Tanrı 'nın Aynası
Uzuyor dallar, ne de güzeller
Dağları kediler kamçılar, iki patili adımlar
Sonsuza kadar bahar
Kestane dallar efsunkār
Ormanla maviye kilitli
Kadife gecede kuşlar kesildi
Sahip olmadığımız rüyalarda yağmurla gözyaşı Tanrı’nın aynası, kedili kapı
Sonsuza kadar bahar
Kestane dallar efsunkâr
Sahip olmadığımız rüyalarda yağmurla gözyaşı Tanrı’nın aynası, kedili kapı
Bir ay gibi... Donuk...
Bir çocuk gibi içine bürünmüş
Gökyüzüne baksana
Kefenim yıldızlara gömülmüş.
(Serenay Özkan,Viata)
Serenay_OZKAN tarafından · gönderildi
Bırak Uzatayım Uykusuz Gecelerimi
bir yaz yağmuru bile olamadım
betonlarını tuğlalarını ıslatacak
duvar ve yollarını sulayacak
matlaşan renklerini yıkayacak
korna gürültüsü siren sesinden
bezen insanı biraz olsun rahatlacak
bir su bile olamadım ey şehir..
saat gecenin bir yarısı
kalp atışlarını dinliyorum yine
elimde sigara uzayıp giden külleriyle
kıvrılıp yükselen dumanlarıyla
dinliyorum seni
bir bebek gibi uyurken sen şehir..
uykusuz gecelerimi hoş görmelisin
sessizliğimi de..
anlasana
sana çok söyledim derdimi
dinlemedin ki..
kırk yıl önce yine böyle bir gece
sen uyurken gelmiştim ben
belki bu yüzden tanımıyorsun beni şehir..
nerenden öpsem diyordum seni geldiğimde
çünkü yeridir nerenden öpsem
öyle güzeldin şehir..
oysa sen bihaberdin gelişime
rüya görüyordun belki
derin uykuların koynundaydın şehir..
bir yağmur olamayınca sana
sessiz isyanlar biriktirdim
her cephede sürmek için öne
hazırım her türlü herbeleye..
savrulur ruhum
bir semtinden diğerine
ölüm korkusu değil hayat korkusu sardı nefsimi
duvarların öyle geliyor ki üstüme..
canımı sunacağım sana
dost elin bir değse elime şehir..
toplasam tüm iyi duygularımı
aşk muhabbet meyil
iyi temenni ve dualarımı
eş değil bir bahçendeki tek çiçeğin rengine..
bırak uzatayım sitem ve kırgınlıklarımı
sigara küllerimi ve uykusuz gecelerimi..
tutayım mahrumiyetlerimin yasını
yeter ki sen muammer ol şehir..
Salim Kanat