You cannot copy content of this page

1 ile 5 arası 5 sonuç (toplam 5) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları

  • yavuzkorkmaz
    Katılımcı

    Bırak tadında kalsın buysa mutluluk
    Yüreğimizde acı biraz burukluk
    Yaratanın hükmünde nasıl ki kulduk
    Ayrılığı hak ettik hasreti bulduk.

    Hiç gülmedi felek hep ağladık durduk
    Mutluluğu ne düşte ne yerde bulduk
    Diyin Allah aşkına biz nasıl kulduk
    Ne gülmeyi hak ettik ne mutlu olduk.

    Hiç güldürmedi felek ne şans mutluluk
    Bir kısa rüyaydı aşk çıkmaza boğuk
    Yaratanın hükmünde nasıl ki kulduk
    Bir derdi yitirdik bin katı bulduk.

    Al senin olsun felek aşk can mutluluk
    Sevdamı yitirdim ya sayma hiç soluk
    Yaratanın gözünde isli ki kulduk
    Duamız tuttuda çok mu niyet tuttuk.

    Nasılsa sevdam gitti yaban ellerde
    Ayyuka vurdu hüzün dert gam yürekte
    Tutmayacaksa duam tek bir niyette.
    Çaresiz bu canın çaresi ölmekte
    …çaresi ölmekte
    …çaresi ölmekte
    …ölürüm elbette

    Yazan:Yavuz KORKMAZ (Teklif hakkı şairin kendisine aittir.)
    Tarih: 13 Şubat 2004

    #100032286

    Sevgi
    Katılımcı

    Düşlerin mahkum olduğu yaşamda,
    gün sayarım hayat takviminden.
    Düş koparırım rutubetli duvarlardan,
    yol alırım geceleri güvercin sesleriyle,
    tarih olurum karanlığımla…

    Kirli duvarlar aynam,günahsız yollar benim,
    iki adım bir nefes özgürlük bahçesinde,
    bugünde bulut yok gökyüzünde,
    tarih olurum sonsuz mavilikte…

    Donuk gözlerin soğuk sesi duyulur,
    titrek sonbahar diyarında,
    birgün tek başına,hergün tek başına,
    döner döner dururum dünyada,
    tarih olurum kaybolurum…

    MURAT SERCEK

    #100031684

    Konu: FATURA

    forumda FATURA

    Bülent
    Katılımcı

    sevdiği kadar unuturmuş insan
    miadı
    büyüklüğü kadarmış sevdanın
    ayrılık acısının

    bir aya sığdırmıştık hani
    say ki bir ömürlük sevdayı

    enkaz mı olurum sanmıştın?
    bak bittin!

    bir aylıkmış miadın
    bugünmüş
    son kullanma tarihin

    kestim!
    vergisi de içinde
    ister at
    istersen
    yeni aşklarında iskonto kullan
    al dostum
    iki aylık irsaliyeli faturan!

    #100029793

    Ogniela
    Katılımcı

    Gittin,
    gidişin
    yarama tuz basılmış acı
    gidişin
    karlı kış gecesi
    gidişin
    dağbaşı ıssızlığı
    çiçeksiz, renksiz
    ve uğul uğul bir rüzgar başımda

    Gittin öyle apansız
    hayaller birikti gözlerime ıpıslak
    büyüdü gitgide yalnızlığım
    yıldızlarda terketti beni, ay küs
    ardında yalnızca anılar kaldı
    kırık dökük
    boynu bükük anılar

    Yoksun işte
    gözlerin yok
    ellerin yok
    kar yağıyor anılara
    üşüyor hayat

    Her gece
    ırmaklara salıyorum gözlerimi
    denizler ortasında,
    kaybolmuş bir sandal gibi
    binlerce kıyıya çarpa çarpa
    öylesine yitik, öylesine çaresiz
    öylesine perişan yaşıyorum?

    Sen bu şehirde bulutlarla gittin
    zifiri geceydi,yağmur yağıyordu
    bütün sokaklar ağlıyordu
    gittin işte, gidiş o gidiş
    bir daha dönmedin
    bu yürek yara şimdi, bu hayal kırık
    ömrüm sokaklarda bir yaprak artık
    gelme, öyle yorgunumki?
    zemheri karlarını bekle?

    Gözlerimde sessiz bir gözyaşı
    bekler öylesi
    dağ sevdalı
    rüzgara hasret bir ince dal aşkına.
    gülsem gül incinir
    ağlasam dal
    gelme, seni çok özledim?
    nisan yağmurlarını bekle?

    Ben ki, unutulmuş gökyüzü masalıyım
    uzak iklimlerin güz çiçeği
    ve ben hala o gözleri sürgün
    hüzün bakışlı çocuğum
    öylesine sessiz, öylesine dilsiz.
    ne analar kucaklıyor beni artık
    ne de hasret kokan ıssız geceler

    Bir gün tarih düşülürse
    çizilirse aşkın miladı
    yapraklar düşerse, kuşlar göçerse
    ve sen dönersen
    kilitlenirse gözlerim gözlerine
    işte asıl o zaman ölürüm ben…
    işte asıl o zaman ölür…
    işte asıl o zaman?
    işte asıl o…


    Bülent
    Katılımcı

    Demek şimdi gidiyorsun;
    Yazdığımız son şiir, öyle yarım kalacak!.
    Demek şimdi gidiyorsun;
    Kuşlarımız acıkacak,
    Saksılarımız artık sulanmayacak!.
    Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp
    Aynanın sahtekar yüzüne,
    – Oy benim yaralım –
    Demek şimdi gidiyorsun;
    Beni böyle toz gibi dağıtıp
    Merdivenlerin dibine!.

    Her şey tamam, diyorsun, git…
    Beni viran bir şehir gibi terket..
    Haydi git!
    Dışarısı ispiyon.. dışarısı ihanet..
    Seni bir gören olmasın,
    Dikkat et!..

    Dostlukmuş.. ölüme yürümekmiş..
    Üstüne titremekmiş.. Vefaymış!..
    Aşk dediğin, zavallı bir kapıyı,
    Duvara çarpıp çıkıncaya kadarmış…
    Bana komaz deyip,
    Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları,
    – Oy benim yaralım –
    Asıl sancı, uyandığında
    Bütün odaları boş görünce koyarmış!.

    Gitmek istiyorsun, git…
    Bir savaşçı asla vedalaşmaz!.
    Durma git!
    Dışarısı dinamit.. dışarısı enkaz!.
    Şunu cebine koy,
    Ne olur ne olmaz…

    Eylül mağdurlarıydık,
    Kimsemiz yoktu…
    Yaralarımız aman vermiyordu canımıza..
    Kimseye kıymamıştık oysa,
    Masumduk…
    Rahatsız etmiyordu bizi bu yalancı tarih!
    Yırtılan bir pankart gibi,
    Şehirlerin ortasına çığ düşürdüyse öfkemiz;
    – Oy benim yaralım –
    En az bir karıncanın yüreği kadar,
    Namuslu ve çalışkandı ellerimiz!.

    Artık bitti, diyorsun, git…
    Kırılsın kapı-çerçeve, kırılsın bu cam!
    Sorma git!
    Dışarısı panik, dışarısı izdiham!.
    Biliyorum, seni vuracaklar bu akşam…

    Ne çok fire verdik üst-üste;
    Ne çok arkadaş yitirdik
    Bu tozlu yolculukta…
    Kimliği tespit edilmemiş,
    Ne çok ceset vurdu,
    Zeytin güzeli akşamlarımıza!.
    Büyük ütopyalar ve büyük dağlar gibi
    İçerden çürümüşüz meğerse..
    – Oy benim yaralım –
    Her gelen ölüm yazmış,
    Her giden ayrılık işlemiş,
    Bu talihsiz gergefimize…

    Kendini arıyorsun, git..
    Aptal bir hayat kur,
    İçinde beni barındırmayan..
    Kalma, git!
    Dışarısı barut, dışarısı gardiyan!.
    Yine bir tek ben olurum, sana parçalanan…

    Demek şimdi gidiyorsun;
    Sonunda bizi de çökertiyor
    Bu kancık zelzele!.
    Demek şimdi gidiyorsun;
    Yıkılan bir duvar gibi
    Ömrime devrile-devrile…
    Demek mecburi istikametlerin,
    Ayrılığı gösteren o adaletsiz kavşağında;
    – Oy benim yaralım.. maralım! –
    Demek şimdi gidiyorsun,
    Ve bana bir tek seçenek kalıyor:
    Güle-güle!.. güle-güle!..

    Beni öldürüyorsun, git..
    Kalmasın sende kahrım, kalmasın derdim..
    Bakma, git!
    Kafamı yumruklayıp
    Ardın sıra ağlarsam, namerdim…

1 ile 5 arası 5 sonuç (toplam 5) görüntüleniyor