Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
Kadın ve Erkek tarafından Sosyal Bilimler'de yazılan bir grup blogu
  • Konu

    58
  • Yorum

    0
  • görüntüleme

    5.119

Bu bloğa katkıda bulunanlar

Bu Blog Hakkında

Kadın ve Erkek üzerine tartışmalar ve bilimsel konular...

Entries in this blog

İLK BULUŞMA HEYECANI

Beklediğiniz gün nihayet geldi, onunla ilk kez buluşacaksınız... Peki ama nerede?

Sinema: İlk buluşma için pek uygun sayılmaz. Ne de olsa film başlar başlamaz ağzınızı kapamak zorunda kalırsınız. Ancak uzun süre yan yana oturacağınızdan, olumlu elektrik alıp almadığını anlaman için iyi bir fırsat olabilir. Bu arada filmin türüne göre birbirinize dokunma şansını da elde edebilirsiniz. Eğer bu bir korku filmiyse, ona sarılmanı hiç de ters karşılamayacak aksine hoşuna gidecektir. Ama sakın durumu abartayım deme!

Nelere dikkat etmelisin? Filmden hoşlanmasan bile bunu belli etmemen yerinde olur.

Yemek: İşte birbirinizi daha iyi tanımak ve bir dahaki buluşmayı garantileyecek bir ortam. Eğer onu gerçekten etkilemek ve senden başka bir şey düşünmesini istemiyorsan, mutlaka sakin ama romantik bir yere gitmenizde fayda var. Sınıf arkadaşlarının akınına uğrayan, gürültülü patırtılı yerler, ilk buluşma için hiç de uygun sayılmaz. Gelelim yemek anında yapman gerekenlere... Garson mönüyü getirdiğinde, uzun uzun inceleyip, bütün listeyi tek tek anlatmasını istersen, baştan şansının kaybolduğunu söyleyelim. Senin kararsız ve sıkıcı biri olduğunu düşünmesini istemezsin öyle değil mi? Göz ucuyla mönüye şöyle bir bakıp, kendinden emin ve cool bir tavırla, daha önce hiç tatmamış bile olsan bir yemek iste. Ne kadar aç olursan ol, yemeğini ağır ağır yemeye özen göster. Bu arada havadan sudan konuşmayı da ihmal etme. Yemek boyunca sakın hayat hikayeni anlatma. Bırak o seni çözmeye çalışsın. Unutmadan, ne kadar yakınlaşırsanız yakınlaşın ona dokunma girişiminde bulunma. Bunu, daha sonraki buluşmalara bırakman daha yerinde olur.

Nelere dikkat etmelisin? Ağzını sık sık peçeteyle sil. Yemek artıkları eşliğinde konuşmak pek hoş olmaz öyle değil mi?

Cafe: En uygun buluşma ortamlarından sayılır. Bol bol sohbet edebilir, birbirinizi yakından tanıma fırsatı bulabilirsiniz. Seçme şansın varsa, deniz veya yeşilliğe bakan bir masayı seç ki, daha romantik olsun. Böylece ona duygularını daha rahat ifade etme fırsatı tanımış olursun.

Oturma pozisyonunu da es geçmemek gerek! Tam karşısına oturursan, onu etkileme şansın azalabilir. Çünkü bu oturuş biçimi beden dilinde rakiplik anlamına gelir ve karşısındaki kişi seninle rahat iletişim kuramaz. Bu nedenle mümkünse, yanına otur ve onunla sadece göz teması kur.

Sohbet sırasında sakın peçete, telefon, çanta sapı gibi şeylerle oynama. Böyle yaparsan senin onu dinlemekten sıkıldığını düşünebilir. Anlattığı şey, önemsiz bile olsa, çok ilginç bir şey dinliyormuş gibi bedenini ona doğru yönelt ve can kulağıyla dinle.

Nelere dikkat etmelisin? Onu etkilemek için olmadık komplimanlar yapmaya kalkma, doğal ol ve bol bol gülümse

Konser: Her ne kadar sohbet şansı sıfır olsa da konser mekanı ilişkinizin ilk tohumlarını atmak için uygun bir yer olabilir. Özellikle bu, ikinizin de sevdiği bir sanatçının konseriyse... Üstelik burada cafe veya yemekte olduğu gibi birbirinize dokunmamak için kasmanıza gerek yok. İlk buluşmanız bile olsa, konser boyunca birbirinize sarılabilir, dans edebilir, birlikte sevdiğiniz sanatçının şarkılarına eşlik edebilirsiniz. Çıkışta yaptığınız nefis bir sandviç ziyafeti ve kısa bir yürüyüş, güzel bir aşkın başlangıcı olabilir.

Nelere dikkat etmelisin? Sesin iyi değilse kendini fazla kaptırıp, bağırmaya kalkma! Bütün hayallerini suya düşürebilirsin.

Parti: İlk buluşma için pek uygun sayılmaz ama birçok avantajı olduğu da bir gerçek. Her ne kadar koyu bir sohbete dalma fırsatı bulamasanız da, kalabalık sayesinde sıkılmadan vakit geçirebilirsin. En önemlisi, ortak arkadaşların sayesinde hakkında bir sürü tüyo kapabilirsin. Böylece bir dahaki buluşmanızda elinde ciddi anlamda veri olmuş olur.

Nelere dikkat etmelisin? Bir partide başına gelebilecek her türlü aksiliğe karşı önlem almayı unutma! Üzerine yemek dökülmesi, elbisenin askısının kopması veya çorabının kaçması karizmanı bir anda yerle bir edebilir.

Devir tasarruf devri olduğuna göre siz de işe zamandan tasarruf ederek başlayabilir çocuklardan ve eşinizden arta kalan zamanı kendinize ayırabilirsiniz. Böylece uzun zamandır yapmak istediğiniz şeylerin tadını çıkaracak vakti de bulmuş olursunuz.

Ev işi, çocukların bakımı, eşinizin istekleri derken kendinize hiç vakit ayıramamaktan şikâyet ediyorsanız zamandan çalma vaktiniz geldi demektir. Gün içinde yapacağınız birkaç pratik işlemle siz kendinize boş zaman yaratırken işleriniz de aynı şekilde yürümeye devam edecektir.

Teknolojiden yararlanın

Ev işleri yüzünden gazeteleri okuyamamaktan ya da haberleri izleyememekten yakınıyorsanız ilk olarak yapmanız gereken cep telefonunuza haberlerin gelmesi için bir komut göndermek olmalıdır. Böylece sıcak gelişmelerden teknolojinin nimetlerinden faydalanarak haberdar olabilirsiniz.

Günlük eşyalar

Her gün evden çıkarken yanınıza aldığınız bazı eşyalarınız olmalı. Örneğin anahtar, makyaj malzemeleri, cep telefonu, cüzdan gibi eşyalarınızı dışarıdan geldiğinizde kapının önünde bir torbaya koyun. Böylece bir daha dışarı çıkmanız gerektiğiniz bir çantadan diğerine boşaltarak ya da eşyalarınızı arayarak zaman kaybetmemiş olursunuz.

Randevular

Gün içinde doktora, kuaföre gidecekseniz randevunuzu erken saatlere almaya çalışın böylece gününüzü daha fazla değerlendirebilirsiniz. Sabah işinizi bitirir ve öğlen vaktinizi kendinize ayırmış olursunuz.

Misafirler

Eve arkadaşlarınızı çağırdıysanız bütün gün mutfakta yemek yapmak zorunda hissedebilirsiniz. Fakat sonuçta siz ünlü bir aşçı değilsiniz bu nedenle bir kerelik de olsa yemek yapmak yerine evin yakınındaki pastaneye uğrayarak ev yapımı ürünlerden alabilirsiniz. Siz söylemediğiniz sürece kimse sizin bir şey hazırlamadığınızı bilmeyecektir.

Yemek derdi

Her akşam için bütün gün evde yemek yapmak yerine bir günü yemeğe ayırıp, pişirdiklerinizi derin dondurucuya atabilir böylece diğer birkaç gün boyunca yemek derdinden kurtularak kendinize vakit yaratabilirsiniz. Eğer isterseniz donmuş yiyeceklerden alarak yemek zamanı kolay bir yemek de hazırlayabilirsiniz.

İnternet

Zamandan kazanmak için ilk yapmanız gereken teknolojik gelişmelere ayak uydurmak olmalıdır. Eğer internetle aranız iyiyse bilgisayar başına geçerek alışveriş yapabilir, saatlerce kuyruk beklemeden faturalarınızı ödeyebilirsiniz. Eğer bilgisayar kullanamıyorsanız birinden yardım isteyerek işlerinizi kolay yoldan halledebilirsiniz.

Planlı olun

Kendinize vakit ayırmak için planlı olmanız gerekir. Ne yapacağınızı bilmeden oradan oraya koşturmak yerine kendinize günlük bir plan oluşturmalı ve bu plana uyarak hareket etmelisiniz. Böylece zaman kaybetmemiş olursunuz.

Gardırop

Gardırobunuzu düzenlemelisiniz. Her şeyi rengine ve türüne göre ayırırsanız ne giyeceğim diye saatlerce düşünmek derdinden kurtulur ve o saatleri başka şeyler yaparak değerlendirebilirsiniz.

Ev işleri

Ev işini de planlı şekilde yapmalısınız. Her güne bir odanın temizliğini ayırabilir ya da her oda için bir saat belirleyebilirsiniz. Evdeki gereksiz eşyaları ortadan kaldırırsanız temizlikle çok da fazla vakit harcamamış olursunuz.

Liste

Evde biten şeylerin listesini buzdolabının üstüne yerleştirirseniz eksikleri teker teker almakla vakit kaybetmezsiniz. Markete gittiğinizde hepsini alır ve uzun süre kullanabilirsiniz. Böylece her gün markete gitmek yerine haftada iki kez gidebilirsiniz.

Alışveriş saatleri

Alışverişe çıkarken gideceğiniz saat de çok önemlidir. Trafiğin ya da, gideceğiniz yerin kalabalık olmaması için sabahın erken saatlerini ya da öğlen vaktini seçebilirsiniz. Böylece daha hızlı ve rahat bir alışveriş yapmış olursunuz.

Yeme düzeni

Yeme düzeninize dikkat ederseniz enerjiniz de yerinde olur böylece işlerinizi çabuk halledersiniz. Kahvaltı öğününü atlamazsanız sürekli acıkmaz ve bir şeyler yemek için sürekli yemek hazırlamak zorunda da kalmazsınız.

Yardımcı

Eğer imkânınız varsa çocuklar için bir bakıcı tutabilirsiniz. O çocuklarla ilgilenirken siz de dinlenebilirsiniz. Ayrıca ev temizliği için de bir yardımcı tutabilirsiniz haftada bir ya da on beş günde bir temizlik konusunda size yardımcı olacak birinin olması daha düzenli olmanızı sağlar.

Hayat skor tabelası tutmak değildir.

Kaç arkadaşınız olduğu ya da kaçının sizi arkadaş kabul ettiği değildir.

Bu hafta sonu için planlarınızın olması değildir.

Hafta sonunda yalnız olmanız da değildir.

Şu sıralar sevgiliniz olması değildir.

Geçmişte sevgiliniz olması ya da hayatınıza kaç sevgili girdiği de değildir.

Bugüne kadar hiç sevgilinizin olmaması da değildir.

Sizi kimin öptüğü değildir.

Aileniz ya da onların serveti değildir.

Hangi okula gittiğiniz değildir.

Ne kadar güzel ya da ne kadar çirkin olduğunuz değildir, giydikleriniz, ayakkabılarınız değildir.

Ne çeşit müzik dinlediğiniz değildir.

Okul notlarınız değildir.

Ne kadar akıllı olduğunuz değildir.

Herkesin size verdiği akıl notu hiç değildir.

Hayat standart testlerle tanımlanan kişiliğiniz de değildir.

Hayat bir kâğıda dökülmüş hayat hikâyeniz ve bu hayat hikâyesini kimin kabul ettiği de değildir.

Ama hayat;

Kimi sevdiğiniz, kimi incittiğinizdir.

Kimi mutlu, kimi mutsuz ettiğinizdir.

Sizin olanları koruyabilme ya da mahvedebilmenizdir.

Dostluklarınızdır.

Neyi söylediğiniz ve neyi kastettiğinizdir.

Hangi önemli hüküm ve kararları verdiğiniz ve de niçin verdiğinizdir.

İçinizde sevgiyi taşımak, büyütmek ve dağıtmaktır.

Ama en önemlisi, yalnız başına asla gerçekleştiremeyeceğiniz bir şeyi yapmak, hayatınızı, başka insanların kalbine dokundurabilmektir.

Başkalarının kalplerini etkileyecek yolu ancak siz seçersiniz.

Ve hayat bu seçimlerdir zaten.

Hayat silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır.

Ve insanlar böyle büyürler... Unutmayın;

Hayata kendimizden ne katarsak, hayattan da onu alırız.

Kabul, hep siz haklısınız, sizin dediğiniz doğru ve hep sizin sözünüz geçerli olmalı! Siz insanın kalbinden geçeni bile okuyabilirsiniz! Yok canım o kadar da değil diyorsanız, önerilerimize göz atınız.

1. EŞİNİN KİŞİLİĞİNE KARŞI AĞIR ELEŞTİRİDE BULUNMA

Eşinin kişiliğini küçük düşürücü, onur kırıcı sözler sarf etmek sevgiyi zedeler. ;;Sen hep böylesin, hep beceriksizsin.;; suçlamalarına sitemkar ve biraz da hakaret içeren ;;Hep kendi bildiğini okudun. Beni dinlemedin.;; sözleri suçlayıcı eleştirilerdir.

2. İŞİ YOKUŞA SÜRME

Günün birinde eşlerden birinde olumlu bir değişiklik olmuştur veya gittikleri doktor dinlenilmiş ve kişi olumsuz bir davranışından vazgeçmiştir. Diğer eş ;;On yıldır sana söyledim; ama beni dinlemedin, başkası deyince daha mı kıymetli oluyor?;; biçimindeki konuşmalar eşi üzen ve geriye döndürebilecek tarzdadır.

3. GEÇMİŞİ HATIRLATMA

Evlilik hayatı boyunca insanların olumsuz hatıraları olmuştur. Kavgalar, tartışmalar, atışmalar ya da unutulan anlar, yapılan yanlış davranışlar olagelmiştir. Evlilik hayatı boyunca bu kötü hatıraların eşler tarafından tekrak tekrar ısıtılarak ortaya konulması ilişkileri zedeler.

4. GENELLEMEDE BULUNMA

Eşinize bir kalıp biçerek o kalıba sokan ifadeler kullanmak, onu kötü bir fiille damgalamak da büyük hatalardan biridir. ;;Ben senin için değiştim, sen benim için hiçbir şeyden vazgeçmedin. Çok bencilsin...;; sözleri evliliği yıpratır.

5. EŞİNİN AKLINI OKUMA

Çiftler arasında diyalog tek taraflı olmaya başladığında eşler birbirlerine mesafe koymaya başlarlar. Sürekli iğnelemeler, kavgalar, atışmalar artık kadın ve erkeği kendi dünyasına itmiştir. Erkek de kadın da kendi dünyasında eşiyle konuşmaya başlar. Kafalarında kurdukları şeyler zaman zaman birbirlerinin hareketlerine yorumlar çıkarmaya neden olur. ;;Senin ne demek istediğini biliyorum. Ben senin bakışından anlarım.;; gibi sözlerle eşinin mimik ve hareketlerinden anlamlar çıkarılmaya başlanılır.

6. KENDİNİ HEP HAKLI GÖRME

Hatalar, yanlışlıklar iki taraftan da kaynaklandığı halde kim daha haklı, adeta ;;mahkeme;; kuruluyor.

7. KONUŞURKEN SÖZLERİN KESİLMESİ VE SES TONUNU YÜKSELTMESİ

İletişimde en önemli husus konuşan insanı sonuna kadar dinlemek, çok gerekliyse aralara girmektir. Dinlemek, anlamak ve kendimizi anlatmamız gerekiyor. Bunun yolu da saygıyla dinlemek, ses tonunu yükseltmemektir.

8. EŞLERDEN BİRİNİN KENDİSİNİ TERAPİST YERİNE KOYMASI

;;Senin hasta olduğunu biliyorum, nedenlerini de biliyorum. Senin ne zayıflıkların var hepsini keşfettim, ne yapman gerektiğini söylüyorum, beni dinlesen doktora filan da ihtiyacın olmaz;; gibi sözler doğru değildir. Eş ne kadar bilgili, tecrübeli olursa olsun kendini doktor yerine koymamalıdır.

Evlenen bir kişinin beslenme tarzı da değişir. Zengin sofralarda yenen yemekler, akrabalar arası davetlerde yiyip içmeler kilo aldırır. Kadınlar için önemli bir faktör de hamile kalmaktır...

Hayat o kadar fazla sürprizle dolu ki bizi nerede, ne zaman ve neyin beklediğini tahmin etmek çok zor. Hiç beklemediğimiz bir anda hayatımıza birisi giriyor ve bizi pek çok açıdan etkiliyor.

Tabii ki yalnız bir yaşamla evlilik hayatı arasında büyük bir fark var. Daha düzenli bir yaşamla birlikte hayatımızın var olan standartlarına yenileri eklenirken başka bir dünyanın içinde buluveririz kendimizi. Daha önceleri oldukça düzensiz olan beslenme alışkanlıklarımızda da kaçınılmaz şekilde değişiklikler gözlenir. Bir arada zengin sofralarda yenen yemekler, akrabalar arası davetler vs. hepsi bizim yeme alışkanlıklarımızdaki değişime yenilerini ekleyen faktörler arasındadır. Özellikle sözünü ettiğimiz Türk mutfağı gibi zengin bir mutfaksa...

Dolayısıyla söz dönüp dolaşıp yine aynı yere geliyor: "Seçicilik" ya da yaşamın her saniyesini "maksimum farkındalık" ile yaşamak.

Elbette kulağa çok kolay bir şeymiş gibi gelen bu durumu yaşama yansıtmak aynı derece kolay olamıyor. Çeşitli dönemlerde yaşanan sancılar zaman zaman bizi başkalarıyla bazen de kendimizle çatışmaya düşürür. İşte bedenimiz için bir başka kritik zaman! Bu dönemde de sorunları çözmede yine akılcı olmalı, bir şeylerin hırsını alırcasına bedenimize zarar vermemeliyiz. Unutmayın; sağlıklı bir psikolojik yapı her şeyin başını oluşturur.

Hayat bu rutin içinde devam ederken birden ailemize yeni birinin katılması gibi önemli bir karar alıveririz. İşte hayatımızla birlikte bedenimizin de büyük değişim yaşadığı bu dönemin öncesi ve sonrası biz kadınlar için oldukça önemlidir. Özellikle bu dönemde aldığımız kilolar çoğunlukla -vücudumuzda kalırsa- "evlendikten sonra kilo aldı", "kendini bıraktı" gibi yorumları destekler. Dolayısıyla alınan söz konusu kiloların kalitesi bu noktada önem taşır. Sağlıklı bir yaşam için olduğu gibi sağlıklı bir gebelik için de tüm besin öğeleri önemlidir.

Haftanın zayıflatan öğüdü

Zararsız abur cuburlar

Yağsız ve tuzsuz patlamış mısır (sınırsız).

Doğranıp üzerine limon sıkılmış salatalık (sınırsız).

Fırında tarçınla pişirilmiş elma, yanında 1 top diyet dondurma ile hem çok lezzetli hem de düşük kalorili bir tatlıdır.

Yeni araştırmalar yeni sonuçlar

Tahıl hastalıklara iyi geliyor

Tam tahıllı ürünler hastalıklara yakalanma oranını azaltıyor. Kanser ve kalp hastalığından ölüm oranını yüzde 17 ile 35 oranında azalttığı saptandı.

Kolesterole karşı aloe vera

Aloe vera kozmetik alanının yanı sıra birçok kronik hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Hayvanlarda yapılan bir araştırmaya göre total kolesterolü yüzde 61 oranında azaltıyor.

Brokoli mide kanserini önlüyor

Brokolinin kanseri önlemede yararlı olduğu biliniyor. Brokolinin mide ülserine neden olan H.pylori adlı bakteriyi önlemede de yardımcı olduğu saptandı.

Haftanın besini

BAKLA

Bakla sindirimi kolay ve çok besleyici bir sebzedir. Tanelerinde bol miktarda azot ve nişasta vardır. Baklagillere adını veren bu sebze, zengin bitkisel protein ve karbonhidrat içerir. Demir ve kalsiyum mineralleri açısından da zengin olan baklada A, C, B ve B2 vitaminleri de bulunuyor.

Bakla idrar yollarını temizler, bağırsak parazitlerini düşürür. Şeker hastalarında ise kan şekerini düşürücü bir etkiye sahiptir.

Sağlıklı bir gebelik için

Kilonuzu boyunuzun karesine böldüğünüzde çıkan sonuç 18.5-25 aralığının üstünde ise öncelikle bu normal değerin içine girip sonra gebelik serüveninize başlamalısınız.

Hormonal problemlerden kaynaklanan kilo artışınız mevcutsa bir endokrinoloji uzmanına tedavi olmalısınız.

Ailemizde var olan diyabet, kalp, yüksek tansiyon, kanser gibi rahatsızlıklar göz önüne alınarak rutin kontroller bir tarafa bırakılmamalıdır.

Bu dönemde alınacak vitamin ve mineraller çok önemlidir. Özellikle folik asitin (B vitamini) ayrı bir önemi vardır. En iyi kaynakları yeşil yapraklı sebzeler, pancar, brokoli, bamya, kuru baklagillerdir. Gebelikte ihtiyaç duyulan kalsiyum emilimi için yeterli düzeyde D vitamini mutlaka alınmalıdır. En iyi kaynakları yağlı balıklar, peynir, yumurta sarısı ve süttür. Kalsiyum, demir ve çinko gibi mineral açısından zengin besinler bu dönem ve sonraki yaşantımız için beslenme programında yer almalıdır.

Erkekler, kadınların ne istediğini bir türlü çözemezken, biz kadınlar onların ne istediklerini bulduk. Erkeklerin istediği, gerçek yüzünü göstermeden, kontrol altına alınmış gibi yapan kadınlar.

İşte erkeklerin gözdesi kadın tiplerinden bazıları. Siz de bunlardan birini kendinize örnek alın ve erkeğinizi parmağınızda oynatın.

Bayan tatlı

Bu kadın tipi her zaman mutlu olan bir Polyanna'dır. Her şeye iyi niyetle bakar, kocası eve geç geldiğinde suratını asmaz, maç izlemek istediğinde televizyonun önünden geçmez. Tek işi kocasını ve çocuklarını mutlu etmektir. Bayan tatlı, çoğu erkeğin rüyalarını süsleyen bir kadın tipidir.

Bayan seksi

Böyle bir kadınla birlikte olan erkekler, kendilerini dünyanın en şanslı erkeği hissederler. Her zaman seksi olmayı başaran ve yatakta hiç başı ağrımayan bu kadın tipini kendinize örnek olarak seçebilirsiniz. Böylece eşinizi hem yatakta, hem de özel hayatta mutlu edebilirsiniz. Özellikle fantezilerden korkmayan bu kadınlar, yatak dışında bu özelliklerini kimseye göstermezler.

Bayan dost

Erkekler bazen her şeyi konuşabilecekleri bir kadın isterler. Hem arkadaş hem eş olan bu ideal kadın tipiyle her şeyi konuşabilirler. Maçları birlikte izler, gerektiğinde birlikte arkadaş ziyaretine giderler. Tabii bu arkadaşlığı yatakta devam ettirmek istemeyen erkekler, her zaman olduğu gibi yatakta ateşli bir kadın istemekten vazgeçmezler.

Bayan özgür

Bu tip kadınlar erkeklerin bunaltan soruları sormaktan kaçınır. "Neredeydin, kimleydin?" gibi sözcükler onun kullandığı kelimeler arasında yoktur. Kendine ve eşine güveni tamdır. Gereksiz kıskançlıklar yapmaz ve karşısındakinden aynı davranışları bekler.

Bayan bakımlı

Erkekler güzel kadınları severler, bu nedenle her zaman kendine bakan, güzel giyimli kadınlarla birlikte olmak isterler. Böyle bir kadın onlar için çekicidir. Evde karşısına sürekli olarak eşofmanla ya da dağınık saçlarla çıkan bir kadınla beraber olmaktansa, evde bile seksi kıyafetler giyen bir kadınla birlikte olmak isterler.

Erkeklerin sevmediği kadınlar: Sakın böyle olmayın

Feminist

Özellikle aşırı feminist olan ve her söylediklerinin altında farklı bir anlam arayan kadınlar, erkeklerin hiç sevmediği tiptir.

Bağımlı

Erkekler özgür kadınları severler, sürekli olarak kendisine bağımlı olan kadınları sevmezler. Çünkü bu tip kadınların her zaman kendilerine ihtiyaçları olduğunu düşünerek, onları küçümseyebilirler.

Romantik

Romantizmi çok seven kadınların hayal dünyasında yaşadığını düşünen erkekler, izlediği filmlerden ya da okuduğu kitaplardan etkilenen romantik kadınları tercih etmezler. Çünkü bu tip kadınlar sürekli olarak ilgi isterler.

Sinirli

Erkeklere karşı sürekli öfkeli olan ve her zaman tartışmaya hazırlıklı olan bu kadın tipleri, erkekleri evlerinden soğutabilir. Böyle bir kadınla yaşamak onlar için oldukça zordur.

Nazlı

Sürekli her şeye ağlayan ve istediği şey olana kadar inat eden kadınlar, erkeklerin koşarak uzaklaşmasına neden olan tiplerdir. Nazlı bir kadınla evlenen bir erkeğin, mutluluğu başka yerlerde aramasına şaşmamak gerekir.

Kadınlar da erkekler de bir ilişki yaşayacakları kişide bazı özellikler arıyor. Kimileri güleryüz istiyor, kimileri de sevdiğinin doğal olmasını tercih.

Espri yeteneği: Bir kadını veya erkeği güldürebilmek, kalbinin yarısını da kazanmak demektir. Espri yeteneği çok hafif ama etkili bir silahtır. Küçük bir detaydır ama her şeyi bir anda değiştirebilir. Zekice yapılan espriler, sohbetin samimileşmesini sağlayacak en etkili yöntemdir.

Gülümseme: Kadınların erkeklerde aradıkları en önemli özelliklerden biri de güler yüzdür. Gülümseme, sizi çekici kılan unsurlardan biridir. Yüzünüzü aydınlatan sıcak bir gülüş, onu elde etmenizi sağlayacaktır. Sonuç, kesin ve çabuktur. Üstelik gülümsemeniz sizin ne hissettiğinizi bütün kelimelerden daha iyi anlatır. Eğer birinden hoşlanıyorsanız, aşıksanız veya onun için deli oluyorsanız, bunu sadece bir gülümseme ile ilan edebilirsiniz.

Doğallık: Bütün çekiciliğinizi olduğunuz gibi gösterebilirseniz, yani doğal olabilirseniz, kesinlikle karşınızdakini etkileyebilirsiniz. Hayatı ve insanları sevmek, yaşam enerjisi ve heyecan erkekleri de kadınları da çeker.

Sürprizler: Özel günleri fırsat bilip, ona mutlu olacağı hediyeler armağan edin. Vereceğiniz hediyenin içine romantik bir şiir ya da aşkınızı esprili bir şekilde ifade edecek minik bir kart eklemeyi de unutmayın. Ne kadar etkili olduğunu göreceksiniz.

Doğru hediye: Kadınlara ve erkeklere en doğru hediyeyi seçmek, onun kalbini on ikiden vuracaktır. Kadınları çiçek, parfüm ve güzel ambalajlanmış bir çikolata etkileyeceği gibi, erkekleri ise kalem ve kravatla etkileyebilirsiniz.

Erkek arkadaşınızı ya da kocanızı sürekli kızdırıyor fakat bunun sebebini bir türlü anlamıyor musunuz? İşte size birkaç ipucu...

  • Arkadaşlarının yanında azarlıyor tonda konuşmanızdan hoşlanmazlar.

  • Vitrinlere bakmanızdan, bakmakla da kalmayıp almayacağınız şeyi denemenizden hoşlanmazlar.

  • Onun yarattığı romantizme aynı dozda bir romantizm anlayışıyla cevap vermemenizden hoşlanmazlar.

  • Sizi yemeğe çıkarttıklarında "Diyet yapıyorum" demenizden hoşlanmazlar. "Para gitti" diye düşünürler.

  • Gündüz saatlerinde ağır makyaj yapmanızdan hoşlanmazlar.

  • Chat yapmanızdan hoşlanmazlar. Aynı paranoyak erkek kimliği burada da devreye girer.

  • Kahkaha atarken eliyle ağzını kapatan kızlardan hoşlanmazlar. Bir erkek için bir kadının ağız güzelliği önemlidir ama özgüven yüksekliği daha da önemlidir.

  • Gerçekten de sadece arkadaşlarınız olan erkeklerden bile hoşlanmazlar.

  • Gününüzün 10 saatini arkadaşlarınızla cepten mesajlaşarak geçirmenizden hoşlanmazlar. Dikkat edin, yüklü bir fatura gelirse en çok alay eden onlar olacaktır.

Erkekler Marstan kadınlar da Venüstense, her iki cinsin de birbirini anlamak için bu kadar çok vakit harcamasında şaşılacak bir şey yok.

Erkeklerle ilgili en çok sorulan soruların yanıtlarını sizin için araştırdık:

1- Zor kadını oynamak erkeklerin hoşuna gider mi?

İşe yaramakla kalmaz, doğru biçimde oynandığı takdirde ilişkiye sıcak bir başlangıç da sağlayabilir. İşin sırrı erkeklerin, kovalamacanın verdiği heyecanı sevmelerinde yatar. İnsan ele geçiremediğini ister. Bir şekilde ilgilendiğinizi belli etmekle birlikte biraz mesafeli davranırsanız, işi kaptınız demektir. Öte yandan, bu kovalamacayı onu teşvik edici küçük hareketlerle de renklendirmelisiniz. Ona göz süzercesine yukarıdan bakmanızın ve kararsız davranmanızın hayal kırıklığı yarattığını sezerseniz, ona göz kırpın. Bildik bir senaryo gibi gelse de, erkekler kovalamayı en az bizim kovalanmayı sevdiğimiz kadar severler. Erkeğinize doğru oltayı atın. Tünelin ucunda ışık olduğunu bilsin yeter.

2- Erkekler neden berbat dinleyicilerdir?

Erkekler aslında berbat dinleyiciler değillerdir. Sadece kötü birer editördürler. Onlara özellikle spor, seks ya da kendilerine yakın buldukları başka bir konuyla ilgili önemli veya ilginç bir şey söylediğinizde, şayet basketbol maçı izlemiyor ya da gazete okumuyorlarsa, kulaklarını dört açarlar. Ne var ki daha az ilgilerini çeken konulara gelindiğinde (moda, diyet furyaları, en iyi arkadaşınızın erkek arkadaşı), başlarını salladıkları, mırıldandıkları ya da dinliyormuş gibi yaptıklarında da değişen bir şey olmaz. Aslında sohbetten koptuklarının farkına bile varamazsınız. Fark ettiğiniz takdirde, öfkenizin birkaç saat boyunca dinmeyeceğini bilirler. İnandırıcı gelmedi mi? Belki de... Ama gerçek bu. Bir şeyleri değiştirmeye çalışmak istiyorsanız, önünüzde iki seçenek var: Ya erkeğiniz sizin hiç de ilginizi çekmeyen bir konudan bahsederken onunla ilgilenmiyor görünün (bunun farkına bile varmazsa hiç şaşırmayın) ya da konuşmalarınızın konularını daha büyük bir dikkatle seçin. Moda sohbetlerini arkadaşlarınıza saklayabilirsiniz.

3- Erkeğimin daha sevgi dolu olması için ne yapabilirim?

Erkek-kadın ilişkilerinde sürekli gündeme gelen sorulardan biri daha... Muhtemelen kimsenin işe yarar bir çözüm üretememiş olmasından kaynaklanıyor. Sevdiğiniz erkeğin size karşı daha sevgi dolu olmasını istiyorsanız erkekler köpeğe benzer teorisinden yararlanarak, ona gelmiş geçmiş en bilimsel köpek olan Pavlovun köpeği gibi davranın. Baş başa kaldığınızda erkeğinize küçük sevgi gösterilerinde bulunun. Örneğin arkasından yaklaşarak ona sarılın. Ona sarılırken gülümsemesini sağlayın. Kulağına size özel küçük esprilerden birini fısıldayın ya da pazar günü boyunca, sizden en ufak bir şikayet belirtisi duymadan, bütün gün spor kanalı izleyebileceğine söz verin. O da zaman içinde sevgi gösterilerini iyi şeylerle ilişkilendirecek, bu zevk verici davranışın karşılığını verme fikrine ısınacaktır. Ne kadar karşı koyamasanız da, ona bu konudan söz etmeyin. Sağlıklı bir ilişkide iletişimin yeri tartışılmaz ama ona ne kadar sevgi dolu olmasını istediğinizden söz ederseniz, gerçekte öyle olmasa da ağlayıp sızlanıyor izlenimi vermiş olursunuz. Böylece, hiçbir yere varamazsınız. Bazı şeyleri konuşmak yerine davranışlarınızla ortaya koyun. Sabırlı olun, bu iş biraz zaman alabilir.

4- Erkekler kadınların yatakta ne istediklerini dile getirmelerinden hoşlanırlar mı?

Bu isteklerinizin nasıl olduğuna bağlı. Bir erkekten daha geç boşalmasını veya daha güzel kokmasını isterseniz, alacağınız cevabın olumlu olma olasılığı düşüktür. Özel konuları konuşmaktan utanıyor ya da onu incitmek istemiyorsanız, oturup baş başa konuşmaktansa, yatakta bazı yeni hareketleri kendiniz uygulamayı deneyin. Tepkisini ölçün. Daha sonra, ondan bu konudaki düşüncelerini öğrenebilirsiniz. Yüzü kızarabilir, geçiştirmeye bile çalışabilir. Ama en azından, ona da yatakta yaratıcı olması için yeşil ışık yakmış olursunuz.

DEMEKTİR

Evimi bir parti sonrası temizlemek için saatlerce çalışabiliyorsam, birçok arkadaşım var demektir.

-Faturalarımı ödeyebiliyorsam, bir işim var demektir. -Pantolonum biraz sıkıyorsa, aç kalmıyorum demektir. -Gölgem beni izliyorsa, güneş ışığını görüyorum demektir. -Otobüsten indiğim yerden iş yerime kadar yolu uzun buluyorsam, yürüyebiliyorum demektir.

-Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyor ve bu eleştirileri başkalarından da duyuyorsam, konuşma özgürlüğümüz var demektir.

- Otobüs beklerken yanımdaki adam anahtarlarıyla oynuyor ve bu sesten rahatsız oluyorsam, duyuyorum demektir.

- Camları silmem, çatıyı onarmam gerekiyorsa, bir evim var demektir.

- Doğalgaz faturam yüklü geliyorsa, ısınıyorum demektir. -Yığınla ütülenecek ve yıkanacak çamaşırım varsa, yığınla giyeceğim var demektir.

- Çalar saatim sabahın köründe çalıyorsa, yaşıyorum demektir.

- Akşamları kendimi yorgun hissedebiliyorsam ve bacaklarım ağrıyorsa, o gün üretici olmuşum demektir.

- Ve tüm bunların farkına varabiliyorsam mutluyum demektir.

Yaşlı erkek ve genç kız... Uyumsuz bir birliktelik gibi gözükse de onlar aslında çok mutlu... Peki ama neden? Genç kız acaba o yaşlı erkekte neler buluyor olabilir?

İşin magazinsel boyutunu bir kenara bırakıp biraz da espritüel bir şekilde genç kızlar neden yaşlı erkeklerle birlikte olmak ister sorusuna birlikte cevap aramaya ne dersiniz?

1. Askerlik, iş bulma gibi nedenlerle uğraşmazsınız. O artık hayatını kurmuş bir erkektir.

2. Para durumları işleri güçleri oturduğundan daha iyidir.

3. Onu ailenizle tanıştırırken göğsünüzü gere gere tanıştırırsınız. Ne de olsa adam gibi adamdır artık.

4. Arkadaşlarıyla güç gösterisine girmezler.

5. Onunla bir bara ya da restorana gittiğinizde etrafını kesmezler.

6. "Beni aldatıyor mu?" düşüncesine daha az kapılırsınız. Eh 20'lik ateş değil ne de olsa.

7. "Şimdi nerede ve ne yapıyor?" diye düşünmezsiniz. Çünkü o artık bar, disko ve gece hayatını bırakmıştır. Sakin sakin evinde oturuyordur.

8. Çoğu şeye doymuştur artık o, siz onun gerçek "bir tanesi"sinizdir.

9. Eski defterleri fazla karıştırmazlar. Geçmiş geçmişte kalmıştır.

10. Onlar yalnız geleceğe bakarlar.

11. Giydiğiniz dekoltelere, minilere daha az takılırlar.

12. Onlar "olayları" artık "aşmış"lardır. Ufak tefek detaylarla uğraşmazlar.

13. Eski hatalarını tekrarlamazlar. Ne de olsa bunlardan yeterince ders almışlardır.

14. Eski kız arkadaşlarının fotoğraflarını odalarının bir köşesinde ya da cüzdanlarında taşımazlar.

15. "Eski kız arkadaşım da şöyleydi" cümleleriyle söze başlamazlar.

16. Geleceğe yönelik planları daha kolay kurarlar.

17. Daha çok özen gösterirler. Arada babacanlığa da geçerler.

18. Göğsüne başınızı dayadığınızda kendinizi kelimenin tam anlamıyla "güçlü" ve "güvenli" kollarda hissedersiniz.

19. Her an hissettikleri şeyleri daha rahat söylerler ve duygularını daha sık dile getirirler.

20. "Seni seviyorum" cümlesini kurmakta o kadar zorlanmazlar.

21. "Kadın" dilini daha iyi anlarlar.

22. Kıyafet, eşya vb. seçimlerde sizi yanlarından ayırmazlar. Onlar artık kadınların daha zevkli ve daha iyi alışverişçiler olduğunu kabul etmişlerdir.

23. Ne istediklerini daha iyi bilirler ve hedefe yönelmek için anında harekete geçerler.

24. Size kendilerini beğendirmek için daha çok çaba sarf ederler. Aslında daha oturmuş olduklarından kendilerine neyin, ne kadar yakıştığını daha iyi bilirler.

25. Sizi kaybetmekten gerçekten korkarlar. Sizin gibi çıtırı bulmuştur bir kere... Size keyfini çıkarmak kalır.

26. Sizinle konuşurken kelimeleri daha özenli seçerler.

27. Sohbetleri daha keyifli ve doludur. Kadınlarla da sohbet edilebildiğini anlamışlardır.

28. Zaman kavramı onlar için önemlidir. Her anı artık dolu dolu yaşamak isterler.

29. Onlar size kendinizi gerçek bir "kadın" gibi hissettirirler. Ne de olsa tecrübe!

30. Ve en önemlisi "ön sevişmenin" kadınlar için ne kadar önemli olduğunu artık bilirler ve ön sevişmeyi mümkün olduğu kadar uzatırlar. Böylece sizi daha mutlu ederler.

Erkeklerin hepsini 'erkek işte' deyip aynı kefeye koymayın. Bazıları gerçekten de farklı olabiliyor!

Romantik, anlayışlı ve hoşgörülü bir adamla birlikteyseniz ne ala; ancak ortada dolaşan kurt adamlar, vampirler, hayaletler de var! Sizin sevgiliniz hangi korkunç karaktere daha yakın dersiniz?

Vampirler

Sizin tüm enerjinizi emen insanlardır. Tüm varlığınızı kendi varlığı haline getiren erkek tipidir. Moralinizi bozar, sizinle vakit geçirmek yerine arkadaşlarıyla zaman geçirirler. Sürekli ona bağımlı yaşarsınız. Vampirler aynı zamanda kıskanç tiplerdir. Etek boyunuza, dekoltelerinize karışırlar; çünkü bu onların en doğal hakkıdır!

Yapılması gereken: Biraz sarımsak ile kendinizden uzaklaştırmanız mümkün. Tabii düşünce olarak. Kendinize zaman ayırmanız gerektiğini erkek arkadaşınıza acilen söylemelisiniz.

Bize sorarsanız: Bu tarz erkeklerle zaman geçirmek sizi boğmaktan öteye gidemez.

Kurt adamlar

Çift karakterli insanlardır. Bazen beyinlerini tüm yeni fikirlere kapatırlar (özellikle de siz önerdiyseniz), bazen de yeni fikirlerle gelip sizi şaşırtırlar. Arkadaşlarıyla futbol maçlarına gitmeye bayılırlar. Onların yanında kendilerini daha güçlü hissederler.

Yapılması gereken: Arkadaşlarının yanında kaplan kesilen bir erkek, sizi zaman zaman hiçe sayabilir. Erkek arkadaşlarından da hiçbir zaman vazgeçemeyeceği için, uzun vadede en büyük sorunların kaynağı bu olacaktır. İpleri elinize almak için tekrar tekrar düşünün.

Bize sorarsanız: Ruhları kımıl kımıl olan bu erkek tipine aşık değilseniz, orada durmanın hiç anlamı yok. Ama tekrar gözden geçirmelisiniz tabii... O limanda daha fazla durmanızı hak ediyorsa durun, yoksa olay yerinden hızla uzaklaşın!

Hayaletler

Aradığınızda bulamadığınız, bir çeşit hayalet de diyebileceğimiz erkeklerdir. Vardırlar, onları hissedersiniz ancak asla nerede olduğunu ve onlar için ne anlam ifade ettiğinizi öğrenemezsiniz. İyi oyuncudurlar, sizi her zaman kandırmayı başarırlar.

Yapılması gereken: Yakasından yakalayıp sorguya çekin, tabii bulabilirseniz!

Bize sorarsanız: Kötü erkekleri tüm kızlar sever. Siz eğer bir hayalet ile birlikteyseniz haklı bir nedeniniz kesin vardır ve ne dersek diyelim sizi ondan ayrılmaya ikna edemeyiz. En iyisi eksileri ve artılarıyla ilgili bir liste çıkarın. Bu size daha çok yardımcı olacaktır.

Zombiler

Akılları başlarında olmayan adamlardır. Sürekli birilerine fikir danışırlar. Sizi seviyor mu diye merak ederken, bu soruyu o size sorar. Gariptirler, anlaşılması zordurlar. Az konuşurlar. Onların olduğu yerde barışı sağlamak hiç de kolay değildir. Kavgaların nedenleri onlardır, ama sustukları için siz suçlu duruma düşersiniz.

Yapılması gereken: Neden bu hale geldiğini önce kendinize sormalısınız. Ya çocuğun aklını başından alan sizseniz? Öncelikle bunu öğrenmelisiniz. Peşine düşün. Sorunun sizden kaynaklanmadığını öğrenirseniz de sakın dağılmayın...

Bize sorarsanız: Dikkat, aldatılıyor olabilirsiniz. Bir araştırsanız fena olmaz!

Eğer çapkınlık yapmak istiyorsanız bu uyarılarımızı mutlaka not alın. Mutlaka İşinize Yarayacaktır.

Kadınları ve Erkekleri Etkilemenin Püf Noktaları

Boğa burcunu iyi bir restoran etkiler. Koç'u parfümler. İşte astrolog Claire Petulengro'ya göre, insanı burcuna göre aşık etme yolları...

Koç Burcu: Önce güzel kokup kokmadığınıza özen gösterin. Lüks ve pahalı kokuları severler. Ucuz giyinmeyin.

Boğa Burcu: Hayatları yemek, seks ve para üzerine kurulduğundan iyi bir restoran, gece kulübünden daha etkili olur.

İkizler Burcu: Onu yeni açılmış bir yere götürün. Çok zor elde edilen rolü de oynamaya kalkmayın.

Yengeç Burcu: Biraz uzak durun. Onlar sırlarını koruyanlardan hoşlanırlar. Size güvenmesi zaman alacaktır.

Aslan Burcu: Ne kadar para kazandığınızı, başarınızın göstergesi olarak algılayacağı için kazancınızı bilmek ister.

Başak Burcu: Detaya çok dikkat ettiklerinden giyiminize ve saçınıza özen gösterin.

Terazi Burcu: Gülmeyi pek severler. Komik fıkralar ve hikayeler anlatın. Ama şarkı söylediklerinde sakın gülmeyin. Müziğe karşı kabiliyetleri olduğunu sanırlar.

Akrep Burcu: Kendiniz olun. Farklı görünmeye çalışanlardan hoşlanmazlar.

Yay Burcu: Onlarlayken alışılmış ve denenmiş metotlar kullanmayın. Yenilik severler.

Oğlak Burcu: Onun için ne kadar kazandığınız, hangi ülkeleri gördüğünüz, kimleri tanıdığınız önemlidir. iltifatı sever.

Kova Burcu: Kendilerini beğenmiş gibi görünürler ama aslında değildirler. Aptal hiç değildir. Romantiktirler.

Balık Burcu: Denizle ilgili her şeyi severler. İnsanlar hakkındaki kararlarında genelde yanılmazlar.

Eğer çapkınlık yapmak istiyorsanız bu uyarılarımızı mutlaka not alın. Mutlaka İşinize Yarayacaktır.

Kadınları ve Erkekleri Etkilemenin Püf Noktaları

Boğa burcunu iyi bir restoran etkiler. Koç'u parfümler. İşte astrolog Claire Petulengro'ya göre, insanı burcuna göre aşık etme yolları...

Koç Burcu: Önce güzel kokup kokmadığınıza özen gösterin. Lüks ve pahalı kokuları severler. Ucuz giyinmeyin.

Boğa Burcu: Hayatları yemek, seks ve para üzerine kurulduğundan iyi bir restoran, gece kulübünden daha etkili olur.

İkizler Burcu: Onu yeni açılmış bir yere götürün. Çok zor elde edilen rolü de oynamaya kalkmayın.

Yengeç Burcu: Biraz uzak durun. Onlar sırlarını koruyanlardan hoşlanırlar. Size güvenmesi zaman alacaktır.

Aslan Burcu: Ne kadar para kazandığınızı, başarınızın göstergesi olarak algılayacağı için kazancınızı bilmek ister.

Başak Burcu: Detaya çok dikkat ettiklerinden giyiminize ve saçınıza özen gösterin.

Terazi Burcu: Gülmeyi pek severler. Komik fıkralar ve hikayeler anlatın. Ama şarkı söylediklerinde sakın gülmeyin. Müziğe karşı kabiliyetleri olduğunu sanırlar.

Akrep Burcu: Kendiniz olun. Farklı görünmeye çalışanlardan hoşlanmazlar.

Yay Burcu: Onlarlayken alışılmış ve denenmiş metotlar kullanmayın. Yenilik severler.

Oğlak Burcu: Onun için ne kadar kazandığınız, hangi ülkeleri gördüğünüz, kimleri tanıdığınız önemlidir. iltifatı sever.

Kova Burcu: Kendilerini beğenmiş gibi görünürler ama aslında değildirler. Aptal hiç değildir. Romantiktirler.

Balık Burcu: Denizle ilgili her şeyi severler. İnsanlar hakkındaki kararlarında genelde yanılmazlar.

Eskiden yeni evlenenlere "bir yastıkta kocayın" denirken şimdiler de "5 yılı geçirdiler mi tamamdır" deniliyor. Çünkü günümüzde boşanmak da evlenmek kadar hızlı gerçekleşiyor ve çiftler en kolay yolu seçmeyi tercih ediyor.

Modern çağın gerekliliklerinden biri olan flört etmek bir süre sonra nikâh masasında sonlansa da her nedense eskiden görücü usulü evlenen çiftlerin evlilikleri bir ömür boyu sürerken, severek evlenenlerin mutluluğu bazen bir yıl hatta bazen birkaç ay sürüyor. Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan ilginç sonuç ise boşanmaların en çok evliliklerin ilk 5 yılında olması. Yani evliliğinizde 5 yılı atlattıktan sonra boşanma riskiniz yarıya inmiş oluyor. Peki, ne oluyor da birbirini tanımadan evlenenler bir ömür boyu aynı yastığa baş koyarken, birbirlerini yıllarca tanıyanlar nikâh masasına oturduktan hemen sonra boşanıyor? Aslında bu sorunun altında birçok neden yatıyor fakat genel olarak bakıldığında sebepleri görmek çok da zor olmuyor.

Ekonomik güç

Eskiden evlilikler sadece aşk üzerine kurulu değildi. Aslında bu hiç romantik görünmese de gerçek bundan ibaretti. Kadınların kendi ayakları üzerinde durma imkânı yok denecek kadar azdı ve finansal olarak eşlerine bağımlıydılar. Bir eş, birkaç çocuk; bir kadın başka ne isteyebilirdi ki? Fakat zamanla her şey değişmeye başladı. Kadınlar eğitimle birlikte güçlenmeye ve finansal bakımdan özgürleşmeye başladılar. Kendi parasını kazanan bir kadının erkek egemenliği altında yaşaması söz konusu olamazdı. Artık durum eşitlenmişti. Aslında bu durum kötü değil aksine iyi bir gelişme oldu çünkü artık kadınlar da eşit haklara sahip oldular fakat bazen erkeklerin bunu kabul edememesi, bazen karşılıklı fedakârlıkların yapılmaması evlilikleri çıkmaza soktu.

Birlikte bir yaşam

Evliliklerin kısa süreli olmasının bir diğer nedeni ise çiftlerin uzun süreli birliktelikler yaşaması oldu. Birbirlerini uzun süre tanımak isteyen çiftler, hemen evlenmek yerine uzun süre flört etmeyi tercih etmeye başladı. Böylece birbirlerini tamamen tanıyan, her şeyi birlikte yapmaya başlayan çiftlerin evlendikten sonra keşfedecek çok da fazla bir şeyi kalmadı. Çoğu çift evlendiğinde birbirinden sıkılmış duruma geldiler. Böylece 5 yılı atlatmak için zamanları bile olmadan, birbirlerine karşı olan sevginin bittiğini söyleyerek boşanmayı tercih etmeye başladılar.

Modern yaşam

Çiftlerin birbirleri için yaratıldıkları düşünceleri çok eskilerde kaldı çünkü artık gelişen teknoloji ve modernleşen yaşam sayesinde iletişim teknikleri de gelişmeye başladı. Eskiden evden işe, işten eve giden erkek ya da kadın şimdiler de sadece iş ve ev arasında değil aynı zamanda internette ya da gittiği yerlerde başka insanlarla tanışma fırsatı yakalıyor. Bu nedenle de aldatma olayları giderek daha da artmaya başlıyor. Kendisine ilgi gösteren başka birini gören çiftlerden biri kendini daha iyi hissediyor ve o kişiye kayarak evliliğini bitirme kararı bile alabiliyor.

Fedakârlık

Eskiden evliliklerde iyi ve kötü günde birlikte olmak varken şimdilerde çiftler zorlukları beraber aşmak yerine zorluğu fırlatıp, atmayı tercih edebiliyor. Her şeyin kolaylaştığı günümüzde kimse başkasının sorunlarıyla başa çıkmak ya da mücadele etmek istemiyor. Aslında sorunlarla birlikte başa çıkmak kabul edilse evlilikler bir ömür boyu sürebilecek güce ulaşabilir.

İlk 5 yılı atlatmak için neler yapabilirsiniz?

Yapılan araştırmalar ilk 5 yılı atlatan çiftlerin evliliklerinin daha sonraki yıllarında mutlu olduklarını ortaya çıkarıyor. Bunun için yapmanız gereken bazı şeyler var:

Değişikliği kabul edin

Evlendiğiniz adamın ve kendinizin zaman içinde değişeceğini kabul ederek işe başlayabilirsiniz. Sadece siz değil herkes zaman içinde değişir. Önemli olan bu değişimi sindirebilmek ve kabul edebilmektir. Eğer güçlü bir aile olmak istiyorsanız değişimlerden korkmamalı ve karşınızdakine ayak uydurmaya çalışmalısınız.

Zor günler olacak

Çiftlerin evlenirken düştükleri en büyük hata evlendikleri halde neden zorluklarla baş etmek zorunda kalmaları gerektiğini anlamamalarıdır. Fakat evlilik inişleri, çıkışları olan bir kurumdur ve evlendiniz diye her şeyin mükemmel olmasını beklemek kesinlikle yanlıştır.

Kavga etmeyi öğrenin

Her evlilikte kavgalar olabilir fakat önemli olan kavga nedeni değil nasıl kavga edildiğidir. Eğer karşınızdakine o anki sinirinizle kırıcı sözler söyler ya da kötü davranışlarda bulursanız kalıcı yaralar açabilirsiniz. Bunun yerine öfkenize hâkim olmayı öğrenmeli ve uzlaşmacı olmalısınız. Evlilik bir güç gösterisi değil, ortak bir paylaşım alanıdır.

Affetmeyi bilin

Her şeye sinirlenmek ya da kestirip atmak yerine karşınızdakini dinlemeyi öğrenin. Yaptığı kötü bir davranış için açıklayıcı bir sebebi olabilir ve siz onu affetmeyi bilirseniz aynı şeyi ondan da bekleyebilirsiniz.

Hatırlayın

Kendinize sürekli olarak neden eşinizle evlendiğinizi hatırlatın. Nasıl karşılaştığınızı, ilk buluşmanızı hafızanızda canlı tutun. Eski günlerin heyecanını unutmazsanız bugüne daha kolay adapte olabilirsiniz.

İstekler aynı sonuç farklı. Bir ömür boyu sürsün isteniyor

46 ülkede 25 bin kişinin katılımıyla yapılan bir araştırma, Asya'da Müslüman ve Katoliklerin, ömür boyu evliliği tercih etme konusunda başı çektiğini gösterdi. Yüzde 97 ile ömür boyu evlilik fikrine inanan Endonezyalıları, yüzde 92 ile Türkler izlerken, Filipinliler ve Malezyalıların yüzde 89'unun evliliğin ömür boyu sürmesi gerektiğini düşündüğü görüldü. Batı'da ömür boyu evliliğe inanların en fazla olduğu ülkenin ABD olduğu, Amerikalı kadınlara oranla daha fazla Amerikalı erkeğin bu fikri savunduğu belirtiliyor.

Araştırmada ayrıca, Asya'daki Müslüman ülkeler arasında Endonezya ve Malezya'nın, evliliği "yaşam gayesi" olarak görme konusunda başı çektiği, Avrupalıların yarısından daha azının evliliği "yaşam gayesi" olarak gördüğü, Yunanlıların yüzde 74'ünün evliliği "yaşam gayesi" olarak görmeyenler arasında ilk sırada yer aldığı belirtiliyor.

Avrupalıların yüzde 77'si, uzun ve istikrarlı bir ilişkinin evlilik kadar iyi olduğunu söylerken, Batı Avrupa'da kadınlar tarihte ilk kez eş yerine kariyer peşinde koştuğu ve ömür boyu süren bir ilişki yerine bağımsızlığa değer verdiği ortaya çıktı.

BEKLEMEYİN

Nazik olmak için, bir gülümseme beklemeyin.

Sevmek için sevilmeyi beklemeyin.

Bir arkadaşın değerini anlamak için, yalnız kalmayı beklemeyin.

Çalışmaya başlamak için, en iyi işi beklemeyin.

Öğütleri hatırlamak için, düşmeyi beklemeyin.

Duaya inanmak için, acıları beklemeyin

Yardım edebilmek için, zamanınız olmasını beklemeyin

Özür dilemek için, diğerinin acı çekmesini beklemeyin.

Barışmak için, ayrılığı beklemeyin,

Çünkü ne kadar vaktimiz var bilmiyorsunuz

Seks ve cinsellikle ilgili bilginize ne kadar güveniyorsunuz? Doğru bildikleriniz gerçekten doğru mu?

Seks ve cinsellik Türkiye'de hala bir tabu Yanlış inanışlar doğrulardan çok daha fazla. Hâlâ yaşlanınca, menopoza girince ya da kalp krizi geçirince cinsel yaşamın bittiğini düşünüyor, sertleşme sorununda panik oluyoruz!

Tabular ve yanlış bilgiler cinsel hayata küstürüyor. Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD); cinsel hayata küstüren mitleri açıkladı. Prof. Dr. Engin Eker, Prof. Dr. Erdoğan Ertüngealp ve Prof. Dr. Arşaluys Kayır'ın hazırladığı rapora göre; orta yaş ve yaşlılık döneminde sekse dair doğru bilinen yanlışlar:

1- Hem erkekler hem de kadınlar için yaşlanınca cinselliğin kalitesi azalır

Cinsellikte yaşananlar 50 yaşından sonra farklılaşır, kötüleşmez. Yaşlandıklarında kadınların cinsellik açısından kendilerine güvenleri artar. Cinsel birleşmeden daha fazla zevk alırlar. Kadınların çoğu 30'lu yaşları biraz geçinceye dek cinselliği başlatmaktan hoşlanmaz.

2- Menopozda cinsel istek azalır

50 yaş üzerindeki kadınların yüzde 72'den fazlasının cinsel arzu azalması dahil, cinsel yaşamları ile ilgili herhangi bir şikayetleri bulunmuyor. Menopoz sonrasında seks ile daha az ilgilenen kadınları, hormonal dengesizlik ve olumsuz düşünceler de etkileyebilir.

3- Sertleşme sorunu tıbbi müdahale olmadıkça düzelmez

40 yaş civarına kadar hemen hemen her erkek sertleşme sorunu yaşayabilir ama daha sonra fiziksel ve cinsel açıdan tıbbi müdahale olmadan hayatlarını sürdürebilirler.

4- Erkekler cinsellikte 15-20 yaşında en üst noktadadır

Daha geniş sözcüklerle ifade edilen cinsellikte; bir erkek, iyi bir aşık olma ve farklı yollarla partnerini memnun etme yeteneğini yaş ilerledikçe kazanır.

5- Kadınlar cinsellikte en üst noktaya 30'unda ulaşır

Kadınların vücutları ile artan uyumları ve sekste kendilerine olan güvenleri 30 yaşından sonra artmaya devam eder. Bir kadının orgazm kapasitesi yaşla birlikte azalmaz.

6- Gençlik dönemlerinde orgazm daha yoğun olur

Kadınların çoğu orgazmı 40 yaşından sonra daha yoğun yaşadıklarını ifade ediyor. Erkekler ise orgazmı daha yaygın hisseder. Orta yaşta erkekler orgazmı gençlik dönemlerindeki gibi tüm bedenlerinde hissetmeye devam eder.

7- Kalp hastaları cinsel yaşamdan sakınmalı

Boston Hastanesi'nde yapılan araştırmada; sabah yataktan kalktığımız zamanla, cinsel ilişki sırasındaki kalp krizi geçirme riskinin aynı olduğu belirlendi. Cinsel aktivite herkes için yararlı bir aktivitedir; stresi azaltmaktan depresyonu önlemeye kadar etkileri bulunur.

8- Cinsel birleşme, hedeflenmesi beklenen tek davranış çeşididir

Batı kültüründe cinsel ilişki eşittir cinsel birleşmedir. Oysa orta yaşı geçmiş erkekler tıpkı kadınların istekleri gibi dokunulmayı, öpüşmeyi ve okşanmayı ister. Ön sevişmeler erkek ve kadının birbirlerine cinsel zevk vermek için yaptıkları her türlü davranışla eşdeğerdir.

AŞKIN 10 ALTIN KURALI

İlişkinizde bu 10 kuralı uygulayın, aşkta kazanan hep siz olun ve mutluluktan her daim uçun!

1- İletişim kurmayı öğrenin

Ona ne demek istediğinizi, ne istediğinizi dolaylı yoldan değil, direkt söyleyin. Birinden sizin zihninizi okumasını beklemek, iletişim kurmak değildir.

2- Tutarlı olmayı öğrenin

Ağzınızdan bir şey çıkıyorsa, bunun arkasında durun ve söylediklerinizi yapın. Kendinize karşı dürüst olun ve bir şey söyleyip, başka bir şey yapmayın. Kararlarınızı birçok kez değiştirmeyin.

3- Seksi yem olarak kullanmayın

Erkek arkadaşınıza ya da eşinize karşı seksi asla yem olarak kullanmayın, seksi yaşamak istiyorsanız yaşayın. Seks, bir şeyin cezası ya da ödülü olmamalıdır.

4- Bilincinizi geliştirin

Partnerinizin cinsel gücü ile ilgili kötü sözler sarf etmeyin. İlişkinizde menfaatinizi ön planda tutmayın, gereken fedakârlıkları karşılık bekleyerek yapmayın, onun da böyle davranmasını sağlayın.

5- Ona yanlış mesajlar göndermeyin

Her zaman dürüst ve net olun, ondan her şeyi anlamasını beklemeyin ve anlamıyor diye de sorun çıkarmayın.

6- Erkeklerin hayatınızı finanse etmesini beklemeyin

Hayatınızdaki erkeklere ATM makinesiymiş gibi davranmaktan vazgeçin, 2000'li yıllarda şunu unutmayın ki herkes kendi bütçesinden sorumludur.

7- Eşitlik bekliyorsanız, siz de eşit davranın

İlişkinizde ezilmek istemiyorsanız, siz de her zaman partnerinize karşı eşit davranın. Sadece kadın olduğunuz için ondan bir şeyler beklemeyin.

8- Erkekleri tüm sorunlar için suçlamayın

Unutmayın; ikili ilişkilerde asla tek taraf tamamen suçlu değildir.

9- Nazik olun

Ağırbaşlı ve nazik olmaya özen gösterin. Her erkek böyle kadınlardan hoşlanır.

10- Bu 9 kuralı hiç unutmayın

Sık sık bu kuralları okuyun ve ilişkinizde uyarlamayı unutmayın

İlişkide romantizm olmazsa olmaz ancak siz yine de uyarımızı dikkate alın: Çok fazla romantizm de sıkıcı olabilir.

Kabul edelim ki biz kadınlar yıldönümlerine ayrı bir ilgi gösteriyoruz. Tanışma yıldönümünden tutun, en ufak olayın yıldönümünü takip edip kendi kendimize bir sürü kutlamalar icat ediyoruz. Partnerlerimiz de yıldönümlerine karşı olan bu abartılı tutumumuzu anlamakta zorlanıyorlar. Kutlama ajandamızı zar zor takip etmeye çalışırken emin olun ki bunlardan hiç haz etmiyorlar.

Dediğimiz gibi, biz kadınlar her ana özel bir mana yüklerken erkeklerin umursamaz tarzı bizi rahatsız ediyor. Bu konudaki görüş farklılıkları çoğu kez ciddi kavgalara yol açabiliyor. Sorun yaşamak istemiyorsanız, partnerinizden daha duyarlı olmasını isterken siz de kutlamalar konusunda dengeli davranmayı deneyin. İşte altı aşk tuzağı ve onlara düşmemek için uygulanacak basit yöntemler.

1. Ev yapımı yemekler

Gurme marketten en güzel baharatları aldınız ve günün yarısını mutfakta geçirerek akşama olağanüstü bir mönü hazırladınız. Son derece şık bir sofra kurup mumlarla donattınız. Bu kadar efordan sonra, sevgilinizin bunu fark etmesini ve özel bir ilgiyle karşılamasını beklersiniz. Ne yazık ki böyle bir sürprizle karşılaşan erkekler, kuru bir teşekkürden sonra, hemen yemeğe dalarlar. Bu davranış aslında son derece normal, jestiniz için önünüzde diz çökmesini bekleyemezsiniz. Diz çökmediği için de onu nankörlükle suçlayamazsınız.

Tuzağı atlatma yöntemi

İlk önce jestinizi takdir etmediğini düşünmeyin. Sizin sevgiliniz de tipik bir erkek ve o hazırlıkları yapmak için ne kadar zaman harcadığınızı bilemez. "Sizden asla istemediği bir şey için size minnettar olmasını bekleyemezsiniz" diyor psikolog Aline Zoldbrod. Fiziksel yorgunluğun yanı sıra o yemeğe yüklediğiniz anlamın hafife alınması da sizi kızdırmış olabilir. Ama şunu unutmayın: Ne kadar özel ve şık olursa olsun hazırladığınız, sonuçta bir yemektir, sevgiliniz onu bir bağılılık ve fedakarlık göstergesi olarak algılamaz. "Özel bir yemek hazırlamanızdaki sebep sevgilinizle özel anlar paylaşmak olmalı, bunun karşılığını beklememelisiniz" diyor Zoldbrod. Candan bir teşekkürle yetinin ve yemeklerinizi zevkle yediğini seyretmekten keyif alın.

2. Birlikte ilk Sevgililer Günü

Her ne kadar kırmızı güller, kırmızı şarap ve mum ışığında bir akşam yemeği klasikleşmiş bir senaryo olsa da nedense her kadın bunları sevgilisinden bekler. Bunları beklemekle yetinmeyenler de var: Özel, akla gelmeyecek sürprizler bekleyenlerin sayısı hiç de küçümsenecek gibi değil. Eğer yapılan sürpriz beklentileri karşılamazsa mutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşanır.

Tuzağı atlatma yöntemi

Şunu artık kabul edin: Erkeklerin kırmızı kalplere alerjileri var. Sevgililer Günü için ticari amaçla tasarlanmış bu objeler, sevgilinizin size olan duygularının ölçütü olamaz. Yılın belli bir gününde romantik olma mecburiyeti de erkekler için ağır bir yüktür. Sevgilinizin istediği gibi ve istediği zaman size duyduğu sevgisini gösterme hakkı var. Bunu belli kalıplara sokmaya çalışmak doğru değil.

Kırmızı kalpler ve çiçekler konusunda saplantılıysanız, bunu sevgilinize anlatın. Beklentilerinizi tahmin etmesini beklemek hem onu hem sizi yorabilir. Sevgililer Günü'ne çok önem veriyorsanız insiyatifi siz ele alın: Restoran rezervasyonunu yaptırdıktan sonra, diğer detaylar için sevgilinizi görevlendirin. Bu şekilde, bugüne özel bir anlam yüklediğinizi anlayıp beklentilerinizi karşılamaya çalışacaktır.

3. Yapay yıldönümleri

İlişkinizde çok mutluysanız bazı günlere olur olmaz anlamlar yükleyerek, bunları kutlarken sevgilinizin de sizin kadar heyecanlı olmasını beklersiniz (Aşkını itiraf etmesinin 8'inci ayı gibi). Bu tür günler yaratmakta ustaysanız birkaç deneyimden sonra sevgilinizin sıkılmasına alınmamalısınız.

Tuzağı atlatma yöntemi

Sevgilinizin her şeyi hatırlayamamasına alınmayın: Tarihleri ezberleme konusunda erkekler pek başarılı değiller. Doğum gününüzü veya evlilik yıldönümünüzü hatırlarsa bunu yeterli sayın ve önemli önemsiz diğer yıldönümleri için aynı özeni beklemeyin. İlk öpüştüğünüz günü hatırlamanız onu mutlu etse de bunun yıldönümünü kutlamasını beklemeyin. Kadınlar için yıldönümleri ilişkinin sağlamlığını gösteren birer ipucudur ancak erkekler bunu bu şekilde değerlendirmezler. Onlar mutlu olup olmadıklarına bakarlar ve sizinle birlikte mutlularsa ek işaretler ve ipuçlarına takılmazlar.

Önemsiz günlere anlam yüklemekten vazgeçin. Tanışma gününüzü hatırlamanız çok güzel, bundan sevgilinize de bahsedin ve tanıştığınız için çok mutlu olduğunuzu ifade edin. Ondan özel bir şey beklemeyin. Beklemediğiniz halde ondan bir sürprizle karşılarsanız mutluluğunuz ikiye katlanır ancak bekleyişe girdiğiniz takdirde bu sürpriz gelmezse mutsuz olursunuz.

4. Akşam yemekleri

Günler öncesinden sevgilinizle dışarı çıkma planları yaparken ister istemez bir peri masalı gecesi yaşamayı beklersiniz. Dolabınızdaki en seksi elbiseyi giyersiniz, sevgilinizden arabanın kapısını sizin için açmasını ve masaya oturmadan önce ve kalktıktan sonra sandalyenizi çekmesini umarsınız. Hatta yemek boyunca gözlerini, gözlerinizden ayırmamasını da bekliyor olabilirsiniz. Gerçek hayatta bu şekilde davranan erkekler çok azdır ve sevgilinizin bir kavalye gibi davranmaması sizi fazla üzmemeli.

Tuzağı atlatma yöntemi

Sevgilinizin sıradan davranışlarının sizi üzmemesi için, kafanızda o geceyle ilgili abartılı senaryolar yazmayın. Ne yapması gerektiğini, nasıl davranmasını istediğinizi günler önceden tasarlamayın. Onun doğal olmasına, içinden geldiği gibi davranmasına izin verin. Ona kalıplaşmış maskeler takmaya çalışırsanız sonunda mutsuz olursunuz.

Sevgilinizi olduğu gibi sevmelisiniz. Onun nasıl olması gerektiğiyle ilgili kafanızda bir projeksiyon yapıp onu o şekilde severseniz ilişkiniz olumsuz etkilenir. Şunu hatırlayın: Erkekler genelde onlara verilmiş rolleri okumayı sevmezler, kalıpları dikkate almadan eğlenmeyi severler. Beraber geçireceğiniz gecenin hoşunuza gitmesi için, romantik beklentilerle yola çıkmak yerine, eğlenmeye, iyi vakit geçirmeye bakın.

5. Bayramı birlikte geçirmek

Diyelim ki sevgiliniz bayramı veya yılbaşını ailenizle geçirmeyi kabul etti. Tatil boyunca büyüklerinizle entelektüel sohbetler yapmasını, giyimine özen göstermesini ve bu beraberliğe farklı bir anlam yüklemesini bekliyorsanız, yanılıyorsunuz. Kabul edin ki bu tür ziyaretler hiç kolay değildir ve sevgilinizin gergin olması doğaldır. Gerginliği, orada bulunmak istememesiyle veya sizi sevmemesiyle ilgili değildir.

Tuzağı atlatma yöntemi

Şöyle düşünün: Sizinle birlikte ailenizin yanında bayramı geçirmesi, zaten ilişkinize önem verdiğini gösterir. Bulunduğu durum hiç kolay değil: Sizi en az onun kadar seven başka insanlarla birlikte olup, onlarla iyi vakit geçirmeye çalışıyor. Onun ideal sevgili gibi görünmesini isteyebilirsiniz ama bu ona ek bir stres yaratacaktır. Bunu yapmak yerine, ona ortama ayak uydurması konusunda yardım etmelisiniz. Siz kendi yerinizdesiniz, o deplasmanda, destek alması gereken kişi o. Sohbetlerde, alışverişlerde ve bayram kaosunun yarattığı streste ortak bir platform oluşturursanız hayatını kolaylaştırmış olursunuz.

6. Birlikte tatil

Kadınların çoğu için sevgilileriyle ilk tatil epey efor ve stres gerektirir. Ağda randevusu, alışveriş, yeni iç çamaşırları, rüya gibi bir tatilin beklentilerinin verdiği heyecan, hepsi üst üste biner. Erkekler için durum çok farklıdır: İki T-shirt, bir şort, bir diş fırçası ve birkaç prezervatif kutusundan oluşan bagajlarını iki dakikada hazırlayıp yola çıkmaya hazır olurlar. Bu şekilde davranmalarını özensizlik olarak algılarsanız yanlış yargılara varırsınız. Erkekler genelde daha rahat davranırlar, bu onların yaradılışlarıyla ilgilidir, sizinle veya ilişkinizle hiçbir ilişkisi yoktur.

Tuzağı atlatma yöntemi

Tatilin anlamı erkekler ve kadınlar için ayrıdır. Kadınlar sevgilileriyle yaptıkları ilk tatili aşırı önemser ve onu ilişkinin bir kilometre taşı olarak görürken bu olayın başarılı geçmesi için efor sarf etmeye hazırlardır. Erkekler için tatil dinlenme ve başıboşluk demektir. Tatillerini sizinle geçirmenin onları heyecanlandırmadığını düşünmeyin, onlar da en az sizin kadar mutlu ve heyecanlılar ancak planlar yapmak yerine olayları akışına bırakmayı tercih ederler. Erkekler, kadınların bir tatil için o kadar çaba sarf etmelerine anlam vermezler. Onlar ilişkinin emek gerektirdiğini bir türlü anlayamazlar. En iyisi, siz de aşırı çaba göstermekten vazgeçin ve olayları akışına bırakın. En önemlisi beraber olmanız, bunun tadını çıkarın.

AŞK TESTİ

1- "Seni seviyorum" demeye doymuyorsanız.

2- En bakımsız halinizi bile görmesine aldırmıyorsanız.

3- En bakımsız halinize bile bayılıyorsa.

4- En sarhoş olduğu zamanlarda bile, asla size eski sevgilisinin adıyla hitap etmiyorsa.

5- Eski sevgilinizi gördüğünüzde içiniz kıpır kıpır olmuyorsa.

6- İş seyahatine çıktığında ondan haber alamadığınızda, sinirlenmek yerine, başına birşey gelmesinden endişe ediyorsanız.

7- Gazetenin 3. sayfasını okurken gördüğünüz kötü haberler sizi çok etkiliyorsa ve "ya o da böyle bir kaza geçirirse" diye düşünüp telaşa kapılıyorsanız.

8- Başınız çok ağrıdığında, uyumanıza yardım etmek için, bütün gece size Sindrella'yı ve Robin Hood'u anlatıyorsa

9- Birlikte tatlı yaparken çok eğleniyorsanız.

10- Alışverişten sonra sizinle ilgileniyorsa. Ama sadece kredi kartı borcunuzu öğrenmek için değil, aldığınız şeyleri görmek için.

11- Yedekte adam tutmak huyunuz, esrarengiz bir şekilde sizi huzursuz etmeye başladıysa.

12- Sizin için çok önemli bir toplantıda, yüzünüzde bir gülümsemeyle hayallere dalıyorsanız.

13- En aptal aşk şarkıları bile size son derece anlamlı geliyorsa.

14- Eski Türk filmleri sizi ağlatmaya başladıysa.

15- Çevrenizdekiler, sizin çok daha anlayışlı ve pozitif biri haline geldiğinizi söylemeye başladılarsa.

16- Daha telefon çalarken, onun aradığını anlıyorsanız.

17- Siz seyahatteyken, hergün çiçeklerinizi sulamak için size uğruyorsa.

18- Size araba kullanmayı öğretirken, sabrını sonuna kadar muhafaza edebiliyorsa.

19- Saçınızın rengini bir ton bile değiştirseniz, loş ışıkta dahi farkı anlıyorsa.

20- Birbirinizin kredi kartı şifresini biliyorsanız.

21- Annenizle sevgi dolu bir ses tonuyla konuşuyorsa.

22- Annesiyle sevgi dolu bir ses tonuyla konuşuyorsanız.

23- Henüz evlenmeden çocuk isimlerinden bahsetmeye başladıysanız.

24- Onsuz tatile çıktınız ve bütün vaktinizi telefon başında onu ne kadar çok özlediğinizi anlatarak geçirdiniz.

25- Canınız işe gitmek istemediğinde sizin için patronunuzu arayıp hasta olduğunuzu söylüyorsa.

26- Siz kilo aldıkça, tombul kadınları sevdiğinden bahsediyorsa.

27- Üzerinde son derece eski moda giysiler olsa bile, onunla en yakın arkadaşlarınızın uğrak mekanı olan bara gitmekten rahatsız olmuyorsanız.

28- Size durup dururken çiçek alıyorsa.

29- Size hala oyuncak ayılar ve tüylü köpekler alıyorsa.

30- Ne kadar saklamaya çalışsanız da, bugün sizin için kötü giden birşeyler olduğunu farkediyorsa.

31- Yorgun olduğunda bile size seve seve masaj yapıyorsa.

32- Onun yüzünden eğitiminizi yarım bırakmanın veya kariyerinize zarar verecek bir adım atmanın "fedakarlık" olduğunun farkındaysa.

33- Başınız sıkıştığında ilk aklınıza gelen onun koruyucu omuzlarına ihtiyacınız olduğuysa.

34- Sizin için yemek, temizlik hatta ütü yapıyorsa.

35- Arkadaşlarınızla vakit geçirmeniz ve onun dışında da bir hayatınız olması konusunda sizi>destekliyorsa.

36- Özel günleri asla unutmuyor ve ufakta olsa mutlaka bir hediye alıyorsa.

37- Sizin için ağlamaktan utanmıyor hatta bunun için gurur duyuyorsa.

38- Çok paraya ihtiyacınız olduğu bir dönemde hiç düşünmeden bilgisayarını satabilecek kadar düşünceliyse.

39- Bir sorunu olduğunda ima yoluna gitmek yerine açık açık konuşmayı tercih ediyorsa.

40- Aynı bir şarj makinesi gibi enerjinizi tazeliyorsa.

41- Gecenin bir yarısı, sadece sizi sevdiğini söylemek için telefon ediyorsa.

42- Nasıl olsa birlikte yaşıyorsunuz diye kendini boşvermiyorsa. İlişkinizi taze tutmak için çaba sarfediyorsa. Mesela en sevdiğiniz restoranda rezervasyon yaptırıp size sürpriz ve romantik bir gece hazırlıyorsa.

43- Size ayak uydurmak için tenis dersleri alıyorsa.

44- Birlikte dans dersleri almayı teklif ediyorsa.

45- Gece kulüplerinde piyasa yapmaktansa, sizinle evde video seyretmeyi tercih ediyorsa.

46- Pijamalı halinizi gece kulüplerindeki çarpıcı kadınlara tercih ediyorsa.

47- Kendisi acılı sevdiği halde, sizin için yemeği acısız ısmarlıyorsa.

48- Sizin için dünyanın öbür ucuna giderse.

49- Size gözü gibi bakıyorsa ve gözleri 6 numara bozuk değilse.

50- Size her gün "Sevgililer Günü"yse.

AŞK NEDİR?

Aşk iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır. BEKLENTİDIR.

Aşk delicesine flört ederken yanındakinin hiçbirşey yapmama özgürlüğünü saklı tutmaktır. SAYGIDIR.

Aşk zaaflarınız olduğunu ortaya çıkarır. KABULLENMEKTİR.

Aşk şimdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir. SABIRDIR.

Aşk saçlarda başlayıp topuklarda biten gezintidir. KEŞİFTİR.

Aşk sevişelim demeden sevişmek, yanındakinin ne istediğini bilmektir. ANLAŞMAKTIR.

Aşk korumaktır. SORUMLULUKTUR.

Aşk ciddi bir tokalaşmayı kıkırdamaya dönüştürmektir. MİZAHTIR.

Aşk "durma yoksa seni öldürürüm" lafını duymaktır. ŞEHVETTİR.

Aşk sevgilinizin ne olduğunu bütün çıplaklığı ile görmektir. GERÇEKTİR.

Aşk saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır. NEŞEDİR.

Aşk sizi kucaklayan kolların sizi daha çok sarmasıdır. MUTLULUKTUR.

Aşk gecenin bir vaktinde "sen uyu benim yatmam gerek" dediğinizde "uyanık kalıp biraz daha seni görmek isterim" yanıtını almaktır. SICAKLIKTIR.

Aşk tanıdığınızı sandığınız insanın yeni yanlarını keşfetmektir. TAZELİKTİR.

Aşk uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır. DÜŞLERİN GERÇEK OLMASIDIR.

Aşk kocaman yatağın üçte birine sığışmaktır. YAKINLIKTIR.

Aşk "sızlayan burun ucu" lafının anlamını bilmektir. DERSTİR.

Aşk ecza dolabını açtığında, diş macunu kapağını kapatılmamış bulmaktır. UYUMDUR.

Aşk pencereden baktığında kiminle olduğunu anımsamaktır. DÜŞÜNCEDİR.

Aşk rüzgarın ağaçların arasında dolaşırken çıkardığı sesi dinleyip, sevgilinin yanında olmadığına hayıflanmaktır. YALNIZLIKTIR.

AŞK NEDİR?

Aşk, iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır. Beklentidir.

Aşk, delicesine flört ederken yanındakinin hiçbir şey yapmama hakkini teslim etmektir. Saygıdır.

Aşk, zaaflarınız olduğunu ortaya çıkarır. Kabullenmektir.

Aşk, şimdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir. Sabırdır.

Aşk, saçlarda başlayıp topuklarda biten bir gezintidir. Keşiftir

Aşk, Sevişelim demeden sevişmek, yanındakinin ne istediğini bilmektir. Anlaşmaktır.

Aşk, bağlandığını sandığında, karşındakine hayır deme şansını tanımaktır. İnceliktir.

Aşk, korumaktır. Sorumluluktur.

Aşk, ciddi bir tokalaşmayı kıkırdamaya dönüştürmektir. Mizahtır.

Aşk, durma yoksa seni öldürürüm lafını duymaktır. Şehvettir.

Aşk, evinizdeki her şeyin yerinin değiştirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.

Aşk, sevgilinizin ne olduğunu bütün çıplaklığıyla görmektir. Gerçektir.

Aşk, saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır. Neşedir.

Aşk, sizi kucaklayan kolların, gittikçe daha çok sarılmasıdır. Mutluluktur.

Aşk, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediğinizde, uyanık kalıp seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabını almaktır. Sıcaklıktır.

Aşk, tanıdığınızı zannettiğiniz insanın yeni yanlarını keşfetmektir. Tazeliktir.

Aşk, uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır. Düşlerin gerçek olmasıdır.

Aşk, kocaman yatağın üçte birine sıkışmaktır. Yakınlıktır.

Aşk, evin anahtarından bir kopya daha yaptırmaktır. Güvendir. Yatağın üçte birine sıkışmaktır. Yakınlıktır.

Aşk, hoşçakal dedikten sonra tekrar karşılaşacağını bilmektir. Kaderdir.

Aşk, gerindiğinde sızlayan vücut lifinin anlamını bilmektir. Derstir.

Aşk, ecza dolabını açtığında, diş macunu kapağını kapatılmamış bulmaktır. Uyumdur.

Aşk, pencereden dışarıya baktığında kiminle olduğunu hatırlamaktır. Düşüncedir.

Aşk, rüzgârın ağaçların arasında dolaşırken çıkardığı sesi dinleyip sevgilisinin yanında olmadığına hayıflanmaktır. Yalnızlıktır.

Aşk, asla anlatılmayacak hikayelerdir.

AŞK İTİRAFIM

Hep özlediğim, beklediğim aşkın böyle aniden kapımı çalıvereceğini, izin almadan yüreğimde bir köşeye yerleşeceğini hiç düşünememiştim. Göz göze geldiğimiz anda. Başımdan aşağıya buzlu su dökülmüş gibi hissettim.

Bakışları içimi titretti, bilmediğim, tanımadığım bir dünyanın kapıları açılıverdi önümde... Kimde, neydi, hangi sınıfta öğrenciydi, daha önce onu görmemiştim. Bütün gün bu sorularla boğuştum. İlk şoku atlatıp kendime geldiğimde okulda onu aramaya başladım. Gerçeği öğrenmem hiç zor olmadı tabii ki! Suratıma tokat gibi çarpan gerçeği...

O okulumuzda yeni görev yapmaya başlamış bir öğretmendi çok genç olduğu için öğrencilerden ayırt etmek mümkün değildi. Böyle şeyler yalnız filmler de olur sanırdım. Oysa ben sırılsıklam aşık olmuştum. Gözleri başımı döndürecek kadar güzel olan yalnızca adını ve öğretmen olduğunu bildiğim biri, kısacık bir zamanda hayatımı değiştirivermişti.

Ona aşık olmam benim suçum muydu? İnsan hesap kitap yaparak aşık olmazdı ki? Tamam itiraf etmeliyim, ben pek normal biri değilim. Başkalarına göre farklı yanlarım çok., özellikle de aşk söz konusuysa hiçbir zaman sıradan biri olmadım ama bu kez tamamen kaderdi. Sonunda ona söylemeye karar verdim. Madem aşık olacak kadar cesaretliydim, söyleyecek kadar da cesaretli olmalıydım.

Söyledim. Şaşkınlığımı ifade edecek sözleri şu an ben bulamıyorum. Düşün bir kez, çat kapı bir öğrenci geliyor ve ben sizi gördüğüm ilk andan beri seviyorum diyor. Ne hissedersiniz bilemem ancak o bana karşı çok olgun, anlayışlı davrandı. Yaptığım çocukluklarla hayatını cehenneme çevirdiğim halde sevgiyle yaklaştı.. incitmemek için çok uğraş verdiğini şimdi anlıyorum oysa o zamanlar çok incitmiştim. Bir gün bana hak vereceksin demişti evet onu anlıyorum ve hak veriyorum. En doğrusunu yaptı. Zaman belki çılgın aşkımı bitirdi. Ama ona olan saygım ve sevgim sonsuza kadar sürecek.

Aşık olunca yüzünüz aydınlanır, gözlerinizin içi güler. İşten güçten de hayır gelmez. Aşık olduğunuz 1 kilometre uzaktan anlaşılır. Zira aşk, varlığını açıkça belli eder. Nasıl mı?

  • Güne her zamankinden daha erken başlarsınız. Sanki kendinizi günler boyu uyumuş gibi hisseder ve gayet formda olursunuz..

  • Patlamış mısır, cips ve kola. Bir anda hayatınızın vazgeçilmezleri arasına girer çünkü aşk sayesinde atıştırmalarınız had safhaya çıkmıştır.

  • Gözlerinizin içi gülmeye başlar, yanaklarınız pembeleşir, güzelleşirsiniz. Sizi gören "şıp" diye aşık olduğunuzu anlar. Unutmayın ki, müzik kadar aşk da ruhun gıdasıdır.

  • Bir anda alış-veriş delisi oluverirsiniz. Ama bu tam bir çılgınlık aşamasındadır. Yepyeni giysiler, kokular ve makyaj malzemeleri alınır. Farklı bir tarzın deneme çalışmaları da başlamıştır. Dolaptakilerin ise pabucu çoktan dama atılır.

  • Önceleri gözünüze çarpmayan ya da çarptığı halde aldırış etmediğiniz kilolarınız ve can düşmanınız selülitler, baş derdiniz olur çıkar. Her daim ayna karşısında, onlardan nasıl kurtulacağınızı düşünürsünüz. Ve paranızın büyük bir kısmını kremlere ve spor merkezlerine bağışlarsınız.

  • İş güç hak getire! Sorumluluklar kendini bir anda "top on" listesinin alt sıralarında bulur. Patronunuzun imalı lafları bile dikkatinizi çekmez. Varsa yoksa "O" dur. Ee, ne de olsa listenin başına yerleşmiştir.

  • Sizi görenler nedensiz sırıtmalarınıza ve ağzınızın artık kulaklarınıza yapışmasına, herkese hatta hoşlanmadığınız insanlara bile sevgi dolu davranmanıza bir mana veremezler. Hâlbuki siz yeni aşkınız sayesinde dünyanın en mutlu insanısınızdır. Varsın sizi anlamasınlar.

  • Paranoyak olup çıkarsınız. Yemeden içmeden ha bire, onun hakkında sürekli ya beni aldatıyorsa, bugün hiç aramadı, ya başına bir şey geldiyse gibi paranoyalar üretir, sizin yanınızda olmadığı zamanları kendinize işkence saatleri haline getirirsiniz.

  • Onunla geçen süre, nedense su gibi akıp geçer. Onu her gün görmek için bilumum yalanlara başvurup, en yakın arkadaşınızı bile ekebilirsiniz.

  • Kalp atışlarınız bir türlü normale dönmez. Hele onu görünce, adrenalin miktarınız maksimum noktalara sıçrar. Elleriniz titrer, midenize kramplar girer.

Aşk doğa eczanesinde nasıl elde edilir?

İlacın Adı: Aşk

Familya: Sevdaca

Bitki Adı: Aşkus Tadarus

Elde Edilişi: Aşkı elde etmek için türlü yöntemler vardır. Birinci yöntem için ilkel maddeler, para, bir çift söz ve bir çift kesici gözdür. Fakat bu yöntem pahalı olduğu için, endüstride başka yollarla elde edilir. Özellikle orta insanlar arasında aşk, parasız-pulsuz, belirli bir süre "gözleme" yardımı ile elde edilir. Bu şekilde elde edilen aşk saf değildir. Çeşitli randevularla kristalleştirilir ve daha sonra saf olarak elde edilir.

Fiziki Özellikleri: Pembe renkli kristallerden oluşur. Kalpte yerleşir. Keskin lezzetlidir. Özellikle iç organlarda hissedilir. İlk resmi tanımı Adem ile Havva tarafından yapılmış, sonra insanlar tarafından geliştirilmiştir.

Kimyasal Özellikleri: Kaba sözlerden alınır. Formülü hemen değişir. Aslında aşk dayanıklı bir madde değildir. Parasızlık, sefillik, yalancılıkla "geçimsiz" bir ilaçtır.

Saflık Muayenesi: Aşkın ne ölçüde "saf" olduğunu anlamak için ihanet, aldatma, matrak geçmeyle ne ölçüde dayanıklı olduğu anlaşılır.

Miktar Tayini: Aşk enjekte edilmiş ve hassas tartılmış bir insan, bir haftada kilo kaybederse bu uluslararası ölçülere göre en az Romeo-Juliet, Türk ölçülerine göre Leyla Mecnun aşkına eşittir.

Kullanışı: Nisan ve nikahta az dozlarla alınmalı, fazla miktarı, magandalardan para kopartmada kullanılır. Aşk çeşitli biçimlerde görülebilir. Bilim aşkı, sanat aşkı, doğa aşkı gibi..

Teşhisi: Kalp çarpıntısı. Uçma hissi, gözlerde kararma, sevdiğinden başkasını görememe şeklinde özel bir körlük. Mantık kaybı. Uykusuzluk, iştahsızlık, terleme..

Kullanışı: Kalbi hızlandırmak için, alçak dozda. Sinir sistemini uyarmak için yüksek dozda. Moral ve cesaret verici neşelendirici. Ancak belli dozu yoktur. Hiç alınmazsa kişide kompleks yaratır. Yüksek dozda öldürücü, alçak dozda güldürücü etkisi vardır.

İlacın Reklamı İçin Uygun Slogan: Karanfilim ez beni, çift kanatlı tülbentten süz beni, sen kalem ol ben divit, reçeteye yaz beni..