmanız daha bütüncül bir etki yaratacaktır. Bu arada sıkça rastlanılan genel bir hatadan söz edeceğim. Tablolarınızı veya çerçeve içindeki resimleri duvarın en tepesine doğru asmayın. Zeminden en fazla 2 metre veya 210 cm ölçü alın ve tablonuzun üst çerçevesini işaretlediğiniz yere gelecek biçimde asın. Çerçevelerin yukarıdan aşağıya sıralanmasında en son tablonun alt çizgisi zeminden 70 cm yukarıda olmalıdır. Yemek odası bölümüne büyüklü küçüklü tablolar asmak profesyonel bir bakış açısı getirecektir. Krom çerçeveler ve resme göre seçilmiş arka fon renkleri duvara modern bir hava katacaktır. Mutfak bölümünde sebze resimlerinden hatta çocuklarınızın resim derslerinde çizdiği resimlerden çarpıcı bir kompozisyon yapabilirsiniz. Hazır duvar dekorasyonundan bahsetmişken bir şeyin altını çizmek lazım, Artık dünya dekorasyonunda ve Türkiye'de klasikleşmiş şampanya veya beyaz solgun renkli duvar renklerinin yerine canlı renkler kullanılmakta. Salonlara çarpıcı koyu kırmızı veya ördek başı yeşil rengi asalet katarken, yatak odaları Venedik sarısı ile lila tonlarına bürünüyor. Çocuk odaları ise bırakın onların zevkini taşısın. Banyolarda zeminden tavana beyaz soluk fayanslar yerini desenli seramiklere bırakıyor; banyoların seramik ve ahşap çerçeve içindeki çiçeklerle süslenmesi şu ara revaçta. Marks&Spencer'ın dekorasyon katında iki-üç tanesi bir arada satılan seramik çiçekler veya Mudo'nun dekoratif aksesuarları tam size göre. Deniz teması içeren birbirinden çeşitli aksesuarlar da banyo duvarlarını süsleyen unsurlardan. Bauhaus'ta da banyo aksesuarları bölümünde ise hem esprili hem de şık banyo süsleri var. Ben derim ki bir pazar gününü evinizin renklenmesi için harcayın. Evinizin girişine koyacağınız ahşap bir dresuarın üzerine vazo koyarak küçük bir canlılık getirin. Kuru çiçekler, evde yaptığınız kumaş çiçekler ve renkli çerçevelerle farklı bir hava oluşturabilirsiniz.
-
ESKİYİ YENİ YAPIN
Evimizin dekorasyonunu yaparken; her seferinde yeni eşyalar almamıza gerek yok. Eski eşyalarımıza tamir ve tadilat uygulayarak yeni eşyalar elde edebiliriz. Eskimiş koltuklar # Eskimiş koltuklarınızın sünger ve kumaşını kendiniz değiştirebilirsiniz. # Döşemelik malzeme satan dükkanlarda istediğiniz kalite ve fiyatta sünger ve kumaş bulabilirsiniz. # Koltuğunuzun süngeri için ayrı, kumaşı için ayrı ölçü almalısınız. Kenar katlama payını da hesap etmeyi unutmayın. # Çünkü her taraftan en az iki santim pay bırakmalısınız. # Ahşaplı koltuklarda ise; ahşap bölümü çıkartıp öyle kaplayın. # Kaplama tamamlandıktan sonra, aynı şekilde ahşap bölümü yeniden yerine monte edin. # Kollu koltuklarda; yatak veya oturma bölümünü ayrı kolları ayrı kaplamanız gerekir. # Alacağınız mobilyacı zımba makinesi çok işinize yarayacaktır. Bu küçük ve kullanımı basit aletin telleri kırtasiyelerde dahi satılmaktadır. # İlla yeni koltuk alacağım diyorsanız da eski koltuklarınızı mağdur durumda olan birisine vermeyi ihmal etmeyin. Sizin için eski olan bir koltuk; evinde yatacak bir yeri olmayan birisi için muhteşem bir eşya gibi görünecektir. Kapı ve pencereler # Evinizin dekorasyonuna uygun renklerde kapılarınızı boyayabilirsiniz. # Duvar boyanız mat ise yağlı, parlak ise yarı mat boyaları tercih edebilirsiniz. # Boya işlemini bir yandan yaparken bir yandan da küçük bir sünger parçasını dokundurup kaldırarak pütürlü dekoratif yüzeyler elde edebilirsiniz. # Pencereleriniz ahşap ise; Dış yüzeylerini olmasa bile evin içine bakan yüzeylerini farklı renklere boyayabilirsiniz. Bu, evinizin neşelenmesine neden olacaktır. # Hep, hep beyaz olacak değil ya! Biraz da canlı renkleri kullanın. Krem rengi duvarlarınız var ise mesela; Fıstık yeşili kapılar çok hoş duracaktır. Duvarlarınızı süsleyin # İyi resim yapıyorsanız, duvarlarınızı iç dünyanızın desenleriyle benzetebilirsiniz. # Fırçanız kuvvetli değil ise farklı şablonlar hazırlayarak duvarlarınıza desenler çizebilirsiniz. # Bir kartpostaldan, bir manzaradan, bir desenden esinlenebilir ve bunları büyüterek duvarlarınıza yansıtabilirsiniz. # Renkleri seçerken, kontrast oluşturacak zıt renkleri tercih etmelisiniz. Aksi takdirde çizdiğiniz desenler algılanmayacak belki de kötü duracaktır. Son olarak; Tüm bunları yaparken yardımlaşmayı esas alabilirsiniz. Mesela kiminizin resmi iyidir kiminizin de biçki dikiş işleri. Birlikten kuvvet doğar velhasıl. Bir elin nesi var iki elin dekorasyonu... Eskiyen eşyaların yüzünü değiştirebilirsiniz. Yeni imaj onları mutlu edecektir. Böylece de hem israf etmiş olmaktan kurtulacak hem de yeni eşyalara kavuşacaksınız. Bizi de kahve içmeye çağırırsınız artık. Eee ne demişler komşu komşunun dekorasyonuna muhtaçtır.
-
JAN SHOWERS DAN 10 DEKORASYON SIRRI
Pek çok Hollywood yıldızının evini kendi mobilya, kumaş ve aksesuvar tasarımlarıyla döşeyen Amerikalı Jan Showers, iç mekanlarda stilleri ve dönemleri karıştırarak sürprizler yaratmaktan yana. Özellikle kendi koleksiyonu ile orijinal antika parçaları birlikte kullanmayı seven Showers, düzenlemelerini yaparken yararlandığı 10 altın sırrı paylaşıyor bizimle. Desenden korkuyorsanız, çizgilileri tercih edin Eğer bu sezon moda olan büyük desenlerin yaratacağı etkiden emin olamıyorsanız, çizgili kumaşları kullanabilirsiniz. Böylece çok karışık bir görüntüye neden olmadan farklı renkleri yan yana getirmiş olursunuz. Bronz, beyaz ve bej gibi birbirinin türevi tonları seçerseniz, etkisi daha yumuşak olur. Çizgi temasını abajur şapkası ya da vazo gibi diğer objelere sıçratarak daha güçlü kılmanız da mümkün. Yaşama alanınıza bir bank ekleyin Çoğu insan bankların antre ya da mutfak için uygun olduğunu düşünür ama onları salon dahil, oturma yeri kısıtlı olan her alanda rahatça kullanabilirsiniz. Yerinize tam uygun ölçülerde yaptırabilir; ipek ya da kadife kumaşla kaplayarak şık bir hava verebilirsiniz. Evinizin girişi etkileyici olmalı Evinize gelen misafirlerin ilk karşılaştıkları yer kapı girişiniz, yani antrenizdir, dolayısıyla bu alanın sizi ve tarzınızı ifade etmesi çok önemlidir. Eğer yeriniz müsaitse, küçük bir oturma bölümü yaratmak yararlı olacaktır. Duvara astıklarınız ve zemin kaplamanız da ilk bakışta dikkat çekecektir; seçimlerinizde sıradışı ve beklenmedik detaylar olmasına çalışın. Yarattığınız farklılık, evin geri kalanı için de ipucu verecektir. Aydınlatmaları göz hizasına yerleştirin Göz hizasında, yani yerden ortalama 160 cm yükseklikte yerleştirilen abajurlar en doğru sonucu verir; daha yüksekte kalırlarsa istenmeyen gölgeler oluşabilir. İstediğimiz atmosferi yaratmak için ihtiyaç duyduğumuz abajurlar, daha fazla aydınlatma gücüne sahip olan tavandan aydınlatmalar ve vurgulayıcı özelliğe sahip aplikler ile de desteklenmelidir. Duvarlar ve perdeler aynı renkte olsun Duvarlar için seçtiğiniz renk ile perde kumaşınızın rengini birbirlerine yakın tonlarda belirlerseniz, daha modern ve sakin bir tarz yakalarsınız. Pencerelerinizden memnun değilseniz, perdenizin kornişini ya da demirini tavandan sadece 10 cm aşağı takmanız işe yarayabilir. Örneğin yemek odası için seçeceğiniz nil yeşili duvar boyası ve aynı tonda perdeler, sofrada oturanların kendilerini taptaze bir havayla çevrelenmiş hissetmelerini sağlayacaktır. Benzer tonlarda cam objeler dikkat çeker Aynı renk tonlarında, farklı cam objelerin birlikte kullanılması, masanızın ortası için mükemmel bir düzenleme oluşturur. Örneğin amber ve açık yeşil tonlarında, farklı yükseklikte cam vazo, kase ve tabaklar etkileyici bir silüet yaratır. Cam grubunuzun kapladığı toplam alanın, yerleştirdiğiniz masa ya da dresuarın yüzey alanıyla orantılı olmasına dikkat edin. Kaliteli olanla kitsch olanı karıştırın Bir koleksiyon yapıyorsanız, içindeki her parçanın çok değerli olması gerekiyor diye bir kural yoktur. Koleksiyon yapmanın zevki, sadece sevdiğiniz için alabilme özgürlüğüdür. Çok ender rastlanan bir antika ya da her yerde görülen sıradan bir obje koleksiyonunuzda birleşebilir; eğer sevdiyseniz değerinin önemi yoktur. Ve sadece gerçekten tutkunu olduğunuz bir şeyin koleksiyonunu yapmanız doğru olur. Örneğin ben, çok hoşlandığım Fransa yolculuklarımda topladığım hatıra eşyalarını aynalı bir tepsi üzerinde bir araya topladım. Antikacı arkadaşımın hediyesi olan bir vazo da var, nehir kenarındaki sokak satıcısından aldığım bir kar küresi de... Doğadan ilham alın Dışarıyı içeriye taşıyın. Doğanın muhteşem güzelliği her iç mekanda mucize yaratacaktır. Çakıl taşlarına, kuru yapraklara, çiçeklere yer vermek için her fırsatı değerlendirin. Orta sehpanıza koyacağınız midye kabukları ya da raflarınızın birinde sergileyeceğiniz mercan, mutlaka pozitif enerji yayacaktır. Sadece kum ve taş renklerini değil, doğada bulacağınız kızılları, yeşilleri ve mavileri de taşıyın evinize. Ancak hiçbirinde aşırıya kaçmayın, yoksa bir tema odasıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Yatak odanızda renk katmanları yaratın Yatak, özellikle küçük alanlı yatak odalarının odak noktasıdır. Tavanlarınız yüksekse, cibinlikli bir yatak, kumaştan tasarlanmış yatakbaşı ve kat kat keten örtüler mükemmel seçimler olacaktır. Hepsinin kumaşlarının farklı olması ilginç ve davetkar bir etkiye sahip olur. Farklı kumaşları karmaşa yaratmadan yan yana ve üst üste kullanmanın kuralı ise, ana renk paletini kısıtlı tutarak tonlarda oynamalar yapmaktır. Perdelerinizde abartıya kaçmayın Perde uygulamalarının mobilyaların önüne geçmesine izin vermeyin. Drapeler ve balonlar yerine, katlamalı ve düz sistemlerden yana kullanın tercihinizi. Seçtiğiniz sistem sadeleştikçe, perdenizin kumaş kalitesi de artmalıdır. Pamuklu, keten, ipek ya da saten kumaşlar uygundur. Perde ölçünüzün pencereleri tamamen örtecek ve yumuşak dalgalarla yere inecek şekilde ayarlanması önemlidir. Su ve mum Deniz ve mehtap kadar güçlü olmasa da, su ve mum da üzerinizde mutluluk etkisi yapacaktır. Hele de yorucu bir günün sonunda. Banyonuzdaki sıkıcı aydınlatmadan kurtulun ve içine kalın mumlar yerleştirdiğiniz cam fanusları tavandan sarkıtın. İçeriden çıkmak istemeyeceksiniz! Aynalarla oynamaya devam. Duvardaki alanınıza uygun tasarımı bulamıyorsanız, kendi tasarımınızı kendiniz yaratın ve istediğiniz boyut ve ölçülerde aynalar kestirerek istediğiniz düzenlemeyle asın. Ve mucizeyi seyredin.
-
KEYİFLİ SOFRALAR İÇİN PRATİK ÖNERİLER
Lezzetli bir yemek şık bir sofrayla daha keyifli hale gelir. Estetik, özenli ve incelikli bir masa düzenlemesi için, önemli ayrıntıları gözden kaçırmamalısınız. Evimizde vereceğimiz özel davetlerde, sofra düzeni ve servis konularında bazı endişeler yaşarız. Bu davetten yüzümüzün akıyla çıkmak için dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Ön hazırlık aşamasında davet edeceğimiz kişiler resmiyet derecesine göre en az üç hafta öncesinden davetiye ya da telefonla çağrılmalıdır. Kişi adının davetiyeye el yazısıyla yazılması davet edilen kişiye verilen değeri gösterir. Davet eden kişinin bu nezaketli davranışına, karşı cevap verilmesi gerekir. Davete katılıp katılamayacağınızı bildirmek bir görgü kuralıdır. Bunu davet eden kişiye telefon açarak yapmanız doğru olur. ZİYAFET MASASI Ziyafet masası hazırlamak zevk işidir. Herkes imkanlarına ve gönlüne göre hazırlar. Ancak; aşağıdaki noktalara da dikkat etmek gerekir. Öncelikle masa örtüsü titizlikle seçilmelidir. Masaya pastel rengi keten, beyaz keten, nakışlı keten veya dantel örtü konmalıdır. Çok renkli alacalı örtü seçimleri ağır davetler için uygun değildir. Masaya konan örtü 30.cm.'den fazla sarkmamalıdır. Oturan kişilerin ayaklarına dolanacak şekilde abartılı bir uzunlukta olmamasına dikkat etmek gerekir. Masa'da "uyum" çok önemlidir. Yemek takımları, bardaklar, örtü ve diğer gereçler "uyum" içinde olmalıdır. Uyum sofranın ortasına yerleştirilecek bir tanzimle daha da çarpıcı bir hale getirilir. Burada, seçilecek çiçekler bile mümkünse yemek takımlarınızla ve masa örtüsüyle uyum içinde olmalıdır. Bir renk armonisi yaratmak özenle hazırladığınız bu daveti daha da hatırda kalıcı yapacaktır. Vereceğiniz menüye uygun olarak tabakları yerleştirmelisiniz. Şayet; menüde çorba yer alıyorsa, o takdirde düz yemek tabaklarının üzerinde çorba tabakları yer almalıdır. Eğer çorba menüde yer almıyorsa o takdirde ordövr servisi için düz ve büyük tabaklar yerleştirilmelidir. Tabakların yerleştirilmesi menüdeki düzenlemeyle paraleldir. Sofranızı hazırlarken "peçeteler" özenle katlanmalı ve yerleştirilmelidir. Değişik şekillerde katlanan peçeteler, isteğinize göre yine yemek takımlarınıza uygun halka biçimde bir peçetelik arasına konarak da sofralarda yerini alabilir. Peçete katlama stilleri: Kare: Peçete her yönde bir kere katlanır. Sonra "kare" şekline getirilir. Üçgen: Peçete önce "kare" şekline getirilir. Sonra, aksi köşeler birleştirilerek "üçgen" şekli verilir. Koni: Peçete önce "kare", sonra da "üçgen" şeklinde katlanır. Dışarıda kalan uç "dik" duracak şekilde olmalıdır. Çatal, kaşık ve bıçaklar: Kullanış amaçlarına göre, dıştan başlayıp içe doğru gelecek şekilde yerleştirilir. Tabağın sağına kaşık ve bıçak, soluna ise çatal konur. Bıçağın ağzı tabağa dönük olmalıdır. Tabaklar: Servis tabağı, yemek tabağı, salata tabağı ve ekmek tabağı kullanılmalıdır. Ancak yukarda da bahsedildiği gibi yemek menüsünde yer alan yiyeceklere göre uygun tabaklar ilave edilebilir. MASAYA KONAN TAKIMLARIN YERLERİ Yemek çatalı: Tabağın solunda. Yemek bıçağı: Tabağın sağında. Yemek kaşığı: Tabağın sağında, bıçağın dışında. Balık çatalı: Tabağın solunda, çatalın dışında. Balık bıçağı: Tabağın sağında, yemek bıçağı dışında. Meze çatalı: Tabağın solunda, diğer çatalların dışında. Meze kaşığı: Tabağın ön kısmında. Çerez ve pasta çatalı: Tabağın ön kısmında, sapı sola doğru. Çerez ve pasta bıçağı: Tabağın ön kısmında, keskin tarafı tabağa, sapı sağa doğru. Çatalın yanında. Su bardağı: Tabağın sol ön kısmında Şarap bardağı: Su bardağının sağında. Rakı bardağı: Su bardağının yanında. Tuz, biberlik: İki servis tabağı arasında. Yağ, sirke: Sofranın ortasına yakın. Hardal ve diğer soslar: Yağ ile sirkeye yakın. Yağ tabağı: Servis tabağının sol ilerisinde. Salata tabağı: Servis tabağının sol ilerisinde. Meyva tabağı: Ortada. Ekmek tabağı: Ortada. Çiçek tanzimleri: Masanın ortasında. Peçete: Servis tabağının solunda. YEMEKLERDE UNUTULMAMASI GEREKENLER Yemek süresince dikkat edilmesi gereken bazı davranışlar vardır; bunlardan bazıları... Tabakta yemek bırakmak pek hoş bir davranış değildir. Ekmeğin ufalanarak yenmesi, yemeğin koklanarak adeta "test" edilmesi, masada saç taramak, makyaj tazelemek, elleri masanın altında tutmak, masada şampanya patlatmak, kürdansız ve aleni bir şekilde diş karıştırmak, sesli bir biçimde burun temizlemek, ev sahibinden önce yemeğe başlamak ve masada kültablası konmamışsa ısrarla sigara içmeye çalışmak, puro vb. herkesce hoşlanılmayacak tütünleri müsaadesiz içmek ve yemek devam ederken izinsizce sofrayı terk etmek, abartılı gülmek veya uzun sıkıcı konuşmalar yaparak diğer konukları rahatsız etmek yapılmaması gereken davranışlardandır. SERVİS KURALLARI # Servisi evin hanımı yapıyorsa, sağında oturan bayandan başlanır. # Servisi garson yapıyorsa, servise ev sahibinin sağında oturan bayandan başlar, soldan devam eder, en son ev sahibine servis yapar. # Garsonun elinden hiç bir şey alınmaz. Garsondan bir şey istenecekse alçak sesle istenir. # Tatlı servisinden önce masa temizlenir. # İçki istenmediği zaman açıkça söylenmelidir. Kadeh el ile veya ters kapatılmaz. # Servisler yapılırken ısrarcı olunmamalıdır. Ancak; yemeğin niteliğine göre serviste 2. kez istenip istenmediği kişilere sorulabilinir. YEMEKTE GÖRGÜ KURALLARI # Bıçak kullanmak gerekince, çatal sol elle tutulur. Bu durumda bıçak sağ elle tutulur ve işaret parmağı bıçağın keskin olmayan tarafına bastırılarak "kesme" işlemi yapılır. # Bıçak kullanıldıktan sonra masaya bırakılmaz. Tabağın üst yarısına, kendinize doğru yanlamasına ve keskin tarafı içe gelecek şekilde konur. # Çatal da kullanıldıktan sonra masaya bırakılmaz. Bıçağa paralel şekilde soluna ve sapı sağda, ağzı yukarı doğru konur. # Çorba kaşığı, çorba tabağının sağına konur. # Kaşık da bıçak gibi kullanılır. Salata ve çerez çatalı, yemek çatalından daha kısadır. Yemekle birlikte salata da verilecekse, salata çatalı yemek tabağının soluna, yemek çatalının iç tarafına konur. # Balık çatalı ise daha kısa ve düzdür. Kaşığın sağına konur. # Tatlı kaşığı, tatlı tabağının içine konur. # Servis çatal ve kaşıkları, servis yapılacak yemeklerin tabaklarına konur. Kişi rahatça alabilmelidir. # Ancak; konukların önüne 3'den fazla çatal, kaşık ve bıçak koymamaya dikkat edilmelidir. Gerekirse yemek esnasında bu servisler kaldırılır ve gerekli olanlar düzenlenir. # Peçeteler resmi olmayan yemeklerde çatalların soluna, resmi yemeklerde ise servis tabağının içine konur. Ancak; bahsettiğimiz gibi eğer dekoratif bir peçetelik söz konusuysa tabağın sol tarafına veya önüne gelecek şekilde yerleştirilebilir. # Peçete, sağ üst köşesinden tutularak açılır. Dizlerin üzerine yerleştirilir. İşi bittikten sonra yemek tabağının sağına katlanarak konur. Buruşturarak koymamaya özen gösterilmelidir. Kağıt peçete kullanılmışsa "top" yapılıp tabağa konmaz. Özel davetlerde her ne kadar kullanılmıyorsa da kumaş peçeteleri aratmayacak güzellikte kağıt peçeteler eğer sofraya uyum sağlıyorsa kullanılabilir. # Davet bitiminde ev sahibine teşekkür etmek unutulmamalıdır. Hatta bir gün sonrasında tekrar telefon edilmeli ve bu nazik davet ve güzel yemek için bir kez daha iltifat edilmelidir.
-
KÜÇÜK ODALARA BÜYÜK ÖNERİLER
Evinizin odalarının küçük olmasından mı şikayet ediyorsunuz? Bir odayı olduğundan büyük göstermenin yolu çeşitli dekorasyon hilelerinden geçiyor. Tabii ki bunlar, bulunulan mekâna göre değişiklik gösteriyor, birinde işe yarayan bir teknik diğerinde belki de hiç işe yaramıyor. Her mekânda işe yarayacak püf noktalar... Aynalar her zaman için küçük mekânların kurtarıcısıdır. Bu aynalar ne kadar büyük olursa vereceği derinlik de o kadar çok olur. Küçük mekânlara boşuna fazla eşya sığdırmaya çalışmayın. Bu, çok büyük bir hata olur. Önce ihtiyacınızın ne olduğuna karar vermeli, sonra da kalan eşyalarınızı başka yerlerde değerlendirmeye çalışmalısınız. Büyük ve hantal eşyalardan mümkün olduğunca uzak durun. Odanın her yerini eşyalarla doldurmayın, rahatça hareket edebileceğiniz boş yerler her zaman olsun. Cam veya daha açık renkli mobilyaları, ahşap veya koyu renkli mobilyalara tercih edin. Odaya ne kadar çok ışık girerse, oda o kadar ferah duracaktır. Pencerenin önünde fazla yer kaplayan, kalın ve koyu renk kumaşlardan olan perdelerden kaçının. İçeriye ışık girmesini engelleyecek, pencere önünü kapatacak eşyaları pencere önüne koymayın. Odanın ışıklandırmasına büyük bir özen gösterin. Tavandan aydınlatmanın yanı sıra gündüz vakitlerinde kullanabileceğiniz ve göz almayacak, yerden aydınlatma sistemlerini de kullanabilirsiniz. Ayaklı bir lamba ya da abajurları size önerebiliriz. Unutmayın, önemli olan ışığın duvara yansıması. Duvarlarda uçuk renklerden kaçınmanız yerinde bir karar olacaktır. Ayrıca duvarın rengi ne olursa olsun tavanın beyaza boyanmasına dikkat edin. Mobilya konusunda tercihiniz her zaman açık ayaklılardan yana olsun. Örneğin yere kadar kapalı, kumaş kaplı sandalyeler yerine, ince ve uzun bacaklı sandalyeler mekânda daha açık ve ferah bir hava yaratır.
-
BEBEĞİNİZİN ODASINI HAZIRLARKEN
Hamileliğin ve bir çocuk sahibi olmanın en zevkli ve keyifli yanlarından biri bebeğinizin odasını hazırlamaktır. Evimizin en önemli ve yeni üyesi kendi odasının hazırlanması ve dekorasyonu konusunda her ne kadar söz sahibi olamasa da sevgili anne ve babasının onun için en güzel ve kullanışlı odayı hazırlayacağını bilmektedir. Doğum yaklaştıkça artan heyecanla aylardan beri hayalini kurduğunuz, o en tatlı ve doyasıya yaşanacak anıların yer alacağı, belki bebeğiniz ile en çok zamanı geçireceğiniz sevgili yavrunuzun odasını tasarlamak zamanı gelir. Nasıl bir oda olmalı? Odanın görüntü güzelliği ve şıklığı ile beraber, özellikleri, yapısı ve tasarımı çok önemlidir. Bebeğin odasını hazırlarken onun rahatını sağlamak ve tehlikelerden korumak gerekir. Rahatlık ve emniyet bir bebeğin odasında olması gereken en önemli iki özelliktir. İlk olarak evinizdeki hangi odanın bebeğiniz için en uygun oda olduğuna karar vermelisiniz. Unutmayın o sizin en değerli varlığınız, sakın onun için işte bu oda boş, onun olsun, fark etmez demeyin. Bebeğiniz için en uygun ve en kullanışlı odayı seçmeniz ve ona vermeniz gerekir. En uygunu gürültüden rahatsız olmayacak kadar uzak, fakat kolay kontrol edilebilir bir mesafede olan odadır. Kuzey cephesine bakan odaları tercih etmeyin. Odanın kuzey cephesine bakması soğuk ve nemli bir oda olmasını sağlar, ayrıca kuzey cepheleri genellikle problemli, nem ve rutubetli cephelerdir. Odanın doğudan ışık almasını tercih edin. Yatak odalarının doğuya bakması herkes için iyidir. Güneş ışınları sabah rahat ve huzurlu uyanmamızı sağlar. Batıya bakan odalar özellikle yaz geceleri çok sıcak olur. Bebek odasının en önemli özelliği, rahat havalandırabileceğiniz aydınlık bir oda olmasıdır. Lüzumsuz fazla eşya ile dolu bir odada, annenin hareketleri, bebeğin görüş, hareket ve oyun alanı kısıtlanır. Odanın sıcaklığına da dikkat etmek gerekir. Bebek, soğuktan büyüklere oranla daha çok etkilendiği için, nem oranına da dikkat etmek koşulu ile, odanın ne çok sıcak nede soğuk olmaması gerekir, genel olarak 20 - 22 derecede tutulması uygun olacaktır. Yeni doğmuş bir bebeğin solunum yolları hassastır; bu yüzden ısıtıcıların ve radyatörlerin üzerine su kapları koymak gerekir. Odanın zemini: Bebek odasının zemininin taş, mermer veya seramik gibi soğuk ve sert bir malzeme ile kaplı olmaması tercih edilmelidir, halı ise hijyen ve temizlik açısından toz ve mikroorganizmalar biriktirebileceği için çok uygun değildir. Ahşap veya mantar parkeler hem sıcaklık, hem yumuşaklık hem de hijyen açısından çok kullanışlıdır. Renkler: Bebeğinizin odasında yağlı boya yerine çabuk kuruyan, koku bırakmayan ve bakteri barındırmayan su bazlı boyaları kullanabilirsiniz. Bebeğinizin gözlerini yormayacak, olumlu etkisi ve sakinleştirici etkiye sahip olan pastel renkler kullanabilirsiniz. Koyu olan renkler odayı küçük ve kasvetli gösterirler açık renkler ise ferah gösterirler. Odaya bir hareket getirmek için aksesuarlarınızı renkli kullanabilirsiniz. Duvarlarını renkli bordürler veya duvar süsleri ile renklendirebilir, bebeğinizin ilgisini çekebilecek neşeli bir hale getirebilirsiniz. Bordürleri ve dekorları duvarda yüksek yerlere doğru yerleştirmek çocuğun bordürleri ve dekorları koparmasını engellemiş olur. Işık ve aydınlatma: Bebeğinizin odası rahat havalandırılabilecek ve güneş ışığı alan aydınlık bir oda olmalıdır. Özellikle avizeden gelen ışığın kuvvetli bir şekilde direkt bebeğinizin gözüne gelmemesi gerekmektedir, bu onu rahatsız edecektir. Bebekler ışığa bakmayı çok severler, bundan dolayı odanın ışık kaynaklarının bebeğinizin gözünü rahatsız etmeyecek kadar kuvvette, mümkün ise ayarlı olması gerekir. Gece için de az ışık veren ve emniyetli bir yerde duran gece lambaları tercih edilmeli. Bebek odasında en güvenli ışıklandırma tavandan yani bebeğinizin ulaşamayacağı yerden yapılabilir, unutmayın kolayca kordonları çekilebilecek ve devrilecek aydınlatmalar asla kullanılmamalıdır.
-
EVİNİZİ MUTLU ETMEK İÇİN BEŞ BAHANE
Evlere de yılbaşı hediyesi almak lazım. Önce kendi evinize! Kış aylarıyla hareketlenen dekorasyon sektörü her gün yeni bir bahane yaratıyor. Orta Asya'da keşfedilen mobilyalardan köklü bir İtalyan rüyasına, büyüsünü ırmaklardan alan objelerden duvarlara güller açtırma tutkusuna kadar pek çok seçenek sizi bekliyor. Yeni bir adres? Keşf-i Alem'e ne dersiniz? İsmini 1851-1929 yılları arasındaki dönemden alan Modern Tarih ile İstanbul'da eşine az rastlanır bir yaşamın kapılarını aralama imkanına kavuştuk. Orta Asya, Uzakdoğu, Anadolu ve Afrika kültürlerinin en belirgin özelliklerini taşıyan dünya kültürlerine ait birçok obje ve dekoratif elemanı bulabileceğiniz iki katlı mağazada, her biri orijinal ve el yapımı olan mobilyalar, dekoratif objeler ve antikalar var. Düzenli olarak dünyanın dört bir yanı dolaşılarak keşfedilen ve toplanan bu ürünlerle, arada bir nefes almak için kaçmak isteyeceğiniz, derin bir atmosfer yaratılmış. Gördüğünüzde, "Burası başka bir dünya!" diyeceksiniz.. Yeni bir koku? Missss gibi... Kanyon Alışveriş Merkezinde açılan Jo Malone tarafından yaşam alanları için hazırlanan iki özel koleksiyon Linen Spray ve Living Colognes ile kendinizi şımartabilirsiniz. Bu kokuların her birinin farklı bir hikayesi var. Portekize yapılan bir seyahatin anılarını canlandırmak için yaratılan Grapefruit & Rosemary sizi heyecanlandıracak bir koku. Turunçgillerden oluşan üst notalar, aromatik adaçayının yeşil yaprakları ve biberiye ile desteklenmiş. Ferahlatıcı ve temizleyici bir kokuya sahip Basil & Verbena, fesleğeni mutfaktan çıkarıp evin diğer taraflarında son derece çekici kokular yayan bir demet haline getirmiş. Rahatlayın, bir mum yakın ve Living Colognes (Yaşam Kokuları)nın çevrenize yayılmasına izin verin! Ama bitmedi... Bir ürün daha var! Lime (misket limonu), lavanta ve parma menekşesi esansları içeren Linen Spray ürünleri ise yatak çarşaflarından, havlulara kadar evdeki tüm kumaşlara uygulanabilen kalıcılığını uzun süre koruyarak sizi farklı kılan yepyeni bir ürün serisi. Yeni bir "Koleksiyon" İlham kaynağı Dicle Nehri Temel faaliyet alanı olan mobilya tasarımını, "ev"e odaklı yeni yaşam kültürünün getirdiği ihtiyaçlar doğrultusunda geniş bir platforma taşıyan Koleksiyon, bu çerçevede geliştirdiği farklı tasarım fikirlerini yeni objelerle hayata geçiriyor. Yeni dönem çalışmaları arasında yerel yaşam dokuları taşıyan gündelik yaşamın içinden objeler, ev tekstili ürünleri ve aydınlatma sistemleri öne çıkıyor. Koleksiyon obje seçkisinde uluslararası seramik sanatçımız Alev Ebüzziya'nın tasarladığı "Tigris"in yeni üyeleri de var. İsmini, bu coğrafyaya hayat veren Dicle Nehri'nin Latincesinden alan Tigris serisinin yeni parçaları aynı zamanda sanat ile yaşam arasındaki sınırları kaldırıyor ve sanatı hayatın içine sokuyor. Ebüzziya'nın "Tigris" serisinde siyah camdan üretilen "Tigris" kase ve vazoların yanı sıra beyaz ve kırmızı sek camdan su sürahisi gibi objeler yer alıyor. Yeni bir barok Gül kırmızısı duvarlar Dünyanın en büyük İtalyan seramik markalarından Irisin Türkiye mümessilliğini yapan Day Plaza, Ere Yorulmazer tarafından yorumlanan Neobarocco serisi ile banyoda hayalgücü sınırlarını zorluyor. Gül kırmızısını gerçeğe yakın efektlerle bütünleştirirken, yumuşak yüzey yapısıyla da dikkat çeken koleksiyon, 25 x 75 cm gibi alışılmışın dışında boyutlara sahip. Altın varak desenli bordürlerle hareketlendirilen seramikler, siyah bordürlerle derinlik kazanırken, güllerin tutkusunu saflıkla birleştiriyor. Lavabo ve küvetteki yalın çizgilerle; siyah kadife perdeler, barok aplikler ve görkemli bir banyo aynasıyla birleşince görsel etkisi güçlü mekanlar yaratıyor. Yeni bir İtalyan DNA'sında konfor var! 1959 yılında Pasquale Natuzzi tarafından İtalyada kurulan Natuzzi, dünya genelinde 123 ülkede temsil ediliyor. Markanın Sihir Mobilya tarafından açılan üç katlı 800 metrekarelik ilk İstanbul mağazası, farklı konseptlerle tasarlanan kanepe, koltuk, halı, sehpa ve oturma odası aksesuvarlarını bir arada sergiliyor. Natuzzi koleksiyonu bireysel kişilik, tarz ve zevklere göre mekánları yeniden keşfetmek üzere yeni yollar sunuyor. Casual koleksiyonu kendini modern ve resmi olmayan bir şekilde ifade ederken; Urban teması modern ve sofistike kozmopolit dünyayı geziyor. Vintage koleksiyonu ise ölümsüz klasikleri yeniden keşfediyor. Natuzziyi dünya çapında bir marka yapan, yaratıcılık, yenilik, yeni malzeme ve renkler.
-
MEKAN YENİLEMENİN EN UCUZ YOLU
Günümüzde mumlarla havuz aydınlatması bile yapılabiliyor. Çünkü yüzen mumlar var. Üstelik bunlar balık şeklinde de olabiliyor. Onları havuzda rüzgarla hafif hafif ilerlerken izlemenin keyfini düşünebiliyor musunuz, tek kelime ile müthiş!. Dekorasyon denince akla ilk gelen aksesuvarlar arasında olan mumlar, renkleri, kokuları ve farklı formlarıyla yaşam alanlarımızı hareketlendirmeye devam ediyor... Doğum günlerinde, kutlamalarda, dilek tutarken ya da dua ederken, insanoğluna tarihin her döneminde eşlik etmiş olan mumlar, günümüzde sadece iç mekanları değil dış mekanları da etkisi altına almış durumda. Sofralarımızın, yatak odalarımızın, banyolarımızın ve bahçelerimizin her yerinde görmeye alıştığımız bu sevimli, şık ve bir o kadar da işlevsel mumlar, aynı zamanda romantizmin simgesi. Kokulu ışıltı Sadece görünüşleriyle değil, işlevleriyle de çok kullanılan mumlar, son dönemlerde mistik ve otantik bir obje olarak ele alınmaya başlandı. Stresten uzaklaştırma özelliği de bulunan bu dekoratif öge artık hava şartlarına göre ayarlanabiliyor. Örneğin, evlerinizin bahçelerinde hava şartları nasıl olursa olsun yakabileceğiniz, rüzgardan etkilenmeyecek mumlar beğeninize sunulmuş durumda. Dış görünümlerinin yanı sıra yaydıkları kokularla, mekanlara ferahlık getiren mumlar, çiçek ve meyve aromalarının dışında kişiye tazelik hissi veren fresh kokularıyla da dikkat çekiyor. Şimdilerde "flotal" olarak adlandırılan ve kendiliklerinden yüzen mumlar da var. Bunlarla masa üstünde olduğu gibi, büyük bir havuzda bile olağanüstü güzel görüntüler yaratabilirsiniz. Mumla, her şeyi aydınlatmak olası # Vitray tarzında renkli mozaiklerden tasarlanmış mumluklarla loş ve çok hoş bir aydınlatma sağlayabilirsiniz. # Mumluklarınızı perde kornişine asabilirsiniz. # Beyaz ya da renkli cam bardaklar içinde merdiven basamaklarına dizerek gökkuşağı tonlarında ışık noktaları yaratabilirsiniz. # Duvarınıza aşağıdan yukarıya doğru asarak "ışık ağacı" oluşturabilirsiniz. # Kristal ya da boncuklu mumluklar içinde yakarak tıpkı bir yıldız gibi parlamalarını sağlayabilirsiniz. # Cam fanuslar içinde suda yüzdürebilirsiniz. Fenerlerin ve kandillerin içine koyarak oryantal bir etki yaratabilirsiniz. # Aynanın önüne dizerek gölge ve ışık oyunları oluşturabilir; etkilerinin ikiye katlanışını seyredebilirsiniz. # Mumlukları kuru ağaç dallarına asarak alternatif bir yılbaşı ağacı tasarlayabilirsiniz. # Cam sürahilerin ağzına kağıttan kaseler yaparak içlerine koyabilirsiniz.
-
BURCUNUZA UYGUN YAŞAM MEKANLARI
Koç: İç mekán onun tercihine göre daha çok işlevsel olmalı. Engellerden hoşlanmayarak mekánda hıza öncelik verir. Favori renkleri parlak kırmızı ya da pembe tonlarıdır. Boğa: Evinde vakit geçirmekten çok keyif alır. Onu çevreleyen atmosfer tamamıyla doğal materyallerden meydana gelmeli. Kokulara, renklere, estetik detaylara önem verir. İkizler: İkizler evde pek oturmaz, oturduğunda ise işe yarayan, fonksiyonel aksesuvarlara bayılır. Farklılıklara öncelik verir, yeniliklere açıktır. Değişik tarzlar, kontrast oyunlar çok hoşuna gider. Yengeç: Küçük dokunuşlarla evin her yerinde kendini hissettirir. Yaşadığı yerin her tarafında mumlara, mutfağında ise en az birkaç farklı sofra takımına rastlayabilirsiniz. El yapımı her türlü objeye ilgisi vardır. Aslan: Onun ideal mekanı Versay Sarayıdır! Misafir ağırlama sanatındaki mükemmeliyetçi tavrı, ve cömertliği, onun kendisini ifade şeklidir. Çevresine ışık saçacak kadar etkili olmak amacıyla gösterişli ve iddialı bir stil yaratır. Başak: Evde elleriyle çalışmaktan zevk alır. Çizgilerde mükemmeliyet, sadelik ve saflık arayışı içindedir. Onun için asıl önemli olan şey tasarımdır. Temel ile form, estetik ile gereklilik arasındaki uyumu sağlayan tasarım... Terazi: Doğası gereği kültür ve uygarlık dünyasını birleştirir. Onlarda var olan bu incelik ve zarafet boyutu, geniş bir renk uyumunu da içinde barındırır. Evinde her şey dengede sayılır. Akrep: Mahremiyetine çok düşkün ve bireysel olan akrebin farklı atmosferlere, özellikle de bilinmeyene karşı ilgisi vardır. İlginç olanı ve herkesçe fark edilemeyeni uygular. Gizemi ve abartıyı sever. Modalar yerine, uzun süre kullanabileceği kaliteli ve klasik şeyleri tercih eder. Yay: Mekan ne kadar egzotik olursa, yaylara o kadar uygun olur. Etnik özellikleri, renklerdeki göz alıcı etkileri sever; davetkar atmosferleri tercih eder; mutluluğun çevresinde parıldamasını ister. Yeniliklere açık, ama aynı zamanda geçmişine bağlıdır. Oğlak: Düz çizgiler, sadelik ve boş duvarlar onlara göredir. Dekorasyon tarzlarında mimariye yakın dururlar. Rahat ettikleri atmosfer ise Zen olarak tanımlanabilir. Antikaya karşı da özel ilgisi vardır. Kova: Mekán ne kadar az klasik olursa, onun için o kadar uygun olur. Geleceğin sembolü high-tech ürünler favori tercihidir. Çağdaş bir mekán, ona bugün içinde yarını yaşama fırsatı sunar. Balık: Çevresini saran pek çok zıt karakterli elemandan uyumlu birliktelikler yaratır. Farklı obje ve renklerden yola çıkarak eşsiz olanı yakalar ve hoş bir ambiyans oluşturmayı başarır. Onun evine gelenler, kendilerini en az kendi evlerindeki kadar rahat hissederler.
-
Domateslerde Kıvırcık Üst Virüs Nasıl Tedavi Edilir
Evde yetiştirilen domateslerin lezzetli tadı ve tatmininden daha iyi bir şey yoktur. Bu nedenle, bitkilerinizin gelişmek için mücadele ettiğini fark ederseniz gerçekten üzücü olabilir. Domates bitkilerinizin büyümesi durursa ve yapraklar kıvırcık ve kalın görünmeye başlarsa, bu onların kıvırcık üst virüsle enfekte olduklarının bir işareti olabilir. Yaprak zararlısı adı verilen böcekler tarafından yayılan bir hastalıktır ve genellikle domates bitkinizin kızarmış ekmek olduğu anlamına gelir. Ancak virüsü yok etmek ve bahçenize yerleşmesini önlemek için yapabileceğiniz birkaç şey var. Domates bitkilerinde kıvrık, kalınlaşmış, kösele yapraklar arayın. Enfekte bitki yapraklarının belirtilerini kontrol ederek domateslerinizdeki kıvırcık üst virüsü tanımlayın. Kirlenmiş yapraklar cüce, buruşuk, içe doğru kıvrılmış veya yukarı doğru kıvrılmış görünebilir. Yapraklarda da kalın, neredeyse kösele bir doku arayın. Virüsün bazı çeşitlerinde yaprakların alt tarafındaki damarlar mora dönebilir. Genç ve küçük domates bitkileri sararabilir. Enfekte olmuş bitkileri semptom gösterir göstermez çıkarın. Bitkiyi gövdenin tabanından kavrayın ve düz bir şekilde yerden dışarı çekin. Virüsün diğer bitkilere yayılmaması için bitkiyi çöpe atın. Kıvırcık tepe virüsü yaprak zararlıları tarafından bulaştığından, sadece diğer bitkilerinizle temas ederek yayılamaz. Bununla birlikte, yaprak zararlıları, enfekte bitkinin yapraklarını yerlerse virüsü yaymaya devam edebilir. Enfekte olmuş bitkilerin çevresinde büyüyen yabani otları toplayın. Bahçenizin etrafındaki yabani otlar virüsü taşıyabilir ve benzer enfeksiyon belirtileri gösterir. Virüsün domates bitkilerinize yayılmasını önlemek için yabani otları doğrudan yerden çekerek çıkarın. Kıvırcık tepe virüsünün yayılmasını durdurmanın en iyi yolu, enfekte olmuş bitkileri ve yabani otları uzaklaştırmaktır. Bitkiyi kurtarmaya çalışmak için yan büyümeyi teşvik etmek için üst kısmı kesin. Domates bitkinizi kurtarmaya çalışmak istiyorsanız, bitkiyi kesmek için budama makası, bahçe makası veya keskin bir bıçak kullanın. Yan dalların büyümesini ve uzamasını teşvik etmek için üst ve orta kısmı çıkarmaya odaklanın ve ona daha iyi bir hayatta kalma şansı verin. Kıvırcık üst virüsü ile enfekte olan çoğu domates bitkisi muhtemelen ölecektir, ancak bitkinin hayatta kalması ve meyve vermesi için küçük bir şans vardır. Enfekte bitkiler genellikle erken olgunlaşan veya donuk ve buruşuk görünen meyveler üretir. Yaprak zararlılarınız varsa bitkiyi bahçenizde bırakmanın virüsün yayılmasına neden olabileceğini unutmayın. Kıvırcık Üst Virüsünü ÖnlemeVirüssüz domates nakillerini seçin. Bahçenizde yetiştirmeyi planladığınız domates naklini inceleyin. Kıvırcık üst virüse sahip olabileceğini gösteren karakteristik kıvrılmış, kösele yaprakları arayın. Virüsün bahçenize bulaşmasını ve potansiyel olarak diğer bitkilere bulaşmasını önlemek için sağlıklı nakilleri seçin. Virüs yaprak zararlıları tarafından yayıldığından, satın aldığınızda sağlıklı ve enfekte nakilleri yan yana görmeniz mümkündür. Ancak bu, sağlıklı bitkilerin kirlendiği anlamına gelmez. Bir nakilde virüs olup olmadığından emin değilseniz, dikkatli olmak ve onu seçmekten kaçınmak daha iyidir. Virüs riskini en aza indirmek için dayanıklı bir domates çeşidi seçin. Kıvırcık üst virüse karşı daha dirençli 4 domates çeşidi vardır: Columbian, Roza, Salad Master ve Row Pac. Virüse yakalanma şanslarını azaltmaya yardımcı olmak için bahçeniz için domates bitkileri seçerken bu çeşitlerden birini arayın. Dirençli çeşitler virüse karşı tamamen bağışık olmayabilir ancak onu daha iyi tolere edebilir. Ekebileceğiniz virüse dayanıklı çeşitler bulup bulamayacağınızı görmek için yerel fidanlığınıza bakın veya internete bakın. Üst kısmın kıvrık olmasını önlemek için domateslerinizi birbirine yakın dikin. Yoğun bitki büyümesini teşvik etmek için nakillerinizi toprağa ektiğinizde birbirine yakın aralıklarla yerleştirin. Yoğun bitki aralığı, kıvırcık tepe virüsünü önlemeye yardımcı olabilir. Yoğun bitki aralığına "çift ekim" denir. Çift ekim, daha küçük ve daha az domatesle sonuçlanabilir, ancak kıvırcık üst virüsü önleme şansınız daha yüksek olacaktır. Yaprak zararlılarını uzak tutmak için genç domates bitkilerinin üzerine ağlı kafesler yerleştirin. Domates kafesi olarak da bilinen ağlı kafesler, olgunlaşmamış bitkilerin ekildikten sonra korunmasına yardımcı olur. Yaprak zararlılarının içeri girmesini önlemeye yardımcı olmak için daha küçük delikli ağlı kafesleri seçin ve genç domates bitkilerinizi virüsten korumak için örtün. Bitkiler olgunlaştığında ağlı kafesleri çıkarın. Ağlı kafesler de bir miktar gölge sağlayabilir, bu da yaprak zararlılarının genç bitkilerinize girmesini engellemeye yardımcı olabilir. Domates bitkilerinizi gölgelik bir bezle örtün. Gölgelik kumaş genellikle gevşek dokunmuş polyester malzemeden yapılır ve güneşi kısmen engellemek ve bitkilerinize gölge sağlamak için tasarlanmıştır. Bezi olgun domates bitkilerinizin üzerine asın, böylece gölgelenirler, bu da yaprak zararlılarının üzerlerine bulaşmasını ve onlara virüs bulaştırmasını önlemeye yardımcı olabilir. Yaprak zararlıları güneşli yerlerde yemek yemeyi tercih ederler, bu nedenle gölge onları bitkilerinizden caydırmanın etkili bir yolu olabilir. Gölgelik kumaş ayrıca suyun içinden geçebilmesi için geçirgen olacak şekilde tasarlanmıştır. Virüsü dışarıda tutmak için haftada bir kez böcek ilacı püskürtün. Kıvırcık tepe virüsü yaprak zararlıları tarafından yayıldığından, bahçenizdeki zararlıları kontrol etmek, domates bitkilerinize bulaşmasını önlemenin etkili bir yolu olabilir. Yaprak zararlısı popülasyonunuzu kontrol etmek için bahçenize haftalık olarak bir böcek ilacı uygulayın. Daha çevre dostu bir seçenek için kendi doğal böcek ilacınızı yapın. Yaprak zararlılarından kurtulmak için domates bitkilerinize böcek ilacı püskürtmek etkili bir strateji değildir çünkü yaprak zararlıları genellikle sadece konar, yer ve sonra yollarına devam eder. Bununla birlikte, bölgeye düzenli olarak böcek ilacı uygulamak, bitkilerinize potansiyel olarak konabilecek yaprak zararlılarının sayısını azaltabilir.
-
EVİNİZ ÇİÇEK AÇSIN
En sık kullandığınız odaları çiçek ile aydınlatmak yorucu bir günün akşamında sizin için bir ilaç olacaktır. Antre ve hol : Evinize giren için ilk etkilemeyi yapacak olan yerdir. Bu nedenle iri ve görkemli bir aranjman kullanılmalıdır. Antrenizde bir sütun veya şemsiyelik gibi dik duran bir nesneye küçük bir çelenk de asabilirsiniz. Eğer antrenizde küçük bir masanız varsa bir buket bulunduran sepet güzel bir görünüm verecektir. Yemek Odası : Akşam yemeklerini yediğiniz bir odanız varsa bu odaya en uygun çiçekler dekoru tamamlayacak porselen, gümüş veya kristal altlıklı olmalıdır. Daha güzel bir görüntüyü aynı model cristal vazoların mum ve çiçek ile bezenmesi ile elde edebilirsiniz. Oturma Odası : Çiçekler moral konusunda etkilidir. Yazları kullanmadığınız bir şömineniz varsa bunun içini canlı renkli ve iri mevsim çiçekleri ile süsleyebilirsiniz. Aile fotoraflarınızın bulunduğu bir sehpa daha küçük çiçekler için güzel bir yer olacaktır. Mutfak : Mutfak sadece yemeğin piştiği ve bulaşıkların yıkandığı yer değildir. Bir ev hanımının zamanının önemli bir kısmının geçtiği, çalışan bir kadının çoğunlukla işten sonra ilk gördüğü yerdir. Mutfakta özellikle pencere kenarına ışıktan hoşlanan saksı çiçekleri uygundur, mutfaktaki kullanılmayan bütün alanlar geri kalan dekorasyonu tamamlayacak biçimde canlı renkteki çiçekler ile bezenebilir. Ancak buzdolabı üstü ve fırın yanı gibi ısı yayan gereçlerin yakınları tercih edilmemelidir. Yatak Odası : Komedin üstündeki bir gonca gülün selamlamasıyla uyanmak güne güzel bir başlangıç demektir. Yatak odanız için gül, frezya, lilyum ve benzeri ince taç yapraklı çiçekler tercih edilmelidir. Yatak odasında özellikle saksı çiçeği konusunda aşırıya kaçmamak gerekir çünkü saksı çiçekleri karanlıkta biz insanlar gibi oksijen alıp kardondioksit vererek solunum yapmaktadır. Yaz aylarında pencereleri açık bir yerde yatıyorsanız güzel kokulu çiçekleri bolca yerleştirebilirsiniz. Yatmadan önce sulamanız odaya hoş bir koku yayacaktır. Salon : Salon için seçtiğiniz çiçeklerin eşya ve duvar renkleri ile uyum içinde, ancak farklı olmasına özen gösterin. Sözgelimi, koyu kırmızı bir halınız ve çam sehpanız varsa seçtiğiniz çiçeğin rengi çam rengi ile değil halının rengi ile özdeş olmalıdır. Çiçeklerin rengi üzerinde bulundukları eşyanın renginden farklı olmalıdır. Eğer hayat tarzınıza uyuyorsa salonlarınızda aykırı aranjmanlar bulundurabilirsiniz, hatta bu durumda yaşam tarzınızın bir sonucu olarak eşyalarınızın da bir parça aykırı olması muhtemeldir. Çiçeği de bu tarzınızı biraz zorlayacak biçimde seçmenizde yarar olacaktır. Eğer sakin bir tarzınız var ise çiçeğin iddialılığı konusunda aşırıya kaçmayın. Unutmayın çiçek görülmeli, ortamın sessizliğine uygun olarak konuşmalı ama sessizlikte bağırmamalıdır.
Jump to content