Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
Bahçecilik ve Çiçekçilik tarafından Hobi & Sanat'de yazılan bir grup blogu
  • Konu

    17
  • Yorum

    0
  • görüntüleme

    2.089

Bu bloğa katkıda bulunanlar

Bu Blog Hakkında

Bahçecilik ve Çiçekçilik konuları

Entries in this blog

Evde Bitki Bakımı

Evde Bitki Bakımı: Yeşil Dostlarla Daha Canlı Bir Yaşam Alanı

Evde bitki yetiştirmek, hem yaşam alanını güzelleştiren hem de ruh halini iyileştiren bir alışkanlıktır. Ancak bitkilerin sağlıklı kalması için doğru bakım yöntemlerini bilmek gerekir. Aşağıda evde bitki bakımıyla ilgili temel ipuçları yer almaktadır.

1. Doğru Bitki Seçimi

Ev ortamına uygun bitkiler seçmek, bakım sürecini kolaylaştırır. Işık, nem ve sıcaklık koşullarına göre seçim yapılmalıdır.

Az ışık alan alanlar: Yelken çiçeği, paşa kılıcı, devetabanı

Bol ışık alan alanlar: Sukulentler, kaktüsler, limon ağacı

Nemli ortamlar: Eğrelti otu, orkide, barış çiçeği

2. Işık ve Konum

Bitkilerin çoğu doğal ışığa ihtiyaç duyar. Ancak doğrudan güneş ışığı bazı türlerde yaprak yanıklarına neden olabilir.

Güneş seven bitkiler pencere kenarına yerleştirilebilir.

Gölge seven bitkiler dolaylı ışık alan köşelere konulmalıdır.

Bitkilerin yönünü haftada bir değiştirmek, eşit büyümeyi destekler.

3. Sulama Dengesi

Aşırı veya yetersiz sulama, bitkilerin en sık karşılaştığı problemlerden biridir.

Toprağın üst kısmı kuruduğunda sulama yapılmalıdır.

Saksı altında su birikmemesine dikkat edilmelidir.

Kış aylarında sulama sıklığı azaltılmalıdır.

4. Toprak ve Saksı Seçimi

Her bitkinin ihtiyaç duyduğu toprak türü farklıdır.

Sukulent ve kaktüsler için geçirgen toprak tercih edilmelidir.

Çiçekli bitkiler için besin açısından zengin karışımlar kullanılabilir.

Saksıların drenaj delikleri olmalıdır.

5. Gübreleme

Bitkilerin sağlıklı büyümesi için düzenli olarak besin takviyesi yapılmalıdır.

İlkbahar ve yaz aylarında ayda bir sıvı gübre kullanılabilir.

Kış aylarında bitkiler dinlenme dönemine girdiği için gübreleme yapılmamalıdır.

6. Yaprak Bakımı

Yaprakların tozlanması fotosentezi engeller.

Haftada bir nemli bezle yapraklar silinmelidir.

Sprey ile nemlendirme, özellikle kuru ortamlarda faydalıdır.

7. Zararlılarla Mücadele

Bitkilerde yaprak sararması, delikler veya yapışkan yüzeyler zararlıların habercisi olabilir.

Doğal sabunlu su karışımıyla yapraklar temizlenebilir.

Gerekirse bitkiyi diğerlerinden izole etmek gerekir.

8. Düzenli Gözlem

Bitkilerin gelişimini düzenli olarak gözlemlemek, olası sorunları erken fark etmeyi sağlar. Yaprak rengi, büyüme hızı ve toprak nemi gibi detaylar takip edilmelidir.

Evde bitki bakımı, sabır ve dikkat gerektiren bir süreçtir. Doğru koşullar sağlandığında bitkiler yalnızca dekoratif bir unsur değil, aynı zamanda yaşam alanına huzur ve enerji katan canlı dostlar haline gelir.

ÇİM EKİMİ VE BAKIMI

Bahçesi olan herkes yemyeşil, bakımlı bir çime sahip olmak ister. Bir ev en değerli eşyalarla döşense de halısı, perdesi, döşemesi olmadan dekorasyonu eksiktir ve göze hoş görünmez. Aynı şekilde çimensiz, toprağın rengi görünen bir bahçe en nadide bitkilerle dolu olsa da tamamlanmış sayılmaz. Ayrıca çimin bahçeye dekoratif öneminden çok daha fazla faydaları vardır. İyi bakılan bir çim bahçe toprağını kökleriyle bir ağ gibi sardığı için özellikle meyilli bahçelerde toprak kaybını önler.

Yağışlı dönemlerde çamurlanmaya , kuru havalarda ise toza mani olur.

Bakımı sırasında yabani otlarla mücadeleyi sağladığı için bahçedeki diğer bitkiler daha sağlıklı büyür.

Gün boyu nefes alan çimler havayı temizler.

Sıcak yaz günlerinde bünyesindeki suyu buharlaştırırken bahçenin ısısını birkaç derece düşürerek ferahlık verir. Çim ekimi ve bakımı her safhasında son derece dikkat ve efor gerektirir.

Eksiksiz bir toprak hazırlığı

Kullanım maksadı, iklim, toprak, hava ve sulama şartlarına en uygun tohumun tespiti. Doğru zamanda, kuralına göre ekim. Çimler yerleşinceye kadar azami dikkat ve bakım (Çim bu dönemde çok hassastır. İhmal neticesinde emekler kolayca boşa gidebilir.

Yetişkin çimlerin yıl boyunca düzenli bakım ve uygulaması

Çim yetiştirme çiçek, sebze ve ağaç yetiştirmekten daha zordur denilse yeridir. İhmale hiç gelemez, hemen bakımlı görüntüsünü kaybedebilir. Çim biçme çok zevkli ama sonu gelmez bir vazifedir.

Çim ekilecek alan 10-20 metrekare bir yer ise biraz gayretle en amatör bahçeciler bile bu işi başarı ile yapabilir. Alan fazla geniş, şekli gayri muntazam ve toprak fazla bakımsız ise profesyonel yardım almak lazımdır.

Çim tohumu

Çim tohumu tek çeşit veya 3'lü 4'lü 7'li karışım gibi farklı özelliklere sahip tohumlardan meydana gelen karışımlar halinde satılır. Bu karışımlar hazır alınabileceği gibi bahçe şartlarına uygun olarak uzman biri tarafından hazırlanabilir.

Tohum satın almadan önce bahçe toprağının cinsi tespit edilmelidir. İklim şartları önemlidir. Mesela suyun yeterli olmadığı yerde az su isteyen bir çim ekilir. Ancak iklim yeterince sıcak değilse bu çimler kışın sararır ve kötü görünür. Bahçede yoğun bir kullanım varsa mutlaka basılmaya ve çiğnenmeye elverişli karışımlar kullanılmalıdır.

Bahçede hem gölge, hem de sürekli güneş gören bölgeler olabilir. Bu durumda birkaç farklı karışım gerekebilir. Burada yapılacak şey şartları iyice inceleyip not almak, daha sonrasında tohum satan yerlerde iyi bir araştırma yapmaktır. Açık satılan tohumlardan ziyade ambalajlı tohumlar tercih edilirse zaten paketin üzerinde ayrıntılı bir şekilde özellikleri yazar.

Mevcut çim çeşitleri bir kaç grupta toplanabilir

Klasik kadife görünüşlü çim

Zümrüt yeşili ve ince yapraklıdır. Golf sahalarında, aşırı çiğnenmeyen zarif bahçelerde kullanılır. Çok kısa (1cm) biçilebilir. Nispeten serin iklimleri sevdiği için kış aylarında canlı rengini korur. Yaz aylarında bol ve düzenli su ister. Bakımı biraz zordur.

Geniş yapraklı

Spor alanları, genel park ve bahçelerde, yoğun insan trafiği olan ev bahçelerinde kullanılır. Basılmaya dayanıklıdır. Biraz ihmal edilse de çabuk deforme olmaz. Fazla kısa biçilmez (2-2,5 cm)Bu cinsin kusuru biraz kaba görünüşlü olmasıdır.

Sıcak iklim çim

Bu cinsler sık dokulu, susuzluğa ve sıcağa çok dayanıklı olurlar. Ancak tamamen güneşli alanlarda kullanılabilirler. Serin iklimlerde kış aylarında sarı- kahverengi bir renge bürünür ve bozulabilirler.

Çiçekli çim

İçinde çiçekli bitkiler bulunan bakımı kolay, hoş görünüşlü çimlerdir. Bitkiler çiçekte iken biçilmezler.

Rulo çim

Çim ekmenin başka bir yolu hazır yetişmiş çim rulolarını halı gibi bahçeye döşemektir. Bu çimler profesyonel işletmelerce özenle yetiştirilir ve yabani ot riski taşımaz. Bahçeye çabucak uyum sağlayarak kısa zamanda yetişkin bir çim alan haline gelir.

Tohumla yetiştirme yapılamayan yaz veya kış aylarında bu metot rahatlıkla uygulanabilir. Bütün avantajlarına rağmen epey pahalıya mal olduğu da bir gerçektir. Uygulanması pek amatör işi değildir. Yetiştirici şirket daha önce toprağı işlenip hazır hale getirilmiş bahçeye kendisi döşer.

Çim ne zaman ekilir?

Yaz ve kış ayları tohum ekimi için uygun değildir. Çim ilk veya sonbaharda ekilir. Sonbahar ise en ideal zamandır. Bu mevsimde ekilen çim sıcaklardan etkilenmez.

Havalar serinlediği için fazla uzamaz ve kökünü kuvvetlendirir. Yabani otların istilasına uğramaz. Güz yağmurları ile bol bol sulanır. İlkbahara kadar ekstra bakım gerektirmeden yetişkin bir çim haline gelir.

İlkbaharda toprağı hazırlamak için fazla vakit yoktur. Birden bastıran sıcaklar yeni çimleri rahatsız eder. Sulama ve biçme işleri çok uğraştırır. Yeni ekilen çimlere ot ilacı atılması risklidir.

Oysa yaz aylarında her yerden yabani ot tohumu yağar. Taze işlenmiş, bol gübreli toprağa yerleşiverirler. Özellikle yazlık bahçelerde yeni çimlerin ezilerek yıpranması da söz konusu dur.

Bahçenin çim için hazırlanması

Varsa her türlü inşaat işi bitirilir. Artıklar kaldırılır. Kalıcı bitki ve ağaçlar dikilir. Çim alanın yekpare olması tercih edilir. Böylesi hem göze hoş görünür, hem de bakım işleri kolaylaşır.

Bitkiler, ağaçlar çimden ayrı olarak kenar bordürlerine ekilir. Büyük çim alanlarda yer yer adacıklar meydana getirilerek buralara da gül, mevsimlik çiçek, çalı türü bitkiler dikilebilir.

Drenaj

Çim ekilecek alanın varsa ilk önce drenaj problemi halledilmelidir. Kış boyu su içinde kalan bir yerde çimler çabucak bozulur. Arazi kazılmadan önce fazla büyük çukurlar toprakla doldurulmalı, tümsekler indirilmelidir.

Toprak hazırlığı

Çim en güzel organik maddelerce zengin, killi, kumlu karışım topraklarda yetişir. Toprak uygun değilse çeşitli maddelerle iyileştirilebilir. Ağır killi topraklara dere mili ve bolca organik gübre (tercihen koyun gübresi) katılır. Kumlu topraklar da çiftlik gübresi ilavesi ile su tutar hale getirilebilir.

İlk önce toprak derince bellenir. Her türlü inşaat artıkları, taşlar, kökler ve yabani otlar tamamen ayıklanır. Yabani otlar ot ilacı(herbisit) ile yok edilebilir .Ancak bu oldukça riskli bir iştir.

İlacın tesirinin geçmesi için uzun bir süre beklemek gerekebilir. Zeminin hafifçe meyilli olması problem değildir. Fakat tümsek ve çukurlar tamamen düzeltilmelidir. Bu işlem tırmıkla yapılabilir.

Toprağı tavlanması için birkaç hafta beklenir.Bahçe tekrar, ama bu defa metrekareye bir teneke olmak üzere iyice ufalanmış eski çiftlik gübresi ile beraber kazılır. Hiçbir kesek kalmayıncaya kadar iyice işlenir.

Başka bir tarafta yanmış gübre elenir. Toprağın birkaç gün oturması beklenir. Tahta bir tokmak veya silindirle toprak bastırılır. Çim ekiminden bir gün önce elenmiş gübre toprağa 1-1,5 cm. kalınlığında yayılır. Toprak kuru ise yağmurlama şeklinde sulanır. Ertesi gün tohum ekilir.

Çim ekimi

Tohumlar rüzgarsız bir havada metrekareye ortalama 40-50 gram hesabıyla serpilir. Tohumun dengeli dağılması için bahçe ip gerilmek sureti ile belli bölümlere ayrılabilir. Bahçenin bir kenarından başlayarak geriye doğru gidilir.

Ekimden sonra bahçe hafifçe tırmıklanır. Tohumları gömmeye çalışmamalıdır. Ekili alan her gün sabah-öğle- akşam yağmurlama şeklinde sulanır. Tohumlar 3-10 gün içinde filizlenirler. Yeni çimlerin üzerinden silindir geçirmek adettir ancak bu çimlere faydadan çok zarar verir.

Çimler 8-10 cm. olunca keskin bıçaklı bir makine ile boyunun yarısı kadar kesilir. Daha sonrakilerde biraz daha kısa tutulur. Yeni çimler çok kısa biçilmemelidir. Bir ay boyunca toprak daima nemli olacak şekilde sulama yapılır.

Sulama yaparken yeni çimlere basıp incitmemek için hafif tahtadan uzunca bir kalas edinilir. Çimlerin üzerine doğru uzatılır ve buna basılır.

Sulama

Çim sadece bol su bulunan yerlere ekilebilir. Yazın devamlı, diğer mevsimlerde ise gerektikçe düzenli olarak sulanmalıdır. Büyük alanlarda otomatik sulama sistemi kurulması çok iyi olur.

Küçük alanlarda ise hortumun ucuna takılan püskürtücü ile sulanır. Özellikle yeni çimler köklerin bozulmaması için hafifçe yağmurlanarak sulanmalıdır.

Çim ne kadar su ister?

Bu havanın sıcaklığına göre değişir. Çimlerin suya ihtiyacı yeşil renginin donuk bir hale gelmesinden anlaşılabilir. Sulama için toprağın 2-3 cm kurumuş olması şarttır.Aşırı sulama yapmaktan da kaçınmalıdır.

Fazla su topraktaki besin maddelerinin çabucak akıp gitmesine ve çimlerin çabucak boy verip köklerinin zayıflamasına yol açar. Belli aralıklarla doyuncaya kadar su verilmelidir. Sulama sırasında toprak en az 15 cm derinlikte ıslanmalıdır. Şöyle bir ıslatmak çime faydadan çok zarar verir. Kökler yeteri kadar derine gidemez ve çim dış etkilere karşı daha zayıf olur. Sulama sabah veya akşam yapılmalıdır.

Çim gübreleri

Çim alanlar sık sulandığı için organik maddelerini çabuk kaybeder. Sağlıklı bir çim için yılda birkaç kere besin takviyesi yapmak gerekir. Çim gübreleri suni veya organik olabilir. Mutlaka çimler için hazırlanmış olmalıdır.

Hızlı bir etki için suda eritilen besinler uygundur. Ancak dozu çok iyi ayarlanmalıdır. Kullanıldığında çimler birden bire yeşerir. Ama etkisi kısa sürer. Sulama ve yağmurlarla çabucak yok olur.

Zaman içinde çözünen granül besinler ise uzun etkilidir. İlkbaharda, yaz başlarında ve sonbaharda verilir. Aşırı suni gübre toprağın tuzlanmasına ve çim köklerinin az gelişmesine yol açar. Önerilen dozlar aşılmamalıdır. Aynı özelliklere sahip organik gübreler kullanılması en iyisidir.

SAKSI BİTKİLERİ

Çocukluk hatıralarımızda yer alan fesleğen,ıtır,küpe çiçekleri, pencerelerden salkım salkım sarkan karanfiller veya sakız sardunyalarını artık pek göremiyoruz ama geniş bir kullanım alanı bulması yüzünden saksı bitkileri günümüzde de rağbet görüyor.

Balkon, teras veya pencere önünde yetiştirdiğimiz çiçekler bahçe hasretini bir nebze azalttığı gibi evimizin güzelliğine katkıda bulunuyor. Tercihimiz ister hevesle aldığımız bir saksı fesleğen isterse teras dolusu kalıcı bitkiler olsun hayatımıza bir renk getirerek bizi tabiata yaklaştırıyor.

Saksı bitkileri deyince aklımıza hep klasik çiçekler gelir. Oysa saksıda yetişebilen bitkiler tahmin edemiyeceğimiz çeşitliliktedir. Her geçen gün bahçe bitkilerinin saksıda yetiştirmeye uygun boyutta olanları üretiliyor. Doğru saksı,uygun toprak seçimi ve uygun bir ortam ve bakım sağlamak kaydıyla meyve,sebze, herdem yeşil veya yaprak döken birçok çalı ve sarmaşık cinsini balkonumuzda yetiştirmek mümkün.

Saksı bitkileri bahçe düzenlemesinde de hatırı sayılır bir yere sahiptir. Bahçemizin toprağı bazı bitkilere uygun olmayabilir. Bu türleri uygun toprak kullanarak saksıda yetiştirebiliriz. Hassas çiçekleri veya kışın kapalı yerde korunması gereken kalıcı bitkileri bahçe olsa bile saksıda yetiştirmek daha iyi olur.

Saksı seçimi

Saksı seçimi önemlidir. Toprak saksıların iyi özellikleri tabii manzarası ve gözenekli olması sebebiyle toprağın aşırı su tutmasını önlemesidir. Sukulent ve kaktüs türleri için çok iyidir. Ancak hafif ve kolay kırılmayan plastik saksıları şahsen daha kullanışlı buluyorum.

Pencere önü veya balkon demirlerine monte edilecek saksılar emniyetli olmalı, sulama sırasında da problem çıkarmamalıdır. Duvarlara takılabilecek çiçeklikler ve askılı saksılar yer kazandırması açısından iyidir. Büyük ve kalıcı bitki dikilecek saksıların plastik olması daha uygundur. Böylece yer değiştirme gerektiğinde fazla zorluk çıkmaz.

Saksı seçilirken büyüklüğünün dikilecek bitkiye uygun olmasına dikkat edilmelidir. Sığ olanlar daha çok kısa köklü mevsimlik çiçeklere uygundur. Özellikle çalı türü kalıcı bitkilerde büyük saksı kullanmak gerekir.

Toprak seçimi

Saksılarda bahçe toprağı kullanılmamalıdır. Hazır dış mekan toprak karışımları steril ve hafif olmaları açısından çok uygundur. İyice çürümüş bahçe kompostu da biraz iyi toprak ve kum karıştırılarak saksılarda kullanılabilir. Kaktüs cinsleri fazla kumlu, asitli toprak seven bitkiler ise humuslu toprağa dikilir.

Saksı bitkileri topraktaki besin maddelerini kısa sürede tüketirler. Bu yüzden dikimden 6-8 hafta sonra besin verilmeye başlanmalıdır. Kalıcı bitkilerde uzun etkili granül veya çubuk gübreler ayda bir verilir. Mevsimlik türleri ise 2 haftada bir suda eriyen bir gübre ile sulamak daha uygundur. Bu besinler bitkinin cinsine göre seçilir. Özellikle mevsimlik çiçeklerde aşırı besin vermemeğe dikkat edilir.

Kalıcı bitkilerde saksı değiştirilmiyorsa ilkbaharda gübre takviyesi yapılır. Üst toprak köklere zarar vermeden 2-3 cm. kazınarak alınır. Yerine eski gübre ile karıştırılmış taze toprak ilave edilir. Hazır bio gübreler de bu iş için uygundur.

Hindistan cevizi torfu

Bahçe merkezlerinde tuğla gibi sıkıştırılmış hindistan cevizi lifleri satılıyor. Her kalıbı derin bir kapta 4 litre suyla ıslatıp bekletiyorsunuz. Bir müddet sonra çözülerek hacmi 7-8 kat büyüyor. Gayet hafif ve mükemmel bir torf haline geliyor. Bu torf ekilecek bitkinin cinsine göre sıvı besin takviyesi yapılarak bir çok bitkide kullanılabilir. Tohum ekiminde veya fidelerin şaşırtılmasında hafif oluşu ile çabucak filizlenmeyi ve köklenmeyi sağlar.

Topraksız torf gerektiren bromeliad ve orkide çeşitlerinde kullanılabilir. Diğer iç ve dış mekan bitkilerinde tek başına veya topraklı torflarla karıştırılarak kullanılabilir. Yalnız böyle hafif torfların çok iyi drene oldukları için daha sık sulama ve dolayısı ile besin takviyesi gerektirdiği unutulmamalıdır.

Sulama

Sulama saksı bitkileri için önemlidir. Her bitki su ihtiyacına göre düzenli sulanır. Yalnız aşırı sulama topraktaki besin maddelerinin akıp gitmesine sebep olur. Su verildiği zaman alttaki drenaj deliğinden hafifçe sızması yeterlidir.

Sardunya, sukulent denilen yaprakları etli bitkiler ve kaktüs cinslerine toprakları hafifçe kurumadan su verilmemelidir.

Dikim sırasında saksı diplerine 1 cm kalınlığında çakıl veya kırık tuğla parçaları konarak drenaj sağlanmalıdır. Sulama sabah güneş çıkmadan veya akşam üstü yapılır. Çok soğuk su iyi değildir.

Bitki problemleri ve çareleri

Bitkiler ışık isteklerine göre doğru yerleştirilmelidir. Güneş seven çiçekler gölgede açmaz. Gölge sevenler ise güneşli yerde kavrulur ve çabucak ölür. Fazla rüzgâr da bitkileri rahatsız eder. Saksı bitkilerinde aşırı sulama sebebiyle çürüme problemi sık görülür. Mantar ve böcekler saksı bitkilerinde de görülür. Hastalık fark edildiği anda ilaç yapılmalıdır.

Tırtıl ve salyangozlar elle toplanıp yokedilir. Karıncalar bitkilere çok zarar verir. Görüldüğü zaman granül şeklinde satılan karınca ilacı az miktarda saksı toprağına serpilir.

Beyaz sinek özellikle sardunya, cam güzeli, begonya ve küpe çiçeklerine musallat olur. Mücadelesi zordur. Görüldüğü anda ilaç yapılır ve kurtulana kadar üç günde bir tekrarlanır. Yaprak bitleri (aphid),kabuklu(scale) ve unlu bitler(mealybug) için ev yapımı karışımlar da çok etkilidir.

Alınacak tedbirler

Steril toprak kullanmalı, eski saksılara dikim yapılmadan önce sıcak suyla iyice yıkamalıdır. Satın alırken sağlam bitkiler seçilmeli,güvenilir yerlerden alışveriş edilmelidir. Hastalığa zemin hazırlamaması için bitkilerin solmuş çiçekleri, kuru yaprakları düzenli temizlenir. Saksılarda çıkan otlar derhal temizlenmeli, toprakta kuru yaprak vs. bırakılmamalıdır.

Hastalıklı bitkiler sağlam olanlardan uzaklaştırılır ve ilaçlanır. Düzelmezse yokedilir. Toprağı yeniden kullanılmaz. Havadar mekan, düzenli bakım ve besleme hastalıkları azaltır.

Bitki, sebze, meyve, çiçek. Tüm bunları ve daha fazlasını evdeki şirin saksılarınızda yetiştirebileceğinizi biliyor musunuz? Domates, yeşil biber, kekik, reyhan, nane, maydanoz, belki biraz da dereotu hatta taze soğan. Tüm bunları ve daha fazlasını evdeki şirin saksılarınızda yetiştirebilirsiniz.

Saksınız yoksa bile sebze meyve sandıklarını güzelce boyayıp, altına kalınca bir naylonu çivi veya raptiye ile tutturup, su tahliyesi için naylonun altına bir kaç deilk açarak da kocaman ve şirin bir saksı edinebilirsiniz.

İster balkonda, isterseniz evde cam kenarında veya salonunuzda, çalışma odanızda ya da oturma odanızın küçük bir köşesinde sizin de organik bir bahçeniz olabilir.

Domates fidelerini, semtlerimizde kurulan pazarlarda artık rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Yaklaşık 67 fide bir arada satılıyor. Yeşilbiberleri de bir demet halinde (10 fide) almanız mümkün. Reyhan da mis gibi kokusunu duymak ve kızardıklarında salatalarınızda yemeklerinizde kullanmak için mutlaka almanız gerekenler arasında. Fideler bahsettiğim şekilde 1 ya da 1,5 liraya satılıyorlar.

Biz dışarıdan almayalım evdekilerle yapalım derseniz eğer; mesela nane yetiştirmek istiyorsanız, birkaç nane dalının alttaki genç yapraklarını temizledikten sonra (hiç yapraksız da olur) diplerinden bir miktar keserek suya koyun ve köklenmesini bekleyin. Köklendikten sonra istediğiniz saksıda nanenizi yetiştirebilirisiniz.

Bunların yanı sıra çimlenmiş patates ve soğanlarınızı da hemen toprağa gömüverin. Bir süre sonra üzerlerinde yeşillikler belirecektir. Hemen almayın bu durumda, yeşillikler biraz gelişip büyüdükten sonra, ilk yetiştirdiğiniz lezzetli patateslerinizi toplayabilirsiniz.

Bitki, sebze, meyve, çiçek. Hangisini seçerseniz seçin, onlar ile ilgilenmek, büyümelerini izlemek, dalından toplamak, şehirlerde bulamadığımız bir huzur, stresinizi alan, sizi mutlu eden tatlı bir heyecan. Rahmân'ın eşsiz güzelliklerinin büyümelerine şahitlik etmek, onlar ile vakit geçirmek, ruhunuzda tatlı bir dokunuş hissetmek isterseniz; bir saksı dahi olsa minik bir bahçeniz olsun.

Hobi bahçeciliği ile uğraşanlar bilirler. Budama, bitkilerin sağlıklı ve uzun ömürlü olmaları için hayatı önem taşır. Budama konusunda en çok sorulan soruların başında ise budama için en doğru mevsimin hangisi olduğu gelir.

Uzmanlar, bitkilerin yapraklarını döktükleri zaman budanmasının en doğru zaman olduğu konusunda birleşiyorlar. Diğer yandan budamanın kaliteli budama makaslarıyla ve bilinçli bir şekilde yapılması da büyük önem taşıyor. Hobi bahçeciliği sektörünün önde gelen firmalarından Botanika tarafından ithal edilen Raco Expert marka budama makasları tüm budama işlerinizi kolaylaştırarak size hem zamandan kazandırıyor hem de doğru bir şekilde budama yapmanıza yardımcı oluyor.

Raco Expert budama makasları hassas bilenmiş pasa dayanıklı

Raco-Hitekflon kaplı bıçakları sayesinde pürüzsüz, hızlı ve verimli bir kesime imkan sağlıyor. Tek parmakla kilitlenebilir, yumuşak plastikten sapa sahip olan budama makasları, ergonomik yapıları sayesinde uzun süre yorulmadan kullanılabiliyor.

Botanika tarafından ithal edilen ve çok uygun fiyatlarla satışa sunulan Raco Expert budama makasları tüm bahçe meraklıları tarafından tercih ediliyor.

Bitkilerin belirli bir kısmının bir amaca uygun olarak kesilme işlemine budama adı veriliyor. Budama yapmanın bitkiler açısından pek çok faydası bulunuyor. Bitkinin türü, yaşı ve durumuna göre yapılacak doğru budama ve kesim işleri onların sağlıklı ve uzun ömürlü olmalarını sağlıyor.

Bitkiler, budama sayesinde hastalıklara, zararlılara ve dış koşullara karşı daha dayanıklı hale geliyor. Budama ile bol ürün, sağlıklı çiçek ve meyve oluşumu da destekleniyor. Budama sayesinde bitkinin gücünün gereksiz dallara gitmesi önlenerek daha dinç genç görünmesi sağlanıyor.

Bitkinin ışıktan maksimum oranda yararlanmasına yardımcı olan budama, daha hızlı bir şekilde gelişmesini sağlıyor. Budama, aynı zamanda hastalık ve zararlılarla mücadelede de önemli bir kültürel önlem olma özelliği taşıyor.

Sağlıklı bir budama yapılabilmek için budama konusunda bazı temel bilgilere sahip olmak gerekiyor. Örneğin çit bitkileri ihtiyaç duyuldukça, güller ise dip sürgünü verince ve çiçekleri kuruyunca budanabiliyor. Budamanın geç sonbaharda yapılması tercih ediliyor. Bu mevsim atlanırsa erken ilkbaharda da yapılabiliyor. Fakat sonbahar, bitkilerin kışın kar nedeniyle zarar görmemeleri için daha uygun bir zaman olarak öne çıkıyor.

Tüm bitkilerin kurumuş ve kırılmış dalları her zaman budanabiliyor. Budama işleminin keskin ve düzgün bir budama makasıyla yapılması, sonrasında ise budanan yerin aşı macunu ile kapatılması gerekiyor. Ayrıca budanan dalların hastalık kontrolü bakımından hemen sahadan uzaklaştırılması da büyük önem taşıyor.

SONBAHAR VE KIŞ BİTKİLERİ

Dik büyüyen, çalımsı, tek yıllık bir bitkidir Alttan itibaren dallanır, dallar ince ve dağınıktır Yeşil renkli karşılıklı yapraklar, sapsız, oval veya yürek şeklindedir. Çiçekler, güçlü çiçek sapları üzerinde tek tek bulunurlar. Beyaz pembe, kırmızı, sarı, mor renkli çiçeklerin çok güzel görüntüsü vardır.

Çiçeklenme mevsimi yaz ve sonbahardır. Boyu 50-70 cm olup, anavatanı Meksika'dır. Tam güneş veya çok aydınlık yerler, ılıman iklim ister. Soğuğa dayanıklıdır. Kireçli toprakları tercih eder, ama iyi işlenmiş organik maddece zengin, kireç ve fosfor içeren her toprakta yetişir. Dallanmayı teşvik etmek için, tomurcuklar koparılıp uzaklaştırılmalıdır. Sık ve bol su ister. Cam altında veya direk bahçelere ilkbahar ekimi ile üretilir.

ALYSSUM MARITIMUM (KUDUZOTU)

Çok yıllık, yayılıcı, odunsu sapları bulunan ve nadir olarak 20 cm'ye kadar boylanabilen bir bitkidir. Sapa direk bağlı olan yapraklar dar ve beyazımsı saç şeklindedir. Bal kokulu küçük çiçekler, beyaz ve pembemsi renktedir Bunlar sap üzerinde terminal durumlu ve yoğun salkımlar hafinde yer alır. Çiçeklenme mevsimi yaz veya sonbahar ortalarıdır. Anavatanı Avrupa ve Batı Asya'dır.

Bol ışık alan ortamlarda iyi gelişir. Ancak, gerektiğinde kısmen gölge olan yerlerde de yetişebilir. Hafif ve iyi drene edilmiş toprak ister Sadece çok kurak havalarda sulamak gerekir. Yaz mevsimi içinde çiçek parterlerinde, kaya bahçelerinde ve/a çit başlama ve bitiş noktalarında kullanıldığı gibi. duvar dipleriyle, taş döşeme yollarının derzlerine de ekilebilir İlkbaharda tohumla üretilir.

CALENDULA OFFICINALIS (PORTAKAL NERGİSİ)

Dipten çok fazla dallanan, çok yıllık bir bitkidir. Açık yeşil yapraklar almaşık, sapsız ve spatül-dikdörtgen şekillidir. Bütün bitki, dokunulduğunda dışarıya keskin kokulu, yapışkan bir sıvı salan tüylerle kaplıdır. Çiçeklenme mevsimi ilkbahar, yaz ve sonbahardır. Boyu 20-40cm olup, anavatanı Güney Avrupa'dır.

Güneşi sever. Az çok soğuk havaya dayanır, ama ağır donlara dayanamaz. Her tip toprakta yetişir. Düzenli bir sulama, organik ve sıvı besinlerile iyi sonuçlar elde edilir. Yetiştirilmesi kolaydır. Donlar geçtikten sonra doğrudan bahçeye veya cam seralarda saksılara tohum ekimi ile üretilir. Minimum sıcaklık isteği 4 °C'dir.

DAHLIA SP. (YILDIZ ÇİÇEĞİ)

Çok yıllık, yumru köklü bu bitkinin 20 cinsi vardır. Fakat, kültüre alınanların hemen hepsi bahçe orijinli olanlardır. Bunların tümünün genel karakteristiği, yumrulu kök sistemi, yeşil yapraklar, büyük ve gösterişli çiçekle beyazdan krem, sarı, pembe, kırmızı, mor ve bronza kadar değişik renklerdir.

Çiçeklenme mevsimi yaz sonu ve sonbahardır. Çiçeklenme süresini uzatmak için, ölü çiçekler düzenli olarak ayıklanmalıdır. Açık ve güneşli ortamları sever. Birkaç hafta boyunca humusla iyice gübrelenmiş ağır topraklarda iyi yetişir. Sadece kurak havalarda sulanmalıdır. Kök soğanlarının ayrılması veya ilkbaharda yumuşak genç sürgünler. köklendirilmesiyle üretilir. Bazı türleri ise tohumla çoğaltılır.

ABELIA GRANDFLORA(ABELYA)

Çiçek açma zamanı Temmuz-Ekim arasıdır.Dağınık tepe yapar 2-3m boy yapar. -10oC dereceye kadar dayanır. Sıcak iklimlerde hep yeşil, soğuk iklimlerde yaz yeşili veya yarı hep yeşil olan yapraklar 1.5-3 cm uzun, yumurta biçiminde kenarları hafif dişli, ucu sivri üst yüzü çok parlak koyu yeşil, alt yüzü açık parlak yeşil renklidir.Sonbahar renklenmesi kahverenkli veya kırmızımsıdır. Sürgünler ince tüylüdür.

BRASSICA OLERACEAACEPHALA (SÜS LAHANASI)

Kışın kendini gösteren bir bitkidir ve ışıklı yerleri sever. Toprağı orta derecede nemli yerleri sever. Baharda bozulmaya başlayan kışlık bir bitkidir.

CALENDULA OFFICINALIS (PORTAKAL NERGİZİ)

Ekim-Kasım aylarında çiçeklenmeye başlarlar. Mayıs ayının sonuna kadar çiçekli kalırlar. Soğuğa oldukça dayanıklıdırlar ve güneşli yerlerden hoşlanırlar.

BELLIS PERENNIS (ŞEKER TABAĞI)

Kasım ayında çiçeklenmeye başlayan şeker tabakları çok güzel renklenme yaparlar.Güneşli yada yarı gölge yerlerde yetişebilir ve nemli topraklardan hoşlanırlar. Bitki 16 cm boylanma gösterir.

VIAOLA X WITTROCKIANA (BAHÇE MENEKŞESİ)

Tek yıllık süs bitkileri içinde en canlı çiçek açanlar bahçe menekşeleridir. Kışın bahçelerimize harikulade renk verir. Bol çiçeklenme yapabilmesi için güneşli yerlere dikilmesi gerekir.Sarı, beyaz, bordo, mor, alacalı v.b. renkleri mevcuttur. Ekim-Mayıs arası çiçeklidir.

PRIMULA VULGARIS (ÇUHA ÇİÇEĞİ)

Bahçeye en güzel rengi veren çuhalar muhteşem renklere sahiptir: Pembe, kırmızı, eflatun, beyaz, sarı, turuncu gibi. Kışın açan çiçekleri baharın sonlarına kadar kendini gösterir. Kasım_Mayıs arası çiçeklidir.

RUDBECKIA HIRTA (RUDBEKYA-GÜNEŞ ŞAPKASI)

Tek yıllık veya 2 yıllık olabilen dış mekan bahçe bitkilleridir.Sonbahara doğru açan çiçekleri koyu sarı renkli ortası kahverenklidir.

ASTER AMELLUS (SARAYPATI)

Gösterişli çiçekleri olan çok yıllık bir türdür. 50-60 cm boyludur ve sonbaharda çiçekleri kendini göstermeye başlar. Güneşli ve ışıklı yerleri severler.Normal bahçe toprağında iyi gelişirler.

PEYZAJ MANOLYALAR

Baharın gelişinin en önemli habercisi manolyalar hakkında merak ettiklerimizi, VSB Peyzaj'ın sahibi Begüm Eryılmaz'dan dinledik. Boğazda baharın geldiğinin en güzel temsilcileridir manolyalar ve elbette erguvanlar. Erguvan kadar yoğun olmasa da çoğumuz Bebek yokuşundaki manolyayla merhaba deriz bahara. Odunsu ve çiçek açan küçük bir ailenin genel ismidir manolya. Bilinen 12 cins ve 220 türü vardır.

Manolyalar arasında yumuşak ve açık renk gövdesi ile lale ağaçları en değerli olanıdır. Lale ağaçlarının boyları neredeyse 45-46 m.'ye kadar ulaşır. Lale ağaçları genelde kağıt yapımında yoğun olarak kullanılır. Ülkemizde en çok kullanılan manolya türleri üç gruba ayrılır;

Manolya srandifilora

Orijini Amerika olan bu cins, yaz-kış yeşil olması ve güzel kokan çiçekleri ile tanınır. Çiçekleri daha baharın ortasında kendini göstermeye başlar. Kırmızı meyveleri yazın başından sonuna kadar devam eder. Dayanıklı ve uzun ömürlü bir bitkidir. Susuzluğa çok dayanıklı olmasa da gölgeye toleranslıdır.

Manolya stellata Southern manolya diğer adıyla star manolya'nın en aktif olduğu dönem bahar aylarıdır. Bembeyaz çiçekleri ile nefis bir görüntü verir. Kahverengi meyvesi ve tohumları vardır. Baharın ortasında bizi çıçekleriyle selamlayan stelleta, daha sonra tohumlarıyla yazın sonuna kadar güzelliğini bozmaz.

Manolya soulangiana

En önemli özelliği erken açan çiçekleri ile baharı süslemesidir. Yapraklar çıkmadan önoe pembe alacalı beyaz çiçekleri gözükür. Hassas çiçekler oldukları için, erken dondan etkilenebilirler. Çalı formlu ağaç tÜrÜdÜr. Saksı bitkisi veya doku rengi olarak da kullanılabilir. Her ne kadar güneş bitkisi de olsa kısmi gölgeye dayanabilir. Manolya soulangiana'yı ve stelletta'yı direkt güney açılımlarda kullanmak sakıncalıdır.

Bahçeden koparacağınız ortancaları bir demet lisrantus ile karıştırıp bakır bir kap içinde düzenleyebilir ya da saparını uzun bırakıp, yapraklarını temizleyip her birini bir şişeye koyarak daha mınimalist bir yaklaşım tercih edebilirsiniz. Bahçe gülleri de katmer katmer yaprakları ile masaya renk katar, isterseniz sadece bir tanesini bir kâsenin içinde suyun üzerinde yüzdürün, isterseniz rengârenk bir demet yapın.

Mis kokulu yasemin çiçeklerini dallarından koparıp minik kâselerde masanıza koyabilir, minik fulleri domateslere saplayıp günlerce kokularını içinize çekebilirsiniz.Yaz gecelerinde çiçekle beraber ışıklandırmayı da ihmal etmeyin. Stratejik noktalara koyacağınız birkaç mum, kandil veya meşale gecenin atmosferinin belirleyici olacaktır.

Çiçekle, ağaçla, toprakla uğraşırken belki çok fazla enerji harcayıp zayıflamazsınız ama, sinirden, stresten kurtulursunuz. Temiz hava alıp rahatlarsınız. Kafanızı rahatsız eden pek çok sorunu unutup ferahlarsınız.

Gazetelerde, televizyonlarda sağlık uzmanları insanları uyarıyor. Çağımızın hastalıkları olan stres, tansiyon, kalp-damar hastalıkları ve şişmanlığa karşı sağlıklı beslenme ve hareketli bir yaşam öneriyorlar. Şunu çok yiyin, bunu az yiyin gibi yeme-içme önerilerinin yanı sıra en çok sözü edilen ise hareketli bir yaşam.

Hareketsizlik, çağımız insanın en büyük sorunu. Asansörler, yürüyen merdivenler, yaşamı kolaylaştıran mutfak aletleri, taksiler, otobüsler, dolmuşlar. Kent insanının yürümesini, koşmasını kısacası enerji harcamasını engelleyen çağdaş kolaylıklar aynı zamanda bizi hasta da ediyor.

Sağlıklı bir yaşam için hareket etmeli, enerji harcamalı, kaslarımızı çalıştırmalıyız. Bunun için çeşitli yöntemler var. Halı sahada futbol oynayabilir, spor salonlarında aletli jimnastik yapabilir, parklarda, uygun yerlerde yürüyüp koşabiliriz.

Sağlıklı bir yaşam için gazete yazılarında televizyon konuşmalarında pek gündeme getirilmeyen bir yöntem daha var. Bahçede, balkonda, terasta çiçekle, toprakla uğraşmak da sağlık açısından çok yararlıdır. Çiçekle, ağaçla, toprakla uğraşırken belki çok fazla enerji harcayıp zayıflamazsınız ama, sinirden, stresten kurtulursunuz. Temiz hava alıp rahatlarsınız. Kafanızı rahatsız eden pek çok sorunu unutup ferahlarsınız.

Bahar geldi. Bitkiler uyandı. Varsa eğer hemen bahçeye inin. Toprağı kabartın, kurumuş, otları, dalları ayıklayın. Çarşıya gidip çiçek tohumu, fide, fidan alın. Gelin onları bahçeye dikin, sulayın. Bahçeniz yoksa üzülmeyin. Aynı işleri balkonda ve terasta da yapabilirsiniz. Saksıda, çeşitli çiçekler hatta nane, maydonoz, dereotu, soğan gibi hemen her gün kullandığınız bitkileri yetiştirebilirsiniz. Komşunuza, annenize, arkadaşınıza balkonda saksıda yetiştirdiğiniz maydonoz ya da naneden bir demet hediye etmenin keyfini bir düşünün hele. Bu keyif, tansiyona da iyi gelir şekere de.

Yapı marketlerin bahçe reyonlarında çeşitli sebze ve çiçek tohumlarının paketi 1-2 YTL'den satılıyor. Saksı fiyatları ise 2-3 YTL. Hadi hemen gidip birkaç saksı, biraz da tohum alarak işe başlayın. Unutmayın, işleyen demir ışıldar.

Saksıyı zamanında değiştirin

Kış mevsiminde iç mekanlarda yetiştirilen ve güneşten yeterince faydalanamayan saksı bitkileri ilkbaharda her zamankinden daha fazla bakıma ve besine ihtiyaç duyarlar. Kış aylarında uyku dönemine giren saksılarınızdaki bitkilerinize dikkat edin. Saksı bitkilerinin bakımına özellikle kış mevsiminde ayrı bir özen gösterilmelidir.

Bitkilerinizi soba ve kalorifer gibi ısı kaynaklarından belirli bir uzaklıkta yetiştirmelisiniz. İlkbaharda saksı değiştirme vaktinin gelip gelmediğini kontrol edin. Eğer saksının küçük kaldığını düşünüyorsanız daha büyük bir saksı ile değiştirin. Saksıyı değiştirirken, toprağı da tazeleyin.

Evde yetiştirilen domateslerin lezzetli tadı ve tatmininden daha iyi bir şey yoktur. Bu nedenle, bitkilerinizin gelişmek için mücadele ettiğini fark ederseniz gerçekten üzücü olabilir. Domates bitkilerinizin büyümesi durursa ve yapraklar kıvırcık ve kalın görünmeye başlarsa, bu onların kıvırcık üst virüsle enfekte olduklarının bir işareti olabilir. Yaprak zararlısı adı verilen böcekler tarafından yayılan bir hastalıktır ve genellikle domates bitkinizin kızarmış ekmek olduğu anlamına gelir. Ancak virüsü yok etmek ve bahçenize yerleşmesini önlemek için yapabileceğiniz birkaç şey var.

Domates bitkilerinde kıvrık, kalınlaşmış, kösele yapraklar arayın. Enfekte bitki yapraklarının belirtilerini kontrol ederek domateslerinizdeki kıvırcık üst virüsü tanımlayın. Kirlenmiş yapraklar cüce, buruşuk, içe doğru kıvrılmış veya yukarı doğru kıvrılmış görünebilir. Yapraklarda da kalın, neredeyse kösele bir doku arayın.

  • Virüsün bazı çeşitlerinde yaprakların alt tarafındaki damarlar mora dönebilir.

  • Genç ve küçük domates bitkileri sararabilir.

Enfekte olmuş bitkileri semptom gösterir göstermez çıkarın. Bitkiyi gövdenin tabanından kavrayın ve düz bir şekilde yerden dışarı çekin. Virüsün diğer bitkilere yayılmaması için bitkiyi çöpe atın.

  • Kıvırcık tepe virüsü yaprak zararlıları tarafından bulaştığından, sadece diğer bitkilerinizle temas ederek yayılamaz. Bununla birlikte, yaprak zararlıları, enfekte bitkinin yapraklarını yerlerse virüsü yaymaya devam edebilir.

Enfekte olmuş bitkilerin çevresinde büyüyen yabani otları toplayın. Bahçenizin etrafındaki yabani otlar virüsü taşıyabilir ve benzer enfeksiyon belirtileri gösterir. Virüsün domates bitkilerinize yayılmasını önlemek için yabani otları doğrudan yerden çekerek çıkarın.

  • Kıvırcık tepe virüsünün yayılmasını durdurmanın en iyi yolu, enfekte olmuş bitkileri ve yabani otları uzaklaştırmaktır.

Bitkiyi kurtarmaya çalışmak için yan büyümeyi teşvik etmek için üst kısmı kesin. Domates bitkinizi kurtarmaya çalışmak istiyorsanız, bitkiyi kesmek için budama makası, bahçe makası veya keskin bir bıçak kullanın. Yan dalların büyümesini ve uzamasını teşvik etmek için üst ve orta kısmı çıkarmaya odaklanın ve ona daha iyi bir hayatta kalma şansı verin.

  • Kıvırcık üst virüsü ile enfekte olan çoğu domates bitkisi muhtemelen ölecektir, ancak bitkinin hayatta kalması ve meyve vermesi için küçük bir şans vardır. Enfekte bitkiler genellikle erken olgunlaşan veya donuk ve buruşuk görünen meyveler üretir.

  • Yaprak zararlılarınız varsa bitkiyi bahçenizde bırakmanın virüsün yayılmasına neden olabileceğini unutmayın.

Kıvırcık Üst Virüsünü Önleme

Virüssüz domates nakillerini seçin. Bahçenizde yetiştirmeyi planladığınız domates naklini inceleyin. Kıvırcık üst virüse sahip olabileceğini gösteren karakteristik kıvrılmış, kösele yaprakları arayın. Virüsün bahçenize bulaşmasını ve potansiyel olarak diğer bitkilere bulaşmasını önlemek için sağlıklı nakilleri seçin.

  • Virüs yaprak zararlıları tarafından yayıldığından, satın aldığınızda sağlıklı ve enfekte nakilleri yan yana görmeniz mümkündür. Ancak bu, sağlıklı bitkilerin kirlendiği anlamına gelmez.

  • Bir nakilde virüs olup olmadığından emin değilseniz, dikkatli olmak ve onu seçmekten kaçınmak daha iyidir.


Virüs riskini en aza indirmek için dayanıklı bir domates çeşidi seçin. Kıvırcık üst virüse karşı daha dirençli 4 domates çeşidi vardır: Columbian, Roza, Salad Master ve Row Pac. Virüse yakalanma şanslarını azaltmaya yardımcı olmak için bahçeniz için domates bitkileri seçerken bu çeşitlerden birini arayın.

  • Dirençli çeşitler virüse karşı tamamen bağışık olmayabilir ancak onu daha iyi tolere edebilir.

  • Ekebileceğiniz virüse dayanıklı çeşitler bulup bulamayacağınızı görmek için yerel fidanlığınıza bakın veya internete bakın.

Üst kısmın kıvrık olmasını önlemek için domateslerinizi birbirine yakın dikin. Yoğun bitki büyümesini teşvik etmek için nakillerinizi toprağa ektiğinizde birbirine yakın aralıklarla yerleştirin. Yoğun bitki aralığı, kıvırcık tepe virüsünü önlemeye yardımcı olabilir.

  • Yoğun bitki aralığına "çift ekim" denir.

  • Çift ekim, daha küçük ve daha az domatesle sonuçlanabilir, ancak kıvırcık üst virüsü önleme şansınız daha yüksek olacaktır.

Yaprak zararlılarını uzak tutmak için genç domates bitkilerinin üzerine ağlı kafesler yerleştirin. Domates kafesi olarak da bilinen ağlı kafesler, olgunlaşmamış bitkilerin ekildikten sonra korunmasına yardımcı olur. Yaprak zararlılarının içeri girmesini önlemeye yardımcı olmak için daha küçük delikli ağlı kafesleri seçin ve genç domates bitkilerinizi virüsten korumak için örtün. Bitkiler olgunlaştığında ağlı kafesleri çıkarın.

  • Ağlı kafesler de bir miktar gölge sağlayabilir, bu da yaprak zararlılarının genç bitkilerinize girmesini engellemeye yardımcı olabilir.


Domates bitkilerinizi gölgelik bir bezle örtün.
Gölgelik kumaş genellikle gevşek dokunmuş polyester malzemeden yapılır ve güneşi kısmen engellemek ve bitkilerinize gölge sağlamak için tasarlanmıştır. Bezi olgun domates bitkilerinizin üzerine asın, böylece gölgelenirler, bu da yaprak zararlılarının üzerlerine bulaşmasını ve onlara virüs bulaştırmasını önlemeye yardımcı olabilir.

  • Yaprak zararlıları güneşli yerlerde yemek yemeyi tercih ederler, bu nedenle gölge onları bitkilerinizden caydırmanın etkili bir yolu olabilir.

  • Gölgelik kumaş ayrıca suyun içinden geçebilmesi için geçirgen olacak şekilde tasarlanmıştır.

Virüsü dışarıda tutmak için haftada bir kez böcek ilacı püskürtün. Kıvırcık tepe virüsü yaprak zararlıları tarafından yayıldığından, bahçenizdeki zararlıları kontrol etmek, domates bitkilerinize bulaşmasını önlemenin etkili bir yolu olabilir. Yaprak zararlısı popülasyonunuzu kontrol etmek için bahçenize haftalık olarak bir böcek ilacı uygulayın.

  • Daha çevre dostu bir seçenek için kendi doğal böcek ilacınızı yapın.

  • Yaprak zararlılarından kurtulmak için domates bitkilerinize böcek ilacı püskürtmek etkili bir strateji değildir çünkü yaprak zararlıları genellikle sadece konar, yer ve sonra yollarına devam eder. Bununla birlikte, bölgeye düzenli olarak böcek ilacı uygulamak, bitkilerinize potansiyel olarak konabilecek yaprak zararlılarının sayısını azaltabilir.

EVİNİZ ÇİÇEK AÇSIN

En sık kullandığınız odaları çiçek ile aydınlatmak yorucu bir günün akşamında sizin için bir ilaç olacaktır.

Antre ve hol : Evinize giren için ilk etkilemeyi yapacak olan yerdir. Bu nedenle iri ve görkemli bir aranjman kullanılmalıdır. Antrenizde bir sütun veya şemsiyelik gibi dik duran bir nesneye küçük bir çelenk de asabilirsiniz. Eğer antrenizde küçük bir masanız varsa bir buket bulunduran sepet güzel bir görünüm verecektir.

Yemek Odası : Akşam yemeklerini yediğiniz bir odanız varsa bu odaya en uygun çiçekler dekoru tamamlayacak porselen, gümüş veya kristal altlıklı olmalıdır. Daha güzel bir görüntüyü aynı model cristal vazoların mum ve çiçek ile bezenmesi ile elde edebilirsiniz.

Oturma Odası : Çiçekler moral konusunda etkilidir. Yazları kullanmadığınız bir şömineniz varsa bunun içini canlı renkli ve iri mevsim çiçekleri ile süsleyebilirsiniz. Aile fotoraflarınızın bulunduğu bir sehpa daha küçük çiçekler için güzel bir yer olacaktır.

Mutfak : Mutfak sadece yemeğin piştiği ve bulaşıkların yıkandığı yer değildir. Bir ev hanımının zamanının önemli bir kısmının geçtiği, çalışan bir kadının çoğunlukla işten sonra ilk gördüğü yerdir. Mutfakta özellikle pencere kenarına ışıktan hoşlanan saksı çiçekleri uygundur, mutfaktaki kullanılmayan bütün alanlar geri kalan dekorasyonu tamamlayacak biçimde canlı renkteki çiçekler ile bezenebilir. Ancak buzdolabı üstü ve fırın yanı gibi ısı yayan gereçlerin yakınları tercih edilmemelidir.

Yatak Odası : Komedin üstündeki bir gonca gülün selamlamasıyla uyanmak güne güzel bir başlangıç demektir. Yatak odanız için gül, frezya, lilyum ve benzeri ince taç yapraklı çiçekler tercih edilmelidir. Yatak odasında özellikle saksı çiçeği konusunda aşırıya kaçmamak gerekir çünkü saksı çiçekleri karanlıkta biz insanlar gibi oksijen alıp kardondioksit vererek solunum yapmaktadır. Yaz aylarında pencereleri açık bir yerde yatıyorsanız güzel kokulu çiçekleri bolca yerleştirebilirsiniz. Yatmadan önce sulamanız odaya hoş bir koku yayacaktır.

Salon : Salon için seçtiğiniz çiçeklerin eşya ve duvar renkleri ile uyum içinde, ancak farklı olmasına özen gösterin. Sözgelimi, koyu kırmızı bir halınız ve çam sehpanız varsa seçtiğiniz çiçeğin rengi çam rengi ile değil halının rengi ile özdeş olmalıdır. Çiçeklerin rengi üzerinde bulundukları eşyanın renginden farklı olmalıdır.

Eğer hayat tarzınıza uyuyorsa salonlarınızda aykırı aranjmanlar bulundurabilirsiniz, hatta bu durumda yaşam tarzınızın bir sonucu olarak eşyalarınızın da bir parça aykırı olması muhtemeldir. Çiçeği de bu tarzınızı biraz zorlayacak biçimde seçmenizde yarar olacaktır. Eğer sakin bir tarzınız var ise çiçeğin iddialılığı konusunda aşırıya kaçmayın. Unutmayın çiçek görülmeli, ortamın sessizliğine uygun olarak konuşmalı ama sessizlikte bağırmamalıdır.

Yaşadığımız yüzyılda artan stres ve zorlaşan yaşam koşulları içinde, kendimize ayırabildiğimiz azıcık zamanı iyi değerlendirmek isteriz. Modern hayatın her geçen günü bizi doğadan daha da kopardığını düşünürsek, bahçelerimizin bizim için ne kadar değerli oldugunu anlayabiliriz.

Doğanın küçük birer parçası olan bu mekanlarda bitkilerle uğraşırken rahatlayabilir, kendi yaratacağımız büyülü köşelerde dinlenebilir ve hatta arkadaş çevremize verecegimiz küçük partilerle eğlenebiliriz. Ancak, tabii ki bu tür aktiviteler için bahçenizde kullanacağınız doğru mobilya, aksesuar seçimi ve doğru dekorasyon önemli unsurlardır.

İyi bir bahçe dekorasyonu için bahçemizin nasıl olmasını istediğimizi belirlememiz gerekir. Bahçenin hangi kısmında ne yapılacağına iyi karar verilmelidir. Sakin bir köşede hamak kurmak, günes ışıgını iyi alan bir tarafta güneşlenmek, bitki yetiştirmek veya sessiz bir ortamda kitap okumak, seçimlerimiz arasında olabilir. Bunun için ilk yapılacak iş, bahçede ana dekorasyon tarzlarını bilmektir.

Ahşap mobilyalı bahçeler

İlk etapta göze çarpan tabii ki ahşap tarza sahip bahçelerdir. Ahşap; doğal ve kolay işlenebilir bir madde olması ve sıcaklık hissi uyandırması ile dekorasyonda kullanıldığı kadar bahçelerde de yaygın olarak kullanılır. Bahçe ortamına uyum göstermesi de ahşabı bahçe dekorasyonu için vazgeçilmez kılar. Yapılacak mobilya ve aksesuar seçimlerinde ahşap oturma grupları, oyma isçiliğiyle şekillendirilmiş masa, sandalye ve sehpalar göz önünde bulundurulabilir.

Ahşap nem ile fazla dost olmadıgından, dekorasyon asamasında rüzgar ve yağmurdan en az etkilenecek köşelerde kullanılmalıdır. Ayrıca kullanılan ağaç cinsini iyi bilmek ve dayanıklılığını göz önünde bulundurmak da gerekir. Ahşap ateşten kolay etkilendiği için barbekü yapılan ortamlarda dikkatli olmak gerekir. Hasır ve bambu mobilyalar ve aksesuarlar, ahsap dekorasyon için en uygun seçimlerdir. Akdeniz özelliği taşımalarından dolayı mekana rahat ve huzurlu bir hava katan hasır ve bambu, kolay şekillenebildikleri için de tercih edilirler. Ayrıca teak ağacı ve çeşitli suya dayanıklı ağaçlardan imal edilen bahçe mobilyaları oldukça tercih ve tavsiye edilmektedir.

Taş mimariye sahip bahçeler

Eski çağlardan günümüze kadar uzanan bir tarihe sahiptir. Doğal taş, bahçenin dogal dokusunda eriyip gidebilecek bir malzeme olduğu için ayrıca kullanışlıdır. Taş tasarımlar antik çağlara çağrışım yapan mobilyalarla rahatça kullanılabilecegi gibi, sade ahşap yapılandırmalarda da kullanilabilirler. Mermer yapılar ve yer malzemeleri günümüzde hala popüler olsa da maliyeti açısından yerini iyi dizayn edilmiş ve kaliteli beton gruplara bırakmıştır. Tabii ki her iki malzeme de iyi bir oturma grubu ve dogru aksesuarlarla mükemmel uyum gösterecektir. Taş mimari ayrıca, taşın suyla gösterdiği uyum açısından havuzlu bahçelerde kullanılır. Taş sudan çok kolay etkilenmedigi gibi suya zemin olmasıyla öne çıkmaktadır.

Metal ağırlıklı gruplara sahip bahçeler

Genelde metal üstü ahşap şekillerde park ve bahçelerde gördüğümüz ve kısaca bank adı verilen oturma gruplarıyla bilinirler. Ferforje Metal her çeşit yapı malzemesiyle uyum gösterdiği ve sağlam oldugu için yüzyıllardır bahçe dekorasyon malzemesi olarak kullanılmaktadır. Özellikle dökme demir ve ahşap kaplamalar iyi bir ikili oluştururlar. Piyasada bolca ferforje bahçe mobilyası bulabilirsiniz.

Bahçe salıncakları, sandalyeler, masalar ve özellikle ısı ve ışıkla ilgili aksesuarlar ile ilgili malzemelerde metal ve metal içeren öğeler rahatlıkla kullanılabilir. Ancak metal; nemli ortamda korozyona uğramasından dolayı, dikkat ve özen gösterilmesi gereken bir malzemedir. Ayrıca ahşap ve taş malzemeye oranla ağır olan metal, şekillendirme sürecinde yüksek ısı ve iyi işçilik gerektirir. Fakat tüm bu olumsuzluklara karşın, günümüzde iyi işçiliğe ve kaliteli boya dokusuna sahip metal aksesuar ve gruplar, bahçelerimizin en sık köşelerinde yer almaktadır.

Plastik bahçe mobilyası

Plastik malzeme (PVC) de bahçe dekorasyonunda kullanımı hızla artan malzemeler arasında yer almaktadır. Kaliteli üretilen plastik pvc mobilyalar bahçe dekorasyonunda iyi birer tamamlayıcı olabilmektedirler. Ayrıca hammaddesinin ucuz ve isçiliğinin kolay olmasından dolayı pvc malzemeler, diğerlerine göre daha ucuz fiyatlarla bulunabilmektedir. Ancak direkt güneş ışığından olumsuz etkilenmesinden dolayı, plastiğin kullanımı zorlaşabilmektedir.

Sık minderlerle süslenmiş oturma grupları ve masalar göze çarpan plastik tasarımlar arasında yer almaktadır. Fakat kullanışlı olmasının yanı sıra en büyük dezavantaji, diger yapı elemanlarıyla tam uyum gösterememesi ve aynı kaliteye sahip olmamasıdır. Yine de plastik malzeme ve pvc kaplamaları günümüz bahçelerinde yoğun bir şekilde görmek mümkündür.

Bahçeniz küçük bile olsa bakımını planlayın, çünkü yazın bitkilerin daha iyi bakılmaya ihtiyacı, sizin de daha çok stres atmaya ihtiyacınız var.

Günümüzde özellikle büyük şehirlerin stres ve sıkıntılarından uzaklaşmak isteyen kişiler yeni bir konut alırken tercihlerini bahçeli evlerden yana kullanıyorlar. Bahçeli bir eve sahip olanlar ise haftanın yorgunluğunu ve stresini toprakla uğraşarak atıyorlar.

Villada otursun, oturmasın küçük bir bahçesi ya da balkonu olan herkes bir şekilde çiçek yetiştirmek veya toprakla uğraşmaktan keyif alıyor. Hobi bahçeciliği ile uğraşanların sayısının artmasıyla birlikte bahçe ürünlerine olan ilgi de gün geçtikçe artıyor. İşte bahçe ürünleri sektöründe faaliyet gösteren Botanika tarafından önerilen bahçe düzenleme ve bakımına ilişkin püf noktaları:

Kuru ve kırık dalları budayın

# Bitkiler yaz aylarında yapılarını güçlendirerek tomurcuklanırlar. Daha sağlıklı bir tomurcuklanma ve gövde yapısının oluşturulabilmesi başarılı budama işlemine bağlıdır. Gelişme dönemi başlamadan, çiçekli bitkileri kuru ve kırık dallardan kurtarmalısınız.

# Çok sıcak ve güneşli günlerde, öğle saatlerinde sulama yapmak bitkilere zarar verebilir. Sulama sabah erken ve akşam geç saatlerde yapılmalı.

Önce kağıda plan çizin

# Düzenleme işlemine başlamadan önce bir kağıda bahçenizin ölçekli bir planını çıkarın.

# Bu planda yürüme yolunu, çim ekilmesi ve çiçek dikilmesi gereken yerleri belirtmeyi unutmayın.

# Bahçenizin herhangi bir cephesinde görmek istemediğiniz bir yapı varsa oraya duvar örmenin yerine daha dekoratif ve doğal bir görünüm için sarmaşık kullanın.

Uzağa uzun yakına kısa bitki dikin

# Bahçe sınırında büyük ve uzun boylu bitkiler, evin yakınında ise daha kısa bitkiler kullanın.

# Bahçenizde sebze veya meyve yetiştirebileceğiniz bir alan yaratın. Bu alan, evden uzakta bir yerde olmalıdır.

# Bahçenin kışın da güzel görünmesi için mutfak veya salondan görünen kısmına çam gibi bitkiler dikebilirsiniz.

Yazın toprağı havalandırın

Tasarım ve uygulamasını yaptığınız bahçeler, yaz ve bahar aylarında, kışın geride bıraktığı izleri taşıdıkları için iyi bir bakıma ihtiyaç duyar. Toprak kış aylarında kar, yoğun yağışlar, aşırı soğuklar nedeniyle sertleşir ve hava alma özelliğini kaybeder. Bu nedenle öncelikle toprağı çapa ile havalandırmakla işe başlayabilirsiniz.

Begonya ve camgüzeli ideal

Yaz ve bahar ayları mevsimlik bitkilerin çiçeklenme zamanıdır. Mevsimlik çiçekler çeşitli renk ve dokularıyla bahçeye güzel bir görünüm kazandırırlar. Çiçekler iyi havalandırılmış humuslu bahçe toprağına ya da torfla karıştırılmış topraklara dikilmelidir. Bu tip çiçekler güneş alan yerlerde iyi gelişme gösterseler de, uzun süre direkt güneş alan yerlerde dikim yapmaktan kaçının.

MART AYINDA BAHÇE BAKIMI

Kış aylarında bitkileri korumak için toprağa serilen saman, turba, bitki yaprağı, vb.'den oluşan örtüler son kez yenilenmelidir. Sonbaharda yada kış boyunca tohum olarak ekilen bitkilerin yerlerine dikilmesine de Mart ayında başlanır.

Tırmanıcı bitkilerin sarıldıkları yerlerdeki bağlar, bağlantı yerleri elden geçirilir. Ayın sonuna doğru sardunyaların ve öbür çok yıllık bitkilerin saksıları bol gübreli yeni çürük toprağı kullanılarak değiştirilir. Bitkiler don olayından zarar görmüşlerse yenilenirler.

Morsalkım bitkisi budanır. Mart ayında fazla nemini kaybetmeye başlayan toprağın tava gelmesi ile üzerinde her türlü derin işleme veya çapa işlemi yapılabilir. Bitkilerin yıllık gübre ihtiyacının ilk yarısı bu dönemden itibaren Nisan sonuna kadar verilmelidir.

Kullanılacak organik gübrenin yanında metrekareye 30 gr. gelecek şekilde yapay kompoze gübrenin toprağa saçılıp hafif bir çapa ile toprakla karışmasını sağlamak ve sulamak, verilecek organik gübrenin besince takviye edilmesi açısından faydalı olacaktır.

Güllerin dikim zamanı

Güllerin ana dikim süresi Ekim ayıdır. İklimin çok sert geçtiği ve sert bir kış geçirilen bölgelerde ise, iklim şartlarına bağlı olarak Mart veya Nisan aylarında dikim yapılması tavsiye edilir. Belki bu taktirde güller ilk yılında çok fazla açmazlar, fakat bu şekilde donma tehlikesini engellemiş oluruz. Bunun bir tek istisnası konteyner (ithal güller) gülleridir. Bu bitki saksılarda yetiştirilmiştir ve kış hariç her mevsim dikilebilir. Dikim yapılması için en ideal hava yumuşak, bulutlu ve kuru bir havanın olduğu gündür. Güller özellikle lavantalar küçük bitki otları veya yüksek çiçek açan (mesela, Rittersporun veya Mageriten gibi) bitkilerin yanında kendilerini daha rahat hissederler. Şayet daha evvelden gül dikimi yapılmış olan bir yere yeniden gül dikmek isteyecek olursanız, bu taktirde oradaki toprağı değiştirmek zorundasınız. Çünkü, bu toprakta gül yorgunluğu olabilir. Tabanın en az 60 cm. Derinliğe kadar yumuşatılması gerekir. Konteynerden gelmeyen güllerin en az 12 saat suda bırakılması gerekir. Kökler bir parça kısaltılır. Bu kesilen yerlerde çok seri olarak yeni emme kökler oluşur. Sonbaharda ekim yapıldığında fidelerin üzerinde kısaltma yapılmaz. Fakat bunun karşılığında İlkbaharda kuvvetlenmiş olan yataklık ve yediveren gülleri 4-5 budak başlangıcı altından ve zayıf olan güller ise, 2-4 budak başlangıcı altından budanır.

Yaban gülleri ile sarmaşık gülleri ise, hep çift adette budak altından kesilir. Köklerin konulacağı toprak üst satıhtan 5 cm. kadar derine indirilir. Çiçek toprağına gübre ilave edilmiş olması gerekir. Açılmış olan dikim çukuruna kökleri eşit olarak dağıtınız. Bundan sonra üzerini toprakla doldurunuz ve toprağı bastırınız ve bundan sonrada bol miktarda sulayınız. Bu bol miktardaki sulama işi köklerin çabucak büyümesi için önemlidir. Prensip olarak gül dikildikten sonra fidan 20 cm. Kadar yukarıda kalmalıdır. Bu büyüklükte bitki ilk dönemi daha rahat atlatacaktır.

Gülün Budanması

Yediveren gülleri yılda 1 defa ilkbaharda kuvvetli bir şekilde budanma gerektirir. Budama için 5 altın tavsiye

1. İlk önce donmuş, ölmüş veya hastalıklı fidanlar sağlam olan ana gövdeye kadar kesilir.

2. Bir gül fidanı ne kadar çok kesilirse, o kadar kuvvetli ve daha uzun süre ile dışarıya fışkırır.

3. Kalınlaşmış olan fidanları daha az budamam gerekir. Çünkü bunlar ince olanlardan daha fazla ve daha kuvvetli fidanlar yaratırlar.

4. Yediveren gülleri gibi uzun yaşam süresi olan güller elde etmek istiyorsanız, bir parça daha fazla budamanız gerekecektir.

Eğer altından yeni fide vermesini istiyorsanız ve dışarıya doğru çıkmış olan bir fidanın ucunda gül varsa, tam dibinden değil bir veya iki cm. Ana gövdeye mesafe bırakarak budayınız. Solmuş olan çiçeklerin ne olursa olsun kesilmesi gerekir. Bu ise yaz aylarında yeniden çiçek açmaya sebeb olur. Sadece yaban gülleri bir istisna olup bunlar Sonbaharda çiçek açtıktan sonra da pırıl pırıl gözüken çiçek kozaları arkalarında bırakırlar.

Gübreleme

Bitkinin besleyici maddeler ile ilk beslenmesi ilkbahar zamanında yapılır ve bunu toprağa karıştırılmış gübreyi bitkinin köküne yerleştirerek yapabilirsiniz. Gülün dip kısmında toplanma olmazsa, besleyici maddeler etrafa dağılır. Mayıs ayı sonunda özel gül gübresi ile güle ikinci bir gübreleme yapılır ve bundan sonra da mutlaka çok iyi sulama yapılması gerekir. Ayrıca gübre ve torf' dan oluşan bir karışım gül için çok faydalı olur. Temmuz Ağustos aylarında güllere o sene için son defa gübre ilave edilir. Bundan sonra başka bir gübreleme yapılmaması tavsiye edilir, ancak bu suretle ana gövde kış gelinceye kadar büyümeye devam eder.

Gül Düşmanı Haşereler İşbaşında

Gül yaprağı bitkileri kuru giden havalardan sonra bir anda kitle şeklinde ortaya çıkar. Sadece çok fazlası ortaya çıkmaları halinde böcek ilacı ile (pirettum Preparatı) püskürtülür. Gül yaprağı örümceği yumurtalarını Mayıs ayından sonra yaprak kenarlarına bırakır ve bu yapraklar boru şeklinde içeri doğru kıvrılır. Bu şekilde yuvarlaklaşan yaprakların içerisinde yumurtalar olduğu için bunları derhal kesip almanız gerekir özellikle yaprak alt kısımlarına haşere imha edici maddeler püskürtmek zorundasınız. Bu işlemi 14 gün sonra bir kere daha tekrarlayınız. Gül fidesi delicileri, bunlar bir tür örümcek olup yumurtalarını fidelerin içerisine yiyerek yerleştirirler. Bundan dolayı ise, fışkıran fidandık uçlarının uç kısımları solar ve bu solmuş olan parçaların sağlıklı olan gövdeye kadar kesilmesi gerekir. Ayrıca, kesilen yerlere tahta reçinesi veya benzeri olan bir malzeme sürülerek burada mantar toplanması engellenmelidir. Çok fazla bulaşması halinde kuvvetli bir enzektizit kullanılır.

Tehlikeli Hastalıklar

Un toplanması yaprakların üst kısımlarında keskin bir beyaz tabak oluşturmasıyla farkına varılır ve sık sık güllerde ilkbaharda azot fazlalaşması halinde ve rutubette ortaya çıkar. Hatta bazı gül türleri özellikle bu mantarlara karşı hassastırlar. Bu dış görünümden işin farkına vardığınız anda derhal biyolojik bir madde ile bu mantarla mücadeleye başlayınız ve spesifik bir preparat olan hakiki un toplanması ile mantarına karşı tedbir alınız. "Yıldız gölgesi" şeklinde adlandırılan bir hastalıkta yine bir mantar olup serin havada ıslak havada veya yerin sertleşmesinde gül yapraklarını öldürmektedir.

Yapraklar üzerinde ilk başlangıçta siyah, kahverengi lekeler oluşmakta ve bunlar yıldız bir şekle dönüşmekte, bundan sonra sararmakta ve ondan sonra da yaprağın düşmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle üzerinde mantar oluşmuş bu yaprak artıklarını ihtimamla temizleyiniz ve 14 günlük aralarla bu mantara karşı etkili olan bir fungizit ile püskürtme yapınız.

Güllerin Kışı Geçirmesi

İlk önce dibine düşmüş olan tüm yaprakları ve bitki artıklarını tabandan alınız ve temizleyiniz. Sonra gül fidanının dip kısmını 20-30 cm. Kadar komposto ile doldurunuz. Bunun içeresinde ahırlardan toplanan gübre ile toprak karışımı bulunmalıdır. Kesinlikle etrafına toprak yerini tutmayan süngerimsi maddeler yerleştirmeyiniz. Çünkü, bu taktirde don olması halinde gül fidanının dibinin etrafı tamamen buzla kaplanır ve donma tehlikesi görülür. Bu suretle dip kısımdan çıkmakta olan fidan başları etraflarına yerleştirilecek toprak ve gübre karışımı ile don, kış güneşi ve çok kuru rüzgarlara karşı korunmuş olacaktır.

Önemli Takımlar:

Dikim esnasında: Kürek, gübre ve çiçek toprağı

Kesim için: Gül bıçağı, eldiven ve gerekiyorsa tahta macunu

Gübreleme için: Gül gübresi

Haşere ve hastalık mücadelesi için: Piretrum preparatları ile fungizitler

Kışı geçirmesi için: Mümkün olduğu kadar fazla gübre veya dolgu malzemesi ile kökün sarılması veya dibine çam yaprakları kuru olarak serilmesi

Evinize mis gibi koku veren vazo çiçeklerinin ömrünü uzatmak sizlerin elinde. işte size vazodaki çiçeğinizin ömrünü uzatmak için birkaç öneri;

Her zaman cam vazo tercih edin.

Vazonuzun içini temiz tutun.

Vazonuza uygun oranda su koyun. Normal buketler için yarım litre su (2 bardak) yeterli. Daha büyük buketler için daha fazla su koyun. Vazonuzu ağzına kadar su ile kesinlikle doldurmayın, 4-5 parmak su olması yeterli. Çok su dalları yumuşatır ve çiçeğin su çekmesini engeller.

Kesme çiçek besinini suda eritin. Bu besin çiçeklerin vazo ömürlerini uzatır.

3 günde bir tüm dalların altını 3-4 cm kadar keskin bir bıçakla çapraz kesin.

Çiçek dallarının suyun içinde kalan kısımlarındaki yaprakları temizleyin.

Vazonuza çiçeklerinizi zevkle yerleştirdikten sonra, direk güneş ışığından ve esintili yerlerden uzak bir yere koyun.

Vazodaki suyu 3-4 günde bir değiştirin.

Işık

Bitki türlerinin en iyi şekilde yetişebilecekleri ışık dereceleri vardır. Opti- mumdan uzaklaştıkça bitkinin fonksiyonları da yavaşlar. Işık derecelerinin değişmesi maksimum veya minimum oranlara eriştiği takdirde bu fonksiyonlar tamamen durur. Bu nedenle, salonunuz bol ve dik güneş ışığı alıyorsa, bundan hoşlanan bir çiçek seçmelisiniz. Az ışıklı ve gölgeli yerleri seven çiçekler içinse evinizde perde veya paravan yardımıyla bitkiniz için uygun ortamı yaratmalısınız.

Isı

Bitkiler en iyi, optimum ısı derecesinde yetişir, gelişir, büyür. Minimumda, yaşam faktörleri yavaşlar. Kışın bitkilerin yapraklarının dökülmesi, büyümelerinin hemen hemen durması bu sebeptendir. Maksimum ısı seviyesinde ise ölüme doğru yaklaşmış olurlar ve bu sınırı geçince de ölürler. Isının etkisi, güneş ışınlarının yönelişine göre değişir. Bu ışınlar toprağa ne kadar dik gelirse etkisi o oranda artar. Bu nedenle güneşin maksimum ısı etkisi öğle vaktidir. Eviniz ve bahçeniz için çiçek seçerken buna dikkat etmelisiniz.

Nem

Havanın nemi, bitki yetiştirmek konusunda çok önemli bir yer tutar. Bitkilerin, yaşayabilmeleri için oksijene, karbondioksite hatta bazı bitkilerin azot gazına gereksinimleri vardır. Bilindiği gibi bitkiler gündüz güneş ışığında karbondioksit gazını alır, karbon özümlemesi yaparlar ve yaşamaları için gerekli karbonhidratları bünyelerinde oluştururlar. Bu suretle havadaki karbondioksit miktarını kullanarak azaltır ve dengeyi sağlar. Ev bitkilerinin çoğu tropik iklim bitkisi olduklarından, özellikle nemli hava isterler. Evinizin havası kuruysa, kalorifer üzerine koyacağınız bir kap su onlara istedikleri nemli havayı sağlayacaktır.

Bahçenin gelişebilmesi, yaşamını sürdürebilmesi,istenilen görüntünün yakalanabilmesi ancak düzenli bakımla mümkündür.

Mekanlarda bulunan bitkilerin türlerine göre değişen bakım şekilleri vardır. Ana hatları ile bakımı özetlersek:

Düzenli ve yeterli mevsime göre gübre ve besin takviyesi

Gerekli görülen durumlarda ilaçlama yapılması

Düzenli olarak toprağın pH, tuz ve mineral kontrolü yapılması ve dengelenmesi

Ağaç ve çalıların bakım ya da form amacıyla budanması,

Sıklaşma görülen alanlarda gerekli seyreltmelerin yapılması

Rüzgar, toprak kayması vs. dış etkenlerle zarar görmüş bitkilerin eski konumlarına getirilmesi

Bozulma görülen bitkilerin değiştirilmesi

Çimlerin düzenli aralıklarla biçilmesi

Çimlerde bulunan yabancı otların alanı boğmasının önlenmesi,sürekli yabancı ot kontrolü

Çimlerin gübrelenmesi, ilaçlanması, aeratör ile havalandırılması, silindirlenmesi

Çıkan çöp vs. artıkların uzaklaştırılması

Unutulmamalıdır ki yaşayan bir bahçe sürekli ve düzenli bakımla mümkündür.

AYLARA GÖRE BAKIM

Bahçe ve çiçek bakımı; hergün, belirli zaman ve mevsimlerde ve gerektikçe olarak sınıflandırılabilir. Söz konusu bakım tedbirleri mevsim dönemleri içerisinde aylara bölerek anlatmadan önce, yurdumuzda mevsimlerin bölgeler itibarı ile farklı zamanlarda başladığını ve farklı seyrettiğinin unutulmaması gerekir. Bu nedenle bulunduğunuz yerin iklim özelliklerini mutlaka gözönünde bulundurunuz.

OCAK

Kötü havalar boyunca, saksılardaki ve tahta sandıklardaki bitkiler sulanmaz; ama soğukların daha ılımlı olduğu Ege ve Akdeniz yörelerinde sıcaklık 10 derece, havada kuru olduğu zaman az miktarda sulama yapılabilir.

Gül ağaççıklarının düzenli aralıklarla gözden geçirilmesi, güllerde erken bir tomurcuklanma görülürse hemen budamaya başvurulması gerekir. Tırmanıcı bitkilerin dolandıkları kafes biçiminde yapıları onarma işlemine bu bitkilerin tomurcukları çıkmadan başlanmalıdır; bahçedeki bu tür yapıların üstünde biriken kar temizlenir ve hem tırmanıcı bitkilerin, hem taşıyıcı çatıların durumu gözden geçirilir. Genellikle toprak yüzeyinde rüzgar, az sulama ve soğuk nedeniyle çok tehlikeli bir kabuk oluşur; sık sık kırılıp yok edilmezse, bitki köküne zarar vermesinin yanı sıra, çürümeye, hayvansal ve bitkisel asalakların yayılmalarına yol açar.

ŞUBAT

Çiçek vermeyi kesen ağaççıklar ve yeniden çiçek veren gül fidanları budanır. Ayın sonuna doğru lüksürlerin ilk budamaları yapılır. Yeniden düzenlenecek alanlar bellenir. Camlı bölmelerde yıllık otsu bitkiler ekilir; floks, mavi sukeneviri, petunya, hintgülü, menekşe, zinya, aslanağzı,vb. Özel bir ekme bölümü yoksa bu işlem Mart-Nisan aylarında yapılmalıdır.

Çim alanlarda kış gübrelemesi önceki aylarda yapılmadıysa bu ay yapılmalıdır.

Şubat ayı, balkonu düzenlemeye başlamak, konuma elverişli bitkileri seçmek için en uygun aydır. Evde camlı bölmelerde yada üstü kapalı sandıklarda bitki yetiştiriliyorsa, tehlikeli olabilecek oranda nem birikmesini önlemek ve bitkilerin solumalarını sağlamak için cam ve kapakları sık sık açılmalıdır: Bu işlem gündüzleri yapılmalı ve cam ile kapakların açılmaları, bir saatten çok sürmemelidir. Güller Ocak ayında budanmamışsa budama bu ay yapılmalıdır.

MART

Kış aylarında bitkileri korumak için toprağa serilen saman, turba, bitki yaprağı, vb.'den oluşan örtüler son kez yenilenmelidir.Sonbaharda yada kış boyunca tohum olarak ekilen bitkilerin yerlerine dikilmesine de Mart ayında başlanır. Tırmanıcı bitkilerin sarıldıkları yerlerdeki bağlar, bağlantı yerleri elden geçirilir. Ayın sonuna doğru sardunyaların ve öbür çok yıllık bitkilerin saksıları bol gübreli yeni çürük toprağı kullanılarak değiştirilir. Bitkiler don olayından zarar görmüşlerse yenilenirler. Morsalkım bitkisi budanır. Mart ayında fazla nemini kaybetmeye başlayan toprağın tava gelmesi ile üzerinde her türlü derin işleme veya çapa işlemi yapılabilir. Bitkilerin yıllık gübre ihtiyacının ilk yarısı bu dönemden itibaren Nisan sonuna kadar verilmelidir. Kullanılacak organik gübrenin yanında metrekareye 30 gr. gelecek şekilde yapay kompoze gübrenin toprağa saçılıp hafif bir çapa ile toprakla karışmasını sağlamak ve sulamak, verilecek organik gübrenin besince takviye edilmesi açısından faydalı olacaktır

NİSAN

En son gül fideleri yerlerine dikilir. Çiçek açan yada güzel yapraklı ağaççıkların dikimine başlanır. Bir havuza yada akvaryuma su altında yaşayan bitkilerin (nilüfer,su sümbülü) yerleştirilmelerine geçilir.

Yaz aylarında çiçek açan yıllık bitkiler (Petunya, mine, ninya, karanfil, camgüzeli, godetya,, vb.) tahta sandıklara ekilir.

Çok yıllık otsu bitkiler ( gündüzsefası, aslanağzı, anbrietia, dimorphoteca, ayçiçeği,vb.) dikilir. Glayörün, soğanlı begonyanın, yıldızçiçeğinin, soğanları toprağa gömülür.

Çiçeklenmeleri yeni bitmiş tırmanıcı bitkilerin ve ağaççıkların budanmasına başlanır. Asalaklara karşı ve çiçekleri korumaya yönelik ilaçlama uygulanır. (Özellikle güllerde bu ay; küllenme mantar hastalığı başgösterebilir; tomurcukları ve yeni yaprakları saran bu mantar, boru biçimine getirerek yaprakların solmalarına yol açar.

Tohum ekilen yetiştirme sandıklarının yada nazik bitki türlerinin bulunduğu saksıların üstleri, gölgelenmelerini sağlayacak bir üst örtü ile kaplanır. Gölgeleme örtüsü saydam muşambadan yapılır

Bu aydan başlayarak sıcaklık ve kuraklığa duyarlı türlerde, saksı toprağının üstleri bir tabaka turbayla kaplanır ve bu bitkilerin sulanması azaltılır.

MAYIS

İlk baharda ekilen soğanların (sümbül, lale, nergis, safran) yıllık otsu bitkilerin ve çiçek veren çok yıllık bitkilerin (çuhaçiçeği, papatya, menekşe, unutmabeni, cerastium) çiçek vermesi biter. Ağaçsıların ( horçiçeği, kiraz, rodedondron, açelya vb.) çiçek vermeleri de sona ererve yeşillikle kaplanırlar ; güller çiçek açmaya başlar. Balkona sardunya,ağaçminesi gibi bitkilerin yanına çiçek veren yada yapraklı ağaçsılar ve tırmanıcı bitkilerde yerleştirilebilir. Balkon çok güneş alıyorsa perde, hasır yada naylon örtülerin uygun biçimde yerleştirilmesiyle ışığı kıran bir düzen kurulmalıdır. Bitkinin yapısal özelliklerine, iklime, kullanılan saksı ve toprak cinsine uygun bir sulama rejimi saptanmalıdır. Bitkilerin aşırı güneşli saatlerde sulanmamaları, sulama suyunun soğuk olmaması çok önemlidir.

Yeşeren soğanların bulunduğu yetiştirme sandıklarına yeni çiçeklerin ekilmesinde iki yola başvurulur: Soğanlar yetiştirme sandıklarında bırakılarak, ayrıca yeni tohumlar ekilir; soğanlar sandıktan alınıp bir kenarda bekletilir ve sandıklara yeni çiçekler ekilir.

HAZİRAN

Tırmanıcı bitkilerin dalları, tırmandıkları yapıya rafya ipiyle bağlanır. İlkbahar sonunda çiçek açan türlerin tohumları toplanmaya başlanır. (Tohumlar güneşli günlerde güneş altında toplanmalı ve kurumaları için gölgelik bir yerde gazete kağıdı üzerine serilmelidir.)

Bitki çiçeklerinden elden geldiğince yararlanılmak isteniyorsa, çiçeklerin taçları solmaya başladığında saplarının ortasından kesilir, biçme denilen bu işlem hem otsu bitkilere, hemde ağaçsılara, hemde yarıağaçsılara uygulanır ve başka goncalar oluşturacak çok sayıda yeni tomurcuğun açmasını sağlar; ayrıca kokulu bitkilerde, tam çiçeklenme dönemine girmelerini geciktirmek için taç goncaları oluşturması açısından çok önemlidir.

TEMMUZ

Bitkilere verilen su artırılmalı ve asalakların oluşmamasına özen gösterilmelidir. Asalak görüldüğünde hemen asalakları yok eden bir ilaçla gerekli koruma önlemleri alınmalıdır; ilaçlamada en önemli nokta, hangi ilacın hangi asalak için etkili olduğunun bilinmesidir. Yaprakların alt yüzlerinde pas renginde toz halinde bir örümcek ağı görülmesi, kırmızı örümcek bulunduğunu gösterir. Temmuz ayında yapılması gereken önemli bir işlemde ayıklama işlemidir; (Kuru ve sararmış yaprakların, küçük ve zayıf dalların, solmaya yüz tutan taçların makasla kesilerek temizlenmesi). Güllerde , aşılı ağaççık ve süs çalılarında dipten çıkan ybani sürgünlerin kesilmesi gereklidir. Ayrıca geçen çiçeklerin temizlenmesine devam edilir. Bu iş güllerde geçen çiçekten sonraki ilk sağlıklı yaprağın üzerinden kesmek suretiyle yapılır.

Yıldız çiçeklerindeki ikinci goncalr kesilip, yalnızca ilk açan ana goncalar bırakılır. (Böylece taçlar daha büyük olacaklardır.)

Temmuz ayı ; ayrıca ağaççıkların daldırma dalı yada dallandırma çubuğu yöntemi ile çoğaltılmalarına en uygun aydır. Leyalak ve güllerde gözaşısı ile üretim zamanıdır.

Yaz boyunca çiçek açan ağaççık ve çalı fomlu bitkilere, yazlık çiçeklere, özellikle güllere besin takviyesi yapılmalıdır. Çiçeklenme dönemi sonunda gübreleme işlemine son verilmelidir.

AĞUSTOS

Ağustos ayında yazlık çiçekler, balkon, teras ve saksılarda bulunan çiçekler dışında gübreleme işlemi son ermiştir. Ön hazırlığı yapılmış ağaç nakilleri bu ayın ikinci yarısından itibaren gerçekleştirilebilir.

Çimler hergün sulanıp haftada birkez kesilir: ay boyunca iki kez "sarı lekelerin" oluşmalarına karşı özel maddeler kullanılarak mikroptan arındırılır.

Nilüfer vb. bitkilerin bulundukları havuzlar eski yaprakların ve solan çiçeklerin çürüyüp suyu zehirlemelerini önlemek için düzenli bir biçimde temizlenir.

Yeşil ağaççık ve çalı formlu bitkilerin ikinci budaması bu ayın yarısından itibaren başlanarak yapılır. Çit bitkilerininde budaması yapılmalıdır. Bu bitkilerin her tarafının ışıktan yararlanabilmesi için yukarıdan aşağıya doğru genişleyen bir budama yapılmalıdır.

Ağustos sonu ile Eylül sonu arası durgun gözaşısı zamanıdır.

Bu ay içerisinde Eylülde çim ekilecek alanların toprak hazırlığı yapılır. Sulama, biçim, yabani ot ayıklama,ilaçlama vb. işlemlere devam edilir.

Asalaklar bulunup bulunmadığını, toprak yüzeyinin kireç bağlayıp (kefekilenme) bağlamadığı sürekli izlenmelidir. Soğanlı bitkilerin, otsu bitkilerin ve ağaçların dipleri özenle temizlenmeli, diş aralıkları dar küçük bir el tırmığı kullanarak çürük toprağı kaplayan kireç tabakası sık sık alınmalıdır.

Ayın 10-15 ine doğru yeni güllerin " dinlenmeye alınması" na, yani yaz budamasının yapılıp, aynı zamanda sulamanın bir süre için kesilmesine başlanır. Böylece, gül fidanlarının normal gelişmeleri durdurulur ve dinlenme boyunca bitkiler, sonraki çiçek verme dönemi için besin ve güç biriktirirler. Sonra, bitkinin hem yaprakları, hem toprağı bolca sulanır, geceleri çiy olan bölgelerde, bitkiler gün battıktan sonra sulanmamalıdır.

EYLÜL

Ağustos ayında tatile çıkılmış ve bitkiler susuzluktan etkilenmişlerse, budanmalıdırlar. Budamadan sonra, bahçe sopasıyla toprağın sert ve tıkız tabakası kaldırılarak bitki iyice beslenip, bolca sulanmalı, sonrada organik yada mineral gübreyle gübrelenmelidir.

Bitkinin yeni bir çiçek verme dönemine girmesi istendiğinde, bolca budanmalı, yaprakları her 5 günde bir üçkez ıslatılmalı, yapraklar ıslatılırken suyun içerisine hormon uyarıcı bir madde koyulmalı, haftada iki kez kökten yapılan sulamada flor bazlı bir madde kullanılmalı, arkadan hemen demir sülfat ve su karışımından oluşan sulama suyuyla, haftada 2 kez bir başka sulama yapılmalıdır.(Bu iki değişik sulama bitkinin normal sulamasına ek olarak gerçekleştirilmelidir.) Çok önemli işlemlerden biride saksıların temizlenmesidir; bitki çıkartılıp, toprak boşaltılır içine yeni toprak konulmadan önce saksı iyice yıkanır ve mikroptan arındırılır.

Sonbahar yağmurları ile toprak işleme tavına gelir, ekim dikim yapılmasa bile toprağın kışı işlenmiş olarak geçirmesi yararlı olur.

Sonbahar hatta ilkbaharda dikilecek fidanların yerlerinin hazırlanması faydalı olur.

Sonbahar dikimlerinin erken yapılmasında fayda vardır. Kış öncesinde dikilen fidanlar köklerini çalıştıracak zaman bulabilirseler kış şartlarına daha mukavim olacaklardır. Bu arada topraksız fidanların Kasım ayında dikilmesi gerektiğini unutmayınız. Özellikle boylu ve dallı fidanların dikim sonrasında rüzgardan etkilenmelerini önlemek için fidan gövdesine zarar vermeden gergi yapmak gereklidir. KIşlık çiçek fidelerini ve baharda açan soğanlı çiçekler dikilebilir. Büyük ağaç nakilleri gerçekleştirilebilir.

Baharda dikilen soğanlı çiçeklerin soğanları bu ayda, özellikle kuru havalarda sökülür. Kuru ve havadar yerlerde saklanır.

EKİM

Bahçenin durumuna göre yapmak istediğiniz işlere göre krizma (derin işleme), belleme, çapa veya fidan çukuru açılması gibi her türlü toprak işlemesi için Ekim ayı ideal aydır. Toprak işlenmeden önce orgnik gübre verilmesi ideal olur.

Kökleri kap içerisinde topraklı her türlü fidan dikimi yapılabilir. Yine kışlık çiçek fidelerinin, baharda açan lale, sümbül, nergis gibi soğanlı çiçeklerin dikimine devam edilir. Adonis, gündüzsefsı, kahkahaçiçeği, kazayağı, kuşotu, floks ekilebilir.

Sardunyalardan çelik alınarak üretimleri yapılabilir, baharda dikilmiş soğan ve yumrulu bitkiler ilk donlardan önce sökülmelidir; (begonya, yıldız, kına, glayör vb.)

Çok yıllık otsu bitkilerin ve ğaççıkların saksılarındaki toğrğın yüzey bölümü yenilenip, yerine yeni, gübreli toprak konur. Küme halinde yada tırmanıcı özellikte yeni ağaççıklr dikilir.

En narin bitkilerin toprak yüzeyleri turba yada ambalajlarda yararlanılan saman kullanılarak kaplanmaya başlanır; daha az dayanıklı bitkiler balkonun en havadar ve güneş alan bölümünde toplanır.

KASIM

Hava ve toprak koşulları uygun olduğu sürece her türlü toprak işleri yapılır. Kış öncesinde yabansı otların ayıklanması ve bitki diplerinin kabartılması uygun olur, ayrıca kök diplerin torf, yaprak çürüntüsü kompost, v organik gübre ile örtülmesi kış şartlarına hazırlık açısından yararlı olur.

Gerek kökleri kap içerisinde topraklı, gereks çıplak köklü fidanların dikimi için bu ay idealdir. Dikimler toprak kar ve don yüzünden işlenmez hale gelincey kadar sürdürülebilir.

Bu ay dikim ayı olduğu kadar budama ayıdır da. Sonbahar budaması özellikle çiçeklerini baharda meydana getirdikleri sürgünler üzerinde veren ağaççık ve süs çalıları için önemlidir.

Güllerde budama, dal ve sürgünlerin yarı yerinden kesilmesiyle yapılırken diğer bitkilerde budama şekli, bitkinin cins ve ihtiyacına göre ayarlanmalıdır. Bu dönemde budanan dal ve sürgünlerin uçları kışın donabilir. O zaman bu ölü uçların baharda yeniden kesilmesi gerekir

BİR BAHÇENİZ OLSUN

Çok ta eski olmayan zamanlarda bahçe bir çoğumuzun hayatının değişmez bir parçasıydı. Evlerin ama küçük ama büyük mutlaka bahçesi olurdu. Dalından bir meyve veya sebze yemek, mevsimine göre tabiatın renk değiştirmesini seyretmek o zamanlar için sıradan bir şeydi.

Ne yazık ki şimdi durum çok farklı. Teknolojinin gelişmesiyle belki hayatımız çok kolaylaştı ama, apartman çağıyla beraber tabiattan hızla uzaklaştık.Artık ayağımız toprağa basmıyor, bitkilerin çoğunu tanımıyoruz bile..

Aslında her ortamda kendimize bir bahçe oluşturabiliriz. Yeter ki isteyelim. Açık veya camekanlı bir balkon, pencere kenarında bir çiçeklik, ev içinde güneşli bir cam önü bile biraz gayretle günün stresini atıp, ferahlayabileceğimiz bir vahaya dönüşecektir..

Bahçecilik bir sanattır. Ama bu sanatı icra etmek için bahçe sahibi olmak şart değil. Doğru seçilmiş bitkilerle, bakım kurallarına uyulması ve birazcık hayal gücüyle bir saksı içinde bile şaheserler meydana getirmek mümkün..

Zevke göre, bilinen çiçeklerin yanısıra şifalı veya aromalı bitkiler, hatta bazı sebze ve meyveler yetiştirilebilir. Kendi elimizle diktiğimiz bir tohum veya fidenin serpilip büyümesini izlemenin hazzını hiçbir şeyde bulamayız. Hele tomurcuklar açmaya ya da mesela minik süs biberlerimiz uç vermeye başlayınca keyfimize sınır olmaz.

Hafta sonlarında, tatillerde doğaya yakın olmaya çalışıyoruz. Güzel, ama kendimize ait bir toprak parçasıyla ilgilenmek, bu tek bir saksı bile olabilir, bize çok farklı bir doyum sağlayabilir.

Çoğumuzun evinde çiçekleri var ama ben derim ki, bu konuda değişik bir şeyler yaparak, mesela sıra dışı bitkiler yetiştirmeyi deneyerek, olaya birazcık renk katalım.