Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
Din Kültürü tarafından Sosyal Bilimler'de yazılan bir grup blogu
  • Konu

    55
  • Yorum

    0
  • görüntüleme

    3.285

Bu bloğa katkıda bulunanlar

Bu Blog Hakkında

Ülkedeki dinî kültürü ve dünyada var olan dinî kültürleri tanıtmayı amaçlayan dini konular..

Entries in this blog

ALABİLİRSEN AL

Hacı Bayram-ı Velî'nin doğduğu Zülfadl (Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temiz genç, babasından kalma birkaç altınını, annesinden kalan hâtıra bilezik ve küpleri emânet edecek bir kimse bulamadı. Hepsini küçük bir çekmeceye koyup, Hacı Bayram-ı Velî'nin türbesine getirdi. Türbeyi ziyâret edip;

"Yâ hazret-i Hacı Bayram-ı Velî! Beni vatanî vazifemi yapmak için çağırdılar. Annemden ve babamdan kalma şu hâtıraları emânet edecek bir kimse bulamadım. Bu küçük çekmeceyi zâtı âlinize emânet bırakıyorum. Eğer askerden dönersem, gelir alırım. Şâyet dönemezsem, istediğiniz bir kimseye verebilirsiniz!" diye münâcaat etti.

Sonra çekmeceyi sandukanın kenarına koyarak ayrıldı.

Aradan yıllar geçti. Gencin askerliği bitti ve emânetini almak üzere Hacı Bayram-ı Velî'ye geldi. Ziyâretini yapıktan sonra, çekmeceyi koyduğu yerde buldu. Hiç dokunulmamıştı.

Orada türbeyi bekleyen türbedâra;

"Bu çekmece benimdir. Askere gitmeden önce emânet bırakmıştım. Şimdi alıyorum." dedi.

Türbedâr;

"Tabi, alabilirsen al. Çünkü ben, bir defâsında bu çekmecenin yerini değiştirmek istedim. Fakat bütün uğraşmalarıma rağmen yerinden bile oynatamadım. Bunda bir hikmet olduğunu düşünerek, bir daha elimi bile sürmedim."

Genç, çekmecenin yanına gelip, Hacı Bayram-ı Velî'ye teşekkür etti ve emânetini alarak köyüne döndü.

Kendi halinde bir tüccardı. Bir gün kumaşları gemiye yükledi. Endonezya'ya gitti, oraya yerleşti. İşini orada devam ettirdi. Kumaşları kaliteliydi. Tam da halkın aradığı cinstendi. Kendisi de kanaat sahibi bir insandı. Kazancı az olsun, temiz olsun düşüncesindeydi. Bir gün geç geldi iş yerine. Eleman iyi bir kâr elde etmişti sattığı mallardan. Merak etti, sordu:

- Hangi kumaştan sattın?

-Şu kumaştan efendim.

-Metresini kaça verdin?

-On akçeye.

-Nasıl olur?" diye hayret etti,

-Beş akçelik kumaşı on akçeye nasıl satarsın? Bize hakkı geçmiş adamcağızın. Görsen tanır mısın onu?

Eleman gitti, müşteriyi buldu, getirdi. Dükkan sahibi müşteriyi karşısında görür görmez, helâllik istedi ve fazla parayı müşteriye uzattı. Müşteri şaşırmıştı. Böyle bir durumla ilk defa karşılaşıyordu.

-Ne demekti hakkını helâl et?

Olay kısa sürede dilden dile dolaştı. Çok geçmeden kralın kulağına kadar vardı. Sonunda kral kumaş tüccarını saraya çağırdı. Kral sordu:

-Sizin yaptığınız bu davranışı daha önce biz ne duyduk, ne de gördük. Bunun aslı nedir?

-Ben, dedi tüccar, bir Müslüman'ım. İslâm dini böyle emreder. Müşterinin bana hakkı geçmişti. Dolayısıyla kazancıma haram girmişti. Ben sadece bir yanlışı düzelttim.

Kral,

-İslâm nedir, Müslümanlık nedir? gibi peş peşe sorular sordu. Birer birer sorularını cevapladı. Kral ilk defa duyuyordu böyle bir dinin varlığını. Fazla zaman geçirmeden İslâm'ı kabul etti. Daha sonra kısa süre içinde de halk Müslüman oldu.

250 milyonluk nüfusa sahip olan bugünkü Endonezya'nın Müslümanlığı kabul etmesindeki sır sadece beş akçelik kumaştı. Yapılan tek şey vardı sadece: İnandığı gibi yaşamak, sahip olduğu güzellikleri çevresiyle paylaşmaktı. Efendimizin müjdesi herkese açık: "Doğru ve güvenilir tüccar, kıyamet gününde peygamberler, sıddıklar (doğrular) ve şehitlerle beraberdir." Yani, asıl etkili olan söz dili değil, hal diliydi. Konuşmaktan çok yaşamaktı. Anlatmaktan ziyade davranış dilinin devreye girmesiydi.

EN BÜYÜKLERİ YAPMIŞTIR

Hazret-i İbrâhim aleyhisselâm kavmine bir peygamber olarak gönderildiğinde, onların puta tapıcı dinî telakkilerine karşı çıkmış ve önlerinde eğildikleri putların işe yaramaz birer taş, metal ve ağaç yığını olduklarını anlatmıştı. Onlar ise buna itiraz edip durmuşlardı. Bunun üzerine İbrâhim aleyhisselâm, kavminin zihnini ve vicdânını harekete geçirmek ve onları uyandırmak yoluna başvurmuştu. Ve günün birinde şehir halkı mesîreye çıkmışken, tapınaktaki bütün putları kırıp, baltayı da en büyüklerinin boynuna asmış; onlar dönüp, bu durumu görünce de şaşırıp kalmışlardı. Şimdi hâdisenin gerisini Kur'ân-ı Kerim'den tâkip edelim:

Mesîreden dönen halk;

'' Bunu ilahlarımıza kim yaptı? Muhakkak o zâlimlerden biridir, dediler. (Bir kısmı da)

'Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrâhim denilirmiş' dediler. 'O halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. Belki şâhitlik ederler.'

Sonra da sordular:

' Bunu ilahlarımıza sen mi yaptın ey İbrâhim?

İbrahim aleyhisselâm cevap verdi:

' Belki de bu işi, şu büyükleri yapmıştır. Hadi onlara sorun; eğer konuşuyorlarsa!..

Bunun üzerine kendi nefislerine (vicdanlarına) döndüler (yani kendi kendilerine),

' Doğrusu siz, hakikaten zâlimlerin ta kendilerisiniz! dediler.

Sonra tekrar (eski) kafalarına döndüler (ve Hz. İbrâhim'e),

' Sen bunların konuşmadığını pekâlâ biliyorsun, dediler.

İbrâhim aleyhisselâm da,

' Öyleyse, dedi, Allâh'ı bırakıp da, hiçbir şekilde size ne fayda ne de zarar verebilen bir şeye hâlâ tapacak mısınız? Size de, Allâh'ı bırakıp da tapmakta olduğunuz şeylere de yuf olsun! Siz hâlâ akıllanmayacak mısınız?

Aralarından bir kısmı,

' Eğer bir iş yapacaksanız, yakın onu da ilahlarınıza yardım edin! dediler.

(Hz. İbrâhim'in kavmi bu teklifi kabul ederek, onu yakmak için büyük bir ateş hazırladı!.. Ve eli-kolu bağlı olarak ateşe attılar! İbrâhim aleyhisselâm ise, 'Bana Allâh'ın sahip çıkması yeter; o, ne güzel bir sahip' diyerek Allâh'a sığınıyordu.)

'Biz, 'Ey ateş! İbrâhim için serin ve selâmet ol!' dedik.' Yani Cenâb-ı Hak, ateşten sıcaklık ve yakıcılık tabiatını gideriverdi.

Âyet-i kerimede geçen 'Bunun üzerine kendi nefslerine döndüler' ifadesindeki nefs, vicdan demektir. Zira bu doğrudan bildiğimiz hevâ ve hevesi ifade eden nefs değil; doğru ve yanlışı, hakkı ve bâtılı, adâlet ve zulmü biribirinden ayıran temel insânî ölçü olan vicdanı ifade eder. Nitekim bu hâdisede Hz. İbrahim'in kavmi, bir an için bir taş yığını olan bir putun eline baltayı alıp diğer putları kıramayacağını anlamış, hakikatin ta kendisiyle karşı karşıya gelmişti. Ne var ki, o bir anlık derûnî muhâsebe, akletme ve gerçeği kabul etmenin tesirinden kurtulup, tekrar eski kafalarına dönmüşler; üstelik de putların dile gelip konuşmayacaklarını itiraf etmek zorunda kaldıktan sonra.

Bu durumda Hz. İbrahim gayet haklı olarak 'Yuh size ve Allah'tan başka taptıklarınıza!' demekte, hemen ardından da, 'Siz hâlâ akıllanmayacak mısınız?' diye sormaktadır...

Evet soru bu: 'Siz hâlâ akıllanmayacak mısınız?'

Cenâb-ı Hakk'tan dileğimiz; verdiği akıl nimetini, kendi yolunda, rızâsına muvâfık şekilde kullanmayı nasip eylesin. Âmîn...

ADALET

İstanbul'un fethinden sonra Hazreti Fatih bütün mahkumları serbest bırakmıştı. Fakat bu mahkumların içinden iki papaz zindandan çıkmak istemediklerini söyleyerek dışarı çıkmadılar. Papazlar Bizans imparatorunun halka yaptığı zülüm ve işkence karşısında ona adalet tavsiye ettikleri için hapse atılmışlardı. Onlar da bir daha hapisten çıkmamaya yemin etmişlerdi.

Durum Hazreti Fatih'e bildirildi. O, asker göndererek, papazları huzuruna davet etti. Papazlar hapisten niçin çıkmak istemediklerini Hazreti Fatih'e de anlattılar. Fatih o dünyaya kahreden iki papaza şöyle hitap etti:

- Sizlere şöyle bir teklifim var: Sizler İslam adaletinin tatbik edildiği memleketimi geziniz, Müslüman hakimlerin ve Müslüman halkımın davalarını dinleyiniz. Bizde de sizdeki gibi adaletsizlik ve zulüm görürseniz, hemen gelip bana bildiriniz ve sizler de evvelki kararınız gereğince uzlete çekilerek hâlâ küsmekte haklı olduğunu ispat ediniz.

Hazreti Fatih'in bu teklifi papazlar için çok cazip gelmişti. Hemen Padişahtan aldıkları tezkere ile İslam beldelerine seyahate çıktılar. İlk vardıkları yerlerden biri Bursa idi... Bursa'da şöyle bir hadiseyle karşılaştılar:

Bir Müslüman bir yahudiden bir at satın almış, fakat hiçbir kusuru yok diye satılan at hasta imiş. Müslümanın ahırına gelen atın hasta olduğu daha ilk akşamdan anlaşılmış. Müslüman sabırsızlıkla sabahın olmasını beklemiş, sabah olunca da erkenden atını alıp kadının yolunu tutmuş. Fakat olacak ya, o saatte de kadı henüz dairesine gelmemiş olduğundan bir müddet bekledikten sonra adam kadının gelmeyeceğine hükmederek atını alıp ahırına götürmüş. Atını alıp götürmüş ama at da o gece ölmüş.

Hadiseyi daha sonra öğrenen kadı, atı alan Müslümanı çağırtıp meseleyi şu şekilde halletmiş:

- Siz ilk geldiğinizde ben makamımda bulunsa idim, sağlam diye satılan atı sahibine iade eder, paranızı alırdım. Fakat ben zamanında makamımda bulunamadığımdan hadisenin bu şekilde gelişmesine madem ki ben sebep oldum, atın ölümünden doğan zararı benim ödemem lazım, deyip atın parasını Müslümana vermiş.

Papazlar İslam adaletinin bu derece ince olduğunu görünce parmaklarını ısırmışlar ve hiç zorlanmadan bir kimsenin kendi cebinden mal tazmin etmesi karşısında hayret etmişler.

Mahkemeden çıkan papazların yolu İznik'e uğramış. Papazlar orada şöyle bir mahkeme ile karşılaşmışlar:

Bir Müslüman diğer bir Müslümandan bir tarla satın alarak ekin zamanı tarlayı sürmeye başlar. Kara sabanla tarlayı sürmeye çalışan çiftçinin sabanına biraz sonra ağzına kadar dolu bir küp altın takılmaz mı? Hiç heyecan bile duymayan Müslüman bu altınları küpüyle tarlayı satın aldığı öbür Müslümana götürüp teslim etmek ister;

- Kardeşim ben senden tarlanın üstünü satın aldım, altını değil. Eğer sen tarlanın içinde bu kadar altın olduğunu bilseydin herhalde bu fiyata bana satmazdın. Al şu altınlarını, der.

Tarlanın ilk sahibi ise daha başka düşünmektedir. O da şöyle söyler:

- Kardeşim yanlış düşünüyorsun. Ben sana tarlayı olduğu gibi, taşı ile toprağı ile beraber sattım. İçini de dışını da bu satışla beraber sana verdiğimden, içinden çıkan altınları almaya hiçbir hakkım yoktur. Bu altınlar senindir dilediğini yap, der. Tarlayı alanla satan anlaşamayınca mesele kadıya, yani mahkemeye intikal eder. Her iki taraf iddialarını kadının huzurunda da tekrarlarlar.

Kadı, her iki şahsada çocukları olup olmadığını sorar. Onlardan birinin kızı birinin de oğlunun olduğunu öğrenir ve oğlanla kızı nikahlayarak altını çeyiz olarak verir.

Papazlar daha fazla gezmelerinin lüzumsuz olduğunu anlayıp doğru İstanbul'a Hazreti Fatih'in huzuruna gelirler ve şahit oldukları iki hadiseyi de aynen nakledip şöyle derler:

- Bizler artık inandık ki, bu kadar adalet ve biribirinin hakkına saygı ancak İslam dininde vardır. Böyle bir dinin salikleri başka dinden olanlara bile bir kötülük yapamazlar. Dolayısıyla biz zindana dönme fikrimizden vazgeçtik, sizin idarenizde hiç kimsenin zulme uğramayacağına inanmış bulunuyoruz, derler.

40 HADİS VE SÖZLER

Şikâyetçi olup ağladığım nice günler oldu. Zaman geldi ki, ağladığım günlere ağladım.Hazreti Ebû Bekir Radıyallahu anh

İnandığınız gibi yaşamazsanız yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız. Hazreti Ömer Radıyallahu anh

Gözü haramdan korumak ne güzel şehvet perdesidir. Hazreti Osman Radıyallahü anh

Lüzûmsuz şeylerin peşinden koşan, lüzûmlu şeyleri kaçırır. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Cevap çok uzun olduğu zaman doğru gizli kalır. Hazret-i Ali Radıyallahü anh

Kuran tilaveti ile kalbine ruhani feyiz sirayet eden kimse, dostlarının ayrılığı ile vahşet halini hissetmez. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Edep aklın suretidir. Hazreti Ali Radıyallahu anh

İnsanlarla öyle iyi geçininiz ki düşmanınız bile ölümünüze ağlasın. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Akıl tamam olunca, söz azalır. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Derin fikre sahip olanın nazarı da güzel olur. Hazreti Ali Radıyallahu anh

İlimsiz ibadette, tefekkürsüz Kur'an tilavetinde hayır yoktur. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Dinî hükümleri kendi aklıyla anlamak ve aklı ona rehber etmek isteyen, peygamberliğe inanmamış olur. Onunla konuşmak akıl işi değildir. İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh

Eshâb-ı kirâm, sadece sohbet(vaaz) ile nihâyetsiz kemâlata vâsıl oldular. İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh

Eflatun, felsefecilerin reisidir, Îsâ'nın bi'seti devletine kavuştu, ama onu tasdik etmedi. Cehaleti sebebi ile sandı ki: Kendisinin ona ihtiyacı yoktur. Böylelikle, nübüvvet bereketlerinden bir nasibe nail olamadı. İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh

Sohbet Ayet-i Kerimeye kırık mana vermek değil, Ayet-i Kerimeyi kalbine indirip, Kalbinden çıkarıp vermektir. Mahmut Ustaosmanoğlu Kuddise Sirruhû

Müslüman bir kadın, çocuğunu emzirdiği sürece, Allah yolunda cihat edenler gibidir. Saîd bin Cübeyr Rahmetullahi aleyh

Düşmanlarınızla oturup kalkan, sizin dostunuz olamaz. Sa'dî Şirâzî Rahmetullahi aleyh

İnsanlar arasında bulun, fakat kimseye yük olma! Hüsameddin Mankpûrî Rahmetullahi aleyh

İlim gıda gibidir. Ona her zaman ihtiyaç vardır. Faydası da herkesedir. Abdülvehhâb-ı Müttekî Rahmetullahi aleyh

Kâfir bile olsa, hiç kimsenin kalbini kırma! Kalb kırmak, Allahü teâlâyı incitmek demektir. Ahmed Yesevî Rahmetullahi aleyh

Allahın kitâbından ve Resûlullahın hadîslerinden sonra, islâm kitâblarının en üstünü, en fâidelisi İmâm-ı Rabbânînin Mektûbât kitâbıdır. Mektûbâtda bildirilen tesavvufdan, tarîkatden ve hakîkî mürşidlerden şimdi hiç kalmadı. Bizler, Mektûbâtdaki ince bilgileri, marifetleri anlayamayız. Abdülhakîm Efendi

İslamiyet'in içinde hiç bir kötülük, İslamiyet'in dışında da hiç bir iyilik yoktur. Ebu-l Vefâ Rahmetullahi aleyh

Üç şey kalbi öldürür: Çok konuşmak, çok uyumak ve çok yemek. Fudayl bin İyad Rahmetullahi aleyh

Dünya üç gündür; dün, bugün ve yarın. Dün geçti. Yarının geleceği belli değil. Öyle ise; bugünün kıymetini bil! Hasan-ı Basrî Rahmetullahi aleyh

Dertsiz Adam derssiz adamdır. Recep Hocamız Rahmetullahi aleyh

Çocuktaki utanma hali ondaki akıl nurunun alametidir. İmamı Gazali Rahmetullahi aleyh

Gençliğin kıymetini ihtiyarlar, huzûrun kıymetini huzûrsuzlar, sıhhatin kıymetini hastalar, hayâtın kıymetini ölüler bilir. Hâtim-i Esam Rahmetullahi aleyh

Define ile Yılan, gülle diken, sevinçle gam bir aradadır. Şeyh Sâdi Şirazi Rahmetullahi aleyh

Ağzına helva verenle ensene tokat atan arasında fark gözettikçe, sende Tevhid tamam değildir. MEVLÂNÂ ALAEDDİN ÂBİZİ

Kendini hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder. İmâmı Şâfî

Yolumuz yâr ile gül bahçesine uğradı;

Ben gafletle güle nazar edince dedi ki yâr :

Muhabbetin şartı bu mudur, utan yaptığından!

Ben varken güle bakmak nasıl elinden gelir? Mevlânâ

Dua Ubudiyetin ruhudur ve halis bir îmânın neticesidir. Said Nursi Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup - s.489

Pâdişâh-ı âlem olmak bir kuru kavga imiş;

Bir velîye bende olmak Cümleden âlâ imiş!... Yavuz Sultan Selim

Kimki Kur'ân bilmedi sanki dünyaya gelmedi. YunusEmre

İnsan ölmez, Dünyasını değiştirir.

Ölen hayvan olur, İnsanlar ölmez!

Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil! YunusEmre

Neyleyeyim dünyayı

Bana Allah'ım gerek.

Gerekmez masivayı

Bana Allah'ım gerek.

Ehli dünya dünyada

Ehli ukba ukbada

Her biri bir sevdada

Bana Allah'ım gerek. Dertli dermanın ister

Kullar sultanın ister

Aşık cananın ister

Bana Allah'ım gerek.

Bülbül güle karşı zar

Pervaneyi yakmış nar

Her kulun bir derdi var

Bana Allah'ım gerek.

Beyhude hevayı ko

Hakkı bula gör ya hu

Hüdayi'nin sözü bu

Bana Allah'ım gerek.

Aziz Mahmut Hüdai

Ölümü gerçekten tanımış bir kimseye, dünya belâ ve musîbetleri, dert ve sıkıntıları çok hafif gelir. Kab-ül-Ahbâr Rahmetullahi teâlâ aleyh

Dünya cennete göre zindan, cehenneme göre ise cennet gibidir. Abdulkadir Geylani Rahmetüllahi Aleyh

İki tur insan daima açtır. Biri bilimi arayan, diğeri de parayı. Cat stevens (Yusuf islam)

Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır

Sözü dost, özü düşmandan usandım.

Dili Mümin, kalbi şeytandan usandım.

Herkesin kahrı çekilir ama;

Ben davasız Müslüman'dan usandım.

Kaynaklara benzeriz, çıkar topraktan

Çağlar, köpürür, zevk alırız koşmaktan

Düzlüklere indikçe, akıp sessizce

Tekrar döneriz toprağa, bir çatlaktan

Bir milletin kültürünü kontrol etmek, o milletin dilini kontrol etmekle; bir milleti imha ise nesilleri mazisinden, tarihinden ve bilhassa milli ve manevi değerlerinden koparmakla mümkündür. Bernard Lewis

Cesaret gerektiren yaşamaktır,ölmek değil! M. Antionette

Çalışmak bizi şu üç şeyden kurtarır: Can sıkıntısı, kötü alışkanlıklar, Yoksulluk. VOLTAIRE

Bir pîre demişler ki, evlen! Demiş :

Ben daha bulûğa ermedim!

insan veliliğe erince baliğ olur;

Velilik olmayınca çocukluk olur. Şeyh Şirazî «Gülşen-i Raz»

Gezdim halep ile şamı

Eyledim ilmi talep

Meğer ilim bir hiç imiş

İllâ edep illâ edep.

Bize bir nazar oldu

Cumamız Pazar oldu

Ne olduysa azar azar oldu!

İnsanlara emri bil mâruf yaparken onlara sanki başlarının üzerinde güvercin varmış gibi yaklaşırız. O kuş imanlarıdır

AMELDE YÜSR İTİKADDA YAKİN

Tolstoy: Zindana atılan biçarelere muhafızlarını seçme hakkı verilse bu onların hürriyetini temin eder mi? (etmez ama belki az buçuk rahat etmelerini sağlar hiç sevmiyorum bu adamı :P akMurat)

Tarih bilmeyen diplomat pusuladan anlamayan kaptana benzer. Cevdet Paşa

Dahi bir fesad koptu cihanda

Hevai nefse düştü nâs bu anda

Eğer alim eğer abid bu şanda

Hadis tefsir fıkıh kaldı nihanda

Bu nâsdan ayrılup hakka gidelim

Cemali ba kemaleh seyr idelim İsmet Garibullah Rahmetullahi Aleyh Risale-i Kudsiye

Dost istersen ALLAH yeter

Yaren istersen KUR'AN yeter

Mal istersen KANAAT yeter

Düşman istersen NEFİS yeter

Nasihat istersen ÖLÜM yeter

Hani nerede?

Gönüllerden kubbelere,

Kubbelerden gönüllere

Gürül gürül akan Kur'an sesleri?...

Kur'an sesleri dindirilmiş,

Müslümanlar sindirilmiş!...

Allah-Muhammed-Hülafa-i raşidinin

İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!...

Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli,

Kimin elidir?!...

Söyle Ayasofya, söyle.

Seni puthane yapan hangi delidir?!...OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ

"Sadece başkaları için yaşanan bir hayat, yaşamaya değer bir hayattır." - Albert Einstein

"Eğer bir yaşam, tümüyle kişisel arzuları tatmine yönelmişse er yada geç, acı bir düş kırıklığına yol açar." - Albert Einstein

"Milliyetçilik bir çocukluk hastalığıdır. İnsanlığın kızamığıdır." - Albert Einstein

Bu müziğin dışındaki insanlar Rock'n Roll müzisyenlerini ve dinleyicilerini hafif kaçık olarak nitelendirir. Bu aslında pek de yanlış değil. Bütün Rock grupları ve sadık hayranları hassas ve tüm olup bitenleri sorgulayan hisli bir yapıya sahip oldukları için çabuk kafayı sıyırırlar." Ronnie James Dio

İnsan inanır ve inandığı gibi yaşarsa insandır yoksa bir hiçtir! KEMTER

Ağlayım ki göz yaşlarım kalbimi yumuşatsın.KEMTER

Bazı insanlar köpekten beterdir bazılarının ise köpeği olmaya değer. KEMTER

Tek dostum kitaplarım, tek düşmanım cahil dostlarım. Diderot

İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler. Montaigne

Aklı sadece beyin fonksiyonu olarak yıllarca açıklamaya çalıştıktan sonra bir kişinin, varlığımızın iki önemli unusurdan meydana geldiğini savunan fikri benimsemesinin daha mantıklı olduğu sonucuna vardım. Aklı, beynin içindeki sinirsel işlemler bazında açıklamanın imkansız olacağı kesin gözüktüğü için, varlığımızın iki önemli unsuru (madde ve ruh) açısından açıklanması gerektiğini anladım. Wilder Penfield

İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik ER kişinin kârı.

Şikâyetçi olup ağladığım nice günler oldu. Zaman geldi ki, ağladığım günlere ağladım.Hazreti Ebû Bekir Radıyallahu anh

İnandığınız gibi yaşamazsanız yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız. Hazreti Ömer Radıyallahu anh

Gözü haramdan korumak ne güzel şehvet perdesidir. Hazreti Osman Radıyallahü anh

Lüzûmsuz şeylerin peşinden koşan, lüzûmlu şeyleri kaçırır. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Cevap çok uzun olduğu zaman doğru gizli kalır. Hazret-i Ali Radıyallahü anh

Kuran tilaveti ile kalbine ruhani feyiz sirayet eden kimse, dostlarının ayrılığı ile vahşet halini hissetmez. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Edep aklın suretidir. Hazreti Ali Radıyallahu anh

İnsanlarla öyle iyi geçininiz ki düşmanınız bile ölümünüze ağlasın. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Akıl tamam olunca, söz azalır. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Derin fikre sahip olanın nazarı da güzel olur. Hazreti Ali Radıyallahu anh

İlimsiz ibadette, tefekkürsüz Kur'an tilavetinde hayır yoktur. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Dinî hükümleri kendi aklıyla anlamak ve aklı ona rehber etmek isteyen, peygamberliğe inanmamış olur. Onunla konuşmak akıl işi değildir. İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh

Eshâb-ı kirâm, sadece sohbet(vaaz) ile nihâyetsiz kemâlata vâsıl oldular. İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh

Eflatun, felsefecilerin reisidir, Îsâ'nın bi'seti devletine kavuştu, ama onu tasdik etmedi. Cehaleti sebebi ile sandı ki: Kendisinin ona ihtiyacı yoktur. Böylelikle, nübüvvet bereketlerinden bir nasibe nail olamadı. İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh

Sohbet Ayet-i Kerimeye kırık mana vermek değil, Ayet-i Kerimeyi kalbine indirip, Kalbinden çıkarıp vermektir. Mahmut Ustaosmanoğlu Kuddise Sirruhû

Müslüman bir kadın, çocuğunu emzirdiği sürece, Allah yolunda cihat edenler gibidir. Saîd bin Cübeyr Rahmetullahi aleyh

Düşmanlarınızla oturup kalkan, sizin dostunuz olamaz. Sa'dî Şirâzî Rahmetullahi aleyh

İnsanlar arasında bulun, fakat kimseye yük olma! Hüsameddin Mankpûrî Rahmetullahi aleyh

İlim gıda gibidir. Ona her zaman ihtiyaç vardır. Faydası da herkesedir. Abdülvehhâb-ı Müttekî Rahmetullahi aleyh

Kâfir bile olsa, hiç kimsenin kalbini kırma! Kalb kırmak, Allahü teâlâyı incitmek demektir. Ahmed Yesevî Rahmetullahi aleyh

Allahın kitâbından ve Resûlullahın hadîslerinden sonra, islâm kitâblarının en üstünü, en fâidelisi İmâm-ı Rabbânînin Mektûbât kitâbıdır. Mektûbâtda bildirilen tesavvufdan, tarîkatden ve hakîkî mürşidlerden şimdi hiç kalmadı. Bizler, Mektûbâtdaki ince bilgileri, marifetleri anlayamayız. Abdülhakîm Efendi

İslamiyet'in içinde hiç bir kötülük, İslamiyet'in dışında da hiç bir iyilik yoktur. Ebu-l Vefâ Rahmetullahi aleyh

Üç şey kalbi öldürür: Çok konuşmak, çok uyumak ve çok yemek. Fudayl bin İyad Rahmetullahi aleyh

Dünya üç gündür; dün, bugün ve yarın. Dün geçti. Yarının geleceği belli değil. Öyle ise; bugünün kıymetini bil! Hasan-ı Basrî Rahmetullahi aleyh

Dertsiz Adam derssiz adamdır. Recep Hocamız Rahmetullahi aleyh

Çocuktaki utanma hali ondaki akıl nurunun alametidir. İmamı Gazali Rahmetullahi aleyh

Gençliğin kıymetini ihtiyarlar, huzûrun kıymetini huzûrsuzlar, sıhhatin kıymetini hastalar, hayâtın kıymetini ölüler bilir. Hâtim-i Esam Rahmetullahi aleyh

Define ile Yılan, gülle diken, sevinçle gam bir aradadır. Şeyh Sâdi Şirazi Rahmetullahi aleyh

Ağzına helva verenle ensene tokat atan arasında fark gözettikçe, sende Tevhid tamam değildir. MEVLÂNÂ ALAEDDİN ÂBİZİ

Kendini hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder. İmâmı Şâfî

Yolumuz yâr ile gül bahçesine uğradı;

Ben gafletle güle nazar edince dedi ki yâr :

Muhabbetin şartı bu mudur, utan yaptığından!

Ben varken güle bakmak nasıl elinden gelir? Mevlânâ

Dua Ubudiyetin ruhudur ve halis bir îmânın neticesidir. Said Nursi Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup - s.489

Pâdişâh-ı âlem olmak bir kuru kavga imiş;

Bir velîye bende olmak Cümleden âlâ imiş!... Yavuz Sultan Selim

Kimki Kur'ân bilmedi sanki dünyaya gelmedi. YunusEmre

İnsan ölmez, Dünyasını değiştirir.

Ölen hayvan olur, İnsanlar ölmez!

Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil! YunusEmre

Neyleyeyim dünyayı

Bana Allah'ım gerek.

Gerekmez masivayı

Bana Allah'ım gerek.

Ehli dünya dünyada

Ehli ukba ukbada

Her biri bir sevdada

Bana Allah'ım gerek. Dertli dermanın ister

Kullar sultanın ister

Aşık cananın ister

Bana Allah'ım gerek.

Bülbül güle karşı zar

Pervaneyi yakmış nar

Her kulun bir derdi var

Bana Allah'ım gerek.

Beyhude hevayı ko

Hakkı bula gör ya hu

Hüdayi'nin sözü bu

Bana Allah'ım gerek.

Aziz Mahmut Hüdai

Ölümü gerçekten tanımış bir kimseye, dünya belâ ve musîbetleri, dert ve sıkıntıları çok hafif gelir. Kab-ül-Ahbâr Rahmetullahi teâlâ aleyh

Dünya cennete göre zindan, cehenneme göre ise cennet gibidir. Abdulkadir Geylani Rahmetüllahi Aleyh

İki tur insan daima açtır. Biri bilimi arayan, diğeri de parayı. Cat stevens (Yusuf islam)

Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır

Sözü dost, özü düşmandan usandım.

Dili Mümin, kalbi şeytandan usandım.

Herkesin kahrı çekilir ama;

Ben davasız Müslüman'dan usandım.

Kaynaklara benzeriz, çıkar topraktan

Çağlar, köpürür, zevk alırız koşmaktan

Düzlüklere indikçe, akıp sessizce

Tekrar döneriz toprağa, bir çatlaktan

Bir milletin kültürünü kontrol etmek, o milletin dilini kontrol etmekle; bir milleti imha ise nesilleri mazisinden, tarihinden ve bilhassa milli ve manevi değerlerinden koparmakla mümkündür. Bernard Lewis

Cesaret gerektiren yaşamaktır,ölmek değil! M. Antionette

Çalışmak bizi şu üç şeyden kurtarır: Can sıkıntısı, kötü alışkanlıklar, Yoksulluk. VOLTAIRE

Bir pîre demişler ki, evlen! Demiş :

Ben daha bulûğa ermedim!

insan veliliğe erince baliğ olur;

Velilik olmayınca çocukluk olur. Şeyh Şirazî «Gülşen-i Raz»

Gezdim halep ile şamı

Eyledim ilmi talep

Meğer ilim bir hiç imiş

İllâ edep illâ edep.

Bize bir nazar oldu

Cumamız Pazar oldu

Ne olduysa azar azar oldu!

İnsanlara emri bil mâruf yaparken onlara sanki başlarının üzerinde güvercin varmış gibi yaklaşırız. O kuş imanlarıdır

AMELDE YÜSR İTİKADDA YAKİN

Tolstoy: Zindana atılan biçarelere muhafızlarını seçme hakkı verilse bu onların hürriyetini temin eder mi? (etmez ama belki az buçuk rahat etmelerini sağlar hiç sevmiyorum bu adamı :P akMurat)

Tarih bilmeyen diplomat pusuladan anlamayan kaptana benzer. Cevdet Paşa

Dahi bir fesad koptu cihanda

Hevai nefse düştü nâs bu anda

Eğer alim eğer abid bu şanda

Hadis tefsir fıkıh kaldı nihanda

Bu nâsdan ayrılup hakka gidelim

Cemali ba kemaleh seyr idelim İsmet Garibullah Rahmetullahi Aleyh Risale-i Kudsiye

Dost istersen ALLAH yeter

Yaren istersen KUR'AN yeter

Mal istersen KANAAT yeter

Düşman istersen NEFİS yeter

Nasihat istersen ÖLÜM yeter

Hani nerede?

Gönüllerden kubbelere,

Kubbelerden gönüllere

Gürül gürül akan Kur'an sesleri?...

Kur'an sesleri dindirilmiş,

Müslümanlar sindirilmiş!...

Allah-Muhammed-Hülafa-i raşidinin

İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!...

Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli,

Kimin elidir?!...

Söyle Ayasofya, söyle.

Seni puthane yapan hangi delidir?!...OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ

"Sadece başkaları için yaşanan bir hayat, yaşamaya değer bir hayattır." - Albert Einstein

"Eğer bir yaşam, tümüyle kişisel arzuları tatmine yönelmişse er yada geç, acı bir düş kırıklığına yol açar." - Albert Einstein

"Milliyetçilik bir çocukluk hastalığıdır. İnsanlığın kızamığıdır." - Albert Einstein

Bu müziğin dışındaki insanlar Rock'n Roll müzisyenlerini ve dinleyicilerini hafif kaçık olarak nitelendirir. Bu aslında pek de yanlış değil. Bütün Rock grupları ve sadık hayranları hassas ve tüm olup bitenleri sorgulayan hisli bir yapıya sahip oldukları için çabuk kafayı sıyırırlar." Ronnie James Dio

İnsan inanır ve inandığı gibi yaşarsa insandır yoksa bir hiçtir! KEMTER

Ağlayım ki göz yaşlarım kalbimi yumuşatsın.KEMTER

Bazı insanlar köpekten beterdir bazılarının ise köpeği olmaya değer. KEMTER

Tek dostum kitaplarım, tek düşmanım cahil dostlarım. Diderot

İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler. Montaigne

Aklı sadece beyin fonksiyonu olarak yıllarca açıklamaya çalıştıktan sonra bir kişinin, varlığımızın iki önemli unusurdan meydana geldiğini savunan fikri benimsemesinin daha mantıklı olduğu sonucuna vardım. Aklı, beynin içindeki sinirsel işlemler bazında açıklamanın imkansız olacağı kesin gözüktüğü için, varlığımızın iki önemli unsuru (madde ve ruh) açısından açıklanması gerektiğini anladım. Wilder Penfield

İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik ER kişinin kârı.

Şikâyetçi olup ağladığım nice günler oldu. Zaman geldi ki, ağladığım günlere ağladım.Hazreti Ebû Bekir Radıyallahu anh

İnandığınız gibi yaşamazsanız yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız. Hazreti Ömer Radıyallahu anh

Gözü haramdan korumak ne güzel şehvet perdesidir. Hazreti Osman Radıyallahü anh

Lüzûmsuz şeylerin peşinden koşan, lüzûmlu şeyleri kaçırır. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Cevap çok uzun olduğu zaman doğru gizli kalır. Hazret-i Ali Radıyallahü anh

Kuran tilaveti ile kalbine ruhani feyiz sirayet eden kimse, dostlarının ayrılığı ile vahşet halini hissetmez. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Edep aklın suretidir. Hazreti Ali Radıyallahu anh

İnsanlarla öyle iyi geçininiz ki düşmanınız bile ölümünüze ağlasın. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Akıl tamam olunca, söz azalır. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Derin fikre sahip olanın nazarı da güzel olur. Hazreti Ali Radıyallahu anh

İlimsiz ibadette, tefekkürsüz Kur'an tilavetinde hayır yoktur. Hazreti Ali Radıyallahu anh

Dinî hükümleri kendi aklıyla anlamak ve aklı ona rehber etmek isteyen, peygamberliğe inanmamış olur. Onunla konuşmak akıl işi değildir. İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh

Eshâb-ı kirâm, sadece sohbet(vaaz) ile nihâyetsiz kemâlata vâsıl oldular. İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh

Eflatun, felsefecilerin reisidir, Îsâ'nın bi'seti devletine kavuştu, ama onu tasdik etmedi. Cehaleti sebebi ile sandı ki: Kendisinin ona ihtiyacı yoktur. Böylelikle, nübüvvet bereketlerinden bir nasibe nail olamadı. İmâm-ı Rabbânî Rahmetullahi aleyh

Sohbet Ayet-i Kerimeye kırık mana vermek değil, Ayet-i Kerimeyi kalbine indirip, Kalbinden çıkarıp vermektir. Mahmut Ustaosmanoğlu Kuddise Sirruhû

Müslüman bir kadın, çocuğunu emzirdiği sürece, Allah yolunda cihat edenler gibidir. Saîd bin Cübeyr Rahmetullahi aleyh

Düşmanlarınızla oturup kalkan, sizin dostunuz olamaz. Sa'dî Şirâzî Rahmetullahi aleyh

İnsanlar arasında bulun, fakat kimseye yük olma! Hüsameddin Mankpûrî Rahmetullahi aleyh

İlim gıda gibidir. Ona her zaman ihtiyaç vardır. Faydası da herkesedir. Abdülvehhâb-ı Müttekî Rahmetullahi aleyh

Kâfir bile olsa, hiç kimsenin kalbini kırma! Kalb kırmak, Allahü teâlâyı incitmek demektir. Ahmed Yesevî Rahmetullahi aleyh

Allahın kitâbından ve Resûlullahın hadîslerinden sonra, islâm kitâblarının en üstünü, en fâidelisi İmâm-ı Rabbânînin Mektûbât kitâbıdır. Mektûbâtda bildirilen tesavvufdan, tarîkatden ve hakîkî mürşidlerden şimdi hiç kalmadı. Bizler, Mektûbâtdaki ince bilgileri, marifetleri anlayamayız. Abdülhakîm Efendi

İslamiyet'in içinde hiç bir kötülük, İslamiyet'in dışında da hiç bir iyilik yoktur. Ebu-l Vefâ Rahmetullahi aleyh

Üç şey kalbi öldürür: Çok konuşmak, çok uyumak ve çok yemek. Fudayl bin İyad Rahmetullahi aleyh

Dünya üç gündür; dün, bugün ve yarın. Dün geçti. Yarının geleceği belli değil. Öyle ise; bugünün kıymetini bil! Hasan-ı Basrî Rahmetullahi aleyh

Dertsiz Adam derssiz adamdır. Recep Hocamız Rahmetullahi aleyh

Çocuktaki utanma hali ondaki akıl nurunun alametidir. İmamı Gazali Rahmetullahi aleyh

Gençliğin kıymetini ihtiyarlar, huzûrun kıymetini huzûrsuzlar, sıhhatin kıymetini hastalar, hayâtın kıymetini ölüler bilir. Hâtim-i Esam Rahmetullahi aleyh

Define ile Yılan, gülle diken, sevinçle gam bir aradadır. Şeyh Sâdi Şirazi Rahmetullahi aleyh

Ağzına helva verenle ensene tokat atan arasında fark gözettikçe, sende Tevhid tamam değildir. MEVLÂNÂ ALAEDDİN ÂBİZİ

Kendini hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder. İmâmı Şâfî

Yolumuz yâr ile gül bahçesine uğradı;

Ben gafletle güle nazar edince dedi ki yâr :

Muhabbetin şartı bu mudur, utan yaptığından!

Ben varken güle bakmak nasıl elinden gelir? Mevlânâ

Dua Ubudiyetin ruhudur ve halis bir îmânın neticesidir. Said Nursi Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup - s.489

Pâdişâh-ı âlem olmak bir kuru kavga imiş;

Bir velîye bende olmak Cümleden âlâ imiş!... Yavuz Sultan Selim

Kimki Kur'ân bilmedi sanki dünyaya gelmedi. YunusEmre

İnsan ölmez, Dünyasını değiştirir.

Ölen hayvan olur, İnsanlar ölmez!

Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil! YunusEmre

Neyleyeyim dünyayı

Bana Allah'ım gerek.

Gerekmez masivayı

Bana Allah'ım gerek.

Ehli dünya dünyada

Ehli ukba ukbada

Her biri bir sevdada

Bana Allah'ım gerek. Dertli dermanın ister

Kullar sultanın ister

Aşık cananın ister

Bana Allah'ım gerek.

Bülbül güle karşı zar

Pervaneyi yakmış nar

Her kulun bir derdi var

Bana Allah'ım gerek.

Beyhude hevayı ko

Hakkı bula gör ya hu

Hüdayi'nin sözü bu

Bana Allah'ım gerek.

Aziz Mahmut Hüdai

Ölümü gerçekten tanımış bir kimseye, dünya belâ ve musîbetleri, dert ve sıkıntıları çok hafif gelir. Kab-ül-Ahbâr Rahmetullahi teâlâ aleyh

Dünya cennete göre zindan, cehenneme göre ise cennet gibidir. Abdulkadir Geylani Rahmetüllahi Aleyh

İki tur insan daima açtır. Biri bilimi arayan, diğeri de parayı. Cat stevens (Yusuf islam)

Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır

Sözü dost, özü düşmandan usandım.

Dili Mümin, kalbi şeytandan usandım.

Herkesin kahrı çekilir ama;

Ben davasız Müslüman'dan usandım.

Kaynaklara benzeriz, çıkar topraktan

Çağlar, köpürür, zevk alırız koşmaktan

Düzlüklere indikçe, akıp sessizce

Tekrar döneriz toprağa, bir çatlaktan

Bir milletin kültürünü kontrol etmek, o milletin dilini kontrol etmekle; bir milleti imha ise nesilleri mazisinden, tarihinden ve bilhassa milli ve manevi değerlerinden koparmakla mümkündür. Bernard Lewis

Cesaret gerektiren yaşamaktır,ölmek değil! M. Antionette

Çalışmak bizi şu üç şeyden kurtarır: Can sıkıntısı, kötü alışkanlıklar, Yoksulluk. VOLTAIRE

Bir pîre demişler ki, evlen! Demiş :

Ben daha bulûğa ermedim!

insan veliliğe erince baliğ olur;

Velilik olmayınca çocukluk olur. Şeyh Şirazî «Gülşen-i Raz»

Gezdim halep ile şamı

Eyledim ilmi talep

Meğer ilim bir hiç imiş

İllâ edep illâ edep.

Bize bir nazar oldu

Cumamız Pazar oldu

Ne olduysa azar azar oldu!

İnsanlara emri bil mâruf yaparken onlara sanki başlarının üzerinde güvercin varmış gibi yaklaşırız. O kuş imanlarıdır

AMELDE YÜSR İTİKADDA YAKİN

Tolstoy: Zindana atılan biçarelere muhafızlarını seçme hakkı verilse bu onların hürriyetini temin eder mi? (etmez ama belki az buçuk rahat etmelerini sağlar hiç sevmiyorum bu adamı :P akMurat)

Tarih bilmeyen diplomat pusuladan anlamayan kaptana benzer. Cevdet Paşa

Dahi bir fesad koptu cihanda

Hevai nefse düştü nâs bu anda

Eğer alim eğer abid bu şanda

Hadis tefsir fıkıh kaldı nihanda

Bu nâsdan ayrılup hakka gidelim

Cemali ba kemaleh seyr idelim İsmet Garibullah Rahmetullahi Aleyh Risale-i Kudsiye

Dost istersen ALLAH yeter

Yaren istersen KUR'AN yeter

Mal istersen KANAAT yeter

Düşman istersen NEFİS yeter

Nasihat istersen ÖLÜM yeter

Hani nerede?

Gönüllerden kubbelere,

Kubbelerden gönüllere

Gürül gürül akan Kur'an sesleri?...

Kur'an sesleri dindirilmiş,

Müslümanlar sindirilmiş!...

Allah-Muhammed-Hülafa-i raşidinin

İsimleri kubbelerden yerlere indirilmiş!...

Mabedimin göğsüne uzanan namahrem eli,

Kimin elidir?!...

Söyle Ayasofya, söyle.

Seni puthane yapan hangi delidir?!...OSMAN YÜKSEL SERDENGEÇTİ

"Sadece başkaları için yaşanan bir hayat, yaşamaya değer bir hayattır." - Albert Einstein

"Eğer bir yaşam, tümüyle kişisel arzuları tatmine yönelmişse er yada geç, acı bir düş kırıklığına yol açar." - Albert Einstein

"Milliyetçilik bir çocukluk hastalığıdır. İnsanlığın kızamığıdır." - Albert Einstein

Bu müziğin dışındaki insanlar Rock'n Roll müzisyenlerini ve dinleyicilerini hafif kaçık olarak nitelendirir. Bu aslında pek de yanlış değil. Bütün Rock grupları ve sadık hayranları hassas ve tüm olup bitenleri sorgulayan hisli bir yapıya sahip oldukları için çabuk kafayı sıyırırlar." Ronnie James Dio

İnsan inanır ve inandığı gibi yaşarsa insandır yoksa bir hiçtir! KEMTER

Ağlayım ki göz yaşlarım kalbimi yumuşatsın.KEMTER

Bazı insanlar köpekten beterdir bazılarının ise köpeği olmaya değer. KEMTER

Tek dostum kitaplarım, tek düşmanım cahil dostlarım. Diderot

İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler. Montaigne

Aklı sadece beyin fonksiyonu olarak yıllarca açıklamaya çalıştıktan sonra bir kişinin, varlığımızın iki önemli unusurdan meydana geldiğini savunan fikri benimsemesinin daha mantıklı olduğu sonucuna vardım. Aklı, beynin içindeki sinirsel işlemler bazında açıklamanın imkansız olacağı kesin gözüktüğü için, varlığımızın iki önemli unsuru (madde ve ruh) açısından açıklanması gerektiğini anladım. Wilder Penfield

İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik ER kişinin kârı.