Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
Kadın ve Erkek tarafından Sosyal Bilimler'de yazılan bir grup blogu
  • Konu

    58
  • Yorum

    0
  • görüntüleme

    5.098

Bu bloğa katkıda bulunanlar

Bu Blog Hakkında

Kadın ve Erkek üzerine tartışmalar ve bilimsel konular...

Entries in this blog

İlişkide romantizm olmazsa olmaz ancak siz yine de uyarımızı dikkate alın: Çok fazla romantizm de sıkıcı olabilir.

Kabul edelim ki biz kadınlar yıldönümlerine ayrı bir ilgi gösteriyoruz. Tanışma yıldönümünden tutun, en ufak olayın yıldönümünü takip edip kendi kendimize bir sürü kutlamalar icat ediyoruz. Partnerlerimiz de yıldönümlerine karşı olan bu abartılı tutumumuzu anlamakta zorlanıyorlar. Kutlama ajandamızı zar zor takip etmeye çalışırken emin olun ki bunlardan hiç haz etmiyorlar.

Dediğimiz gibi, biz kadınlar her ana özel bir mana yüklerken erkeklerin umursamaz tarzı bizi rahatsız ediyor. Bu konudaki görüş farklılıkları çoğu kez ciddi kavgalara yol açabiliyor. Sorun yaşamak istemiyorsanız, partnerinizden daha duyarlı olmasını isterken siz de kutlamalar konusunda dengeli davranmayı deneyin. İşte altı aşk tuzağı ve onlara düşmemek için uygulanacak basit yöntemler.

1. Ev yapımı yemekler

Gurme marketten en güzel baharatları aldınız ve günün yarısını mutfakta geçirerek akşama olağanüstü bir mönü hazırladınız. Son derece şık bir sofra kurup mumlarla donattınız. Bu kadar efordan sonra, sevgilinizin bunu fark etmesini ve özel bir ilgiyle karşılamasını beklersiniz. Ne yazık ki böyle bir sürprizle karşılaşan erkekler, kuru bir teşekkürden sonra, hemen yemeğe dalarlar. Bu davranış aslında son derece normal, jestiniz için önünüzde diz çökmesini bekleyemezsiniz. Diz çökmediği için de onu nankörlükle suçlayamazsınız.

Tuzağı atlatma yöntemi

İlk önce jestinizi takdir etmediğini düşünmeyin. Sizin sevgiliniz de tipik bir erkek ve o hazırlıkları yapmak için ne kadar zaman harcadığınızı bilemez. "Sizden asla istemediği bir şey için size minnettar olmasını bekleyemezsiniz" diyor psikolog Aline Zoldbrod. Fiziksel yorgunluğun yanı sıra o yemeğe yüklediğiniz anlamın hafife alınması da sizi kızdırmış olabilir. Ama şunu unutmayın: Ne kadar özel ve şık olursa olsun hazırladığınız, sonuçta bir yemektir, sevgiliniz onu bir bağılılık ve fedakarlık göstergesi olarak algılamaz. "Özel bir yemek hazırlamanızdaki sebep sevgilinizle özel anlar paylaşmak olmalı, bunun karşılığını beklememelisiniz" diyor Zoldbrod. Candan bir teşekkürle yetinin ve yemeklerinizi zevkle yediğini seyretmekten keyif alın.

2. Birlikte ilk Sevgililer Günü

Her ne kadar kırmızı güller, kırmızı şarap ve mum ışığında bir akşam yemeği klasikleşmiş bir senaryo olsa da nedense her kadın bunları sevgilisinden bekler. Bunları beklemekle yetinmeyenler de var: Özel, akla gelmeyecek sürprizler bekleyenlerin sayısı hiç de küçümsenecek gibi değil. Eğer yapılan sürpriz beklentileri karşılamazsa mutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşanır.

Tuzağı atlatma yöntemi

Şunu artık kabul edin: Erkeklerin kırmızı kalplere alerjileri var. Sevgililer Günü için ticari amaçla tasarlanmış bu objeler, sevgilinizin size olan duygularının ölçütü olamaz. Yılın belli bir gününde romantik olma mecburiyeti de erkekler için ağır bir yüktür. Sevgilinizin istediği gibi ve istediği zaman size duyduğu sevgisini gösterme hakkı var. Bunu belli kalıplara sokmaya çalışmak doğru değil.

Kırmızı kalpler ve çiçekler konusunda saplantılıysanız, bunu sevgilinize anlatın. Beklentilerinizi tahmin etmesini beklemek hem onu hem sizi yorabilir. Sevgililer Günü'ne çok önem veriyorsanız insiyatifi siz ele alın: Restoran rezervasyonunu yaptırdıktan sonra, diğer detaylar için sevgilinizi görevlendirin. Bu şekilde, bugüne özel bir anlam yüklediğinizi anlayıp beklentilerinizi karşılamaya çalışacaktır.

3. Yapay yıldönümleri

İlişkinizde çok mutluysanız bazı günlere olur olmaz anlamlar yükleyerek, bunları kutlarken sevgilinizin de sizin kadar heyecanlı olmasını beklersiniz (Aşkını itiraf etmesinin 8'inci ayı gibi). Bu tür günler yaratmakta ustaysanız birkaç deneyimden sonra sevgilinizin sıkılmasına alınmamalısınız.

Tuzağı atlatma yöntemi

Sevgilinizin her şeyi hatırlayamamasına alınmayın: Tarihleri ezberleme konusunda erkekler pek başarılı değiller. Doğum gününüzü veya evlilik yıldönümünüzü hatırlarsa bunu yeterli sayın ve önemli önemsiz diğer yıldönümleri için aynı özeni beklemeyin. İlk öpüştüğünüz günü hatırlamanız onu mutlu etse de bunun yıldönümünü kutlamasını beklemeyin. Kadınlar için yıldönümleri ilişkinin sağlamlığını gösteren birer ipucudur ancak erkekler bunu bu şekilde değerlendirmezler. Onlar mutlu olup olmadıklarına bakarlar ve sizinle birlikte mutlularsa ek işaretler ve ipuçlarına takılmazlar.

Önemsiz günlere anlam yüklemekten vazgeçin. Tanışma gününüzü hatırlamanız çok güzel, bundan sevgilinize de bahsedin ve tanıştığınız için çok mutlu olduğunuzu ifade edin. Ondan özel bir şey beklemeyin. Beklemediğiniz halde ondan bir sürprizle karşılarsanız mutluluğunuz ikiye katlanır ancak bekleyişe girdiğiniz takdirde bu sürpriz gelmezse mutsuz olursunuz.

4. Akşam yemekleri

Günler öncesinden sevgilinizle dışarı çıkma planları yaparken ister istemez bir peri masalı gecesi yaşamayı beklersiniz. Dolabınızdaki en seksi elbiseyi giyersiniz, sevgilinizden arabanın kapısını sizin için açmasını ve masaya oturmadan önce ve kalktıktan sonra sandalyenizi çekmesini umarsınız. Hatta yemek boyunca gözlerini, gözlerinizden ayırmamasını da bekliyor olabilirsiniz. Gerçek hayatta bu şekilde davranan erkekler çok azdır ve sevgilinizin bir kavalye gibi davranmaması sizi fazla üzmemeli.

Tuzağı atlatma yöntemi

Sevgilinizin sıradan davranışlarının sizi üzmemesi için, kafanızda o geceyle ilgili abartılı senaryolar yazmayın. Ne yapması gerektiğini, nasıl davranmasını istediğinizi günler önceden tasarlamayın. Onun doğal olmasına, içinden geldiği gibi davranmasına izin verin. Ona kalıplaşmış maskeler takmaya çalışırsanız sonunda mutsuz olursunuz.

Sevgilinizi olduğu gibi sevmelisiniz. Onun nasıl olması gerektiğiyle ilgili kafanızda bir projeksiyon yapıp onu o şekilde severseniz ilişkiniz olumsuz etkilenir. Şunu hatırlayın: Erkekler genelde onlara verilmiş rolleri okumayı sevmezler, kalıpları dikkate almadan eğlenmeyi severler. Beraber geçireceğiniz gecenin hoşunuza gitmesi için, romantik beklentilerle yola çıkmak yerine, eğlenmeye, iyi vakit geçirmeye bakın.

5. Bayramı birlikte geçirmek

Diyelim ki sevgiliniz bayramı veya yılbaşını ailenizle geçirmeyi kabul etti. Tatil boyunca büyüklerinizle entelektüel sohbetler yapmasını, giyimine özen göstermesini ve bu beraberliğe farklı bir anlam yüklemesini bekliyorsanız, yanılıyorsunuz. Kabul edin ki bu tür ziyaretler hiç kolay değildir ve sevgilinizin gergin olması doğaldır. Gerginliği, orada bulunmak istememesiyle veya sizi sevmemesiyle ilgili değildir.

Tuzağı atlatma yöntemi

Şöyle düşünün: Sizinle birlikte ailenizin yanında bayramı geçirmesi, zaten ilişkinize önem verdiğini gösterir. Bulunduğu durum hiç kolay değil: Sizi en az onun kadar seven başka insanlarla birlikte olup, onlarla iyi vakit geçirmeye çalışıyor. Onun ideal sevgili gibi görünmesini isteyebilirsiniz ama bu ona ek bir stres yaratacaktır. Bunu yapmak yerine, ona ortama ayak uydurması konusunda yardım etmelisiniz. Siz kendi yerinizdesiniz, o deplasmanda, destek alması gereken kişi o. Sohbetlerde, alışverişlerde ve bayram kaosunun yarattığı streste ortak bir platform oluşturursanız hayatını kolaylaştırmış olursunuz.

6. Birlikte tatil

Kadınların çoğu için sevgilileriyle ilk tatil epey efor ve stres gerektirir. Ağda randevusu, alışveriş, yeni iç çamaşırları, rüya gibi bir tatilin beklentilerinin verdiği heyecan, hepsi üst üste biner. Erkekler için durum çok farklıdır: İki T-shirt, bir şort, bir diş fırçası ve birkaç prezervatif kutusundan oluşan bagajlarını iki dakikada hazırlayıp yola çıkmaya hazır olurlar. Bu şekilde davranmalarını özensizlik olarak algılarsanız yanlış yargılara varırsınız. Erkekler genelde daha rahat davranırlar, bu onların yaradılışlarıyla ilgilidir, sizinle veya ilişkinizle hiçbir ilişkisi yoktur.

Tuzağı atlatma yöntemi

Tatilin anlamı erkekler ve kadınlar için ayrıdır. Kadınlar sevgilileriyle yaptıkları ilk tatili aşırı önemser ve onu ilişkinin bir kilometre taşı olarak görürken bu olayın başarılı geçmesi için efor sarf etmeye hazırlardır. Erkekler için tatil dinlenme ve başıboşluk demektir. Tatillerini sizinle geçirmenin onları heyecanlandırmadığını düşünmeyin, onlar da en az sizin kadar mutlu ve heyecanlılar ancak planlar yapmak yerine olayları akışına bırakmayı tercih ederler. Erkekler, kadınların bir tatil için o kadar çaba sarf etmelerine anlam vermezler. Onlar ilişkinin emek gerektirdiğini bir türlü anlayamazlar. En iyisi, siz de aşırı çaba göstermekten vazgeçin ve olayları akışına bırakın. En önemlisi beraber olmanız, bunun tadını çıkarın.

Eğer çapkınlık yapmak istiyorsanız bu uyarılarımızı mutlaka not alın. Mutlaka İşinize Yarayacaktır.

Kadınları ve Erkekleri Etkilemenin Püf Noktaları

Boğa burcunu iyi bir restoran etkiler. Koç'u parfümler. İşte astrolog Claire Petulengro'ya göre, insanı burcuna göre aşık etme yolları...

Koç Burcu: Önce güzel kokup kokmadığınıza özen gösterin. Lüks ve pahalı kokuları severler. Ucuz giyinmeyin.

Boğa Burcu: Hayatları yemek, seks ve para üzerine kurulduğundan iyi bir restoran, gece kulübünden daha etkili olur.

İkizler Burcu: Onu yeni açılmış bir yere götürün. Çok zor elde edilen rolü de oynamaya kalkmayın.

Yengeç Burcu: Biraz uzak durun. Onlar sırlarını koruyanlardan hoşlanırlar. Size güvenmesi zaman alacaktır.

Aslan Burcu: Ne kadar para kazandığınızı, başarınızın göstergesi olarak algılayacağı için kazancınızı bilmek ister.

Başak Burcu: Detaya çok dikkat ettiklerinden giyiminize ve saçınıza özen gösterin.

Terazi Burcu: Gülmeyi pek severler. Komik fıkralar ve hikayeler anlatın. Ama şarkı söylediklerinde sakın gülmeyin. Müziğe karşı kabiliyetleri olduğunu sanırlar.

Akrep Burcu: Kendiniz olun. Farklı görünmeye çalışanlardan hoşlanmazlar.

Yay Burcu: Onlarlayken alışılmış ve denenmiş metotlar kullanmayın. Yenilik severler.

Oğlak Burcu: Onun için ne kadar kazandığınız, hangi ülkeleri gördüğünüz, kimleri tanıdığınız önemlidir. iltifatı sever.

Kova Burcu: Kendilerini beğenmiş gibi görünürler ama aslında değildirler. Aptal hiç değildir. Romantiktirler.

Balık Burcu: Denizle ilgili her şeyi severler. İnsanlar hakkındaki kararlarında genelde yanılmazlar.

Aşk doğa eczanesinde nasıl elde edilir?

İlacın Adı: Aşk

Familya: Sevdaca

Bitki Adı: Aşkus Tadarus

Elde Edilişi: Aşkı elde etmek için türlü yöntemler vardır. Birinci yöntem için ilkel maddeler,para,bir çift söz ve bir çift kesici gözdür. Fakat bu yöntem pahalı olduğu için, endüstride başka yollarla elde edilir. Özellikle orta insanlar arasında aşk, parasız-pulsuz, belirli bir süre "gözleme" yardımı ile elde edilir. Bu şekilde elde edilen aşk saf değildir. Çeşitli randevularla kristalleştirilir ve daha sonra saf olarak elde edilir.

Fiziki Özellikleri: Pembe renkli kristallerden olusur. Kalpte yerleşir. Keskin lezzetlidir. Özellikle iç organlarda hissedilir. İlk resmi tanımı Adem ile Havva tarafından yapılmış, sonra insanlar tarafından geliştirilmiştir.

Kimyasal Özellikleri: Kaba sözlerden alınır. Formülü hemen değişir. Aslında aşk dayanıklı bir madde değildir. Parasızlık, sefillik, yalancılıkla "geçimsiz" bir ilaçtır.

Saflık Muayenesi: Aşkın ne ölçüde "saf" olduğunu anlamak için ihanet, aldatma, matrak geçmeyle ne ölçüde dayanıklı olduğu anlaşılır.

Miktar Tayini: Aşk enjekte edilmiş ve hassas tartılmış bir insan, bir haftada kilo kaybederse bu uluslararası ölçülere göre en az Romeo-Juliet, Türk ölçülerine göre Leyla Mecnun aşkına eşittir.

Kullanışı: Nisan ve nikahta az dozlarla alınmalı, fazla miktarı, magandalardan para kopartmada kullanIılır. Aşk çeşitli biçimlerde görülebilir. Bilim aşkı, sanat aşkı, doğa aşkı gibi..

Teşhisi: Kalp çarpıntısı. Uçma hissi, gözlerde kararma, sevdiğinden başkasını görememe şeklinde özel bir körlük. Mantık kaybı. Uykusuzluk, iştahsızlık, terleme..

Kullanışı: Kalbi hızlandırmak için, alçak dozda.Sinir sistemini uyarmak için yüksek dozda. Moral ve cesaret verici neşelendirici. Ancak belli dozu yoktur. Hiç alınmazsa kişide kompleks yaratır.Yüksek dozda öldürücü, alçak dozda guldurucu etkisi vardIr.

İlacın Reklamı İçin Uygun Slogan: Karanfilim ez beni, çift kanatlı tülbentten süz beni, sen kalem ol ben divit, reçeteye yaz beni..

AŞK İTİRAFIM

Hep özlediğim, beklediğim aşkın böyle aniden kapımı çalıvereceğini, izin almadan yüreğimde bir köşeye yerleşeceğini hiç düşünememiştim. Göz göze geldiğimiz anda. Başımdan aşağıya buzlu su dökülmüş gibi hissettim.

Bakışları içimi titretti, bilmediğim, tanımadığım bir dünyanın kapıları açılıverdi önümde... Kimde, neydi, hangi sınıfta öğrenciydi, daha önce onu görmemiştim. Bütün gün bu sorularla boğuştum. İlk şoku atlatıp kendime geldiğimde okulda onu aramaya başladım. Gerçeği öğrenmem hiç zor olmadı tabii ki! Suratıma tokat gibi çarpan gerçeği...

O okulumuzda yeni görev yapmaya başlamış bir öğretmendi çok genç olduğu için öğrencilerden ayırt etmek mümkün değildi. Böyle şeyler yalnız filmler de olur sanırdım. Oysa ben sırılsıklam aşık olmuştum. Gözleri başımı döndürecek kadar güzel olan yalnızca adını ve öğretmen olduğunu bildiğim biri, kısacık bir zamanda hayatımı değiştirivermişti.

Ona aşık olmam benim suçum muydu? İnsan hesap kitap yaparak aşık olmazdı ki? Tamam itiraf etmeliyim, ben pek normal biri değilim. Başkalarına göre farklı yanlarım çok., özellikle de aşk söz konusuysa hiçbir zaman sıradan biri olmadım ama bu kez tamamen kaderdi. Sonunda ona söylemeye karar verdim. Madem aşık olacak kadar cesaretliydim, söyleyecek kadar da cesaretli olmalıydım.

Söyledim. Şaşkınlığımı ifade edecek sözleri şu an ben bulamıyorum. Düşün bir kez, çat kapı bir öğrenci geliyor ve ben sizi gördüğüm ilk andan beri seviyorum diyor. Ne hissedersiniz bilemem ancak o bana karşı çok olgun, anlayışlı davrandı. Yaptığım çocukluklarla hayatını cehenneme çevirdiğim halde sevgiyle yaklaştı.. incitmemek için çok uğraş verdiğini şimdi anlıyorum oysa o zamanlar çok incitmiştim. Bir gün bana hak vereceksin demişti evet onu anlıyorum ve hak veriyorum. En doğrusunu yaptı. Zaman belki çılgın aşkımı bitirdi. Ama ona olan saygım ve sevgim sonsuza kadar sürecek.

AŞK NEDİR?

Aşk, iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır. Beklentidir.
Aşk, delicesine flört ederken yanındakinin hiçbir şey yapmama hakkini teslim etmektir. Saygıdır.
Aşk, zaaflarınız olduğunu ortaya çıkarır. Kabullenmektir.
Aşk, şimdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir. Sabırdır.
Aşk, saçlarda başlayıp topuklarda biten bir gezintidir. Keşiftir
Aşk, Sevişelim demeden sevişmek, yanındakinin ne istediğini bilmektir. Anlaşmaktır.
Aşk, bağlandığını sandığında, karşındakine hayır deme şansını tanımaktır. İnceliktir.
Aşk, korumaktır. Sorumluluktur.
Aşk, ciddi bir tokalaşmayı kıkırdamaya dönüştürmektir. Mizahtır.
Aşk, durma yoksa seni öldürürüm lafını duymaktır. Şehvettir.
Aşk, evinizdeki her şeyin yerinin değiştirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.
Aşk, sevgilinizin ne olduğunu bütün çıplaklığıyla görmektir. Gerçektir.
Aşk, saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır. Neşedir.
Aşk, sizi kucaklayan kolların, gittikçe daha çok sarılmasıdır. Mutluluktur.
Aşk, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediğinizde, uyanık kalıp seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabını almaktır. Sıcaklıktır.
Aşk, tanıdığınızı zannettiğiniz insanın yeni yanlarını keşfetmektir. Tazeliktir.
Aşk, uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır. Düşlerin gerçek olmasıdır.
Aşk, kocaman yatağın üçte birine sıkışmaktır. Yakınlıktır.
Aşk, evin anahtarından bir kopya daha yaptırmaktır. Güvendir. Yatağın üçte birine sıkışmaktır. Yakınlıktır.
Aşk, hoşçakal dedikten sonra tekrar karşılaşacağını bilmektir. Kaderdir.
Aşk, gerindiğinde sızlayan vücut lifinin anlamını bilmektir. Derstir.
Aşk, ecza dolabını açtığında, diş macunu kapağını kapatılmamış bulmaktır. Uyumdur.
Aşk, pencereden dışarıya baktığında kiminle olduğunu hatırlamaktır. Düşüncedir.
Aşk, rüzgârın ağaçların arasında dolaşırken çıkardığı sesi dinleyip sevgilisinin yanında olmadığına hayıflanmaktır. Yalnızlıktır.
Aşk, asla anlatılmayacak hikayelerdir.


ÇAPKINLIK YAPMAK İSTEYENLER İÇİN TÜYOLAR

Eğer çapkınlık yapmak istiyorsanız bu uyarılarımızı mutlaka not alın. Mutlaka İşinize Yarayacaktır.
Kadınları ve Erkekleri Etkilemenin Püf Noktaları
Boğa burcunu iyi bir restoran etkiler. Koç'u parfümler. İşte astrolog Claire Petulengro'ya göre, insanı burcuna göre aşık etme yolları...

Koç Burcu: Önce güzel kokup kokmadığınıza özen gösterin. Lüks ve pahalı kokuları severler. Ucuz giyinmeyin.
Boğa Burcu: Hayatları yemek, seks ve para üzerine kurulduğundan iyi bir restoran, gece kulübünden daha etkili olur.
İkizler Burcu: Onu yeni açılmış bir yere götürün. Çok zor elde edilen rolü de oynamaya kalkmayın.
Yengeç Burcu: Biraz uzak durun. Onlar sırlarını koruyanlardan hoşlanırlar. Size güvenmesi zaman alacaktır.
Aslan Burcu: Ne kadar para kazandığınızı, başarınızın göstergesi olarak algılayacağı için kazancınızı bilmek ister.
Başak Burcu: Detaya çok dikkat ettiklerinden giyiminize ve saçınıza özen gösterin.
Terazi Burcu: Gülmeyi pek severler. Komik fıkralar ve hikayeler anlatın. Ama şarkı söylediklerinde sakın gülmeyin. Müziğe karşı kabiliyetleri olduğunu sanırlar.
Akrep Burcu: Kendiniz olun. Farklı görünmeye çalışanlardan hoşlanmazlar.
Yay Burcu: Onlarlayken alışılmış ve denenmiş metotlar kullanmayın. Yenilik severler.
Oğlak Burcu: Onun için ne kadar kazandığınız, hangi ülkeleri gördüğünüz, kimleri tanıdığınız önemlidir. iltifatı sever.
Kova Burcu: Kendilerini beğenmiş gibi görünürler ama aslında değildirler. Aptal hiç değildir. Romantiktirler.
Balık Burcu: Denizle ilgili her şeyi severler. İnsanlar hakkındaki kararlarında genelde yanılmazlar.


BİR YASTIKTA KOCAMAK SADECE 5 YIL

Eskiden yeni evlenenlere "bir yastıkta kocayın" denirken şimdiler de "5 yılı geçirdiler mi tamamdır" deniliyor. Çünkü günümüzde boşanmak da evlenmek kadar hızlı gerçekleşiyor ve çiftler en kolay yolu seçmeyi tercih ediyor.
Modern çağın gerekliliklerinden biri olan flört etmek bir süre sonra nikâh masasında sonlansa da her nedense eskiden görücü usulü evlenen çiftlerin evlilikleri bir ömür boyu sürerken, severek evlenenlerin mutluluğu bazen bir yıl hatta bazen birkaç ay sürüyor. Yapılan araştırmalarda ortaya çıkan ilginç sonuç ise boşanmaların en çok evliliklerin ilk 5 yılında olması. Yani evliliğinizde 5 yılı atlattıktan sonra boşanma riskiniz yarıya inmiş oluyor. Peki, ne oluyor da birbirini tanımadan evlenenler bir ömür boyu aynı yastığa baş koyarken, birbirlerini yıllarca tanıyanlar nikâh masasına oturduktan hemen sonra boşanıyor? Aslında bu sorunun altında birçok neden yatıyor fakat genel olarak bakıldığında sebepleri görmek çok da zor olmuyor.
Ekonomik güç
Eskiden evlilikler sadece aşk üzerine kurulu değildi. Aslında bu hiç romantik görünmese de gerçek bundan ibaretti. Kadınların kendi ayakları üzerinde durma imkânı yok denecek kadar azdı ve finansal olarak eşlerine bağımlıydılar. Bir eş, birkaç çocuk; bir kadın başka ne isteyebilirdi ki? Fakat zamanla her şey değişmeye başladı. Kadınlar eğitimle birlikte güçlenmeye ve finansal bakımdan özgürleşmeye başladılar. Kendi parasını kazanan bir kadının erkek egemenliği altında yaşaması söz konusu olamazdı. Artık durum eşitlenmişti. Aslında bu durum kötü değil aksine iyi bir gelişme oldu çünkü artık kadınlar da eşit haklara sahip oldular fakat bazen erkeklerin bunu kabul edememesi, bazen karşılıklı fedakârlıkların yapılmaması evlilikleri çıkmaza soktu.
Birlikte bir yaşam
Evliliklerin kısa süreli olmasının bir diğer nedeni ise çiftlerin uzun süreli birliktelikler yaşaması oldu. Birbirlerini uzun süre tanımak isteyen çiftler, hemen evlenmek yerine uzun süre flört etmeyi tercih etmeye başladı. Böylece birbirlerini tamamen tanıyan, her şeyi birlikte yapmaya başlayan çiftlerin evlendikten sonra keşfedecek çok da fazla bir şeyi kalmadı. Çoğu çift evlendiğinde birbirinden sıkılmış duruma geldiler. Böylece 5 yılı atlatmak için zamanları bile olmadan, birbirlerine karşı olan sevginin bittiğini söyleyerek boşanmayı tercih etmeye başladılar.
Modern yaşam
Çiftlerin birbirleri için yaratıldıkları düşünceleri çok eskilerde kaldı çünkü artık gelişen teknoloji ve modernleşen yaşam sayesinde iletişim teknikleri de gelişmeye başladı. Eskiden evden işe, işten eve giden erkek ya da kadın şimdiler de sadece iş ve ev arasında değil aynı zamanda internette ya da gittiği yerlerde başka insanlarla tanışma fırsatı yakalıyor. Bu nedenle de aldatma olayları giderek daha da artmaya başlıyor. Kendisine ilgi gösteren başka birini gören çiftlerden biri kendini daha iyi hissediyor ve o kişiye kayarak evliliğini bitirme kararı bile alabiliyor.
Fedakârlık
Eskiden evliliklerde iyi ve kötü günde birlikte olmak varken şimdilerde çiftler zorlukları beraber aşmak yerine zorluğu fırlatıp, atmayı tercih edebiliyor. Her şeyin kolaylaştığı günümüzde kimse başkasının sorunlarıyla başa çıkmak ya da mücadele etmek istemiyor. Aslında sorunlarla birlikte başa çıkmak kabul edilse evlilikler bir ömür boyu sürebilecek güce ulaşabilir.
İlk 5 yılı atlatmak için neler yapabilirsiniz?
Yapılan araştırmalar ilk 5 yılı atlatan çiftlerin evliliklerinin daha sonraki yıllarında mutlu olduklarını ortaya çıkarıyor. Bunun için yapmanız gereken bazı şeyler var:
Değişikliği kabul edin
Evlendiğiniz adamın ve kendinizin zaman içinde değişeceğini kabul ederek işe başlayabilirsiniz. Sadece siz değil herkes zaman içinde değişir. Önemli olan bu değişimi sindirebilmek ve kabul edebilmektir. Eğer güçlü bir aile olmak istiyorsanız değişimlerden korkmamalı ve karşınızdakine ayak uydurmaya çalışmalısınız.
Zor günler olacak
Çiftlerin evlenirken düştükleri en büyük hata evlendikleri halde neden zorluklarla baş etmek zorunda kalmaları gerektiğini anlamamalarıdır. Fakat evlilik inişleri, çıkışları olan bir kurumdur ve evlendiniz diye her şeyin mükemmel olmasını beklemek kesinlikle yanlıştır.
Kavga etmeyi öğrenin
Her evlilikte kavgalar olabilir fakat önemli olan kavga nedeni değil nasıl kavga edildiğidir. Eğer karşınızdakine o anki sinirinizle kırıcı sözler söyler ya da kötü davranışlarda bulursanız kalıcı yaralar açabilirsiniz. Bunun yerine öfkenize hâkim olmayı öğrenmeli ve uzlaşmacı olmalısınız. Evlilik bir güç gösterisi değil, ortak bir paylaşım alanıdır.
Affetmeyi bilin
Her şeye sinirlenmek ya da kestirip atmak yerine karşınızdakini dinlemeyi öğrenin. Yaptığı kötü bir davranış için açıklayıcı bir sebebi olabilir ve siz onu affetmeyi bilirseniz aynı şeyi ondan da bekleyebilirsiniz.
Hatırlayın
Kendinize sürekli olarak neden eşinizle evlendiğinizi hatırlatın. Nasıl karşılaştığınızı, ilk buluşmanızı hafızanızda canlı tutun. Eski günlerin heyecanını unutmazsanız bugüne daha kolay adapte olabilirsiniz.
İstekler aynı sonuç farklı. Bir ömür boyu sürsün isteniyor
46 ülkede 25 bin kişinin katılımıyla yapılan bir araştırma, Asya'da Müslüman ve Katoliklerin, ömür boyu evliliği tercih etme konusunda başı çektiğini gösterdi. Yüzde 97 ile ömür boyu evlilik fikrine inanan Endonezyalıları, yüzde 92 ile Türkler izlerken, Filipinliler ve Malezyalıların yüzde 89'unun evliliğin ömür boyu sürmesi gerektiğini düşündüğü görüldü. Batı'da ömür boyu evliliğe inanların en fazla olduğu ülkenin ABD olduğu, Amerikalı kadınlara oranla daha fazla Amerikalı erkeğin bu fikri savunduğu belirtiliyor.
Araştırmada ayrıca, Asya'daki Müslüman ülkeler arasında Endonezya ve Malezya'nın, evliliği "yaşam gayesi" olarak görme konusunda başı çektiği, Avrupalıların yarısından daha azının evliliği "yaşam gayesi" olarak gördüğü, Yunanlıların yüzde 74'ünün evliliği "yaşam gayesi" olarak görmeyenler arasında ilk sırada yer aldığı belirtiliyor.
Avrupalıların yüzde 77'si, uzun ve istikrarlı bir ilişkinin evlilik kadar iyi olduğunu söylerken, Batı Avrupa'da kadınlar tarihte ilk kez eş yerine kariyer peşinde koştuğu ve ömür boyu süren bir ilişki yerine bağımsızlığa değer verdiği ortaya çıktı.

15 MUCİZEYLE MASAL GİBİ AŞK

"Aşk, bir çingene çocuğudur, yasa tanımaz!" Bizetin ünlü operasındaki kırmızılı kadın Carmen, böyle demişti aşk için. Ya 'kimyamız tuttu', 'bir elmanın iki yarısıyız', 'aşkın ömrü 3 yıldır gibi saptamalara ne dersiniz? Merak etmeyin hepsinin bilimsel bir dayanağı var. Çünkü bilim adamları kadın ve erkeğin aşkın kendine has karmaşık 15 yasası tarafından yönetildiğini söylüyor.
Antik çağda, eski Yunanlılar aşkı, insanın, tanrıların kaprisleri yüzünden çarptırıldığı bir tür delilik diye tanımlarmış. Yüzlerce yıl sonra da aşkın tanımı hala geçici bir delilik ve mantıksızlık hali kimine göre. Bir düşünün, o adam aslında size hiç de uygun biri değil, hatta yakışıklı bile bulmuyorsunuz ama siz yine de ondan başkasını düşünemiyor, sadece onu istiyorsunuz. Niye? Cevap çok basit! Siz farkında olmasanız da aşkın gizli yasaları boş durmuyor, onu gördüğünüz andan itibaren işlemeye başlıyor ve tutku oyunları başlıyor. İşte bulunduğunuz ortamdan, genlerinize kadar birçok sır barındıran aşkın 25 gizli şifresi... Her bir şifre, yarattığı etki nedeniyle sizi çok şaşırtacak ve yaşadığınız aşkın düğümünü çözmede yardımcı olacak. Siz de bu mucizevî tespitlerimizle yaşadıklarınızı, hissettiklerinizi mercek altına alın ve mükemmel aşkı yakalayın.
1- Kimyamız tuttu
Çok sıkça kullanılan bu laf, aslında bir kadın ve erkeğin farklı bağışıklık sistemlerine sahip olmasından başka bir şey değil. İçgüdüsel olarak türümüzü devam ettirmek, aşkın bilinçaltındaki tek nedeni. Var olma Mücadelesi denilen kavrama göre, doğacak bebeğin hastalıklara yenik düşmemesi için güçlü bir bağışıklık sistemine ihtiyacı var. Annenin bağışıklık sistemi grip, sarılık gibi hastalıklara dayanıklıyken babanınki örneğin kas hastalıklarına dayanıklı olmalı ki, bebek her iki açıdan da korunsun. Biz farkında olmasak da karşı cinsin salgıladığı hormonları ayırt eden burnumuz, onun bağışıklık sisteminin farkına varıyor ve birdenbire aşık olabiliyoruz.
2- Babanın kokusu etkiliyor
Chicago Üniversitesinden Dr. Martha McClintock, yaptığı araştırmalarda kadınların en çok babası gibi kokan erkeklerden etkilendiğini ortaya çıkarmış. Babasına benzer kokan bir erkekle genlerinin uyumlu olacağı kanısına varan kadın beyni, doğacak bebeğin gen uyumunun mükemmel olması için aşk hissine kapılmamızı sağlıyor.
3- Elmanın diğer yarısını arıyoruz
Ana rahmindeki ceninin ilk dönemlerinde hem kadın hem erkek organına sahip olduğu gerçeğinden yola çıkarak Sigmund Freud, bireyin kendini bütün hissetmesinin ancak karşı cinsten biriyle beraber olduğunda gerçekleşeceğini söylüyordu. Kabala be budizm gibi inançlara göre kadın ve erkek aslında bir yaratılmış bir varlıktı. Kadın iç enerjiyi, erkek ise dış enerjiyi sağlıyordu. Dünyaya bir can getirme yeteneği verilen bu varlık ikiye ayrılmak zorunda kaldığından beri karşıtını arıyor. İşte bu yüzden zıt kutuplar birbirini çekiyor. Telaşlıysak, bizi sakinleştirecek ağırbaşlı birine aşık oluyoruz.
4- Aşk tuzu biberi heyecan
Vücudumuz bazı farklı olaylara aynı tepkileri veriyor. Örneğin, Bungee Jumping yaparken salgıladığımız adrenalin ve dopamin hormonunu aşık olduğunuzda da salgılıyoruz. İşte bu yüzden karşı cinsle nasıl tanıştığımız çok önemli. Dalış ya da kayak yaparken veya tehlikeli bir anda yanımızda olan birine bu hormonların etkisiyle aşık olabiliyoruz.
5- Parfüm yanıltıyor
Vücudunuzun doğal kokusunun aşık olmadaki payının bu kadar büyük olduğunu öğrendikten sonra parfüm kullanmak istemeyebilirsiniz. Ümlü Antropolog ve aşk uzmanı Helen Fishere göre, parfüm ve makyaj gerçek özelliklerimizi kapattığı için doğru insanı bulmamızı engelliyor. Ten rengimiz, doğal kokumuz özellikle de dudağımızın pembesinin tonu karşı cinsi kendimize çeken özelliklerimiz. Bern Üniversitesinde yapılan terli tişört araştırmasında kadınlara erkeklerin terli tişörtleri koklatıldı ve hangisini tercih ettikleri soruldu. Sonrasında fotoğrafı gösterilen erkeklerden beğendikleri erkek, tişörtünü tercih ettiklerinden başkası değildi. Aynı araştırma, aynı kadınlar üzerinde aynı erkeklerin bu sefer farklı parfümler sıkılmış tişörtleri ile yapıldı ve fotoğraf eşlemesi gayet uyumsuz oldu. İşte bu yüzden, Helen Fishera göre, ilişkilerin uzun sürmemesinin nedeni kozmetikle farklı özelliklere bürünüp, hayatımıza yanlış kişileri çekmemiz.
6- Ayna etkisi
Birinden hoşlandığımızda farkında olmadan onun yaptığı hareketleri yapmaya başlarız. Karşımızdaki saçını düzelttiyse, birkaç saniye sonra bizde saçımızı düzeltiriz. Bu da ilgimizin boş olmadığını, iletişimin iyi ve empatinin güçlü olduğunu gösterir. Bizi anlayan, bizim gibi düşünen birine aşık olmak ise an meselesi haline gelir.
7- Angelina dudakların sırrı
Erkekler, kadın dudaklı kadınlara aşık olduklarını sanıyorlar çünkü dudak vajinaya benzerliğiyle seksi, yani üremeyi çağrıştırıyor.
8- Aşkın vesikalığı
Aşkın da fotoğrafı çekilir mi demeyin? Londra Üniversitesinde manyetik dalga tekniği sayesinde aşık insanların beyinlerinin görüntülerinin alındığı araştırma sonuçları çok şaşırtıcı. Beyindeki görüntü, gözle görülür parlama ve ışık saçma, yani enerji birikimi olarak beliriyor. İşin ilginç yanı bu görüntü, kokain kullanan bir insanın beyniyle benzerlik gösteriyor. Aşkın uyuşturucu etkisi aynı türden bir haz ve mutluluk sağlıyor. İnsan beyninin depresyonla ilgili olan bölümü ise aşık insanın beyninde tamamen pasif ve karanlık oluyor.
9- Kaçan balık büyük olur
Balık kaçınca, erkeklerin avcı günleri, kadınların ise kendilerini ispatlama kaygıları su yüzüne çıkıyor. Aşk zorlaştıkça kıymeti bilinen bir duygu olduğu için elde edemezseniz normalde aşık olmayacağınız bir insana bile aşık oluyorsunuz.
10- Al yanaklarımdan sen suçlusun
Hoşlandığımız birinin yanında yüzümüzün kızarmasının ve ellerimizin titremesinin karşı tarafında bilinçaltında bizim gibi düşünmesinin sağlamak için vücudun gönderdiği sinyaller olduğunu biliyor muydunuz? Çiftleşmeye hazır kuşların tüylerini kabartması gibi biz de aşka hazır olduğumuzu gösteriyoruz. Karşı cinsin ilgimizi anlayıp, bir adım atmasını istiyorsanız, bir dahaki sefere kızardığınızı saklamaya çalışmayın.
11- Sen benim gözümde en büyüksün!
Aşık insan, sevdiğini öyle olmadığı halde herkesten üstün görür. Ünlü feminist yazar Virginia Woolfun dediğine göre, Kadınlar, asırlarca erkekleri olduklarından büyük gösteren aynayı ellerinde tutmanın lezzetli büyülü gücü sayesinde arzu objesi haline geldiler. İşte, fiziksel görünümünü hiç beğenmesek de bizi iyi hissettiren, kendimize güvenimizi yerine getiren insanlara aşık olmamızın nedeni bu kadar basit.
12- Reddedilmenin çekim gücü
En ünlü davranış bilimcilerden Alfred Adlera göre, reddedilen kişinin egosu kendini toparlamak için amansız bir takibe başlıyor. Madonnanın biyografisine yazdığı bir cünle de bunu kanıtlıyor: Reddedilmek en güçlü afrodizyaktır.
13- Sen beni koru, ben sana bakayım!
Hiç tipiniz olmayan bir erkek maço tavırlarıyla aşkınızı kazanabilir çünkü bilinçaltınızda sizi koruyacağını kanıtlamıştır. Erkekler ise fiziksel özelliklerini beğenmedikleri anaç bir kadına aşık olabilirler çünkü bu, ona en iyi şekilde bakılacağının kanıtıdır.
14- Daha fazlasına duyulan özlem
Aşkın en büyük sırrı hedef kişinin yanından hep ona doyamamış olarak ayrılmak. Bir öpücük öncesi belli belirsiz birbirine değen dudaklar asla tam anlamıyla değmezse, hormonlar tam gaz göreve başlayıp, bir sonraki buluşmaya kadar aşkımızın öznesini düşündürür. Sonuç: Bilim adamlarının Hormonsal Bağımlılık dedikleri farkında olmadan birine bağımlı olmamız.
15- En uzun bacaklı kadının şansı
Erkekler, uzun bacaklı kadınları her zaman için daha çok arzuluyorlar çünkü bebeğin rahimdeki yaşam şansı uzun boylu kadınlarda daha fazla.

ROMANTİZM NEDEN BİTER?

Uzun süreli bir ilişkiden sonra artık romantik anların azaldığını hatta yok olduğunu mu fark etmeye başladınız? Ya da uzun zamandır aradığını bulamayan ve artık aşka inanmayan biri misiniz? O zaman romantizmi ayakta tutmanın yollarına şöyle bir göz atsanız iyi olacak...
Bütün ilişkiler, istisnalar hariç, romantizmle başlar. Çiçekler, kartlar, mektuplar hepsi art arda gelmeye başlar fakat bir gün gelir artık ne çiçek gelir, ne kart yazılır, ne mektup. Bu sadece sizin ilişkinizde değil çevrenizdeki herkesin ilişkisinde böyledir. Peki bu doğal bir süreç mi? Kendine uygun birini arayan ve bulduğunda da kaybetmek istemeyen erkek ve kadın gün geliyor da nasıl böyle yabancılaşıyor?
Aslında aşkın kaderi bu; romantizm öldüğünde aşk da yavaş yavaş ölüyor. Her ikisinin de ölme nedenini ise 3 olaya bağlayabiliriz; hayal kırıklığı, kırgınlık ve sahiplenme duygusu.
1. Hayal kırıklığı: İnsanlar ve ilişkiler bizi her zaman hayal kırıklığına uğratır. Bu bilenen bir gerçektir. İlişkinin en başında karşımızdaki kişi aradığımız kişidir ve ondan iyisi yoktur. Fakat zaman geçtikçe onun tüm karakter özelliklerini tanımaya ve onun nasıl bir insan olduğunu anlamaya başlarsınız. Ve işte hayal kırıklığı Aslında o sizin düşündüğünüz kişi değildir. Bu hayal kırıklığı yaşandığı andan itibaren daha az heyecan hissetmeye ve karşınızdaki kişiye daha az ilgi duymaya başlarsınız.
2. Kırgınlık: Her ilişkide yaşanan bir olaydır kırgınlık daha çok da en baştan beri sorunlar yaşanan ilişkilerde görülür. Verilen sözlerin unutulmasına, randevuların ertelenmesi ile kırılmaya başlarız. Daha sonra ise sevgilimizin bize söyledikleri ya da söylemedikleri bizi incitmeye başlar. Kırılganlıklar ihtiyaçların giderilmemesi ile daha çok artar.
3. Sahiplenme duygusu: Belki bir ilişkiniz var belki de evlisiniz. Bütün zorluklar aşılmış. Öyle değil mi? Sizin ya da eşinizin tüm ilgisi çocuklarda, işte, arkadaşlarda vs. Artık bu ilişki aynı ilişki mi? Birbirinizi kaybetme korkusunu yitirdiğiniz zaman o ilişki de romantizm kalmaz. Böylece herkes kendi hayatına birlikte ama yalnız olarak devam eder.
Eğer romantizm size bir anlam ifade ediyor ve aşk için romantizm diyorsanız yazımızda geçenleri tekrar gözden geçirin ve bir an önce önlem alın.

İLK BULUŞMA HEYECANI

Beklediğiniz gün nihayet geldi, onunla ilk kez buluşacaksınız... Peki ama nerede?
Sinema: İlk buluşma için pek uygun sayılmaz. Ne de olsa film başlar başlamaz ağzınızı kapamak zorunda kalırsınız. Ancak uzun süre yan yana oturacağınızdan, olumlu elektrik alıp almadığını anlaman için iyi bir fırsat olabilir. Bu arada filmin türüne göre birbirinize dokunma şansını da elde edebilirsiniz. Eğer bu bir korku filmiyse, ona sarılmanı hiç de ters karşılamayacak aksine hoşuna gidecektir. Ama sakın durumu abartayım deme!
Nelere dikkat etmelisin? Filmden hoşlanmasan bile bunu belli etmemen yerinde olur.
Yemek: İşte birbirinizi daha iyi tanımak ve bir dahaki buluşmayı garantileyecek bir ortam. Eğer onu gerçekten etkilemek ve senden başka bir şey düşünmesini istemiyorsan, mutlaka sakin ama romantik bir yere gitmenizde fayda var. Sınıf arkadaşlarının akınına uğrayan, gürültülü patırtılı yerler, ilk buluşma için hiç de uygun sayılmaz. Gelelim yemek anında yapman gerekenlere... Garson mönüyü getirdiğinde, uzun uzun inceleyip, bütün listeyi tek tek anlatmasını istersen, baştan şansının kaybolduğunu söyleyelim. Senin kararsız ve sıkıcı biri olduğunu düşünmesini istemezsin öyle değil mi? Göz ucuyla mönüye şöyle bir bakıp, kendinden emin ve cool bir tavırla, daha önce hiç tatmamış bile olsan bir yemek iste. Ne kadar aç olursan ol, yemeğini ağır ağır yemeye özen göster. Bu arada havadan sudan konuşmayı da ihmal etme. Yemek boyunca sakın hayat hikayeni anlatma. Bırak o seni çözmeye çalışsın. Unutmadan, ne kadar yakınlaşırsanız yakınlaşın ona dokunma girişiminde bulunma. Bunu, daha sonraki buluşmalara bırakman daha yerinde olur.
Nelere dikkat etmelisin? Ağzını sık sık peçeteyle sil. Yemek artıkları eşliğinde konuşmak pek hoş olmaz öyle değil mi?
Cafe: En uygun buluşma ortamlarından sayılır. Bol bol sohbet edebilir, birbirinizi yakından tanıma fırsatı bulabilirsiniz. Seçme şansın varsa, deniz veya yeşilliğe bakan bir masayı seç ki, daha romantik olsun. Böylece ona duygularını daha rahat ifade etme fırsatı tanımış olursun.
Oturma pozisyonunu da es geçmemek gerek! Tam karşısına oturursan, onu etkileme şansın azalabilir. Çünkü bu oturuş biçimi beden dilinde rakiplik anlamına gelir ve karşısındaki kişi seninle rahat iletişim kuramaz. Bu nedenle mümkünse, yanına otur ve onunla sadece göz teması kur.
Sohbet sırasında sakın peçete, telefon, çanta sapı gibi şeylerle oynama. Böyle yaparsan senin onu dinlemekten sıkıldığını düşünebilir. Anlattığı şey, önemsiz bile olsa, çok ilginç bir şey dinliyormuş gibi bedenini ona doğru yönelt ve can kulağıyla dinle.
Nelere dikkat etmelisin? Onu etkilemek için olmadık komplimanlar yapmaya kalkma, doğal ol ve bol bol gülümse
Konser: Her ne kadar sohbet şansı sıfır olsa da konser mekanı ilişkinizin ilk tohumlarını atmak için uygun bir yer olabilir. Özellikle bu, ikinizin de sevdiği bir sanatçının konseriyse... Üstelik burada cafe veya yemekte olduğu gibi birbirinize dokunmamak için kasmanıza gerek yok. İlk buluşmanız bile olsa, konser boyunca birbirinize sarılabilir, dans edebilir, birlikte sevdiğiniz sanatçının şarkılarına eşlik edebilirsiniz. Çıkışta yaptığınız nefis bir sandviç ziyafeti ve kısa bir yürüyüş, güzel bir aşkın başlangıcı olabilir.
Nelere dikkat etmelisin? Sesin iyi değilse kendini fazla kaptırıp, bağırmaya kalkma! Bütün hayallerini suya düşürebilirsin.
Parti: İlk buluşma için pek uygun sayılmaz ama birçok avantajı olduğu da bir gerçek. Her ne kadar koyu bir sohbete dalma fırsatı bulamasanız da, kalabalık sayesinde sıkılmadan vakit geçirebilirsin. En önemlisi, ortak arkadaşların sayesinde hakkında bir sürü tüyo kapabilirsin. Böylece bir dahaki buluşmanızda elinde ciddi anlamda veri olmuş olur.
Nelere dikkat etmelisin? Bir partide başına gelebilecek her türlü aksiliğe karşı önlem almayı unutma! Üzerine yemek dökülmesi, elbisenin askısının kopması veya çorabının kaçması karizmanı bir anda yerle bir edebilir.

İŞTE ERKEĞİN KADINDAN FARKI

Kadın ve erkek arasındaki en büyük fark nedir? Bu sorunun cevabını düşünmeyen kadın yoktur herhalde. Biz size şöyle özetleyebiliriz; siz ağlarken, o neden ağladığınıza anlam veremez....
Anlatmak istediğimiz biz duygularımızı ne kadar açık anlatırsak anlatalım erkekler bu duyguları anlamakta zorluk çekerler. Siz onun yüzünden karşısında hıçkırıklara boğulurken, o size "niye ağlıyorsun" diye sorar. Bu küçük bir örnek olsa da tüm kadınların yaşadığı bir örnektir.
Erkekler ilişkide daha birçok şeyi sizden farklı düşünür. Aşk hakkında sizden farklı düşünür? Mesela neleri mi farklı düşünür? Erkeklerin gözünden aşk şöyledir:
Özel günlerin hiçbir önemi yok!
Erkekler genelde aşkta küçük ayrıntılar üzerinde durmazlar. Örneğin yıl dönümlerinizi, doğum gününüzü unutabilirler. Ancak bu onlar için çok büyük bir sorun değildir. Hatta çoğu kez özel gün kavramının ne olduğunu bile hatırlamazlar. Çünkü bu gibi şeyler onlara göre küçük detaylardır. Kötü niyetle değil ama kendilerince hayatta önem verdikleri başka şeyler olduğundan çok da fazla tarihlere takılıp kalmazlar. Bu nedenle sevgiliniz sizin ile ilgili özel bir günü unuttuğunda hemen bozulup üzülmek yerine, kibarca uyarın ve asla bunu sizi sevmediği için yaptığını düşünmeyin.
Onu arayıp aramamanız çok da önemli değildir!
Kadınlar sevgilileri tarafından aranmayı ve ilgilenilmeyi çok sever. Oysa telefon etmek erkekler için çok de gerekli bir durum değildir. Sevgilisini gün içinde mutlaka araması gerektiğini düşünmez. Hatta eğer bu konuda ona biraz sitemli davranırsanız, neden böyle davrandığınızı ve bir telefon görüşmesine neden bu kadar önem verdiğinizi anlayamaz.
Biten bir ilişki arkasından ağlanmaz
Erkekler bazı durumları kadınlara göre daha kolay kabullenebilir. Ayrılık onlar için kabullenilmesi gereken bir gerçektir. Eğer ilişki bitmişse, ayrılmak gerekiyorsa yapılacak bir şey yoktur. Tabii bu tamamen onların üzülmediği anlamına gelmez. Çoğu zaman üzüntülerini dışa vurmamayı, duygularını karşısındakine aktarmamayı tercih ederler. Böyle zamanlarda mantıklı düşünceyi ön plana çıkarırlar. Onlar için bir ilişki bittiyse bitmiştir, üzülse bile bunun fayda sağlamayacağını düşünür.

ERKEKLERİN GÖZDESİ KADINLAR

Erkekler, kadınların ne istediğini bir türlü çözemezken, biz kadınlar onların ne istediklerini bulduk. Erkeklerin istediği, gerçek yüzünü göstermeden, kontrol altına alınmış gibi yapan kadınlar.
İşte erkeklerin gözdesi kadın tiplerinden bazıları. Siz de bunlardan birini kendinize örnek alın ve erkeğinizi parmağınızda oynatın.
Bayan tatlı
Bu kadın tipi her zaman mutlu olan bir Polyanna'dır. Her şeye iyi niyetle bakar, kocası eve geç geldiğinde suratını asmaz, maç izlemek istediğinde televizyonun önünden geçmez. Tek işi kocasını ve çocuklarını mutlu etmektir. Bayan tatlı, çoğu erkeğin rüyalarını süsleyen bir kadın tipidir.
Bayan seksi
Böyle bir kadınla birlikte olan erkekler, kendilerini dünyanın en şanslı erkeği hissederler. Her zaman seksi olmayı başaran ve yatakta hiç başı ağrımayan bu kadın tipini kendinize örnek olarak seçebilirsiniz. Böylece eşinizi hem yatakta, hem de özel hayatta mutlu edebilirsiniz. Özellikle fantezilerden korkmayan bu kadınlar, yatak dışında bu özelliklerini kimseye göstermezler.
Bayan dost
Erkekler bazen her şeyi konuşabilecekleri bir kadın isterler. Hem arkadaş hem eş olan bu ideal kadın tipiyle her şeyi konuşabilirler. Maçları birlikte izler, gerektiğinde birlikte arkadaş ziyaretine giderler. Tabii bu arkadaşlığı yatakta devam ettirmek istemeyen erkekler, her zaman olduğu gibi yatakta ateşli bir kadın istemekten vazgeçmezler.
Bayan özgür
Bu tip kadınlar erkeklerin bunaltan soruları sormaktan kaçınır. "Neredeydin, kimleydin?" gibi sözcükler onun kullandığı kelimeler arasında yoktur. Kendine ve eşine güveni tamdır. Gereksiz kıskançlıklar yapmaz ve karşısındakinden aynı davranışları bekler.
Bayan bakımlı
Erkekler güzel kadınları severler, bu nedenle her zaman kendine bakan, güzel giyimli kadınlarla birlikte olmak isterler. Böyle bir kadın onlar için çekicidir. Evde karşısına sürekli olarak eşofmanla ya da dağınık saçlarla çıkan bir kadınla beraber olmaktansa, evde bile seksi kıyafetler giyen bir kadınla birlikte olmak isterler.
Erkeklerin sevmediği kadınlar: Sakın böyle olmayın
Feminist
Özellikle aşırı feminist olan ve her söylediklerinin altında farklı bir anlam arayan kadınlar, erkeklerin hiç sevmediği tiptir.
Bağımlı
Erkekler özgür kadınları severler, sürekli olarak kendisine bağımlı olan kadınları sevmezler. Çünkü bu tip kadınların her zaman kendilerine ihtiyaçları olduğunu düşünerek, onları küçümseyebilirler.
Romantik
Romantizmi çok seven kadınların hayal dünyasında yaşadığını düşünen erkekler, izlediği filmlerden ya da okuduğu kitaplardan etkilenen romantik kadınları tercih etmezler. Çünkü bu tip kadınlar sürekli olarak ilgi isterler.
Sinirli
Erkeklere karşı sürekli öfkeli olan ve her zaman tartışmaya hazırlıklı olan bu kadın tipleri, erkekleri evlerinden soğutabilir. Böyle bir kadınla yaşamak onlar için oldukça zordur.
Nazlı
Sürekli her şeye ağlayan ve istediği şey olana kadar inat eden kadınlar, erkeklerin koşarak uzaklaşmasına neden olan tiplerdir. Nazlı bir kadınla evlenen bir erkeğin, mutluluğu başka yerlerde aramasına şaşmamak gerekir.

ERKEKLER EN ÇOK NEYE KIZAR?

Erkek arkadaşınızı ya da kocanızı sürekli kızdırıyor fakat bunun sebebini bir türlü anlamıyor musunuz? İşte size birkaç ipucu...
Arkadaşlarının yanında azarlıyor tonda konuşmanızdan hoşlanmazlar.
Vitrinlere bakmanızdan, bakmakla da kalmayıp almayacağınız şeyi denemenizden hoşlanmazlar.
Onun yarattığı romantizme aynı dozda bir romantizm anlayışıyla cevap vermemenizden hoşlanmazlar.
Sizi yemeğe çıkarttıklarında "Diyet yapıyorum" demenizden hoşlanmazlar. "Para gitti" diye düşünürler.
Gündüz saatlerinde ağır makyaj yapmanızdan hoşlanmazlar.
Chat yapmanızdan hoşlanmazlar. Aynı paranoyak erkek kimliği burada da devreye girer.
Kahkaha atarken eliyle ağzını kapatan kızlardan hoşlanmazlar. Bir erkek için bir kadının ağız güzelliği önemlidir ama özgüven yüksekliği daha da önemlidir.
Gerçekten de sadece arkadaşlarınız olan erkeklerden bile hoşlanmazlar.
Gününüzün 10 saatini arkadaşlarınızla cepten mesajlaşarak geçirmenizden hoşlanmazlar. Dikkat edin, yüklü bir fatura gelirse en çok alay eden onlar olacaktır.

DERSİMİZ ERKEKLERİ ANLAMAK

Erkekler Marstan kadınlar da Venüstense, her iki cinsin de birbirini anlamak için bu kadar çok vakit harcamasında şaşılacak bir şey yok.
Erkeklerle ilgili en çok sorulan soruların yanıtlarını sizin için araştırdık:
1- Zor kadını oynamak erkeklerin hoşuna gider mi?
İşe yaramakla kalmaz, doğru biçimde oynandığı takdirde ilişkiye sıcak bir başlangıç da sağlayabilir. İşin sırrı erkeklerin, kovalamacanın verdiği heyecanı sevmelerinde yatar. İnsan ele geçiremediğini ister. Bir şekilde ilgilendiğinizi belli etmekle birlikte biraz mesafeli davranırsanız, işi kaptınız demektir. Öte yandan, bu kovalamacayı onu teşvik edici küçük hareketlerle de renklendirmelisiniz. Ona göz süzercesine yukarıdan bakmanızın ve kararsız davranmanızın hayal kırıklığı yarattığını sezerseniz, ona göz kırpın. Bildik bir senaryo gibi gelse de, erkekler kovalamayı en az bizim kovalanmayı sevdiğimiz kadar severler. Erkeğinize doğru oltayı atın. Tünelin ucunda ışık olduğunu bilsin yeter.
2- Erkekler neden berbat dinleyicilerdir?
Erkekler aslında berbat dinleyiciler değillerdir. Sadece kötü birer editördürler. Onlara özellikle spor, seks ya da kendilerine yakın buldukları başka bir konuyla ilgili önemli veya ilginç bir şey söylediğinizde, şayet basketbol maçı izlemiyor ya da gazete okumuyorlarsa, kulaklarını dört açarlar. Ne var ki daha az ilgilerini çeken konulara gelindiğinde (moda, diyet furyaları, en iyi arkadaşınızın erkek arkadaşı), başlarını salladıkları, mırıldandıkları ya da dinliyormuş gibi yaptıklarında da değişen bir şey olmaz. Aslında sohbetten koptuklarının farkına bile varamazsınız. Fark ettiğiniz takdirde, öfkenizin birkaç saat boyunca dinmeyeceğini bilirler. İnandırıcı gelmedi mi? Belki de... Ama gerçek bu. Bir şeyleri değiştirmeye çalışmak istiyorsanız, önünüzde iki seçenek var: Ya erkeğiniz sizin hiç de ilginizi çekmeyen bir konudan bahsederken onunla ilgilenmiyor görünün (bunun farkına bile varmazsa hiç şaşırmayın) ya da konuşmalarınızın konularını daha büyük bir dikkatle seçin. Moda sohbetlerini arkadaşlarınıza saklayabilirsiniz.
3- Erkeğimin daha sevgi dolu olması için ne yapabilirim?
Erkek-kadın ilişkilerinde sürekli gündeme gelen sorulardan biri daha... Muhtemelen kimsenin işe yarar bir çözüm üretememiş olmasından kaynaklanıyor. Sevdiğiniz erkeğin size karşı daha sevgi dolu olmasını istiyorsanız erkekler köpeğe benzer teorisinden yararlanarak, ona gelmiş geçmiş en bilimsel köpek olan Pavlovun köpeği gibi davranın. Baş başa kaldığınızda erkeğinize küçük sevgi gösterilerinde bulunun. Örneğin arkasından yaklaşarak ona sarılın. Ona sarılırken gülümsemesini sağlayın. Kulağına size özel küçük esprilerden birini fısıldayın ya da pazar günü boyunca, sizden en ufak bir şikayet belirtisi duymadan, bütün gün spor kanalı izleyebileceğine söz verin. O da zaman içinde sevgi gösterilerini iyi şeylerle ilişkilendirecek, bu zevk verici davranışın karşılığını verme fikrine ısınacaktır. Ne kadar karşı koyamasanız da, ona bu konudan söz etmeyin. Sağlıklı bir ilişkide iletişimin yeri tartışılmaz ama ona ne kadar sevgi dolu olmasını istediğinizden söz ederseniz, gerçekte öyle olmasa da ağlayıp sızlanıyor izlenimi vermiş olursunuz. Böylece, hiçbir yere varamazsınız. Bazı şeyleri konuşmak yerine davranışlarınızla ortaya koyun. Sabırlı olun, bu iş biraz zaman alabilir.
4- Erkekler kadınların yatakta ne istediklerini dile getirmelerinden hoşlanırlar mı?
Bu isteklerinizin nasıl olduğuna bağlı. Bir erkekten daha geç boşalmasını veya daha güzel kokmasını isterseniz, alacağınız cevabın olumlu olma olasılığı düşüktür. Özel konuları konuşmaktan utanıyor ya da onu incitmek istemiyorsanız, oturup baş başa konuşmaktansa, yatakta bazı yeni hareketleri kendiniz uygulamayı deneyin. Tepkisini ölçün. Daha sonra, ondan bu konudaki düşüncelerini öğrenebilirsiniz. Yüzü kızarabilir, geçiştirmeye bile çalışabilir. Ama en azından, ona da yatakta yaratıcı olması için yeşil ışık yakmış olursunuz.

AŞK GİZLİLİK İSTER

Özel hayatınızı gizli tutmak, ilişkinizi gözlerden uzak yaşamak istiyor ama bir türlü başaramıyorsunuz. Ne yaptığınızı herkes biliyor. Sizin de önlem almanız gerekiyor.
Onunla nereye gittiğinizi, kavgalarınızı, barışmalarınızı, ilişkinizin iniş çıkışlarını herkes biliyor. Artık yavaş yavaş laflardan sıkılmaya başladınız ve bunların ilişkinizi yıprattığını fark ettiniz. O halde niye hala bekliyorsunuz! Doğru bir stratejiyle bunların üstesinden gelebilirsiniz...
Dedikodu hastalığı
Her insan az çok dedikodu yapmayı sever. Ancak dedikodunun yıkıcı değil yapıcı olanını tercih etmelisiniz. İşi gücü, hayattan beklentileri olmayan bazı insanlar etraflarındaki mutlu insanların da mutsuz olmalarından büyük zevk alırlar ve bunun için adeta tüm enerjilerini harcarlar. Sizin yapacağınız öncelikli olarak etrafınızı dikkatlice inceleyip bu tarz insanların olup olmadığını tespit etmek. Şayet ki varsa bu insanlarla tüm diyaloğunuzu kesmelisiniz.
Önce siz konuşun
İşe yarayan bir başka yöntem de başkalarının konuşmasına izin vermeden ilişkiniz hakkında kendinizin konuşması. Detaya girmeden çevrenizdeki meraklı insanlara ilişkiniz hakkında ipuçları verin. Ancak bunu yaparken çok dikkatli olmalısınız eğer ipin ucunu kaçırmaya kalkarsanız, durum eskisinden de beter bir hal alabilir. Bu yüzden ilişkinizde bazı problemlerin olduğunu anlatın. Bir sürü şey anlatın ama sonunda kimse bir şey öğrenemesin. Bunu başarabilirseniz insanlar sizin hakkınızda her şeyi bildiklerini zannederler ve ilişkinizin dedikodu yapılmaya değer bir yanı kalmaz onlar için.
Partner faktörü
Tüm bunları yaptınız ama etrafınızdaki insanlar hala sizin ilişkiniz hakkında konuşmayı sürdürüyorlar. O zaman bir de sevgilinizin tavrına dikkat edin. Eğer ikiniz hakkındaki çok özel bazı ayrıntıları onun yaydığını tespit ederseniz bu ilişkiyi hemen bitirin, çünkü dedikoducu erkekten daha itici bir insan olamaz!

AŞK TESTİ

1- "Seni seviyorum" demeye doymuyorsanız.
2- En bakımsız halinizi bile görmesine aldırmıyorsanız.
3- En bakımsız halinize bile bayılıyorsa.
4- En sarhoş olduğu zamanlarda bile, asla size eski sevgilisinin adıyla hitap etmiyorsa.
5- Eski sevgilinizi gördüğünüzde içiniz kıpır kıpır olmuyorsa.
6- İş seyahatine çıktığında ondan haber alamadığınızda, sinirlenmek yerine, başına birşey gelmesinden endişe ediyorsanız.
7- Gazetenin 3. sayfasını okurken gördüğünüz kötü haberler sizi çok etkiliyorsa ve "ya o da böyle bir kaza geçirirse" diye düşünüp telaşa kapılıyorsanız.
8- Başınız çok ağrıdığında, uyumanıza yardım etmek için, bütün gece size Sindrella'yı ve Robin Hood'u anlatıyorsa
9- Birlikte tatlı yaparken çok eğleniyorsanız.
10- Alışverişten sonra sizinle ilgileniyorsa. Ama sadece kredi kartı borcunuzu öğrenmek için değil, aldığınız şeyleri görmek için.
11- Yedekte adam tutmak huyunuz, esrarengiz bir şekilde sizi huzursuz etmeye başladıysa.
12- Sizin için çok önemli bir toplantıda, yüzünüzde bir gülümsemeyle hayallere dalıyorsanız.
13- En aptal aşk şarkıları bile size son derece anlamlı geliyorsa.
14- Eski Türk filmleri sizi ağlatmaya başladıysa.
15- Çevrenizdekiler, sizin çok daha anlayışlı ve pozitif biri haline geldiğinizi söylemeye başladılarsa.
16- Daha telefon çalarken, onun aradığını anlıyorsanız.
17- Siz seyahatteyken, hergün çiçeklerinizi sulamak için size uğruyorsa.
18- Size araba kullanmayı öğretirken, sabrını sonuna kadar muhafaza edebiliyorsa.
19- Saçınızın rengini bir ton bile değiştirseniz, loş ışıkta dahi farkı anlıyorsa.
20- Birbirinizin kredi kartı şifresini biliyorsanız.
21- Annenizle sevgi dolu bir ses tonuyla konuşuyorsa.
22- Annesiyle sevgi dolu bir ses tonuyla konuşuyorsanız.
23- Henüz evlenmeden çocuk isimlerinden bahsetmeye başladıysanız.
24- Onsuz tatile çıktınız ve bütün vaktinizi telefon başında onu ne kadar çok özlediğinizi anlatarak geçirdiniz.
25- Canınız işe gitmek istemediğinde sizin için patronunuzu arayıp hasta olduğunuzu söylüyorsa.
26- Siz kilo aldıkça, tombul kadınları sevdiğinden bahsediyorsa.
27- Üzerinde son derece eski moda giysiler olsa bile, onunla en yakın arkadaşlarınızın uğrak mekanı olan bara gitmekten rahatsız olmuyorsanız.
28- Size durup dururken çiçek alıyorsa.
29- Size hala oyuncak ayılar ve tüylü köpekler alıyorsa.
30- Ne kadar saklamaya çalışsanız da, bugün sizin için kötü giden birşeyler olduğunu farkediyorsa.
31- Yorgun olduğunda bile size seve seve masaj yapıyorsa.
32- Onun yüzünden eğitiminizi yarım bırakmanın veya kariyerinize zarar verecek bir adım atmanın "fedakarlık" olduğunun farkındaysa.
33- Başınız sıkıştığında ilk aklınıza gelen onun koruyucu omuzlarına ihtiyacınız olduğuysa.
34- Sizin için yemek, temizlik hatta ütü yapıyorsa.
35- Arkadaşlarınızla vakit geçirmeniz ve onun dışında da bir hayatınız olması konusunda sizi>destekliyorsa.
36- Özel günleri asla unutmuyor ve ufakta olsa mutlaka bir hediye alıyorsa.
37- Sizin için ağlamaktan utanmıyor hatta bunun için gurur duyuyorsa.
38- Çok paraya ihtiyacınız olduğu bir dönemde hiç düşünmeden bilgisayarını satabilecek kadar düşünceliyse.
39- Bir sorunu olduğunda ima yoluna gitmek yerine açık açık konuşmayı tercih ediyorsa.
40- Aynı bir şarj makinesi gibi enerjinizi tazeliyorsa.
41- Gecenin bir yarısı, sadece sizi sevdiğini söylemek için telefon ediyorsa.
42- Nasıl olsa birlikte yaşıyorsunuz diye kendini boşvermiyorsa. İlişkinizi taze tutmak için çaba sarfediyorsa. Mesela en sevdiğiniz restoranda rezervasyon yaptırıp size sürpriz ve romantik bir gece hazırlıyorsa.
43- Size ayak uydurmak için tenis dersleri alıyorsa.
44- Birlikte dans dersleri almayı teklif ediyorsa.
45- Gece kulüplerinde piyasa yapmaktansa, sizinle evde video seyretmeyi tercih ediyorsa.
46- Pijamalı halinizi gece kulüplerindeki çarpıcı kadınlara tercih ediyorsa.
47- Kendisi acılı sevdiği halde, sizin için yemeği acısız ısmarlıyorsa.
48- Sizin için dünyanın öbür ucuna giderse.
49- Size gözü gibi bakıyorsa ve gözleri 6 numara bozuk değilse.
50- Size her gün "Sevgililer Günü"yse.

AŞK İLACI VE AŞK DOKTORU

Aşk doğa eczanesinde nasıl elde edilir?
İlacın Adı: Aşk
Familya: Sevdaca
Bitki Adı: Aşkus Tadarus
Elde Edilişi: Aşkı elde etmek için türlü yöntemler vardır. Birinci yöntem için ilkel maddeler, para, bir çift söz ve bir çift kesici gözdür. Fakat bu yöntem pahalı olduğu için, endüstride başka yollarla elde edilir. Özellikle orta insanlar arasında aşk, parasız-pulsuz, belirli bir süre "gözleme" yardımı ile elde edilir. Bu şekilde elde edilen aşk saf değildir. Çeşitli randevularla kristalleştirilir ve daha sonra saf olarak elde edilir.
Fiziki Özellikleri: Pembe renkli kristallerden oluşur. Kalpte yerleşir. Keskin lezzetlidir. Özellikle iç organlarda hissedilir. İlk resmi tanımı Adem ile Havva tarafından yapılmış, sonra insanlar tarafından geliştirilmiştir.
Kimyasal Özellikleri: Kaba sözlerden alınır. Formülü hemen değişir. Aslında aşk dayanıklı bir madde değildir. Parasızlık, sefillik, yalancılıkla "geçimsiz" bir ilaçtır.
Saflık Muayenesi: Aşkın ne ölçüde "saf" olduğunu anlamak için ihanet, aldatma, matrak geçmeyle ne ölçüde dayanıklı olduğu anlaşılır.
Miktar Tayini: Aşk enjekte edilmiş ve hassas tartılmış bir insan, bir haftada kilo kaybederse bu uluslararası ölçülere göre en az Romeo-Juliet, Türk ölçülerine göre Leyla Mecnun aşkına eşittir.
Kullanışı: Nisan ve nikahta az dozlarla alınmalı, fazla miktarı, magandalardan para kopartmada kullanılır. Aşk çeşitli biçimlerde görülebilir. Bilim aşkı, sanat aşkı, doğa aşkı gibi..
Teşhisi: Kalp çarpıntısı. Uçma hissi, gözlerde kararma, sevdiğinden başkasını görememe şeklinde özel bir körlük. Mantık kaybı. Uykusuzluk, iştahsızlık, terleme..
Kullanışı: Kalbi hızlandırmak için, alçak dozda. Sinir sistemini uyarmak için yüksek dozda. Moral ve cesaret verici neşelendirici. Ancak belli dozu yoktur. Hiç alınmazsa kişide kompleks yaratır. Yüksek dozda öldürücü, alçak dozda güldürücü etkisi vardır.
İlacın Reklamı İçin Uygun Slogan: Karanfilim ez beni, çift kanatlı tülbentten süz beni, sen kalem ol ben divit, reçeteye yaz beni..



HAYATIN GERİSİNDE KALMAYIN

Devir tasarruf devri olduğuna göre siz de işe zamandan tasarruf ederek başlayabilir çocuklardan ve eşinizden arta kalan zamanı kendinize ayırabilirsiniz. Böylece uzun zamandır yapmak istediğiniz şeylerin tadını çıkaracak vakti de bulmuş olursunuz.
Ev işi, çocukların bakımı, eşinizin istekleri derken kendinize hiç vakit ayıramamaktan şikâyet ediyorsanız zamandan çalma vaktiniz geldi demektir. Gün içinde yapacağınız birkaç pratik işlemle siz kendinize boş zaman yaratırken işleriniz de aynı şekilde yürümeye devam edecektir.
Teknolojiden yararlanın
Ev işleri yüzünden gazeteleri okuyamamaktan ya da haberleri izleyememekten yakınıyorsanız ilk olarak yapmanız gereken cep telefonunuza haberlerin gelmesi için bir komut göndermek olmalıdır. Böylece sıcak gelişmelerden teknolojinin nimetlerinden faydalanarak haberdar olabilirsiniz.
Günlük eşyalar
Her gün evden çıkarken yanınıza aldığınız bazı eşyalarınız olmalı. Örneğin anahtar, makyaj malzemeleri, cep telefonu, cüzdan gibi eşyalarınızı dışarıdan geldiğinizde kapının önünde bir torbaya koyun. Böylece bir daha dışarı çıkmanız gerektiğiniz bir çantadan diğerine boşaltarak ya da eşyalarınızı arayarak zaman kaybetmemiş olursunuz.
Randevular
Gün içinde doktora, kuaföre gidecekseniz randevunuzu erken saatlere almaya çalışın böylece gününüzü daha fazla değerlendirebilirsiniz. Sabah işinizi bitirir ve öğlen vaktinizi kendinize ayırmış olursunuz.
Misafirler
Eve arkadaşlarınızı çağırdıysanız bütün gün mutfakta yemek yapmak zorunda hissedebilirsiniz. Fakat sonuçta siz ünlü bir aşçı değilsiniz bu nedenle bir kerelik de olsa yemek yapmak yerine evin yakınındaki pastaneye uğrayarak ev yapımı ürünlerden alabilirsiniz. Siz söylemediğiniz sürece kimse sizin bir şey hazırlamadığınızı bilmeyecektir.
Yemek derdi
Her akşam için bütün gün evde yemek yapmak yerine bir günü yemeğe ayırıp, pişirdiklerinizi derin dondurucuya atabilir böylece diğer birkaç gün boyunca yemek derdinden kurtularak kendinize vakit yaratabilirsiniz. Eğer isterseniz donmuş yiyeceklerden alarak yemek zamanı kolay bir yemek de hazırlayabilirsiniz.
İnternet
Zamandan kazanmak için ilk yapmanız gereken teknolojik gelişmelere ayak uydurmak olmalıdır. Eğer internetle aranız iyiyse bilgisayar başına geçerek alışveriş yapabilir, saatlerce kuyruk beklemeden faturalarınızı ödeyebilirsiniz. Eğer bilgisayar kullanamıyorsanız birinden yardım isteyerek işlerinizi kolay yoldan halledebilirsiniz.
Planlı olun
Kendinize vakit ayırmak için planlı olmanız gerekir. Ne yapacağınızı bilmeden oradan oraya koşturmak yerine kendinize günlük bir plan oluşturmalı ve bu plana uyarak hareket etmelisiniz. Böylece zaman kaybetmemiş olursunuz.
Gardırop
Gardırobunuzu düzenlemelisiniz. Her şeyi rengine ve türüne göre ayırırsanız ne giyeceğim diye saatlerce düşünmek derdinden kurtulur ve o saatleri başka şeyler yaparak değerlendirebilirsiniz.
Ev işleri
Ev işini de planlı şekilde yapmalısınız. Her güne bir odanın temizliğini ayırabilir ya da her oda için bir saat belirleyebilirsiniz. Evdeki gereksiz eşyaları ortadan kaldırırsanız temizlikle çok da fazla vakit harcamamış olursunuz.
Liste
Evde biten şeylerin listesini buzdolabının üstüne yerleştirirseniz eksikleri teker teker almakla vakit kaybetmezsiniz. Markete gittiğinizde hepsini alır ve uzun süre kullanabilirsiniz. Böylece her gün markete gitmek yerine haftada iki kez gidebilirsiniz.
Alışveriş saatleri
Alışverişe çıkarken gideceğiniz saat de çok önemlidir. Trafiğin ya da, gideceğiniz yerin kalabalık olmaması için sabahın erken saatlerini ya da öğlen vaktini seçebilirsiniz. Böylece daha hızlı ve rahat bir alışveriş yapmış olursunuz.
Yeme düzeni
Yeme düzeninize dikkat ederseniz enerjiniz de yerinde olur böylece işlerinizi çabuk halledersiniz. Kahvaltı öğününü atlamazsanız sürekli acıkmaz ve bir şeyler yemek için sürekli yemek hazırlamak zorunda da kalmazsınız.
Yardımcı
Eğer imkânınız varsa çocuklar için bir bakıcı tutabilirsiniz. O çocuklarla ilgilenirken siz de dinlenebilirsiniz. Ayrıca ev temizliği için de bir yardımcı tutabilirsiniz haftada bir ya da on beş günde bir temizlik konusunda size yardımcı olacak birinin olması daha düzenli olmanızı sağlar.

AŞKTA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Seks ve cinsellikle ilgili bilginize ne kadar güveniyorsunuz? Doğru bildikleriniz gerçekten doğru mu?
Seks ve cinsellik Türkiye'de hala bir tabu Yanlış inanışlar doğrulardan çok daha fazla. Hâlâ yaşlanınca, menopoza girince ya da kalp krizi geçirince cinsel yaşamın bittiğini düşünüyor, sertleşme sorununda panik oluyoruz!
Tabular ve yanlış bilgiler cinsel hayata küstürüyor. Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD); cinsel hayata küstüren mitleri açıkladı. Prof. Dr. Engin Eker, Prof. Dr. Erdoğan Ertüngealp ve Prof. Dr. Arşaluys Kayır'ın hazırladığı rapora göre; orta yaş ve yaşlılık döneminde sekse dair doğru bilinen yanlışlar:
1- Hem erkekler hem de kadınlar için yaşlanınca cinselliğin kalitesi azalır
Cinsellikte yaşananlar 50 yaşından sonra farklılaşır, kötüleşmez. Yaşlandıklarında kadınların cinsellik açısından kendilerine güvenleri artar. Cinsel birleşmeden daha fazla zevk alırlar. Kadınların çoğu 30'lu yaşları biraz geçinceye dek cinselliği başlatmaktan hoşlanmaz.
2- Menopozda cinsel istek azalır
50 yaş üzerindeki kadınların yüzde 72'den fazlasının cinsel arzu azalması dahil, cinsel yaşamları ile ilgili herhangi bir şikayetleri bulunmuyor. Menopoz sonrasında seks ile daha az ilgilenen kadınları, hormonal dengesizlik ve olumsuz düşünceler de etkileyebilir.
3- Sertleşme sorunu tıbbi müdahale olmadıkça düzelmez
40 yaş civarına kadar hemen hemen her erkek sertleşme sorunu yaşayabilir ama daha sonra fiziksel ve cinsel açıdan tıbbi müdahale olmadan hayatlarını sürdürebilirler.
4- Erkekler cinsellikte 15-20 yaşında en üst noktadadır
Daha geniş sözcüklerle ifade edilen cinsellikte; bir erkek, iyi bir aşık olma ve farklı yollarla partnerini memnun etme yeteneğini yaş ilerledikçe kazanır.
5- Kadınlar cinsellikte en üst noktaya 30'unda ulaşır
Kadınların vücutları ile artan uyumları ve sekste kendilerine olan güvenleri 30 yaşından sonra artmaya devam eder. Bir kadının orgazm kapasitesi yaşla birlikte azalmaz.
6- Gençlik dönemlerinde orgazm daha yoğun olur
Kadınların çoğu orgazmı 40 yaşından sonra daha yoğun yaşadıklarını ifade ediyor. Erkekler ise orgazmı daha yaygın hisseder. Orta yaşta erkekler orgazmı gençlik dönemlerindeki gibi tüm bedenlerinde hissetmeye devam eder.
7- Kalp hastaları cinsel yaşamdan sakınmalı
Boston Hastanesi'nde yapılan araştırmada; sabah yataktan kalktığımız zamanla, cinsel ilişki sırasındaki kalp krizi geçirme riskinin aynı olduğu belirlendi. Cinsel aktivite herkes için yararlı bir aktivitedir; stresi azaltmaktan depresyonu önlemeye kadar etkileri bulunur.
8- Cinsel birleşme, hedeflenmesi beklenen tek davranış çeşididir
Batı kültüründe cinsel ilişki eşittir cinsel birleşmedir. Oysa orta yaşı geçmiş erkekler tıpkı kadınların istekleri gibi dokunulmayı, öpüşmeyi ve okşanmayı ister. Ön sevişmeler erkek ve kadının birbirlerine cinsel zevk vermek için yaptıkları her türlü davranışla eşdeğerdir.


SİZE AŞIK MI?

Bir süredir biriyle berabersiniz ve size aşık olup olmadığını öğrenmek için can atıyorsunuz. Beraber olduğunuz adam aşağıdaki konularda kendinden eminse bilin ki size çoktan abayı yakmış!
Eski sevgilimi unuttum!
Eski sevgilimizden ayrıldıktan sonra bir süre doğru yapıp yapmadığımızı düşünürüz. İlişkimiz uzun sürdüyse ayrılığımızla ilgili birçok soru sorarız kendimize cevapları hiçbir zaman bilemesek de
Beraber olduğunuz erkek: Onunla (yani sizinle) tanıştığımdan beri eski sevgilim hiç aklıma gelmedi. Hatta onda ne bulmuşum hiç anlamıyorum diye düşünüyorsa bilin ki sizinle çok mutlu.
O aklımdan çıkmıyor!
Beraber olduğunuz erkek arkadaşlarıyla beraber takılırken bir mağazanın vitrininde bir tişört görüp içinden Bu ona ne kadar da yakışır diye düşünüyorsa sizden çok hoşlanıyor demektir.
O çok ilgimi çekiyor
Bir gecelik aşk yaşadığı kadını tanımaya bile çalışmazken sizinle ilgili her türlü detayı merak ediyorsa ve sizin kendinizi kötü hissettiğiniz bir gün o da kendi kendine o çok kötü bir gün geçirmiş. O yüzden de ben de kendimi çok iyi hissetmiyorum diyorsa size bayağı bir tutulmuş.
Kimyamız çok uyuşuyor
Kimyanızın uyuşmadığı birine aşık olamazsınız. Erkek arkadaşınız Onunla birçok konuda paralel düşünüyoruz ve çok iyi vakit geçiriyoruz diye düşünüyorsa size aşık olma ihtimali yüksek.
Başka kadınlar ilgimi çekmiyor
Arkadaşlarından biri sevgilinize Karşı kaldırımda yürüyen sarışın fıstığı gördün mü? diye soruyor ve aldığı cevap Hayır oluyor. Yoksa fark etmediniz mi? Bu adam çevresinde sadece tek bir kadın görmeye başlamış. Yani sizi
Onunla bir gelecek düşünmeye başladım
O da ne size sık sık gelecek planlarından bahsediyor. Ama hepsinden önemlisi bu planlara sizin de dahil olmanız. Şu noktada daha fazla bir şey söylemesine gerek yok değil mi?

AŞKIN 10 ALTIN KURALI

İlişkinizde bu 10 kuralı uygulayın, aşkta kazanan hep siz olun ve mutluluktan her daim uçun!
1- İletişim kurmayı öğrenin
Ona ne demek istediğinizi, ne istediğinizi dolaylı yoldan değil, direkt söyleyin. Birinden sizin zihninizi okumasını beklemek, iletişim kurmak değildir.
2- Tutarlı olmayı öğrenin
Ağzınızdan bir şey çıkıyorsa, bunun arkasında durun ve söylediklerinizi yapın. Kendinize karşı dürüst olun ve bir şey söyleyip, başka bir şey yapmayın. Kararlarınızı birçok kez değiştirmeyin.
3- Seksi yem olarak kullanmayın
Erkek arkadaşınıza ya da eşinize karşı seksi asla yem olarak kullanmayın, seksi yaşamak istiyorsanız yaşayın. Seks, bir şeyin cezası ya da ödülü olmamalıdır.
4- Bilincinizi geliştirin
Partnerinizin cinsel gücü ile ilgili kötü sözler sarf etmeyin. İlişkinizde menfaatinizi ön planda tutmayın, gereken fedakârlıkları karşılık bekleyerek yapmayın, onun da böyle davranmasını sağlayın.
5- Ona yanlış mesajlar göndermeyin
Her zaman dürüst ve net olun, ondan her şeyi anlamasını beklemeyin ve anlamıyor diye de sorun çıkarmayın.
6- Erkeklerin hayatınızı finanse etmesini beklemeyin
Hayatınızdaki erkeklere ATM makinesiymiş gibi davranmaktan vazgeçin, 2000'li yıllarda şunu unutmayın ki herkes kendi bütçesinden sorumludur.
7- Eşitlik bekliyorsanız, siz de eşit davranın
İlişkinizde ezilmek istemiyorsanız, siz de her zaman partnerinize karşı eşit davranın. Sadece kadın olduğunuz için ondan bir şeyler beklemeyin.
8- Erkekleri tüm sorunlar için suçlamayın
Unutmayın; ikili ilişkilerde asla tek taraf tamamen suçlu değildir.
9- Nazik olun
Ağırbaşlı ve nazik olmaya özen gösterin. Her erkek böyle kadınlardan hoşlanır.
10- Bu 9 kuralı hiç unutmayın
Sık sık bu kuralları okuyun ve ilişkinizde uyarlamayı unutmayın

UĞRAŞMAYIN ERKEKLER DEĞİŞMEZ...

Her kadın gibi siz de sevgilinizin bazı huylarını değiştirmek istersiniz değil mi? Bu istek, bir kadın olarak, Tanrı'nın size verdiği en doğal hediyedir. Dilediğiniz kadar kullanabilirsiniz ama başlamadan önce size kısa bir bilgi verelim.
Nedense bütün kadınlar, aralarında genetik bir anlaşma varmış gibi sevgililerini değiştirmeye çalışırlar. Genci, gecikmişi ama hepsi, ısrarla sevgililerinde beğenmedikleri bir huyu değiştirmek isterler. Aralarında hırsa bulanmışları, kimi zaman bunda başarılı da olur. Gerçi ortaya çıkan hilkat garibesi adam, tüm erkekler tarafından bir anda dışlansa da kadınlar bu 2 yaratığı bir müddet daha, enteresan bulurlar. İşte "Hanım köylü" ya da "Kılıbık" olarak adlandırılan modeller, bu yaratıklardır. Hatta bunların şarkı söyleyen modelleri de mevcuttur.
Ancak kadınların sevgililerinde değiştirmeyi başaramadıkları huylar da vardır. Bu klasik davranışlar hakkında bilgi sahibi olmayan hanımefendiler, değişime zorlama sürecinde sert bir kayaya çarparlar ve ellerindeki son adam da kayarak meçhule gider. Böyle bir hazin sonun sizi beklememesi için size, bir erkekte değiştiremeyeceğiniz bazı davranışları anlatacağız
Pazar günü tıraş olmak...
Normal doğum sonucu dünyaya gelmiş hiçbir erkek, pazar günleri sakal tıraşı olmayı istemez. Bu saplantısını hiçbir zaman sizinle paylaşmaz ancak her zaman aklındadır. Ve bildiği gibi uygular. Siz siz olun sevgilinizin sakal tıraşına müdahale etmeyin. "Yok, benimki yapmaz!" demeyin, dikkat edin akşamları televizyonda yayınlanan tıraş bıçağı reklamlarını gördüğünde bakışlarını ekrandan kaçırıyordur. Eğer değişim konusunda cesursanız ve ısrarlı davranmayı kafanıza koyup, hele de "Annemler gelecek, tıraş olacaksın değil mi?" gibisinden kinayeler sokuşturmaya başladıysanız, adamınız yakında ilişkiden kopacak demektir. Yapmayın! Uyuyan devi uyandırmayın.
Annesi...
Neredeyse arabasıyla eşdeğerdir. En önemli alışkanlığıdır. Değiştirmeye kalkmanız demek hem cinsinizle esaslı bir savaşa girmeniz demektir ki bu savaşı kazanan gelin namzedi görülmemiştir. Annesinden onu vazgeçirmeye kalkmak yerine, ağınıza düşürün, evlenin, bir erkek çocuk sahibi olun. Şartlar eşitlenmiş olacağından savaşı kazanma ihtimaliniz yüksektir. Ancak flört döneminde sevgilinizi Prens Charles, annesini de Kraliçe Elizabeth olarak görmeniz ve her bir araya gelişinizde kraliyet seremoni kurallarını uygulamanız hayrınızadır.
Maç...
Eğer sevgilinizin genlerinde bir kalite düşüklüğü ya da kromozom sıyırması yoksa bir erkek olarak en doğal dürtüsünün seks ve sonrasında da futbol olduğu açıktır. "Benimki İngiliz şekerim, medeni adam, futbol sevmez!" diyorsanız kendinizi aldatıyorsunuz. Dünyadaki tüm televizyon kanallarını gezin, yüzde 97'sinde, en fazla izlenme oranı, futbol maçlarındadır. Geri kalan
yüzde 3'ü ise erkeklerin birbirleriyle evlenebildikleri ülkelere aittir ki konumuzla ilgisi yoktur. Sevgilinizi maça göndermeme ya da televizyonda maç izletmemeye kalkışmanız gerçekten çok tehlikelidir. Bunu başarabildiğini sanan kadınların yüzde 97'si aile içi şiddet kurbanı olmuştur. Geri kalan yüzde 3'ü ise, sevgilileri homoseksüel olduğundan frijite vurmuştur. Uğraşmayın.
Sürü
Kadınlar için en zor kavramlardan biri de sevgililerinin erkek arkadaşlarıyla olan bağlılıklarıdır. Hanımlar, sosyal yönleri daha güçlü bireyler olduklarından, tek başlarına hareket edebilir ya da yeni hemcinsleriyle kaynaşabilirler. Ancak erkekler küçük sürüler halinde yaşarlar. Kanka, Badi, Kankardeşi, Emmoğlu gibi ifadelerle birbirlerine hitap ederler. Alakasız zamanlarda, ilgisiz kadınlarla evlenseler, çok iyi bir sosyal statü yakalasalar da bu küçük sürü psikolojisine sahip erkekler, bir araya geldiklerinde, birbirlerini parmaklar, şapır şupur öpüşür, hayvani sesler çıkarır ya da enselerine şaplak patlatırlar. Sevgilinizi sürüsünden ayırmaya çalışmak sizin için hayati bir hata olacaktır. Dokunmayın. Sürüyü uzaktan seyredin.

KADINLAR BU ERKEKLERE BAYILIR

Bir odaya girdiğinizde karşınızda duran erkekte neyi çekici buluruz da hemen orada ondan etkilenirsiniz? Hadi hanımlar kartları açık oynayalım ve bunu erkeklere anlatalım...
Kadının dış görünüşten çabuk etkilenmesinde, erkeğin "ailesini iyi geçindirebilir" izlenimi uyandırıyor olması gibi nedenler söz konusu olabilir. İnsan topluluklarını ve bunların farklı dönemlerde ve farklı yerlerde geçirdikleri evrimi inceleyen antropologlar, davranışların açıklanmasında genlerin etkisi gibi biyolojik etmenlere öncelik verirler. Konu cinselliğe gelince de kuşlarda, ayılarda veya insanlarda sağlıklı çocuklara babalık edecek ve onlara iyi bir ev ortamı sağlayabilecek erkeği seçmede, türün var olmasını ve devam etmesini sağlayacak biyolojik güdünün etkisi kolayca görülür.
Uzun boylu, güçlü ve yakışıklı
Uzun boy ve iyi bir fiziki görüntü, sağlığın, gücün, cinsel ve üretken yeterliliğin göstergesi oluyor. İyi gelişmiş, sağlıklı kişilerin, doğum öncesinden itibaren iyi bir beslenme olanağına sahip oldukları yani iyi bir aile ortamından geldikleri düşünülüyor. Bu kişiler yeni ailelerini oluşturmak için her türlü şansa sahiptirler. Aynı şekilde, uzun boylu ve fiziksel görünüşü iyi olan erkeklere, belki de hiç sahip olmadıkları, sosyal başarı, zenginlik, zeka ve nezaket gibi nitelikleri yakıştırma eğilimi taşırız. Bütün bu nitelikler, uzun boylu ve yakışıklı bir erkeği, bir eş ve geleceğin babası olarak iyi bir seçim haline getirmektedir.
Güç onda
Maddi beklentiler, bazı erkeklerin sergilediği güç ve çekiciliğin yanında önemini yitirirler. Başarılı erkekler, ünlü erkekler ve ünlü erkeklere benzeyenler hepsinin verdiği mesaj aynıdır: Benim prestijim var. Ben geçindirebilirim.
Gelecek için uygun gözler
Sevgililerin uzun uzun bakışmaları iyi bilinir ve bu sadece duygusal nedenlerden kaynaklanmaz. Yumuşak ve ısrarlı bakışlar, kadına erkeğin dürüst ve güvenilir olduğunu hissettirir.
Birbirine benzeyen çiftler
Yaş, sosyal sınıf ve din açısından olduğu kadar, davranış ve giyim tarzında da kendimize benzeyen insanlardan karşılıklı olarak etkileniriz. Bu tip benzerlikler, bir ilişkinin istikrarlı olmasına da katkıda bulunur. Çocuk yetiştirmek, biyolojik yönden uzun bir uğraş gerektirdiğinden, benzerlik faktörü, kalıcı bir ilişkiyi sağlamakta yararlı olacaktır. Hepimiz kendi yüzümüze benzeyen yüzlerden hoşlanırız. Psikologlar, bunda sevgi ve güvenle karşılaştığımız ilk yüzlerin anne ve babamızın yüzleri olmasının etkisi olduğunu söylüyorlar. Bizler de annelerimize ve babalarımıza benzediğimize göre, bizi etkileyen bu yüzler, kendi yüzümüzden çok da farklı değildir. Önceleri annelerimizin ve babalarımızın yüzlerine, büyüyünce de aynada kendi yüzümüze bakarız. Bu ilk izlenimlerle birlikte, hoşlandığımız yüz düşüncesini geliştiririz. Kendimize benzeyen birisiyle karşılaştığımızda, onu güven verici ve çekici bulmamızda şaşılacak bir yan yoktur.
Erkeğin bakış açısı
Yapılan bir ankette, erkeklerden, kadınların erkeklerde en fazla hoşlandıklarını düşündükleri fiziksel özellikleri belirtmeleri istenmiş. Ortaya çıkan listenin başında, adaleli sırt ve omuzlar, adaleli kollar ve büyük bir penis yer almış. Aynı soru kadınlara yöneltildiğinde ise, erkeklerin böyle düşünmelerinden rahatsız olduklarını belirten kadınlar, seksi kalçaları, düz bir karnı, ince ve uzun bir fiziksel yapıyı ve çeşitli düşünce özelliklerini ön sıraya almışlardır. Başka bir derginin yapmış olduğu ankette de, kadınların yüzde 71inin, özellikle samimi, yumuşak ve duyarlı bakıyorsa, bir erkeğin gözlerini en önemli özellik olarak kabul ettiklerini göstermiştir.


ÇEŞİT ÇEŞİT ERKEK VAR

Erkeklerin hepsini 'erkek işte' deyip aynı kefeye koymayın. Bazıları gerçekten de farklı olabiliyor!
Romantik, anlayışlı ve hoşgörülü bir adamla birlikteyseniz ne ala; ancak ortada dolaşan kurt adamlar, vampirler, hayaletler de var! Sizin sevgiliniz hangi korkunç karaktere daha yakın dersiniz?
Vampirler
Sizin tüm enerjinizi emen insanlardır. Tüm varlığınızı kendi varlığı haline getiren erkek tipidir. Moralinizi bozar, sizinle vakit geçirmek yerine arkadaşlarıyla zaman geçirirler. Sürekli ona bağımlı yaşarsınız. Vampirler aynı zamanda kıskanç tiplerdir. Etek boyunuza, dekoltelerinize karışırlar; çünkü bu onların en doğal hakkıdır!
Yapılması gereken: Biraz sarımsak ile kendinizden uzaklaştırmanız mümkün. Tabii düşünce olarak. Kendinize zaman ayırmanız gerektiğini erkek arkadaşınıza acilen söylemelisiniz.
Bize sorarsanız: Bu tarz erkeklerle zaman geçirmek sizi boğmaktan öteye gidemez.
Kurt adamlar
Çift karakterli insanlardır. Bazen beyinlerini tüm yeni fikirlere kapatırlar (özellikle de siz önerdiyseniz), bazen de yeni fikirlerle gelip sizi şaşırtırlar. Arkadaşlarıyla futbol maçlarına gitmeye bayılırlar. Onların yanında kendilerini daha güçlü hissederler.
Yapılması gereken: Arkadaşlarının yanında kaplan kesilen bir erkek, sizi zaman zaman hiçe sayabilir. Erkek arkadaşlarından da hiçbir zaman vazgeçemeyeceği için, uzun vadede en büyük sorunların kaynağı bu olacaktır. İpleri elinize almak için tekrar tekrar düşünün.
Bize sorarsanız: Ruhları kımıl kımıl olan bu erkek tipine aşık değilseniz, orada durmanın hiç anlamı yok. Ama tekrar gözden geçirmelisiniz tabii... O limanda daha fazla durmanızı hak ediyorsa durun, yoksa olay yerinden hızla uzaklaşın!
Hayaletler
Aradığınızda bulamadığınız, bir çeşit hayalet de diyebileceğimiz erkeklerdir. Vardırlar, onları hissedersiniz ancak asla nerede olduğunu ve onlar için ne anlam ifade ettiğinizi öğrenemezsiniz. İyi oyuncudurlar, sizi her zaman kandırmayı başarırlar.
Yapılması gereken: Yakasından yakalayıp sorguya çekin, tabii bulabilirseniz!
Bize sorarsanız: Kötü erkekleri tüm kızlar sever. Siz eğer bir hayalet ile birlikteyseniz haklı bir nedeniniz kesin vardır ve ne dersek diyelim sizi ondan ayrılmaya ikna edemeyiz. En iyisi eksileri ve artılarıyla ilgili bir liste çıkarın. Bu size daha çok yardımcı olacaktır.
Zombiler
Akılları başlarında olmayan adamlardır. Sürekli birilerine fikir danışırlar. Sizi seviyor mu diye merak ederken, bu soruyu o size sorar. Gariptirler, anlaşılması zordurlar. Az konuşurlar. Onların olduğu yerde barışı sağlamak hiç de kolay değildir. Kavgaların nedenleri onlardır, ama sustukları için siz suçlu duruma düşersiniz.
Yapılması gereken: Neden bu hale geldiğini önce kendinize sormalısınız. Ya çocuğun aklını başından alan sizseniz? Öncelikle bunu öğrenmelisiniz. Peşine düşün. Sorunun sizden kaynaklanmadığını öğrenirseniz de sakın dağılmayın...
Bize sorarsanız: Dikkat, aldatılıyor olabilirsiniz. Bir araştırsanız fena olmaz!

ERKEKLERDEN NE İSTİYORUZ

Kadınlar da erkekler de bir ilişki yaşayacakları kişide bazı özellikler arıyor. Kimileri güleryüz istiyor, kimileri de sevdiğinin doğal olmasını tercih.
Espri yeteneği: Bir kadını veya erkeği güldürebilmek, kalbinin yarısını da kazanmak demektir. Espri yeteneği çok hafif ama etkili bir silahtır. Küçük bir detaydır ama her şeyi bir anda değiştirebilir. Zekice yapılan espriler, sohbetin samimileşmesini sağlayacak en etkili yöntemdir.
Gülümseme: Kadınların erkeklerde aradıkları en önemli özelliklerden biri de güler yüzdür. Gülümseme, sizi çekici kılan unsurlardan biridir. Yüzünüzü aydınlatan sıcak bir gülüş, onu elde etmenizi sağlayacaktır. Sonuç, kesin ve çabuktur. Üstelik gülümsemeniz sizin ne hissettiğinizi bütün kelimelerden daha iyi anlatır. Eğer birinden hoşlanıyorsanız, aşıksanız veya onun için deli oluyorsanız, bunu sadece bir gülümseme ile ilan edebilirsiniz.
Doğallık: Bütün çekiciliğinizi olduğunuz gibi gösterebilirseniz, yani doğal olabilirseniz, kesinlikle karşınızdakini etkileyebilirsiniz. Hayatı ve insanları sevmek, yaşam enerjisi ve heyecan erkekleri de kadınları da çeker.
Sürprizler: Özel günleri fırsat bilip, ona mutlu olacağı hediyeler armağan edin. Vereceğiniz hediyenin içine romantik bir şiir ya da aşkınızı esprili bir şekilde ifade edecek minik bir kart eklemeyi de unutmayın. Ne kadar etkili olduğunu göreceksiniz.
Doğru hediye: Kadınlara ve erkeklere en doğru hediyeyi seçmek, onun kalbini on ikiden vuracaktır. Kadınları çiçek, parfüm ve güzel ambalajlanmış bir çikolata etkileyeceği gibi, erkekleri ise kalem ve kravatla etkileyebilirsiniz.