Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
Kadın ve Erkek tarafından Sosyal Bilimler'de yazılan bir grup blogu
  • Konu

    58
  • Yorum

    0
  • görüntüleme

    5.094

Bu bloğa katkıda bulunanlar

Bu Blog Hakkında

Kadın ve Erkek üzerine tartışmalar ve bilimsel konular...

Entries in this blog

Eşinizle aranızdaki sorunlar çözümsüz değil. Herşeyin bir formülü olduğu gibi evlilikteki sorunların da bir çözümü var.

Balayında siz keyifle üzüm yerken, eşiniz size yan yan bakıp nasıl üzüm yeneceği hakkında bir söyleve başlarsa ne hissedersiniz? Ya da akşam yemeğine misafir beklerken, eşiniz aniden yemek odasının duvar kâğıdını yenilemeye girişirse ne olur?

Kişilik farkları

Floptence Littauer, Sistem Yayıncılık'tan çıkan "Çift Bulmacası" kitabında eşler arasındaki kişilik farklarından kaynaklanan sorunlara çözüm sunuyor. Ayrıca kitaptaki testle, güçlü kolerik, melankolik, popüler optimist ve barışcıl soğukkanlı kişiliklerinizden hangisi olduğunuza ve partnerinizle birbirinizi neden cezbettiğinizi anlamanıza ayna tutuyor.

Eşlenen kişilikler

Popüler optimist ve güçlü kolerik doğal harmandır. Çünkü her iki tip de dışa dönük, iyimser ve açık sözlüdür. Bu harman heyecan verici insanlar yaratır.

Barışcıl soğukkanlı ve melankolikler uyuşur çünkü her iki kişilik de içe dönük, karamsar ve tatlı dillidir. Fazla heyecan verici değillerdir.

Güçlü kolerik ve melankolik tamamen işe yönelik insanları yaratır.

Popüler optimist ve barışcıl soğukkanlı kişiler kolaylıkla bir araya gelir. Eğlenmeyi severler. Sorumluluklarını kolayca unutuverirler ancak gene de bir şeyleri yapar gibi görünerek karşılarındakileri büyülerler.

İlişki için kişilik testi

(Her sıradaki dört kelimeden size en çok uyan bir tanesinin yanına X işareti koyun)

Kişilik profili

Güçlü yönler

1- Maceraperest uyum sağlayan hareketli analitik

2- Israrcı neşeli ikna edici huzurlu

3- Uysal fedakâr sosyal iradesi güçlü

4- İnsaflı denetimli rekabetçi inandırıcı

5- Ferahlatıcı saygılı çekingen becerikli

6- Hoşnut duyarlı kendine güvenen canlı

7- Planlı sabırlı olumlu teşvik edici

8- Emin doğal programlı utangaç

9- Düzenli nazik dobra iyimser

10- Arkadaş canlısı bağlı komik baskıcı

Zayıf yönler

1- İfadesiz çekingen yüzsüz zorba

2- Disiplinsiz sevimsiz donuk affetmez

3- Suskun kinci dirençli tekrarlayan

4- Titiz korkak unutkan açık sözlü

5- Sabırsız güvensiz kararsız laf kesen

6- Sevilmeyen işe karışmayan tutarsız şefkatsiz

7- Dik kafalı gelişigüzel müşkülpesent tereddütlü

8- Renksiz karamsar kibirli göz yuman

9- Kolay öfkelenen amaçsız tartışmacı soğuk

10- Saf olumsuz tavırlı sinirli kayıtsız

Kişilik puan cetveli

(Kişilik profilinde X'lerinizi aşağıdaki uygun yerlere işaretleyin. Mesela eğer profilde 'maceraperest'i işaretlediyseniz puan cetvelinde de işaretleyin)

Güçlü yönler

Popüler optimist güçlü kolerik melankolik barışçıl soğukkanlı

1- Hareketli maceraperest analitik uyum sağlayan

2- Neşeli ikna edici ısrarcı huzurlu

3- Sosyal iradesi güçlü fedakar uysal

4- İnandırıcı rekabetçi insaflı denetimli

5- Ferahlatıcı becerikli saygılı çekingen

6- Canlı kendine güvenen duyarlı hoşnut

7- Teşvik edici olumlu planlı sabırlı

8- Doğal emin programlı utangaç

9- İyimser dobra düzenli nazik

10- Komik baskıcı bağlı arkadaş canlısı

Zayıf yönler

Popüler optimist güçlü kolerik melankolik barışçıl soğukkanlı

1- Yüzsüz zorba çekingen ifadesiz

2- Disiplinsiz sevimsiz affetmez donuk

3- Tekrarlayan dirençli kinci suskun

4- Unutkan açık sözlü titiz korkak

5- Laf kesen sabırsız güvensiz kararsız

6- Tutarsız şefkatsiz sevilmeyen karışmayan

7- Gelişigüzel dikkafalı müşkülpesent tereddütlü

8- Göz yuman kibirli karamsar renksiz

9- Kolay öfkelenen tartışmacı soğuk Amaçsız

10- Saf sinirli olumsuz tavırlı kayıtsız

Kişilik analizleri

Şimdi X'ler hangi başlık altında daha çoksa siz o kişiliksiniz.

Popüler optimist: Eğlenmek ister. Duygusal ihtiyaçları şefkat ve kabul görmektir. Esprilidir. Düzensizdir. Hayat eğlenceli olmadığında ve sevilmediğini hissetiğinde depresyona girer. Değer veren insanları sever. Strese girdiğinde olay yerini terk eder, çıkar.

Güçlü kolerik: Liderdir. Doğru ve çabuk hüküm verir. Patronluk taslamaları, sabırsız ve duygusuz olmaları zayıf yönleridir. Uysal insanları sever. Strese girdiğinde daha çok çalışır.

Melankolikler: Doğru olanı yapmak ister. İstikrar, sessizlik ve hassasiyet duygusal ihtiyaçlarıdır. İyi organizatördür. Ancak kolay bunalıma girer. Ciddi, entelektüel insanları beğenir. Strese girdiğinde bir kenara çekilip sorunları yeniden gözden geçirir.

Barışcıl soğukkanlılar: Çatışmadan kaçınır. Dikkat çekmeyi ve takdir edilmeyi sever. Sessiz ama esprilidir. Kararsız ve enerji noksanlığı zayıf yönleridir. Çatışmalarla karşılaştığında depresyona girer. Onlara saygı gösteren insanları sever. Strese girdiğinde yemek yer, televizyon izler.

Onu tanıyorsunuz, ya kendinizi? Bir ilişkide nasıl davrandığınız aslında kişiliğinizin de ipuçlarını veriyor.

Antrenör

Geleceğinizin güvende olmasını mı istiyorsunuz? Çevrenizdeki insanların sizinle aynı düzeyde olmasını mı istiyorsunuz? Bu durumda siz ilişkinizi 'birtakım' olarak görüyorsunuz. Aşka aslında çok da inanmıyorsunuz. Aşkı ve ilişkiyi çıkarların uyumu olarak niteliyorsunuz. Sevgilinize sürekli taktikler veriyorsunuz. Gerektiğinde iş değiştirmesi için baskı yapıyorsunuz. Ama onu biraz rahat bırakmalı ve siz de rahatlamalısınız.

Sahiplenen

Onu kıskanıyor musunuz? Sürekli sevgisini kanıtlamasını mı istiyorsunuz? Sık sık onsuz bir hayatın nasıl olacağını düşünüyor ve onun odak noktası olmak için çabalıyorsunuz. Sorunlar da bu noktada başlıyor. Onun sizsiz bir şeyler yapması sorun oluyor. Onun adına yaşamaktan, iki vücutta tek ruh olmaktan vazgeçmeniz gerekiyor.

Bağımlı

Onu deli gibi seviyorsunuz. Bu sevgi adına her şeyi yapmaya hazırsınız. Onun için yapamayacağınız fedakarlık yok. Peki bu ilişkide siz neredesiniz? Biraz kendiniz için yaşamayı öğrenmelisiniz. Başkası için yaşadığınız taktirde siz yok olursunuz.

Dost

Kavgaları çocukça mı buluyorsunuz? Siz sevgiliden çok, dost olmayı istiyorsunuz. Aşk her şeyden önce güven sizin için. Değişiklik, uçarılık size göre değil. İlişkileriniz hep uzun soluklu. Sevgilinizle her şeyi yapmayı, onunla tüm hayatı paylaşmayı istiyorsunuz. Ancak dostça tavırlarınızın yanında bir sevgilinin şefkatini de ondan esirgemeyin.

Tutkulu

Onu çok çekici buluyorsunuz. Siz aşka aşık bir insansınız. Partnerinizin de öyle olmasını tercih ediyorsunuz. Onsuz bir dakika bile ıstırap içinde geçiyor. Çevrenizdekiler sizden 'Romeo ve Juliet' diye söz ediyor. Ancak siz aşkta acı olması gerektiğine inanıyorsunuz. Hep imkansız aşkların peşinde koşuyorsunuz. Onun için şiirler yazıyorsunuz. Doğru insanı bulursanız bir sorun yok ancak, kendinize acı çektirmekten vazgeçmelisiniz.

Hiçbir ilişki sadece mantık üzerine kurulmaz, aynı şekilde sadece aşk da mutlu olmaya yetmez. İlişki, dünyanın en zor işidir ve uyulması gereken kuralları vardır.

Kabullen: İki şeyi kabulleneceksin. Birincisi "aramızda iktidar problemi olmasın şekerim" gibi girişimler tamamen hayalcidir; kabul edeceksin. İkincisi, bir insanın bir başkasını hep aynı şiddette sevmesi mümkün değildir, bunu da kabul edeceksin.

İzin ver: Karşındakinin kendisi olmasına izin vereceksin; en sana uymayan yanlarını bile budamaya kalkmayacaksın. Sen de uyum sağlamak için kendini eksilten bir çabaya girişmeyeceksin. Bu, hiçbir zaman sandığın kadar iyi olmaz; her zaman sandığından kötü olur.

Belden aşağı vurma: Hiçbir kavgada, asla belden aşağı vurmayacaksın. Onun kişiliğini yıkacak şeyler söylemeyeceksin; onun zaaflarını kavgada koz olarak kullanmayacaksın. Sevdiğin insanla "yenmek" için kavga etmeyeceksin.

İki kişilik evren kur: Kanepede uzanıp yaptığınız dedikodularla, komik küçük sohbetlerle sadece ikinizin anlayacağı bir dil ve bu dilin etrafında iki kişilik bir evren kuracaksın. Dünya işleri zaten ağır; sen hafifleteceksin!

Onun tarafını tut: Ne olursa olsun üçüncü kişilerin yanında ve üçüncü kişilere karşı onu tutacaksın! Hiç "objektif" gibi görünmeyebilir bu sana ama zaten ilişki sübjektiftir.

Yıkılma: En ölümcül haller dışında hiçbir üzüntünde onun üzerine yıkılmayacaksın. O senin doktorun, psikoloğun değil, sevgilin. Kendi derdini mümkünse kendin halledeceksin.

Emek harca: İlişkinin ihtiyaçlarını hassas bir görü ile saptamaya gayret edeceksin. Örneğin onun yalnız kalmaya ihtiyacı varsa, tepesine binip sevgi performansları yapmayacaksın.

Öğren: Birlikte yeni şeyler görmeye, öğrenmeye, yeni maceralar yaşamaya bakacaksın. İlişkinin enerjiye ihtiyacı varsa, kendini akışa bırakmayacaksın.

Antrenman yap: Birbirinize çok yapışıp kaldığınız anlarda derhal ufak çaplı tek başına yaşama antrenmanları yapacaksın. Ona da yaptıracaksın! Bu, ilişkiye yeni enerji girişini sağlayacaktır.

Dikkat et: Bu en önemli emirdir. En önemli şey ilişkiniz değildir. En önemli şey, o ve sensin; ayrı ayrı... İkiniz de birer insansınız.. Onu ve kendini olduğun gibi kabul etmeye dikkat et.

Aşık olunca yüzünüz aydınlanır, gözlerinizin içi güler. İşten güçten de hayır gelmez. Aşık olduğunuz 1 kilometre uzaktan anlaşılır. Zira aşk, varlığını açıkça belli eder. Nasıl mı?

  • Güne her zamankinden daha erken başlarsınız. Sanki kendinizi günler boyu uyumuş gibi hisseder ve gayet formda olursunuz..

  • Patlamış mısır, cips ve kola. Bir anda hayatınızın vazgeçilmezleri arasına girer çünkü aşk sayesinde atıştırmalarınız had safhaya çıkmıştır.

  • Gözlerinizin içi gülmeye başlar, yanaklarınız pembeleşir, güzelleşirsiniz. Sizi gören "şıp" diye aşık olduğunuzu anlar. Unutmayın ki, müzik kadar aşk da ruhun gıdasıdır.

  • Bir anda alış-veriş delisi oluverirsiniz. Ama bu tam bir çılgınlık aşamasındadır. Yepyeni giysiler, kokular ve makyaj malzemeleri alınır. Farklı bir tarzın deneme çalışmaları da başlamıştır. Dolaptakilerin ise pabucu çoktan dama atılır.

  • Önceleri gözünüze çarpmayan ya da çarptığı halde aldırış etmediğiniz kilolarınız ve can düşmanınız selülitler, baş derdiniz olur çıkar. Her daim ayna karşısında, onlardan nasıl kurtulacağınızı düşünürsünüz. Ve paranızın büyük bir kısmını kremlere ve spor merkezlerine bağışlarsınız.

  • İş güç hak getire! Sorumluluklar kendini bir anda "top on" listesinin alt sıralarında bulur. Patronunuzun imalı lafları bile dikkatinizi çekmez. Varsa yoksa "O" dur. Ee, ne de olsa listenin başına yerleşmiştir.

  • Sizi görenler nedensiz sırıtmalarınıza ve ağzınızın artık kulaklarınıza yapışmasına, herkese hatta hoşlanmadığınız insanlara bile sevgi dolu davranmanıza bir mana veremezler. Hâlbuki siz yeni aşkınız sayesinde dünyanın en mutlu insanısınızdır. Varsın sizi anlamasınlar.

  • Paranoyak olup çıkarsınız. Yemeden içmeden ha bire, onun hakkında sürekli ya beni aldatıyorsa, bugün hiç aramadı, ya başına bir şey geldiyse gibi paranoyalar üretir, sizin yanınızda olmadığı zamanları kendinize işkence saatleri haline getirirsiniz.

  • Onunla geçen süre, nedense su gibi akıp geçer. Onu her gün görmek için bilumum yalanlara başvurup, en yakın arkadaşınızı bile ekebilirsiniz.

  • Kalp atışlarınız bir türlü normale dönmez. Hele onu görünce, adrenalin miktarınız maksimum noktalara sıçrar. Elleriniz titrer, midenize kramplar girer.

MUTLU AŞKIN 5 SIRRI

Güven veren, mutlu ve sağlıklı bir ilişki mi yaşamak istiyorsunuz? İşte ipuçları...

1. Sadık olun: Sağlıklı ve mutluluk verici bir ilişkinin temeli bağlılığa dayanır. Yakınlaşmaktan korktuğunuz için sevdiğinizden uzaklaşmak isteseniz de, sadakat sayesinde ona bağlı kalırsınız. Sadakat, sorumluluk almak, korkuları kontrol etmek ve duygusal olarak hazır olmak demektir. Eğer iki taraf da gereken sadakati gösterirse, sağlıklı bir ilişki için ilk adım atılmış olacaktır.

2. Kişisel sorumluluklar alın: İnsan, olgunlaştıkça kendi sorumluluklarını öğrenir ve bu sorumluluklar çerçevesinde hareket eder. Ancak bazı sorumluluklar vardır ki, bunlar başkasına karşıdır. Partnerinizi olduğu gibi kabul edin. Bu ilişkinin sadece sizin değil, ikinizin duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için olduğunu unutmayın.

3. Kendinize iyi bakın: Hiç kimsenin sizin mutluluğunuzu sağlamasını beklemeyin. Eğer kendinize iyi bakar, ihtiyaçlarını karşılarsanız, ilişkinizin daha dengeli olmasını sağlarsınız. Partneriniz için her şeyi siz yapmayın. Unutmayın ki, onun kendisine iyi bakmayı öğrenmesi gerekiyor.

4. Dürüst olun: Kafanızı karıştıran, sizi üzen konuları, ihtiyaçlarınızı, isteklerinizi, duygularınızı ve sınırlarınızı dürüstçe ve açık olarak ifade edin. Doğruları söyleyip söylememe çelişkisine düşmeyin. Doğruları, ilişkinizi zedelemeyecek biçimde söylemeye dikkat ederseniz, mutlu olursunuz.

5. Kendinize düşen görevi yapın: Sağlıklı ve mutluluk verici bir ilişki çaba gerektirir. Elinizden geldiği kadar canlı yaşamaya çalışın, duygusal sorunlarınıza çözüm arayın, her şeyi yönetmeye çalışmayın, geçmişinizdeki sorunlarla yüzleşin ve korkularınızı yenin. Böylece sağlıklı bir ilişki için kapasitenizi artırmış olacaksınız!

KISKANILIYOR MUSUNUZ?

Birlikte olduğunuz erkeğin kıskançlığından bıktınız ve artık ne yapacağınızı bilemiyorsunuz. Peki, sizi hiç kıskanmasaydı daha mı mutlu olacaktınız?

Sevgilinizin ya da eşinizin kıskançlığından durmadan şikayet ediyor, size koyduğu yasak ve kısıtlamalardan yakınıyor, özgürlüğünüzü elinizden aldığım düşünüyorsunuz. Keşke her şey çok farklı olsa. Size hiç karışmasa, giydiklerinize müdahale etmese, akşam kimlerle nereye gideceğinizi sormasa, sizi restoranlarda gözleriyle yiyen erkeklere aldırmasa... Kendinizi ne kadar rahat hissederdiniz. Öyle değil mi? Hayır, hiç de öyle değil.

Sevme ve sahiplenme

Aşkın doğasında sahiplenmenin de olduğunu hangimiz inkar edebiliriz ki? Birlikte olduğu kadının bir yönden kendisine ait olduğunu düşünmeyen erkek sayısı herhalde parmakla gösterilecek kadar azdır. İşte bütün o kıskançlık gösterilerinin, çıkan tatsızlıkların, koyulan kısıtlamaların, surat asmaların temelinde yatan da bu sahiplenme duygusu. Üstelik biz kadınlar aksini iddia etsek de bu duygudan hoşlanıyor, hatta zaman zaman birlikte olduğumuz erkeği kışkırtacak hareketler yapmaktan çekinmiyoruz.

İlişkinin heyecanını kaybetmeye başladığı zamanlarda ufak ve masum numaralarla onların kendilerini tehlikede hissetmelerini, dikkatlerini yeniden ve tamamen bizim üzerimizde toplamalarını sağlıyoruz.

Ya hiç kıskanmasaydı?

Sevdiğiniz insanın kıskançlığından bunaldığınız zaman gözünüzün önüne bir erkek tipi getirin. Bu öyle bir erkek ki sizi hiçbir şekilde kıskanmıyor. "Akşam beş tane erkekle yemeğe, oradan da bara gidiyorum, üzerimde ise süper mini bir etek ve bir büstiyer var" deseniz de, onun önünde başka erkeklerle son derece sıcak diyaloglar kursanız da sizinle hiç ilgilenmiyor. Her ilişkinizi doğal karşılıyor, hiçbir zaman hesap sormuyor, asla açıklama istemiyor, nerede olduğunuzu bile merak etmiyor. Böyle bir erkekle birlikte olsaydınız mutsuz olur, üstelik kendinizi onun bir parçası gibi de hissedemezdiniz. Serbest ilişki adı altında birlikte olan insanlar için bu ilişkinin bir süre sonra son derece saçma sapan ve yıpratıcı hale gelmesinin nedeni de bu zaten.

Dozu iyi ayarlamalı

Sahiplenme ve kıskançlık hepimizin doğasında var. Önemli olan dozu iyi ayarlayabilmek. Kıskançlığı rahatsız edici bir unsur haline getirmek yapılabilecek en büyük hata. En iyisi hem ortada bir sahiplenmenin, düşkünlüğün ve büyük bir aşkın olduğunu gösteren, hem de karşı tarafın özgürlüğünü kısıtlamayan, yaşam alanını işgal etmeyen, kişiliğini hiçe saymayan, tatlı bir kıskançlık. Aksi takdirde ilişki iki taraf için de bir kabusa dönüşebilir. Kıskançlığın temelinde güvensizlik olduğunda çiftler birbirlerine gittikçe yabancılaşıyor, büyük kavgalar ediyor ve bir süre sonra ilişki bitiyor. Oysa birbirini hoş bir şekilde kıskanan çiftlerde bu duygu ilişkiye renk katan hoş bir ayrıntı haline geliyor. Yani aslında önemli olan kıskançlığın dozunu iyi ayarlayabilmek. Bunu becerebilen erkeklerin birlikte olduğu kadınlar bir yandan sahiplenilme ihtiyaçlarını tatmin ediyor, bir yandan da özgürlüklerinin tadını çıkarıyorlar. İnanın, bunu becerebilen erkekler var.

Yaşlı erkek ve genç kız... Uyumsuz bir birliktelik gibi gözükse de onlar aslında çok mutlu... Peki ama neden? Genç kız acaba o yaşlı erkekte neler buluyor olabilir?

İşin magazinsel boyutunu bir kenara bırakıp biraz da espritüel bir şekilde genç kızlar neden yaşlı erkeklerle birlikte olmak ister sorusuna birlikte cevap aramaya ne dersiniz?

1. Askerlik, iş bulma gibi nedenlerle uğraşmazsınız. O artık hayatını kurmuş bir erkektir.

2. Para durumları işleri güçleri oturduğundan daha iyidir.

3. Onu ailenizle tanıştırırken göğsünüzü gere gere tanıştırırsınız. Ne de olsa adam gibi adamdır artık.

4. Arkadaşlarıyla güç gösterisine girmezler.

5. Onunla bir bara ya da restorana gittiğinizde etrafını kesmezler.

6. "Beni aldatıyor mu?" düşüncesine daha az kapılırsınız. Eh 20'lik ateş değil ne de olsa.

7. "Şimdi nerede ve ne yapıyor?" diye düşünmezsiniz. Çünkü o artık bar, disko ve gece hayatını bırakmıştır. Sakin sakin evinde oturuyordur.

8. Çoğu şeye doymuştur artık o, siz onun gerçek "bir tanesi"sinizdir.

9. Eski defterleri fazla karıştırmazlar. Geçmiş geçmişte kalmıştır.

10. Onlar yalnız geleceğe bakarlar.

11. Giydiğiniz dekoltelere, minilere daha az takılırlar.

12. Onlar "olayları" artık "aşmış"lardır. Ufak tefek detaylarla uğraşmazlar.

13. Eski hatalarını tekrarlamazlar. Ne de olsa bunlardan yeterince ders almışlardır.

14. Eski kız arkadaşlarının fotoğraflarını odalarının bir köşesinde ya da cüzdanlarında taşımazlar.

15. "Eski kız arkadaşım da şöyleydi" cümleleriyle söze başlamazlar.

16. Geleceğe yönelik planları daha kolay kurarlar.

17. Daha çok özen gösterirler. Arada babacanlığa da geçerler.

18. Göğsüne başınızı dayadığınızda kendinizi kelimenin tam anlamıyla "güçlü" ve "güvenli" kollarda hissedersiniz.

19. Her an hissettikleri şeyleri daha rahat söylerler ve duygularını daha sık dile getirirler.

20. "Seni seviyorum" cümlesini kurmakta o kadar zorlanmazlar.

21. "Kadın" dilini daha iyi anlarlar.

22. Kıyafet, eşya vb. seçimlerde sizi yanlarından ayırmazlar. Onlar artık kadınların daha zevkli ve daha iyi alışverişçiler olduğunu kabul etmişlerdir.

23. Ne istediklerini daha iyi bilirler ve hedefe yönelmek için anında harekete geçerler.

24. Size kendilerini beğendirmek için daha çok çaba sarf ederler. Aslında daha oturmuş olduklarından kendilerine neyin, ne kadar yakıştığını daha iyi bilirler.

25. Sizi kaybetmekten gerçekten korkarlar. Sizin gibi çıtırı bulmuştur bir kere... Size keyfini çıkarmak kalır.

26. Sizinle konuşurken kelimeleri daha özenli seçerler.

27. Sohbetleri daha keyifli ve doludur. Kadınlarla da sohbet edilebildiğini anlamışlardır.

28. Zaman kavramı onlar için önemlidir. Her anı artık dolu dolu yaşamak isterler.

29. Onlar size kendinizi gerçek bir "kadın" gibi hissettirirler. Ne de olsa tecrübe!

30. Ve en önemlisi "ön sevişmenin" kadınlar için ne kadar önemli olduğunu artık bilirler ve ön sevişmeyi mümkün olduğu kadar uzatırlar. Böylece sizi daha mutlu ederler.

Ya buz gibi bir sessizlik ya da korkunç bir kavga... Kadın erkek ilişkilerinde dengeyi tutturmak da oldukça zordur!

Birbirine deli gibi aşık olan insanların bile zaman zaman fikir ayrılığına düşmelerinden ya da birbirlerine zaman zaman katlanamamalarından daha doğal ne olabilir ki?

Kaliteli tartışmanın püf noktaları

Tartışılan konuyu kişileştirmeyin. Onun hoşlanmadığınız davranışlarından konuşuyor olsanız bile genel bir konuda konuşuyormuş gibi davranın. Ses tonunuzun, bakışlarınızın ve jestlerinizin düşmanca olmamasına özen gösterin. Yaklaşımınız daima objektif olsun.

Özel konuları arkadaşlarınızın yanında konuşmak üstelik de onları hakem yerine koymak gibi bir hataya düşmeyin. Ancak ortada konuşulan genel bir konu varsa ve herkes bu sohbete katılıyorsa siz de fikrinizi söyleyin.

Tartışma sırasında herhangi bir sözüne ya da hareketine sinirlenseniz dahi ona sakın hemen cevap vermeyin. Aksi halde kendinizi hiç söylemek istemediğiniz şeyleri söylerken bulursunuz. Derin bir nefes alın ve 10 saniye düşünün, gerçekten vermek istediğiniz cevabı kafanızda toplayın ve ondan sonra konuşun.

Her zaman genel konularda konuşmayı tercih edin çünkü bu hem kısırdöngüye girmekten ve karşılıklı suçlamalardan kurtaracak, hem de bilgileri paylaşmanızı ve ilgi duyduğunuz alanlarda birbirinizi geliştirmenizi sağlayacaktır.

Nerede durmanız gerektiğini bilin. Tartışmaktan kaçmak elbette yanlış. Ama bazı durumlar vardır ki sıcağı sıcağına tartışmak yerine zaman geçmesini beklemek ya da tartışmayı kesmek en iyisidir. Onun üzerine gitmeyin ve onun da sizin üstünüze gelmesine izin vermeyin.

Birbirinizi dengelemeyi bilin

Onun daha gergin olduğu durumlarda sizin daha sakin, sizin sinirli olduğunuz durumlarda da onun daha ılımlı olması tartışmanın büyümesini engelleyecektir.

Alaycı tavırlar, küçümseyen bakışlar ve iğneli sözler daima olumsuz etki bırakır ve her şeyi berbat etmekten başka bir işe yaramaz. Tartışma boyunca ciddi, iletişime açık ve anlayışlı olun. Rahatsızlıklarınızı ve görüşlerinizi net bir biçimde ifade edin.

Tartışma bittiyse gerçekten bitsin. İşi uzatmayın ve hiçbir fikir mücadelesinin sonunda gerginlik çıkarmayın.

Dünyada üzerinde en çok konuşulan ve hakkında en çok kafa yorulan konu ikili ilişkiler... Oysa aşk hayatınızı yoluna sokmak için sihirli değneğe gerek yok!

İdeal bir ilişki için çiftlerin kişisel tercihleri ön plana çıkarken, kötü bir ilişki dünyanın neresinde olursa olsun kötüdür... Kavgalar, yüksek sesle yapılan tartışmalar, fikirlerin ve tercihlerin çakışması, ev yaşamında ortalama kararlar verilememesi, kıskançlıklar, çiftlerin birbirlerine karşı duydukları hislerin zamanla etkisini yitirmesi ve bunun sonucunda da bir arada olamama... Bu liste daha da uzayıp gider... Bütün bunlar kötü giden ilişkinin temel göstergeleridir.

Oysa ki bir ilişkinin başrol oyuncuları, birbirine karşı temelde güçlü duygular besliyorsa, hiçbir şey size filmlerdeki gibi imkansız gelmez. En azından daha ılımlı olmalısınız. Çünkü paylaştığınız ilişkinizi yok etmek de, güçlendirmek ve sağlıklı bir ilişki haline getirmek de sizin elinizde.

İyi bir ilişkinin en gerekli unsuru her konuda paylaşım içinde olmaktır. Sevmek ve sevilmek yeterli değildir. İki ayrı insan, birbirini ne kadar severse sevsin, farklı ailelerin, farklı kurallarıyla yetişip kendilerini buna göre şekillendiriyor.

Bundan sonra da iki insanın sorunsuz bir şekilde bir arada yaşaması elbette o kadar da mümkün bir şey değil.

Bunun için iki tarafın da bazı zamanlar alttan alması, ayrıntılara fazla takılmaması ve birbirlerinin fikirlerine saygılı olması gerekir.

Yapacak bir şey yoksa oyun oynayın

İki kişilik oyunlar, ikili ilişkilerde her iki tarafın da deşarj olmasını sağlar ve romantizmden boğulmasını engeller. Her dakika mum ışığında oturup, birbirinize şiirler okuyarak vakit geçiremezsiniz. Bu durumda başka kurtarıcılara gerek olabilir. Örneğin birbirinizi bir süre için de olsa, aynı safta değil de rakip olarak görmek keyifli olacaktır. Tavla, satranç, play station gibi oyunlar oynayabilirsiniz.

Birlikte oturup televizyon izleyin

Her çift kumanda kavgasını yaşıyordur... Siz onun izlediği spor programlarından, o da sizin izlediğiniz dizilerden nefretle kaçmak isteyebilir. Ne yaparsanız yapın, ayrı odalarda televizyon seyretmekten kaçının. Bunu alışkanlık haline getirirseniz, birbirinizden uzaklaşacaksınız. İkinizin de ilgisini çekecek bir film mutlaka vardır...

Yemek yapmak bir kişinin görevi değil!

Bu sadece kadının görevi değil ya! Her zaman olmasa da haftada birkaç gün mutfağa mutlaka birlikte girin. Taraflardan biri bunu beceremiyor da olsa (!) en azından eğleneceksiniz...

Küçük sürprizler yapın

Her iki tarafın da yapacağı küçük sürprizler, monotonluğu kırmak için iyi bir yoldur. Çünkü sürprizlerle başlayan gece, zaten keyifli devam edecektir. Evde sık sık kullandığı dolapların kapak içlerine, buzdolabının raflarına, ekmek bıçağının üzerine, kıyafetlerinin arasına onun için küçük notlar bırakabilirsiniz. Erkeklerin, eşine ya da sevgilisine çiçek alması, hatta bunu bir neden olmaksızın yapması, olumlu sonuçlar doğuracaktır. Çiçek bir ilk yardım çantası gibidir, her zaman işe yarar çünkü...

Kabul, hep siz haklısınız, sizin dediğiniz doğru ve hep sizin sözünüz geçerli olmalı! Siz insanın kalbinden geçeni bile okuyabilirsiniz! Yok canım o kadar da değil diyorsanız, önerilerimize göz atınız.

1. EŞİNİN KİŞİLİĞİNE KARŞI AĞIR ELEŞTİRİDE BULUNMA

Eşinin kişiliğini küçük düşürücü, onur kırıcı sözler sarf etmek sevgiyi zedeler. ;;Sen hep böylesin, hep beceriksizsin.;; suçlamalarına sitemkar ve biraz da hakaret içeren ;;Hep kendi bildiğini okudun. Beni dinlemedin.;; sözleri suçlayıcı eleştirilerdir.

2. İŞİ YOKUŞA SÜRME

Günün birinde eşlerden birinde olumlu bir değişiklik olmuştur veya gittikleri doktor dinlenilmiş ve kişi olumsuz bir davranışından vazgeçmiştir. Diğer eş ;;On yıldır sana söyledim; ama beni dinlemedin, başkası deyince daha mı kıymetli oluyor?;; biçimindeki konuşmalar eşi üzen ve geriye döndürebilecek tarzdadır.

3. GEÇMİŞİ HATIRLATMA

Evlilik hayatı boyunca insanların olumsuz hatıraları olmuştur. Kavgalar, tartışmalar, atışmalar ya da unutulan anlar, yapılan yanlış davranışlar olagelmiştir. Evlilik hayatı boyunca bu kötü hatıraların eşler tarafından tekrak tekrar ısıtılarak ortaya konulması ilişkileri zedeler.

4. GENELLEMEDE BULUNMA

Eşinize bir kalıp biçerek o kalıba sokan ifadeler kullanmak, onu kötü bir fiille damgalamak da büyük hatalardan biridir. ;;Ben senin için değiştim, sen benim için hiçbir şeyden vazgeçmedin. Çok bencilsin...;; sözleri evliliği yıpratır.

5. EŞİNİN AKLINI OKUMA

Çiftler arasında diyalog tek taraflı olmaya başladığında eşler birbirlerine mesafe koymaya başlarlar. Sürekli iğnelemeler, kavgalar, atışmalar artık kadın ve erkeği kendi dünyasına itmiştir. Erkek de kadın da kendi dünyasında eşiyle konuşmaya başlar. Kafalarında kurdukları şeyler zaman zaman birbirlerinin hareketlerine yorumlar çıkarmaya neden olur. ;;Senin ne demek istediğini biliyorum. Ben senin bakışından anlarım.;; gibi sözlerle eşinin mimik ve hareketlerinden anlamlar çıkarılmaya başlanılır.

6. KENDİNİ HEP HAKLI GÖRME

Hatalar, yanlışlıklar iki taraftan da kaynaklandığı halde kim daha haklı, adeta ;;mahkeme;; kuruluyor.

7. KONUŞURKEN SÖZLERİN KESİLMESİ VE SES TONUNU YÜKSELTMESİ

İletişimde en önemli husus konuşan insanı sonuna kadar dinlemek, çok gerekliyse aralara girmektir. Dinlemek, anlamak ve kendimizi anlatmamız gerekiyor. Bunun yolu da saygıyla dinlemek, ses tonunu yükseltmemektir.

8. EŞLERDEN BİRİNİN KENDİSİNİ TERAPİST YERİNE KOYMASI

;;Senin hasta olduğunu biliyorum, nedenlerini de biliyorum. Senin ne zayıflıkların var hepsini keşfettim, ne yapman gerektiğini söylüyorum, beni dinlesen doktora filan da ihtiyacın olmaz;; gibi sözler doğru değildir. Eş ne kadar bilgili, tecrübeli olursa olsun kendini doktor yerine koymamalıdır.

* Bir kadın aynı zamanda hem sevdalı, hem anne olamaz. Andre Maurois

* Kadın psikolojisini otuz yıldır incelememe rağmen büyük soruya

cevap bulamadım. Gerçekte kadınlar ne istiyor? Sigmund Freud

* Zengin dullar bir gözleriyle ağlarlar, öbürünü kırparlar. Miguel

De Cervantes

* Kadına inanan, kendini aldatır. İnanmayan da kadını aldatır. Çin

Atasözü

* Bir sürü erkek başarısını ilk karısına borçludur. İkinci karısını

da başarısına. Jim Backus

* Kadın peşinde koşmanın zararı yoktur. Zararı veren onları

yakalamaktır. Jack Davies

* Erkek hissettiği, kadın göründüğü yaştadır. Moltimer Collins

* Bir erkek ölürken kıpırdayan son yeri, kalbidir. Bir kadın

ölürken, dili. George Chapman

* Bir kadın kısık sesle konuşuyorsa birşey istiyor demektir. Sesini

yükseltiyorsa bilin ki istediğini elde edememiştir. Anonim

* Kesinlikle evlen! Karın iyiyse mutlu, kötüyse filozof olursun.

Sokrates

* Bütün dünyada bir tek güzel çocuk vardır. Bütün annelerde ona

sahiptir. Çin atasözü

* Her başarılı erkeğin arkasında, onunla gurur duyan bir karısı ve

bu işe şaşakalmış bir kayınvalidesi vardır. Brooks Hays

* Erkekler yaşlanır, kadınlarsa değişir. Goethe

* Niye evlenecekmişim ki? Evlenirsem başıma gelecek en iyi şey

boynuzlanmamaktır ki evlenmezsem bunu çok daha emin yollardan elde

edebilirim. Sebastian Chamfort

* Erkekler kendilerini yorgun hissettikleri için, kadınlar ise

meraktan evlenirler. İkisi de hayal kırıklığına uğrar. Oscar Wilde

* Evlilik geleneksel olarak kadınlara sunulmuş tek gelecektır. Bir

çok kadın ya evlidir, ya bir zamanlar evlilik geçirmiştir,ya da evli

olmadığı için acı çekiyordur. Simone De Beauvoir

* Bir erkek karınızı elinizden aldığı zaman karınızı ona bırakmaktan

daha büyük bir intikam yoktur.Sacha Guıtry

* Bekar erkekler kadınlar hakkında evli erkeklerden daha çok şey

bilirler. Eğer bilmeselerdi onlar da evlenmiş olurdu. H.L.Mencken

* Erkek evlenene kadar eksik bir erkektir. Ve evlendiğinde artık

bitmiştir. Zsa Zsa Gabor

* Kadınlara büyük saygı duyan ve onları herşeyin üstünde tutan

erkekler, kadınlar arasında popüler olmayı nadiren başarabilirler.

J.Addıson

* Kadınlar güçsüz olana kendini bir ödül, güçlü olana bir eşya gibi

sunar. Cesare Pavese

* Bir erkeğe göre 'erkeğin iyisi' ile , bir kadına göre 'erkeğin

iyisi' aynı şeyler değildir. Ortega Y Gasset

* Erkekler, hayatlarının bir devresinde evlerinin tam hakimidirler.

O da doğdukları günden üç yaşına kadar oldukları zamandır. Gaston

Paces

* Erkekler şaraba benzer. Geçen yıllar kötülerini ekşitir, iyilerini

olgunlaştırır. Cicero

* Cömertlik, erkeğe yakışan erdemdir. Goethe

* Erkeği evinden kaçıran damın akması, bacanın tütmesi ve kadının

çenesidir. Chauger

* Evli erkekler her yeni damadı sevinçle seyrederler. Tıpkı ormanda

yeni yakalanıp getirilen genç bir aslanı seyreden kıdemli sirk

aslanı gibi. Mark Twain

* Erkeklerin aklı, ev kadını arar, ama kalbi ve hayal gücü başka

özellikler peşindedir. Goethe

* En mükemmel kadın, çocuklarına babalarının yokluğunda baba

olabilecek kadındır. Goethe

* Kadın öyle bir konudur ki, onu ne kadar incelersen incele her

zaman yepyenidir. Tolstoy

* Bir kadın ya sever, ya da nefret eder; ortası yoktur. Pubillius Syrus

* Kadınlar sevmedikleri adama hiç acımazlar. Alexandre Dumas Files

* Kadınlarda feci olan şey, ne onlarla ne de onlarsız

yaşanabilmesidir. Byron

* Kadınların gözleri keskin, zekaları uyanık, düşünceleri vesveseli

olur. Guy de Maupassant

* Kadın, insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız

kovalar. Chamfort

* Kadın kendi başına ne gül goncasıdır, ne de diken. Koklamasını

bilirsen gül, tutmasını bilmezsen diken olur. Refik Halid Karay

* İyi bir kadın bir erkeği etkiler, zeki bir kadın onda ilgi

uyandırır, güzel bir kadın büyüler, anlayışlı bir kadın ise ona

sahip olur. Helen Rowland

* En güvenilir dost, anne baba ve sadık eştir.

ÖYLE BİRİ

Öyle birini bulun ki;

Size içten bir şekilde güzel olduğunuzu söyleyen;

Suratınıza kapadığınızda sizi o geri arasın;

Sizin uykuya dalmanızı seyretmek için uyumayan;

Sizi alnınızdan öpen;

Size en zor anlarınızda; sizi bulutların üstünde çıkarmak isteyen;

Arkadaşlarının önünde elinizi tutan...

Öyle birini bekleyin ki;

Size durmadan size sahip olduğu için kendini şanslı saydığını

veya ne kadar önemsediğini hatırlatan;

Arkadaşlarına dönüp 'aradığım o...' diyen...

DEMEKTİR

Evimi bir parti sonrası temizlemek için saatlerce çalışabiliyorsam, birçok arkadaşım var demektir.

-Faturalarımı ödeyebiliyorsam, bir işim var demektir. -Pantolonum biraz sıkıyorsa, aç kalmıyorum demektir. -Gölgem beni izliyorsa, güneş ışığını görüyorum demektir. -Otobüsten indiğim yerden iş yerime kadar yolu uzun buluyorsam, yürüyebiliyorum demektir.

-Hükümet hakkında eleştiri yapabiliyor ve bu eleştirileri başkalarından da duyuyorsam, konuşma özgürlüğümüz var demektir.

- Otobüs beklerken yanımdaki adam anahtarlarıyla oynuyor ve bu sesten rahatsız oluyorsam, duyuyorum demektir.

- Camları silmem, çatıyı onarmam gerekiyorsa, bir evim var demektir.

- Doğalgaz faturam yüklü geliyorsa, ısınıyorum demektir. -Yığınla ütülenecek ve yıkanacak çamaşırım varsa, yığınla giyeceğim var demektir.

- Çalar saatim sabahın köründe çalıyorsa, yaşıyorum demektir.

- Akşamları kendimi yorgun hissedebiliyorsam ve bacaklarım ağrıyorsa, o gün üretici olmuşum demektir.

- Ve tüm bunların farkına varabiliyorsam mutluyum demektir.

AŞK NEDİR?

Aşk iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır. BEKLENTİDIR.

Aşk delicesine flört ederken yanındakinin hiçbirşey yapmama özgürlüğünü saklı tutmaktır. SAYGIDIR.

Aşk zaaflarınız olduğunu ortaya çıkarır. KABULLENMEKTİR.

Aşk şimdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir. SABIRDIR.

Aşk saçlarda başlayıp topuklarda biten gezintidir. KEŞİFTİR.

Aşk sevişelim demeden sevişmek, yanındakinin ne istediğini bilmektir. ANLAŞMAKTIR.

Aşk korumaktır. SORUMLULUKTUR.

Aşk ciddi bir tokalaşmayı kıkırdamaya dönüştürmektir. MİZAHTIR.

Aşk "durma yoksa seni öldürürüm" lafını duymaktır. ŞEHVETTİR.

Aşk sevgilinizin ne olduğunu bütün çıplaklığı ile görmektir. GERÇEKTİR.

Aşk saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır. NEŞEDİR.

Aşk sizi kucaklayan kolların sizi daha çok sarmasıdır. MUTLULUKTUR.

Aşk gecenin bir vaktinde "sen uyu benim yatmam gerek" dediğinizde "uyanık kalıp biraz daha seni görmek isterim" yanıtını almaktır. SICAKLIKTIR.

Aşk tanıdığınızı sandığınız insanın yeni yanlarını keşfetmektir. TAZELİKTİR.

Aşk uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır. DÜŞLERİN GERÇEK OLMASIDIR.

Aşk kocaman yatağın üçte birine sığışmaktır. YAKINLIKTIR.

Aşk "sızlayan burun ucu" lafının anlamını bilmektir. DERSTİR.

Aşk ecza dolabını açtığında, diş macunu kapağını kapatılmamış bulmaktır. UYUMDUR.

Aşk pencereden baktığında kiminle olduğunu anımsamaktır. DÜŞÜNCEDİR.

Aşk rüzgarın ağaçların arasında dolaşırken çıkardığı sesi dinleyip, sevgilinin yanında olmadığına hayıflanmaktır. YALNIZLIKTIR.

Bir gün insan virgülü kaybetti,

o zaman zor cümlelerden korkar oldu ve

basit ifadeler kullanmaya başladı;

cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti.

Sonra ünlem işaretini kaybetti;

alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başladı.

Artık ne bir şeye kızıyor, ne bir şeye seviniyordu.

Hiç bir şey onda en ufak bir heyecan uyandırmıyordu.

Bir süre sonra soru işaretini kaybetti ve soru sormaz oldu,

hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu.

Ne evren, ne dünya, ne de kendi apartmanı umurundaydı.

Birkaç yıl sonra iki nokta üst üste işaretini kaybetti ve

davranış nedenlerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti.

Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız tırnak işareti kalmıştı.

Kendine özgü tek düşüncesi yoktu,

yalnız başkalarının düşüncelerini tekrarlıyordu.

Düşünmeyi unuttu ve böylece son noktaya erişti.

Güzel kadın gözü, iyi kadın gönlü okşar. Her ikisine kavuşmak büyük şanstır. » NAPOLEON

Kadın her şeyi affeder fakat asla unutmaz. » CONFICIUS

Kadınlar sevmedikleri adama hiç acımazlar. » A.DUMAS FILS

Kadını güzel yapan Allah, sevimli yapan şeytandır. » VICTOR HUGO

Erkeklere sevgilerini sık söyleyen kadınlar en az seven kadınlardır. » SHAKESPEARE

Bir uygarlığın seviyesini ölçmek isterseniz, derhal kadının hayat şartlarına bakın. » STUART MILL

Kadınlar kendilerini sevenler için değil, onlara hükmedenler için can verirler. » HALiDE EDiP ADIVAR

Krallar da kadınlar da kendileri için yapılan her şeyin bir borç ödemesi olduğuna inanırlar. » BALZAC

Seven bir kadın için sevdiği erkeğin yüzü, ona tıpkı denizin denizciye göründüğü gibi görünür. » HONORE DE BALZAC

Bir kadın, eğer bir erkek onun eline düşmeden önce kucağına düşebilseydi daha cazibeli olurdu. » AMBROSE BIERCE

Modası hiç geçmeyen birkaç şeyden biri de dişi bir kadındır. » RALSTON

Tanrı, kadınları ağzı laf yapan yakışıklı erkeklerden korusun. » HONORE DE BALZAC

Kadınların erdemi, erkeğin en büyük keşfidir. » CORNELIA OTIS SKINNER

Bir kadına güzel olduğunu söylemeyin; ona başka bir kadının onun gibi olamadığını söyleyin ve göreceksiniz ki bütün kapılar size açılacak. » JULES RENARD

Güzel bir kadın, görenleri kibarca çıldırtan bir resim gibidir. » RALPH WALDO EMERSON

Zeki bir kadın hazinedir. Güzel ve zeki bir kadın güçtür. » GEORGE MEREDITH

Bir kadının yüzündeki ifade, üzerindeki giysiden çok daha önemlidir. » DALE CARNEGIE

Bir kadın için, şöyle bir bakılmak bile gözden kaçırılmaktan daha iyidir. » MAE WEST

Eğer bir kadın yeterince hırslı, kararlı ve yetenekliyse, yapamayacağı hiç bir şey yoktur. » HELEN LAWRENSON

Dünya kadınsız var olamaz. Gelecek bizim elimizde. » JOAN COLLINS

Kadınlar bütün dünyada ikinci sınıf yaratık olarak görülürler, ama dünyayı bir arada tutanlarda onlardır. » PAM BROWN

Kadınlar insanlara daha yumuşak davranır. Biz insanlara çocuk eldivenleriyle dokunuruz. » SHIRLEY CAESAR

Kadınlar başarılarını elde ettikleri zenginliklerle değil, çevrelerinde biriktirdikleri sevgiyle ölçerler. » LINDA MCFARLANE

Her zaman şuna inandım: Bir kadının başarısı başka bir kadının başarısını hazırlar. » GLORIA VANDERBILT

Kadınlar omuz omuza sıralandıklarında aradan kimse geçemez. » LINDA MCFARLANE

Kahraman erkekler nasıl da yakıp yıktılar. Kahraman kadınlar nasıl da hayata döndürdüler. » PAMELA DUGDALE

Kadın tam bir dairedir. İçinde yaratma, besleme ve dönüştürme güçleri vardır. » DIANE MARIECHILD

BEKLEMEYİN

Nazik olmak için, bir gülümseme beklemeyin.

Sevmek için sevilmeyi beklemeyin.

Bir arkadaşın değerini anlamak için, yalnız kalmayı beklemeyin.

Çalışmaya başlamak için, en iyi işi beklemeyin.

Öğütleri hatırlamak için, düşmeyi beklemeyin.

Duaya inanmak için, acıları beklemeyin

Yardım edebilmek için, zamanınız olmasını beklemeyin

Özür dilemek için, diğerinin acı çekmesini beklemeyin.

Barışmak için, ayrılığı beklemeyin,

Çünkü ne kadar vaktimiz var bilmiyorsunuz

RENKLERİN DİLİ

BEYAZ

Kadınlar :

İlk renk olarak tercihi beyaz olan kadın, isteyerek veya istemeyerek olsun kalbinin saf ve temiz duygularla yüklü olduğunu ortaya koyuyor demektir. Nezaket kurallarına uyabilen, yumuşak beraberinde de alçakgönüllü biri olmanın yanında, asil olmak ve iyilikte onun meziyetleri arasında sayılabilir. Gösterişli ve gürültü patırtılı neşeli bir yaşam onun için hiç de cazip değildir. Evi onun her şeyi, başka insanlara yardım da hedefidir. Neşeli olabilir ancak genel olarak sakin ve sessiz bir yapıdadır. Yaratılış gereği düzeni olması, elinin her işe yatkın olması ve becerileri onun diğer yanlarıdır. İtinalı ve pozitif düşünce tarzı, onu zaman içinde sert ve acımasız birisi yapsa dahi adaletli ve doğru insan olması başkalarına karşı dürüst davranmasını sağlamaktadır.

Erkekler :

Beyaz seven bir erkek ise asla korkak ve de çekingen bir yapıda olamaz. Tersine zalim ve soğukkanlı bile olabilirler. Heyecanını dışarı yansıtmayan, sabit ve sakin yapılı bir insan kimliği çizerler, onların yaşamında telaş olmadığı gibi bir de, düzenli, aşırı derecede titiz yapıdadırlar. Pratiğe önem verirler, güçlü bir hafızaları olması için ise hiç bir çaba göstermezler. Sabırlı, enerjik ve aşırı güven duygularına sahiptirler. Sağlam yapılı vücutları, sır dolu ikilemli de bir kişilikleri vardır. Bir de cömert ve kişilere yardımda atılgan olmak hiçbir zaman için çekinmezler.

SARI

Kadınlar :

Sarı rengin parlak ancak koyu ton olanını seven kadın, dedikoduya meyilli fazla olan bir insandır. Çok sınırlı konuları olmasına karşı, durmaksızın konuşmayı çok severler. Davranış, hareketlilik bakımından da durağan bir tablo sergilerler. Yüzleri boş ve manasız baktığı zaman bilesiniz ki, konuşulan konu ağır, onlar bakımından oldukça çok yüksektir. Ancak konu hafifleyip de dedikodu safhasına girdiği zaman, işte onları o an tutamazsınız. Sarıyı seven bu kadınlar özünde negatif kimseler değillerdir. Ama, bilmek isteme, herkesle en ince detayına kadar alakadar olmaları, her şeyi bilmek istemeleri, bu kişileri çekilmez kılmaktadır. Cömert olamamalarına karşı, şayet pozitif bir günlerinde iseler herkese yardım edebilirler.

Erkekler :

Bir erkeğin önüne pek çok renk koyup da seç dediğinizde, şayet sarı rengi seçer ise, o erkek bilmeyerek de olsa biraz korkaklığını ortaya koyuyor anlamındadır. Ama onu korkutan manevi anlamda korkular değil, maddesel anlamdaki korkulardır. Düşüncelerini dobra olarak söylerler, karşı düşüncelerden de zerre kadar çekinmezler. Herkesin kendisine merakla bakmasın neticesinde hoşlanan yapısı itibarıyla ara sıra, rengarenk kıyafetler de giyebilirler. Kendi ile alakalı konularda büyük övünç duyarlar, sözleri ara sıra abartı noktasına varmaktadır. İnsanlarla iyi geçinen bir yapısı olmasının yanı sıra kadın arkadaşları azınlıktadır.

TURUNCU

Kadınlar :

Sıcakkanlı yapının sahibi, iyi kalpli, dost bir insan istiyor iseniz, turuncu ve bu rengin tonlarını seven bir kadın olukça idealdir. Soğukluk, sertlik onların kitabında yok gibi bir şey diyebiliriz. İnsanlara göstermiş oldukları ilgi daima dengeli ve sevecendirler. Ne uzak-soğuk dururlar, ne de çok samimi-laubali olurlar. Tam olarak orta kararın her an için aşırılıktan çok daha iyi olduğunu savunurlar. Kendisine bir zarar verildiği takdirde bağışlayıcıdır, asla kindar olmayan, kızdıklarında kesinlikle bağırıp çağırmayan tiplerdir. Ancak onun bu hali kimseyi yanıltmamalıdır, tepesine çıkılmak istendiğinde de kuvvetli, sağlam karakterleri neticesinde bu duruma hiçbir şekilde tolerans göstermezler. Bu kişinin en büyük meziyetlerinden biri de, hakkını savunma bunu karşısındakine onu kırmadan, üzmeden yapmasını çok iyi bilmesidir.

Erkekler :

Turuncu rengi seven erkekler ise de aynı turuncu seven kadınlarda olduğu gibi, dengeli, ılımlıdırlar. Anlayış gücü, sabır gücü , sevecenlik, dayanma gücü onlarda da vardır. Hoşlarına gitmeyen bir şeylere ise asla müsaade etmezler. Böylelikle bir kişi orta yaş gurubunda ise, bütün çocukların sevdiği saydığı bir baba, bir dost olurlar. Şayet çocukların yapmalarına müsaade edilmeyen şeylere onlar, alçakgönüllü ve sevecen kişilikleri sebebinden izin verirler. Ama hiçbir an için de çocuklarının şımarmasına izin vermezler. Kavgalar, tartışmalar onların barış sever karakterleriyle hiç bağdaşmadığından dolayı bu gibi durumlardan daima kaçarlar.

PEMBE

Kadınlar :

Ahenkli, neşeli kadınların rengidir pembe. Yürek kıpırtıları sanki uçar gibi olan, mutlu kişilerdir bunlar. Ancak, asla aşırılıkları, hafif davranışları yoktur. Gereken durumlarda ise ciddi, ağırbaşlı, sorumluluklarının bilincinde olabilirler. Hayatın, pek çok ağır konu ve gerçeklerden oluştuğunu bilirler ve sadece neşe için yaşamamayı öğrenmiş bir ruh halleri vardır. Utanma hisleri, çekingenliklerini saklamasını becerdikleri gibi, bunu çok nadir olarak dışa vururlar, coşku, ateşli olma, fırtınalar içerisinde yaşamaktan oldukça çok uzaktırlar.

Erkekler :

Pembe rengi tercih eden erkekler maddi anlamda, manevî anlamda yapıları çok güçlü olamayan kişilerdir. Onlarda cesaret, atılımcılık aramamalısınız. Yavaşlıkları onları uysal yapı sahibi yapmıştır, konuşmaları da bu doğrultudadır. Bitmek bilmeyen, devamlılık arz eden bir sinir, heyecan durumu içerisindedirler. Alınganlık, hassasiyet durumları da bu sebeptendir. Ancak insanlara olan sevgisi en üst düzeydedir. Onlar için dost kazanma, çevrelerinkileri memnun etme en baş görevdir. Olayların beraberindeki tartışmaların dozu arttıkça oradan kaçmak açısından şayet bir yol bulamazsa, bu seferde her söylenileni yapması kaçınılmazdır. Ancak bütün bunları da yapar iken, kendilerinin tersine etrafın huzurunu daha çok düşünürler.

KIRMIZI

Kadınlar :

Kırmızı, tüm renklerin içinde en çok ilgi uyandıran bu rengi seven kadınlar, neşeli, yaşam dolu, hayattan zevk almasını bilen kariyer sahibi kişilerdir. Dengesizdirler de bazı zamanlar. Hemen heyecana kapılırlar, çabuk kızarlar, öfkelenirler. Amatörce de olsa dans etmekten, şarkı söylemekten hoşlanırlar, bundan zevk alabilirler. Asla somurtkan, durağan bir durumda olamazlar. Etrafları onlar açısından önemli değildir. Her kim ne düşünürse düşünsün umurlarında olmaz, kendi yaşamlarının arkasında durarak; Bu benim yaşantım, size ne oluyor der gibi bir ifade ile kendilerini anlatırlar.

Erkekler :

Korkusu asla olmayan, cesur, sosyal olan bu kişiler, tam bir erkek sembolüdür. Onlara kabadayı bile dersek abartmamış oluruz. Tehlike sinyali onlar için günlük, olağan bir davranışlardandır. Gülmek istedikleri durumlarda bile tehlikeye girerek gülerler. Daima kendi bildikleri en doğru olduğu için, toplum adetleri onları asla ilgilendirmemektedir. Şaşırtıcı işler yapmak konusunda da üstlerine yoktur, küçük ya da büyük olmaları onların havai olmalarının önüne kesinlikle geçemez. Bu onların yaramazlıklarla dolu olan dünyalarının bir parçasıdır. Gene de onlar çevrelerinin rengi tanınır, gerek onlarla gerek de onlarsız bir çevre zor düşünülür diyebiliriz.

KAHVERENGİ

Kadınlar :

Kahverengi seven kadınların çok geniş hayal güçlerinin olduğu söylenmemektedir. Ancak yöntemlidirler, ani duygusallıklar, parlak zeka işaretleri onlarda pek de mevcut değildir. Bu kişiler için reel olan sakinlik , kendi halinde olmak, bunların yanında sessiz sedasız olmaktır. Olağanüstü eylemlerde bulunmadıkları bakımından, çok fazla derecede göze çarpmazlar, gözleri de rahatsız etmezler. Bu rengi seven kadınlar ev işlerinde çok başarılı olurlar, ev işlerini büyük bir zevkle yaparlar. Onların kitabında düzensiz olmak, rasgele bir iş yapmak yoktur. Sistem, programdır bütün yaşamları. Bu sebepten de sistematik bir çalışma düzenleri mevcuttur. Çevresinde olanların kusurlarını bağışlayıcı, hoşgörülüdürler. Yalanı sevmezler, hatta iyi bir şey için bile beyaz yalan dahi asla konuşmazlar. Dinsel tarafları, inançları da güçlüdür.

Erkekler :

Orijinal olmaktan yoksun olan insanlar genellikle de bu rengi seven erkeklerdir. Anlayış seviyeleri geniş, iyi işleyen beyinleri, izleme güdüleri ise son derece gelişmiştir. En belirgin özellikleri sadelik yanlısı olmalarıdır, nefret ettikleri en önemli değer, darbedir. Abartılı şeylerden, gösterişten hiç hoşlanmazlar. Küçük şeyler onları tatmin edebildiğinden dolayı, büyük para harcamaları yoktur. Az harcama, çok tasarruf kazanmaları da onları son derece mutlu eder, cimrilik derecesinde diyebiliriz. Hırslı olmaları, alakasızlık, alışkanlıklardan doğabilecek kaosları ortadan kaldırmaktadır. Maniler, bütün zorluklar onları asla yıldıramaz.

YEŞİL

Kadınlar :

İğneleyici tarzdaki cevapları seven, alaycı, hazır cevap insanlardır. Özellikleri de kıvrak zekalı olmalarıdır, bu rengi seven kadınların, yaşamda başarılı olamayanları genel olarak, alaycı, pısırık, fesat duygular taşımalarındandır. Çoğu zaman bir alaycı üsluba, espri savurganlığına sahiptirler. Bu nedenle ağız dalaşında onlarla baş edebileceğinizi hiç düşünmemelisiniz. Yeşil rengi seven kadınının beyni de daimi olarak iyi bir şekilde işlemektedir. Etraflarına karşı duyarlı olmaları, olanı biteni anlamalarına oldukça çok yardımcı olur. Ancak beyinleri hareketlidir, bedenleri değil. Bazıları vardır ki, onlar tam anlamıyla tembel sınıfına girerler. Çoğunda sabırsızlık mevcuttur, uzun, yorucu işler onların ilgisinde değildir, insanı yarı yolda bırakırlar.

Erkekler :

Yeşil huzursuz, düşüncesiz erkeklerin sevdiği bir renktir. İyi kalplidirler, istemeden de olsa ara sıra kalp kırabilirler. Para pul onlar bakımından önemli değildir, bu yüzden ellerindeki paranın en azından yarısını dağıtırlar. Ama, çoğu anda ceplerinde dağıtacak kadar para olmaz, âdeta nerede akşam orada sabah diyen tiplerdendir. Her şey onları mutlu edebilir, başkalarına da çok fazla güven duyarlar. Eğlence hayatı, zevk onların sembolleridir. Eğlenemedikleri günlerin kaygısına düşerler, yeşil rengi seven kadınlar gibi onlarda esprili, sohbetleri dinlenen kişilerdir. Kendisini dinleyen birilerini buldukları zaman uzunca anlatılarda bulunmaktan hiç kaçınmazlar. Nedeni ise onlar güzel konuşma gibi bir meziyete sahip olduklarını bilirler. Bunun yanında sorumluluk sahibi olma duygusundan uzaktırlar. Ancak her şeye rağmen sevimli insandırlar, geçinilmesi kolay, karşısındaki kişiyi mutlu eden bir karakterleri vardır.

MAVİ :

Kadınlar :

Mavi rengi tercih eden kadınlar son derin duygulara sahiptirler. Bir şeye sevinmeye görsünler, onu abartma yolu ile en üst noktaya çıkarırlar, üzüntüleri de aynı bu biçimde gösterirler. Duygusal alanda da iniş, çıkışları ani, hızlı olur, tıpkı sevinç ve üzüntüde olduğu gibi, bir an neşeli iken hemen akabinde üzüntünün kollarına kendilerini atıverirler, bu duygu kontrolsüzlüğünden doğan ahenksizlik onları şaşkına çevirir. Kendilerini hiçbir an tam olarak anlayamadıklarından dolayı da hiçbir zaman kendilerinden emin değildirler. Ve her an; Bana neler oluyor böyle dediğini duyar gibi olursunuz. Daimi olarak korkuları vardır, her türlü telkin, tedavilere rağmen o korkuları ile yaşamayı tercih ederler. Korkunun temel kaynağı da kendisidir, o bunu bilerek korkar. Derin acı, yoğun düşünceler, onların sıklıkla dalıp gitmelerine neden olur. Çevrelerine karşı ise sevgi dolu, cömerttirler. Çevreleri onlar bakımından oldukça çok önemlidir, nedeni ise kendisinden kaynaklanan şikayetleri devamlı olarak çevresine aktararak teselli bulurlar. Bu hal kimseyi gücendirmez, tersine o kişinin samimi biri olduğuna inanırlar, ona saygı gösterirler.

Erkekler :

Mavi rengi seven erkekler, kadınlarına nazaran çok daha sakin, daha dengeli olurlar. Çalışıp, yaşamlarını kazanmak zorunda olduklarının farkındadırlar. Onların iş hayatlarında fırtına estiren duygusal hislere de yer yoktur. Mavi rengi seven erkekler iş yaşamlarında duygularına duvar çekerler. Yöntemi değil, içlerinin sesini dinleyerek çalışmayı tercih ederler. Bu sebepten de yönteme dayanan işlerde başarı gösteremezler, ancak sisteme dayanmayan işlerde hep bir numaradırlar. Günlük hayatlarında değişiklikler yaşamak , onlar için olağan bir durumdur. Bu sebepten masa başı gibi durağanlık isteyen işler onlara göre değildir, aktive olmuş hallerini oturdukları yerden değil de, hareket halinde iken sergilemek isterler.

MOR

Kadınlar :

Bu rengi tercih eden kadınlar lüks düşkünüdürler. Tarihe bile dönüp bir bakacak olur isek, sosyeteye, saray erkanına mensup kadınların ilk renk tercihleri hep mor renk olmuştur. Bu bir abartı değildir tamamen gerçektir. Mor rengi seven kadınlar içinde saltanat, lüks, zarafet, rahat bir yaşam, ün, mevkii sevmeyen çok az bir kitledir. Tüm bunlara rağmen çalışmak için de hiçbir çaba göstermezler. Bazı şeyleri daima başkalarından beklerler, kısaca ise armut piş ağzıma düş derler. Bu gibi beklentilerin ardının arkasının gelmediğini bildiklerinden dolayı, hiçbir zaman doymak bilmezler. Onların bazı ihtiyaçlarını karşılayanların kıymetini bilmezler, daima onlara yeni istekler için sürekli manevi baskıda bulunurlar. Kendilerini rahat hissetmeleri içinde sürekli iltifat edilmeleri gerekmektedir, onların hava, su kadar ihtiyaçlarında gıdalardır.

Erkekler :

Mor rengi seçen erkeklerde mor kadınlarından farklı değildirler. Pahalı eşyalar, lüks onların yaşam felsefesidir, üstelik bu konuda çok da abartılıdırlar. Öyle herkesle dost olmazlar. Onların birisiyle dost olabilmeleri, o kişinin mevki, parasal durumuna bağlıdır. Ancak bu, hiçbir zaman onları servet avcısı yapmaz. Onlar bu davranışları kendilerine menfaat sağlamak için değil, egolarını, aristokrat düşüncelerini tatmin için yaparlar. Bu sebepten de demokrasi diye bir kavramları yoktur. İşe soyundukları an, çok dikkatli, ağır hareket ederler. Onların hata yüzdesini düşürür, ancak bu her an böyle değildir, gereken yerde, zamanda hızlı olmayı da pekala becerebilirler.

GRİ

Kadınlar :

Gri renk beceri ve sessizliğin adıdır, bu rengi seven kadınlar. İş hayatında iyi mesleklerde bulunur, başarılı olurlar. Başka insanlar tarafından itici, soğuk olarak isimlendirilseler de içlerinden sadece bir kısmı bu sınıfa girer. İçlerindekini dışa vuramadıklarından dolayı, böyle bir duygu uyandırırlar. Bu kişilere sorarsanız da duyguları olur olmaz dışa vurmak gereksiz, hoş değildir. Tarafsız davranmaktan hoşlanırlar, bundan da son derece gurur duyarlar. Kimileri ise duygularını içlerine hapsederler, ancak duygularını nasıl dile getirip, hayata geçireceklerini bilmezler. İyi bir uzman olurlar, her konuda. Ancak bu kendi tercih ettikleri konular olur ise. Ve o alanlarının dışında başka bir alana ilgi duymazlar. Düşünce yapılarında mükemmellik, zekalarıyla bütünleşir. Hane içinde sıradan bir ev kadını olmak hiç tarzları değildir. Buna neden de iş yaşamına girerler, burda bütün yetenek, yönlerini ortaya sererler.

Erkekler :

Gri zeka seviyesi yüksek, işler durumda olan kuvvetli erkeklerin rengidir, gri. Ancak el becerilerinde yok denecek kadar azdır, en ufak bir el becerisi isteyen işi yapmak, bu kişiler için büyük başarı olarak nitelenir. Ancak bu işleri yapacak birileri vardır, onlar da buna çok güvenirler, bu onların onurunu biraz kırar ancak, kendileri yapmasın da! Zaten onlar beyin, zeka adamıdırlar, elbette yapacak bir işleri vardır. Bu konuda son derece güven duyarlar, bunda da çok haklıdırlar, kusur, yeteneklerini iyi bilirler.

SİYAH

Kadınlar :

Siyah renk seven, hüznün ve kederin kadınıdır. Yaşam serüvenleri hayal kırıklıkları ve aldanmalarla geçer. Çevreden yaşam dolu, neşeli görülseler de somurttukları günler boyunca hayalet gibi gezdikleri de olmaktadır. Aslında içteki gerçeklerin bir biçimde dışa vuruş şeklidir, nedeni ise o dışa vuran taraf, onların gerçek yüzleri olmasıdır. Bu kadınların kimi de sert ve soğuk olurlar. Siyah rengin parlak, gösterişli olanını seçen kadınlar ise, öbürlerine hiç benzemezler, neşeli, mutlu, huzurdan hoşlanan, keyif alan kişilerdir.

Erkekler :

Siyah renk seven erkekler, düşünce özgürü ve düşünceli olanlardır aynı anda sert kişiliklidirler. Yaşamdan zevk almayı bilmezler, şayet böyle bir zevk alma olayı onlar için, günah sayılır, soğuk kalmayı tercih ederler. Ancak başkalarının yaşamı söz konusu olduğunda, karışmadan duramazlar, tepede olduklarında herkesin hayatını kontrol etmek gibi bir dürtüleri ortaya çıkar, durmadan öğüt verirler, bunu da iyi niyetle yaparlar ancak, çevreleri bunu asla anlayamaz, bu yüzden de negatiftirler, bu hayat, gelecek hayatların bir hazırlık dönemi niteliğindedir.

Hayat skor tabelası tutmak değildir.

Kaç arkadaşınız olduğu ya da kaçının sizi arkadaş kabul ettiği değildir.

Bu hafta sonu için planlarınızın olması değildir.

Hafta sonunda yalnız olmanız da değildir.

Şu sıralar sevgiliniz olması değildir.

Geçmişte sevgiliniz olması ya da hayatınıza kaç sevgili girdiği de değildir.

Bugüne kadar hiç sevgilinizin olmaması da değildir.

Sizi kimin öptüğü değildir.

Aileniz ya da onların serveti değildir.

Hangi okula gittiğiniz değildir.

Ne kadar güzel ya da ne kadar çirkin olduğunuz değildir, giydikleriniz, ayakkabılarınız değildir.

Ne çeşit müzik dinlediğiniz değildir.

Okul notlarınız değildir.

Ne kadar akıllı olduğunuz değildir.

Herkesin size verdiği akıl notu hiç değildir.

Hayat standart testlerle tanımlanan kişiliğiniz de değildir.

Hayat bir kâğıda dökülmüş hayat hikâyeniz ve bu hayat hikâyesini kimin kabul ettiği de değildir.

Ama hayat;

Kimi sevdiğiniz, kimi incittiğinizdir.

Kimi mutlu, kimi mutsuz ettiğinizdir.

Sizin olanları koruyabilme ya da mahvedebilmenizdir.

Dostluklarınızdır.

Neyi söylediğiniz ve neyi kastettiğinizdir.

Hangi önemli hüküm ve kararları verdiğiniz ve de niçin verdiğinizdir.

İçinizde sevgiyi taşımak, büyütmek ve dağıtmaktır.

Ama en önemlisi, yalnız başına asla gerçekleştiremeyeceğiniz bir şeyi yapmak, hayatınızı, başka insanların kalbine dokundurabilmektir.

Başkalarının kalplerini etkileyecek yolu ancak siz seçersiniz.

Ve hayat bu seçimlerdir zaten.

Hayat silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır.

Ve insanlar böyle büyürler... Unutmayın;

Hayata kendimizden ne katarsak, hayattan da onu alırız.

SEN ONA ANNE DİYECEKSİN

Doğacak bebek doğumdan bir gün önce Allah ile görüşür :

“Allah’ım dünyaya gideceğim ve orada ne yapacağımı bilmiyorum.”
* Ben senin için bir melek yarattım ve o seninle ilgilenecek.
“Allah’ım onların dilini bilmiyorum.Onlarla nasıl anlaşacağım, nasıl iletişim kuracağım?”
* Senin için yarattığım melek, sana onların dilini öğretecektir.
“Allah’ım duyduğum kadarıyla dünyada çok kötülükler varmış. Onlarla nasıl başa çıkacağımı bilemiyorum.”
* Senin için yarattığım melek, seni canı pahasına kötülüklerden koruyacaktır. Merak etme sen…
“Allah’ım peki sana tekrar nasıl döneceğim?”
* Senin için yarattığım melek , bana nasıl döneceğini sana anlatacaktır.
O sırada cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulasır.Derken melekler gelir ve dünyaya gitme zamanının geldiğini söylerler. Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:
“Allah’ım benim için yarattığın meleğin adı ne?”
* Adının önemi yok ; ama, sen ona “ANNE ” diyeceksin...

Hayatınızdan memnunsunuz, çekicisiniz ve kendinizden eminsiniz. Öyleyse hangi yaşta olduğunuzun hiçbir önemi yok.

1) Aşk gençliği aramaz

Erkeklerin sadece genç kadınları sevdiğini mi düşünüyorsunuz?

Öyleyse bir hayli yanılıyorsunuz. Eşiniz genç bir kadının kapris ve iniş çıkışlarla dolu hayat beklentileri ile ne kadar mutlu olabilir ki?

Günümüzde erkekler de mutluluğun yaşla bağlantılı olmadığının farkında.

2) Başkalarını kandırmak oldukça yorucu

Niçin herkesi kandırmaya çalışalım ki? Kendinizi yaşınızdan daha genç göstermek olağanüstü bir performans sergilemenizi gerektirecek. Örneğin kızınızın yaşını bilen biri onu kandırmaya çalıştığında size şunu sorabilir: "Ne!!! Daha 39 yaşında mısın? Ama kızın 25 yaşında değil mi?" Asla gerçeği söyleyememek uzun vaadede çok yorucu olabilir.

3) Hissettiğiniz yaştasınız

Sağlıklı beslenme ve tıbbın ilerlemesi sayesinde bugün 30'unda olan bir kadın büyükannesinin bu yaştaki halinden çok daha genç gösteriyor. Çeyrek yüzyıl öncesine göre kadınların hayattan beklentileri ve gerçekleştirdikleri büyük bir değişim geçirdi. Artık büyükanne olsanız bile kot pantolon giyebiliyorsunuz.

4) Hayatı tanıyorsunuz

Sokakta yürürken karşılaştığınız daha genç bir kadını gördüğünüzde herhangi bir rekabet duygusuna kapılmamak harika bir duygu. Çünkü olgun kadınlar beraberinde birçok tecrübeyi de getiriyor.

5) Bilinçli baştan çıkarıcı

Bir rakam bir insan hakkında çok az şeyi belirtir. Oysa sinyaller çok daha fazlasını verir. Artık eşinizi etkilemek için ne yapacağınızı kara kara düşünmüyorsunuz. Hangi bakışın onu kalbinden vurduğunu, hangi mimiğin onu baştan çıkardığını 30'lu yaşlardaki bir kadın olarak daha iyi biliyorsunuz. Bunun nedeni ise çok basit: Erkek ve kadın arasındaki ebedi oyunu 20 yaşındaki bir kadından daha iyi analiz edebiliyorsunuz.

6) Ünlüler bile yaşını gizlemiyor

En iyi örneklerden biri ünlü şarkıcı Madonna. Kısa bir süre önce 45 yaşına bastı. Baştan çıkarıcı vamp bir kadın, iki çocuk annesi, çocuk kitabı yazarı ve üstelik üçüncü bir çocuk daha arzuluyor. Önemli olan yaşınızdan değil, hayattan vazgeçmemeniz.

7) Tecrübenin son kullanma tarihi yok

Bir yoğurdun son kullanma tarihi olabilir, ama olgun bir kadının asla. Ne olmuş artık 25'i aştıysanız? Biraz daha büyük olan kadınların çocukları çoktan büyümüştür, ayrıca mesleklerinde de kariyerlerinin başlangıcında değillerdir. Hayatta nerede durduğunuzu, nereye ait olduğunuzu biliyorsunuz. Bundan daha güzel bir duygu olabilir mi?

Evlenen bir kişinin beslenme tarzı da değişir. Zengin sofralarda yenen yemekler, akrabalar arası davetlerde yiyip içmeler kilo aldırır. Kadınlar için önemli bir faktör de hamile kalmaktır...

Hayat o kadar fazla sürprizle dolu ki bizi nerede, ne zaman ve neyin beklediğini tahmin etmek çok zor. Hiç beklemediğimiz bir anda hayatımıza birisi giriyor ve bizi pek çok açıdan etkiliyor.

Tabii ki yalnız bir yaşamla evlilik hayatı arasında büyük bir fark var. Daha düzenli bir yaşamla birlikte hayatımızın var olan standartlarına yenileri eklenirken başka bir dünyanın içinde buluveririz kendimizi. Daha önceleri oldukça düzensiz olan beslenme alışkanlıklarımızda da kaçınılmaz şekilde değişiklikler gözlenir. Bir arada zengin sofralarda yenen yemekler, akrabalar arası davetler vs. hepsi bizim yeme alışkanlıklarımızdaki değişime yenilerini ekleyen faktörler arasındadır. Özellikle sözünü ettiğimiz Türk mutfağı gibi zengin bir mutfaksa...

Dolayısıyla söz dönüp dolaşıp yine aynı yere geliyor: "Seçicilik" ya da yaşamın her saniyesini "maksimum farkındalık" ile yaşamak.

Elbette kulağa çok kolay bir şeymiş gibi gelen bu durumu yaşama yansıtmak aynı derece kolay olamıyor. Çeşitli dönemlerde yaşanan sancılar zaman zaman bizi başkalarıyla bazen de kendimizle çatışmaya düşürür. İşte bedenimiz için bir başka kritik zaman! Bu dönemde de sorunları çözmede yine akılcı olmalı, bir şeylerin hırsını alırcasına bedenimize zarar vermemeliyiz. Unutmayın; sağlıklı bir psikolojik yapı her şeyin başını oluşturur.

Hayat bu rutin içinde devam ederken birden ailemize yeni birinin katılması gibi önemli bir karar alıveririz. İşte hayatımızla birlikte bedenimizin de büyük değişim yaşadığı bu dönemin öncesi ve sonrası biz kadınlar için oldukça önemlidir. Özellikle bu dönemde aldığımız kilolar çoğunlukla -vücudumuzda kalırsa- "evlendikten sonra kilo aldı", "kendini bıraktı" gibi yorumları destekler. Dolayısıyla alınan söz konusu kiloların kalitesi bu noktada önem taşır. Sağlıklı bir yaşam için olduğu gibi sağlıklı bir gebelik için de tüm besin öğeleri önemlidir.

Haftanın zayıflatan öğüdü

Zararsız abur cuburlar

Yağsız ve tuzsuz patlamış mısır (sınırsız).

Doğranıp üzerine limon sıkılmış salatalık (sınırsız).

Fırında tarçınla pişirilmiş elma, yanında 1 top diyet dondurma ile hem çok lezzetli hem de düşük kalorili bir tatlıdır.

Yeni araştırmalar yeni sonuçlar

Tahıl hastalıklara iyi geliyor

Tam tahıllı ürünler hastalıklara yakalanma oranını azaltıyor. Kanser ve kalp hastalığından ölüm oranını yüzde 17 ile 35 oranında azalttığı saptandı.

Kolesterole karşı aloe vera

Aloe vera kozmetik alanının yanı sıra birçok kronik hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Hayvanlarda yapılan bir araştırmaya göre total kolesterolü yüzde 61 oranında azaltıyor.

Brokoli mide kanserini önlüyor

Brokolinin kanseri önlemede yararlı olduğu biliniyor. Brokolinin mide ülserine neden olan H.pylori adlı bakteriyi önlemede de yardımcı olduğu saptandı.

Haftanın besini

BAKLA

Bakla sindirimi kolay ve çok besleyici bir sebzedir. Tanelerinde bol miktarda azot ve nişasta vardır. Baklagillere adını veren bu sebze, zengin bitkisel protein ve karbonhidrat içerir. Demir ve kalsiyum mineralleri açısından da zengin olan baklada A, C, B ve B2 vitaminleri de bulunuyor.

Bakla idrar yollarını temizler, bağırsak parazitlerini düşürür. Şeker hastalarında ise kan şekerini düşürücü bir etkiye sahiptir.

Sağlıklı bir gebelik için

Kilonuzu boyunuzun karesine böldüğünüzde çıkan sonuç 18.5-25 aralığının üstünde ise öncelikle bu normal değerin içine girip sonra gebelik serüveninize başlamalısınız.

Hormonal problemlerden kaynaklanan kilo artışınız mevcutsa bir endokrinoloji uzmanına tedavi olmalısınız.

Ailemizde var olan diyabet, kalp, yüksek tansiyon, kanser gibi rahatsızlıklar göz önüne alınarak rutin kontroller bir tarafa bırakılmamalıdır.

Bu dönemde alınacak vitamin ve mineraller çok önemlidir. Özellikle folik asitin (B vitamini) ayrı bir önemi vardır. En iyi kaynakları yeşil yapraklı sebzeler, pancar, brokoli, bamya, kuru baklagillerdir. Gebelikte ihtiyaç duyulan kalsiyum emilimi için yeterli düzeyde D vitamini mutlaka alınmalıdır. En iyi kaynakları yağlı balıklar, peynir, yumurta sarısı ve süttür. Kalsiyum, demir ve çinko gibi mineral açısından zengin besinler bu dönem ve sonraki yaşantımız için beslenme programında yer almalıdır.

Yürekleriyle Konuşan, Gözleriyle Gülen Kadınlar...

Bir kadın tanımak...

Bütün gel-gitleri, kaprisleri, küçük şımarıklıkları, korkuları, şaşkınlıkları, hercailikleri, hayal kırıklıkları, aşkları, terk edilişleri, başarıları, başarısızlıkları, kurnazlıkları, saflıkları, çocuk ağızları, şirinlikleri, küçük yalanları, büyük itirafları, kocaman yürekleri ile kendi olmaya çalışan kadınları tanımak...

Bir kadını sevmekle baslar her şey ama, bir kadını tanımakla varılır hayatın sırrına. Bir kadını tanımaya soyunmak zor ama keyifli bir yolculuğa çıkmaktır. Dört mevsimi bir yürekte buluşturur, bu yüzden de sürekli şaşırtırlar. Sürprizlerin ardı arkası kesilmez. Zordur anlamak onları. Benzemek gerekir anlayabilmek için belki de! Kendi zekasını hatırlatanları sever, sevgisini göstermekten ürkmeyenleri, sürprizlere hazırlıklı olanları bir de. Muson yağmurları gibi yağarken, Sahra' da çöl fırtınası koparıp ardından güneş olup ısıtabilirler. Dedim ya bir dünyadır kadınlar, yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen...

Bir kadını sevmekle başlar her şey ama, bir kadını tanımakla anlaşılır, hayatın

sırrına ancak aşkla varılacağına. Sevgi arsızıdır kadın. Verdiğinden daha

fazlasını isteme bencilliğini gösterecek kadar sevgi arsızı... Bu yanını doyurunca şımaracağından korkanlar, birlikte çoğalacaklarını bilmeyenlerdir. Bir kadını sevmekle başlar her şey ama, bir kadını tanımakla kanat çırpılır özgürlüğün bütün maviliklerine. Kendine inananlara, aşka inananlara koşar. Hem yaman bir aşk avcısı, hem de

engebeli yollarda koşmaktan bitap aşk yorgunudur kadın. Bir kadını sevmekle baslar her şey ama bir kadını tanımakla çıkılır keyifli serüvenlere. Hayatla dalga geçmesini bilir kadın, tıpkı kendiyle dalga geçmesini bildiği gibi. Ağız dolusu gülüşlere teslim olur. Bir kadını sevmekle başlar her şey ama bir kadını tanımakla tanık olunur

tutkuların gücüne. Göze alandır kadın. Çekip gitmeyi, sahip olduklarından vazgeçmeyi, karşılık beklememeyi...

Mücadele eder, kızar, bağırır ama hep sever. Dedim ya bir dünyadır kadınlar, yürekleriyle konuşan, gözleriyle gülen... Yüreğini sevgiye açan ve sevmekten korkmayan bütün kadınlar gibi... Şimdi bir düşünün, kaç kadını değil bir kadını tanıyabildiniz mi bugüne değin? ? ?

Tanrı, kadınlara geçmişi ve geleceği, erkeklere ise yaşadığı günü armağan etti, kadınlar geniş bir zamana yayıldıkları için huzursuz, erkekler daracık bir zamana sıkıştıkları için anlayışsız olurlar.

Öperseniz beyefendi değilsinizdir,

Öpmezseniz adam değilsiniz.

İltifat edersiniz yalan der

Etmezseniz bırakır gider.

Her isteğine evet derseniz karaktersiz olursunuz

Karşı çıkarsanız anlayışsız.

Çok yanına giderseniz sıkıldım der

Az giderseniz küser.

İyi giyinirseniz çapkınsın der

Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar.

Kıskanırsınız huyun kötü der

Kıskanmazsınız sevmiyorsun der.

Siz bir dakika geç kalın kıyamet kopar

Kendisi bir saat gecikirse bunda ne var.

Arkadaşınızla buluşursunuz adi ihmal olur

O buluşur "Bizim kızlar" olur.

Siz başka kadına bakacak olsanız gözleriniz oyulur

Başka bir adam ona baktığında adı hayranlık konur.

Konuştuğunuz anda dinlemenizi ister

Dinlediğiniz anda "Neden konuşmuyorsun?" der

Kısacası...

Sade ama çok karışık.

Zayıf gibi ama çok güçlü.

Akil karıştıran ama hayranlık uyandıran.

İnsanı çıldırtan ama mükemmel!

Bu arada tercümelerin de kadın gibi olduğunu belirtmek isterim...

Çok güzelse nadiren sadiktir.

Çok sadıksa da nadiren güzel

KADIN NASIL TAVLANIR

Ask bu, boru degil. Dikkatli olmali, dikkatli davranmali, taraflardan birisinin kadin oldugunu asla unutmamali.

Yazinin Devamini Mutlaka Okuyun..! Sasiracaksiniz..!

1. Bir kadin seni ilginç buldu, sen de bu durumu ilginç buldun. Durum ilginç olmadigi gibi iliskiyi ilk onun baslatmasi olasiligi da çok zayiftir. Toplum, her durumda kadinin kitabidir ve toplum der ki; iliskiyi baslatan bir kadinsa o kadinin kötü söhreti vardir. Kadin için toplum, ilginç bir adamdan daha önemlidir. Kadinlar hakkindaki bu bilgiyi atlamamak gerekir.

2. Kesinlikle iliskiyi baslatan sen olmalisin. Çünkü onlarin hisleri ve düsünceleri bütünüyle safsatadir.

3. Eger baska bir erkekle çikiyorsa ona adamin ise yaramaz oldugunu, onun tipi olmadigini, mutlaka yanlis bir tercih yapmis oldugunu söyle.

4. Kadinlarin hisleri ve düsünceleri önemsizmis gibi, hatta yokmus gibi davranmak en iyisidir. Onlar bu tutumunu "Bana kadin gibi davraniyor" diye yorumlayacaklardir.

5. Derin düsün. Bir kadina, kendi tarzinla onun ne kadar harika gözüktügünü söyle, ama öyle ki, gözlerinle onun düsüncesini ve vücudunu yiyip bitirmek istedigini söyle. Bu onu etkileyecek ve ne kadar derin biri oldugunu düsünecektir. Kadinlar her türlü yalanin derin bir düsünce oldugunu sanirlar.

6. Zerre kadar gururun yokmus gibi davran. Spor yap, iyi giyin, popüler ol. Bütün bunlar bir kadin için senin ne kadar ahlaksiz, kadin meraklisi, yenir yutulur bir lokma olmadiginin göstergesi olacaktir.

7. Baslangiçta seksten baska bir sey düsünme ve müskülpesent olma. Iyisine ulasmak için yiginla kadini elden geçirmen lazim. Gururundan baska kaybedecek birseyin yok. Gurur ise sadece kaybedenlerindir.

8. Kendini kaliteli, düzgün biri olarak gösterirsen bu kadinlari sogutur. Çünkü, diger bütün kadinlarin da bundan feci sekilde soguyacagini kalplerinin ta derinlerinde bilirler.

9. Bir sürü kadini seviyor olsan bile, kadinlarin herbiri, sadece kendilerini sevdigini sanirlar.

10. Bütün kadinlari çekici buluyormussun gibi davranirsan bütün kadinlar da seni çekici bulur. Çünkü, kadinlar kendi baslarina düsünemezler (toplum kadinin kitabidir, hatirlarsaniz). Eger diger kadinlar sizi önemsemiyorsa, ancak o zaman o da sizi önemsemez.

11. Kadinlarla birlikte oldugun o degerli zamanlarda onlari asagila, küçük düsür ve ne yaptigini biliyormussun gibi davran. Elbisesinin basit ama saçlarinin sahane oldugunu söyle ona. Ona zamanla dogru dürüst giyinmeyi ve öpüsmeyi ögretecegini söyle.

12. Süphede misin, hemen davran; onu biryere götür, öp onu, dokun ona, nazikçe elinden tutup yatak odana götür onu. Kadinlar, senin onlari harekete geçirmeni bekleyip dururlar. Eger ne yapacagina kararsiz kalirsan, öyle bir degisirler ki, neden hala birsey yapmiyor diye sasirip kalirlar. Bu, bir kadinin bir erkegi ciddiye almasi için neredeyse her kadinin basvurdugu, erkeklerden istedigi, bir kendine güven testidir. Kadinlarin da kendilerine ait bir zekasi vardir diye düsünürsen, senin aptal oldugunu düsüneceklerdir.

13. Artik farkina var ki reddedilmek öyle çok da mühim bir sey degildir. Bir kadin sana hayir dediginde, bunun, tam da o anda esen rüzgarin dogru yöne degil de ters yöne esmesinden hiç te farki yoktur. Bütün kadinlarin birbirine benzemesi gibi okyanusta daha bir sürü balik vardir.

14. Reddedilmekten korkarsan, kadinlarin gerçekten bir karar verecekmis gibi hissetmelerine neden olursun! Bundan ötürü seni küçümserler. Olasi seçenekleri degerlendirip gerçekten bir sonuca ulasabilecek duruma sokulmayi hiç bir kadin istemez elbette.

15. Kadinlari siraya diz. Üç kadina sevisme teklif et, biri kabul edecektir. Onlara böyle basit metodlarla yaklasirsan gururlari oksanacaktir.

16. Kadinlarin bildigi kadariyla kelimeler, ask ve ihanet içindir. Bundan dolayi ASLA ve ASLA bir kadina öpebilir miyim diye sorma. Onu dikkatle dinle ama sakin söyledigi herhangi birseye inanayim deme. Daha ziyade onu tanidigin kadariyla, onun sözlerini yorumla.

17. Kadinlar beyinli degil fizikli yaratiklardir. Yani onlara asik oldugunu söylemektense elini dogruca kasiklarina götür.

18. Feminizmin bütün hedefleriyle - özellikle (her ne ise) ana fikriyle - bütünüyle hemfikir ol. Aslinda herhangi bir kadinin herhangi bir konuda söyledigi herhangi bir seyle ayni fikirde olmalisin. Lakin ne yaparsan yap hiç bir zaman bir kadina gerçekte nasil davranman gerektigini unutma, yoksa aziz olma tehlikesiyle her an karsilasabilirsin ve kadinlarin bildigi kadariyla bir aziz kötü bir sakadan baska birsey degildir. Bütün bunlardan yola çikarak kadina, ne kadar akilli ve cesur oldugunu ve fakat tipki diger bütün kadinlar gibi kendi basinin çaresine bakamayan, düsüncelerinin ve inançlarini önemsiz oldugunu hissettir.