Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
Kadın ve Erkek tarafından Sosyal Bilimler'de yazılan bir grup blogu
  • Konu

    58
  • Yorum

    0
  • görüntüleme

    5.922

Bu bloğa katkıda bulunanlar

Bu Blog Hakkında

Kadın ve Erkek üzerine tartışmalar ve bilimsel konular...

Entries in this blog

Yaşlı erkek ve genç kız... Uyumsuz bir birliktelik gibi gözükse de onlar aslında çok mutlu... Peki ama neden? Genç kız acaba o yaşlı erkekte neler buluyor olabilir?

İşin magazinsel boyutunu bir kenara bırakıp biraz da espritüel bir şekilde genç kızlar neden yaşlı erkeklerle birlikte olmak ister sorusuna birlikte cevap aramaya ne dersiniz?

1. Askerlik, iş bulma gibi nedenlerle uğraşmazsınız. O artık hayatını kurmuş bir erkektir.

2. Para durumları işleri güçleri oturduğundan daha iyidir.

3. Onu ailenizle tanıştırırken göğsünüzü gere gere tanıştırırsınız. Ne de olsa adam gibi adamdır artık.

4. Arkadaşlarıyla güç gösterisine girmezler.

5. Onunla bir bara ya da restorana gittiğinizde etrafını kesmezler.

6. "Beni aldatıyor mu?" düşüncesine daha az kapılırsınız. Eh 20'lik ateş değil ne de olsa.

7. "Şimdi nerede ve ne yapıyor?" diye düşünmezsiniz. Çünkü o artık bar, disko ve gece hayatını bırakmıştır. Sakin sakin evinde oturuyordur.

8. Çoğu şeye doymuştur artık o, siz onun gerçek "bir tanesi"sinizdir.

9. Eski defterleri fazla karıştırmazlar. Geçmiş geçmişte kalmıştır.

10. Onlar yalnız geleceğe bakarlar.

11. Giydiğiniz dekoltelere, minilere daha az takılırlar.

12. Onlar "olayları" artık "aşmış"lardır. Ufak tefek detaylarla uğraşmazlar.

13. Eski hatalarını tekrarlamazlar. Ne de olsa bunlardan yeterince ders almışlardır.

14. Eski kız arkadaşlarının fotoğraflarını odalarının bir köşesinde ya da cüzdanlarında taşımazlar.

15. "Eski kız arkadaşım da şöyleydi" cümleleriyle söze başlamazlar.

16. Geleceğe yönelik planları daha kolay kurarlar.

17. Daha çok özen gösterirler. Arada babacanlığa da geçerler.

18. Göğsüne başınızı dayadığınızda kendinizi kelimenin tam anlamıyla "güçlü" ve "güvenli" kollarda hissedersiniz.

19. Her an hissettikleri şeyleri daha rahat söylerler ve duygularını daha sık dile getirirler.

20. "Seni seviyorum" cümlesini kurmakta o kadar zorlanmazlar.

21. "Kadın" dilini daha iyi anlarlar.

22. Kıyafet, eşya vb. seçimlerde sizi yanlarından ayırmazlar. Onlar artık kadınların daha zevkli ve daha iyi alışverişçiler olduğunu kabul etmişlerdir.

23. Ne istediklerini daha iyi bilirler ve hedefe yönelmek için anında harekete geçerler.

24. Size kendilerini beğendirmek için daha çok çaba sarf ederler. Aslında daha oturmuş olduklarından kendilerine neyin, ne kadar yakıştığını daha iyi bilirler.

25. Sizi kaybetmekten gerçekten korkarlar. Sizin gibi çıtırı bulmuştur bir kere... Size keyfini çıkarmak kalır.

26. Sizinle konuşurken kelimeleri daha özenli seçerler.

27. Sohbetleri daha keyifli ve doludur. Kadınlarla da sohbet edilebildiğini anlamışlardır.

28. Zaman kavramı onlar için önemlidir. Her anı artık dolu dolu yaşamak isterler.

29. Onlar size kendinizi gerçek bir "kadın" gibi hissettirirler. Ne de olsa tecrübe!

30. Ve en önemlisi "ön sevişmenin" kadınlar için ne kadar önemli olduğunu artık bilirler ve ön sevişmeyi mümkün olduğu kadar uzatırlar. Böylece sizi daha mutlu ederler.

KISKANILIYOR MUSUNUZ?

Birlikte olduğunuz erkeğin kıskançlığından bıktınız ve artık ne yapacağınızı bilemiyorsunuz. Peki, sizi hiç kıskanmasaydı daha mı mutlu olacaktınız?

Sevgilinizin ya da eşinizin kıskançlığından durmadan şikayet ediyor, size koyduğu yasak ve kısıtlamalardan yakınıyor, özgürlüğünüzü elinizden aldığım düşünüyorsunuz. Keşke her şey çok farklı olsa. Size hiç karışmasa, giydiklerinize müdahale etmese, akşam kimlerle nereye gideceğinizi sormasa, sizi restoranlarda gözleriyle yiyen erkeklere aldırmasa... Kendinizi ne kadar rahat hissederdiniz. Öyle değil mi? Hayır, hiç de öyle değil.

Sevme ve sahiplenme

Aşkın doğasında sahiplenmenin de olduğunu hangimiz inkar edebiliriz ki? Birlikte olduğu kadının bir yönden kendisine ait olduğunu düşünmeyen erkek sayısı herhalde parmakla gösterilecek kadar azdır. İşte bütün o kıskançlık gösterilerinin, çıkan tatsızlıkların, koyulan kısıtlamaların, surat asmaların temelinde yatan da bu sahiplenme duygusu. Üstelik biz kadınlar aksini iddia etsek de bu duygudan hoşlanıyor, hatta zaman zaman birlikte olduğumuz erkeği kışkırtacak hareketler yapmaktan çekinmiyoruz.

İlişkinin heyecanını kaybetmeye başladığı zamanlarda ufak ve masum numaralarla onların kendilerini tehlikede hissetmelerini, dikkatlerini yeniden ve tamamen bizim üzerimizde toplamalarını sağlıyoruz.

Ya hiç kıskanmasaydı?

Sevdiğiniz insanın kıskançlığından bunaldığınız zaman gözünüzün önüne bir erkek tipi getirin. Bu öyle bir erkek ki sizi hiçbir şekilde kıskanmıyor. "Akşam beş tane erkekle yemeğe, oradan da bara gidiyorum, üzerimde ise süper mini bir etek ve bir büstiyer var" deseniz de, onun önünde başka erkeklerle son derece sıcak diyaloglar kursanız da sizinle hiç ilgilenmiyor. Her ilişkinizi doğal karşılıyor, hiçbir zaman hesap sormuyor, asla açıklama istemiyor, nerede olduğunuzu bile merak etmiyor. Böyle bir erkekle birlikte olsaydınız mutsuz olur, üstelik kendinizi onun bir parçası gibi de hissedemezdiniz. Serbest ilişki adı altında birlikte olan insanlar için bu ilişkinin bir süre sonra son derece saçma sapan ve yıpratıcı hale gelmesinin nedeni de bu zaten.

Dozu iyi ayarlamalı

Sahiplenme ve kıskançlık hepimizin doğasında var. Önemli olan dozu iyi ayarlayabilmek. Kıskançlığı rahatsız edici bir unsur haline getirmek yapılabilecek en büyük hata. En iyisi hem ortada bir sahiplenmenin, düşkünlüğün ve büyük bir aşkın olduğunu gösteren, hem de karşı tarafın özgürlüğünü kısıtlamayan, yaşam alanını işgal etmeyen, kişiliğini hiçe saymayan, tatlı bir kıskançlık. Aksi takdirde ilişki iki taraf için de bir kabusa dönüşebilir. Kıskançlığın temelinde güvensizlik olduğunda çiftler birbirlerine gittikçe yabancılaşıyor, büyük kavgalar ediyor ve bir süre sonra ilişki bitiyor. Oysa birbirini hoş bir şekilde kıskanan çiftlerde bu duygu ilişkiye renk katan hoş bir ayrıntı haline geliyor. Yani aslında önemli olan kıskançlığın dozunu iyi ayarlayabilmek. Bunu becerebilen erkeklerin birlikte olduğu kadınlar bir yandan sahiplenilme ihtiyaçlarını tatmin ediyor, bir yandan da özgürlüklerinin tadını çıkarıyorlar. İnanın, bunu becerebilen erkekler var.

MUTLU AŞKIN 5 SIRRI

Güven veren, mutlu ve sağlıklı bir ilişki mi yaşamak istiyorsunuz? İşte ipuçları...

1. Sadık olun: Sağlıklı ve mutluluk verici bir ilişkinin temeli bağlılığa dayanır. Yakınlaşmaktan korktuğunuz için sevdiğinizden uzaklaşmak isteseniz de, sadakat sayesinde ona bağlı kalırsınız. Sadakat, sorumluluk almak, korkuları kontrol etmek ve duygusal olarak hazır olmak demektir. Eğer iki taraf da gereken sadakati gösterirse, sağlıklı bir ilişki için ilk adım atılmış olacaktır.

2. Kişisel sorumluluklar alın: İnsan, olgunlaştıkça kendi sorumluluklarını öğrenir ve bu sorumluluklar çerçevesinde hareket eder. Ancak bazı sorumluluklar vardır ki, bunlar başkasına karşıdır. Partnerinizi olduğu gibi kabul edin. Bu ilişkinin sadece sizin değil, ikinizin duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için olduğunu unutmayın.

3. Kendinize iyi bakın: Hiç kimsenin sizin mutluluğunuzu sağlamasını beklemeyin. Eğer kendinize iyi bakar, ihtiyaçlarını karşılarsanız, ilişkinizin daha dengeli olmasını sağlarsınız. Partneriniz için her şeyi siz yapmayın. Unutmayın ki, onun kendisine iyi bakmayı öğrenmesi gerekiyor.

4. Dürüst olun: Kafanızı karıştıran, sizi üzen konuları, ihtiyaçlarınızı, isteklerinizi, duygularınızı ve sınırlarınızı dürüstçe ve açık olarak ifade edin. Doğruları söyleyip söylememe çelişkisine düşmeyin. Doğruları, ilişkinizi zedelemeyecek biçimde söylemeye dikkat ederseniz, mutlu olursunuz.

5. Kendinize düşen görevi yapın: Sağlıklı ve mutluluk verici bir ilişki çaba gerektirir. Elinizden geldiği kadar canlı yaşamaya çalışın, duygusal sorunlarınıza çözüm arayın, her şeyi yönetmeye çalışmayın, geçmişinizdeki sorunlarla yüzleşin ve korkularınızı yenin. Böylece sağlıklı bir ilişki için kapasitenizi artırmış olacaksınız!

Aşık olunca yüzünüz aydınlanır, gözlerinizin içi güler. İşten güçten de hayır gelmez. Aşık olduğunuz 1 kilometre uzaktan anlaşılır. Zira aşk, varlığını açıkça belli eder. Nasıl mı?

  • Güne her zamankinden daha erken başlarsınız. Sanki kendinizi günler boyu uyumuş gibi hisseder ve gayet formda olursunuz..

  • Patlamış mısır, cips ve kola. Bir anda hayatınızın vazgeçilmezleri arasına girer çünkü aşk sayesinde atıştırmalarınız had safhaya çıkmıştır.

  • Gözlerinizin içi gülmeye başlar, yanaklarınız pembeleşir, güzelleşirsiniz. Sizi gören "şıp" diye aşık olduğunuzu anlar. Unutmayın ki, müzik kadar aşk da ruhun gıdasıdır.

  • Bir anda alış-veriş delisi oluverirsiniz. Ama bu tam bir çılgınlık aşamasındadır. Yepyeni giysiler, kokular ve makyaj malzemeleri alınır. Farklı bir tarzın deneme çalışmaları da başlamıştır. Dolaptakilerin ise pabucu çoktan dama atılır.

  • Önceleri gözünüze çarpmayan ya da çarptığı halde aldırış etmediğiniz kilolarınız ve can düşmanınız selülitler, baş derdiniz olur çıkar. Her daim ayna karşısında, onlardan nasıl kurtulacağınızı düşünürsünüz. Ve paranızın büyük bir kısmını kremlere ve spor merkezlerine bağışlarsınız.

  • İş güç hak getire! Sorumluluklar kendini bir anda "top on" listesinin alt sıralarında bulur. Patronunuzun imalı lafları bile dikkatinizi çekmez. Varsa yoksa "O" dur. Ee, ne de olsa listenin başına yerleşmiştir.

  • Sizi görenler nedensiz sırıtmalarınıza ve ağzınızın artık kulaklarınıza yapışmasına, herkese hatta hoşlanmadığınız insanlara bile sevgi dolu davranmanıza bir mana veremezler. Hâlbuki siz yeni aşkınız sayesinde dünyanın en mutlu insanısınızdır. Varsın sizi anlamasınlar.

  • Paranoyak olup çıkarsınız. Yemeden içmeden ha bire, onun hakkında sürekli ya beni aldatıyorsa, bugün hiç aramadı, ya başına bir şey geldiyse gibi paranoyalar üretir, sizin yanınızda olmadığı zamanları kendinize işkence saatleri haline getirirsiniz.

  • Onunla geçen süre, nedense su gibi akıp geçer. Onu her gün görmek için bilumum yalanlara başvurup, en yakın arkadaşınızı bile ekebilirsiniz.

  • Kalp atışlarınız bir türlü normale dönmez. Hele onu görünce, adrenalin miktarınız maksimum noktalara sıçrar. Elleriniz titrer, midenize kramplar girer.

Hiçbir ilişki sadece mantık üzerine kurulmaz, aynı şekilde sadece aşk da mutlu olmaya yetmez. İlişki, dünyanın en zor işidir ve uyulması gereken kuralları vardır.

Kabullen: İki şeyi kabulleneceksin. Birincisi "aramızda iktidar problemi olmasın şekerim" gibi girişimler tamamen hayalcidir; kabul edeceksin. İkincisi, bir insanın bir başkasını hep aynı şiddette sevmesi mümkün değildir, bunu da kabul edeceksin.

İzin ver: Karşındakinin kendisi olmasına izin vereceksin; en sana uymayan yanlarını bile budamaya kalkmayacaksın. Sen de uyum sağlamak için kendini eksilten bir çabaya girişmeyeceksin. Bu, hiçbir zaman sandığın kadar iyi olmaz; her zaman sandığından kötü olur.

Belden aşağı vurma: Hiçbir kavgada, asla belden aşağı vurmayacaksın. Onun kişiliğini yıkacak şeyler söylemeyeceksin; onun zaaflarını kavgada koz olarak kullanmayacaksın. Sevdiğin insanla "yenmek" için kavga etmeyeceksin.

İki kişilik evren kur: Kanepede uzanıp yaptığınız dedikodularla, komik küçük sohbetlerle sadece ikinizin anlayacağı bir dil ve bu dilin etrafında iki kişilik bir evren kuracaksın. Dünya işleri zaten ağır; sen hafifleteceksin!

Onun tarafını tut: Ne olursa olsun üçüncü kişilerin yanında ve üçüncü kişilere karşı onu tutacaksın! Hiç "objektif" gibi görünmeyebilir bu sana ama zaten ilişki sübjektiftir.

Yıkılma: En ölümcül haller dışında hiçbir üzüntünde onun üzerine yıkılmayacaksın. O senin doktorun, psikoloğun değil, sevgilin. Kendi derdini mümkünse kendin halledeceksin.

Emek harca: İlişkinin ihtiyaçlarını hassas bir görü ile saptamaya gayret edeceksin. Örneğin onun yalnız kalmaya ihtiyacı varsa, tepesine binip sevgi performansları yapmayacaksın.

Öğren: Birlikte yeni şeyler görmeye, öğrenmeye, yeni maceralar yaşamaya bakacaksın. İlişkinin enerjiye ihtiyacı varsa, kendini akışa bırakmayacaksın.

Antrenman yap: Birbirinize çok yapışıp kaldığınız anlarda derhal ufak çaplı tek başına yaşama antrenmanları yapacaksın. Ona da yaptıracaksın! Bu, ilişkiye yeni enerji girişini sağlayacaktır.

Dikkat et: Bu en önemli emirdir. En önemli şey ilişkiniz değildir. En önemli şey, o ve sensin; ayrı ayrı... İkiniz de birer insansınız.. Onu ve kendini olduğun gibi kabul etmeye dikkat et.

AŞK TESTİ

1- "Seni seviyorum" demeye doymuyorsanız.

2- En bakımsız halinizi bile görmesine aldırmıyorsanız.

3- En bakımsız halinize bile bayılıyorsa.

4- En sarhoş olduğu zamanlarda bile, asla size eski sevgilisinin adıyla hitap etmiyorsa.

5- Eski sevgilinizi gördüğünüzde içiniz kıpır kıpır olmuyorsa.

6- İş seyahatine çıktığında ondan haber alamadığınızda, sinirlenmek yerine, başına birşey gelmesinden endişe ediyorsanız.

7- Gazetenin 3. sayfasını okurken gördüğünüz kötü haberler sizi çok etkiliyorsa ve "ya o da böyle bir kaza geçirirse" diye düşünüp telaşa kapılıyorsanız.

8- Başınız çok ağrıdığında, uyumanıza yardım etmek için, bütün gece size Sindrella'yı ve Robin Hood'u anlatıyorsa

9- Birlikte tatlı yaparken çok eğleniyorsanız.

10- Alışverişten sonra sizinle ilgileniyorsa. Ama sadece kredi kartı borcunuzu öğrenmek için değil, aldığınız şeyleri görmek için.

11- Yedekte adam tutmak huyunuz, esrarengiz bir şekilde sizi huzursuz etmeye başladıysa.

12- Sizin için çok önemli bir toplantıda, yüzünüzde bir gülümsemeyle hayallere dalıyorsanız.

13- En aptal aşk şarkıları bile size son derece anlamlı geliyorsa.

14- Eski Türk filmleri sizi ağlatmaya başladıysa.

15- Çevrenizdekiler, sizin çok daha anlayışlı ve pozitif biri haline geldiğinizi söylemeye başladılarsa.

16- Daha telefon çalarken, onun aradığını anlıyorsanız.

17- Siz seyahatteyken, hergün çiçeklerinizi sulamak için size uğruyorsa.

18- Size araba kullanmayı öğretirken, sabrını sonuna kadar muhafaza edebiliyorsa.

19- Saçınızın rengini bir ton bile değiştirseniz, loş ışıkta dahi farkı anlıyorsa.

20- Birbirinizin kredi kartı şifresini biliyorsanız.

21- Annenizle sevgi dolu bir ses tonuyla konuşuyorsa.

22- Annesiyle sevgi dolu bir ses tonuyla konuşuyorsanız.

23- Henüz evlenmeden çocuk isimlerinden bahsetmeye başladıysanız.

24- Onsuz tatile çıktınız ve bütün vaktinizi telefon başında onu ne kadar çok özlediğinizi anlatarak geçirdiniz.

25- Canınız işe gitmek istemediğinde sizin için patronunuzu arayıp hasta olduğunuzu söylüyorsa.

26- Siz kilo aldıkça, tombul kadınları sevdiğinden bahsediyorsa.

27- Üzerinde son derece eski moda giysiler olsa bile, onunla en yakın arkadaşlarınızın uğrak mekanı olan bara gitmekten rahatsız olmuyorsanız.

28- Size durup dururken çiçek alıyorsa.

29- Size hala oyuncak ayılar ve tüylü köpekler alıyorsa.

30- Ne kadar saklamaya çalışsanız da, bugün sizin için kötü giden birşeyler olduğunu farkediyorsa.

31- Yorgun olduğunda bile size seve seve masaj yapıyorsa.

32- Onun yüzünden eğitiminizi yarım bırakmanın veya kariyerinize zarar verecek bir adım atmanın "fedakarlık" olduğunun farkındaysa.

33- Başınız sıkıştığında ilk aklınıza gelen onun koruyucu omuzlarına ihtiyacınız olduğuysa.

34- Sizin için yemek, temizlik hatta ütü yapıyorsa.

35- Arkadaşlarınızla vakit geçirmeniz ve onun dışında da bir hayatınız olması konusunda sizi>destekliyorsa.

36- Özel günleri asla unutmuyor ve ufakta olsa mutlaka bir hediye alıyorsa.

37- Sizin için ağlamaktan utanmıyor hatta bunun için gurur duyuyorsa.

38- Çok paraya ihtiyacınız olduğu bir dönemde hiç düşünmeden bilgisayarını satabilecek kadar düşünceliyse.

39- Bir sorunu olduğunda ima yoluna gitmek yerine açık açık konuşmayı tercih ediyorsa.

40- Aynı bir şarj makinesi gibi enerjinizi tazeliyorsa.

41- Gecenin bir yarısı, sadece sizi sevdiğini söylemek için telefon ediyorsa.

42- Nasıl olsa birlikte yaşıyorsunuz diye kendini boşvermiyorsa. İlişkinizi taze tutmak için çaba sarfediyorsa. Mesela en sevdiğiniz restoranda rezervasyon yaptırıp size sürpriz ve romantik bir gece hazırlıyorsa.

43- Size ayak uydurmak için tenis dersleri alıyorsa.

44- Birlikte dans dersleri almayı teklif ediyorsa.

45- Gece kulüplerinde piyasa yapmaktansa, sizinle evde video seyretmeyi tercih ediyorsa.

46- Pijamalı halinizi gece kulüplerindeki çarpıcı kadınlara tercih ediyorsa.

47- Kendisi acılı sevdiği halde, sizin için yemeği acısız ısmarlıyorsa.

48- Sizin için dünyanın öbür ucuna giderse.

49- Size gözü gibi bakıyorsa ve gözleri 6 numara bozuk değilse.

50- Size her gün "Sevgililer Günü"yse.

İlişkide romantizm olmazsa olmaz ancak siz yine de uyarımızı dikkate alın: Çok fazla romantizm de sıkıcı olabilir.

Kabul edelim ki biz kadınlar yıldönümlerine ayrı bir ilgi gösteriyoruz. Tanışma yıldönümünden tutun, en ufak olayın yıldönümünü takip edip kendi kendimize bir sürü kutlamalar icat ediyoruz. Partnerlerimiz de yıldönümlerine karşı olan bu abartılı tutumumuzu anlamakta zorlanıyorlar. Kutlama ajandamızı zar zor takip etmeye çalışırken emin olun ki bunlardan hiç haz etmiyorlar.

Dediğimiz gibi, biz kadınlar her ana özel bir mana yüklerken erkeklerin umursamaz tarzı bizi rahatsız ediyor. Bu konudaki görüş farklılıkları çoğu kez ciddi kavgalara yol açabiliyor. Sorun yaşamak istemiyorsanız, partnerinizden daha duyarlı olmasını isterken siz de kutlamalar konusunda dengeli davranmayı deneyin. İşte altı aşk tuzağı ve onlara düşmemek için uygulanacak basit yöntemler.

1. Ev yapımı yemekler

Gurme marketten en güzel baharatları aldınız ve günün yarısını mutfakta geçirerek akşama olağanüstü bir mönü hazırladınız. Son derece şık bir sofra kurup mumlarla donattınız. Bu kadar efordan sonra, sevgilinizin bunu fark etmesini ve özel bir ilgiyle karşılamasını beklersiniz. Ne yazık ki böyle bir sürprizle karşılaşan erkekler, kuru bir teşekkürden sonra, hemen yemeğe dalarlar. Bu davranış aslında son derece normal, jestiniz için önünüzde diz çökmesini bekleyemezsiniz. Diz çökmediği için de onu nankörlükle suçlayamazsınız.

Tuzağı atlatma yöntemi

İlk önce jestinizi takdir etmediğini düşünmeyin. Sizin sevgiliniz de tipik bir erkek ve o hazırlıkları yapmak için ne kadar zaman harcadığınızı bilemez. "Sizden asla istemediği bir şey için size minnettar olmasını bekleyemezsiniz" diyor psikolog Aline Zoldbrod. Fiziksel yorgunluğun yanı sıra o yemeğe yüklediğiniz anlamın hafife alınması da sizi kızdırmış olabilir. Ama şunu unutmayın: Ne kadar özel ve şık olursa olsun hazırladığınız, sonuçta bir yemektir, sevgiliniz onu bir bağılılık ve fedakarlık göstergesi olarak algılamaz. "Özel bir yemek hazırlamanızdaki sebep sevgilinizle özel anlar paylaşmak olmalı, bunun karşılığını beklememelisiniz" diyor Zoldbrod. Candan bir teşekkürle yetinin ve yemeklerinizi zevkle yediğini seyretmekten keyif alın.

2. Birlikte ilk Sevgililer Günü

Her ne kadar kırmızı güller, kırmızı şarap ve mum ışığında bir akşam yemeği klasikleşmiş bir senaryo olsa da nedense her kadın bunları sevgilisinden bekler. Bunları beklemekle yetinmeyenler de var: Özel, akla gelmeyecek sürprizler bekleyenlerin sayısı hiç de küçümsenecek gibi değil. Eğer yapılan sürpriz beklentileri karşılamazsa mutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşanır.

Tuzağı atlatma yöntemi

Şunu artık kabul edin: Erkeklerin kırmızı kalplere alerjileri var. Sevgililer Günü için ticari amaçla tasarlanmış bu objeler, sevgilinizin size olan duygularının ölçütü olamaz. Yılın belli bir gününde romantik olma mecburiyeti de erkekler için ağır bir yüktür. Sevgilinizin istediği gibi ve istediği zaman size duyduğu sevgisini gösterme hakkı var. Bunu belli kalıplara sokmaya çalışmak doğru değil.

Kırmızı kalpler ve çiçekler konusunda saplantılıysanız, bunu sevgilinize anlatın. Beklentilerinizi tahmin etmesini beklemek hem onu hem sizi yorabilir. Sevgililer Günü'ne çok önem veriyorsanız insiyatifi siz ele alın: Restoran rezervasyonunu yaptırdıktan sonra, diğer detaylar için sevgilinizi görevlendirin. Bu şekilde, bugüne özel bir anlam yüklediğinizi anlayıp beklentilerinizi karşılamaya çalışacaktır.

3. Yapay yıldönümleri

İlişkinizde çok mutluysanız bazı günlere olur olmaz anlamlar yükleyerek, bunları kutlarken sevgilinizin de sizin kadar heyecanlı olmasını beklersiniz (Aşkını itiraf etmesinin 8'inci ayı gibi). Bu tür günler yaratmakta ustaysanız birkaç deneyimden sonra sevgilinizin sıkılmasına alınmamalısınız.

Tuzağı atlatma yöntemi

Sevgilinizin her şeyi hatırlayamamasına alınmayın: Tarihleri ezberleme konusunda erkekler pek başarılı değiller. Doğum gününüzü veya evlilik yıldönümünüzü hatırlarsa bunu yeterli sayın ve önemli önemsiz diğer yıldönümleri için aynı özeni beklemeyin. İlk öpüştüğünüz günü hatırlamanız onu mutlu etse de bunun yıldönümünü kutlamasını beklemeyin. Kadınlar için yıldönümleri ilişkinin sağlamlığını gösteren birer ipucudur ancak erkekler bunu bu şekilde değerlendirmezler. Onlar mutlu olup olmadıklarına bakarlar ve sizinle birlikte mutlularsa ek işaretler ve ipuçlarına takılmazlar.

Önemsiz günlere anlam yüklemekten vazgeçin. Tanışma gününüzü hatırlamanız çok güzel, bundan sevgilinize de bahsedin ve tanıştığınız için çok mutlu olduğunuzu ifade edin. Ondan özel bir şey beklemeyin. Beklemediğiniz halde ondan bir sürprizle karşılarsanız mutluluğunuz ikiye katlanır ancak bekleyişe girdiğiniz takdirde bu sürpriz gelmezse mutsuz olursunuz.

4. Akşam yemekleri

Günler öncesinden sevgilinizle dışarı çıkma planları yaparken ister istemez bir peri masalı gecesi yaşamayı beklersiniz. Dolabınızdaki en seksi elbiseyi giyersiniz, sevgilinizden arabanın kapısını sizin için açmasını ve masaya oturmadan önce ve kalktıktan sonra sandalyenizi çekmesini umarsınız. Hatta yemek boyunca gözlerini, gözlerinizden ayırmamasını da bekliyor olabilirsiniz. Gerçek hayatta bu şekilde davranan erkekler çok azdır ve sevgilinizin bir kavalye gibi davranmaması sizi fazla üzmemeli.

Tuzağı atlatma yöntemi

Sevgilinizin sıradan davranışlarının sizi üzmemesi için, kafanızda o geceyle ilgili abartılı senaryolar yazmayın. Ne yapması gerektiğini, nasıl davranmasını istediğinizi günler önceden tasarlamayın. Onun doğal olmasına, içinden geldiği gibi davranmasına izin verin. Ona kalıplaşmış maskeler takmaya çalışırsanız sonunda mutsuz olursunuz.

Sevgilinizi olduğu gibi sevmelisiniz. Onun nasıl olması gerektiğiyle ilgili kafanızda bir projeksiyon yapıp onu o şekilde severseniz ilişkiniz olumsuz etkilenir. Şunu hatırlayın: Erkekler genelde onlara verilmiş rolleri okumayı sevmezler, kalıpları dikkate almadan eğlenmeyi severler. Beraber geçireceğiniz gecenin hoşunuza gitmesi için, romantik beklentilerle yola çıkmak yerine, eğlenmeye, iyi vakit geçirmeye bakın.

5. Bayramı birlikte geçirmek

Diyelim ki sevgiliniz bayramı veya yılbaşını ailenizle geçirmeyi kabul etti. Tatil boyunca büyüklerinizle entelektüel sohbetler yapmasını, giyimine özen göstermesini ve bu beraberliğe farklı bir anlam yüklemesini bekliyorsanız, yanılıyorsunuz. Kabul edin ki bu tür ziyaretler hiç kolay değildir ve sevgilinizin gergin olması doğaldır. Gerginliği, orada bulunmak istememesiyle veya sizi sevmemesiyle ilgili değildir.

Tuzağı atlatma yöntemi

Şöyle düşünün: Sizinle birlikte ailenizin yanında bayramı geçirmesi, zaten ilişkinize önem verdiğini gösterir. Bulunduğu durum hiç kolay değil: Sizi en az onun kadar seven başka insanlarla birlikte olup, onlarla iyi vakit geçirmeye çalışıyor. Onun ideal sevgili gibi görünmesini isteyebilirsiniz ama bu ona ek bir stres yaratacaktır. Bunu yapmak yerine, ona ortama ayak uydurması konusunda yardım etmelisiniz. Siz kendi yerinizdesiniz, o deplasmanda, destek alması gereken kişi o. Sohbetlerde, alışverişlerde ve bayram kaosunun yarattığı streste ortak bir platform oluşturursanız hayatını kolaylaştırmış olursunuz.

6. Birlikte tatil

Kadınların çoğu için sevgilileriyle ilk tatil epey efor ve stres gerektirir. Ağda randevusu, alışveriş, yeni iç çamaşırları, rüya gibi bir tatilin beklentilerinin verdiği heyecan, hepsi üst üste biner. Erkekler için durum çok farklıdır: İki T-shirt, bir şort, bir diş fırçası ve birkaç prezervatif kutusundan oluşan bagajlarını iki dakikada hazırlayıp yola çıkmaya hazır olurlar. Bu şekilde davranmalarını özensizlik olarak algılarsanız yanlış yargılara varırsınız. Erkekler genelde daha rahat davranırlar, bu onların yaradılışlarıyla ilgilidir, sizinle veya ilişkinizle hiçbir ilişkisi yoktur.

Tuzağı atlatma yöntemi

Tatilin anlamı erkekler ve kadınlar için ayrıdır. Kadınlar sevgilileriyle yaptıkları ilk tatili aşırı önemser ve onu ilişkinin bir kilometre taşı olarak görürken bu olayın başarılı geçmesi için efor sarf etmeye hazırlardır. Erkekler için tatil dinlenme ve başıboşluk demektir. Tatillerini sizinle geçirmenin onları heyecanlandırmadığını düşünmeyin, onlar da en az sizin kadar mutlu ve heyecanlılar ancak planlar yapmak yerine olayları akışına bırakmayı tercih ederler. Erkekler, kadınların bir tatil için o kadar çaba sarf etmelerine anlam vermezler. Onlar ilişkinin emek gerektirdiğini bir türlü anlayamazlar. En iyisi, siz de aşırı çaba göstermekten vazgeçin ve olayları akışına bırakın. En önemlisi beraber olmanız, bunun tadını çıkarın.

AŞK NEDİR?

Aşk, iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır. Beklentidir.

Aşk, delicesine flört ederken yanındakinin hiçbir şey yapmama hakkini teslim etmektir. Saygıdır.

Aşk, zaaflarınız olduğunu ortaya çıkarır. Kabullenmektir.

Aşk, şimdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir. Sabırdır.

Aşk, saçlarda başlayıp topuklarda biten bir gezintidir. Keşiftir

Aşk, Sevişelim demeden sevişmek, yanındakinin ne istediğini bilmektir. Anlaşmaktır.

Aşk, bağlandığını sandığında, karşındakine hayır deme şansını tanımaktır. İnceliktir.

Aşk, korumaktır. Sorumluluktur.

Aşk, ciddi bir tokalaşmayı kıkırdamaya dönüştürmektir. Mizahtır.

Aşk, durma yoksa seni öldürürüm lafını duymaktır. Şehvettir.

Aşk, evinizdeki her şeyin yerinin değiştirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.

Aşk, sevgilinizin ne olduğunu bütün çıplaklığıyla görmektir. Gerçektir.

Aşk, saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır. Neşedir.

Aşk, sizi kucaklayan kolların, gittikçe daha çok sarılmasıdır. Mutluluktur.

Aşk, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediğinizde, uyanık kalıp seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabını almaktır. Sıcaklıktır.

Aşk, tanıdığınızı zannettiğiniz insanın yeni yanlarını keşfetmektir. Tazeliktir.

Aşk, uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır. Düşlerin gerçek olmasıdır.

Aşk, kocaman yatağın üçte birine sıkışmaktır. Yakınlıktır.

Aşk, evin anahtarından bir kopya daha yaptırmaktır. Güvendir. Yatağın üçte birine sıkışmaktır. Yakınlıktır.

Aşk, hoşçakal dedikten sonra tekrar karşılaşacağını bilmektir. Kaderdir.

Aşk, gerindiğinde sızlayan vücut lifinin anlamını bilmektir. Derstir.

Aşk, ecza dolabını açtığında, diş macunu kapağını kapatılmamış bulmaktır. Uyumdur.

Aşk, pencereden dışarıya baktığında kiminle olduğunu hatırlamaktır. Düşüncedir.

Aşk, rüzgârın ağaçların arasında dolaşırken çıkardığı sesi dinleyip sevgilisinin yanında olmadığına hayıflanmaktır. Yalnızlıktır.

Aşk, asla anlatılmayacak hikayelerdir.

Onu tanıyorsunuz, ya kendinizi? Bir ilişkide nasıl davrandığınız aslında kişiliğinizin de ipuçlarını veriyor.

Antrenör

Geleceğinizin güvende olmasını mı istiyorsunuz? Çevrenizdeki insanların sizinle aynı düzeyde olmasını mı istiyorsunuz? Bu durumda siz ilişkinizi 'birtakım' olarak görüyorsunuz. Aşka aslında çok da inanmıyorsunuz. Aşkı ve ilişkiyi çıkarların uyumu olarak niteliyorsunuz. Sevgilinize sürekli taktikler veriyorsunuz. Gerektiğinde iş değiştirmesi için baskı yapıyorsunuz. Ama onu biraz rahat bırakmalı ve siz de rahatlamalısınız.

Sahiplenen

Onu kıskanıyor musunuz? Sürekli sevgisini kanıtlamasını mı istiyorsunuz? Sık sık onsuz bir hayatın nasıl olacağını düşünüyor ve onun odak noktası olmak için çabalıyorsunuz. Sorunlar da bu noktada başlıyor. Onun sizsiz bir şeyler yapması sorun oluyor. Onun adına yaşamaktan, iki vücutta tek ruh olmaktan vazgeçmeniz gerekiyor.

Bağımlı

Onu deli gibi seviyorsunuz. Bu sevgi adına her şeyi yapmaya hazırsınız. Onun için yapamayacağınız fedakarlık yok. Peki bu ilişkide siz neredesiniz? Biraz kendiniz için yaşamayı öğrenmelisiniz. Başkası için yaşadığınız taktirde siz yok olursunuz.

Dost

Kavgaları çocukça mı buluyorsunuz? Siz sevgiliden çok, dost olmayı istiyorsunuz. Aşk her şeyden önce güven sizin için. Değişiklik, uçarılık size göre değil. İlişkileriniz hep uzun soluklu. Sevgilinizle her şeyi yapmayı, onunla tüm hayatı paylaşmayı istiyorsunuz. Ancak dostça tavırlarınızın yanında bir sevgilinin şefkatini de ondan esirgemeyin.

Tutkulu

Onu çok çekici buluyorsunuz. Siz aşka aşık bir insansınız. Partnerinizin de öyle olmasını tercih ediyorsunuz. Onsuz bir dakika bile ıstırap içinde geçiyor. Çevrenizdekiler sizden 'Romeo ve Juliet' diye söz ediyor. Ancak siz aşkta acı olması gerektiğine inanıyorsunuz. Hep imkansız aşkların peşinde koşuyorsunuz. Onun için şiirler yazıyorsunuz. Doğru insanı bulursanız bir sorun yok ancak, kendinize acı çektirmekten vazgeçmelisiniz.

AŞK İTİRAFIM

Hep özlediğim, beklediğim aşkın böyle aniden kapımı çalıvereceğini, izin almadan yüreğimde bir köşeye yerleşeceğini hiç düşünememiştim. Göz göze geldiğimiz anda. Başımdan aşağıya buzlu su dökülmüş gibi hissettim.

Bakışları içimi titretti, bilmediğim, tanımadığım bir dünyanın kapıları açılıverdi önümde... Kimde, neydi, hangi sınıfta öğrenciydi, daha önce onu görmemiştim. Bütün gün bu sorularla boğuştum. İlk şoku atlatıp kendime geldiğimde okulda onu aramaya başladım. Gerçeği öğrenmem hiç zor olmadı tabii ki! Suratıma tokat gibi çarpan gerçeği...

O okulumuzda yeni görev yapmaya başlamış bir öğretmendi çok genç olduğu için öğrencilerden ayırt etmek mümkün değildi. Böyle şeyler yalnız filmler de olur sanırdım. Oysa ben sırılsıklam aşık olmuştum. Gözleri başımı döndürecek kadar güzel olan yalnızca adını ve öğretmen olduğunu bildiğim biri, kısacık bir zamanda hayatımı değiştirivermişti.

Ona aşık olmam benim suçum muydu? İnsan hesap kitap yaparak aşık olmazdı ki? Tamam itiraf etmeliyim, ben pek normal biri değilim. Başkalarına göre farklı yanlarım çok., özellikle de aşk söz konusuysa hiçbir zaman sıradan biri olmadım ama bu kez tamamen kaderdi. Sonunda ona söylemeye karar verdim. Madem aşık olacak kadar cesaretliydim, söyleyecek kadar da cesaretli olmalıydım.

Söyledim. Şaşkınlığımı ifade edecek sözleri şu an ben bulamıyorum. Düşün bir kez, çat kapı bir öğrenci geliyor ve ben sizi gördüğüm ilk andan beri seviyorum diyor. Ne hissedersiniz bilemem ancak o bana karşı çok olgun, anlayışlı davrandı. Yaptığım çocukluklarla hayatını cehenneme çevirdiğim halde sevgiyle yaklaştı.. incitmemek için çok uğraş verdiğini şimdi anlıyorum oysa o zamanlar çok incitmiştim. Bir gün bana hak vereceksin demişti evet onu anlıyorum ve hak veriyorum. En doğrusunu yaptı. Zaman belki çılgın aşkımı bitirdi. Ama ona olan saygım ve sevgim sonsuza kadar sürecek.

Eşinizle aranızdaki sorunlar çözümsüz değil. Herşeyin bir formülü olduğu gibi evlilikteki sorunların da bir çözümü var.

Balayında siz keyifle üzüm yerken, eşiniz size yan yan bakıp nasıl üzüm yeneceği hakkında bir söyleve başlarsa ne hissedersiniz? Ya da akşam yemeğine misafir beklerken, eşiniz aniden yemek odasının duvar kâğıdını yenilemeye girişirse ne olur?

Kişilik farkları

Floptence Littauer, Sistem Yayıncılık'tan çıkan "Çift Bulmacası" kitabında eşler arasındaki kişilik farklarından kaynaklanan sorunlara çözüm sunuyor. Ayrıca kitaptaki testle, güçlü kolerik, melankolik, popüler optimist ve barışcıl soğukkanlı kişiliklerinizden hangisi olduğunuza ve partnerinizle birbirinizi neden cezbettiğinizi anlamanıza ayna tutuyor.

Eşlenen kişilikler

Popüler optimist ve güçlü kolerik doğal harmandır. Çünkü her iki tip de dışa dönük, iyimser ve açık sözlüdür. Bu harman heyecan verici insanlar yaratır.

Barışcıl soğukkanlı ve melankolikler uyuşur çünkü her iki kişilik de içe dönük, karamsar ve tatlı dillidir. Fazla heyecan verici değillerdir.

Güçlü kolerik ve melankolik tamamen işe yönelik insanları yaratır.

Popüler optimist ve barışcıl soğukkanlı kişiler kolaylıkla bir araya gelir. Eğlenmeyi severler. Sorumluluklarını kolayca unutuverirler ancak gene de bir şeyleri yapar gibi görünerek karşılarındakileri büyülerler.

İlişki için kişilik testi

(Her sıradaki dört kelimeden size en çok uyan bir tanesinin yanına X işareti koyun)

Kişilik profili

Güçlü yönler

1- Maceraperest uyum sağlayan hareketli analitik

2- Israrcı neşeli ikna edici huzurlu

3- Uysal fedakâr sosyal iradesi güçlü

4- İnsaflı denetimli rekabetçi inandırıcı

5- Ferahlatıcı saygılı çekingen becerikli

6- Hoşnut duyarlı kendine güvenen canlı

7- Planlı sabırlı olumlu teşvik edici

8- Emin doğal programlı utangaç

9- Düzenli nazik dobra iyimser

10- Arkadaş canlısı bağlı komik baskıcı

Zayıf yönler

1- İfadesiz çekingen yüzsüz zorba

2- Disiplinsiz sevimsiz donuk affetmez

3- Suskun kinci dirençli tekrarlayan

4- Titiz korkak unutkan açık sözlü

5- Sabırsız güvensiz kararsız laf kesen

6- Sevilmeyen işe karışmayan tutarsız şefkatsiz

7- Dik kafalı gelişigüzel müşkülpesent tereddütlü

8- Renksiz karamsar kibirli göz yuman

9- Kolay öfkelenen amaçsız tartışmacı soğuk

10- Saf olumsuz tavırlı sinirli kayıtsız

Kişilik puan cetveli

(Kişilik profilinde X'lerinizi aşağıdaki uygun yerlere işaretleyin. Mesela eğer profilde 'maceraperest'i işaretlediyseniz puan cetvelinde de işaretleyin)

Güçlü yönler

Popüler optimist güçlü kolerik melankolik barışçıl soğukkanlı

1- Hareketli maceraperest analitik uyum sağlayan

2- Neşeli ikna edici ısrarcı huzurlu

3- Sosyal iradesi güçlü fedakar uysal

4- İnandırıcı rekabetçi insaflı denetimli

5- Ferahlatıcı becerikli saygılı çekingen

6- Canlı kendine güvenen duyarlı hoşnut

7- Teşvik edici olumlu planlı sabırlı

8- Doğal emin programlı utangaç

9- İyimser dobra düzenli nazik

10- Komik baskıcı bağlı arkadaş canlısı

Zayıf yönler

Popüler optimist güçlü kolerik melankolik barışçıl soğukkanlı

1- Yüzsüz zorba çekingen ifadesiz

2- Disiplinsiz sevimsiz affetmez donuk

3- Tekrarlayan dirençli kinci suskun

4- Unutkan açık sözlü titiz korkak

5- Laf kesen sabırsız güvensiz kararsız

6- Tutarsız şefkatsiz sevilmeyen karışmayan

7- Gelişigüzel dikkafalı müşkülpesent tereddütlü

8- Göz yuman kibirli karamsar renksiz

9- Kolay öfkelenen tartışmacı soğuk Amaçsız

10- Saf sinirli olumsuz tavırlı kayıtsız

Kişilik analizleri

Şimdi X'ler hangi başlık altında daha çoksa siz o kişiliksiniz.

Popüler optimist: Eğlenmek ister. Duygusal ihtiyaçları şefkat ve kabul görmektir. Esprilidir. Düzensizdir. Hayat eğlenceli olmadığında ve sevilmediğini hissetiğinde depresyona girer. Değer veren insanları sever. Strese girdiğinde olay yerini terk eder, çıkar.

Güçlü kolerik: Liderdir. Doğru ve çabuk hüküm verir. Patronluk taslamaları, sabırsız ve duygusuz olmaları zayıf yönleridir. Uysal insanları sever. Strese girdiğinde daha çok çalışır.

Melankolikler: Doğru olanı yapmak ister. İstikrar, sessizlik ve hassasiyet duygusal ihtiyaçlarıdır. İyi organizatördür. Ancak kolay bunalıma girer. Ciddi, entelektüel insanları beğenir. Strese girdiğinde bir kenara çekilip sorunları yeniden gözden geçirir.

Barışcıl soğukkanlılar: Çatışmadan kaçınır. Dikkat çekmeyi ve takdir edilmeyi sever. Sessiz ama esprilidir. Kararsız ve enerji noksanlığı zayıf yönleridir. Çatışmalarla karşılaştığında depresyona girer. Onlara saygı gösteren insanları sever. Strese girdiğinde yemek yer, televizyon izler.

AŞK GİZLİLİK İSTER

Özel hayatınızı gizli tutmak, ilişkinizi gözlerden uzak yaşamak istiyor ama bir türlü başaramıyorsunuz. Ne yaptığınızı herkes biliyor. Sizin de önlem almanız gerekiyor.

Onunla nereye gittiğinizi, kavgalarınızı, barışmalarınızı, ilişkinizin iniş çıkışlarını herkes biliyor. Artık yavaş yavaş laflardan sıkılmaya başladınız ve bunların ilişkinizi yıprattığını fark ettiniz. O halde niye hala bekliyorsunuz! Doğru bir stratejiyle bunların üstesinden gelebilirsiniz...

Dedikodu hastalığı

Her insan az çok dedikodu yapmayı sever. Ancak dedikodunun yıkıcı değil yapıcı olanını tercih etmelisiniz. İşi gücü, hayattan beklentileri olmayan bazı insanlar etraflarındaki mutlu insanların da mutsuz olmalarından büyük zevk alırlar ve bunun için adeta tüm enerjilerini harcarlar. Sizin yapacağınız öncelikli olarak etrafınızı dikkatlice inceleyip bu tarz insanların olup olmadığını tespit etmek. Şayet ki varsa bu insanlarla tüm diyaloğunuzu kesmelisiniz.

Önce siz konuşun

İşe yarayan bir başka yöntem de başkalarının konuşmasına izin vermeden ilişkiniz hakkında kendinizin konuşması. Detaya girmeden çevrenizdeki meraklı insanlara ilişkiniz hakkında ipuçları verin. Ancak bunu yaparken çok dikkatli olmalısınız eğer ipin ucunu kaçırmaya kalkarsanız, durum eskisinden de beter bir hal alabilir. Bu yüzden ilişkinizde bazı problemlerin olduğunu anlatın. Bir sürü şey anlatın ama sonunda kimse bir şey öğrenemesin. Bunu başarabilirseniz insanlar sizin hakkınızda her şeyi bildiklerini zannederler ve ilişkinizin dedikodu yapılmaya değer bir yanı kalmaz onlar için.

Partner faktörü

Tüm bunları yaptınız ama etrafınızdaki insanlar hala sizin ilişkiniz hakkında konuşmayı sürdürüyorlar. O zaman bir de sevgilinizin tavrına dikkat edin. Eğer ikiniz hakkındaki çok özel bazı ayrıntıları onun yaydığını tespit ederseniz bu ilişkiyi hemen bitirin, çünkü dedikoducu erkekten daha itici bir insan olamaz!

Kadınlar da erkekler de bir ilişki yaşayacakları kişide bazı özellikler arıyor. Kimileri güleryüz istiyor, kimileri de sevdiğinin doğal olmasını tercih.

Espri yeteneği: Bir kadını veya erkeği güldürebilmek, kalbinin yarısını da kazanmak demektir. Espri yeteneği çok hafif ama etkili bir silahtır. Küçük bir detaydır ama her şeyi bir anda değiştirebilir. Zekice yapılan espriler, sohbetin samimileşmesini sağlayacak en etkili yöntemdir.

Gülümseme: Kadınların erkeklerde aradıkları en önemli özelliklerden biri de güler yüzdür. Gülümseme, sizi çekici kılan unsurlardan biridir. Yüzünüzü aydınlatan sıcak bir gülüş, onu elde etmenizi sağlayacaktır. Sonuç, kesin ve çabuktur. Üstelik gülümsemeniz sizin ne hissettiğinizi bütün kelimelerden daha iyi anlatır. Eğer birinden hoşlanıyorsanız, aşıksanız veya onun için deli oluyorsanız, bunu sadece bir gülümseme ile ilan edebilirsiniz.

Doğallık: Bütün çekiciliğinizi olduğunuz gibi gösterebilirseniz, yani doğal olabilirseniz, kesinlikle karşınızdakini etkileyebilirsiniz. Hayatı ve insanları sevmek, yaşam enerjisi ve heyecan erkekleri de kadınları da çeker.

Sürprizler: Özel günleri fırsat bilip, ona mutlu olacağı hediyeler armağan edin. Vereceğiniz hediyenin içine romantik bir şiir ya da aşkınızı esprili bir şekilde ifade edecek minik bir kart eklemeyi de unutmayın. Ne kadar etkili olduğunu göreceksiniz.

Doğru hediye: Kadınlara ve erkeklere en doğru hediyeyi seçmek, onun kalbini on ikiden vuracaktır. Kadınları çiçek, parfüm ve güzel ambalajlanmış bir çikolata etkileyeceği gibi, erkekleri ise kalem ve kravatla etkileyebilirsiniz.

Erkekler Marstan kadınlar da Venüstense, her iki cinsin de birbirini anlamak için bu kadar çok vakit harcamasında şaşılacak bir şey yok.

Erkeklerle ilgili en çok sorulan soruların yanıtlarını sizin için araştırdık:

1- Zor kadını oynamak erkeklerin hoşuna gider mi?

İşe yaramakla kalmaz, doğru biçimde oynandığı takdirde ilişkiye sıcak bir başlangıç da sağlayabilir. İşin sırrı erkeklerin, kovalamacanın verdiği heyecanı sevmelerinde yatar. İnsan ele geçiremediğini ister. Bir şekilde ilgilendiğinizi belli etmekle birlikte biraz mesafeli davranırsanız, işi kaptınız demektir. Öte yandan, bu kovalamacayı onu teşvik edici küçük hareketlerle de renklendirmelisiniz. Ona göz süzercesine yukarıdan bakmanızın ve kararsız davranmanızın hayal kırıklığı yarattığını sezerseniz, ona göz kırpın. Bildik bir senaryo gibi gelse de, erkekler kovalamayı en az bizim kovalanmayı sevdiğimiz kadar severler. Erkeğinize doğru oltayı atın. Tünelin ucunda ışık olduğunu bilsin yeter.

2- Erkekler neden berbat dinleyicilerdir?

Erkekler aslında berbat dinleyiciler değillerdir. Sadece kötü birer editördürler. Onlara özellikle spor, seks ya da kendilerine yakın buldukları başka bir konuyla ilgili önemli veya ilginç bir şey söylediğinizde, şayet basketbol maçı izlemiyor ya da gazete okumuyorlarsa, kulaklarını dört açarlar. Ne var ki daha az ilgilerini çeken konulara gelindiğinde (moda, diyet furyaları, en iyi arkadaşınızın erkek arkadaşı), başlarını salladıkları, mırıldandıkları ya da dinliyormuş gibi yaptıklarında da değişen bir şey olmaz. Aslında sohbetten koptuklarının farkına bile varamazsınız. Fark ettiğiniz takdirde, öfkenizin birkaç saat boyunca dinmeyeceğini bilirler. İnandırıcı gelmedi mi? Belki de... Ama gerçek bu. Bir şeyleri değiştirmeye çalışmak istiyorsanız, önünüzde iki seçenek var: Ya erkeğiniz sizin hiç de ilginizi çekmeyen bir konudan bahsederken onunla ilgilenmiyor görünün (bunun farkına bile varmazsa hiç şaşırmayın) ya da konuşmalarınızın konularını daha büyük bir dikkatle seçin. Moda sohbetlerini arkadaşlarınıza saklayabilirsiniz.

3- Erkeğimin daha sevgi dolu olması için ne yapabilirim?

Erkek-kadın ilişkilerinde sürekli gündeme gelen sorulardan biri daha... Muhtemelen kimsenin işe yarar bir çözüm üretememiş olmasından kaynaklanıyor. Sevdiğiniz erkeğin size karşı daha sevgi dolu olmasını istiyorsanız erkekler köpeğe benzer teorisinden yararlanarak, ona gelmiş geçmiş en bilimsel köpek olan Pavlovun köpeği gibi davranın. Baş başa kaldığınızda erkeğinize küçük sevgi gösterilerinde bulunun. Örneğin arkasından yaklaşarak ona sarılın. Ona sarılırken gülümsemesini sağlayın. Kulağına size özel küçük esprilerden birini fısıldayın ya da pazar günü boyunca, sizden en ufak bir şikayet belirtisi duymadan, bütün gün spor kanalı izleyebileceğine söz verin. O da zaman içinde sevgi gösterilerini iyi şeylerle ilişkilendirecek, bu zevk verici davranışın karşılığını verme fikrine ısınacaktır. Ne kadar karşı koyamasanız da, ona bu konudan söz etmeyin. Sağlıklı bir ilişkide iletişimin yeri tartışılmaz ama ona ne kadar sevgi dolu olmasını istediğinizden söz ederseniz, gerçekte öyle olmasa da ağlayıp sızlanıyor izlenimi vermiş olursunuz. Böylece, hiçbir yere varamazsınız. Bazı şeyleri konuşmak yerine davranışlarınızla ortaya koyun. Sabırlı olun, bu iş biraz zaman alabilir.

4- Erkekler kadınların yatakta ne istediklerini dile getirmelerinden hoşlanırlar mı?

Bu isteklerinizin nasıl olduğuna bağlı. Bir erkekten daha geç boşalmasını veya daha güzel kokmasını isterseniz, alacağınız cevabın olumlu olma olasılığı düşüktür. Özel konuları konuşmaktan utanıyor ya da onu incitmek istemiyorsanız, oturup baş başa konuşmaktansa, yatakta bazı yeni hareketleri kendiniz uygulamayı deneyin. Tepkisini ölçün. Daha sonra, ondan bu konudaki düşüncelerini öğrenebilirsiniz. Yüzü kızarabilir, geçiştirmeye bile çalışabilir. Ama en azından, ona da yatakta yaratıcı olması için yeşil ışık yakmış olursunuz.

Erkeklerin hepsini 'erkek işte' deyip aynı kefeye koymayın. Bazıları gerçekten de farklı olabiliyor!

Romantik, anlayışlı ve hoşgörülü bir adamla birlikteyseniz ne ala; ancak ortada dolaşan kurt adamlar, vampirler, hayaletler de var! Sizin sevgiliniz hangi korkunç karaktere daha yakın dersiniz?

Vampirler

Sizin tüm enerjinizi emen insanlardır. Tüm varlığınızı kendi varlığı haline getiren erkek tipidir. Moralinizi bozar, sizinle vakit geçirmek yerine arkadaşlarıyla zaman geçirirler. Sürekli ona bağımlı yaşarsınız. Vampirler aynı zamanda kıskanç tiplerdir. Etek boyunuza, dekoltelerinize karışırlar; çünkü bu onların en doğal hakkıdır!

Yapılması gereken: Biraz sarımsak ile kendinizden uzaklaştırmanız mümkün. Tabii düşünce olarak. Kendinize zaman ayırmanız gerektiğini erkek arkadaşınıza acilen söylemelisiniz.

Bize sorarsanız: Bu tarz erkeklerle zaman geçirmek sizi boğmaktan öteye gidemez.

Kurt adamlar

Çift karakterli insanlardır. Bazen beyinlerini tüm yeni fikirlere kapatırlar (özellikle de siz önerdiyseniz), bazen de yeni fikirlerle gelip sizi şaşırtırlar. Arkadaşlarıyla futbol maçlarına gitmeye bayılırlar. Onların yanında kendilerini daha güçlü hissederler.

Yapılması gereken: Arkadaşlarının yanında kaplan kesilen bir erkek, sizi zaman zaman hiçe sayabilir. Erkek arkadaşlarından da hiçbir zaman vazgeçemeyeceği için, uzun vadede en büyük sorunların kaynağı bu olacaktır. İpleri elinize almak için tekrar tekrar düşünün.

Bize sorarsanız: Ruhları kımıl kımıl olan bu erkek tipine aşık değilseniz, orada durmanın hiç anlamı yok. Ama tekrar gözden geçirmelisiniz tabii... O limanda daha fazla durmanızı hak ediyorsa durun, yoksa olay yerinden hızla uzaklaşın!

Hayaletler

Aradığınızda bulamadığınız, bir çeşit hayalet de diyebileceğimiz erkeklerdir. Vardırlar, onları hissedersiniz ancak asla nerede olduğunu ve onlar için ne anlam ifade ettiğinizi öğrenemezsiniz. İyi oyuncudurlar, sizi her zaman kandırmayı başarırlar.

Yapılması gereken: Yakasından yakalayıp sorguya çekin, tabii bulabilirseniz!

Bize sorarsanız: Kötü erkekleri tüm kızlar sever. Siz eğer bir hayalet ile birlikteyseniz haklı bir nedeniniz kesin vardır ve ne dersek diyelim sizi ondan ayrılmaya ikna edemeyiz. En iyisi eksileri ve artılarıyla ilgili bir liste çıkarın. Bu size daha çok yardımcı olacaktır.

Zombiler

Akılları başlarında olmayan adamlardır. Sürekli birilerine fikir danışırlar. Sizi seviyor mu diye merak ederken, bu soruyu o size sorar. Gariptirler, anlaşılması zordurlar. Az konuşurlar. Onların olduğu yerde barışı sağlamak hiç de kolay değildir. Kavgaların nedenleri onlardır, ama sustukları için siz suçlu duruma düşersiniz.

Yapılması gereken: Neden bu hale geldiğini önce kendinize sormalısınız. Ya çocuğun aklını başından alan sizseniz? Öncelikle bunu öğrenmelisiniz. Peşine düşün. Sorunun sizden kaynaklanmadığını öğrenirseniz de sakın dağılmayın...

Bize sorarsanız: Dikkat, aldatılıyor olabilirsiniz. Bir araştırsanız fena olmaz!

Erkek arkadaşınızı ya da kocanızı sürekli kızdırıyor fakat bunun sebebini bir türlü anlamıyor musunuz? İşte size birkaç ipucu...

  • Arkadaşlarının yanında azarlıyor tonda konuşmanızdan hoşlanmazlar.

  • Vitrinlere bakmanızdan, bakmakla da kalmayıp almayacağınız şeyi denemenizden hoşlanmazlar.

  • Onun yarattığı romantizme aynı dozda bir romantizm anlayışıyla cevap vermemenizden hoşlanmazlar.

  • Sizi yemeğe çıkarttıklarında "Diyet yapıyorum" demenizden hoşlanmazlar. "Para gitti" diye düşünürler.

  • Gündüz saatlerinde ağır makyaj yapmanızdan hoşlanmazlar.

  • Chat yapmanızdan hoşlanmazlar. Aynı paranoyak erkek kimliği burada da devreye girer.

  • Kahkaha atarken eliyle ağzını kapatan kızlardan hoşlanmazlar. Bir erkek için bir kadının ağız güzelliği önemlidir ama özgüven yüksekliği daha da önemlidir.

  • Gerçekten de sadece arkadaşlarınız olan erkeklerden bile hoşlanmazlar.

  • Gününüzün 10 saatini arkadaşlarınızla cepten mesajlaşarak geçirmenizden hoşlanmazlar. Dikkat edin, yüklü bir fatura gelirse en çok alay eden onlar olacaktır.

SEN ONA ANNE DİYECEKSİN

Doğacak bebek doğumdan bir gün önce Allah ile görüşür :

“Allah’ım dünyaya gideceğim ve orada ne yapacağımı bilmiyorum.”
* Ben senin için bir melek yarattım ve o seninle ilgilenecek.
“Allah’ım onların dilini bilmiyorum.Onlarla nasıl anlaşacağım, nasıl iletişim kuracağım?”
* Senin için yarattığım melek, sana onların dilini öğretecektir.
“Allah’ım duyduğum kadarıyla dünyada çok kötülükler varmış. Onlarla nasıl başa çıkacağımı bilemiyorum.”
* Senin için yarattığım melek, seni canı pahasına kötülüklerden koruyacaktır. Merak etme sen…
“Allah’ım peki sana tekrar nasıl döneceğim?”
* Senin için yarattığım melek , bana nasıl döneceğini sana anlatacaktır.
O sırada cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulasır.Derken melekler gelir ve dünyaya gitme zamanının geldiğini söylerler. Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:
“Allah’ım benim için yarattığın meleğin adı ne?”
* Adının önemi yok ; ama, sen ona “ANNE ” diyeceksin...

Bir odaya girdiğinizde karşınızda duran erkekte neyi çekici buluruz da hemen orada ondan etkilenirsiniz? Hadi hanımlar kartları açık oynayalım ve bunu erkeklere anlatalım...

Kadının dış görünüşten çabuk etkilenmesinde, erkeğin "ailesini iyi geçindirebilir" izlenimi uyandırıyor olması gibi nedenler söz konusu olabilir. İnsan topluluklarını ve bunların farklı dönemlerde ve farklı yerlerde geçirdikleri evrimi inceleyen antropologlar, davranışların açıklanmasında genlerin etkisi gibi biyolojik etmenlere öncelik verirler. Konu cinselliğe gelince de kuşlarda, ayılarda veya insanlarda sağlıklı çocuklara babalık edecek ve onlara iyi bir ev ortamı sağlayabilecek erkeği seçmede, türün var olmasını ve devam etmesini sağlayacak biyolojik güdünün etkisi kolayca görülür.

Uzun boylu, güçlü ve yakışıklı

Uzun boy ve iyi bir fiziki görüntü, sağlığın, gücün, cinsel ve üretken yeterliliğin göstergesi oluyor. İyi gelişmiş, sağlıklı kişilerin, doğum öncesinden itibaren iyi bir beslenme olanağına sahip oldukları yani iyi bir aile ortamından geldikleri düşünülüyor. Bu kişiler yeni ailelerini oluşturmak için her türlü şansa sahiptirler. Aynı şekilde, uzun boylu ve fiziksel görünüşü iyi olan erkeklere, belki de hiç sahip olmadıkları, sosyal başarı, zenginlik, zeka ve nezaket gibi nitelikleri yakıştırma eğilimi taşırız. Bütün bu nitelikler, uzun boylu ve yakışıklı bir erkeği, bir eş ve geleceğin babası olarak iyi bir seçim haline getirmektedir.

Güç onda

Maddi beklentiler, bazı erkeklerin sergilediği güç ve çekiciliğin yanında önemini yitirirler. Başarılı erkekler, ünlü erkekler ve ünlü erkeklere benzeyenler hepsinin verdiği mesaj aynıdır: Benim prestijim var. Ben geçindirebilirim.

Gelecek için uygun gözler

Sevgililerin uzun uzun bakışmaları iyi bilinir ve bu sadece duygusal nedenlerden kaynaklanmaz. Yumuşak ve ısrarlı bakışlar, kadına erkeğin dürüst ve güvenilir olduğunu hissettirir.

Birbirine benzeyen çiftler

Yaş, sosyal sınıf ve din açısından olduğu kadar, davranış ve giyim tarzında da kendimize benzeyen insanlardan karşılıklı olarak etkileniriz. Bu tip benzerlikler, bir ilişkinin istikrarlı olmasına da katkıda bulunur. Çocuk yetiştirmek, biyolojik yönden uzun bir uğraş gerektirdiğinden, benzerlik faktörü, kalıcı bir ilişkiyi sağlamakta yararlı olacaktır. Hepimiz kendi yüzümüze benzeyen yüzlerden hoşlanırız. Psikologlar, bunda sevgi ve güvenle karşılaştığımız ilk yüzlerin anne ve babamızın yüzleri olmasının etkisi olduğunu söylüyorlar. Bizler de annelerimize ve babalarımıza benzediğimize göre, bizi etkileyen bu yüzler, kendi yüzümüzden çok da farklı değildir. Önceleri annelerimizin ve babalarımızın yüzlerine, büyüyünce de aynada kendi yüzümüze bakarız. Bu ilk izlenimlerle birlikte, hoşlandığımız yüz düşüncesini geliştiririz. Kendimize benzeyen birisiyle karşılaştığımızda, onu güven verici ve çekici bulmamızda şaşılacak bir yan yoktur.

Erkeğin bakış açısı

Yapılan bir ankette, erkeklerden, kadınların erkeklerde en fazla hoşlandıklarını düşündükleri fiziksel özellikleri belirtmeleri istenmiş. Ortaya çıkan listenin başında, adaleli sırt ve omuzlar, adaleli kollar ve büyük bir penis yer almış. Aynı soru kadınlara yöneltildiğinde ise, erkeklerin böyle düşünmelerinden rahatsız olduklarını belirten kadınlar, seksi kalçaları, düz bir karnı, ince ve uzun bir fiziksel yapıyı ve çeşitli düşünce özelliklerini ön sıraya almışlardır. Başka bir derginin yapmış olduğu ankette de, kadınların yüzde 71inin, özellikle samimi, yumuşak ve duyarlı bakıyorsa, bir erkeğin gözlerini en önemli özellik olarak kabul ettiklerini göstermiştir.

Erkekler, kadınların ne istediğini bir türlü çözemezken, biz kadınlar onların ne istediklerini bulduk. Erkeklerin istediği, gerçek yüzünü göstermeden, kontrol altına alınmış gibi yapan kadınlar.

İşte erkeklerin gözdesi kadın tiplerinden bazıları. Siz de bunlardan birini kendinize örnek alın ve erkeğinizi parmağınızda oynatın.

Bayan tatlı

Bu kadın tipi her zaman mutlu olan bir Polyanna'dır. Her şeye iyi niyetle bakar, kocası eve geç geldiğinde suratını asmaz, maç izlemek istediğinde televizyonun önünden geçmez. Tek işi kocasını ve çocuklarını mutlu etmektir. Bayan tatlı, çoğu erkeğin rüyalarını süsleyen bir kadın tipidir.

Bayan seksi

Böyle bir kadınla birlikte olan erkekler, kendilerini dünyanın en şanslı erkeği hissederler. Her zaman seksi olmayı başaran ve yatakta hiç başı ağrımayan bu kadın tipini kendinize örnek olarak seçebilirsiniz. Böylece eşinizi hem yatakta, hem de özel hayatta mutlu edebilirsiniz. Özellikle fantezilerden korkmayan bu kadınlar, yatak dışında bu özelliklerini kimseye göstermezler.

Bayan dost

Erkekler bazen her şeyi konuşabilecekleri bir kadın isterler. Hem arkadaş hem eş olan bu ideal kadın tipiyle her şeyi konuşabilirler. Maçları birlikte izler, gerektiğinde birlikte arkadaş ziyaretine giderler. Tabii bu arkadaşlığı yatakta devam ettirmek istemeyen erkekler, her zaman olduğu gibi yatakta ateşli bir kadın istemekten vazgeçmezler.

Bayan özgür

Bu tip kadınlar erkeklerin bunaltan soruları sormaktan kaçınır. "Neredeydin, kimleydin?" gibi sözcükler onun kullandığı kelimeler arasında yoktur. Kendine ve eşine güveni tamdır. Gereksiz kıskançlıklar yapmaz ve karşısındakinden aynı davranışları bekler.

Bayan bakımlı

Erkekler güzel kadınları severler, bu nedenle her zaman kendine bakan, güzel giyimli kadınlarla birlikte olmak isterler. Böyle bir kadın onlar için çekicidir. Evde karşısına sürekli olarak eşofmanla ya da dağınık saçlarla çıkan bir kadınla beraber olmaktansa, evde bile seksi kıyafetler giyen bir kadınla birlikte olmak isterler.

Erkeklerin sevmediği kadınlar: Sakın böyle olmayın

Feminist

Özellikle aşırı feminist olan ve her söylediklerinin altında farklı bir anlam arayan kadınlar, erkeklerin hiç sevmediği tiptir.

Bağımlı

Erkekler özgür kadınları severler, sürekli olarak kendisine bağımlı olan kadınları sevmezler. Çünkü bu tip kadınların her zaman kendilerine ihtiyaçları olduğunu düşünerek, onları küçümseyebilirler.

Romantik

Romantizmi çok seven kadınların hayal dünyasında yaşadığını düşünen erkekler, izlediği filmlerden ya da okuduğu kitaplardan etkilenen romantik kadınları tercih etmezler. Çünkü bu tip kadınlar sürekli olarak ilgi isterler.

Sinirli

Erkeklere karşı sürekli öfkeli olan ve her zaman tartışmaya hazırlıklı olan bu kadın tipleri, erkekleri evlerinden soğutabilir. Böyle bir kadınla yaşamak onlar için oldukça zordur.

Nazlı

Sürekli her şeye ağlayan ve istediği şey olana kadar inat eden kadınlar, erkeklerin koşarak uzaklaşmasına neden olan tiplerdir. Nazlı bir kadınla evlenen bir erkeğin, mutluluğu başka yerlerde aramasına şaşmamak gerekir.

Her kadın gibi siz de sevgilinizin bazı huylarını değiştirmek istersiniz değil mi? Bu istek, bir kadın olarak, Tanrı'nın size verdiği en doğal hediyedir. Dilediğiniz kadar kullanabilirsiniz ama başlamadan önce size kısa bir bilgi verelim.

Nedense bütün kadınlar, aralarında genetik bir anlaşma varmış gibi sevgililerini değiştirmeye çalışırlar. Genci, gecikmişi ama hepsi, ısrarla sevgililerinde beğenmedikleri bir huyu değiştirmek isterler. Aralarında hırsa bulanmışları, kimi zaman bunda başarılı da olur. Gerçi ortaya çıkan hilkat garibesi adam, tüm erkekler tarafından bir anda dışlansa da kadınlar bu 2 yaratığı bir müddet daha, enteresan bulurlar. İşte "Hanım köylü" ya da "Kılıbık" olarak adlandırılan modeller, bu yaratıklardır. Hatta bunların şarkı söyleyen modelleri de mevcuttur.

Ancak kadınların sevgililerinde değiştirmeyi başaramadıkları huylar da vardır. Bu klasik davranışlar hakkında bilgi sahibi olmayan hanımefendiler, değişime zorlama sürecinde sert bir kayaya çarparlar ve ellerindeki son adam da kayarak meçhule gider. Böyle bir hazin sonun sizi beklememesi için size, bir erkekte değiştiremeyeceğiniz bazı davranışları anlatacağız

Pazar günü tıraş olmak...

Normal doğum sonucu dünyaya gelmiş hiçbir erkek, pazar günleri sakal tıraşı olmayı istemez. Bu saplantısını hiçbir zaman sizinle paylaşmaz ancak her zaman aklındadır. Ve bildiği gibi uygular. Siz siz olun sevgilinizin sakal tıraşına müdahale etmeyin. "Yok, benimki yapmaz!" demeyin, dikkat edin akşamları televizyonda yayınlanan tıraş bıçağı reklamlarını gördüğünde bakışlarını ekrandan kaçırıyordur. Eğer değişim konusunda cesursanız ve ısrarlı davranmayı kafanıza koyup, hele de "Annemler gelecek, tıraş olacaksın değil mi?" gibisinden kinayeler sokuşturmaya başladıysanız, adamınız yakında ilişkiden kopacak demektir. Yapmayın! Uyuyan devi uyandırmayın.

Annesi...

Neredeyse arabasıyla eşdeğerdir. En önemli alışkanlığıdır. Değiştirmeye kalkmanız demek hem cinsinizle esaslı bir savaşa girmeniz demektir ki bu savaşı kazanan gelin namzedi görülmemiştir. Annesinden onu vazgeçirmeye kalkmak yerine, ağınıza düşürün, evlenin, bir erkek çocuk sahibi olun. Şartlar eşitlenmiş olacağından savaşı kazanma ihtimaliniz yüksektir. Ancak flört döneminde sevgilinizi Prens Charles, annesini de Kraliçe Elizabeth olarak görmeniz ve her bir araya gelişinizde kraliyet seremoni kurallarını uygulamanız hayrınızadır.

Maç...

Eğer sevgilinizin genlerinde bir kalite düşüklüğü ya da kromozom sıyırması yoksa bir erkek olarak en doğal dürtüsünün seks ve sonrasında da futbol olduğu açıktır. "Benimki İngiliz şekerim, medeni adam, futbol sevmez!" diyorsanız kendinizi aldatıyorsunuz. Dünyadaki tüm televizyon kanallarını gezin, yüzde 97'sinde, en fazla izlenme oranı, futbol maçlarındadır. Geri kalan

yüzde 3'ü ise erkeklerin birbirleriyle evlenebildikleri ülkelere aittir ki konumuzla ilgisi yoktur. Sevgilinizi maça göndermeme ya da televizyonda maç izletmemeye kalkışmanız gerçekten çok tehlikelidir. Bunu başarabildiğini sanan kadınların yüzde 97'si aile içi şiddet kurbanı olmuştur. Geri kalan yüzde 3'ü ise, sevgilileri homoseksüel olduğundan frijite vurmuştur. Uğraşmayın.

Sürü

Kadınlar için en zor kavramlardan biri de sevgililerinin erkek arkadaşlarıyla olan bağlılıklarıdır. Hanımlar, sosyal yönleri daha güçlü bireyler olduklarından, tek başlarına hareket edebilir ya da yeni hemcinsleriyle kaynaşabilirler. Ancak erkekler küçük sürüler halinde yaşarlar. Kanka, Badi, Kankardeşi, Emmoğlu gibi ifadelerle birbirlerine hitap ederler. Alakasız zamanlarda, ilgisiz kadınlarla evlenseler, çok iyi bir sosyal statü yakalasalar da bu küçük sürü psikolojisine sahip erkekler, bir araya geldiklerinde, birbirlerini parmaklar, şapır şupur öpüşür, hayvani sesler çıkarır ya da enselerine şaplak patlatırlar. Sevgilinizi sürüsünden ayırmaya çalışmak sizin için hayati bir hata olacaktır. Dokunmayın. Sürüyü uzaktan seyredin.

Kadın ve erkek arasındaki en büyük fark nedir? Bu sorunun cevabını düşünmeyen kadın yoktur herhalde. Biz size şöyle özetleyebiliriz; siz ağlarken, o neden ağladığınıza anlam veremez....

Anlatmak istediğimiz biz duygularımızı ne kadar açık anlatırsak anlatalım erkekler bu duyguları anlamakta zorluk çekerler. Siz onun yüzünden karşısında hıçkırıklara boğulurken, o size "niye ağlıyorsun" diye sorar. Bu küçük bir örnek olsa da tüm kadınların yaşadığı bir örnektir.

Erkekler ilişkide daha birçok şeyi sizden farklı düşünür. Aşk hakkında sizden farklı düşünür? Mesela neleri mi farklı düşünür? Erkeklerin gözünden aşk şöyledir:

Özel günlerin hiçbir önemi yok!

Erkekler genelde aşkta küçük ayrıntılar üzerinde durmazlar. Örneğin yıl dönümlerinizi, doğum gününüzü unutabilirler. Ancak bu onlar için çok büyük bir sorun değildir. Hatta çoğu kez özel gün kavramının ne olduğunu bile hatırlamazlar. Çünkü bu gibi şeyler onlara göre küçük detaylardır. Kötü niyetle değil ama kendilerince hayatta önem verdikleri başka şeyler olduğundan çok da fazla tarihlere takılıp kalmazlar. Bu nedenle sevgiliniz sizin ile ilgili özel bir günü unuttuğunda hemen bozulup üzülmek yerine, kibarca uyarın ve asla bunu sizi sevmediği için yaptığını düşünmeyin.

Onu arayıp aramamanız çok da önemli değildir!

Kadınlar sevgilileri tarafından aranmayı ve ilgilenilmeyi çok sever. Oysa telefon etmek erkekler için çok de gerekli bir durum değildir. Sevgilisini gün içinde mutlaka araması gerektiğini düşünmez. Hatta eğer bu konuda ona biraz sitemli davranırsanız, neden böyle davrandığınızı ve bir telefon görüşmesine neden bu kadar önem verdiğinizi anlayamaz.

Biten bir ilişki arkasından ağlanmaz

Erkekler bazı durumları kadınlara göre daha kolay kabullenebilir. Ayrılık onlar için kabullenilmesi gereken bir gerçektir. Eğer ilişki bitmişse, ayrılmak gerekiyorsa yapılacak bir şey yoktur. Tabii bu tamamen onların üzülmediği anlamına gelmez. Çoğu zaman üzüntülerini dışa vurmamayı, duygularını karşısındakine aktarmamayı tercih ederler. Böyle zamanlarda mantıklı düşünceyi ön plana çıkarırlar. Onlar için bir ilişki bittiyse bitmiştir, üzülse bile bunun fayda sağlamayacağını düşünür.

Aşk doğa eczanesinde nasıl elde edilir?

İlacın Adı: Aşk

Familya: Sevdaca

Bitki Adı: Aşkus Tadarus

Elde Edilişi: Aşkı elde etmek için türlü yöntemler vardır. Birinci yöntem için ilkel maddeler,para,bir çift söz ve bir çift kesici gözdür. Fakat bu yöntem pahalı olduğu için, endüstride başka yollarla elde edilir. Özellikle orta insanlar arasında aşk, parasız-pulsuz, belirli bir süre "gözleme" yardımı ile elde edilir. Bu şekilde elde edilen aşk saf değildir. Çeşitli randevularla kristalleştirilir ve daha sonra saf olarak elde edilir.

Fiziki Özellikleri: Pembe renkli kristallerden olusur. Kalpte yerleşir. Keskin lezzetlidir. Özellikle iç organlarda hissedilir. İlk resmi tanımı Adem ile Havva tarafından yapılmış, sonra insanlar tarafından geliştirilmiştir.

Kimyasal Özellikleri: Kaba sözlerden alınır. Formülü hemen değişir. Aslında aşk dayanıklı bir madde değildir. Parasızlık, sefillik, yalancılıkla "geçimsiz" bir ilaçtır.

Saflık Muayenesi: Aşkın ne ölçüde "saf" olduğunu anlamak için ihanet, aldatma, matrak geçmeyle ne ölçüde dayanıklı olduğu anlaşılır.

Miktar Tayini: Aşk enjekte edilmiş ve hassas tartılmış bir insan, bir haftada kilo kaybederse bu uluslararası ölçülere göre en az Romeo-Juliet, Türk ölçülerine göre Leyla Mecnun aşkına eşittir.

Kullanışı: Nisan ve nikahta az dozlarla alınmalı, fazla miktarı, magandalardan para kopartmada kullanIılır. Aşk çeşitli biçimlerde görülebilir. Bilim aşkı, sanat aşkı, doğa aşkı gibi..

Teşhisi: Kalp çarpıntısı. Uçma hissi, gözlerde kararma, sevdiğinden başkasını görememe şeklinde özel bir körlük. Mantık kaybı. Uykusuzluk, iştahsızlık, terleme..

Kullanışı: Kalbi hızlandırmak için, alçak dozda.Sinir sistemini uyarmak için yüksek dozda. Moral ve cesaret verici neşelendirici. Ancak belli dozu yoktur. Hiç alınmazsa kişide kompleks yaratır.Yüksek dozda öldürücü, alçak dozda guldurucu etkisi vardIr.

İlacın Reklamı İçin Uygun Slogan: Karanfilim ez beni, çift kanatlı tülbentten süz beni, sen kalem ol ben divit, reçeteye yaz beni..

AŞKIN 10 ALTIN KURALI

İlişkinizde bu 10 kuralı uygulayın, aşkta kazanan hep siz olun ve mutluluktan her daim uçun!

1- İletişim kurmayı öğrenin

Ona ne demek istediğinizi, ne istediğinizi dolaylı yoldan değil, direkt söyleyin. Birinden sizin zihninizi okumasını beklemek, iletişim kurmak değildir.

2- Tutarlı olmayı öğrenin

Ağzınızdan bir şey çıkıyorsa, bunun arkasında durun ve söylediklerinizi yapın. Kendinize karşı dürüst olun ve bir şey söyleyip, başka bir şey yapmayın. Kararlarınızı birçok kez değiştirmeyin.

3- Seksi yem olarak kullanmayın

Erkek arkadaşınıza ya da eşinize karşı seksi asla yem olarak kullanmayın, seksi yaşamak istiyorsanız yaşayın. Seks, bir şeyin cezası ya da ödülü olmamalıdır.

4- Bilincinizi geliştirin

Partnerinizin cinsel gücü ile ilgili kötü sözler sarf etmeyin. İlişkinizde menfaatinizi ön planda tutmayın, gereken fedakârlıkları karşılık bekleyerek yapmayın, onun da böyle davranmasını sağlayın.

5- Ona yanlış mesajlar göndermeyin

Her zaman dürüst ve net olun, ondan her şeyi anlamasını beklemeyin ve anlamıyor diye de sorun çıkarmayın.

6- Erkeklerin hayatınızı finanse etmesini beklemeyin

Hayatınızdaki erkeklere ATM makinesiymiş gibi davranmaktan vazgeçin, 2000'li yıllarda şunu unutmayın ki herkes kendi bütçesinden sorumludur.

7- Eşitlik bekliyorsanız, siz de eşit davranın

İlişkinizde ezilmek istemiyorsanız, siz de her zaman partnerinize karşı eşit davranın. Sadece kadın olduğunuz için ondan bir şeyler beklemeyin.

8- Erkekleri tüm sorunlar için suçlamayın

Unutmayın; ikili ilişkilerde asla tek taraf tamamen suçlu değildir.

9- Nazik olun

Ağırbaşlı ve nazik olmaya özen gösterin. Her erkek böyle kadınlardan hoşlanır.

10- Bu 9 kuralı hiç unutmayın

Sık sık bu kuralları okuyun ve ilişkinizde uyarlamayı unutmayın

Eğer çapkınlık yapmak istiyorsanız bu uyarılarımızı mutlaka not alın. Mutlaka İşinize Yarayacaktır.

Kadınları ve Erkekleri Etkilemenin Püf Noktaları

Boğa burcunu iyi bir restoran etkiler. Koç'u parfümler. İşte astrolog Claire Petulengro'ya göre, insanı burcuna göre aşık etme yolları...

Koç Burcu: Önce güzel kokup kokmadığınıza özen gösterin. Lüks ve pahalı kokuları severler. Ucuz giyinmeyin.

Boğa Burcu: Hayatları yemek, seks ve para üzerine kurulduğundan iyi bir restoran, gece kulübünden daha etkili olur.

İkizler Burcu: Onu yeni açılmış bir yere götürün. Çok zor elde edilen rolü de oynamaya kalkmayın.

Yengeç Burcu: Biraz uzak durun. Onlar sırlarını koruyanlardan hoşlanırlar. Size güvenmesi zaman alacaktır.

Aslan Burcu: Ne kadar para kazandığınızı, başarınızın göstergesi olarak algılayacağı için kazancınızı bilmek ister.

Başak Burcu: Detaya çok dikkat ettiklerinden giyiminize ve saçınıza özen gösterin.

Terazi Burcu: Gülmeyi pek severler. Komik fıkralar ve hikayeler anlatın. Ama şarkı söylediklerinde sakın gülmeyin. Müziğe karşı kabiliyetleri olduğunu sanırlar.

Akrep Burcu: Kendiniz olun. Farklı görünmeye çalışanlardan hoşlanmazlar.

Yay Burcu: Onlarlayken alışılmış ve denenmiş metotlar kullanmayın. Yenilik severler.

Oğlak Burcu: Onun için ne kadar kazandığınız, hangi ülkeleri gördüğünüz, kimleri tanıdığınız önemlidir. iltifatı sever.

Kova Burcu: Kendilerini beğenmiş gibi görünürler ama aslında değildirler. Aptal hiç değildir. Romantiktirler.

Balık Burcu: Denizle ilgili her şeyi severler. İnsanlar hakkındaki kararlarında genelde yanılmazlar.

İLK BULUŞMA HEYECANI

Beklediğiniz gün nihayet geldi, onunla ilk kez buluşacaksınız... Peki ama nerede?

Sinema: İlk buluşma için pek uygun sayılmaz. Ne de olsa film başlar başlamaz ağzınızı kapamak zorunda kalırsınız. Ancak uzun süre yan yana oturacağınızdan, olumlu elektrik alıp almadığını anlaman için iyi bir fırsat olabilir. Bu arada filmin türüne göre birbirinize dokunma şansını da elde edebilirsiniz. Eğer bu bir korku filmiyse, ona sarılmanı hiç de ters karşılamayacak aksine hoşuna gidecektir. Ama sakın durumu abartayım deme!

Nelere dikkat etmelisin? Filmden hoşlanmasan bile bunu belli etmemen yerinde olur.

Yemek: İşte birbirinizi daha iyi tanımak ve bir dahaki buluşmayı garantileyecek bir ortam. Eğer onu gerçekten etkilemek ve senden başka bir şey düşünmesini istemiyorsan, mutlaka sakin ama romantik bir yere gitmenizde fayda var. Sınıf arkadaşlarının akınına uğrayan, gürültülü patırtılı yerler, ilk buluşma için hiç de uygun sayılmaz. Gelelim yemek anında yapman gerekenlere... Garson mönüyü getirdiğinde, uzun uzun inceleyip, bütün listeyi tek tek anlatmasını istersen, baştan şansının kaybolduğunu söyleyelim. Senin kararsız ve sıkıcı biri olduğunu düşünmesini istemezsin öyle değil mi? Göz ucuyla mönüye şöyle bir bakıp, kendinden emin ve cool bir tavırla, daha önce hiç tatmamış bile olsan bir yemek iste. Ne kadar aç olursan ol, yemeğini ağır ağır yemeye özen göster. Bu arada havadan sudan konuşmayı da ihmal etme. Yemek boyunca sakın hayat hikayeni anlatma. Bırak o seni çözmeye çalışsın. Unutmadan, ne kadar yakınlaşırsanız yakınlaşın ona dokunma girişiminde bulunma. Bunu, daha sonraki buluşmalara bırakman daha yerinde olur.

Nelere dikkat etmelisin? Ağzını sık sık peçeteyle sil. Yemek artıkları eşliğinde konuşmak pek hoş olmaz öyle değil mi?

Cafe: En uygun buluşma ortamlarından sayılır. Bol bol sohbet edebilir, birbirinizi yakından tanıma fırsatı bulabilirsiniz. Seçme şansın varsa, deniz veya yeşilliğe bakan bir masayı seç ki, daha romantik olsun. Böylece ona duygularını daha rahat ifade etme fırsatı tanımış olursun.

Oturma pozisyonunu da es geçmemek gerek! Tam karşısına oturursan, onu etkileme şansın azalabilir. Çünkü bu oturuş biçimi beden dilinde rakiplik anlamına gelir ve karşısındaki kişi seninle rahat iletişim kuramaz. Bu nedenle mümkünse, yanına otur ve onunla sadece göz teması kur.

Sohbet sırasında sakın peçete, telefon, çanta sapı gibi şeylerle oynama. Böyle yaparsan senin onu dinlemekten sıkıldığını düşünebilir. Anlattığı şey, önemsiz bile olsa, çok ilginç bir şey dinliyormuş gibi bedenini ona doğru yönelt ve can kulağıyla dinle.

Nelere dikkat etmelisin? Onu etkilemek için olmadık komplimanlar yapmaya kalkma, doğal ol ve bol bol gülümse

Konser: Her ne kadar sohbet şansı sıfır olsa da konser mekanı ilişkinizin ilk tohumlarını atmak için uygun bir yer olabilir. Özellikle bu, ikinizin de sevdiği bir sanatçının konseriyse... Üstelik burada cafe veya yemekte olduğu gibi birbirinize dokunmamak için kasmanıza gerek yok. İlk buluşmanız bile olsa, konser boyunca birbirinize sarılabilir, dans edebilir, birlikte sevdiğiniz sanatçının şarkılarına eşlik edebilirsiniz. Çıkışta yaptığınız nefis bir sandviç ziyafeti ve kısa bir yürüyüş, güzel bir aşkın başlangıcı olabilir.

Nelere dikkat etmelisin? Sesin iyi değilse kendini fazla kaptırıp, bağırmaya kalkma! Bütün hayallerini suya düşürebilirsin.

Parti: İlk buluşma için pek uygun sayılmaz ama birçok avantajı olduğu da bir gerçek. Her ne kadar koyu bir sohbete dalma fırsatı bulamasanız da, kalabalık sayesinde sıkılmadan vakit geçirebilirsin. En önemlisi, ortak arkadaşların sayesinde hakkında bir sürü tüyo kapabilirsin. Böylece bir dahaki buluşmanızda elinde ciddi anlamda veri olmuş olur.

Nelere dikkat etmelisin? Bir partide başına gelebilecek her türlü aksiliğe karşı önlem almayı unutma! Üzerine yemek dökülmesi, elbisenin askısının kopması veya çorabının kaçması karizmanı bir anda yerle bir edebilir.