Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine
Akvaryum tarafından Hobi & Sanat'de yazılan bir grup blogu
  • Konu

    6
  • Yorum

    0
  • görüntüleme

    2.108

Bu bloğa katkıda bulunanlar

Bu Blog Hakkında

Akvaryum konuları

Entries in this blog

AKVARYUM NASIL KURULUR?

İlk önce akvaryumunuzun hacmi kadar çeşme suyunu üzeri açık bir kabın içinde 48 saat kadar havalandırın. Çeşme suyu klor içerdiği için bunu yapmanız gerekir. Klor, akvaryum balıkları ve bitkiler için zararlıdır ve öldürücüdür. Çeşme suyu 48 kadar dinlendirildikten sonra canlılarınız için zararlı olan klor uçacaktır. Daha sonra bu dinlenmiş suyun içine piyasada akvaryumculardan kolaylıkla temin edebileceğiniz çeşitli su hazırlayıcılar katabilirsiniz. Bunlar, canlılar için zararlı olan ağır metalleri nötr hale getiren çeşitli kimyasallardır. Dozajına uygun bir şekilde suya kattıktan sonra, suyun ısısını balıklarınızın isteyeceği ısıya getirmelisiniz. Birçok akvaryum balığı 20-26 °C sıcaklıkta yaşar. Yine de hangi balığı beslemeye karar verdiyseniz ısıyı ona göre ayarlamalısınız. Bu arada, özel durumlar (hastalık, bazı balıklarda üreme,...) haricinde ısı sabit tutulmalıdır. Bunun için de yine piyasada çok çeşitli olarak bulunan termostatlı ısıtıcılardan almalısınız.

Temizlenmiş olan boş tanka 10-15 cm. yüksekliğinde suyu boşaltın. Daha sonra tabandan 3-5 cm. yüksekliğe dek temizlenmiş dere kumunu (deniz kumu, kuarz kum ve akvaryumlarda kullanılabilen; suyun kimyasını bozmayan kumlardan kullanabilirsiniz) koyup elinizle hafifçe düzeltin. Taban malzemesinin akvaryumun ön kısmına doğru hafif bir meyil oluşturması, gözle görülebilen pisliklerin tankın ön tarafında birikmesini ve daha kolay temizlenmesini sağlayacaktır. Taban malzemesini de yerleştirdikten sonra su bitkilerini köklerini zedelememeye özen göstererek kuma gömün. Tankınızı istediğiniz gibi dekore edebilirsiniz. Bunun için piyasada çok çeşitli malzemeler bulunmaktadır. Ama yine de akvaryumun doğal görünmesi balıklarınızın sağlığı açısından çok daha önemlidir. Bu yüzden de onları zaman içinde zehirleyebilecek veya strese sokabilecek plastik ve metal malzemeleri akvaryumunuza sokmamalısınız. En doğal dekor malzemeleri çakıl taşları, çeşitli kütükler ve kayalardır. Bunları doğada da bulabilirsiniz ama doğadan alacağınız malzemeleri iyi dezenfekte edilmezse balıklarınız hastalanıp ölebilir. Akvaryum içinde kullanılacak olan malzemeler, suyun kimyasını bozmayan malzemeler olmalıdır. Akvaryum dekorunuzu sadece hayal gücünüz sınırlayacaktır. En iyisi, doğayı elinizden geldiğince taklit etmeye çalışmanız olacaktır.

Dekorunuzu hallettikten sonra sıra bir akvaryum için çok önemli olan malzemeleri yerleştirmeye geliyor. Bunlar: Filtre, hava motoru, ısıtıcı-termostattır. (Filtrasyon 3 şekilde gerçekleştirilir. Çeşitli filtre türleri vardır. Bunu ilerleyen bölümlerde ayrıntılarıyla göreceksiniz.) Filtre ve ısıtıcı-termostatı tankınıza yerleştirdikten sonra tankınızın geri kalan kısmını da suyla doldurun. Şimdi filtre, hava motoru ve ısıtıcı-termostatı çalıştırın ve ısının balıklarınızın isteyeceği ısıya gelmesini bekleyin. Su gereken ısıya geldiğinde artık geriye bir tek şey kalıyor; balıklarınızı suya yerleştirmek.

Akvaryum hobisi, sürekli olarak kendini geliştirmeyi gerektirir. Piyasada bulunan çeşitli yayınları takip etmelisiniz, akvaryumlarla ilgili olarak hazırlanan web sitelerini ve forumlara başvurmalısınız, konu ile ilgili olan insanlara danışmalısınız. Akvaryum hobisi, hobiciliğin de ötesinde çeşitli sanat, spor, bilim dallarına benzer. Doğayı taklit etmek, sürekli olarak kendini geliştirmek, hayal gücünü zorlamak konularında akvaryum hobisi çeşitli sanat dallarına benzer. Fırsat buldukça doğaya açılıp çeşitli dekor malzemeleri toplamak, sulak alanları dolaşmak açısından da yeri geldiğince spor faaliyetlerine vesile olur. Su analizleri yapmak, canlılarınızın sağlığı açısından çeşitli kimya kaynaklarından faydalanmak, akvaryumunuzda kullanmak için evde bir takım malzemeler üretmek açısından da çeşitli bilim dalları ile iç içedir. Kısacası akvaryum hobisi; sanat, spor ve bilimi tek noktada birleştiren bir hobidir.

Akvaryumunuzda beslediğiniz canlıların üremelerine şahit olmak, yavrularını büyütmek, çeşitli davranışlarını gözlemlemek, büyülü su altı dünyasının bilinmeyenlerine doğru uzunca bir yolculuğa çıkmak şüphesiz her hobici için çok büyük bir mutluluk kaynağıdır. Evinizde kuracağınız sağlıklı bir akvaryum, günlük yaşamın stresinden uzaklaşmak için güzel bir yoldur.

Akvaryum için gerekli malzemeler şunlardır: Su değişimleri için tankın hacminin %25 oranında deterjan ve benzeri madde değmemiş boş bir kova, ısıtıcı-termostat, filtre, hava boruları, hava vanaları, kaliteli balık yemleri, balıkları yakalamak için süzgeç, ısıyı ölçmek için derece, çeşitli ilaçlar (metillen mavisi, malahit yeşili...), kaya tuzu, büyüteç.

JAPON BALIĞI

Cyprinus Auratus (Japon Balığı)

Japon balıkları 'Japon Süs Balığı' adıyla anılırlar. Aslında Çin kaynaklıdırlar. Tüm dünyada, akvaryum ve havuzlarda çok yaygın biçimde sevilerek yetiştirilen bu balıkların Çin kaynaklı olan aslı gri-yeşil renkte bir sazangildir.

Çin yetiştiricilerin bu gösterişsiz türden, değişik ve çekici renkte süs balıklarını elde etmeleri 1000 yıllarına rastlar. Japon balıklarının Japonya'ya geçmesi ise çok daha sonra olacaktır; İngiltere'de 1600, Fransa'da 1750 yıllarında görülecek, Amerika'ya ise XIX. yy.'ın ikinci yarısında ulaşacaktır. Çin ve Japon yetiştiriciler 66 çeşidinin olduğunu söylemekteyseler de, bugün Avrupa'da 12 tanesi bilinmektedir.

Bütün Japon balığı türleri, şekil olarak fark gösterirlerse de, önemsiz derecede ufak ayrılmalar dışında, gerek yaşama, beslenme ve gerekse üreme konusunda birbirlerine benzer karakter gösterir.

Bunlar oldukça uzun ömürlü balıklardır. Çoğunlukla 10-15 sene yaşarlar. Her şeyi yiyerek beslenebilirler ancak kesinlikle ekmek verilmemelidir. Su kurtçularını, böcek, salyangoz, supiresi, enfüzvuar ve bitkisel besini ayırmaksızın yerler.

Serin sulardan hoşlanırlar. En sevdikleri ısı 15-20 derece arasıdır. Bu sebeple oda hararetinde yaşayabildikleri gibi soğuk ortamda ayrıca ısıtılmaya ihtiyaç göstermezler.

Ortalama olarak 7-10 santim boyunda sakin karakterde bir balıktır. Ancak bazı tür balıklar tarafından kuyrukları didiklenerek rahatsız edildiğinden, ayrı olarak beslenmesi tercih edilmelidir. Bol havaya ihtiyaç gösterdiğinden eğer hava pompası yoksa, bir japon balığına 20 litre su hesap edilmeli ve akvaryum Myriophillum, Elodea gibi bitkilerle bitkilendirilmelidir. Dikkat edilmesi gereken şeylerden biri, bitkilerin sağlam ve balığın hareketlerini engellemeyecek biçimde dikilmesidir. Aksi taktirde bitkiler balığın hareketleri ve dolaşması sırasında köklerinden söküleceklerdir. Akvaryumda yer tutacak ve balığı zedeleyebilecek dekoratif taş ve süsler çıkartılmalıdır. Tül Kuyruk'ların sularının temizliğine dikkat edilmeli, sık sık pipetle akvaryumun dibi arıtılmalıdır.

Bunların cinsiyetlerini ayırt etmek oldukça zordur. En güvenilir yol, yumurtlama zamanı karnı yumurtayla dolacak olan dişinin dolgunluğu ile, erkeğin bu devrede solungaç kapaklarında ve göğüs yüzgeçlerinde meydana gelecek parlak bandı izlemektir. Bazı akuaristlere göre, bunların cinsiyeti anüs bölgesinin durumundan da anlaşılabilmektedir. Dişilerin anüs yöresi dışarı çıkık, erkeklerinki içeri girik olmaktadır. Bir başka yöntem de yumurta dökme sırasında erkeğin dişiyi kovalamasından cinsiyet ayrımı yapmaktır.

Japon balıklarının üretiminde eşleştirme çok önemlidir. Üreme değişik nitelikte ve ayrı döllerden gelen çiftlerden yararlanılarak yapıldığında, yeni türler elde edebilme olasılığı vardır. Böyle bilinçli ve planlı bir seçimle yapılan eşleştirmelerde üstün nitelikte yavru elde etme oranı yüksektir. Bunun aksine, sürekli olarak bir çiftin dölleri arasında döl alınmaya girişildiğinde, ilk başlangıç noktasına gelinir. Elde edilen yavrular artık pek beğeninizi kazanmayacak bir biçime, yani aslına döner.

Bilinen belli başlı Japon Balığı üyelerini şöyle sıralayabiliriz:

1- Japon Havuz Balığı

Havuzlarda çok rastlanan bir türdür. Biçimli gövdeleri, parlak renkleriyle bahçeli evlerin süsü olarak ilgi çekerler. Çoğunlukla portakal rengi ve kırmızıdırlar. Beyaz, sarı, siyah, alacalı olanları da vardır. İlk balık sevgisi duyanlar için iyi bir başlangıç balığıdır. Dayanıklıdırlar, kolay ürerler, uzun ömürlüdürler.

2- Şabankin

Havuz balıklarından daha küçük boyludurlar. Dayanıklı ve uzun ömürlüdürler. Ortalama 12 yıl yaşarlar. Gövdeleri ince uzun ve biçimlidir. Kuyrukları geniş ve uzundur. Anal yüzgeçleri gelişmiştir. Anca en çekici yönleri renkleridir. Şeffaf olan pullar derinin renk ve desenlerini aynen dışa yansıtır. Çok değişik renk düzenine sahip balıklar olmakla birlikte temel renkleri mavi ve menekşe rengi üzerine kırmızı, siyah, sarı beneklerdir.

3- Komet

Gövdesi biçimsel olarak aynen Şabankin gibidir. Uzun, biçimli gövdeye ve gelişmiş bir kuyruğa sahiptir. İdeal bir havuz balığıdır. Fazla su gerektirdiğinden büyük akvaryumlarda beslenebilirler. Kışın donmayan havuzlar onlar için idealdir. Çoğunlukla kırmızı iseler de sarı ve metal rengi olanları da vardır.

4- Yelpaze Kuyruk

Bu tür, gövde yapısının değiştiği ilk kuşaktır. Gövde kısalmış, kalınlaşmış ve yuvarlak bir biçim almıştır. Kuyruk yüzgeci birbirinden ayrı iki parça halindedir ancak bu parçalar çatal biçiminde değil, düz kenarlıdır. Sırt yüzgeci ve anal yüzgeç son derece gelişmiştir. Bu tür, özellikle kış ayları içinde, havuzlarda bırakılmamalıdır. Çünkü 15 ile 20 derece ısıyı gerektirirler. İyi bir beslenme sağlandığı, özellikle canlı yem verildiği zaman Nisan-Ekim ayları arasında dört kez döl alma olasılığı oldukça yüksektir.

5- Tül Kuyruk - Peçe Kuyruk

Japon süs balıklarının kral ailesidir. Sırt, karın ve göğüs yüzgeçleri kuyruk yüzgeci gibi son derece gelişmiştir. Akvaryumlarda yetiştirilmeleri gerekir. Duyarlı ve nazik balıklardır. Karma akvaryumlar pek tavsiye edilmez. 18-22 derece su ısısı, berrak su, geniş akvaryum, bol oksijen, dengeli beslenme sağlıkları için gereklidir.

6- Teleskop

Gözler dışarı doğru çıkık olup kuyruk tek veya çift lobludur. Canlı yemleri, yeşillik ve algler kadar severek yerler. Göz biçimleri nedeniyle özenli beslenmeyi gerektirirler ve fazla ışıktan hoşlanmazlar.

7- Çelestial

Teleskop Japon balığının benzeridir. Bunda gözler yanlara doğru değil yukarıya doğru çıkıktır. Çok özenli bir beslenmeyi gerektirirler. Asla yukarıdan ışıklandırma kullanılmamalıdır. Yemlerinin yüzen yemlikler içinde verilmesini öneririz.

8- Torbagöz

Bu balık çoğu akvaryum severler tarafından çirkin bulunmasına rağmen az bulunan değerli bir türdür. Bunlara "Ağlayan Göz" de denilmektedir. Bakımları konusunda Teleskop ve Celestial da olduğunca özen gerektirirler.

9- Aslanbaş

Baş biçiminin değişikliğiyle diğer Japon balığı türlerinden ayırt edilir. Baş iri, yuvarlakça ve aslan başını andırır biçimindedir. Alın kısmında yele yerini tutan köpüksü teşekküller başı süsler. Aslanbaşlarda sırt yüzgeci görülmez. Çok değişik renk düzenine sahip olanları vardır.

10- Oranda

Baş biçimi olarak yukarıda belirtilen Aslanbaş'a benzer. Ancak Oranda'da, Aslanbaş'ın aksine sırt yüzgeci görülür.

11- İnci Gövde

Bu tür Japon balıklarının gövdesinde bulunan inci taneleri görünümündeki teşekküller balığa çok çekici bir görünüm kazandırır.

ÜRETİM

Japon süs balıklarının üretilmesinde üç yöntem uygulanabilir. Birincisi, üremeleri için elverişli koşulları oluşturarak açık havada, havuzlarda üretim yapmak. Böyle bir ortamda yapılacak üretimde üreticinin katkısı sınırlıdır. İkinci yöntem, akvaryumlarda yapılan üretmedir ki, pek çok değişik uygulama teknikleri bulunmakla birlikte, genel olarak daha yoğun ve etkili bir katkı ile üremeyi düzenleme olanağı vardır.

Üçüncü yöntem de sağma yöntemi olup burada tümüyle yapay bir yumurta alma ve dölleme söz konusudur. Dişi ve erkek balık bir diğerini görmez. Dişiden sağılarak alınan yumurtalar, erkekten aynı biçimde alınan spermlerle döllenerek yavru elde edilir.

Akvaryumlarda yapılacak üretimde değişik yöntemler uygulanabilirse de, havuz yöntemiyle bazı ortak temel noktaları vardır. Çoğunlukla uygulanan yöntem şudur:

AKVARYUMDA ÜRETİM

Dişiler ve erkekler, bir diğerinden kış ayları içinde ayrılarak ayrı ayrı akvaryumlarda beslenmeye başlanır. Bulundukları akvaryumun suyu temiz ve berrak olmalı, çok iyi havalandırılmalıdır. Serin geçen Aralık-Ocak döneminden sonra Şubat ayı başında akvaryum suyunun ısısını 16 dereceye yükseltmeli ve özel bir beslenme uygulamalısınız. Bu beslenme yüksek nitelikte kuru yem (karides unu), haşlanmış ıspanak ve özellikle canlı yemle yapılmalıdır. Gün aşırı, fazla oranda olmamakla birlikte su kurdu, su piresi gibi yemler mutlaka verilmelidir. Bunları her zaman bulamayabilirsiniz. Böyle durumlarda bahçenizdeki küçük toprak kurtlarından (solucanlardan) yararlanabilirsiniz. Ancak kesinlikle belirtmek isteriz ki, "Özel Beslenme"de amaç balığa fazla besin vermek değil, çeşitli ve dengeli besin vermektir. Fazla besleme balıklarda şişmanlığa, şişmanlıksa kısırlığa neden olur. Bu arada yenmeyen yem artıklarının ve dışkıların suyun niteliğini bozmasına olanak tanınmamalıdır.

Erken döl almak için çoğunlukla, yapay aydınlatma ve yapay ısıtma aracılığıyla balık erken döl vermeye zorlanır. Her ne kadar yapay aydınlatma ve yapay ısıtmadan yararlanma kaçınılmaz ise de, yeterince alacakları gün ışığı, doğal gelişmelerini, sağlıklarını, dolayısıyla üreme gücü ve verimlerini olumlu yönde etkileyecektir. Bu ve benzeri tekniklerle mevsimsiz olarak döl almak mümkünse de en iyi döl alma zamanı olarak Nisan ayını öneririz. Doğaya uymak ve en doğal ve uygun yöntemdir. Doğaya katkıda bulunabiliriz, ancak doğanın dışına çıkmak çoğunlukla iyi sonuç vermez. Kontrollü yöntem dediğimiz bu teknikle üremeye girecek çiftler, su ısısı, oksijen durumu, ışık, suyun niteliği ve diğer bazı koşullar istenildiğince düzenlenip, istenildiği anda üretim işlemine geçilebilir.

Üreme için her şey hazır olduğunda ilk önce erkek "Japon Süs Balığı" üreme akvaryumuna konulur. Bu akvaryumun en elverişli ölçüleri 60x30x30 cm. olarak belirlenebilir. Ancak konulacak suyun derinliği 22 santimi hiçbir zaman geçmemelidir. Yumurta dökümünden önce uygulanabilecek iki ayrı yöntem için karar verilmeli ve üreme akvaryumunun bitkilendirilmesi ona göre yapılmalıdır. Eğer çiftleşme sonucu elde edilecek yumurtalar aynı akvaryumda bırakılacak ve anne-baba başka bir akvaryuma alınacaksa, çiftleşme akvaryumu toprağa bağlı bitkilerle çok sık bir biçimde bitkilendirilmelidir. Eğer çiftleşen balıklar akvaryumda bırakılacak ve yumurtalar başka akvaryuma alınacaksa, bu kez akvaryum toprağa bağlı olmayan, üzerindeki yumurtalarla kolayca başka bir akvaryuma alınabilecek yumurta saklayıcı bitkilerle bitkilendirilir. Her iki durum için de önerebileceğimiz bitki Elodea'dır.

Akvaryum balıklarının ömrü sanılanın aksine birkaç ayla sınırlı değil. Su sıcaklığı, havalandırma, ışıklandırma, yem verme aralıkları gibi hususlara dikkat edildiğinde yıllarca yaşaması mümkün. İşte meraklılarına akvaryum balığının özellikleri...

Akvaryumda süs balığı beslemek çoğu insanın hobisi. Para verip alınan balıkların birkaç ay sonra ölmesi balık severlerin heveslerini kırıyor. Halbuki süs balıklarının ömrü birkaç ayla sınırlı değil. Üç - beş yıldan tutun 15 yıl kadar hayatta kalan birçok süs balığı var. Ömrünün bu denli uzun olması balığın türüyle değil, bakımıyla ilgili. Akvaryumun içindeki suyun sıcaklığı, çeşidi, havalandırması, ışıklandırması, akvaryum içine konulan süs bitkisi gibi inceliklere dikkat edildiğinde süs balığını yıllarca beslemek mümkün.

Süs balığı yetiştirenlerin en fazla düştüğü yanlışlardan birisi farklı türlerin aynı akvaryuma konması. İstanbul Eminönü'ndeki Köşk Akvaryumun sahiplerinden Bayram Can'ın verdiği bilgilere göre, 100 çeşidi içeren Japon türü balıklarla, 2 bin çeşit barındıran tropikal türü balıkları bir arada beslemek mümkün değil. Çünkü hem bu iki tür balıklar birbirine zarar veriyor, hem de yem yeme periyotları ve yaşayabilecekleri su sıcaklığı birbirinden farklı. Tropikal türü balıkların akvaryumundaki su ısısının 26 derece olması gerekiyor. Isının 22 dereceye düşmesi balıklarda şoklamaya yol açıyor. Böyle bir durumla karşılaşan balık, mantar hastalığına tutuluyor. Üzerinde beyaz benekler oluşmaya başlayan balıklar bir süre sonra ölüyor. Japon türü balıkların akvaryum ısısının ise 24 dereceyi geçmemesi gerekiyor. Akvaryum suyu ile ilgili incelikler bununla sınırlı değil. Birçok kişi akvaryum suyu kirlendiğinde suyun büyük bölümünü boşaltıp yeni su ekliyor. Halbuki yapılacak iş akvaryumun içinden 10 santimetre yüksekliğinde suyu boşaltmak ve yerine oda sıcaklığında beklemiş suyu koymak. Burada dikkat edilmesi gereken bir başka konu da konulacak suyun kesinlikle klorlu olmaması. Yani şebeke suyu yerine damacana suyu tercih edilmeli.

Balığa verilecek yem miktarı da incelik gerektiriyor. Doymayabilirler endişesiyle haddinden fazla yem atılması, balığın ölmesine yol açabiliyor. Bazılarının yaptığı gibi havalandırma işlemini filtre ile sağlama düşüncesi de yanlışlar arasında. Akvaryuma filtre ve ısıtma cihazının yanında bir de hava motoru cihazı şart. Süs balıklarının fiyatları 1 milyondan başlayıp 300 milyona kadar gidiyor. En fazla ilgi çeken balıklardan Singapur'dan içine lazerle renk ışınlanan gökkuşağı ismindeki balığın tanesi 2 milyon lira. Yunus balığının minyatür hali olan balığın fiyatı 125 milyon lira. Mısır Kızıldeniz'den getirilen nosa tank isimli balık ise 200 dolar.

Balığınıza haftada bir canlı yem de verin

Günde 23 defa ve azar azar yem verin. Değişik yem çeşitleri kullanmaya özen gösterin.

Bir defada verdiğiniz yemin 5 dakikada tamamen yenilmesine dikkat edin. Balıklarınızı kuru yem dışında haftada en az bir defa canlı yem ile besleyiniz. Canlı yem verme konusunda akvaryumcunuza danışınız ve aldığınız yemin taze olmasına dikkat ediniz.

Akvaryumunuzda hastalık olsun olmasın haftada bir koruyucu ilaç kullanın.

Balıklarınızda bir durgunluk, iştahsızlık gördüğünüzde bir hastalık olup olmadığını kontrol edin.

1 veya 1,5 ayda bir akvaryumunuzun suyundan 1/3 oranında su çekip yine yukarıdaki su özelliklerine sahip sudan ilave edin. Bu olay akvaryumunuzdaki kimyasal ve biyolojik dengenin bozulmamasını sağlayacaktır.

Akvaryumunuzun bulunduğu yerde sprey sinek ve böcek ilacı kullanmayın.

Balığınız şoka girmesin...

Akvaryumunuza balık alırken bir arada yaşayabilecek türlerden olmasına dikkat edin. Balıkları akvaryuma koymadan önce torbayı açmadan suyun üzerinde 5 dakika bekletin.

Sonra torbayı açıp akvaryumdaki sudan bir miktar alıp torbadaki suya ilave ediniz ve 10 dakika daha bekleyiniz. Balıkları bu işlemlerden sonra akvaryuma dahil edebilirsiniz. Bu işlemleri yapmadan ilave ettiğiniz balıklarda şok geçirme ve hasta olma riski daha yüksek olacaktır. Akvaryum dibindeki yem artıklarını yemesi için çöpçü balığı, camdaki ve diğer yerlerdeki yosunları yemeleri için ise vatoz balığı alın.

AKVARYUM BALIKLARI

Bir çok örnekte, farklı süs balığı türleri aynı akvaryumda tutulurlar. Böyle durumlarda balıkların doğal ortamlarında nasıl yaşadıklarını mutlaka göz önünde bulundurmanız gerekir. Hangi süs balıkları birbirleriyle uyum içinde yaşayabilirler, ne gibi su özellikleri gerektirirler? İzleyen sayfalarda sera size süs balıklarınızı nasıl seçeceğinize ve tatlı su akvaryumları içerisinde bir su dünyası nasıl oluşturacağınıza dair bazı öneriler sunacaktır.

Aynen bizim dünyamızda olduğu gibi su dünyasındaki her bir balık türü genellikle diğer bir balıkla uyumlu olmayan, kendine has özelliklere ve ihtiyaçlara sahiptir. Bu nedenle farklı türlerin bölgesel davranışlarını, durgunluk ihtiyaçlarını, uyku ve yemek alışkanlıklarını göz önünde bulundurmak ve birbirlerine uyum sağlayabilecek türleri aynı ortamda bulundurmak çok önemlidir.

Karma akvaryum

Bu akvaryumlarda sizin seçiminiz bağlı olarak parametreler dahilinde farklı bölgelerde yaşayan süs balıklarını ve bitkiler bir arada tutulur. Süs balıklarını seçerken bir birleriyle uyumlu olmalarına, her biri için gerekli olan su bileşiminin ve su sıcaklığı ihtiyacının benzer olmasına dikkat etmelisiniz.

Yeni başlayanlar için özellikle karma akvaryuma uyumlu olan balıklar hakkında konuşmak üzere küçük bir seçim yaptık.

Tek bir balık türü için akvaryumlar

Sadece bir balık türünü mü tercih ediyorsunuz? Akvaryumlar genellikle bir balık türünün belirli gereksinimlerine göre kurulur, ancak bütün türler bu şekilde gelişemez. Satın almadan önce, beslemek istediğiniz süs balığının sadece bir balık türü olan akvaryumda yaşamaya uygun olup olmadığını da kontrol etmelisiniz.

Biyotop akvaryumlar

Bu tip akvaryumlar mümkün olduğunca doğal yaşam şartlarını taklit eder. Bir biyotop akvaryumla kendiniz için, diğerleri tarafından nadiren görülen su altı dünyasından bir görünüm, yaratabilirsiniz. Tüm bu akvaryumlar balıklar, bitkiler, su bileşiminin bakımı olduğu kadar dekorasyonu için özel gereksinimlere sahiptir, bir kere kurulduktan sonra daha az karmaşık hale gelir. En çok bilinen biyotop ürünleri tropikal yağmur ormanları, Amazon ve Afrika gölleri gibi alanlardan getirilir. Fazla sayıda seçenek mevcuttur. Şimdi karma akvaryuma bir bakalım, daha sonra iki biyotop akvaryumun kurulumunu detaylı olarak inceleyeceğiz.

TIPP

Her bir balık türü yaşamını daha çok hangi su seviyesinde geçiriyorsa o su seviyesini tercih eder: Yüzeye yakın, ortada veya dibe yakın. Balığınızı seçerken bu doğal katmaları aklınızda bulundurmalısınız. Balığınızın alan gereksinimini anlamak da çok önemlidir zira balığınızın aşırı kalabalıktan sıkılmasını istemezsiniz. Gelişmiş bir balığın her 1cm'si için 1 litre suya ihtiyaç vardır, bu temel kuraldır. 1.5 inç/galon)

Pek çok süs balığı doğada sürüler halinde yaşadıklarından bunların akvaryum içerisinde 6 veya 8'li gruplar halinde tutulmaları gerekir. Bu şekilde beslenen balık daha da göz alıcı olacaktır.

TATLI SU KAPLUMBAĞALARI

Tatlı su kaplumbağları olarak bilinen terrapinler, dalmaları için yeterli derinlikte suya ihtiyaç duyarlar.

Temel kural: Suyun derinliği en azından kaplumbağa kabuğunun genişliğiyle aynı olmalıdır.

Türe bağlı olarak, sıcaklık 20 ve 28°C arasında olmalıdır. Akvaryumcunuza hayvanlarınız için ideal sıcaklığı sorun. Suyu sıcak tutmak için radyant ısı lambası kullanılabilir. Güçlü kaplumbağalar akvaryum ısıtıcılarına zarar verebilir.

Su kaplumbağalarının, çoğunlukla aqua-terrarium denen ve su bölümü ile kara bölümünden oluşan, kara yaşam ortamıyla akvaryumun birleşimine ihtiyacı vardır.

Karada kaplumbağanın güneş banyosu yapması için yeterli alan olmalıdır. Kaplumbağalarınızın enini ve boyunu hesaplamalı ve karadaki yeri buna göre kurmalısınız. Eli açık davranın ve yavruların büyüyeceğini unutmayın.

Hayvanların sudan karaya sorunsuz çıkabilmeleri için eğimli bir toprak set (taştan) yapın. Keskin kayalar kullanmayın, kaplumbağalar kendilerini yaralayabilir.

Ortamın su bölümünü bataklık kökleri ve bitkilerle dekore etmeyin. Bu, kaplumbağaların özgürce hareket etmelerini engeller ve önlerine çıkan engellerden kurtulmaya çalışırken yaralanmalarına yol açabilir.

Kaplumbağalar bitki yemeyi de severler. Terraryumlarının yakınlarında zehirli bitkiler olmamalıdır. Zehirli bitkilerden terraryumun yakınına yaprak düşme riski her zaman mevcuttur. Bitki alırken akvaryumcunuza hangilerinin hayvanlar için zehirli olduğunu sorun.

Kış uykusu

Kaplumbağaların ve sürüngenlerin çoğunun kış uykusuna ihtiyacı vardır. Kara kaplumbağaları için nemli turba veya yapraklarla dolu basit bir sandık veya sağlam bir karton kutu uygundur. Bu kutuda hayvanlar sonbahardan ilkbahara kadar dinleneceklerdir. Rahatsız olmamaları için kutuyu sessiz bir yere koyun. Bu hayvanları kemirgen hayvanlardan koruyun çünkü kış uykusu sırasında tamamen savunmasızdırlar. Kış uykusu için uygun sıcaklık 8 10°C arasındadır.

İlkbaharda uyanmak

İlkbaharın başında uykudan kalkan kaplumbağaları ılık suda dikkatlice yıkayın. Su, kaplumbağaların başlarını suyun üstünde tutabilecekleri kadar sığ olmalıdır. Bu sırada hala uykulu olacaktır ve yıkama suyunun seviyesi çok yüksek olursa boğulabilirler!

İştahlarını artırmak için banyo suyuna sera activ plus W (1 litreye 30 damla) ekleyin. Kaplumbağalar yıkanırken su içer.